Defilelere çıkan modellerin sadece giydikleri değil tırnakları da bizi yakından ilgilendiriyor. Bahar mevsiminin ilk günlerini yaşarken, tırnaklarına da baharın enerjisini yansıtmak istiyorsan, bu Renkli French manikür mutlaka denemelisin.
Renkli French manikür
Moda haftalarının favorisi renkli tırnaklardı! Mavi, yeşil ve pembe renklerini sık sık gördüğümüz defilelerden bizde ilham aldık. Sen de aşağıdaki adımları takip ederek pratik ve oldukça modern görünümlü tırnaklara kavuşabilirsin. Bu tırnakları renkli gözlükler veya çantalarla kombinleyerek baharın ışıltısını meydana çıkart.
Renkli French manikür
1. Adım:
Öncelikle tırnaklarını maniküre hazırlamak için baz kat uygulamalısın. Tırnağının ilk katına sürdüğün bu kat, tırnağının ojeden dolayı sararmasını ve zayıflamasını engelleyecektir.
2. Adım:
Şimdi rengini seçme zamanı! Bahar denilince aklına hangi renk geliyor? Mavi, yeşil veya sarı? Favori rengini seç ve tırnağının ucuna ince bir şerit halinde bahar rengini sür.
Editörün önerisi: Eğer ince ve düz şerit çekerken sıkıntı yaşıyorsan ( çok normal) bantlardan yardım alabilirsin. Şeffaf bantı tırnak ucunu açıkta bırakacak şekilde yapıştır ve ojeni sür. Ojen tamamen kuruduğunda bantı kaldırabilirsin.
3. Adım:
Şimdi tırnağını parlatma zamanı. Tırnak ucundaki renkli ojen kuruduktan sonra şeffaf oje uygula. Böylece ojen daha uzun süre tırnakta kalacaktır.
İşte bu kadar! Tırnak sanatının en pratik ve göz alıcı örneklerinden birini öğrendin. Artık okula veya işe giderken bu manikürü sık sık deneyebilirsin. Tercihine göre minik noktalarla tırnağını süsleyebilir veya sade bırakabilirsin. Emin ol arkadaşların tırnaklarını çok beğenecekler!
Bugün sizlere PortakalRengi.com’dan bahsetmek istiyorum! PortakalRengi.com bir Dermokozmetik sitesi. Ziyaret etmeye değer bu site, ürün gamı ile her kadının muhakkak alışveriş yapmak isteyeceği ve sonradan keyif alarak ziyaret edebileceği bir e-ticaret sitesi. Site henüz 6 aylık olmasına rağmen, titizlikle çalışan bir müşteri hizmetleri ekibi söz konusu. Bunun yanı sıra, ürün hakkında sizleri bilgilendiren, bilgili bir ekip de oluşturulmuş. Bu gibi nedenler sizi PortakalRengi.com ‘dan alışveriş yapmaya itecek sadece birkaç neden… Değil mi?
Diğer nedenlere gelelim mi? Site tasarımı ile de göz dolduruyor. Aslında bu sitenin tasarımsal konseptini uluslararası birkaç firmada gördüm. Bu da firmanın perspektifinin ne kadar geniş olduğunu gösteriyor. Ayrıca kolay kullanımı ile insana işkence veren sitelerin çok uzağında J Peki ya online bir alışveriş sitesinin olmazsa olmazı nedir? ‘Güven’ dediğnizi duyar gibiyim. Site ‘güven’ konusunda da sizi tatmin ediyor! Müşteri hizmetleri ile konuşurken ürün hakkında sorduğum sorulara verilen profesyonel cevaplar ürünler hakkında ne kadar bilgi sahibi olduklarını açıkça ortaya koyar nitelikteydi. Ayrıca sitede ödeme seçenekleri bir hayli fazla ” kapıda ve kredi kartı ödeme bununla beraber Bkm, İpara ” gibi birçok ödeme seçeneği de sunuluyor. Dikkatimi çeken bir başka şeyse satın al sayfasını tıkladığımda, bankalardaki gibi tarayıcıya ait adres çubuğunda yeşil bir bar çıkıyor. (Sanırım bunu da müşterinin daha güvenli ortamda alışveriş yapması için düşünmüşler.)
