Ev tasarımı söz konusu olduğunda her ayrıntı çok önem taşır. Her oda eşsiz olmalı, oturana keyif vermeli, fakat diğer odalarla da konsept bütünlüğü taşımalı. Özellikle mutfak dekorasyonu tamamen sizin zevkinize kalmıştır. Mutfak evin en çok kullanılan kısımlarından olduğundan, mutfağımızı yeniden tasarlamak yapılabilecek en akıllıca iştir. Şimdi bizlere ilham verebilecek mutfak tasarımlarına biz göz atalım…
Mutfak tasarımı için yeni fikirler
Mutfak tasarımı için yeni fikirlerMutfak tasarımı için yeni fikirlerMutfak tasarımı için yeni fikirlerMutfak tasarımı için yeni fikirlerMutfak tasarımı için yeni fikirlerMutfak tasarımı için yeni fikirlerMutfak tasarımı için yeni fikirlerMutfak tasarımı için yeni fikirler2014 mutfak tasarımları2014 mutfak tasarımları2014 mutfak tasarımları2014 yeni 2014 mutfak tasarımlarımutfak dekorasyonu2014 mutfak dekorasyonu2014 mutfak dekorasyon fikirleri2014 mutfak dekorasyon fikirleri2014 modern lüx mutfak tasarımlarıMutfak tasarımı için yeni fikirler2014 mutfak tasarımları
Özel bir yere davetlisiniz ve ne giyeceğiniz konusunda kararsızsınız, o zaman bu başlık tam size göre:),
Size 15 tane birbirinden şık kıyafet sunacağız, bu kıyafetler sofistike, feminen bir görüntü nasıl kazanılır konusunda sizlere rehberlik edecek, hazırlayacağınız kombinlerle gecenin en şık ve en güzel kadını siz olacaksınız.
Baş döndürmeye hazır msınız?
2014 en şık elbise kombinleri2014 en şık elbise kombinleri2014 elbise kombinleri2014 şık elbise kombinleri2014 şık elbise kombinleri2014 elbise2014 en şık elbise kombinleri2014 elbise kombini2014 gece elbiseleri2014 abiye elbiseabiye elbisegece elbisesi2014 gece abiyeşık elbise
Kısa veya uzun vadede çocuk sahibi olmak genellikle her evli çiftin arzusu. Pek çok çift evliliğin ilk yıllarında bu konuya pek kafa yormazken, ileriki zamanlarda çocuk istemleri olduğunda karşılarına çıkabilen problemler ile oldukça zor ve stresli bir döneme girebiliyorlar.
İnfertilite veya toplumda daha çok bilinen adı ile kısırlık, düzenli bir ilişki sonrası 6 ay veya 1 yıl içerisinde çocuk sahibi olamama olarak adlandırılmakta ve hem erkeği hem de kadını ilgilendiren sebeplere bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Problemin kaynağının tespitinde kadın ve erkeği ayrı ayrı incelemek ve testler yapmak çoğu durumda nedeni ortaya çıkarabiliyor iken çocuk istemi olan çiftlerin yaklaşık %20’sinde ise mevcut bilinen inceleme ve yöntemler sonrası kısırlığı oluşturan bir sebep bulunamıyor.
Bahçeci Sağlık Grubu Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Bakırcıoğlu, ülkemizde her ne kadar son yıllarda bilgi düzeyinin artması ile bu durum değişse de toplumda genel olan yaklaşımın çocuk sahibi olamayan bir çiftte önce kadının sorgulanması olduğunu söyledi. Erkeğe bağlı nedenlerin kısırlığın yaklaşık %50 sini oluşturduğunu söyleyen Doç. Dr. Bakırcıoğlu, çok basit bir sperm testi ile bu nedenlerin büyük bir kısmını tespit etmenin mümkün olduğuna işaret etti. Hatta bu test ne kadar erken aşamada yapılır ise, problemin ciddiyetine göre çözümünün de o kadar başarılı olabildiğini anlatan Doç. Dr. Bakırcıoğlu, “semen analizi olarak ta adlandırılan bu test sonucu gebelik oluşturacak kalitede spermlerin sayıca azlığı veya yokluğu durumunda belirlenecek tedavi seçenekleri ile çiftleri uzun süreler beklenti içerisinde bırakacak ve zaman bağlı kadına ait faktörlerin de oluşması ile başarını düşmesine neden olacak yaklaşımların da önünce geçilebiliyor” diye konuştu.
