Çok melankolik bir coğrafya burası, ya da sanırım bu yeşilçam ve sonrasında dizilerimiz bizim bozulmaya yatkın algılarımızı tamamen bozdu.Kim nasıl baktı, ne taraftan geçti, geçerken göz kırptı mı, dönemeçte çarpışıp kitaplar düştüyse hele eyvah kesin tutkulu bir aşkın ilk kıvılcımları, saçımızı meşhur şampuanla yıkayınca tüm erkeklerin hayran gözleri bizi hayretler içerisinde süzecek falan filan...
Şimdi kılıksızım, fakat
borçlarımı ödedikten sonra
ihtimal bir kat da yeni esvabım olacak
ve ihtimal sen
yine beni sevmeyeceksin.
bununla beraber pazar akşamları
sizin mahalleden geçerken,
süslenmiş olarak,
zannediyor musun ki ben de sana
şimdiki kadar kıymet vereceğim ?
deyip Orhan Veli yine de realistliğini sürdürmüştür şiirinde neyseki.