Yeni evlilik yeni ülke

Özür dilerim haklısın. Çok doğru bir noktaya değindin aslında. Neden yurtdışına gittiğinde bu yaşandı? Hayatında verdiği en radikal karar olabilir. Kırılma noktaları yaşanıyor bu kararları verirken ve verdikten sonra ve muazzam acılar çekiyoruz aslında. Kendimden baz alarak konuşmak istiyorum belki ben de kendini görürsün ya da başkası. Ben Türkiye’de yaşarken hayatın olağan akışına o kadar kendimi kaptırmıştım ki iş güç sevgili günlük uğraşlar bir şeyleri bilinçsiz içimde hissetsem de günlük mutluluklarla yetinen ama içten acı çeken biri olduğumu hissediyordum. Sonra yansıttım bu ülkeden gitmem lazım sorun burada herkes mutsuz vesaire kurtulurum sandım. Tabi kolay geliyor zaten tatile falan gidiyorum yurtdışına hani özgüvenim var sanıyorum. Kendi karakter güçlerime de güveniyorum sanıyordum. Yaparım ederim falan filan.. ama yas kayıp her zaman yaşıyoruz bu yaşımıza kadar çevremizle kendimizle nesnelerimizle kurduğumuz ilişki birden bitiyor bambaşka bir çevreye doğaya ait olmaya çalışıyor yeni bir benlik oluşuyor. Ne eski sensin ne yeni sen olabilecek gücün ve sabrın kalıyor. Aslında çok şey anlatırım bu konular üzerine o kadar ki düşünmek benim yeni işim oldu. Beni düşündürttüğün için ayrıca teşekkür ederim yine. Yani demme o ki kayıb ve yas ile beraber eski kimliğimizle veda etmek krize sebep oluyor çünkü belki o rutinler içinde de biraz da olsa mutluydu düşünmüyordu. Örneğin anne karnından çıktığımızda ağlıyoruz , ilk evden ayrılışımızda ağlıyoruz. Kına yakılırken ağlarız anne olduğunda bir tandan da depresyona girersin. Eski sene veda ediyorsun o da bilinçli ya da bilinçsiz tüm bu değişimlerin yasını tutuyoruz. Yeni bir Bebek gibi büyümek Zorunda kalıyoruz ne eskisi ile aynı, Ne de ondan farklı. Hayatımda verdiğim her karar beni kim olduğumu sorgulatıyor ama genellikle hep acı ile birlikte:( Bu arada kimlik krizini her zaman yaşıyoruz bazılarını tolere edebiliyor bazılarını edemiyoruz. Dağınık yazdım kusura bakma! Umarım sen bu denli bir kriz yaşamazsın çünkü depresyonla beraber geliyor libidon yok oluyor:(
benim libido doğuştan sıfır o yüzden sıkıntı yok, yine de iyi dilekleriniz için teşekkür ederim. kimlik krizi dediğiniz şeyi anladım. fakat bu konu sahibinde bu durumu tetikleyen ve bence depresyona sokan durum yurtdışına çıkması değil. yani yurtdışına çıkması %10 sebepse, %90ı eşinden destek görmemesi kaynaklı. adam onun orada tek dayanağı, bile isteye onu oraya götürdü. şimdi de beni kandırdın diyormuş. korkunç bir suçlama ve nankörlük örneği. bu evlilik yurt dışında değil yurt içinde olsaydı ve konu sahibi yine işsiz kalsaydı, evin tüm işini yaptırmasına rağmen bu adam yine nankörlük edecekti. failin sadece kocası olduğunu düşünüyorum bu yüzden.
 
