Yeni evlilik yeni ülke

Hiçte utanılacak bir şey değil.Biz kendi kendimize insanların hakkımızda ne konuşacağını çok büyütüyoruz.Aslında kimse kimsenin umrunda değil.Millet hakkınızda iki dak dedikodu yapıp kendi hayat dertlerine dönecek diye bunu bir yenilgi olarak görmeyin.Ne diyebilirler ki? Evlenmeseydiniz bu da evlenemedi diye dedikodunuz yapılacaktı ki yapıldığını düşündüğünüzden evlendiniz sanırım.Şimdi de boşanmak istiyorsunuz boşandım döndüm diye dedikodum yapılacak diye kaygı yaşıyorsunuz ki emin olun birileri her durumda konuşacak.Zaman o kadar hızlı geçiyor ki dolu dolu yaşanacak bir 40 yıl daha olur mu bilinmez.Başkalarının ne düşündüğüne kafa yoracak kadar uzun değil hayat.
 
Hayattaki rollerimiz değişince kimlik krizine gireriz ya. Ben girdim mesela boşanınca.

Konu sahibi kariyer sahibi, bağımsız bi kadınken şu an işsiz ve eşine bağımlı bi duruma düştü. Elbette kimlik krizi yaşaması, ben kimim neyim burada ne işim var ? diye sorgulaması çok normal. Kimi daha çabuk adapte olur yeni yaşantısına ve rollerine, kimi de biraz sancı çeker. Tüm bu sancılar kocasına duyduğu duygularla çok alakalı değildir yani Kocasını sevmiyor diyemeyiz. Ha, aşktan gözü kör olsaydı, aralarında yoğun bi cinsel çekim olsaydı işler biraz daha kolaylaşabilirdi ama gene de bu kriz kaçınılmaz olurdu.

Kaldı ki Kanada'daymış. Avrupa ülkesi olsa gelip gitmek nispeten kolay. Şimdi maddi manevi git-gel yapmak çok zordur.

Eşini de doğru düzgün tanıma fırsatı olmamış sanki. Yıllarca yalnız yaşa, sonra pat diye elin herifiyle 7/24 aynı evdesin. Sürekli görüyorsun sürekli. Biraz ürkütücü =) Yalnız kaldığın bi an yok, yanında yabancı bi adam. Ne kadar kocası da olsa öyle yıllarını geçirmemiş, aynı şehirde uzun bi sevgililik süreci yaşamamış, ülke yabancı, yanında yatan adam yabancı, zor yani...

Umarım ferahlarsın konu sahibi. Ben yapamazdım şahsen. Yaşıtız sizle. Böyle şeyler ilk gençlikte kolay gibi geliyor bana. 40 yaşından sonra ülke değiştir, işini gücünü bırak falan , gerçekten risk. Ama her zaman her yerden dönülür. Hiç kimsenin düşüncesi de senin huzurundan önemli değil. Hataysa da hata.. Hata yapma lüksümüz de olsun n'apalım..
bence bu ne ülke degisimi, ne de mantik evliligi problemi. Problem sürekli evde dip dibe olup kendi ufkunu bagumsiz olarak gelistirememek, ese bagli kaliyor hissetmek.
Bence esinden bagimsiz kendince aktiviteler yapip disarida daha cok vakit gecirmek.
 
Once elalemi gercekten bosverin. Ben de 40 yasima geldim . Kimseyi dusunmeden kendin icin iyi neyse onu dusunup karar vermelisin. Ama acele etme bir sans ver.

Benzer durumda bizler de ayni seyi hissedebiliriz. Kimi cabuk kabullenir ve ortama uyum saglar

Hatta bir ara esim ,yurt disina tasinmayi cok istedi arastirmalar yapti. Ben kendimi orada hayal ettim ve esim cocuklarim yanimda olmasina ragmen yapamadim.

Inanir misin degistim. Suan kendime daha cok odaklandigim icin her yerde yapabilirim gibi geliyor.
Bir de kimse mukemmel degil. Insanlari arti eksileriyle kabul etmek gerekiyor. Artilar agir basmali tabi.
Esinin birlikte bir seyler yapmak istemesi ve evden calismasi bence arti bir durum.

Hafta ici o bir oda da takiliyordur sonucta, sen yalniz gibi takilip istedigini yapabilirsin. Bir is ve arkadas bulsan kabullenmene yardimci olur gibi . Ama esinin arkadaslari vs yok mu, gorustugunuz birileri.
 
