• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Sevgilim benden küçük...

erkek büyük olunca olursa kadın büyük olunca da olur bunlar hiç sorun değil sende sorun etme kendine mutluysanız birbirinizi anlıyorsanız eğer gerisinin çokta önemi yok :ssz:
 
"çok fazla şey yaşamış kadınlar konusunda. tek gecelik ya da uzun süreli."
24 yaşına o kadar ilişkiyi nasıl sığdırmış yahu.
Bana anlattıklarınızdan pek olgun bi'tip imajı çizmedi şahsen okulu yeni okuyo, iş güç yerine müzik falan.
Şimdi iyi olabilirsiniz ama yıllar geçecek değişeceksiniz falan.
Erkekler zaten genel olarak kadınlardan daha çok aldatmaya meyilliler.
Bilemedim 9 yaş çok geliyo bana ilerisi için.
 
"çok fazla şey yaşamış kadınlar konusunda. tek gecelik ya da uzun süreli."
24 yaşına o kadar ilişkiyi nasıl sığdırmış yahu.
Bana anlattıklarınızdan pek olgun bi'tip imajı çizmedi şahsen okulu yeni okuyo, iş güç yerine müzik falan.
Şimdi iyi olabilirsiniz ama yıllar geçecek değişeceksiniz falan.
Erkekler zaten genel olarak kadınlardan daha çok aldatmaya meyilliler.
Bilemedim 9 yaş çok geliyo bana ilerisi için.

Kadınlarla bu kadar çok ilişkisi olmuş bir adam bir yandan evet korkutabilir ama bir yandan da saçmasapan ilişkilerden bıkıp huzur ve mutluluğu bulması açısından da faydalı olabiliyor erkekler için. Gerçek sevginin ve mutluluğun aslında ne olduğunu daha iyi anlayabiliyorlar diye düşünüyorum. Benim erkek kardeşim de öyle çünkü. Fazla çapkın ama neyin ne olduğunu daha iyi anlayan biri.

İlerisi için de, hayırlısı. Bilemeyiz ki hiçbirimiz başımıza ne geleceğini.
 
erkek büyük olunca olursa kadın büyük olunca da olur bunlar hiç sorun değil sende sorun etme kendine mutluysanız birbirinizi anlıyorsanız eğer gerisinin çokta önemi yok :ssz:

Teşekkürler yorum için. Şimdilik böyle düşünüyorum. Bir şans veriyorum ikimize :10:
 
hangisinin hayırlı olacagını hic birimiz bilemeyiz ama yaş farkinda kadının büyük olması beni hep tedirgin ediyo..hani bi çift görsem kadın büyk mesela hep ala ala gercekten mutlular diyorum icimdn..aslnda tedirginliqm bu işte kadınlarn üzülecek olduguna daha baskın inanmam sanırm..erkekler 20de hc dikkate alinmick
25te yavaş yavaş oturan kisilikleri
30da biz kadnlarn 23-24 yaslarndaki olgunluklarnda oluyolar.. hani sizdn kück olmasindan cok 24 yasnda olmasi biraz endiselendrdi beni .dseydinz ki ben 40 yasndaym erkek arkadasm 31-32 anlasiyosanz ndn olmasn derdm ama 24 yaş ne bilm siz dha iyi bilirsinz ins bu süreçte üzülen taraf olmazsnz

Evet dediğiniz gibi erkekler gerçekten geç olgunlaşıyor. Hatta geç olup da olgunlaşamayanları bile var. Şu anki sevgilimde beni şaşırtan ve çeken bir özellik bu olgunluk tarafı. Biraz zamanla daha iyi anlarım sanıyorum beni hayal kırıklığına uğratıp uğratmayacağını.
 
Mutluluk ve huzur neredeyse orda olman önemli , 24 yaşında bir erkekten bahsediyoruz , 18,19 değil ki , Allah mutluluğunuzu daim etsin. Minyon olman büyük avantaj, :) belli olmaz o 10 yıl sonra belki göbekli bıyıklı amca olcak ama sen bu sefer şimdiki 30 Lu yaşlarını göstereceksin :P

evet. 24 çok küçük de bir yaş değil ki. Dediğin doğru.

Minyon olmam avantaj. Ve ben anneme çok benziyorum tip, karakter, görünüş vs olarak. Annem hiçbir zaman yaşını göstermedi, hala da göstermiyor ki şu anda 62 yaşında. O bakımdan ben hep avantajlı olurum gibi geliyor :12: Babam annemden 6 yaş büyük ama babam çok zayıf da bir adam olduğu halde annem her daim babamdan en az 10 yaş küçük gösterdi. Annemin yolundan gideceğim inşallah :9:

Çok teşekkür ederim :12:
 
yaş olayı ne dir ki? herşey uyuyorda bir yaş sorunu mu kalıyor geriye,öyle sorun olmaz olsun:9:
anı yaşayın ,hissetiklerinizi yaşayın doya doya ötesi yok :34:
önemli olan zor olanı başarmak,engelleri aşmaktır aşk o zaman aşk tır:16:
çook mutlu olun... ( eski konunuzu o zamanda sıkı takip edip, ne hoş bir karakter dediğim,güzel bir ruhsunuz siz)

:21: Güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. Çok mutlu ettiniz beni :16:

Evet doya doya hissettiklerimi ve anı yaşamaya çalışıyorum. Aslında bunu hayatımın genelinde yapmaya çalışıyordum ve artık daha da böyle yaşıyorum özellikle mutsuz dönemimi atlattıktan sonra. Mutluluğu bulmak kolay değil. Bulmuşken hakkını vermek lazım.
 