Site her anlamda müşteri adına hemen her şeyi düşünmüş diyebilirim. Ama biz de düşünecek ve sorgulayacak birkaç şey bulduk. Son dönemde artan internet kaynakları insanı bir şeyler bulma konusunda pek zorlamıyor. E-ticaret sitesinde dikkat edilecek hususlar dediğiniz de en önemli şeylerden birisi de, firmanın size ürününüzü ne kadar sürede ulaştırabileceği. Bu yüzden hemen firmanın adresine baktım. Bir de ne göreyim firma Ankara ‘da! Yani anlayacağınız nerede olursanız olun kargonuz size hızlı bir şekilde ulaşıyor. Sorguladığım ikinci nokta ise” Firma nasıl biliniyor” sorusu oldu. Muhakkak herkesin ilk yaptığı şey Google ‘ı açarak firma hakkında neler yazılmış neler söylenmiş bunlara bakmak oluyor. Ben sizin yerinize gerekli araştırmaları yaptım J Sonuç olumlu! Sayısız blogger tarafından bir sürü övücü makaleye rastlıyorum, bununla beraber neredeyse her gün ziyaret ettiğimiz internet sitelerinde de Portakalrengi hakkında bir sürü yazı okudum
Artık internet üzerinden alışveriş yapmak çok daha makul ve kolay. Dışarıda zamanımızı daha çok bakınmaktan yana kullanıyoruz. Bu da alışveriş yapmış olduğumuz siteleri ürün çeşitliliği ile ön plana çıkarıyor tabii. Portakalrengi.com ‘da çeşitlilik de bir hayli fazla Saç ürünlerine girdiğinizde Kerastase markasından tutun Davines e kadar Dünyaca ünlü birçok markaya ulaşabiliyosunuz. Aynı şekilde yine Cilt bakımına girdiğinizde ” BABE, Dermalogica, Avene, Neostrata, Lierac, Vichy ” gibi hemen hemen her markaya ulaşmak mümkün. Anlayacağınız çeşitlilik konusunda da müşteriyi mutlu ediyor J Sizlere diyeceğim o ki siteyi mutlaka deneyimleyin. Kendinizden bir şeyler bulacağınıza eminim! Sevgiyle Kalın..
Regl Döneminde Ağda Yapılabilir Mi? Regl dönemi bir kadının bedeninin yenilendiği ve yoğun hormon değişikliklerinin olduğu dönem anlamına gelmektedir. Bu nedenle regl dönemine yakın ve regl döneminde kadınlarda alınan tüyler daha fazla çıkar. Bu dönemin sonlanmasının ardından 2 ya da 3 gün içerisinde kendi dengesine kavuşan bayanlar ağda işlemini yaptırmalıdır. Bu zaman diliminde yapılan çok yararlı olmayacak ve tüy sorununun yenilenmesine bir ay içerisinde iki ya da 3 kere işlemin tekrarlanmasına neden olacaktır. Doğru bir periyotta yaptığınız ağda uygulaması sizin için faydalı olacak kesintisiz en az 3 hafta süren bir rahatlık sağlayacaktır.
Regl Döneminde Ağda Yapılabilir Mi?
Adet dönemi aynı zamanda kadının en duyarlı olduğu bütün vücudun aktif olduğu dönemlerden biridir. Bu dönemde hassaslaşan kadınlar ağda uygulamasına çok fazla ihtiyaçları varsa yapabilir ancak acıyı ve ağrıyı normalden fazla hissedebilirler. Bunun yanı sıra cildinizde tahriş beklediğinizden fazla bir hal de alabilir.
Ve bu dönemde yapılan işlemin bir kötü yanı da tüylerin adet dönemi içinde çıkabilecek olması size 3 hafta süren bu rahatlığı vermemesidir. Hormonların aktif olduğu bu dönemde tüylenme artar ve çeşitli bölgelerde hızlı bir şekilde tüylenme devam eder alsanız da tüyleriniz hormonların etkisiyle yeniden aktif bir şekilde uzayacak anlık bir çözüm haline gelecektir ağda.
Adetiniz bittikten sonra 3 gün bekleyerek gerçekleştireceğiniz işlem daha sağlıklı ve dengesini bulmuş bir vücuda gerçekleştirilecektir.
Regl Döneminde Ağda Yapılabilir Mi?
İstenmeyen Tüylerden Nasıl Kurtuluruz?
