Blog

  • 60’ların Moda ikonu, eskimeyen güzellik Audrey Hepburn

    60’ların Moda ikonu, eskimeyen güzellik Audrey Hepburn

    O kendine has görüntüsü, ince, uzun zarif bedeni, güzel yüz hatları ile hiç bir zaman eskimeyecek, dünya sinemasına damgasını vurmuş bir star…
    Audrey Hepburn, giyim ve aksesuarında kullandığı eşsiz parçalarla, dünyanın sayılı stil ikonlarından biri olarak anılmaktadır.Stili,duruşu herkesten farklı olsa da, dolabındaki kıyafetlerin tamamı aslında hepimizin dolabında bulunan pantolonlar, elbiseler, aksesuarlar ve ayakkabılardan oluşuyor. Audrey Hepburn’ı giyim tarzını kimi zaman maskülen bir şıklık, kimi zaman ise tamamen feminen çekici bir kadın olarak tanımlayabiliriz.

    Onun stil ikonu olmasına neden en büyük etken, içinde “Audrey Hepburn” olabildiği kombinler seçmiş olması,kendine has giyim tarzını bulmuş olmasıdır. Kıyafet seçimlerinde oldukça cesur davranmasının ve marjinal olmasının tek sebebi vücuduyla barışık olması ve başkalarının ne düşündüğünü umursamadan yaşamasıydı.

    Audrey Hepburn’den sizler için seçtiğimiz stil önerilerine bir göz atalım;

    60'ların Moda ikonu, eskimeyen güzellik Audrey Hepburn
    Sade bir elbiseyle de gayet dikkat çekici ve hoş görünebilirsiniz
    60'ların Moda ikonu, eskimeyen güzellik Audrey Hepburn
    Beyaz güzel bir çift eldiven, şıklığınıza şıklık katacaktır

    Audrey Hepburn

    60'ların Moda ikonu, eskimeyen güzellik Audrey Hepburn
    60’ların Moda ikonu, eskimeyen güzellik Audrey Hepburn

     

    Audrey Hepburn
    Taç takmanız için prenses olmanız şart değil! her kadın aslında bir prensestir

     

    Audrey Hepburn

     

    Audrey Hepburn stili
    Audrey Hepburn stili

    Holly At Tiffany's

    Audrey Hepburn tarzı
    Audrey Hepburn tarzı

    Audrey Hepburn

    58th Annual Academy Awards

  • Ev yapımı krem peynir tarifi

    Ev yapımı krem peynir tarifi

    Ev yapımı krem peynir nasıl yapılır? Ev yapımı krem peynir malzemeleri nelerdir? Ev yapımı krem peynir tarifi…

    MALZEMELER
    1 Litre süt
    Yarım limonun suyu
    1 Paket süt kreması (200ml)
    Tuz

    YAPILIŞI:
    Kapaklı bir kaba ılık sütü alıp içine limon suyunu ilave edin. 2 saat bekletin.Kesilen sütü temiz bir tülbentle süzdürüp peynir elde edin.Karıştırma kabına krema, süzdüğünüz peynir ve tuzu alıp mikserle 3-4 dakika çırpın.Saklama kabına alıp buzdolabında 3-4 saat bekletin.İstediğiniz yiyeceklerle servis yapın.

    Not: Ev yapımı krem peyniri 3 gün içinde tüketmeniz gerekir aksi halde bozulur.

  • Gripten korunmanın etkili bir yöntemi

    Gripten korunmanın etkili bir yöntemi

    İngiltere’de yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, her hafta en az iki buçuk saatlik sıkı egsersiz yapmak gribe yakalanma ihtimalini yarı yarıya azaltıyor.

    Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu’nun internet üzerinden 4,800 kişiyle yaptığı anketten alınan verilere göre hafif egzersiz yapmak aynı etkiyi göstermiyor.

    Bu yıl beşincisi gerçekleştirilen grip anketi, kimlerin gribe yakalanıp yakalanmadığını tespit etmek için yapılıyor.

    Ankette, yaş, çocuk sahibi olunup olunmadığı, grip aşısı yapılıp yapılmadığı ve koşu, hızlı bisiklet sürme ya da müsabakalarda yer alınan herhangi bir spor yapılıp yapılmadığı gibi sorular yöneltiliyor.

    Kayıt olan kullanıcılar her hafta nasıl hissetiklerini ve gribe benzer belirtiler gösterip göstermediklerini söylüyor.