  • Beğen
Reactions: Nil
3 sene önce 1 yıllık bir evliliğim olmuştu. Konularımı takip edenler bilir. Eşimle cinsel hayatımız yoktu. Çözüm aramadı. Destek olmaya çalıştım, yanaşmadı. Psikolojik şiddete maruz kaldım. Evliliğimi kurtarmak için çok uğraştım ama aynı çabanın onda birini bile göremedim eşimden. Zaten hayata bakış açılarımız ve beklentilerimiz de çok farklıydı, bunu o süreçte çok daha iyi anladım ve boşandık.
boşanalı 3 sene oldu. o günden sonra karşıma birçok insan çıktı ama tam istediğim gibi birisi asla olmadı. içime sinmedi. bir şeyler hep eksik kaldı. şimdi tam olarak istediğim enerjiyi yakaladığım, hayata bakış açılarımızın, beklentilerimizin neredeyse aynı olduğu, saatlerce sohbet etsek sıkılmayacağım, bana kendimi ilk defa bu kadar özel ve değerli hissettiren, beni benden çok düşünen, çok seven, hastalansam uyuyamayan, dertlerimi dinleyen bir dost-sırdaş, iş hayatında sıkıntı yaşasam bile benden çok daha fazla üzülen biri çıktı karşıma. öncelikle arkadaş olarak başladı ilişkimiz. çok iyi arkadaş olduk. 7 ay önce tanıştık. maalesef başka şehirlerdeyiz aynı zamanda da. telefon ve mesajlarla çok konuştuk öncelikle. sonrasında görüştük ve aynı enerji çok daha güzel bir şekilde yan yanayken de devam etti. birbirimizden hep etkilendik ama aramızdaki engellerden dolayı hep kaçtık aslında bir yandan da. birbirimize çok iyi gelmeye başladık. o benimle, kendinde kötü görüp rahatsız olduğu şeyleri aşmaya başladı. "sen benim hayatıma giren bir meleksin. ben seninle çok daha iyi bir insanım artık" diyor hep bana. ben de onunla mutluyum. uzun süredir ilk defa mutlu oldum bu kadar. kendime güvenim arttı resmen. çok fazla konuştuk şimdiye kadar. günde 6-7 saat konuştuğumuz bile oluyor. ve şimdiye kadar hiç sıkılmadım, aynı şekilde o da öyle. konuşacak, eğlenecek, dertleşecek, paylaşacak bir şeyler mutlaka buluyoruz.
boşandığımı biliyordu ama cinsellik konusundan hiç bahsetmemiştim ona. zaten biriyle, özellikle de bir erkekle bunu konuşmak çok zor, çok ağır bir durum benim için. kendisi şimdiye kadar hayatına çok kadın girmiş birisi. çok fazla şey yaşamış kadınlar konusunda. tek gecelik ya da uzun süreli. ama bana karşı, bu konuyu bile bilmeden çok nazik davrandı hep. elimi tutmayı çok istemiş mesela bi keresinde. onda bile çekinmiş hep, incitmeyeyim diye. sonra biraz yakınlaşınca ben konumu anlattım. çok zor bi durumdu benim için ama anlattım. tahminimden çok daha ince davrandı. dinledi beni, destek oldu. o günleri anlatırken aynı stresi yaşıyorum zaten hep. çok ağladım hatta. ama bir yandan da çok huzur buldum onunla konuşurken. çok enteresan bir gündü benim için. ben ağlarken sarıldı ve dinledi beni. saatlerce konuştuk. zaten hep can kulağıyla dinler beni. her zaman.
çok şey yaşamış şimdiye kadar. liseden sonra üniversite okumak istememiş. ailesiyle ters düşmüş hatta bu konuda. yine de müzik yapmayı çok istediği için müzik yapmış. ailesinden ayrı yaşamış ve tek kuruş para almamış ailesinden, ailesinin durumu çok iyi olduğu halde. sonra üniversite okumayı istemiş. bunun eksikliğini hissetmiş hayatında.