Merhaba herkese,
4 aylık evliyim, evlenip eşimin yaşadığı ülkeye geldim. Ama 4 aydır bogulmak uzereyim, alışamadım hiçbir şeye, ne evliliğe, ne ülkeye, ne ailemden ayrılmaya. 40 yasindayim bu arada, geç bir evlilik yaptım, mantık evliligi oldu. Yanlış anlaşılmasın maddiyat degil mantık evliliği diyince, aşk degil yani.. ben Tr de 15 yıldır calisiyordum, yaklaşık 10 yıldır yalnız yaşıyordum. Annem babam ve ablam ayrı şehirlerdeydi benden. Yilda en fazla 1-2 ay gorusuyorduk onlarla. Artik yalnız olmak, hayatı tek başıma goguslemek zor geliyordu, hayat arkadaşım olsun istiyordum. Çevremdeki çoğu insan evliydi, biliyorum herkes çok da mutlu değil tüm evlilikler harika değil ama yalnızlık da artık çok dokunmaya baslamisti. Bu arada maddi bir sıkıntım yoktu, çok zengin degildim ama güzel bir evim vardı, istediklerime ulaşabiliyordum, ailem bir şeye karismazdi, Tr nin 4 te 3 ünü gezdim diyebilirim. Avrupadada gormedigim 1-2 ülke var, bazilarina birden çok kez gittim. Yilda en az 1 kere yurtdışına çıkıyordum. İşimi sevmiyordum, çok bunalmistim hele son 1-2 yıl cikmaza girmiştim. Annem babam 70 yaşlarının üstündeler artık her açıdan evlen diye baskı yapıyorlardı. Haklilardi da, biz bugün varız yarın yokuz diyorlardı. Bu arada ben ailemle de gezmeyi çok severim onlarla da çok gezmisligimiz var. Ama bu gezilerde onlar maddi destek olsa da organizasyonu hep ben yapardım. Neyse ailem artık kendine bir hayat arkadaşı bul biz yaşlandık vs vs diyip duruyordu. Özellikle annem ciddi baskı yapıyordu. Eşimle boyle bir psikolojide tanıştım, ortak tanıdığımız arkadaş vesilesi ile benden 10 yaş büyük. Enerjik, sportif biri, mantık olarak çok uymuştuk. İkimiz de gezmeyi seviyorduk, eşimin yanında kendimi güvende hissediyordum, bu zamana kadar herseyi yanlız yapmışken onun varlığı bana çok iyi gelmişti. Bu arada ikimizin de ilk evliliği, 1,5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 5-6 kez geldi, uzun görüşmelerimiz oldu, ilk başlar aileme söylemedim çünkü ailem direkt kabul et derler diye düşündüm. Sonra aileme söyledim önce ben çok gel gitliydim, yeni bir ülkeye gitmek gözümü korkuttu. Neyse sonuçta biz evlendik. Ama evlenmeden önce bende çok ciddi bi isteksizlik oldu, hatta hersey organize edilmişti ben bırakmak istedim, eşime de bunu söyledim, o devam edelim vs dedi. Eşim beni begeniyor ve o da artık evlenmek bir düzen oturtmak istiyordu. Bendeki isteksizliği ailemle de konuştum, annem saçmalama dedi, ablam bence sen şu an evlilikten korkuyorsun ondan böyle dedi. Sonuçta evlendim. Ama şu an mutlu değilim. Sürekli eski yaşantımı arıyorum. Eşim evden çalışıyor, bilmediğim bir ülkede 7/24 eşimle birlikteyim. Akşam yatıyoruz sabah kalkıyoruz birlikteyiz. Ben depresyona girdim ilk andan itibaren, şimdi biraz daha iyiyim ama, işimi bırakmak kendimi aşırı ise yaramaz hissettirdi, sabah yataktan kalkmak istemiyorum, 9-10 a kadar uyumak istiyorum. Eşim 7 de kalkar, istisnasız her sabah duş alır, haftada en az 4 gün sabah kalkar ya yürüyüşe gider ya gym e. Gelir duşunu alır, kahvesini yapar, ise oturur. Ben hiç kalkmak istemiyorum, beni çok zorladı ama yataktan kalkmak için bir sebebim yok, yürümek çok zor geliyor. Tr de sabah 7:30 da evden çıkardım ise giderdim. Burda öyle bir motivasyonum yok. İlk zamanlar neden evlendim diye çok ciddi pişmanlık yaşadım, ne yapacağım ben diye çok düşündüm. Eşim iyi biri ama onun iyi biri olması yetmedi, burda kendi hayatım yok, sürekli beraberiz. Bu arada cinsel hayatımız da hiç iyi degil, benden kaynaklı, bende hiç istek yok nerdeyse, sürekli eski günlerimi özlüyorum, anda değilim. Eşim başlarda sabırlıydı ama o da bıktı bu halimden, bazen hergun kavga ediyoruz, o beni çok tembel buluyor, bir sürü şeyden tartışıyoruz, eşim de çok eleştirel biri, sen boyle degildin, beni kandırdın diyor bazen de boyle bisey yok tabi ki, kandırmak degil benim Tr deki hayatım boyle değildi, burda tanımadığım bir çevre, tamamen geldim ve onun hayatının içine girdim. Ne yapıcam bilmiyorum, onun Tr ye donmek gibi durumu yok, işi burda, benim burda ise gitmem çok kolay degil, çok emek gerek ve zor baya. Geri dönmek bir seçenek ama şikayet ettiğim hayata dönücem, ama şu an evim yok evimi dagittim, işimden istifa ettim, o şartlarda bir ise gitmem zor, ailem donmemi hiç istemiyor. Onların gözünde olmeden beni de birine emanet etmiş oldular. Ama ben burda hiç mutlu değilim, esimden giderek soğudum, depresif hayatım beni korkutuyor, kendime ait özel hayatım yok, giderek eşime bagimli bir hayatım oluyor ama bu halde geri dönsem elalem ne der, gitti 4-5 ayda geri dondu, rezillik diye düşünüyorum.
Burda siz hatalısınız bana kalırsa. Eşinizle aşk evliliği yapmadınız ayrıca eşinizin ne şartlarda nasıl nerede yaşadığını bilerek ve kabul ederek gittiniz. Kendi kabul ettiğiniz şeylerde uyum göstermiyorsunuz. Bencede adamı kandırmış gibisiniz. Boşanabilirsiniz bu da bir seçenek eğer aklınızda bu dönüp duruyorsa boşanın elalem her zaman bir şey der insanlara göre hayat yaşamayın, zaten bu şekilde olduğunuz sürece eşinizde boşanmak isteyebilir. Yinede bence çaba göstermelisiniz. Oraya gittiğinizde bir işinizin çevrenizin olmayacağı zaten baştan belliydi, yataktan çıkacak motivasyonu bulamamak yerine deneyin iş bulun çevre edinin dil öğrenin eşinizle birlikte spor yapın etkinliklere katılın belki kurslara gidin. İş bulmak zor olabilir farketmiyor çabalamalısınız bir uğraşınız olmadığı sürece bu moddan çıkamazsınız. Ayrıca sabahları zorla da olsa kendinizi erken kaldırın ve çıkın geç saatlere kadar uyuyan insanlar depresyona daha meyilli olur. Çabalayın ki en azından sonunda boşansanız bile acaba keşke demeyin. Zaten siz bu ruh halindeyken Türkiye’ye dönseniz dahi mutlu olmayacaksınız. O zamanda insanların bakışlarından sözlerinden rahatsız olacak, belki keşke diyecek, tekrar ev düzen iş kurmakta zorlanıp hiç yapmak istemeyebilirsiniz bile
 