    Anket sonuçlarını değerlendiren uzmanlar, her bin grip vakasından yüzünün sıkı egzersiz yapılarak önlenebileceğini vurguladı.

    Araştırmacı Dr. Alma Adler, “Bunlar ilk sonuçlar. Dolayısıyla ihtiyatlı yaklaşmalıyız. Ancak veriler diğer hastalıklarla uyumlu ve gerçekten egzersiz yapmanın faydalarını gösteriyor. Bu kış pekçok kişi grip geçirmemiş olsa da, insanlar düzelen havalardan faydalanmalı ve dışarı çıkıp daha çok egzersiz yapmalı” dedi.

  • Kız çocuklarına çiçekli taç yapmaya ne dersiniz?

    Kız çocuklarına çiçekli taç yapmaya ne dersiniz?

    Kız çocuklarımızı süslemeyi severiz onlarda bundan hoşlanırlar kız çocuklarını giysiler, aksesuarlar daha da sevimli gösterir, evde kalmış kullanmadığımız kumaşlardan onlara şık saç bantları yapabilir onları mutlu edebiliriz.Yapacağımız bu aksesuarı yalnızca saç bandı olarak kullanmakla kalmayıp onların elbiselerine giysilerine de dikebilirsiniz.

    Aşağıda sizler için bir model seçtim.
    Yapmamız gereken yalnızca resimde gösterildiği aşamaları uygulamak; kumaşları iki üç santim şeritler halinde kesip, elde büzgü vermek, ardından makineden geçmek.

    Gerekli malzemeler:

    • Evdeki kullanmadığımız renkli ve beyaz bir kumaş
    • beyaz lastik
    Kız çocuklarına çiçekli taç yapmaya ne dersiniz?
    Kız çocuklarına çiçekli taç yapmaya ne dersiniz?
    Kız çocuklarına çiçekli tac yapimi
    Kız çocuklarına çiçekli tac yapimi
     çiçekli tac yapimi
    çiçekli tac yapimi
    saç bandı yapımı
    saç bandı yapımı
    sac tokası nasıl yapılır
    sac tokası nasıl yapılır

    cicekli_sac_taci_yapimi_6

    cicekli_sac_taci_yapimi_7

    cicekli_sac_taci_yapimi_8

    cicekli_sac_taci_yapimi_9

    cicekli_sac_taci_yapimi_10

    cicekli_sac_taci_yapimi_11

    cicekli_sac_taci_yapimi_12

    cicekli_sac_taci_yapimi_13

    cicekli_sac_taci_yapimi_14

    cicekli_sac_tac_ornegi (1) cicekli_sac_tac_ornegi (1) cicekli_sac_tac_ornegi (2) cicekli_sac_tac_ornegi (3) cicekli_sac_tac_ornegi (4)

  • Evde bez bebek nasıl yapılır?

    Evde bez bebek nasıl yapılır?

    Bez bebek isteyen kızlarımız için evde onlarla eğlenerek hazırlayabileceğiniz birbirinden güzel bez bebek örneklerini birlikte yapalım.

    Gerekli olan malzemeler :
    kumaş,
    elyaf,
    renkli keçe parçaları,
    iğne, iplik

    Kalıbı ister printer dan çıkarıp fotokopi ile istediğiniz ebatta büyütün, ister elinizde çizerek oluşturun.
    Gövdeyi, başı ve kolları kumaşa çizin ve Bütün parçaları kenarlarda biraz pay bırakacak şekilde kesin.
    Her bir parçayı içini doldurmak için yer bırakarak etrafından dikin.
    Ters çevirin.
    İçlerini elyafla doldurup açık olan yerleri de dikerek birleştirin.
    Gövdeye başı ve kolları bitiştirin.

    Saçlarını orlondan kesip bir tutam olarak ortasından bağlayın bebeğin başına dikerek veya yapıştırarak tutturun.
    Gözleri için hazır oyuncak gözlerden kullanabilir veya bizim yaptığımız gibi keçeden kesip yapıştırabilirsiniz.
    İstediğiniz şekilde kıyafetler hazırlayın ve bebeğe giydirin.