ve şimdi üniversite okuyor. aramızda dokuz yaş fark var. başka şehirlerdeyiz, bir şekilde görüşebiliyoruz ama benim burada kurulu bir hayatım var. ailem burada. iş bağlantılarım burada. onun yaşadığı şehre gidersem kendi işimi de orada yapabilirim, öyle bir şehir. ama yaş farkı olayı ve şu anda üniversite okuyor olması aramızda çok büyük sorun maalesef. aileler henüz bilmiyor. henüz erken diye yansıtmak istemedik. 2 aydır sevgili gibiyiz, daha çok yeni. annem biliyor sadece ve diyor ki "sen mutlu ol yeter ki. kafa yapılarınız uysun ve değer bilen bir insan olsun. yaş farkının hiçbir önemi yok" diyor. bir de şu anda üniversite okuyor olmasına takılıyor annem biraz haklı olarak.
ailesi benim boşanmış olmamı takacak bir aile değil. onu biliyorum. yaş farkına takılabilirler anca. bir de şu anda okurken ne evliliği diyebilirler. ha bir de kendinden 5 yaş küçük bir kızkardeşi var, o biliyor. o da "ben sonuna kadar arkanızdayım" diyor. tanışmadık henüz ama bu konuda destekçi.
ben şu anda 33 yaşındayım, o 24 yaşında. tip olarak uyumluyuz. ben zaten minyon tipli biriyim. yaşımı hiç göstermiyorum. 24-25 zannediyorlar hep. o da yaşından büyük gösteriyor. olgunluk anlamında gerçekten olgun bir insan. öyle çocukça hareketleri olan biri değil. benim benden 6 yaş büyük olan eski eşimden çok daha olgun bir kafa yapısı var. şimdiye kadar yaşadığı şeylerden , hayatta başına gelen olaylardan ders çıkartan ve olgunlaşan biri. kendi aramızda bu yaş farkı hiç problem olmuyor. ama korkuyorum tabii. yeniden hata yapmaktan korkuyorum.
bana "sen tam anlamıyla, her şeyiyle tam hayal ettiğim eşsin. ben seninle ömrümün sonuna kadar çok mutlu olabileceğimi biliyorum ve seni de mutlu edebileceğimi biliyorum. böyle bir mutluluk ve uyum insanın hayatında kaç kez karşısına çıkar ki. bizim seninle mutlaka evlenmemiz lazım." diyor. benden çok daha fazla ağzında evlilik kelimesi var. ailelerden ya da herhangi bir şeyden bahsederken "bizim mutlaka seninle evlenmemiz lazım. bak ailelerimiz de ne kadar uyumlu" gibi şeyler söylüyor. sevgisini güvenini hissediyorum ama korkuyorum da bir yandan.
o okulunu bitirene kadar ben 37 yaşına geleceğim. okulu bitmeden evlensek o okurken olmaz. babama gidip de "baba ben evlenmek istiyorum ama eşim okuyor" diyemem. desem belki anlayışla karşılayabilir ama ben nasıl yaşarım işte. zaten ailelerin tepkisinden çok daha önce kendi durumumu düşünüyorum ben.

Öncelikle hakkında hayırlısı neyse o olsun canım.Ablamın arkadaşı var eşi ile 10 yaş var arasında.5 yıllık evliler ve kadın sıkılmış durumda.Hiç olgunlaşmadı hala cocuk gibi bütün sorumluluk bende cebine harçlık koyuyorum hala o uyur ben kalkarım her şeye yetişirim büyü artık bıktım diyorum diyor.Zaman ilerledikçe her şey değişiyor diyor.Tabi herkes böyle olacak değil.


iPhone 'den Kadınlar Kulübü aracılığı ile gönderildi
 
O size evlenme teklifi etti mi? Ailem gelsin, ailenle tanissin vs dedi mi? iki aylik bi surec evliligi dusunmek icin cok erken. Henuz okulunu bitirmemis biriyle evlenmek sizi tatmin eder mi bilemem. Ama o okulunu bitirsin diye senelerce bekleyip, sonunda husrana ugramak da var. Eger onun ogrenci olmasi sorun olmayacaksa, ve o simdiden evlenmek istiyorsa, okunu bitirmesini beklemeyin derim. Yine de en dogru karari siz verirsiniz.
 
Körkütük aşk demeyelim bence benim durumuma. O kadar körkütük olsam bu sorunları önemsemezdim sanıyorum. aşık oldum evet ama gerçekler gözümü örtecek şekilde değil. sadece nasıl bir yol izlemem gerektiği konusunda fikir almaya çalışıyorum. böyle bir durum olursa ne olur, evlilik olursa beni ne gibi sorunlar bekler. Bunları kafamda ölçüp tartmaya çalışıyorum.

Sevgilim, benim boşanmış olmamdan faydalanacak biri değil. Bunu artık çözebiliyor insan. Karşıma o şekilde çıkanlar da oldu ve anında yol verdim. Ki artık bekaret konusu evli olmayan insanlar arasında bile küçümsenecek hale geldi neredeyse. "boşanmış ve rahattır artık" diye düşünmüyor erkekler bence. çünkü artık evlenmeden önce bunu yaşayanlar zaten o kadar fazla ki.

