Blog

  • Hafızanızın güçlenmesi için kilo verin

    Hafızanızın güçlenmesi için kilo verin

    Yaşlı ve aşırı kilolu kadınların diyet yaptıktan sonra hafızalarının eskiye göre daha güçlü olduğu tespit edildi.

    Yapılan son araştırmalara göre, yaşlı ve aşırı kilolu kadınların diyet yaptıktan sonra hafızalarının eskiye göre daha güçlü olduğu tespit edildi. İsveç’teki Umea Üniversitesi, hafıza ve vücut kitle endeksi arasındaki ilişkiyi inceledi.

    Üniversite araştırma için aşırı kilolu, yaş ortalaması 61 olan 20 kadını seçerek iki farklı diyet programı uyguladı. 9 kadına protein ağırlıklı diyet uygulanırken geri kalanlar karbonhidrat ağırlıklı diyet programını takip etti.

    Diyet öncesi ve sonrası katılımcıların vücut kitle endeksi hesaplanarak hafıza testine tabi tutuldu. Testte, tanımadıkları insanlara ait fotoğraflar ve isimler gösterildi. Daily Mail’in haberine göre, 6 aylık diyet sonucunda kitle endeksi obezite sınırının altına düşen kadınların, hafıza testinde daha başarılı oldukları gözlemlendi.Doktor Andreas Pettersson, kilo vermenin beyni daha aktifleştirdiğini belirtti.

     

  • Mutlu evliliğin sırları

    Mutlu evliliğin sırları

    Ebeveynlerle buluşan Uzman Psikolog Bünyamin İrak, mutlu evliliğin sırlarını anlattı.

    Küçükçekmece Belediyesi Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde ‘Aile İçinde Eşlerin Uyumu’ söyleşisinde konuşan İrak, eşler arasında tartışma yaşanabileceğini çünkü iki ayrı kişinin evleriyle birlikte yaşamlarını da birleştirdiğini söyledi.

    Anne ve baba arasında yaşanan tartışmadan çocukların olumsuz etkilendiğini dile getiren İrak, “Anne ve babalar tartışmalarının sebebini mutlaka çocuklara söylemeli. Yoksa çocuk, annemle babam benim yüzümden tartışıyor düşüncesine kapılır. Ayrıca anne ve babaların tartışmayı çocuklarının yanında açtıkları gibi, kapatmaları da gerekiyor. Bu çok önemli” dedi.

    Evlilikte yaşanan sorunların geçici ve kalıcı olmak üzere ikiye ayrılması gerektiğini söyleyen Bünyamin İrak, “Eğer rahatsız olduğunuz davranış eşinizin kişiliğiyle alakalıysa bu durumda o davranış değişmez. Bu nedenle eşinizi olduğu gibi kabul etmeyi öğrenmelisiniz. Eşinizi değiştirmek yerine o sorunla baş etme yollarını araştırmalısınız” diye konuştu.

    Ebeveynlerin yaptığı büyük yanlışlardan birini de çocuklarını taraf tutmaya zorlamaları olarak belirten Uzman Psikolog Bünyamin İrak, “Çocuğa, annen mi haklı yoksa ben mi haklıyım diye sorulduğunda çocuk çok zor durumda kalır; çünkü buna cevap veremez. Bir taraf haklı dediğinde diğer tarafı kaybedeceğini düşünür” ifadelerini kullandı.

    Evlilik alışverişinin püf noktaları için tıklayın…

    Evin reisi kimdir?
    Evin reisi kimdir?
  • PrivateGO

    PrivateGO

    İnternetten alışverişin son dönemde popülerlik kazanmasıyla birlikte hemen hemen her hafta yeni bir online mağaza yayına giriyor. Satın alınabilecek ürün çeşidi ve kampanya sayısı artarken, ziyaretçiler için bu fırsat ve indirimleri takip edebilmek de bir o kadar zor hale geliyor.