Sperm testinin erkek bireyin ergenliğe geçiş döneminden itibaren yapılabilecek son derece basit bir test olmasına karşın pek çok erkek için, hatta uzman doktor için göz ardı edilebilen bir test olduğunu söyleyen Doç. Bakırcıoğlu, bunda test veya uygulama hakkında sanılanın aksine mevcut pek çok yanlış bilginin de rol oynayabildiğini anlattı. Doç. Dr. Emre Bakırcıoğlu, semen analizi ile ilgili doğru bilinen yanlışları sıraladı:
Semen Analizi Hakkında Bilinen Yanlışlar:
1. İlişki sırasında boşalıyorsam ve meni mevcut ise sperm üretimimde bir problem yoktur (yanlış).
Doğrusu: Boşalma sırasında ortaya çıkan sıvı sadece sperm hücrelerini içermez ayrıca pek çok salgı bezi tarafından salgılanan sıvıları da içerir. Sperm üretimi, üretilen spermin kalitesi ancak ve ancak semen örneğinin mikroskop altında incelenmesi ile anlaşılabilir. Meninin varlığı, semenin varlığı veya sperm üretildiği anlamına gelmez. Bazı örneklerde hiç sperm görülmeyebilir, bu durumun dışarıdan gözlem ile anlaşılması mümkün değildir.
2. Geçmişteki (evlilik öncesinde veya eski evliliğimde) parnerimle/eşimle bir gebelik öyküm var. Spermlerim ile ilgili bir problemim yok. (yanlış)
Doğrusu: Kısırlık, pek çok çiftte başlangıçta var olmayıp daha sonradan ortaya çıkmış bir durum olabilmektedir. Geçmiş yıllara ait gebelik veya (istemli/istemsiz) düşük hikayeleri sizin spermlerinizde bir sorun olmadığı anlamına gelmez. Ayrıca çocuk isteği olmadığı dönemlerde oluşan bir etken ile sperm parametrelerinizde ciddi değişimler olmuş olabilir.
3. Evli değilim. Bu testi evlendikten sonra çocuk isteğim olduğunda yaptırmam daha mantıklı. (yanlış)
Doğrusu: Semen analizi çok ucuz ve basit bir testtir ve üreme çağına gelmiş her erkeğe uygulanabilir. Eğer sperm üretiminde bir problem olduğu tespit edilir ise çözümü için de daha erken dönemde plan yapmak son derece önemlidir. Pek çok erkek bu testi yaptırmadan öncelikle kendiliğinden bir gebelik oluşmasını bekler. Ancak kendinde spermle ilgili herhangi bir kuşkusu varsa örneğin çocuk yaşta testislerinin kasıklarında kalması nedeniyle operasyon geçirmişse 1 yıl beklemeden analiz yaptırmalıdır.
4. Geçmiş dönemde yaptırdığım semen analizlerinde hiç sperm hücresi görülmedi. Anladığım kadarı ile çocuk sahibi olma ihtimalim hiç yok. (yanlış)
Doğrusu: Semen örneğinizde hiç sperm hücresi görüşmemiş olsa bile bu yumurtalıklarınızda sperm üretmediğiniz anlamına gelmez. Uzman bir androlog tarafından yapılan muayeneniz sonrasında yumurtalıklarınıza gerçekleştirilebilecek bir mikrocerrahi operasyon ile alınan doku örnekleri incelenebilir ve bulunan sperm hücreleri tüp bebek tedavilerinde kullanılarak çocuk sahibi olabilirsiniz. Bu yöntemle dünya üzerinde doğmuş onbinlerce sağlıklı çocuk vardır.
5. Bir sperm analizi yapıldı ve hiç sperm hücresi görülmedi. Bir daha sperm analizi yaptırmama gerek yok (yanlış)
Doğrusu: Sadece 1 sperm analizinde hiç sperm görülmemesi bir daha asla sperm görülmeyecek anlamı taşımaz. Mutlaka farklı zamanlarda en az 2 kez daha sperm tahlili yaptırmak gerekir. Sperm analizlerinde yıkama işlemi yapılarak dibe çöken hücrelerin incelenerek sperm varlığının araştırılması şarttır.