Valla öyle elalemi zihnimden atmam rahatlatıyor. Dünyanın sonu değil hiçbir şey. Haklısınız..


Bu sadece ülke değiştirdim napicam simarikligj gibi anlaşılmış. Aslında uzunca yazdım baya ama ne kadarı anlaşılmış şaşırdım. Eşim mükemmel bi insan gibi anlaşılmış. Evet eşim iyi yönleri olan biri ki zaten bunun için evlendim (maddi degil bu yönler eşimle maddiyat için evlenmedim ki öyle çok zengin biri de degil konu buysa). Esimde Tr de karşıma çıkan insanlarda bulamadığım bazı şeyler olduğu için evlendim ama zor yönleri de var ve gurbete gelince bunlar beni daha da zorladı. Herseyi birlikte yapmak istiyor mesela, biz sürekli birlikteyiz, boguluyorum bazen işte. Ben zaten hem karakter olarak ozgurken bi de 40 yaşıma kadar buna alışmışken daha da zor oldu. Bir de manupulatif taraflari var, bazı konularda beni anlamiyor ve kendi dogrularini manipülatif şekilde kabul ettirmeye çalışıyor. Bu erkeklerde olan bir özellik sanırım, normalde kendi hayatım olsaydı Tr de bunu daha çok tolere edebilirdim, kendi hayatım olduğu için ise gidince ya da arkadaşlarımla olunca dagitirdim kafamı ama burda öle bi seçeneğim yok.
Neyse tüm evlilik hayatımı dokmiyim şimdi ortaya :))
Sonuçta çocuk değilim arkadaşlar bu tabi ki düşünülmüş bir karardı, hatta olumsuz olursa da donme ihtimalimi bile düşünmüştüm daha doğrusu eşim beni biraz da öle ikna etmişti. Demişti ne olacak sanki dünyanın sonu mu, kaç yaşına geldik zaten deneyelim kendimize şans verelim olmazsa tek boşanan biz mi olucaz diye. Çünkü anlaşıyorduk ama beni korktuğum taraflar vardı. Neyse sonuçta evlendik ama şimdi boşanırsam diyorum ki rezillik…
Neyse cok uzun yazınca miy miy bi tip olmusum ama biraz dertleşmek istedim
Yeni evlisiniz adamın sürekli beraber bir şeyler yapmak istemesi normal değil mi? Adamın evde çalıştığını bilmiyor muydun? Adamı sevmeden evlenmissin demek ki. Mantık evliliği de olsa biraz sevgi çekim vs olmadan zaman nasıl geçecek geçmiyor işte

Ama asil suç kocanda, sen düğünden önce vazgeçtiğinde ısrar etmemeliydi. Gönülsüz birisiyle evlenilmez.
 
Sadece yurtdışı değil bence sorun evet oda çok zor ama imkansız degıl.. Asıl sorun 40dan sonra evlenen kadınlar bence biraz erkekler gibi yaşamaya alışıyor .. Yani çevremdede onların daha çok zorlandıklarını görüyorum şahit oldum bi kaç kişiye.. Birde evde cıvıl cıvıl gezen kadınlar varken yazık o adama cidden🤭 Öldürmeyip süründüren olmayın iki taraf içinde, olmuyorsa dönün gitsin Sonunda ölüm yok arkadaşım..
 
Kanada cazip gelmis gibi sana bu konuda sadece. Ama gidince dil bariyeri falan derken cok zor olacagini fark etmissin gibi. Yanlis anlama seni suclayamam. Kanada da yasamak bana da cazip gelirdi.
 