İstenmeyen tüyler herkes için büyük bir sorundur. Nedeni kişinin kendine güvenini dahi etkiliyor olması ve görünümü etkilemesidir. Özellikle kadınlarda daha sık olan bu durum güzelliğim simgesi olan ve bakım yaptırmayı seven bayanlar için daha büyük bir sorun olmaktadır. Nedeni ise çözümlerin ya geçici kısa süreli ya da kalıcı olmasıdır. İlk uygulamalarda herkes kolay yöntemlere gitmek istese de zaman içerisinde herkes sir ağdanın uzun süreli olarak sağladığı yarardan faydalanmak istemektedir. Her tür ekonomiye de uygun olan bu yöntem sayesinde kadınlar rahat bir nefes almıştır.
İstenmeyen tüy sorununa çözüm olarak iki yaklaşım vardır. İlki; tüy dökücü kremler ve banyo bıçaklarıdır. Bunlar asla yeterli gelmeyen aynı zamanda kılların köklenmesine neden olan uygulamalar olarak bilinmektedir.
İkincisi ise uzun süreli yöntemlerdir ve bu yöntemlerde içerisinde 2 başlığa ayrılmaktadır.
İlk olarak ele alınacak olan Epilasyon uygulamalarıdır. Bu uygulama epilatör adı verilen üretimin cildinizde birçok cımbızın aynı anda çalışıyor etkisi yaratması ile kılları kökten alması sonucu uzun süre sağladığı istenmeyen tüy çözümüdür. Bunların yanı sıra uzman uygulamaları gerektiren lazer epilasyonlar da başarılı sonuçlar vermektedir.
İkinci olarak ise; Depilasyon uygulamalarıdır. Bunlar ip ile tüylerden kurtulma ağda yöntemleri ve cımbız uygulamaları olarak sıralanabilir ve bu yöntemlerde biraz uğraştırıcı olmasına rağmen son derece etkilidir.
İlk yöntem epilatör uygulaması dışında pahalı bir hal alabilir fakat oldukça uzun vadelidir. Ancak ekonomik ve uzun soluklu çözümler arıyorsanız depilasyon sizin için en ideal yoldur. Başarılı bir uygulama ardından istenmeyen tüylerinize bu yöntemlerle elveda diyebilir ve 3 hafta boyunca pürüzsüz bir cilde sahip olabilirsiniz. Ancak bu uygulamalarda kolay yolu seçmemeli ve kıl köklerinizin güçlenmesine engel olmalısınız.
Makyaj malzemelerinin kullanım süreleri … Gıdada son kullanma tarihine çok dikkat eden kadınlar, 1 yıllık göz farını 6 yıl, 2 yıllık ruju 4 yıl, 1 yıllık fondöteni 3 yıl kullanıyor. 6 aylık kullanım süresi olan maskara ise genellikle 2 yıl boyunca makyaj çantasındaki yerini koruyor…
Makyaj malzemelerinin kullanım süreleri
Yeni Asır’da yer alan habere göre her şey gibi makyaj malzemelerinin de bir kullanım süresi var. Ancak yapılan araştırmalara göre sadece 4 kadından 1’i makyaj malzemelerinin son kullanma tarihlerine dikkat ediyor. Kadınların en uzun süre kullandığı kozmetik malzemelerinin başında göz farı geliyor. Normalde göz farının kullanım süresi 1 yıl, ancak Avrupa’da bu oran 6 yıl uzuyor. 2 yıllık ruju 4 yıl, 1 yıllık fondöteni 3 yıl kullanan kadınlar sağlıklarını riske attıklarını bilmiyor. 6 aylık kullanım süresi olan maskara ise genellikle 2 yıl boyunca makyaj çantasındaki yerini koruyor. 2 yıllık pudralar ise 3 yıl kullanılıyor. Oysa tarihi geçen kozmetik malzemelerinin yol açtığı bakteriler ve toksinler çok ciddi hastalıklara yol açabiliyor.