6. Boşaldığımda ürettiğim meni miktarı az. Muhtemelen sperm üretimimde bir problem var (yanlış).
Doğrusu: Meni miktarı pek çok parametreye göre değişmekle birlikte 1.5 ml ve üzeri arasındaki miktarlar normal kabul edilir. Ayni durum semen analizi sırasında verilen örnek için de geçerlidir. Bu sınırların dışında kalan meni miktarları, eğer örnek verilmesi sırasında farklı bir durum söz konusu değil ise (örn. Örneğin tümünün kap içine toplanamaması gibi) örnek veren kişi uzman bir androlog tarafından daha detaylı değerlendirmeye alınmalıdır.
7. Semen örneği verirken bir kısmı kabın dışına kaçtı ama çok az bir miktar olduğu için önemli değildir herhalde (yanlış)
Doğrusu:Semen örneğinin tümü analiz için önemlidir. Örnek alınması sırasında kap içine toplanamayan kısım önemli bir miktar sperm hücresi içerebilir ve bu kayıp inceleme sonrası elde edilen sonuçları ve sonraki tedavinizi etkileyebilir. Böyle bir durum oluştuğunda mutlaka ilgili uzman kişiler veya doktorunuz bilgilendirilmeli ve gerekiyorsa test tekrarlanmalıdır.
8. Farklı zamanlarda farklı kliniklerde test yaptırdım fakat sonuçlar arasında ciddi farklar var. Sanırım test yanlış değerlendirildi (yanlış)
Doğrusu: Sperm üretimi yaklaşık 70 gün süren bir süreçtir ve bu süreçte değişen yaşam şartları, geçirilen ateşli bir hastalık, enfeksiyon vs. gibi nedenler dolayısı ile farklı zamanlarda incelenen semen örnekleri sonuçlarında farklılıklar gözlenebilir. Diğer taraftan farklı laboratuvarların değerlendirme metodlarına bağlı olarak farklı sonuçlar elde edilebilse de bu farklılık kişinin tedavisini ciddi etkileyebilecek bir farklılık olarak karşımıza çıkmaz. Yine de semen analizini herhangi bir tıbbi tahlil laboratuvarında yaptırmak yerine bu konuda uzmanlaşmış bir tüp bebek merkezinde yaptırmak bu ve benzeri farklılıkları da ortadan kaldırabilir.
9. Sperm analizi standart her yerde aynı düzeyde değerlendirilebilen bir testtir. (yanlış)
Doğrusu: Sperm analizi bakan kişiye bağlı olarak değişkenlik gösterebilen ve standardizasyonu oldukça zor olan bir testtir. Yurtdışında bu analizin standardizasyonu için büyük uğraşlar verilmesine karşın yine bir insan tarafından değerlendirme yapıldığından çok farklı sonuçlar alınabildiği bildirilmektedir. Dolayısıyla sperm analizi basit gibi görünse de bu konuda uzmanlaşmış klinikler veya laboratuvarlarda yaptırılması gerekir.
Düzenli ve hızlı çalışan bir metabolizma hepimiz için çok önemlidir. Çünkü hızlı metabolizma demek, daha fazla kalori yakımı, dolayısıyla kilo kontrolü demektir. Metabolizma hızını birçok faktör etkiler.
Aşağıda belirtilen uzman tavsiyelerine uyarak siz de hızlı bir metabolizmaya sahip olabilirsiniz.
Metabolizmanızı hızlandıran 15 formül
Metabolizmanızı hızlandıran 15 formül
Organik Gıdalar Tüketin!
Günlük tükettiğiniz gıdaların organik olmasına özen gösterin! Araştırmalar kimyasal içeren gıdaların metabolizmayı yavaşlattığını gösteriyor. Bu, organik olmayan gıdalarda bulunan toksinlerin, vücutta sindirilmeden yağ olarak depolanması anlamına geliyor. Bedeninizde özellikle basenlerinizde yağ birikimi istemiyorsunuz, en iyi çözüm organik meyve ve sebzelerle beslenmek.
Meditasyon Yapın!
Düzenli meditasyon yapmak vücudunuzun metabolizma hızını artırmaya yardımcı olur. Stres, özellikle bel çevrenizde yağ hücrelerinin toplanmasına yol açarak, hem iç organlarınızın yağlanmasına, hem de vücut şeklinizin bozulmasına neden olur. Meditasyon stres kontrolü sağlayarak, yediğiniz gıdaların daha iyi sindirilmesini, her zaman formda kalmanızı sağlar.