Merhaba herkese,
4 aylık evliyim, evlenip eşimin yaşadığı ülkeye geldim. Ama 4 aydır bogulmak uzereyim, alışamadım hiçbir şeye, ne evliliğe, ne ülkeye, ne ailemden ayrılmaya. 40 yasindayim bu arada, geç bir evlilik yaptım, mantık evliligi oldu. Yanlış anlaşılmasın maddiyat degil mantık evliliği diyince, aşk degil yani.. ben Tr de 15 yıldır calisiyordum, yaklaşık 10 yıldır yalnız yaşıyordum. Annem babam ve ablam ayrı şehirlerdeydi benden. Yilda en fazla 1-2 ay gorusuyorduk onlarla. Artik yalnız olmak, hayatı tek başıma goguslemek zor geliyordu, hayat arkadaşım olsun istiyordum. Çevremdeki çoğu insan evliydi, biliyorum herkes çok da mutlu değil tüm evlilikler harika değil ama yalnızlık da artık çok dokunmaya baslamisti. Bu arada maddi bir sıkıntım yoktu, çok zengin degildim ama güzel bir evim vardı, istediklerime ulaşabiliyordum, ailem bir şeye karismazdi, Tr nin 4 te 3 ünü gezdim diyebilirim. Avrupadada gormedigim 1-2 ülke var, bazilarina birden çok kez gittim. Yilda en az 1 kere yurtdışına çıkıyordum. İşimi sevmiyordum, çok bunalmistim hele son 1-2 yıl cikmaza girmiştim. Annem babam 70 yaşlarının üstündeler artık her açıdan evlen diye baskı yapıyorlardı. Haklilardi da, biz bugün varız yarın yokuz diyorlardı. Bu arada ben ailemle de gezmeyi çok severim onlarla da çok gezmisligimiz var. Ama bu gezilerde onlar maddi destek olsa da organizasyonu hep ben yapardım. Neyse ailem artık kendine bir hayat arkadaşı bul biz yaşlandık vs vs diyip duruyordu. Özellikle annem ciddi baskı yapıyordu. Eşimle boyle bir psikolojide tanıştım, ortak tanıdığımız arkadaş vesilesi ile benden 10 yaş büyük. Enerjik, sportif biri, mantık olarak çok uymuştuk. İkimiz de gezmeyi seviyorduk, eşimin yanında kendimi güvende hissediyordum, bu zamana kadar herseyi yanlız yapmışken onun varlığı bana çok iyi gelmişti. Bu arada ikimizin de ilk evliliği, 1,5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 5-6 kez geldi, uzun görüşmelerimiz oldu, ilk başlar aileme söylemedim çünkü ailem direkt kabul et derler diye düşündüm. Sonra aileme söyledim önce ben çok gel gitliydim, yeni bir ülkeye gitmek gözümü korkuttu. Neyse sonuçta biz evlendik. Ama evlenmeden önce bende çok ciddi bi isteksizlik oldu, hatta hersey organize edilmişti ben bırakmak istedim, eşime de bunu söyledim, o devam edelim vs dedi. Eşim beni begeniyor ve o da artık evlenmek bir düzen oturtmak istiyordu. Bendeki isteksizliği ailemle de konuştum, annem saçmalama dedi, ablam bence sen şu an evlilikten korkuyorsun ondan böyle dedi. Sonuçta evlendim. Ama şu an mutlu değilim. Sürekli eski yaşantımı arıyorum. Eşim evden çalışıyor, bilmediğim bir ülkede 7/24 eşimle birlikteyim. Akşam yatıyoruz sabah kalkıyoruz birlikteyiz. Ben depresyona girdim ilk andan itibaren, şimdi biraz daha iyiyim ama, işimi bırakmak kendimi aşırı ise yaramaz hissettirdi, sabah yataktan kalkmak istemiyorum, 9-10 a kadar uyumak istiyorum. Eşim 7 de kalkar, istisnasız her sabah duş alır, haftada en az 4 gün sabah kalkar ya yürüyüşe gider ya gym e. Gelir duşunu alır, kahvesini yapar, ise oturur. Ben hiç kalkmak istemiyorum, beni çok zorladı ama yataktan kalkmak için bir sebebim yok, yürümek çok zor geliyor. Tr de sabah 7:30 da evden çıkardım ise giderdim. Burda öyle bir motivasyonum yok. İlk zamanlar neden evlendim diye çok ciddi pişmanlık yaşadım, ne yapacağım ben diye çok düşündüm. Eşim iyi biri ama onun iyi biri olması yetmedi, burda kendi hayatım yok, sürekli beraberiz. Bu arada cinsel hayatımız da hiç iyi degil, benden kaynaklı, bende hiç istek yok nerdeyse, sürekli eski günlerimi özlüyorum, anda değilim. Eşim başlarda sabırlıydı ama o da bıktı bu halimden, bazen hergun kavga ediyoruz, o beni çok tembel buluyor, bir sürü şeyden tartışıyoruz, eşim de çok eleştirel biri, sen boyle degildin, beni kandırdın diyor bazen de boyle bisey yok tabi ki, kandırmak degil benim Tr deki hayatım boyle değildi, burda tanımadığım bir çevre, tamamen geldim ve onun hayatının içine girdim. Ne yapıcam bilmiyorum, onun Tr ye donmek gibi durumu yok, işi burda, benim burda ise gitmem çok kolay degil, çok emek gerek ve zor baya. Geri dönmek bir seçenek ama şikayet ettiğim hayata dönücem, ama şu an evim yok evimi dagittim, işimden istifa ettim, o şartlarda bir ise gitmem zor, ailem donmemi hiç istemiyor. Onların gözünde olmeden beni de birine emanet etmiş oldular. Ama ben burda hiç mutlu değilim, esimden giderek soğudum, depresif hayatım beni korkutuyor, kendime ait özel hayatım yok, giderek eşime bagimli bir hayatım oluyor ama bu halde geri dönsem elalem ne der, gitti 4-5 ayda geri dondu, rezillik diye düşünüyorum.
Hiç utanılacak bir şey yok ben sizi çok iyi anlıyorum başka bir ülkeye taşınmak çok aşık olduğunuz biriyle bile olsa çok ama çok zor alışamamış olmanız da çok normal evet yaşınız var ama insan bazı şeyleri tecrübe etmeden bilemiyor. Geri dönmeniz asla bir yenilgi olmaz ama size direkt geri dönün de diyemem bence biraz daha zaman verin hem kendinize hem evliliğinize. Yaşadığınız hisler geçici olabilir, 4 ay henüz karar vermek için çok erken ama kendinize de haksızlık etmeyin
 