PAO İŞARETİNE BAKIN
100 yıllık İtalyan kozmetik markası Deborah Milano marka müdürü Aylin Öztürk, kadınların makyaj malzemelerini atmaya kıyamadığına dikkat çekiyor. ‘Kadınlar gıdada kullanım süresine dikkat ediyor. Örneğin sütün tarihi geçmişse hemen atıyor. Ancak söz konusu kozmetik malzemeler olduğunda genellikle kullanım süresine dikkat edilmiyor. Bir kozmetik malzemesini atarken 2 kere düşünüyor. Oysa kullandığınız kozmetik ürünler de tükettiğiniz gıdalar kadar fresh ve taze olmalı’ diyor. Ürünlerin son kullanım tarihleri ambalajları üzerinde belirtiliyor. Başka önemli bir nokta ise açıldıktan sonra ürünü kullanabileceğiniz süreyi gösteren PAO (Period After Opening yani açıldıktan sonraki raf ömrü) işareti. Bu işaret kapağı açık kavanoz resminin içinde sayı ve “M” harfinden oluşuyor. Kavanoz şeklinin içinde “3M” yazıyorsa bu ürünün açıldıktan sonra 3 ay içinde tüketilmesi gerektiğini gösteriyor. Kozmetik ürünlerinin tıpkı kıyafetler gibi düzenli olarak temizlenmesi gerektiğini belirten Aylin Öztürk, kozmetik ürünlerin ömrünün uzatılması için de şu tavsiyelerde bulunuyor:
Fırçaları 2 haftada bir yıkayın. Süngerleri ise her kullanımdan sonra mutlaka yıkayın.
Kullandığınız ürünü açık bırakmayın. Kapağını mutlaka sıkı sıkı kapatın.
Fırçaları nemli havlu gibi yerlerin üzerine bırakmayın.
Ürünler, aşırı sıcağa maruz kalmamalı. Aynı zamanda kozmetik ürünleri, banyo gibi nem oranının yüksek olduğu yerlerde de bırakılmamalı.
Göz kalemlerini düzenli olarak kalemtıraş yardımıyla açın. Böylece üzerinde bakterilerin oluşumunu ve olası göz enfeksiyonlarını engellemiş olursunuz.
Kozmetik malzemelerini kullanmadan önce mutlaka ellerinizi yıkayın.
Rengi ve kokusunda değişiklik fark ettiyseniz hemen atın.
Ürünü en son ne zaman kullandığınız hatırlamıyorsanız, bir daha kullanmayın.
Makyaj malzemelerinin kullanım süreleri
Bozulduğu nasıl anlaşılır?
Fondöten: Kıvamı eskiye oranla daha koyudur, uygularken topakçıklar oluşur, renginde ve kokusunda değişiklikler meydana gelir. Fondöteninizin uzun ömürlü olmasını istiyorsanız her kullanımdan sonra ağzını silin ve sıkıca kapattığınızdan emin olun. Fondöteni ışıklı, sıcak ve nemli ortamlarda bırakmayın.
Rimel: Kurur ve zor sürülür. Kadınlar genellikle kurumuş rimeli sulandırarak kullanmaya devam eder. Göz sağlığınız için kurumuş bir rimeli asla sulandırarak kullanmayın.
Ruj: Renk ve kokuları değişir, yumuşar ve yağlanır. Rujlarınızın daha uzun ömürlü olmasını istiyorsanız aşırı sıcak ve soğuk ortamlardan uzak tutun.
Oje: Akıcılığını yitirip koyulaşır, renk verici madde solüsyondan ayrılıp şişenin dibine çöker, rengi değişir, parlaklığını yitirir. Her kullanımdan sona şişenin ağzını asetonla temizleyin.
Kaş düşüklüğünü ameliyatsız iple kaş asma tekniğiyle çözümleyerek, daha taze ve genç bakışlara kavuşmak mümkün
Yorgun, uykusuz ve cansız bir yüz ifadesi oluşturan kaş düşüklüğü, bugün orta yaşlı hemen herkesin şikâyetçi olduğu estetik sorunlarının başında geliyor. Op. Dr. Bülent Cihantimur “Kaşlar yüz ifadesini son derece etkileyen uzuvlardır. Zamanla yaş almaya bağlı olarak, alın bölgesindeki hareketlilik, hassas yapıdaki kaşların düşmesine ve göz kapaklarının da sorun yaşamasına neden olur” açıklamasında bulundu ve ekledi: ”Ameliyatsız iple kaş asma yöntemi ise bu soruna pratik, üstelik ameliyatsız bir çözüm sağlıyor “.