    PrivateGO, internetten alışveriş yapmak isteyen kullanıcılarına istedikleri ürüne en hızlı şekilde ulaşmalarını sağlamak adına 23 adet internet mağazasını tek bir çatı altında toplayıp, 376 adet ürün kategorisi ve 758 adet markayı 22 farklı renk seçeneğiyle birlikte filtreleyebilme özelliğiyle ziyaretçilerine aradıkları ürünle ilgili detaylı arama yapma imkanı tanıyarak zaman kazandırıyor.

    PrivateGO‘nun üyelerine sunduğu hizmetlerden en göze çarpanı ise Moda Alarmı. PrivateGO moda alarmı sayesinde seçtiğiniz markalarla ilgili indirimli bir satış olması durumunda email yoluyla haberdar oluyorsunuz. Dilediğiniz kadar markayı takip listenize ekleyebiliyor, kişiselleştirilmiş e-posta bildirimlerini günlük olarak alabiliyorsunuz.

    Giyimden, ayakkabılara, çantadan aksesuara, takı, kozmetik, ev&mutfak gibi popüler kategoriler altında, dilediğiniz elbise modelini, elbiseniz altına giyebileceğiniz ayakkabı modelini, bu kombine uygulayabileceğiniz yüzük, küpe gibi takılarınızı dilediğiniz renge göre filtreleyebilir,

    Alışverişinizi en kısa süre içinde tamamlayabilirsiniz.

    privatego

  • Mutfakta Gözümüzden Kaçanlar

    Mutfakta Gözümüzden Kaçanlar

    Severek kullandığımız çoğu ürün dikkatsizlik sebebiyle tehlike saçabiliyor. Sizler için gözden kaçan püf noktaları derledik. Listemizde teflon tencere ve tavalar, döküm tencere setleri, porselen yemek takımları ve silikon kaplar yer alıyor.

    Teflon ve döküm tencere setlerini ocağa ortalamalı ve alevin tencerenin etrafından taşmamasına dikkat etmeliyiz. Bu tencerelerde metal aletler kullanmak çizilmelere sebep olabilir. Tahta kaşıklar en ideal olanıdır. Yalnız bu kaşıklar bulaşık makinesinde yıkanmamalıdır. Yüksek sıcaklıkta direnci azalan tahta, deterjan kimyasalını emer ve yemeklere geçirir.

    Teflon ve döküm tencereler yanmaz-yapışmaz özelliği ile kolay temizlenir. Bulaşık makinasında ağır deterjanlarla temizlemek tencerelerinizin ömrünü kısaltır. Yapışmaz teflonun içerdiği PFO zararlı kimyasalı, tavanın sıcaklığı 350 dereceyi geçtiğinde tavadan gıdaya ve havaya yayılır. Tavalar ocakta boş tutulursa bu ısıya çabuk ulaşır.

    Döküm tencere ve tavalar kullanmaya başlamadan önce özel bir işlemden geçirilir. Bu tavaları ilk defa kullanıyorsak öncelikle deterjansız sıcak su ile yıkarız. Sonra ocağın üzerine koyup iyice ısınmasını bekleriz. Isınan tavaya biraz sıvıyağ döküp ısıya dayanıklı bir fırça yardımıyla her yerini sıvıyağ kullanarak yağlarız. Sonrasında kâğıt havlu ile yağın fazlasını alırız. Bu işlem emaye yüzeyin kaygan bir tabaka ile kaplanmasını sağlayacaktır.

    Döküm setleri sert bir yüzeye çarpmaktan kaçınmalıyız. Emaye tabakası bir tür camdır ve kırılabilir. Ayrıca bu setlerin hem alt hem de üst yüzeyi tamamen emaye ile kaplandığı için iki yüzeyin birleştiği yerde ham dökme demir kullanılabilir. Bu kısmın kuruluğunu dolaba koymadan önce kontrol etmeliyiz.