Metobolizma hızlandırmak için yeşilçay
Yeşil Çay İçin!
Yeşil çay zayıflamak için doğru bir tercihtir! “Sağlığa faydalı 10 bitki” isimli araştırmada yeşilçayın içinde bulunan “kateşin” maddesinin metabolizma hızını artırarak, vücut kütle indeksini azalttığı tespit edilmiştir. Araştırmalar gösteriyor ki yeşilçayın kanıtlanan diğer bir yararı da kötü kolestrolü düşürerek, kolestrolle savaşta büyük bir rol oynamasıdır.
Metobolizma hızlandırmak için soğuk duş
Soğuk Duş Alın!
İşte kilo vermenin yollarından bir diğeri!
Soğuk suyla duş almak, üşümenize ve vücudunuzun titremesine, bu da kasların büzüşmesini sağlayarak, metabolizma hızınızı artırır. Diğer bir söylemle, vücudunuz normal vücut ısısına dönmeye çalışırken, metabolizmanız harekete geçer.
Metabolizma hızlandırmak için nane
Nane veya Narenciye koklayın!
Bir gıdayı koklamak ve metabolizmanın hızlanması:), bunu duymak size garip gelmiş olabilir. Fakat araştırmalar gösteriyor ki nane ve narenciye bitkileri sinir sistemini uyararak metabolizmayı hızlandırıyor. Meşrubatlara atacağınız bir kaç nane yaprağı ile metabolizmanız harekete geçecektir.
Metabolizma hızlandırmak için soğuk su
Soğuk Su İçin!
Su, besinleri hücrelere taşıyarak, vücudumuzun fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde yerine getirmesi için temel içecektir. Araştırmalara gösteriyor ki, günde 8-12 bardak su içenlerin Bmr’si yani temel metabolizma oranı, yalnızca 4 bardak içenlerden çok daha yüksek. Soğuk su içmek ise, musluk suyu ısısına oranla daha fazla yağ yaktırıyor. Tüm bunlara ek olarak, su içmek tokluk hissi vererek, daha az yemenize sebep oluyor.
Metobolizma hızlandırmak için baharatlı gıdalar
Baharatlı gıdalar tüketin!
Baharatlı gıdalar yerken gözleriniz yaşarıyorsa, bilin ki vücudunuz kalori yakıyor, çünkü baharatlı gıdalar, kalp atış hızını artırır, bu yiyecekler yenirken daha fazla enerji harcanır, bu daha çok kalori harcanması anlamına gelir.
Keten tohumu:
Keten tohumu, midede su alarak şişmekte ve tokluk hissi yapmaktadır. Barsak hareketlerini artırarak dışkılamayı kolaylaştırır. Ayrıca sindirim sistemi üzerindeki olumlu etkilerinden dolayı metabolizma hızını arttırır. 1 kase yoğurdun içine 1 tatlı kaşığı keten tohumu karıştırarak tüketebilirsiniz. Mutlaka arkasından 2 su bardağı su tüketin.
İşyerinizde, zaman zaman kalkın hareket edin!
Ünlü diyetisyen William Sukala, obezitenin en önemli nedenlerinden birini, iş yerlerinde geçirilen, uzun süre hareketsiz saatler olarak tanımlıyor. Eğer işiniz ofiste ve sürekli oturarak geçiyorsa, 5 dakikada bir, bu mümkün değilse 15 dakika da bir kalkın hareket edin. Bu çay almaya gitmekte olabilir, lavaboya gitmekte. Bu uygulamalar, metabolizmanızı harekete geçirmekte etkili olacaktır.
Bir fincan kahve alın!
Kahve alışkanlığı, sizin uykunuzu açmaktan fazlası demektir! Diyetisyenler kafeinin kalp atış hızını, nabzı, ve metabolizmanın hızını artırdığını bildiriyor.Araştırmalar kahveyi kafeinli içenlerin metabolizma hızlarının, kafeinsiz içenlere oranla %16 daha hızlı çalıştığını gösteriyor.
Nefes alın!
Evet doğru tüm canlılar olarak nefes alıyoruz:)! fakat doğru nefes almak, nefes alırken ağızdan alıp ağızdan vermek yerine, burnumuzundan nefesi çekip, akciğerlerimizi oksijenle doldurmak, ve bu şekilde soluk alıp vermek çok önemlidir. Nefes egzersizleri sayesinde vücudumuza daha fazla oksijen alımı olur, bu da gıdaların oksijenle yakımını düzenle hale getirip, metabolizmanızın muntzaman işlemesine yardımcı olur.