Teşekkür ederim herkes kendince bişey yazmış. Öncelikle mantık evliliği dedim ama bu biraz yanlış anlaşılmış. Zaten karakter olarak aşık olup gözü bisey gormiycek biri değilim. Eşimle hayatı paylaşmak, sevmek sevilmek, birlikte yaşlanmak, birbine destek olmak düşünceleri agir basarak tanıştım. Onu ortak zevklerimiz var, gezmeyi seviyoruz, sohbet edebiliyoruz, keyifli vakit geçiriyoruz diye seçtim yoksa yurtdışı bayildigim bişey değildi. O da bende kendince aradığı bişeyler bulmuş ve evliliğimizde benden çok o israrci oldu. İkimizde de ortak olan şey hayatımızı paylasacagimiz birini ariyirduk, yalnizliktan sikilmistik.
Benim burdaki sorunum ülke değiştirmek bende düşündüğümden zor bi etki yaptı, ikincisi bi ark yazmis 40 yaş üstü evlilikte gerçekten hayatına birini almak daha zor çünkü çok yerleşik bi duzenin var ve asıl önemli olan şeylerden biri eşim de ben de düşündüğümuzden daha çok tartışıyoruz çünkü ortak dediğimiz bazı şeyler yokmuş, aynı eve girince farkettik. Ayrıca ben özel alana ondan daha çok ihtiyaç duyuyorum. Biri yazmis yeni evlisiniz herseyi birlikte yapmak istemesi normal diye. Ben öle düşünmüyorum. Ayrıca eşimin beni zorlayan daha katı tutumları var. Bu arada eski yalnız hayatımı düşününce onunla uyumak, yemek yemek, gezmek hoşuma gidiyor, ben artık bunları yalnız yapmaktan sikilmistim. Yine genel çerçeve olsun diye böle yumuşak yazıyorum arada gerçekten ikimiz için de dayanılmaz zamanlar oluyor.
Burda suç sizde filan yazan olmuş yani tuhaf geldi bence burda suçlu yok, bi durum paylaştım. Ki eşim de bazen sacmalasa da genel anlamda o da suçlu yok ikimiz de yaşamadan bilmezdik diyor.
Ben ona göre daha çok pişman olup bu topa girmeseydik, olur da yurutemezsek rezillik modundayim. Su an onu normalleştirmeye calisiyorum kendimce bu suçlama halimi. Tabi ki şans veriyoruz ikimiz de bizden olcak mı ? Uzun ömürlü bişey için başladık ama şu an çok da mutlu degiliz. Tabi burda ben daha çok ise yaramaz, günleri boş boş geçen modundayim.
Sonucta bu evlilik, ole marjinal tipler değiliz basit bişey için ayrilacak. Çünkü çok büyük birşey olmadıkça boşanma olmaz modunda yetiştik. Aldatma, siddet, kumar gibi gibi…Ama düşününce çok büyük bişey olmasa da mutlu olmamak boşanmak için bir sebep degil mi?
 
bana kalirsa entegrasyon sorunu yasiyorsunuz.

yavas yavas baslayin. önce kendi kisisel bakiminizi rutine bindirin. ardindan ev islerini. kendinizde enerji buldugunuzda muhakkak bir ise girin. illa tr'deki mesleginizi yapmaniza gerek yok. dil engel olusturuyorsa dil kursuna hemen baslayin.

caba sarf edin. su an bir bosluktasiniz sadece. sorun esiniz degil. bulundugunuz ortama alisma süreci cekiyorsunu sadece.

30 yasindan sonra baska ülkeye gitmek kolay degil. ama size de yardimci olacak bir esiniz var ne mutlu size.
 