Özür dilerim haklısın. Çok doğru bir noktaya değindin aslında. Neden yurtdışına gittiğinde bu yaşandı? Hayatında verdiği en radikal karar olabilir. Kırılma noktaları yaşanıyor bu kararları verirken ve verdikten sonra ve muazzam acılar çekiyoruz aslında. Kendimden baz alarak konuşmak istiyorum belki ben de kendini görürsün ya da başkası. Ben Türkiye’de yaşarken hayatın olağan akışına o kadar kendimi kaptırmıştım ki iş güç sevgili günlük uğraşlar bir şeyleri bilinçsiz içimde hissetsem de günlük mutluluklarla yetinen ama içten acı çeken biri olduğumu hissediyordum. Sonra yansıttım bu ülkeden gitmem lazım sorun burada herkes mutsuz vesaire kurtulurum sandım. Tabi kolay geliyor zaten tatile falan gidiyorum yurtdışına hani özgüvenim var sanıyorum. Kendi karakter güçlerime de güveniyorum sanıyordum. Yaparım ederim falan filan.. ama yas kayıp her zaman yaşıyoruz bu yaşımıza kadar çevremizle kendimizle nesnelerimizle kurduğumuz ilişki birden bitiyor bambaşka bir çevreye doğaya ait olmaya çalışıyor yeni bir benlik oluşuyor. Ne eski sensin ne yeni sen olabilecek gücün ve sabrın kalıyor. Aslında çok şey anlatırım bu konular üzerine o kadar ki düşünmek benim yeni işim oldu. Beni düşündürttüğün için ayrıca teşekkür ederim yine. Yani demme o ki kayıb ve yas ile beraber eski kimliğimizle veda etmek krize sebep oluyor çünkü belki o rutinler içinde de biraz da olsa mutluydu düşünmüyordu. Örneğin anne karnından çıktığımızda ağlıyoruz , ilk evden ayrılışımızda ağlıyoruz. Kına yakılırken ağlarız anne olduğunda bir tandan da depresyona girersin. Eski sene veda ediyorsun o da bilinçli ya da bilinçsiz tüm bu değişimlerin yasını tutuyoruz. Yeni bir Bebek gibi büyümek Zorunda kalıyoruz ne eskisi ile aynı, Ne de ondan farklı. Hayatımda verdiğim her karar beni kim olduğumu sorgulatıyor ama genellikle hep acı ile birlikte:( Bu arada kimlik krizini her zaman yaşıyoruz bazılarını tolere edebiliyor bazılarını edemiyoruz. Dağınık yazdım kusura bakma! Umarım sen bu denli bir kriz yaşamazsın çünkü depresyonla beraber geliyor libidon yok oluyor:(
Yazım şeklinize üslubunuza bayıldım. Harika .K.K. bu denli kendini ifadeye edebilen kadınlar görmek sevindirici
 
Merhaba herkese,
4 aylık evliyim, evlenip eşimin yaşadığı ülkeye geldim. Ama 4 aydır bogulmak uzereyim, alışamadım hiçbir şeye, ne evliliğe, ne ülkeye, ne ailemden ayrılmaya. 40 yasindayim bu arada, geç bir evlilik yaptım, mantık evliligi oldu. Yanlış anlaşılmasın maddiyat degil mantık evliliği diyince, aşk degil yani.. ben Tr de 15 yıldır calisiyordum, yaklaşık 10 yıldır yalnız yaşıyordum. Annem babam ve ablam ayrı şehirlerdeydi benden. Yilda en fazla 1-2 ay gorusuyorduk onlarla. Artik yalnız olmak, hayatı tek başıma goguslemek zor geliyordu, hayat arkadaşım olsun istiyordum. Çevremdeki çoğu insan evliydi, biliyorum herkes çok da mutlu değil tüm evlilikler harika değil ama yalnızlık da artık çok dokunmaya baslamisti. Bu arada maddi bir sıkıntım yoktu, çok zengin degildim ama güzel bir evim vardı, istediklerime ulaşabiliyordum, ailem bir şeye karismazdi, Tr nin 4 te 3 ünü gezdim diyebilirim. Avrupadada gormedigim 1-2 ülke var, bazilarina birden çok kez gittim. Yilda en az 1 kere yurtdışına çıkıyordum. İşimi sevmiyordum, çok bunalmistim hele son 1-2 yıl cikmaza girmiştim. Annem babam 70 yaşlarının üstündeler artık her açıdan evlen diye baskı yapıyorlardı. Haklilardi da, biz bugün varız yarın yokuz diyorlardı. Bu arada ben ailemle de gezmeyi çok severim onlarla da çok gezmisligimiz var. Ama bu gezilerde onlar maddi destek olsa da organizasyonu hep ben yapardım. Neyse ailem artık kendine bir hayat arkadaşı bul biz yaşlandık vs vs diyip duruyordu. Özellikle annem ciddi baskı yapıyordu. Eşimle boyle bir psikolojide tanıştım, ortak tanıdığımız arkadaş vesilesi ile benden 10 yaş büyük. Enerjik, sportif biri, mantık olarak çok uymuştuk. İkimiz de gezmeyi seviyorduk, eşimin yanında kendimi güvende hissediyordum, bu zamana kadar herseyi yanlız yapmışken onun varlığı bana çok iyi gelmişti. Bu arada ikimizin de ilk evliliği, 1,5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 5-6 kez geldi, uzun görüşmelerimiz oldu, ilk başlar aileme söylemedim çünkü ailem direkt kabul et derler diye düşündüm. Sonra aileme söyledim önce ben çok gel gitliydim, yeni bir ülkeye gitmek gözümü korkuttu. Neyse sonuçta biz evlendik. Ama evlenmeden önce bende çok ciddi bi isteksizlik oldu, hatta hersey organize edilmişti ben bırakmak istedim, eşime de bunu söyledim, o devam edelim vs dedi. Eşim beni begeniyor ve o da artık evlenmek bir düzen oturtmak istiyordu. Bendeki isteksizliği ailemle de konuştum, annem saçmalama dedi, ablam bence sen şu an evlilikten korkuyorsun ondan böyle dedi. Sonuçta evlendim. Ama şu an mutlu değilim. Sürekli eski yaşantımı arıyorum. Eşim evden çalışıyor, bilmediğim bir ülkede 7/24 eşimle birlikteyim. Akşam yatıyoruz sabah kalkıyoruz birlikteyiz. Ben depresyona girdim ilk andan itibaren, şimdi biraz daha iyiyim ama, işimi bırakmak kendimi aşırı ise yaramaz hissettirdi, sabah yataktan kalkmak istemiyorum, 9-10 a kadar uyumak istiyorum. Eşim 7 de kalkar, istisnasız her sabah duş alır, haftada en az 4 gün sabah kalkar ya yürüyüşe gider ya gym e. Gelir duşunu alır, kahvesini yapar, ise oturur. Ben hiç kalkmak istemiyorum, beni çok zorladı ama yataktan kalkmak için bir sebebim yok, yürümek çok zor geliyor. Tr de sabah 7:30 da evden çıkardım ise giderdim. Burda öyle bir motivasyonum yok. İlk zamanlar neden evlendim diye çok ciddi pişmanlık yaşadım, ne yapacağım ben diye çok düşündüm. Eşim iyi biri ama onun iyi biri olması yetmedi, burda kendi hayatım yok, sürekli beraberiz. Bu arada cinsel hayatımız da hiç iyi degil, benden kaynaklı, bende hiç istek yok nerdeyse, sürekli eski günlerimi özlüyorum, anda değilim. Eşim başlarda sabırlıydı ama o da bıktı bu halimden, bazen hergun kavga ediyoruz, o beni çok tembel buluyor, bir sürü şeyden tartışıyoruz, eşim de çok eleştirel biri, sen boyle degildin, beni kandırdın diyor bazen de boyle bisey yok tabi ki, kandırmak degil benim Tr deki hayatım boyle değildi, burda tanımadığım bir çevre, tamamen geldim ve onun hayatının içine girdim. Ne yapıcam bilmiyorum, onun Tr ye donmek gibi durumu yok, işi burda, benim burda ise gitmem çok kolay degil, çok emek gerek ve zor baya. Geri dönmek bir seçenek ama şikayet ettiğim hayata dönücem, ama şu an evim yok evimi dagittim, işimden istifa ettim, o şartlarda bir ise gitmem zor, ailem donmemi hiç istemiyor. Onların gözünde olmeden beni de birine emanet etmiş oldular. Ama ben burda hiç mutlu değilim, esimden giderek soğudum, depresif hayatım beni korkutuyor, kendime ait özel hayatım yok, giderek eşime bagimli bir hayatım oluyor ama bu halde geri dönsem elalem ne der, gitti 4-5 ayda geri dondu, rezillik diye düşünüyorum.
Merhaba,