Güvenmeme olayı bende de var inanın. Neredeyse her telefon görüşmemde bir şeyleri sorgulamaya çalışıyorum. Bu ne kadar yorucu bir şey bilemezsiniz. Hatta sevgilim de bana kızıyor her güzel anı kendine zehir ediyorsun diye. Kafamda hep sorular. Kendimi kaptıramıyorum. Zaman zaman toz pembe düşünüyorum, zaman zaman da kara kara. Bu yönümü de seviyorum çünkü bir savunma mekanizmam oluyor beni koruyan. Bazen kendime sinir olsam da seviyorum.

Teşekkürler yorumlar için :34:

aslında bütün sorunlarının yanıtı sende.... vermişsin yazılarında yani.... dha önceki yazılarını okumadım neler yaşadığını bilmiyorum o yüzden.... artıları ve eksileri olan bi ilişki sizinki de, her ilişki gibi... negatiflikler yaşlardan ötürü değil bence... yada gösterdiğiniz yaşlardan diyelim... mesela arkadaşları seni biliyor mu, bir araya geldiğiniz de genelde yalnız mısınız arkadaşlarının olduğu ortamlarda da oluyo musunuz? benim kendimden 4 yaş küçük yeğenim var, hemcinsim olmasına rağmen aynı türkçeyi kullandığımızı düşünmüyorum bazen :1:

aslında ne yaşamamız ve hayattan ne öğrenmemiz gerekiyorsa onları bir şekilde yaşayıp öğreniyoruz, ne kadar temkinli davranırsak davranalım ne kadar akıl yürütürsek yürütelim....

umarım hayat sizin için güzel planlar yapıyodur... mutluluğunuz daim olsun:16::16:
 
dokuz yaş bana da biraz fazla geldi sanki...çok sorun olur psikolojik olarak sana...
birde kadınlar erkeklere nazaran daha çabuk çöküyor....
senin dokuz yıl önce geçtiğin yollardan, o daha yeni geçiyor....bilemedim ki...hayırlısı olsun hakkınızda...
 
Aranızdaki yaş farkı baya fazlaymış ama anlattığınıza göre sizinle çok ilgileniyor ve olgun biri.
Bence üniversite okuyor diye çocuk muamelesi olgun değil muamelesi yapılmasın.. Bazı erkekler o yaşlarda cidden çok olgun oluyorlar.
Mesela benim sevgilimde benle bir yaşıt 20 yaşında ama gel gör ki, hiç 20 yaşında bir erkek gibi şımarık değil. Çok olgun ağırbaşlı..
Eğer sizin bulduğunuzda öyleyse kaçırmayın derim ben:)
İnsanlar elbet dedikodu yapacaklardır bundan kaçış yok, ama siz mutluysanız kulaklarınızı tıkayabilirsiniz.
Küçük bi not olarak, çocuğun ailesi ilişkinizi biliyor mu acaba? orasını kaçırdım ben sanırım..
eğer bilmiyorsa büyük ihtimalle onlar sorun yaratabilir.
 