Merhaba herkese,
4 aylık evliyim, evlenip eşimin yaşadığı ülkeye geldim. Ama 4 aydır bogulmak uzereyim, alışamadım hiçbir şeye, ne evliliğe, ne ülkeye, ne ailemden ayrılmaya. 40 yasindayim bu arada, geç bir evlilik yaptım, mantık evliligi oldu. Yanlış anlaşılmasın maddiyat degil mantık evliliği diyince, aşk degil yani.. ben Tr de 15 yıldır calisiyordum, yaklaşık 10 yıldır yalnız yaşıyordum. Annem babam ve ablam ayrı şehirlerdeydi benden. Yilda en fazla 1-2 ay gorusuyorduk onlarla. Artik yalnız olmak, hayatı tek başıma goguslemek zor geliyordu, hayat arkadaşım olsun istiyordum. Çevremdeki çoğu insan evliydi, biliyorum herkes çok da mutlu değil tüm evlilikler harika değil ama yalnızlık da artık çok dokunmaya baslamisti. Bu arada maddi bir sıkıntım yoktu, çok zengin degildim ama güzel bir evim vardı, istediklerime ulaşabiliyordum, ailem bir şeye karismazdi, Tr nin 4 te 3 ünü gezdim diyebilirim. Avrupadada gormedigim 1-2 ülke var, bazilarina birden çok kez gittim. Yilda en az 1 kere yurtdışına çıkıyordum. İşimi sevmiyordum, çok bunalmistim hele son 1-2 yıl cikmaza girmiştim. Annem babam 70 yaşlarının üstündeler artık her açıdan evlen diye baskı yapıyorlardı. Haklilardi da, biz bugün varız yarın yokuz diyorlardı. Bu arada ben ailemle de gezmeyi çok severim onlarla da çok gezmisligimiz var. Ama bu gezilerde onlar maddi destek olsa da organizasyonu hep ben yapardım. Neyse ailem artık kendine bir hayat arkadaşı bul biz yaşlandık vs vs diyip duruyordu. Özellikle annem ciddi baskı yapıyordu. Eşimle boyle bir psikolojide tanıştım, ortak tanıdığımız arkadaş vesilesi ile benden 10 yaş büyük. Enerjik, sportif biri, mantık olarak çok uymuştuk. İkimiz de gezmeyi seviyorduk, eşimin yanında kendimi güvende hissediyordum, bu zamana kadar herseyi yanlız yapmışken onun varlığı bana çok iyi gelmişti. Bu arada ikimizin de ilk evliliği, 1,5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 5-6 kez geldi, uzun görüşmelerimiz oldu, ilk başlar aileme söylemedim çünkü ailem direkt kabul et derler diye düşündüm. Sonra aileme söyledim önce ben çok gel gitliydim, yeni bir ülkeye gitmek gözümü korkuttu. Neyse sonuçta biz evlendik. Ama evlenmeden önce bende çok ciddi bi isteksizlik oldu, hatta hersey organize edilmişti ben bırakmak istedim, eşime de bunu söyledim, o devam edelim vs dedi. Eşim beni begeniyor ve o da artık evlenmek bir düzen oturtmak istiyordu. Bendeki isteksizliği ailemle de konuştum, annem saçmalama dedi, ablam bence sen şu an evlilikten korkuyorsun ondan böyle dedi. Sonuçta evlendim. Ama şu an mutlu değilim. Sürekli eski yaşantımı arıyorum. Eşim evden çalışıyor, bilmediğim bir ülkede 7/24 eşimle birlikteyim. Akşam yatıyoruz sabah kalkıyoruz birlikteyiz. Ben depresyona girdim ilk andan itibaren, şimdi biraz daha iyiyim ama, işimi bırakmak kendimi aşırı ise yaramaz hissettirdi, sabah yataktan kalkmak istemiyorum, 9-10 a kadar uyumak istiyorum. Eşim 7 de kalkar, istisnasız her sabah duş alır, haftada en az 4 gün sabah kalkar ya yürüyüşe gider ya gym e. Gelir duşunu alır, kahvesini yapar, ise oturur. Ben hiç kalkmak istemiyorum, beni çok zorladı ama yataktan kalkmak için bir sebebim yok, yürümek çok zor geliyor. Tr de sabah 7:30 da evden çıkardım ise giderdim. Burda öyle bir motivasyonum yok. İlk zamanlar neden evlendim diye çok ciddi pişmanlık yaşadım, ne yapacağım ben diye çok düşündüm. Eşim iyi biri ama onun iyi biri olması yetmedi, burda kendi hayatım yok, sürekli beraberiz. Bu arada cinsel hayatımız da hiç iyi degil, benden kaynaklı, bende hiç istek yok nerdeyse, sürekli eski günlerimi özlüyorum, anda değilim. Eşim başlarda sabırlıydı ama o da bıktı bu halimden, bazen hergun kavga ediyoruz, o beni çok tembel buluyor, bir sürü şeyden tartışıyoruz, eşim de çok eleştirel biri, sen boyle degildin, beni kandırdın diyor bazen de boyle bisey yok tabi ki, kandırmak degil benim Tr deki hayatım boyle değildi, burda tanımadığım bir çevre, tamamen geldim ve onun hayatının içine girdim. Ne yapıcam bilmiyorum, onun Tr ye donmek gibi durumu yok, işi burda, benim burda ise gitmem çok kolay degil, çok emek gerek ve zor baya. Geri dönmek bir seçenek ama şikayet ettiğim hayata dönücem, ama şu an evim yok evimi dagittim, işimden istifa ettim, o şartlarda bir ise gitmem zor, ailem donmemi hiç istemiyor. Onların gözünde olmeden beni de birine emanet etmiş oldular. Ama ben burda hiç mutlu değilim, esimden giderek soğudum, depresif hayatım beni korkutuyor, kendime ait özel hayatım yok, giderek eşime bagimli bir hayatım oluyor ama bu halde geri dönsem elalem ne der, gitti 4-5 ayda geri dondu, rezillik diye düşünüyorum.
Ben eşinize üzüldüm nedense.
 