    Evde Yapabileceğiniz Oyuncaklar İçin Tıklayınız

     

    Evde bez bebek nasıl yapılır?
    Evde bez bebek nasıl yapılır?
    Evde bez bebek nasıl yapılır?
    Evde bez bebek nasıl yapılır?
    Evde bez bebek nasıl yapılır?
    Evde bez bebek nasıl yapılır?
    Evde bez bebek nasıl yapılır?
    Evde bez bebek nasıl yapılır?
    bez bebek yapımı
    bez bebek yapımı
    bez bebek yapımı
    bez bebek yapımı
    bez bebek yapımı
    bez bebek yapımı
    bez bebek yapımı
    bez bebek yapımı

    evde_bez_bebek_nasil_yapilir_9 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_10 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_11 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_12 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_13 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_14 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_15 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_16 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_17 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_18 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_19 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_20 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_21 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_22 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_23 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_24 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_25 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_26 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_27 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_28 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_29 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_30 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_31 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_32 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_33 evde_bez_bebek_nasil_yapilir_34

    bez_bebek_yapimi (1) bez_bebek_yapimi (2) bez_bebek_yapimi (3) bez_bebek_yapimi (4) bez_bebek_yapimi (5) bez_bebek_yapimi (6) bez_bebek_yapimi (7) bez_bebek_yapimi (8)

  • Tüp bebek kaç kez denenir?

    Tüp bebek kaç kez denenir?

    Tüp bebek tedavisinin kaç kez denenebileceği ile ilgili bilinen yada belirlenmiş kesin bir sayı bulunmamaktadır. Tüp bebek tedavi süresi aralarında ortalama 2-3 aylık süre bulunması kaydıyla çiftlerin maddi ve psikolojik durumu el verdiği sürece tüp bebek tedavisi denenebilir. Her denemede olasılık biraz azalmasına ve uzun tedavi sürecinin çiftler için bazen zor ve yıpratıcı olmasına rağmen umutsuzluğa kapılmadan ısrarcı olmakta fayda vardır. Çünkü her tedavi bir sonraki tedavi için rehber olup, başarısızlık nedenine göre yeni yaklaşımlar ve yöntemler belirlenebilir. Böylece bir sonraki tedavi aşamasında başarı şansı arttırılabilir.

    Özellikle ilk 4 tüp bebek denemesi başarı şansı daha yüksek olmakla birlikte, sonraki uygulamalarda başarı şansı düşebilir. Tekrarlayan uygulamalarda başarıyı etkileyen faktörler de önemlidir. Kadının yaşı, infertilite nedeni ve kadının yumurtalık kapasitesi gibi faktörler başarıyı etkiler. Sonraki denemelerde mutlaka bunlar göz önünde bulundurularak tedavi planı çizilmelidir. Aynı zamanda, yumurta kalitesi, embriyo gelişimi ve rahim içi tutunma gibi faktörlerde tüp bebek tedavisinde başarıyı etkiler. Dolayısıyla, tekrarlayan başarısızlığı olan çiftlerin durumunun tekrar değerlendirilmesi ve ek detaylı bir değerlendirme yapılması uygun olacaktır.

    Bu durumlarda, rahim içi yapışıklık, myom, polip, rahim iç duvarının yetersiz gelişimindeki yetersizlikler, kan pıhtılaşma bozukluğu (trombofililer) ve anormal immünolojik yanıt; anne ve/veya babadan kaynaklanan genetik bozukluklar ve tüplerin içinde sıvı birikmesi (hidrosalpenks) ve endometriyozis gibi faktörler yeni denemeler öncesinde değerlendirilebilir. Bunların yanı sıra, oosit ve embriyo kalitesini arttırıcı bazı ileri teknolojik yöntemlerden de yararlanılabilir.

    Tüp bebek mikroenjeksiyon farkı

    Tüp bebek tedavisinde kadından toplanan yumurta ile erkekten alınan spermin döllenmesi için iki farklı yöntem kullanılabilir.

    Klasik tüp bebek yöntemi: Bu yöntemde kadının yumurtası ile erkeğin spermi labaratuar şartlarında aynı kaba konularak spermin yumurtayı kendiliğinden döllemesi beklenir. İnkübatörde bulunan sperm ve yumurta döllenme aşamasında takip edilir. Takip sırasında yumurtanın döllenip döllenmediği izlenir.

    Döllenme olunca, döllenmiş yumurtada embriyo oluşması beklenir ve embriyo oluşup belli bir gelişim aşamasına geldikten sonra, yani yaklaşık yumurta toplamadan 2-3 gün sonra kateter yardımı ile embriyo rahim içine yerleştirilir.