Bunlari evlilik öncesinde konuşup tartışmanız gerekiyordu şuan degil. Olmuyorsa da elbette zorlamanın anlamı yok. Evlilik, cinsellik ile iç içe , 40 yaşında bir kadın gibi değil de 15 yaşında bir evliliğe zorla sürüklenmiş gibisiniz. Ülke değiştirmek de keza öyle. Bunlari hep yapmadan önce muhakeme etmek gerekiyordu. Şikayet etmek yerine eşinizle konuşmalı ve bir yol bulamaz iseniz bu mutsuz döngüden kurtulmalısınız. Unutmayın bu hayatı siz seçtiniz.
 
Fransizca konusulan bolgesinde misiniz? Yani hani cok iyi bir isi olan ingilizce de biliyordur cunku. Kanada da olsam elli tane ise girerim nitelikli mesela cogu insan gibi. Bi ise girsen biraz adaptasyonun artar. Fr kursuna mi gidiyorsun yoksa? Oyleyse sifirdan ogrenip ise gircek seviyeye gelmek de mesele fransizcada.
 
eşinizle mantık evliliği yaptınız o zaman. çok severek evlenseydiniz 4 ayda bu hale gelemezdiniz bence. dipdibe de olsanız 4 ay yani.
demekki hiçbir yaşta mantık evliliği yürütülemiyor. ben de bunu anlamış oldum
 
eşinizle mantık evliliği yaptınız o zaman. çok severek evlenseydiniz 4 ayda bu hale gelemezdiniz bence. dipdibe de olsanız 4 ay yani.
demekki hiçbir yaşta mantık evliliği yürütülemiyor. ben de bunu anlamış oldum
evet. Ben, koca buldum diye koşa koşa evlenmşsin yazdım ve beğenilmedi. Oysa ki belli bir yaştan sonra yapılan MANTIK evlilikleri tamamen MANTIK DIŞI bence. Koca buldum aman nolacak işi gücü var gurbetçi, kesin parası vardır deyip evlenler niyeyse biz bunu dile getirince bize kızıyor.