Metobolizma hızlandırmak için gülmek
Daha fazla gülün!
Araştırmalar, günde yüz kez gülmenin sağladığı enerji yakımını, 10 dakika kürek çekmekle veya bisikletle 15 dakika egzersiz yapmakla bir tutuyorlar. Bunlara ilaveten gülmek, stres hormanlarını etkisiz hale getirerek, sindirim sisteminin düzenli işlemesine yardımcı oluyor. Kahkaha atmak kan şekeri üzerinde de pozitif etkilere sahip. Son gülen iyi gülmekle kalmıyor, zayıfta kalıyor:),
Metabolizma hızlandırmak için zeytinyağı
Günlük diyet listenizde sızma zeytinyağı olsun!
Diyet uzmanlarına göre, günlük diyet listenizde bir tatlı kaşığı sızma zeytinyağı eklemek, sindirim sisteminizin düzenli çalışmasını sağlıyor. Bu yağ oksidasyon özelliği ile metabolizma hızını artırıyor, antioksidan özelliği ile de vücuttan iltihabların atılmasını sağlıyor.
Metabolizmanızı hızlandırmak d vitamini
Daha Fazla Güneşlenin!
Güneş “d vitamini” deposudur. Araştırmalar, yetersiz “d vitamini” alan kişilerin, metabolizmalarının yavaşladığını gösteriyor. Bu güneşin altında istakoz gibi pişelim anlamına gelmiyor, günde 10 dakika güneşlenmek bu vitamini almak için yeterli. Tabi bu süre kış aylarında daha uzun tutulmalı. Güneşlenmeyi sevmiyorsanız, “d vitaminini” tablet olarakta alabilirsiniz.
Metobolizma hızlandırmak için egzersiz
Düzenli egzersiz yapmaya özen gösterin!
Egzersiz, bedeninizde biriken yağ kütlesini azaltmak için gerekli enerjiyi sağlar. Egzersiz, yağ yakımını sağladığı gibi düzenli yapılması da düşük metabolizma hızınızı artırır. Yapılan çalışmalar, 3 saati aşan ağır bir spor yerine orta yoğunlukta ve düzenli sporun metabolizma hızında olumlu etkilerini göstermiştir. Hormonal değişikler nedeniyle 40 yaşından sonra kas kütlesinde kademeli azalmalar olur, bu da metabolizma hızını düşürür. Düzenli egzersiz ile bu süreci yavaşlatın.
Metabolizma hızlandırmak için ananas
Ananas Yiyin!
Yağ yakıcı ve sulu meyve olan ananas gastrologlar tarafından vücudun ihtiyacı olarak görülen, mide bağırsak hastalıklarının tedavisi için kullanılan, proteini parçalayan ve vücudun metabolizma hızını artıran bromelain enziminin kaynaklarından biri olarak görülür. Bu meyveyi tüketmek metabolizma hızınızı artırır, sindirim sisteminizin düzgün çalışmasını sağlar.
Çocuklarda görülen halsizlik, boğaz ağrısı, bademcik büyümesi ve ateşin nedeni bu öpücükler olabilir.
Çocukları günlerce yatağa düşürebilen öpücük hastalığı, bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı olarak pek çok ciddi hastalığa da davetiye çıkarabilir.
2 yaş altında belirti vermiyor
Uz. Dr. Özlen Kaya Çardak, halk arasında öpücük hastalığı olarak bilinen enfeksiyonun EBV (Epstein-Barr virus) adlı virüse bağlı olarak geliştiğini söyledi. İnsandan insana tükürük yolu ile bulaşma olduğu için öpücük hastalığı olarak adlandırılan sorunun tıbbi adı “İnfeksiyöz mononükleoz“. Öpücük hastalığının kuluçka dönemi yaklaşık 40 gün ama küçük çocuklarda bu süre 15-20 güne kadar kısalabiliyor. Hastalık 2 yaş altı çocuklarda hiç belirti vermiyor.