3 sene önce 1 yıllık bir evliliğim olmuştu. Konularımı takip edenler bilir. Eşimle cinsel hayatımız yoktu. Çözüm aramadı. Destek olmaya çalıştım, yanaşmadı. Psikolojik şiddete maruz kaldım. Evliliğimi kurtarmak için çok uğraştım ama aynı çabanın onda birini bile göremedim eşimden. Zaten hayata bakış açılarımız ve beklentilerimiz de çok farklıydı, bunu o süreçte çok daha iyi anladım ve boşandık.
boşanalı 3 sene oldu. o günden sonra karşıma birçok insan çıktı ama tam istediğim gibi birisi asla olmadı. içime sinmedi. bir şeyler hep eksik kaldı. şimdi tam olarak istediğim enerjiyi yakaladığım, hayata bakış açılarımızın, beklentilerimizin neredeyse aynı olduğu, saatlerce sohbet etsek sıkılmayacağım, bana kendimi ilk defa bu kadar özel ve değerli hissettiren, beni benden çok düşünen, çok seven, hastalansam uyuyamayan, dertlerimi dinleyen bir dost-sırdaş, iş hayatında sıkıntı yaşasam bile benden çok daha fazla üzülen biri çıktı karşıma. öncelikle arkadaş olarak başladı ilişkimiz. çok iyi arkadaş olduk. 7 ay önce tanıştık. maalesef başka şehirlerdeyiz aynı zamanda da. telefon ve mesajlarla çok konuştuk öncelikle. sonrasında görüştük ve aynı enerji çok daha güzel bir şekilde yan yanayken de devam etti. birbirimizden hep etkilendik ama aramızdaki engellerden dolayı hep kaçtık aslında bir yandan da. birbirimize çok iyi gelmeye başladık. o benimle, kendinde kötü görüp rahatsız olduğu şeyleri aşmaya başladı. "sen benim hayatıma giren bir meleksin. ben seninle çok daha iyi bir insanım artık" diyor hep bana. ben de onunla mutluyum. uzun süredir ilk defa mutlu oldum bu kadar. kendime güvenim arttı resmen. çok fazla konuştuk şimdiye kadar. günde 6-7 saat konuştuğumuz bile oluyor. ve şimdiye kadar hiç sıkılmadım, aynı şekilde o da öyle. konuşacak, eğlenecek, dertleşecek, paylaşacak bir şeyler mutlaka buluyoruz.
boşandığımı biliyordu ama cinsellik konusundan hiç bahsetmemiştim ona. zaten biriyle, özellikle de bir erkekle bunu konuşmak çok zor, çok ağır bir durum benim için. kendisi şimdiye kadar hayatına çok kadın girmiş birisi. çok fazla şey yaşamış kadınlar konusunda. tek gecelik ya da uzun süreli. ama bana karşı, bu konuyu bile bilmeden çok nazik davrandı hep. elimi tutmayı çok istemiş mesela bi keresinde. onda bile çekinmiş hep, incitmeyeyim diye. sonra biraz yakınlaşınca ben konumu anlattım. çok zor bi durumdu benim için ama anlattım. tahminimden çok daha ince davrandı. dinledi beni, destek oldu. o günleri anlatırken aynı stresi yaşıyorum zaten hep. çok ağladım hatta. ama bir yandan da çok huzur buldum onunla konuşurken. çok enteresan bir gündü benim için. ben ağlarken sarıldı ve dinledi beni. saatlerce konuştuk. zaten hep can kulağıyla dinler beni. her zaman.
çok şey yaşamış şimdiye kadar. liseden sonra üniversite okumak istememiş. ailesiyle ters düşmüş hatta bu konuda. yine de müzik yapmayı çok istediği için müzik yapmış. ailesinden ayrı yaşamış ve tek kuruş para almamış ailesinden, ailesinin durumu çok iyi olduğu halde. sonra üniversite okumayı istemiş. bunun eksikliğini hissetmiş hayatında.

ve şimdi üniversite okuyor. aramızda dokuz yaş fark var. başka şehirlerdeyiz, bir şekilde görüşebiliyoruz ama benim burada kurulu bir hayatım var. ailem burada. iş bağlantılarım burada. onun yaşadığı şehre gidersem kendi işimi de orada yapabilirim, öyle bir şehir. ama yaş farkı olayı ve şu anda üniversite okuyor olması aramızda çok büyük sorun maalesef. aileler henüz bilmiyor. henüz erken diye yansıtmak istemedik. 2 aydır sevgili gibiyiz, daha çok yeni. annem biliyor sadece ve diyor ki "sen mutlu ol yeter ki. kafa yapılarınız uysun ve değer bilen bir insan olsun. yaş farkının hiçbir önemi yok" diyor. bir de şu anda üniversite okuyor olmasına takılıyor annem biraz haklı olarak.
ailesi benim boşanmış olmamı takacak bir aile değil. onu biliyorum. yaş farkına takılabilirler anca. bir de şu anda okurken ne evliliği diyebilirler. ha bir de kendinden 5 yaş küçük bir kızkardeşi var, o biliyor. o da "ben sonuna kadar arkanızdayım" diyor. tanışmadık henüz ama bu konuda destekçi.
ben şu anda 33 yaşındayım, o 24 yaşında. tip olarak uyumluyuz. ben zaten minyon tipli biriyim. yaşımı hiç göstermiyorum. 24-25 zannediyorlar hep. o da yaşından büyük gösteriyor. olgunluk anlamında gerçekten olgun bir insan. öyle çocukça hareketleri olan biri değil. benim benden 6 yaş büyük olan eski eşimden çok daha olgun bir kafa yapısı var. şimdiye kadar yaşadığı şeylerden , hayatta başına gelen olaylardan ders çıkartan ve olgunlaşan biri. kendi aramızda bu yaş farkı hiç problem olmuyor. ama korkuyorum tabii. yeniden hata yapmaktan korkuyorum.
bana "sen tam anlamıyla, her şeyiyle tam hayal ettiğim eşsin. ben seninle ömrümün sonuna kadar çok mutlu olabileceğimi biliyorum ve seni de mutlu edebileceğimi biliyorum. böyle bir mutluluk ve uyum insanın hayatında kaç kez karşısına çıkar ki. bizim seninle mutlaka evlenmemiz lazım." diyor. benden çok daha fazla ağzında evlilik kelimesi var. ailelerden ya da herhangi bir şeyden bahsederken "bizim mutlaka seninle evlenmemiz lazım. bak ailelerimiz de ne kadar uyumlu" gibi şeyler söylüyor. sevgisini güvenini hissediyorum ama korkuyorum da bir yandan.
o okulunu bitirene kadar ben 37 yaşına geleceğim. okulu bitmeden evlensek o okurken olmaz. babama gidip de "baba ben evlenmek istiyorum ama eşim okuyor" diyemem. desem belki anlayışla karşılayabilir ama ben nasıl yaşarım işte. zaten ailelerin tepkisinden çok daha önce kendi durumumu düşünüyorum ben.
Sizin adınıza çok sevindim ileride dini/geleneği bahane ederek canınızı sıkacak birileri çıkarsa Hz Muhammet'te Hz Hatice ile evlendiğinde Muhammed 25 Hatice 40 yaşındaydı deyip onları kendi silahlarıyla vurursun:1:
 