Niye bu kadar emin konuşuyorum. Çünkü ben de 40 yaşında evlendim dostum o yollardan geçtim 😂😂😂😂😂😂 insan evde kaldım eyvahhhhh diyor. Uygun biri çıkınca da cumburlop atlıyor. Yok öyle diilll yok böyle diiil demek kendini kandırmak oluyor. Sevmedin aşık olmadın ten uyumu yok. Amaç evli olmaktı. Evlendin. Ve gördün ki evlilik çok da matah bişi diilmiş. Karşıdaki adamı sevmek lazım ki katlanasın. Duygusal bağ şart. Tutku şart. Tutku yoksa eziyet oluyor o ev. O hayat.

Ben aşkımdan sırılsıklam değildim yani bu sözler bana da uygun 😂😂😂😂
 
Bugun forumda 2. Yurtdisina geldim napicam konusu
Arkadaslar her şeyi bir kenara bırakıp sunu düşünün dünya 3 gun herkesin mutlu olmaya hakki var
Bir başkasına haksizlik etmediğiniz sürece mutlu olacağınız sekilde yaşayın
Ülkeme dönersem mi mutlu olurum
Dönüyorum
Bu evlilik biterse mi mutlu olurum
Boşanıyorum

El aleme gore yaşanmaz el alem ne der diye yaşanmaz el alem konusur 3 gun konuşur unutur siz kendi yaşantıniza odaklanın
 
Amerikada community college var kanada da yok mu bi meslek hakkında eiğitim alın madem oralara gittiniz saatlik olsa bi işe girin sosyalleşin gerekirse destek al bu evliliğş yürütmek istiyorsan eşinle de konuş al karşına durumu nasıl ehliyet al mesela zaten boğucu bölge iyice depresyona sokar
 
Ben de Kanadadayım😂 Kanada büyüklüğü ile insanı yutacak bir ülke ve hiçbir şey burada kolay değil ama ben döneceğim Sevgili arkadaşım ne istediğim ne istemediğimle ilgili farkındalık sahibi oldum. İlk geldiğimde böyle değildi tabi tam bir ilüzyon her yer yemyeşil bisikletle ile yolculuk yapabiliyorum vesaire düzen sessizlik sakinlik. Kendi ülkemde de o kader bıkmıştım ki senin gibi neresi olursa gideceğim dedim kimseyi görmek istemiyorum. Bana ağır geliyordu kendi ülkemde yaşanan her şey ama gitmek çözüm değilmiş hem uzak hissediyorum hem de kendi ülkeme çok yakın çünkü burda kimsede bir bağ yok Türk olanlarda bozulmuş. Dönmek de ağır geliyor kariyerimi bıraktım. Bu arada kimlik konusuna gelince yaptığınız seçimler evlendiğiniz kişi sevme biiçiminiz hepsi kimliğinizle ilgili. 20-30 yaşlarında bunlar üzerine pek düşünmüyorsunuz ama 40 da zor oluyor zaten inşaa edilmiş bir şeyleri yıkıp bir de üstüne o yorgunlukla tekrar başlamak herkes yiyemez bu boku g.t ister Yani. Kocanı sevsen de sevmesen de sevdiğini sansan da belli zihinlerde her şey birbirine karışıyor ve hepsi birbirinden bağlantısız şekilde ilerlemiyor. Yani kocanı sevsen de eski günlerini özleyip depresyona girip ondan uzaklaşabiliyorsun. Yaşam libidon düşüyor. Neyse yalnız değilsin. Yataktan her çıkamadığında sana sarılmak isterdim:(
Anlasildigimi hissettim teşekkürler :) dediğim gibi kiminle konuştuysam yurtdışına yerleşmiş bu yaşadıkların normal diyor. Daha uzun süren de var, daha kısa süren de… evet gerçekten bu kararı vermek kolay olmadı öncesinde yaşamış olup sevmiş olmam beni bu kısmı yaşamam diye düşündürtmüştü ama orda yanilmisim. Göç ile ilgili çeşitli yazılar okudum ilk aylar balayı diyor, sonrası biraz daha yas ve depresyon. Tabi bunları hiç yaşamayanlar da var, bikaç arkadaşım yurtdışına yerleşen onlarda boyle olmadı direkt adapte oldular. Siz de evlilik var mı ? Yoksa iş için mi ?
 