Kesi olmadan minimal dokunuşlar
“Kaş kaldırma operasyonları, gelişen teknolojiyle birlikte artık iz bırakmayan, his kaybına yol açmayan ve oldukça kısa sürede uygulanabilen tekniklerle yapılabiliyor. Cerrahi operasyonların olası risklerini ve komplikasyonlarını ortadan kaldıran ameliyatsız kaş kaldırma uygulaması, kesi olmadan, minimal cihazların yardımıyla ip kullanılarak, yani kafatasına askılama tekniğiyle uygulanıyor” diyen Op. Dr. Bülent Cihantimur, ameliyatsız kaş kaldırma operasyonunun, ayrıca botox, Örümcek Ağı estetiği ve Ultherapy gibi tekniklerle kombinlenebileceğini söyledi.
Kaş asmada çift ip tekniği
İple kaş asma tekniğinde en fazla “kaşım tekrar düşer mi” sorusunun sorulduğunu söyleyen Cihantimur konu hakkında şunları söyledi: “Kaş oldukça hareketli bir organ ve yapılan yüz hareketleri nedeniyle hastalar en fazla yerleştirilen iplerin kopmasından endişe ediyorlar. Bu tarz bir problem yaşamamak için anatomik yapıya uygun şekilde çift ip tekniğini kullanıyor ve kafatasına askılama yapıyoruz. Ayrıca iplere binecek olan yük, her iki ipin birbiri üzerinden yükü alabilmesine imkan sağlayarak inşa edilir, yerleştirilir. Bu da çift iple maksimum faydayı sağlayarak, tekrar kaş düşüklüğü sorununun yaşanmasını imkânsızlaştırıyor”.
iple kaş asma tekniği
Çok daha avantajlı
Cihantimur, iple kaş askılama tekniğinin diğer cerrahi ve medikal uygulamalara nazaran çok daha avantajlı olduğunu söyledi: “İple kaş askılama tekniğinde hastaya kesi yapılmadığı noktasal girişlerle uygulama gerçekleştirildiği için pansuman ve bandaj derdi yoktur, anında sosyal hayata dönme şansı verir. Kısa süre içerisinde yapılır. His kaybı yaşanmaz. Cilt yüzeyindeki ince çizgileri gerer ve ayrıca bakışların son derece canlı ve sağlıklı gözükmesine vesile olur”.
Belirgin yüz hatlarına sahip olmanın en kısa yolu kontür tekniği .. Yüzünüzde ışık-gölge oyunları yaratarak istediğiniz görünüme kavuşabilirsiniz.
Kontür tekniği nasıl uygulanır?
Kontür yapmadan önce BB krem ya da fondöten sürerek işe başlayın. Koyu renkler sürüldüğü alanı küçültür, açık renkler ise öne çıkarır. Öncelikle kulakların başladığı yerden elmacık kemiklerine, oradan da kulak ucuna uzanan üçgen alana cilt renginden 1-2 ton koyu kontür kullanın ve fondöten fırçasıyla dağıtın. Yüzünüzün T bölgesine yani burnun, alnın, kaş uçlarının altına, göz altlarına ve çenenize açık renk sürün. Son olarak allık sürerek renk geçişleri yaratın. Yüzünüze aydınlık katmak için cildinizden 2-3 ton açık göz altı kapatıcılarından, özellikle şampanya renginden yararlanabilirsiniz.
Kontür tekniği nasıl uygulanır?
Allıksız olmaz
Kontür yaptıktan sonra makyajınızı tamamlamak için allık kullanabilirsiniz. Işık-gölge geçişlerine dikkat edin ve tüm yüzünüzün allığa bulanmasına izin vermeyin.
UZMAN GÖRÜŞÜ
Kontürleme tekniği ile yüzünüzdeki kusurları gizleyebilir ve yüz hatlarını belirginleştirerek bir heykeltıraş gibi oynayabilirsiniz. Cilt tonuna uygun sürülen fondötenin ardından yapılan kontür, daha ince ve kemikli bir yüz ve kalkık buruna sahip olmanızı sağlıyor. Unutmamanız gereken nokta; koyu renk kontürün kullanıldığı yeri geri plana iteceği, açık renk kontürün ise ön plana çıkaracağı. Örneğin elmacık kemiklerinizi öne çıkarmak istiyorsanız kemiklerin altındaki bölgelere koyu renk pudra sürmelisiniz. Daha ince bir burun için ise burun kenarlarını normal cilt renginden iki ton koyu bir pudra veya fondötenle gölgelendirmelisiniz.