Beta mikrobuyla karıştırılıyor
Bazı hastalarda tüm vücutta döküntü gelişir. Ateş çok yüksek olur ve sıradan bir boğaz enfeksiyonuna göre uzun sürer. Bu hastalığın klinik bulguları “Beta” mikrobuna bağlı boğaz enfeksiyonu ile karışabilir.
Yapılışı:
–Önce popcakeleri yapmakla başlayın. Fırınınızı önceden 160-180°C’de ısıtın. Popcake kalıbını yağlayın. Hazır kekinizi blenderdan geçip hazırlayın . Tereyağını eşit olarak 3 kaseye paylaştırın ve ardından, birine pembe, diğerine yeşil, üçüncü kaseye ise yeşil gıda boyasını ekleyin . Tepeleme yemek kaşığı tereyağı 18′ lik popcake kalıbının deliklerinden her birine koyun. Kalıbın kapaklarını kapayın ve 15dakika pişirin. 5 dakika bekleyin. Dikkatlice kapakları kaldırın. Pop kekleri,üzerine fırın kağıdı serilmiş tel üzerine ters çevirin ve soğumaya bırakın.
-9cm-derinliğinde, 11.5cm x 20cm ölçüsünde fırın tepsisini yağlayın. Pişirme kağıdını tabanınını ve iç kenarlarını kaplayacak şekilde tepsiye döşeyin. Fırın kağıdı, tepsinin köşelerinden 2 cm yukarıda olsun. Bisküvileri oldukça küçük parçacıklar haline getirin ve tereyağını ekleyin. iyice karışana kadar işleme devam edin, beyaz çikolata parçalarını ekleyin ve iri kalacak şekilde karıştırın. Bu karışımın yarısını hazırladığınız tepsiye bastırarak yerleştirin.
-Dondurmayı bir kaseye alın. Dondurmanın erimesi için 10 dakika bekleyin (dondurmanın tamamen erimesine izin vermeyin) İçine hindistan cevizini ekleyin ve karıştırın. Hızlı bir şekilde dondurmanın yarısını az önce tepsiye döşediğiniz karışımın üstüne kaşıkla yerleştirin. 12 tane pop keki farklı renkler yanyana gelicek şekilde dondurmanın içerisine gömün ve kalan dondurma ile de üzerlerini tamamen örtün. Kalan biskuvi karışımını en üste bastırarak koyun. Üstünü streçleyip 1 gece dondurun.
-1/4 su bardağı beyaz çikolatayı, mikrodalgaya dayanıklı bir kase içerisine koyup, orta ayarda 1 dakika tutun. Her 30 saniyede metal bir kaşıkla karıştırın ve pürüzsüz olduğundan emin olun. Lolipop çubuklarının bir ucunu 2cm kadar eritilmiş çikolataya bandırın ve her birini kalan pop keklere batırın. Fırın kağıdı serilmiş bir tepsiye sıralayın ve 20 dakika veya tam donuncaya kadar buzlukta tutun.
-Kalan çikolatayı mikrodalga fırına dayanıklı bir fincan içersinde orta derecede 1-2 dakika tutun. Her 30 saniyede metal bir kaşıkla karıştırıp, pürüzsüz olmasını sağlayın. Her bir pop keki erimiş çikolataya bandırın ve tamamen kapladığından emin olmak icin öne ve arkaya sallayın. (çubuğu döndürmeyin ve çikolatayı karıştırmayın çünkü bu kek parçacıklarının erimiş çikolata içine düşmesine sebep olabilir) Çubukları hafifçe fincanın kenarına çarparak fazla çikolatanın akmasını ve kalan hava baloncuklarından kurtulmasını sağlayın. Hızlı bir şekilde kek süslerini üzerlerine ekleyin ve çubukları polistirin kaba sokun. Bu islemi kalan pop kekler icin tekrar edin. İhtiyaç olursa çikolatayı yeniden eritin mikrodalgada.Çikolataya batırılmış pop kekleri 10 dakika kadar bekletin.
Buzdolabından dondurmayı çıkarın. 3-5 dakika biraz yumuşaması için bekleyin.Kekleri servis tabağına çevirin ve Pişirme kağıdığını çıkarın. Üzerini pop kekler ile süsleyin ve servis edin.
Kız çocuklarımıza farklı saç modelleri deneyelim mi? :), Bu saçları yapmak hem çok kolay hem de kızlarınız bu saçlarla oldukça sevimli gözükecek. Kızlarınız saçını hergün at kuyruğu bağlamaktan sıkılmış ve sizden saçınızı yapma talebinde bulunabilir. İşte küçük prensesler için birbirinden şeker saç modelleri:), onlar seçsin, yapması da size kalsın:).