Ben de neredeyse seninle aynındurumdayım. Eski hayatımı öyle özlüyorum ki tamamen boşluğa düştüm. Hangi ülkedesin bu arada? Mesela ben kesinlikle bu ülkeden gideceğim. Eşim yapabilrse Avrupa’ya o da olmadı kendi ülkeme. Kimse inin ne dediğinin bir önemi yok. Çoğu kişinin böyle bir deneyimi bile olmadı ki sana başarısız gözüyle baksınlar. Göç etmek özellikle belli bir yaştan sonra çok daha zor. Kendine zaman tanı ve şefkatli ol.

Bu özerklik meselesi il veya ülke değiştirmemiş olmama rağmen bende de olmuştu o açıdan sizi anlıyorum. Üstüne bir de ülke değiştirmişsiniz. 1 yılı bulur geçer bi düzene oturtmanız. Eşiniz 2 gün dışarda çalışsın kendinizi eve, evi de size ait hissedebilin. Bu durumda çalışmamak bi artı bence ben çalıştığım için akşamdan akşama evde oluyordum onda da hep eşimleydim ev de küçüktü nefes alacak bi alanım yok gibi hissediyordum. Mantık evliliğiyle alakası yok çok aşık olarak evlenmiştim. Biraz karakter meselesi yalnız kalmak beni deşarj eder ki siz yıllarca tek yaşamışsınız onun konforuna alışmışsınız. Hem kendinize hem eşinize zaman tanıyın. Sizi bunaltan konuları paylaşın ortak çözümler düşünün, eşiniz sizi iyi hissettirmek için çaba gösterdikçe eminim cinsel olarak da çekiciliği artacak gözünüzde :) karar vermek için acele etmeyin bence boşanılacak bir mesele değil ama bir gün başınıza gelecekse de amaann kim ne derse desin 3 gün konuşur bırakılar elalem için yaşanılmaz. O konuşanlar çok mu mükemmel hayatlara sahipler sanki
Haklısınız ben de bu durumu zihnimde normalleştirmeye calisiyorum, sonuçta yanlış da olabilir, yapacak bisey yok. İnsanlar aynı ülkede evlenip kısa sürede anlaşamayıp bosaniyor, ki ben bunları da normal görüyorum. Olabilir kimin ne yaşadığıni bilemeyiz. İnsanın olduğu her yerde hersey olabilir. Kimse başıma gelmez demesin, hersey insan için… Başkanlarını normal görurken kendime karşı biraz acimasizim, elalemi düşünüyorum. Kendimi olmazsa çözümsüz değil hiçbir şey diyerek rahatlatiyorum bir nevi…
 