Neden sadece esıme? Yaşadığım şeyi yaşasaydınız anlardınız ne kadar zor bir durumda olduğumu.
Sen nasıl oldun? Daha iyi misin? Konuyu açtığın zamanın üzerinden 1 ay geçmiş neredeyse biraz daha alışabildin mi?
 
Bence çok mantıksız
Dinlenin gezin
Çocukta yok
Dil kursuna veya hobi kursuna gidin
Sonrasında olmazsa eğer bir işe girip çalışırsınız
 
Sen nasıl oldun? Daha iyi misin? Konuyu açtığın zamanın üzerinden 1 ay geçmiş neredeyse biraz daha alışabildin mi?
Biraz daha iyiyim akışına bıraktım. Bazı günler iyi hissediyorum bazı günler kötü… Geziyorum tabi, arkadaşlarımızla görüşüyoruz, 2 gün kursa gidiyorum ama yine de alışmakta zorlanıyorum. Artık kendimi suçlamayı ve neden boyle bir karar verdim demeyi bıraktım :) En önemli adım bu bence ☺️Esim de eskiye göre daha iyi gibi, evliliğe alışmaya çalışıyoruz.
Özellikle burda yazan birkaç arkadaş vardı elalemin sözünü boşverin vs diyen, onları okumak iyi geldi ♥️ Göç psikolojisi zor, bunu ancak yaşayan anlar..
teşekkürler sorduğunuz için♥️
 
Biraz daha iyiyim akışına bıraktım. Bazı günler iyi hissediyorum bazı günler kötü… Geziyorum tabi, arkadaşlarımızla görüşüyoruz, 2 gün kursa gidiyorum ama yine de alışmakta zorlanıyorum. Artık kendimi suçlamayı ve neden boyle bir karar verdim demeyi bıraktım :) En önemli adım bu bence ☺️Esim de eskiye göre daha iyi gibi, evliliğe alışmaya çalışıyoruz.
Özellikle burda yazan birkaç arkadaş vardı elalemin sözünü boşverin vs diyen, onları okumak iyi geldi ♥️ Göç psikolojisi zor, bunu ancak yaşayan anlar..
teşekkürler sorduğunuz için♥️
Çok sevindim daha iyi olmanıza 💛
Göç etmek inişli çıkışlı bir süreç. Cidden yaşamadan anlaşılacak bir şey değil.
Siz sıkmayın canınızı her şey zamanla rayına oturacak. Evet bazı günler diğerlerinden daha zor olacak ama hayat da böyle aslında. Çoğu zaman biz koşturmaktan farkına varamıyoruz.
Umarım siz ve eşiniz için daha iyi olur her şey🌸
 
Insallah hepimiz için güzel olsun hersey. Benim genel problemim hata yapınca kendimi çok suçlamak ve en büyük eleştiriyi kendim yapmak. Artık diyorum ki olabilir hersey ♥️
Sizde mi başka ülkedesiniz ?
 
Teşekkürler aynen öyle köklerinden ve baglarindan kopmak farklı birşey, daha önce de yurtdışı tecrübem olmasına rağmen evlilik başka biseymis, bunu yaşamadan anlayamazdım.
Bazi arkadaşların yorumlarına bişey diyemiyorum, tabi ki herkesin yorumu kendince değerlidir, herkes kendi baktığı yeri görüyor.. tesekkurler yine de
Bu arada buraya yazma sebebim belki benzer şeyler yaşayan ya da farklı konularda da olsa zorlananları görmek içindi. Hepimiz insanız, kimi işi birakinca, kimi evlenince, kimi çocuk dogurunca zorla bir zor süreç geçirir. Bunları paylaşmak, okumak iyi geliyor.
Evlenip yurtdışına geldim bende ve hayatımı tam anlamıyla oturtmam 5 yılımı aldı. İlk yıl sadece dil kursuna gidip, gezmekle geçti, yaşadığım şehirde çok kayboldum. Sonraki birkaç yıl part time öğrenci işlerinde çalıştım, maalesef mesleğim ingilizce ile devam edebileceğim bir meslek değildi ve dili öğrenmek zorundaydım. Part time çalışmaya devam edip dil kurslarına gittim en sonunda bir gün cesaretimi toplayıp kendi alanımda bir yere cv gönderdim ve oldu. İlk bir yıl berbattı ağlayarak gittiğim çok oldu dilden ötürü çok zorlandım, konuşamıyorum, sürekli hatalı cümle kuruyorum, anlamıyorum çünkü diyalekt konuşuyorlar… Bir yılın sonunda artık çok daha akıcı konuşmaya ve anlamaya başladım, konuştukça çevrem genişledi, iş arkadaşlarımla samimi olmaya başladım, espri yapmaya gülmeye güldürmeye başladım. Şuan kendi mesleğimde beşinci senem, bazı lokasyonlar özellikle benimle çalışmak istediklerini söylüyorlar üstlerime inanılmaz mutlu oluyorum.

Yaşadığınız süreç birçok göçmenin yaşadığı süreç, adaptasyon süreci tam olarak bu. Yaşadığınız ülke-şehir neresi bilmiyorum ama mutlaka göçmen kadınların kurduğu whatsap-face-insta grupları vardır, araştırın, girin o gruplara kendi çevrenizi oluşturun. O gruplarda birçok kadın sizinle aynı durumda ya da bu yollardan geçmiş. Kahve içmek isteyen var mı diye yazıyorsunuz bir saate beş on kişi toplanıyorsunuz eminim size iyi gelir ve yaşadığınız ülkenin dilini konuşun. Vasıfsız iş demeyin, girin, konfor alanı terkedilmedikçe dili öğrenemiyorsunuz. Çok kişi tanıyorum eşinin işi dolayısıyla gelip Üni diplomasıyla kasiyerlik vs yapan çünkü bu bir basamak hem sosyalleşmek hem de dil öğrenmek için.
 