Henüz hayatında ne yapacağına bile tam karar verememiş birinin çok olgun olduğunu düşünmüyorum. Önce okumak istememiş, şimdi okumaya karar vermiş, bir yandan da müzik falan...Bence aynı şehirde olsanız daha iyi tanıma imkanınız olur, bu işler 6 saat telefonla konuşmakla olmuyor malesef. Ayrıca daha iki ay olmuş yerinde olsam şimdilik akışına bırakırım ama çok gözlemlerim. Erkekleri kendi anlatımlarıyla tanıdığını sanan çok yanılıyor her gün görüyoruz. İmkanın varsa daha çok birlikte olup daha iyi tanımaya çalış.
Evlilik durumunda şu an sorun olmasa da on yıl sonra o 34 yaşındayken sen 43 olacaksın uçurum yıllar geçtikçe büyüyecek,istediğin kadar yaşını gösterme, o senin yaşını biliyor, seni yaşlı bulacak. Hayatın onu kıskanmakla, onu elinde tutmaya çabalamakla geçecek...
 
Benceee arada aşk varsa sevgi varsa mantık da uyuyorsa
yok yaşmış okulmuş gibi sudan bahaneler yaratmayın :)

seviyorsunuz geçinebiliyorsunuz anlaşıyorsunuz daha ne önemli olan ruhların uyuşması.. yaş nedir ki doğum zamanı? Çok mu önemli sanki..
 
Geçen hafta onun yanına gittim. 1 hafta vakit geçirdik. Her şey o kadar güzeldi ki. Beraber vakit geçirmekten çok keyif alıyoruz. Bana kendimi çok özel hissettiriyor ve samimiyetine de inanıyorum. Ben incineceğim ya da üzüleceğim diye ödü patlıyor. Ben kendimi üzdüğümde bile "sen benim üzerine titrediğim kadını nasıl üzersin" diyor. "sen çıtayı o kadar yükselttin ki, bir gün ayrılmak zorunda kalırsak ben asla seninle yakaladığım uyumu, sevgiyi bulamayacağım. herkeste seni arayacağım ama bulamayacağım" diyor. Ben de bu uyumu ve sevgiyi bulamam. Biliyorum bunu. Bulamadım ve bulamam. Kolay yakalanamayacak bir şeyi buldum ve bu sefer de yaş, okul gibi sıkıntılar yüzünden bunu kaybedebilirim. O kadar kötüyüm ki, oradan döndüğümden beri kendime gelemiyorum :14:

Fb'tan bir eski arkadaşım mesaj attı ve bir şekilde bahane yaratıp benimle görüşmek istedi. Erkek arkadaşım da biliyor bu konuyu. Ben o arkadaşın sadece arkadaşça, o ürettiği bahane ile ilgili beni görmek istediğini düşündüğümü söylediğim halde "sana resmen çıkma teklif etmiş" diyor. O arkadaşımın da yaşı bana uygun, mesleği elinde. Bizde olmayan eksik durumlar o arkadaşta var. Ben o arkadaş ile görüşmeyeceğim tabii ama, sevgilim bunu takmış kafasına. "bizim sonumuz yok ve ben buklelikedinin hayatını kurmasına engel oluyorum" deyip hıçkırarak ağlamış tek başına. geçen gün yine bir arkadaşına anlatmış bizim durumu. "ben artık onsuz ne yapacağım. ayrılmak durumunda kalırsak ne yapacağım" deyip duruyormuş.

"aramızdaki şehir mesafesi bakımından bence okul bitmeden evlenmeliyiz. aynı şehirde olsak okul bitene kadar beklerdik, ne olurdu sanki. ama şimdi yan yana olmayınca bazı ilişki problemleri yaşayabiliriz. uzaktan ilişki yürütmek çok zor. insanlar telefonda olunca saatlerce kavga edip çözemeyecek duruma geliyor ama biz sorunlarımızı telefonda bile sağlıklı bir şekilde çözebiliyoruz. ama bazı şeyleri yüz yüze konuşmak için saklıyoruz. bunların birikmesi sorun yaratabilir ilerde. öyle olunca da güzel giden bir şeyi zedeleyebiliriz. bu yüzden okul bitmeden, önümüzdeki yaz evlenebiliriz. ben de okurken çalışmaya başlarım bir yandan da. zaten kira derdimiz de yok. çok sürünmeli bir hayatımız olmaz. gerekirse ailem de bir süre bize destek olur. sırf okul var diye bütün hayatımızı karartmayalım birbirimizi kaybederek. Ama bir yandan da ailelerimiz durumumuzu, şartlarımızı sırf biz mutluyuz diye bir şekilde kabul etse de içlerine sinmezse o da üzer beni." diyor. bir yandan da "senin mutlu olmanı çok isterim. benle ya da bensiz sen mutluluğu hakeden bir insansın. ama benimle mutlu olmanı da çok isterim tabii ki" diyor. Annem bir şekilde kabul etse de, ki annem çok da katı değil bu konuda, babam özellikle okul olayından dolayı istemeyebilir. Haksız da sayılmaz da işte...