Merhaba herkese,
4 aylık evliyim, evlenip eşimin yaşadığı ülkeye geldim. Ama 4 aydır bogulmak uzereyim, alışamadım hiçbir şeye, ne evliliğe, ne ülkeye, ne ailemden ayrılmaya. 40 yasindayim bu arada, geç bir evlilik yaptım, mantık evliligi oldu. Yanlış anlaşılmasın maddiyat degil mantık evliliği diyince, aşk degil yani.. ben Tr de 15 yıldır calisiyordum, yaklaşık 10 yıldır yalnız yaşıyordum. Annem babam ve ablam ayrı şehirlerdeydi benden. Yilda en fazla 1-2 ay gorusuyorduk onlarla. Artik yalnız olmak, hayatı tek başıma goguslemek zor geliyordu, hayat arkadaşım olsun istiyordum. Çevremdeki çoğu insan evliydi, biliyorum herkes çok da mutlu değil tüm evlilikler harika değil ama yalnızlık da artık çok dokunmaya baslamisti. Bu arada maddi bir sıkıntım yoktu, çok zengin degildim ama güzel bir evim vardı, istediklerime ulaşabiliyordum, ailem bir şeye karismazdi, Tr nin 4 te 3 ünü gezdim diyebilirim. Avrupadada gormedigim 1-2 ülke var, bazilarina birden çok kez gittim. Yilda en az 1 kere yurtdışına çıkıyordum. İşimi sevmiyordum, çok bunalmistim hele son 1-2 yıl cikmaza girmiştim. Annem babam 70 yaşlarının üstündeler artık her açıdan evlen diye baskı yapıyorlardı. Haklilardi da, biz bugün varız yarın yokuz diyorlardı. Bu arada ben ailemle de gezmeyi çok severim onlarla da çok gezmisligimiz var. Ama bu gezilerde onlar maddi destek olsa da organizasyonu hep ben yapardım. Neyse ailem artık kendine bir hayat arkadaşı bul biz yaşlandık vs vs diyip duruyordu. Özellikle annem ciddi baskı yapıyordu. Eşimle boyle bir psikolojide tanıştım, ortak tanıdığımız arkadaş vesilesi ile benden 10 yaş büyük. Enerjik, sportif biri, mantık olarak çok uymuştuk. İkimiz de gezmeyi seviyorduk, eşimin yanında kendimi güvende hissediyordum, bu zamana kadar herseyi yanlız yapmışken onun varlığı bana çok iyi gelmişti. Bu arada ikimizin de ilk evliliği, 1,5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 5-6 kez geldi, uzun görüşmelerimiz oldu, ilk başlar aileme söylemedim çünkü ailem direkt kabul et derler diye düşündüm. Sonra aileme söyledim önce ben çok gel gitliydim, yeni bir ülkeye gitmek gözümü korkuttu. Neyse sonuçta biz evlendik. Ama evlenmeden önce bende çok ciddi bi isteksizlik oldu, hatta hersey organize edilmişti ben bırakmak istedim, eşime de bunu söyledim, o devam edelim vs dedi. Eşim beni begeniyor ve o da artık evlenmek bir düzen oturtmak istiyordu. Bendeki isteksizliği ailemle de konuştum, annem saçmalama dedi, ablam bence sen şu an evlilikten korkuyorsun ondan böyle dedi. Sonuçta evlendim. Ama şu an mutlu değilim. Sürekli eski yaşantımı arıyorum. Eşim evden çalışıyor, bilmediğim bir ülkede 7/24 eşimle birlikteyim. Akşam yatıyoruz sabah kalkıyoruz birlikteyiz. Ben depresyona girdim ilk andan itibaren, şimdi biraz daha iyiyim ama, işimi bırakmak kendimi aşırı ise yaramaz hissettirdi, sabah yataktan kalkmak istemiyorum, 9-10 a kadar uyumak istiyorum. Eşim 7 de kalkar, istisnasız her sabah duş alır, haftada en az 4 gün sabah kalkar ya yürüyüşe gider ya gym e. Gelir duşunu alır, kahvesini yapar, ise oturur. Ben hiç kalkmak istemiyorum, beni çok zorladı ama yataktan kalkmak için bir sebebim yok, yürümek çok zor geliyor. Tr de sabah 7:30 da evden çıkardım ise giderdim. Burda öyle bir motivasyonum yok. İlk zamanlar neden evlendim diye çok ciddi pişmanlık yaşadım, ne yapacağım ben diye çok düşündüm. Eşim iyi biri ama onun iyi biri olması yetmedi, burda kendi hayatım yok, sürekli beraberiz. Bu arada cinsel hayatımız da hiç iyi degil, benden kaynaklı, bende hiç istek yok nerdeyse, sürekli eski günlerimi özlüyorum, anda değilim. Eşim başlarda sabırlıydı ama o da bıktı bu halimden, bazen hergun kavga ediyoruz, o beni çok tembel buluyor, bir sürü şeyden tartışıyoruz, eşim de çok eleştirel biri, sen boyle degildin, beni kandırdın diyor bazen de boyle bisey yok tabi ki, kandırmak degil benim Tr deki hayatım boyle değildi, burda tanımadığım bir çevre, tamamen geldim ve onun hayatının içine girdim. Ne yapıcam bilmiyorum, onun Tr ye donmek gibi durumu yok, işi burda, benim burda ise gitmem çok kolay degil, çok emek gerek ve zor baya. Geri dönmek bir seçenek ama şikayet ettiğim hayata dönücem, ama şu an evim yok evimi dagittim, işimden istifa ettim, o şartlarda bir ise gitmem zor, ailem donmemi hiç istemiyor. Onların gözünde olmeden beni de birine emanet etmiş oldular. Ama ben burda hiç mutlu değilim, esimden giderek soğudum, depresif hayatım beni korkutuyor, kendime ait özel hayatım yok, giderek eşime bagimli bir hayatım oluyor ama bu halde geri dönsem elalem ne der, gitti 4-5 ayda geri dondu, rezillik diye düşünüyorum.
Rahatlık batmış gibi size.. Eşiniz ile probleminiz yok ne diye geri döneceksiniz, sabahları kalkıp yürüyüş yapın eşinizle,evlilik veya eş ile ilgili bir sıkıntı yok,o dayanilmayack duruma geldi dediğiniz işten çıkmak koymuş size bayağı,Ne güzel sizi zorlayan böyle bir işten çıkma şansı elde etmişsiniz,çok negatifsiniz adamın da ruhunu emmişsiniz gibi,acil destek alın bir hobi bir uğraş bir iguanaları koruma derneğine falan kapağı atın,Bir şeyle uğraşmamak sizi depresyona sokmuş,silkelenin vitamin falan da alın çok sürmez bu gidişle adam boşanır sizden üzülürsünüz sonra
 