Bilmedigi hayatlar ve tecrübeler hakkinda cayir cayir ahkam kesen insanlara oldum olasi uyuz olmusumdur :) ama tek tek alintilamaya ve tartismaya degmez.

Konu sahibi siz yalniz degilsiniz. Göcmenlik tecrübemle bunu yaziyorum; tanistigim onlarca kadindan sadece birkaci bu hissi hic tatmadi onun disinda %90-95 oraninda göcmen kadinlarin yasadigi tanidik bir his bu. Aradaki farki da su parametreler belirliyor; is bulup giden hizli adapte olur/ esiyle Türkiyede oturmus güzel bir evliligi olup birlikte karar verip göcen iliskilere sahip kadinlarin adaptasyonu farkli oluyor. Onun disinda tüm kadinlar sizinle ayni seyleri yasiyor ve hissediyor. Su an cok yenisiniz bana göre en az bir sene hatta 2 sene vermelisiniz bu adaptasyon mevzusuna. Facebookta göcmen kadinlar grubuna üye olun oradan bulundugunuz sehri yazarak bir paylasim yapin yeni arkadaşlar edinmek istediginizi söyleyin. Muhakkak birileri cikacaktir ve sizin bu kara bulutlarinizi dagitmaniza yardimci olacaktır cünkü damdan düşenin halini damdan düşen anlar :)
 
Evlenip yurtdışına geldim bende ve hayatımı tam anlamıyla oturtmam 5 yılımı aldı. İlk yıl sadece dil kursuna gidip, gezmekle geçti, yaşadığım şehirde çok kayboldum. Sonraki birkaç yıl part time öğrenci işlerinde çalıştım, maalesef mesleğim ingilizce ile devam edebileceğim bir meslek değildi ve dili öğrenmek zorundaydım. Part time çalışmaya devam edip dil kurslarına gittim en sonunda bir gün cesaretimi toplayıp kendi alanımda bir yere cv gönderdim ve oldu. İlk bir yıl berbattı ağlayarak gittiğim çok oldu dilden ötürü çok zorlandım, konuşamıyorum, sürekli hatalı cümle kuruyorum, anlamıyorum çünkü diyalekt konuşuyorlar… Bir yılın sonunda artık çok daha akıcı konuşmaya ve anlamaya başladım, konuştukça çevrem genişledi, iş arkadaşlarımla samimi olmaya başladım, espri yapmaya gülmeye güldürmeye başladım. Şuan kendi mesleğimde beşinci senem, bazı lokasyonlar özellikle benimle çalışmak istediklerini söylüyorlar üstlerime inanılmaz mutlu oluyorum.

Yaşadığınız süreç birçok göçmenin yaşadığı süreç, adaptasyon süreci tam olarak bu. Yaşadığınız ülke-şehir neresi bilmiyorum ama mutlaka göçmen kadınların kurduğu whatsap-face-insta grupları vardır, araştırın, girin o gruplara kendi çevrenizi oluşturun. O gruplarda birçok kadın sizinle aynı durumda ya da bu yollardan geçmiş. Kahve içmek isteyen var mı diye yazıyorsunuz bir saate beş on kişi toplanıyorsunuz eminim size iyi gelir ve yaşadığınız ülkenin dilini konuşun. Vasıfsız iş demeyin, girin, konfor alanı terkedilmedikçe dili öğrenemiyorsunuz. Çok kişi tanıyorum eşinin işi dolayısıyla gelip Üni diplomasıyla kasiyerlik vs yapan çünkü bu bir basamak hem sosyalleşmek hem de dil öğrenmek için.
Teşekkür ederim tecrübelerinizi paylaştığınız için, çok sevindim sizin adınıza mesleğinizi yapacak seviyeye gelmeniz, bunlar çok güzel şeyler bir yerde, bir ülkede bu seviyeye gelmek takdir edilesi.
Bahsettiğiniz grubu biliyorum, göçmen kadınlar ♥️
Bizim bulunduğumuz yerde de eşimin arkadaşlarından çok aile var görüştüğümüz. Onlar da beni anlıyor zaten, isteyerek geldiği halde benzer sorunlar yaşayan var, diğer taraftan hiç adaptasyon sorunu yaşamayan da var… Sadece ilk başlarda eşim anlayamadı, o beni üzdü biraz. Anladığını söylese de 1-2 ayda geçmesi gerek gibi düşündü. Ama diğer ailelerle konuştukça, özellikle kadınlarda bu kadar kolay olmadığını görünce eskisi kadar bişey demiyor.
Göç çok farklı, neleri geride bıraktığınızla, bundan sonrası için beklentilerle de alakalı… Ama bence kadınları erkeklerden daha çok etkiliyor.
Tavsiyelerinizi dinleyeceğim, ben de ilk etapta vasıfsız demeden bir işe girmeyi düşünüyorum. Çünkü benim motivasyonum zorunlu bir şekilde evden çıkmak, sorumluluk almak..
 
Back
X