Şimdi kız çocukları için trend saç modellerine birlikte bakalım;
Bambu mutfak gereçleri son zamanlarda sıklıkla tercih ettiğimiz ürünlerdir. Peki insanları bambu mutfak gereçlerine yönlendiren ne oldu? Bambu modasının temelinde sağlıklı mutfaklara sahip olma ve organik yaşam özleminin olduğunu söyleyebiliriz.
Teknoloji ile doğalın bir arada olabileceğini savunan mutfak severler eskilerden yola çıktılar. Ahşabın sıcaklığında organik sağlığı aradılar. Çözümü yine doğa sundu. Bu çözüm arayışı bambu bitkisinin mutfaklarımıza kadar uzayan serüvenini başlattı.
Bambu dünyanın en hızlı yetişen bitkisidir. Birçok ağacın 70 yılda ulaştığı olgunluğa bambu fidanı sadece 5 yılda ulaşır. Bir bambu bitkisi benzer bitkilere göre %35 daha fazla oksijen üretir. İşlevsel, estetik, dayanıklı, çevreci, sağlıklı vb. birçok özelliği vardır bambuların. En çok dikkat çeken yönü ise anti bakteriyel olmalarıdır. Bambu ürünler bakterileri yok eder ve bakteri oluşumunu engeller.
Bambu kullanılan evler her zaman daha sıcak ve zengindir. Böyle ortamlarda bulunan insanlar sağlam bir ruh haline sahip olur, bambunun huzur verici etkisini hisseder ve yaşam enerjisi yükselir.
Bambu bıçaklar paslanmaz. Bu bıçaklarla kesilen sebze ve meyveler vitaminlerini koruyarak uzun süre taze kalır. Bambu bıçak ve kesme tahtaları süper bir ikili oluşturur. Bambu kesme tahtaları plastik olanlar gibi aşınmaz. Bu mutfak eşyaları su ile temas ettiğinde şişme ve kabarma yapmaz, kimyasal madde içermediği için sağlık açısından risk oluşturmaz.
Bambu ürünleri şık tasarımları ile dikkat çeker. Pürüzsüz yüzeyleri ahşabın natürel dokusunu iyice hissettirir. Kahve tonları ile dingin bir ruh haline bürünürsünüz. Bambu ürünlerle zevkinize göre kombinler yaparak kendi Harikalar Mutfağı’nızı yaratabilirsiniz. Fıçı gibi özel parçaları dekoratif ürün olarak kullanabilirsiniz.
Baharatlıklar, bıçaklar, bileyiciler, çatal-kaşık-bıçak setleri, kahvaltılıklar, çerezlikler, havanlar, salata karıştırıcıları, kâseler, kesme tahtaları, saklama kapları, tepsiler, sebiller, fıçılar… Hemen hemen her mutfak gerecinin bambu olanını bulmak mümkün. Bu ürünlerden siz de bir tane edinmek isterseniz bambu mutfak gereçleri modellerimizi inceleyebilirsiniz.
Bambu ağacı mutfak gereçlerinin yanı sıra tekstil ürünlerinde de kullanılır. Banyo setleri, havlular, banyo paspasları ev tekstilinde en çok kullanıldığı ürünlerdir. Bambu kumaşların tercih edilmesinin sebebi anti alerjik olmasıdır. Bambu kumaş, pamuk kumaşa göre daha kaliteli ve dayanıklıdır. Yıkandıktan sonra çekmez. Nem emişi ve buharlaştırma özelliği sayesinde terletmez ve Ultraviyole ışınlarına karşı korur. Ciltte alerjen etkiler oluşturmaz. Diğer kumaşlara göre daha rahat ve hafiftir. Serin yapısı ile dört mevsim kullanılır. Pamuğa kıyasla daha yumuşaktır. Hassas dokunuşlar için bambu ürünlerini tercih edebilirsiniz.
Bambu ile ilgili bir püf noktası verelim. Bambu lifinin doğal rengi sarıya çok yakındır. Beyaz renkli olan bambu ürünlerinde “ağartma” işlemi uygulandığı için doğallığını kaybeder. Aldığınız bambu ürünlerin rengine ve %100 bambu olmasına dikkat edin.