Kafam çok karışık. Belki de hiç başlamasaydık diye düşünüyorum bazen. Başlamasaydık o zaman bu kadar bağlanmazdım. Ayrılırsak kahrolmazdım. Ama başlamasaydık da böyle güzel bir ilişkiyi, mutluluğu tadamamış olacaktım. Beni bu kadar çok düşünen, gözlerimin içine bakan, fazlasıyla özel hissettiren, benimle olduğu için, beni tanıdığı için ne kadar şanslı bir adam olduğunu sürekli söyleyen ve hissettiren birini belki de ömrüm boyunca hiç tanımamış olacaktım :14: :5: özel hissettirenler çıkmadı mı karşıma? çıktı. ama bu sefer de ben hissedemedim, sevemedim. O da diyor ki şimdi "şartlarımızı zorlayalım. Kendimiz şimdiden her şey güzelken bitirmeyelim. Eğer imkanlarımız problem çıkartırsa o zaman yolumuza bakarız. Bitiren biz olmayalım." diyor.
 
3 sene önce 1 yıllık bir evliliğim olmuştu. Konularımı takip edenler bilir. Eşimle cinsel hayatımız yoktu. Çözüm aramadı. Destek olmaya çalıştım, yanaşmadı. Psikolojik şiddete maruz kaldım. Evliliğimi kurtarmak için çok uğraştım ama aynı çabanın onda birini bile göremedim eşimden. Zaten hayata bakış açılarımız ve beklentilerimiz de çok farklıydı, bunu o süreçte çok daha iyi anladım ve boşandık.
boşanalı 3 sene oldu. o günden sonra karşıma birçok insan çıktı ama tam istediğim gibi birisi asla olmadı. içime sinmedi. bir şeyler hep eksik kaldı. şimdi tam olarak istediğim enerjiyi yakaladığım, hayata bakış açılarımızın, beklentilerimizin neredeyse aynı olduğu, saatlerce sohbet etsek sıkılmayacağım, bana kendimi ilk defa bu kadar özel ve değerli hissettiren, beni benden çok düşünen, çok seven, hastalansam uyuyamayan, dertlerimi dinleyen bir dost-sırdaş, iş hayatında sıkıntı yaşasam bile benden çok daha fazla üzülen biri çıktı karşıma. öncelikle arkadaş olarak başladı ilişkimiz. çok iyi arkadaş olduk. 7 ay önce tanıştık. maalesef başka şehirlerdeyiz aynı zamanda da. telefon ve mesajlarla çok konuştuk öncelikle. sonrasında görüştük ve aynı enerji çok daha güzel bir şekilde yan yanayken de devam etti. birbirimizden hep etkilendik ama aramızdaki engellerden dolayı hep kaçtık aslında bir yandan da. birbirimize çok iyi gelmeye başladık. o benimle, kendinde kötü görüp rahatsız olduğu şeyleri aşmaya başladı. "sen benim hayatıma giren bir meleksin. ben seninle çok daha iyi bir insanım artık" diyor hep bana. ben de onunla mutluyum. uzun süredir ilk defa mutlu oldum bu kadar. kendime güvenim arttı resmen. çok fazla konuştuk şimdiye kadar. günde 6-7 saat konuştuğumuz bile oluyor. ve şimdiye kadar hiç sıkılmadım, aynı şekilde o da öyle. konuşacak, eğlenecek, dertleşecek, paylaşacak bir şeyler mutlaka buluyoruz.
boşandığımı biliyordu ama cinsellik konusundan hiç bahsetmemiştim ona. zaten biriyle, özellikle de bir erkekle bunu konuşmak çok zor, çok ağır bir durum benim için. kendisi şimdiye kadar hayatına çok kadın girmiş birisi. çok fazla şey yaşamış kadınlar konusunda. tek gecelik ya da uzun süreli. ama bana karşı, bu konuyu bile bilmeden çok nazik davrandı hep. elimi tutmayı çok istemiş mesela bi keresinde. onda bile çekinmiş hep, incitmeyeyim diye. sonra biraz yakınlaşınca ben konumu anlattım. çok zor bi durumdu benim için ama anlattım. tahminimden çok daha ince davrandı. dinledi beni, destek oldu. o günleri anlatırken aynı stresi yaşıyorum zaten hep. çok ağladım hatta. ama bir yandan da çok huzur buldum onunla konuşurken. çok enteresan bir gündü benim için. ben ağlarken sarıldı ve dinledi beni. saatlerce konuştuk. zaten hep can kulağıyla dinler beni. her zaman.
çok şey yaşamış şimdiye kadar. liseden sonra üniversite okumak istememiş. ailesiyle ters düşmüş hatta bu konuda. sonra üniversite okumayı istemiş. bunun eksikliğini hissetmiş hayatında.