Öncelikle merak ettiğim bir şey var. Türkiye'deyken emekli olmanıza ne kadar kalmıştı? Dönünce aynı işte çalışabilecek misiniz? Dışardan sigorta ödüyor musunuz şimdi?
Asıl konunuza gelecek olursak, kendi köyümden biriyle evlenip memlekette yaşamaya başladım. Ailelerimizle yakınız, 2 evladım oldu. Tüm bunlara rağmen evliliğe o kadar zor alıştım ki. 5 yıl oldu, hala her gün sorguluyorum öyle söyleyeyim. Sizin durumunuz daha zor, çok uzak bir yere gitmişsiniz, çevrenizi, işinizi, 40 yıllık yaşamınızı bırakmışsınız. Yine de daha karar vermek için çok erken. Kendinize bir kaç ay, yıl daha verin. Bu süreyi Kanada'da yaşama deneyimi olarak görün. Eşinizi sevip sevmediğinizi iyi düşünün.
Yalnız yaşamak zor ama sevmediğin biriyle yaşamak tam bir işkence.
Elalemi de bu kadar takmayın lütfen. Kimse boş zamanlarında sizi düşünmüyor. ☘️
Evet işte bazı insanlarda evliliğe kolay adapte olmama durumu da var sanırım. Size de kolaylıklar diliyorum. Evlatlarinizla ailenizle sağlıkla sıhhatle 🌸
 
Bugun forumda 2. Yurtdisina geldim napicam konusu
Arkadaslar her şeyi bir kenara bırakıp sunu düşünün dünya 3 gun herkesin mutlu olmaya hakki var
Bir başkasına haksizlik etmediğiniz sürece mutlu olacağınız sekilde yaşayın
Ülkeme dönersem mi mutlu olurum
Dönüyorum
Bu evlilik biterse mi mutlu olurum
Boşanıyorum

El aleme gore yaşanmaz el alem ne der diye yaşanmaz el alem konusur 3 gun konuşur unutur siz
Valla öyle elalemi zihnimden atmam rahatlatıyor. Dünyanın sonu değil hiçbir şey. Haklısınız..


Bu sadece ülke değiştirdim napicam simarikligj gibi anlaşılmış. Aslında uzunca yazdım baya ama ne kadarı anlaşılmış şaşırdım. Eşim mükemmel bi insan gibi anlaşılmış. Evet eşim iyi yönleri olan biri ki zaten bunun için evlendim (maddi degil bu yönler eşimle maddiyat için evlenmedim ki öyle çok zengin biri de degil konu buysa). Esimde Tr de karşıma çıkan insanlarda bulamadığım bazı şeyler olduğu için evlendim ama zor yönleri de var ve gurbete gelince bunlar beni daha da zorladı. Herseyi birlikte yapmak istiyor mesela, biz sürekli birlikteyiz, boguluyorum bazen işte. Ben zaten hem karakter olarak ozgurken bi de 40 yaşıma kadar buna alışmışken daha da zor oldu. Bir de manupulatif taraflari var, bazı konularda beni anlamiyor ve kendi dogrularini manipülatif şekilde kabul ettirmeye çalışıyor. Bu erkeklerde olan bir özellik sanırım, normalde kendi hayatım olsaydı Tr de bunu daha çok tolere edebilirdim, kendi hayatım olduğu için ise gidince ya da arkadaşlarımla olunca dagitirdim kafamı ama burda öle bi seçeneğim yok.
Neyse tüm evlilik hayatımı dokmiyim şimdi ortaya :))
Sonuçta çocuk değilim arkadaşlar bu tabi ki düşünülmüş bir karardı, hatta olumsuz olursa da donme ihtimalimi bile düşünmüştüm daha doğrusu eşim beni biraz da öle ikna etmişti. Demişti ne olacak sanki dünyanın sonu mu, kaç yaşına geldik zaten deneyelim kendimize şans verelim olmazsa tek boşanan biz mi olucaz diye. Çünkü anlaşıyorduk ama beni korktuğum taraflar vardı. Neyse sonuçta evlendik ama şimdi boşanırsam diyorum ki rezillik…
Neyse cok uzun yazınca miy miy bi tip olmusum ama biraz dertleşmek istedim
 
Eşim Türk ama 20 yıldır burda yasiyor. Kardeşleri de burda yasiyor. Onlar da evli farklı şehirlerdeler, duzenleri var..
Senin de düzenin vardı. 50 yaşında adam sabahtan akşama kadar evde hele de kör aşık değil olsan bile 3 ayda gözüne batar insanın evde olan erkek illet resmen

İşi bu bisey demiyorum ama 20-30 yıl bireysel takılmış bir insanın bu düzene alışması imkansızdır.
Cinsellik olmaması çok normal iyice zaman geçtikçe eziyet gelip batacak eşin sana
 
Senin de düzenin vardı. 50 yaşında adam sabahtan akşama kadar evde hele de kör aşık değil olsan bile 3 ayda gözüne batar insanın evde olan erkek illet resmen

İşi bu bisey demiyorum ama 20-30 yıl bireysel takılmış bir insanın bu düzene alışması imkansızdır.
Cinsellik olmaması çok normal iyice zaman geçtikçe eziyet gelip batacak eşin sana
👍🏻
 