Sağlık ve şıklığı aynı anda yakalamak artık mümkün…
Gelinlik her genç kızın rüyasıdır. Karbeyaz upuzun bir duvak, beyaz kurdele, çiçek ve danteller içinde müthiş gözükürsünüz. Genç kızlar gelinlik konusunda çok seçicidirler, çünkü gelinliği kendileri için en güzel, en önemli günlerden birinde giyeceklerdir. Gelinlik, kızlar için o kadar önemlidir ki, bir kıza evlenme teklifi edecekseniz gelinlik götürüp, teklif ederseniz cevabının hayır olma ihtimali çok düşüktür. Bu da bir bayan olarak erkeklere tavsiyemizdir:)
Birbirinden güzel 2014 gelinlik modellerini sizler için görüntüledik…
Güzel, güçlü, sağlıklı saçlara sahip olmak, biz tüm kadınların hayalidir. Ve bunun için çeşitleri çareler ararız. İpek gibi saçlara sahip olmak için güzellik salonlarına gitmemiz şart değil!!, Aşağıda yayınlayacağımız uzman tavsiyelerine uyarak, başdöndürücü bir görüntüye sahip olabiliriz.
Güzel saçlar için 7 öneri
Saç Dökülmesi Stress, menopoz, trioidlerimiz, hatta genetik, hormonal dengesizlikler saç büyümesini önemli ölçüde etkiler. İyi haber şu ki, bu dengesizlikleri çözmekte tıbbi çareler vardır. Bunlar; doğum kontrol hapları, düzenli diyabetik kontrol vb.
Yeterli miktarda et yemezseniz, bundan saçlarınız da etkilenir. Saçlarınızın düzenli büyümesi için, günlük diyetiniz yani günlük beslenmeniz, karbonhidratlar, proteinler gibi temel gıdalar içermelidir.
Vücudunuzda vitamin yetersizliği olduğunu düşünüyorsanız, saçların uzamasında ve sağlıklı olmasında etkili olan biotin, çinko ve demir içeren multivitaminleri takviye olarak alabilirsiniz.
Saçlarınızın Bakımı Tatlı badem yağı, ayçiçek yağı, argan yağı gibi yağları, saçlarınıza uygulamak, parlaklığının artmasında ve ipek gibi olmalarında çok etkili olacaktır. Saçlarınıza haftada bir uygulayacağınız nem maskeleri de kırılgan zayıf saçlarınızı güçlendirecektir.
Güzel saçlara kavuşmak
Saçlarınızdaki beyazlar bırakın parlasın!
Saçlarımızın beyazlaması bizleri mutsuz eder, fakat bu beyaz saç kıllarını koparmak saç diplerine zarar verebileceği gibi, saç köklerinin de enfeksiyon kapmasına yol açabilir.
Güzel saçlar için
Saç şekillendiricilerden uzak durun!
Günümüz kadınlarının çoğunun vazgeçilmesi olan saç şekillendiricileri, saçların ütülenmesi, hatta sıcak ayarda kurutulması dahil, saçların nem dengesini bozup, saçın kırılmasına kopmasına neden oluyor. Hergün bu gibi işlemler saçınızı saman çöpüne çevirir.Şayet bu gibi uygulamalardan vazgeçemiyorsanız, düşük ayarda kullanın.
Saça Keratin Maskesi uygulamak Keratin derimizde, saçımızda bulunan bir maddedir.Saçımızdaki keratin, ısıya ya da kimyasallara maruz kalınca zarar görmeye başların. Bu saçın uçlarının birbirine dolaşmasına ve dengesinin bozulmasına ve saçın mat, baş edilemez bir görünüme sahip olmasına neden olur.
Keratin saç bakımı saçın genel yapısını düzeltir ve saça dolgunluk kazandırır. Bu saç düzleştirme tekniği saça; parlak, bakımlı, düz bir görünüm kazandırır.
Güzel saçlar için
Evdeki Malzemelerden Saçınıza Maske Uygulayın!
Saç bakımı için büyük saç bakım salonlarına gitmek zorunda değiliz.Hepimizin mutfağımızda bulunan yumurta, zeytinyağı,badem yağı, hardal tozu vb gibi malzemelerle aynı bakımı bizlerde evde uygulayabiliriz. Sonrası…, gelsin parlak ipek gibi saçlar.