    Mikroenjeksiyon (İntrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI): Bu yöntemde klasik tüp bebekten farklı olarak mikroskop altında sperm özel bir pipet yardımı ve özel bir teknikle yumurta içine direk enjekte edilerek döllenme sağlanır. Bu yöntem ilk başlarda sperm hareketliliği ve sperm sayısında problem olan erkek faktörü nedeniyle tüp bebek yapılan hastalar için uygulanmaya başlanmış olmasına rağmen, daha sonraları klasik tüp bebek yöntemindeki başarısızlıkları azaltmak için yaygın olarak kullanılır hale gelmiştir.

    Ayrıca ileri yaş ve az yumurtası olan kadınlarda yada yumurta kabuğunun fazla kalın olduğu durumlarda da kullanılabilen faydalı bir yöntemdir. Bu yöntemle elde edilen embriyolarda uygun gelişim aşamasına geldiğinde rahim içine yerleştirilir. Klasik tüp bebek yöntemi ile elde edilen embriyo ile mikroenjeksiyonla elde edilen yumurtaların rahim içine tutunmasında fark olmamasına rağmen, mikroenjeksiyonda yumurtanın döllenme şansı artmış olur. Klasik yöntemle karşılaştırıldığında mikroenjeksiyonda bebeklerde anomali riskinde artış tesbit edilmemiştir. Dolayısıyla ileri yaş, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı gibi ek bir problem olmadığı sürece mikroenjeksiyon yöntemi kullanıldığında genetik inceleme yapma gerekliliği yoktur.

  • Ulyana Sergeenko 2014 İlkbahar/Yaz Couture

    Ulyana Sergeenko 2014 İlkbahar/Yaz Couture

    Ulyana Sergeenko, Moda Dünya’sını özgün stiliyle kasıp kavuran asıl mesleği fotoğrafçılık olsa da farklı stiliyle bunun ötesine geçen, Couture yolculuğunun başındaki tasarımcı Ulyana Sergeenko kendi adını taşıyan markasıyla birlikte zirveye olan yolculuğuna devam ediyor. Her koleksiyonunda bir hikaye üzerinden hazırladığı tasarımlarını bize sunan tasarımcı bu kez, ilhamını Kazakistan, Türkmenistan ve Özbekistan’a yaptığı gezileriden alıyor.

    Tasarımcı Ulyana koleksiyonun yanısıra Ulyana Sergeenko Haute couture 2014 İlkbahar -Yaz koleksiyonları arasında en iddialı ve en farklı siluetlere sahip olan iki çocuk annesi 32 yaşındaki Sergeenko, dördüncü sezon koleksiyonunda ağırlıklı olarak beyaz, siyah, kırmızı lacivert, çam yeşili, açık turkuaz, mercan, pembe ve bej renklerini kullanmayı tercih etmiş. Özgüvenli ve zarif bir bayan stili oluşturmaya çalıştığı koleksiyonunu, incelikli el işçiliği, drapeler, parlak satenler, belden oturmalı kloş etekler, diz altı elbiseler, kum saati formlu kesimler, zengin kumaşlar ve oryantal dokunuşlarla süsleyen Sergeenko koleksiyonu,Rusya’da özel işçilikle ürettirmiş Stephen Jones imzalı şapkalarla da büyük ilgi gördü. Kendisi de bir film yıldızı olabilecek kadar güzel olan bu kadın, kendi gibi kusursuz güzelliğe sahip çarpıcı koleksiyonu ile Moda Dünya’sın da fırtınalar estirirken, zirveye olan yolculuğuna emin adımlarla devam ediyor.

     

    Ulyana Sergeenko 2014 İlkbahar/Yaz Couture
    Ulyana Sergeenko 2014 İlkbahar/Yaz Couture
    Ulyana Sergeenko 2014 İlkbahar/Yaz Couture
    Ulyana Sergeenko 2014 İlkbahar/Yaz Couture
    Ulyana Sergeenko 2014 İlkbahar/Yaz Couture
    Ulyana Sergeenko 2014 İlkbahar/Yaz Couture

    ulyana_sergeenko_2014_ilkbahar_yaz_couture (25) ulyana_sergeenko_2014_ilkbahar_yaz_couture (16) ulyana_sergeenko_2014_ilkbahar_yaz_couture (23) ulyana_sergeenko_2014_ilkbahar_yaz_couture (15) ulyana_sergeenko_2014_ilkbahar_yaz_couture (14) ulyana_sergeenko_2014_ilkbahar_yaz_couture (21) ulyana_sergeenko_2014_ilkbahar_yaz_couture (5) ulyana_sergeenko_2014_ilkbahar_yaz_couture (7)Ulyana Sergeenko 2014 İlkbahar/Yaz Couture