Alp Kavasoğlu/Maybelline NY Makyaj Artisti
Islak makyaj 2016 trendi.. Islak makyaj nasıl yapılır? Islak makyaj örnekleri… Dürüst olmak gerekirse aşırı parlak ten görünümünün hayranı sayılmayız. Çünkü bu sağlıklıdan çok yağlı bir görünüm… Bizim ıslak makyajdan kastımız, aydınlık ve ışıltılı bir ten görünümü. Peki neden bu makyajlardan vazgeçemiyoruz?
Islak makyaj 2016 trendi
Islak makyaj 2016 trendi
Sağlıklı görünüm
Yoğun spor antrenmanından sonra cildin hiç olmadığı kadar sağlıklı görünür. Ve bu parlak, canlı cilt görünümü bu aralar kırmızı halının en trend makyajlarına ilham oluyor. Biz de bu sıralar aydınlık ve canlı bir cilt ve kırmızı yanaklar için deli oluyoruz!
Elde etmesi kolay
Şanslıyız, bu makyajlar son derece minimal, uygulaması da bir o kadar kolay! Tek ihtiyacın olan temiz, nemlendirilmiş bir cilt, cildinle uyum sağlayacak bir fondöten, aydınlatıcı ve allık!
Ürün tavsiyesi: L’Oréal Paris True Match Fondöten, Lumi Maquie Primer, Lumi Magique Aydınlatıcı
Amaç cildin yumuşak ve aydınlık olması, bu nedenle mat görünümlerden uzak durmalısın. Eğer hazırsan, aydınlatıcınla mucizeler yaratmaya hazırlan!
Islak makyaj 2016 trendi
Son yılların yükselen trendi ıslak görünümlü makyajı sadece yazın yapacak değiliz! Cildimizi olduğundan daha aydınlık ve vurgulu gösteren bu makyaj stilini, kış şartlarına uygun hale getirerek daha çekici görünmek mümkün. Yazın güneşin etkisiyle aydınlanan cildimize, kışın makyaj malzemeleri eşlik ediyor. Islak görünümlü cilt makyajı ve kırmızı ruj ile ideal bir kış makyajı yakalayabilirsin. Nasıl mı? Aşağıdaki adımları takip et!
1. Adım
Islak görünümlü cilt makyajının temeli, nemini almış bir ciltte yatar. Bu nedenle makyaja başlamadan önce cildini iyice nemlendirmelisin. Daha sonra makyaj bazını uygulayarak makyajının daha uzun süre cildinde kalmasını sağlamalısın.
Sıra geldi fondötenini uygulamaya… Fondöteninin olduğundan daha ışıltılı ve ıslak görünmesi için, ıslak makyaj süngeri ile fondötenini uygulamalısın. Cildinin ortasından kenarlarına doğru yaydığın fondöteninin emilmesi için biraz bekle ve 3. adımı geç.
Editörün tavsiyesi: Cildinin ıslak görünmesi çin pudra ile sabitlememelisin. Pudra, cildinin matlaşmasına neden olacaktır.
Ürün önerisi:
L’Oréal Paris True Match
3. Adım
Aydınlık cilt makyajını, ‘nude’ yani sade ve boş göz makyajı ile kombinlemeni tavsiye ediyoruz. Bize yaz günlerini anımsatan bu makyaj stili ile arkadaşlarının içini ısıtacaksın. Kirpiklerini önce kıvır ve iki kat maskaranı sür. İşte bu kadar!
Ürün önerisi:
Maybelline New York Maskara Push Up Drama Very Black
4. Adım
Dudak makyajında iddialı olmaya ne dersin? Kırmızı dudaklar ve ıslak cilt makyajı kış mevsiminin en dikkat çekici makyaj stillerinden biridir. Sen de bu görünüm için, dudaklarına favori kırmızı rujunu sür ve makyajını noktala!