Anlasildigimi hissettim teşekkürler :) dediğim gibi kiminle konuştuysam yurtdışına yerleşmiş bu yaşadıkların normal diyor. Daha uzun süren de var, daha kısa süren de… evet gerçekten bu kararı vermek kolay olmadı öncesinde yaşamış olup sevmiş olmam beni bu kısmı yaşamam diye düşündürtmüştü ama orda yanilmisim. Göç ile ilgili çeşitli yazılar okudum ilk aylar balayı diyor, sonrası biraz daha yas ve depresyon. Tabi bunları hiç yaşamayanlar da var, bikaç arkadaşım yurtdışına yerleşen onlarda boyle olmadı direkt adapte oldular. Siz de evlilik var mı ? Yoksa iş için mi ?
Evet bunu ben de düşündüm neden bazıları bunları yaşamıyor. Kanada’ya gelip ertesi gün “ Kanada’da bana tuhaf gelen 5 şey” gibi saçma videolar çekeni bile gördü bu gözler. Düşünsene o kadar adapte olmuş ki nispeten orada olmayanlar için içerik üretiyor :) O sırada ben ise verdiğim kararları sorgularken buluyordum kendimi. Hayatın hangi noktasına çıkmış olman ile ve bu zamana kadar hangi hazları yaşamış olman ile ilgili bir durum sanırım. Hayatta az da olsa önceden bir etki alanın olmuş ise burada o tadı yakalamak için çok çaba göstereceğini bilmek bile hele de bu yaşta daha başlamadan vazgeçmene sebep oluyor. Bu hislerle boğuşmayanlar ise zaten o noktaya çıkamamışlar ki ne bilsinler. Senin durumun çok daha ağır hem yeni bir evliliğe alışmaya çalışıyorsun evlendiğin kişi Türk olsa bile türkiyedekiler gibi olmadığını fark etmiş bile olabilirsin. Bu ülke insanları çok sığlaştırıyor. Biz Türkiye’de o kadar duygularımızla hayata tutunuyoruz ki buraya geldiğinde insanlar tüketimden başka değerlerinin olmadığını fark ediyorsun. Büyük büyük evler büyük büyük marketler. Biz kendi ülkemizde her zaman gittiğimiz marketteki kasiyeri tanırız mesela. Bu bir örnek sadece. Duygularımız gerçektir burada insanlar Güler yüzlü ama pasif agresif şekilde. Benim eşim de kanada türkü. Şükür ki kendisi entelektüel bir çok şeyin farkında. Türkiye’de tanıştık ve 3 sene sonra gelmeye karar verdik ama nasıl bir geliş eşim yüksek lisans yapıyor para biriktirdik. İş falan buluruz dedik ama yok ekonomi de çok kötü burada. Öyle Türkiye’de kariyer yapıp da burada kasiyer bile olamamak çok koyuyor insana çünkü bazen o bile yok ki bana göre zaman geçirmekten başka bir uğraş değil :) Bana asla kolay olacak demedi. Olsun dedim yeter ki gideyim en fazla ne olabilir 😂 deneyim beni güçlendirir ama ne kriz. Orta yaş krizi de vurdu bir yerden. Bu varoluşsal sıkıntılar değerler sorgulaması hele ki de yapayalnız hissederken dört nala üstüne hücum etti ediyor da. “ Beni buraya getirdi” diye neler diyorum bazen o aşık olduğum kocama. Bak aşk diyorum kocamı tüm varlığımla seviyorum Yani. Şu an bir sene daha burada kalmak zorundayım ama sadece kalmak, durmak, bir şey yapmadan varlık gösterebiliyor muyum,bir şey yapmamaya ne kadar dayanabilirim gibi kendime amaçlar edindim. Sabah kalkıp kuş seslerine odaklanıyorum mesela. Kalkıp güneşi izliyorum sadece ama sadece bir nesne seçip ona odaklanmaya çalışıyorum vesaire… Tabi her zaman bu şekilde gitmiyor ağlayarak kalkıyorum mesela çoğu zaman. Bir karar verdik sonuçları istediğimiz gibi olmadı bu sonuçlara nasıl daha güçlü dayanabiliriz bunu düşünmek lazım. Tekrar bir karar vereceksen de sağlıklı bir karar verebilecek psikolojide misin onu düşün? 4 ay evliliğin üzerine düşünmek için yeterli bir süre mi örneğin… Bu seviyede kadınlara ulaşabilmek için göç ve kadın kimliği üzerine yayınlar yapmayı da düşündüm kadın olmak her zamana daha zor çünkü düşünsene birbirimizi yukarı bile çekemiyoruz. Bununla ilgili daha çok araştırmam lazım:(
 
Back
X