    Ulyana Sergeenko
    Ulyana Sergeenko
    Ulyana Sergeenko 2014 İlkbahar/Yaz Couture
    Ulyana Sergeenko 2014 İlkbahar/Yaz Couture
    2014 Ulyana Sergeenko İlkbahar/Yaz Couture
    2014 Ulyana Sergeenko İlkbahar/Yaz Couture
    Ulyana Sergeenko 2014 İlkbahar Modelleri
    Ulyana Sergeenko 2014 İlkbahar Modelleri
    Ulyana Sergeenko
    Ulyana Sergeenko
    Ulyana Sergeenko 2014 Bahar
    Ulyana Sergeenko 2014 Bahar

    ulyana_sergeenko_2014_ilkbahar_yaz_couture (11)

  • Twiggy makyajı

    Twiggy makyajı

    1960’larda her genç kızın benzemek istediği, ölümsüz güzelliği, iri ceylan gözleri, başarılı oyunculuğu, yetenekli şarkıcılığı ve yazarlığıyla bir dönemi pesinden sürükleyen dünyanın ilk süper modeli, melek yüzlü zayıf bir kız Twiggy makyajı…

    İlk olarak yüzünüzü nemlendirin. Nemlendirilmiş cildinize baz uygulayın ve cildinizin bazı emmesini bekleyin. Sonra fondöteninizi uygulayabilirsiniz.Çilleriniz varsa, bunlar için kapatıcı kullanmayın.Göz altlarınıza da hafif bir şekilde kapatıcıyı sürün.

    Far fırçasıyla göz kapaklarınıza pastel tonlarda veya beyaz renk far kullanın.Kaşlarınızda boşluklar varsa kaş renginize göre uygun bir farla ya da kalemle bu boşlukları doldurun. Göz kapağınıza ve kaş kemiğinize mat, beyaz bir far sürün. Bu bölge için açık mavi far da kullanabilirsiniz. İki renk de harika görünüyor. Sonra gri farla göz çukurunuzu biraz belirginleştirin. Göz çukuru çizginize siyah far sürün. Bu belirgin bir çizgi halinde olmalı. Sonra siyah göz kalemiyle bu farın üzerinden geçin.Otantik bir görünüm elde etmek istiyorsanız eyeliner da kullanabilirsiniz

    Göz pınarlarınıza bir miktar beyaz far sürmeniz gözlerinizin daha aydınlık görünmesine yardımcı olacaktır.

    Takma kirpik kullanmanızı tavsiye ediyoruz.Takma kirpikler bol maskara twiggy makyajının olmazsa olmazı. Twiggy gerçekten uzun kirpiklere sahipti. Maskaranızı sürün ve göz makyajınız hazır.

    Kaş kalemi kullanarak kaşlarınızdaki boşlukları doldurun, fakat kaşlarınız doğal gözüksün

    Yanaklarımıza hafif şeftali tonda allık sürüyoruz.
    Son olarak dudaklarımıza parlatıcıyı uyguladık mı tamamdır…

    .

     

  • Çiğ börek tarifi

    Çiğ börek tarifi

    Çiğ börek nasıl yapılır? Çiğ börek malzemeleri nelerdir? Çiğ börek tarifi…

    Malzemeleri:
    4 su bardağı un
    1 yumurta
    1 tatlı kaşığı tuz
    Yeteri kadar su

    Peynirli börek için:
    •250gr beyaz peynir
    •Yarım demetten az maydanoz

    Kıymalı börek için :
    •250gr kıyma
    •1 baş soğan (rendelenmiş)
    •Yarım demet maydanoz
    •1 tatlı kaşığı karabiber
    •Tuz

    Yapılışı: Önce un elenir bir kaba alınır sonra tuz konup azar azar su ilave edilir ortadan kenarlara doğru un birbirine kaynaştırılır ve ne sert nede çok yumuşak olmalı ele yapışmıcak kulak memesi kıvamında olmalı,hamuru bir gece önceden yapıp 2 poşetle ağzını iyice poşetleyip dinlendirilir sonra hamuru rulo yapıp avuçiçi kadar bezeler kesilir,her parça unlanıp merdaneyle ince bi şekilde açılır yarısına harçtan koyulur diğer yarısı üzerine kapatılır sonrada tırtıklı yada düz kenarlı bir rulet yardımıyla kenarlardan kesilir ve bol kızgın yağda 3-5dk kızartılır..iç harcı yeterince sulu değilse kıymaya azıcık su katılır..