ve şimdi üniversite okuyor. aramızda dokuz yaş fark var. başka şehirlerdeyiz, bir şekilde görüşebiliyoruz ama benim burada kurulu bir hayatım var. ailem burada. iş bağlantılarım burada. onun yaşadığı şehre gidersem kendi işimi de orada yapabilirim, öyle bir şehir. ama yaş farkı olayı ve şu anda üniversite okuyor olması aramızda çok büyük sorun maalesef. aileler henüz bilmiyor. henüz erken diye yansıtmak istemedik. 2 aydır sevgili gibiyiz, daha çok yeni. annem biliyor sadece ve diyor ki "sen mutlu ol yeter ki. kafa yapılarınız uysun ve değer bilen bir insan olsun. yaş farkının hiçbir önemi yok" diyor. bir de şu anda üniversite okuyor olmasına takılıyor annem biraz haklı olarak.
ailesi benim boşanmış olmamı takacak bir aile değil. onu biliyorum. yaş farkına takılabilirler anca. bir de şu anda okurken ne evliliği diyebilirler. ha bir de kızkardeşi var, o biliyor. o da "ben sonuna kadar arkanızdayım" diyor. tanışmadık henüz ama bu konuda destekçi.
ben şu anda otuzüç yaşındayım, o yirmidört yaşında. tip olarak uyumluyuz. ben zaten minyon tipli biriyim. yaşımı hiç göstermiyorum. o da yaşından büyük gösteriyor. olgunluk anlamında gerçekten olgun bir insan. öyle çocukça hareketleri olan biri değil. benim benden altı yaş büyük olan eski eşimden çok daha olgun bir kafa yapısı var. şimdiye kadar yaşadığı şeylerden , hayatta başına gelen olaylardan ders çıkartan ve olgunlaşan biri. kendi aramızda bu yaş farkı hiç problem olmuyor. ama korkuyorum tabii. yeniden hata yapmaktan korkuyorum.
bana "sen tam anlamıyla, her şeyiyle tam hayal ettiğim eşsin. ben seninle ömrümün sonuna kadar çok mutlu olabileceğimi biliyorum ve seni de mutlu edebileceğimi biliyorum. böyle bir mutluluk ve uyum insanın hayatında kaç kez karşısına çıkar ki. bizim seninle mutlaka evlenmemiz lazım." diyor. benden çok daha fazla ağzında evlilik kelimesi var. ailelerden ya da herhangi bir şeyden bahsederken "bizim mutlaka seninle evlenmemiz lazım. bak ailelerimiz de ne kadar uyumlu" gibi şeyler söylüyor. sevgisini güvenini hissediyorum ama korkuyorum da bir yandan.
okulu bitmeden evlensek o okurken olmaz. babama gidip de "baba ben evlenmek istiyorum ama eşim okuyor" diyemem. desem belki anlayışla karşılayabilir ama ben nasıl yaşarım işte. zaten ailelerin tepkisinden çok daha önce kendi durumumu düşünüyorum ben.
canım şans insanın kapısını 2 kez çalmaz..ne güzel bak kafa yapılarınız,beklentileriniz bir..en önemlisi seni sevior ve değer verior..okurken evlenen o kadar cookkk örnek var ki...o senleyken sen onlayken bunun da üstesinden gelirsiniz..umarım cok mutlu olursun:16::16:
 
canım şans insanın kapısını 2 kez çalmaz..ne güzel bak kafa yapılarınız,beklentileriniz bir..en önemlisi seni sevior ve değer verior..okurken evlenen o kadar cookkk örnek var ki...o senleyken sen onlayken bunun da üstesinden gelirsiniz..umarım cok mutlu olursun:16::16:

Çok teşekkür ederim. Gerçekten şans 2 kez gelmiyor insanın kapısına. O da bunun farkında ve diyorum ki "senin yaşın daha genç. çıkar elbet karşına" . çıkmaz diyor. insanlar yakalayamıyor bunu diyor. Haklı da...
 
Çok teşekkür ederim. Gerçekten şans 2 kez gelmiyor insanın kapısına. O da bunun farkında ve diyorum ki "senin yaşın daha genç. çıkar elbet karşına" . çıkmaz diyor. insanlar yakalayamıyor bunu diyor. Haklı da...

rica ederim..doğru söylüyor bak bunun farkında olacak olgunluğa sahip..yaşla ilgisi yok ki doğru insanın..benim arkadaşımın anne babasının arasında 10 yas var.annesi 10 yas büyük yani gayet de iyiler..
 
Back
X