Ürün önerisi:
Maybelline New York Color Sensational Ruj 547 Pleasure Me Red
Tuhaf Güzellik Ritüeli… İşte insanların daha güzel görünmek ve hissetmek için göze aldığı 10 tuhaf ve rahatsız edici ritüel:
Zamanın başlangıcından beri, insanlar – özellikle de kadınlar– güzellik adına ellerinden geleni yapar ve toplumda şekillenen güzellik standartlarını önemser. Örneğin Asya ve Afrika’da, bazı kadınlar boyun ve omuzlarını deforme etmek için metal bobinler kullanır. Çin’de, yaşlı kadınlar kendilerini daha güzel hissetmek için ayaklarını bağlayarak kendilerini sakatlar. Batıda, kadınlar ciltlerini daha parlak kılmak için vücutlarının içine zehirli kimyasallar enjekte eder. İşte insanların daha güzel görünmek ve hissetmek için göze aldığı 10 tuhaf ritüel:
Tuhaf Güzellik Ritüeli
Arı zehri maskesi
Popüler botoks tedavisine daha güvenli bir alternatif olarak sunulur. Ama acı dolu ve hatta ölümcül olabilir. Ciltteki kırışıklardan kurtulmak ve daha genç bir görünüme kavuşmak öngörülür.
Ayak inceltme
Bu tıbbi müdahale daha pürüzsüz ve daha şık görünene kadar ayak kemiğini ve yağlarını törpülemeyi gerektiriyor. Oldukça tehlikeli ve iyileşmesi uzun zaman alıyor.
Yüz tokatlama
Tayland’da erkek ve kadınlar güzellik salonlarına giderek eğitim almış profesyonellere kendilerini tokatlatmak için para veriyorlar. Bu uygulamanın yüzü yenilediği, kırışıklıkları düzelttiği ve gözenekleri küçülttüğü düşünülüyor. 15 dakikalık bir seans yaklaşık 350 dolara mal oluyor.
İdrar
Bazı insanlar güzelleşmek için vücutlarına idrar sürmekten çekinmiyor. Akneleri, egzamayı ve hatta sedef hastalığını geçirdiği iddia ediliyor.
Kök hücre kozmetikleri
Kok hücre kozmetikleri, oldukça tartışmalı olmasına rağmen son derece popüler bir tedavi haline gelmiştir. Kök hücrelerin vücuttaki diğer hücrelere dönüştüğü söylenmektedir ki bu da görünümün onarılmasına ve kişinin daha genç ve taze görünmesine sebep oluyor(muş).
Tuhaf Güzellik Ritüeli
Balık pedikürü
Balık pedikürü Ortadoğu’dan gelen bir uygulama, lepistesin boyutundaki dişsiz balıkların bir havuzda ayaklarınızla ilgilenmesini öngörüyor. Basit olarak bir pediküre sebep oluyor ve ayaklarınızdaki ölü, nasırlı deriden kurtulmanıza yarıyorlar. Oldukça etkili bir ritüel.
Göğüs uçlarına dövme
Basitçe kadınların göğüs uçlarını dövme ile daha koyu bir renge boyattırmasıdır, bunun meme estetiğinde daha göz alıcı ve güzel olduğu savunulur.
Mikro-İğne Tedavisi
Mikroskobik düzeyde cildi delmek için kullanılır, iyileşmeden önce cildin tazeleyici kremleri daha iyi emmesi amaçlanır. Ünlülerin sik tercih ettiği bir yöntemdir.
Kuş gübresi yüz maskesi
Geyşalardan gelen bir ritüel. Hem kulağa iğrenç geliyor hem de muhtemelen biraz zararlı bir yöntem. Bülbüllerin gübresinden yapılan kremin canlandırıcı enzimler içerdiği iddia ediliyor ve 180 dolara mal oluyor.
DC-CIK Kanser Tedavisi
Bu da oldukça tartışmalı bir yöntem çünkü kanserle savaşan bir hastadan kemoterapi ya da ameliyattan sonra alınan kanın vücuda enjekte edilmesiyle gerçekleşiyor. Bazı doktorlar bu uygulamanın erkek ve kadınlar için genç bir görünüm sunduğunu iddia ediyor.
Yüzü Zayıf Gösteren Saç Modelleri Saç modelinizin yüzünüzü olduğundan daha zayıf ya da şişman gösterdiğini biliyor muydunuz?
Yüzü Zayıf Gösteren Saç Modelleri
Uzun saçlar
Düz,kısa ya da uzuzun saç arasında kaldıysanız, mutlaka uzun olan modeli tercih edin. Uzun saç modelleri yüzü daha uzun göstererek olduğunuzdan daha zayıf görünmenize yardımcı olur.
Asimetrik bob
Asimetirk bob kesim (arkası kısa öne doğru uzun) saçlar, yüzünüzü daha ince gösterir. Toplu bir yüzünüz varsa, asimetrik bob kesim ile daha ince gözükebilirsiniz.