  • Çocukları 6 ayda bir diş hekimine götürün

    Çocukları 6 ayda bir diş hekimine götürün

    Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti (Çocuk Dişleri Uzmanı) Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cem Doğan, çocuklar ve erişkinlerde oluşan diş çürüklerinin, şekerli gıdalardan değil; diş fırçalama ve diğer ağız bakım yöntemlerinin kullanılmasındaki eksikliklerden kaynaklandığını söyledi.

    Çocukların sağlıklı bir şekilde çiğnemek, konuşmak ve güzel bir gülümsemeye sahip olmaları için güçlü ve sağlıklı dişlere ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Doğan, diş çürüklerinden korunmanın en kolay yolunun fırçalamak olduğunu yineledi.
    Çocuklarda ağız bakımının diş fırçası ve diş macunu ile yapıldığını kaydeden Prof. Dr. Cem Doğan, diş ipi ve gargaralar gibi yardımcı bakım materyallerinin kullanımının sıklıkla daimi dişlenme dönemi ile başlaması gerektiğini bildirdi.
    “Dişlerimizi yemeklerden hemen sonra fırçalamamalıyız” diyen Prof. Dr. Doğan, “Gıda maddelerinin alımı ile beraber ağız ortamında asidik bir çevre oluşur ve yemeklerden hemen sonra yapılan diş fırçalama işlemi ilerleyen dönemlerde diş hassasiyetine ve dişlerde erozyon denilen aşınmaya neden olabilir. Bu yüzden yemeklerden bir süre sonra ve mutlaka gece yatmadan dişler fırçalanmalıdır. Diş ipi de günde sadece bir kez yatmadan önce kullanılmalıdır” şeklinde konuştu.

    “DİŞ FIRÇALAMADA, EBEVEYNLER MODEL OLMALI”
    Çocuklara diş fırçalama alışkanlığının ne zaman ve nasıl öğretilmesi gerektiği konusunda da bilgi veren Prof. Dr. Doğan, şunları kaydetti:
    “Diş fırçalama işlemine çocuğun ilk dişinin sürmesi ile beraber başlamalıyız. Ancak ilk süren dişlerin diş fırçası ile temizlenmesi zordur; bunun için temiz bir parça bez veya özel olarak üretilen bebek fırçaları kullanılabilir. Diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması ise uzun zaman alan bir konudur. Çocuğun diş fırçalamaya alışması ve bunu sürekli bir davranış haline getirmesi ise uzun yıllar alır. Bunun çocuk tarafından içselleştirilmesi ve benimsenmesi için en büyük görev, önce ebeveynlere düşmektedir. Çocuk mutlaka ebeveynlerini diş fırçalarken görmelidir. Ayrıca ebeveynler de, çocuklar dişlerini fırçalarken onların yanında bulunmalı ve en az 7-8 yaşlarına kadar çocuklarına diş fırçalama konusunda yardım etmelidirler. Çünkü çocukların el hareketlerinin gelişimi diş fırçasının düzgün kullanımına izin vermemektedir.”

    “ÇOCUKLARI 6 AYDA BİR DİŞ HEKİMİNE GÖTÜRÜN”
    Çocuklar ve erişkinlerde oluşan diş çürüklerinin nedeninin şekerli gıdaların değil, diş fırçalama ve diğer ağız bakım yöntemlerinin kullanılmasındaki eksiklik olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Doğan,

    “Burada asıl üzerinde durulması gereken konu, çocukların şeker ve şekerli gıdaları az veya çok almaları değildir. Önemli olan bu gıdaların alındıktan sonra ne yapılması gerektiğidir; şekerli gıdaların alımını takiben en az bir bardak su içilmeli veya su ile ağız çalkalanmalıdır. Diş fırçalama işlemine daha sonra geçilmelidir” dedi.

    Çocukların en az 6 ayda bir diş hekimi kontrolüne götürülmesi ve diş çürüğünün gelişimini engellediği ispat edilen flor jel veya vernik uygulamasının hekimden talep edilmesini isteyen Prof. Dr. Doğan, “Diş hekiminin önerisine uygun diş fırçası, diş macunu ve diş ipi kullanmalıyız. Diş çürüğü bir hastalıktır ve hastalık ortaya çıkmadan önce önlemlerimizi almalıyız. Bunun için ağız bakımına hem kendimiz hem de çocuklarımız için önem vermeliyiz. Diş çürüğü veya ağrı oluşmadan diş hekimine gitmeme huyundan vazgeçmeliyiz” diye konuştu.