Tepeden minik topuz
Tepeden toplanmış kalın ve iri topuzlar yüzünüzü olduğundan daha toplu gösterir. Bu yüzden topuzunuzu mümkün olduğunca küçük yapmaya çalışın. Kahkülleriniz varsa, yüzünüzün her iki kısmına düşen saç tellerinin daha uzun olmasına, orta kısmın ise biraz daha kısa olmasına dikkat edin. Böylece yüzünüz olduğundan daha zayıf gözükecektir.
Ön kısmı katlı saçlar
Ön kısmına bol kat atılmış saçlar, yüzü çevreleyerek daha ince gösterir. Özellikle ortadan ayrılmış, ön kısımları çenede biten uzun katlı saç modeli, yüzünüzü daha uzun ve ince göstermeye yardımcı olur.
Yüzü Zayıf Gösteren Saç Modelleri
Yandan ayrılmış saçlar
Ön kısımları yandan ayrılmış ve uzun perçem bırakılmış saçlar, yüze yumuşak bir havakatar ve sizi toplu göstermez.
Ön kısımları uzun, perçemli atkuyruğu modeli
Yüzünüzün her iki tarafına düşen perçemli saç modelleri, sizi daha ince gösterir. Saçlarınızı at kuyruğu şeklinde topladığınızda ön kısımlardan birkaç tutam çıkararak yüzünüzü daha ince gösterebilirsiniz.
Tepeden topuz
Tepeden toplanmış bu klasik topuz modeli, yüzünüzü daha uzun gösterir ve tüm dikkati saçınızın üst kısmına doğru çeker.
Saç Uzatmanın Sırları biz kadınlar için çok önemli. Saçınızın her zaman ışıl ışıl göz alıcı bir güzellikte olmasını istiyorsanız sadece zaman zaman değil, her zaman saç bakımı yapmalısınız. Saç bakımı dediğimizde aklınıza hemen pahalı saç bakım ürünleri ve lüks kuaför salonları gelmesin. Kendi güzellik salonunuzu kendiniz işletin.
Nasıl mı? Evinizde de kendi malzemelerinizle sık sık saç bakımı uygulayabilirsiniz. Hızlı uzayan, kepeksiz, sağlıkla parlayan ve kendinizi mutlu hissedeceğiniz saçlar için doğal saç bakım kürleri uygulayın. Verdiğimiz bu saç bakım iksirleri, saçınızın kısa zamanda daha çabuk uzamasını sağlayacak.
Yaz yaklaşırken, yeni bir mevsime daha farklı görünümde girmek için bir adım atın. Saçın hızlı uzaması, sağlıklı büyümesi, parlaması ve daha dirençli olması için uygulayacağımız saç bakım maskesi :
Saç Uzatmanın Sırları
Saç Uzatmanın Sırları
Malzemeler:
* 1/2 tatlı kaşığı susam yağı
* 1/2 tatlı kaşığı tatlı badem yağı
* 1/2 tatlı kaşığı hint yağı
* 2 ampul E vitamini
* 2 Ampul bepanthene ampul
Hazırlanışı:
Malzemelerin tamamını cam veya porselen bir kapta karıştırın. Eğer saçlarınız çok uzun ise malzeme ölçülerini iki katına çıkarabilirsiniz.
Kullanım Şekli:
Elde edilen solüsyonu avuç içleri ile saç diplerine masaj yaparak yedirin. Aşırı bastırmamaya özen gösterin. Ardından ılık veya sıcak bir havlu ile sarın .1-2 saat bekledikten sonra yumuşak bir şampuanla bir sefer yıkayın.
Eğer saçlarınız çok dökülüyor ise haftada 2-3 kez, az dökülüyorsa bir kez uygulayabilirsiniz. Saçınızı çok sıcak suyla yıkamayın. Sıcak su; saçlarınızın nem kaybederek kurumasına ve parlaklığını yitirmesine yol açar. En iyi şampuan ve saç kreminin hangisi olduğunu ancak deneyerek öğrenebilirsiniz.
Şampuan ve saç kremini kullandıktan sonra saçlarınız kolay taranıyorsa, parlıyorsa, kolay şekil alıyorsa doğru seçim yaptığınızdan emin olabilirsiniz. Saçlarınızın sağlığı ve bakımı için günde en fazla 1 kere; haftada en az 1 kere ılık su ve saç türünüze uygun şampuanla yıkamalısınız.