    Baharın gelmesiyle dolaplarımızdan çıkardığımız rengârenk çiçekli yemek takımları dikkatli kullanmazsak sağlığımız açısından risk oluşturabilir. Bu tabaklarda asitli ve tuzlu gıdaları uzun süre bekletmek ağır metallerden kurşun ve kadmiyumu açığa çıkarır. Aynı şekilde kaplamalı çatal ve kaşıklar çizildiğinde asidik ya da tuzlu gıdalara uzun süre maruz kalırsa sağlık açısından tehlikeli olabilir. Bu gereçlerdeki kurşun ve kadmiyum içeren dekor ve boyalar zamanla çözünerek yiyeceklere nüfuz eder.

    Kurşun insan vücudundaki organ ve dokulara zarar verir. Özellikle böbrek ve bağışıklık sistemini etkiler. Çocukların merkezi sinir sisteminde büyük tehlikeler yaratır. Erken doğum, yeni doğanda zekâ geriliği; yetişkinlerde bellekte zayıflama ve kan hastalıklarına sebebiyet verir. Kadmiyum akciğer tahribatına bağlı olarak ölüme neden olabilir. Kanserojen etkisi bulunur.

    Bazı Çin malı porselen tabaklarda, kurşun ve kadmiyum miktarı belirlenen limitin 40 katından fazladır.  Bu metallerin etkisi uzun vadede ortaya çıkar. 2002′de yasalar Avrupa standartlarına göre yeniden düzenlenmiş olsa da, denetimler yetersiz kalmaktadır. Bu sebeple yemek takımı gibi kritik ürünleri güvenilir kaliteli markalardan almak gerekir.

    Esnek, kullanışlı, kokusuz ve kırılmayan yapısı, cıvıl cıvıl renkleriyle silikon kaplar bayanların yeni gözdesi. Bu kapların kanserojen olduğuna yönelik söylentiler her geçen gün artıyor. Camın da hammaddesi olan kum, silikonun da hammaddesidir. Pratikte, nasıl borcamı fırında gönül rahatlığıyla kullanıyorsak, silikon ürünleri de kullanmamız gerekir. Yalnız silikonların birinci kalite solvent içermeyen yerli üretim olmasına dikkat etmeliyiz. Ucuz uzak doğu üretimi olan ürünlerin içeriğinde sağlığa zararlı kimyasallar bulunur. Yapışmazlık özelliğini tam olarak taşımaz.

    Silikon kapları alırken öncelikle % 100 silikon olduğundan ve Tarım Bakanlığı izni ile üretildiğinden emin olmalıyız. Bu kapların Sağlık Bakanlığı Hıfzıssıhha Enstitüsü ve uluslararası akredite laboratuvarındaki analizlerle Avrupa standartlarına uygunluğu belgelenmiş olmalıdır. Silikon kapların insan sağlığına etkileri hakkında AR-GE çalışmaları fazla bulunmadığı için her ihtimale karşı güvenilir kaliteli markalardan almakta fayda var.

    Bu yazı ile çoğu sorunuza yanıt bulduğunuzu düşünüyoruz. Mutfak gereçlerinizi gönül rahatlığıyla seçebilirsiniz artık.

    Vintage

  • “Tek çocuk bencil olur” klişesini unutun

    “Tek çocuk bencil olur” klişesini unutun

    “Tek çocuk bencil olur” klişesini unutun. İkinci çocuğa hazırlanmadan önce “tek çocuğun” psikolojik ve ekonomik avantajlarını okuyun.

    1. Sağlıklı öz saygı
    Ebeveynler çocuklarına ilgi gösterirken dikkatli olmak zorunda, ne ilgiye boğmalı ne de yoksun bırakmalı. Ama tek çocuk olunca yönetilecek ekstra dikkat ve odaklanma, moral ve güven güçlendirici olacaktır.

    2. Kendi kendileri ile iyi arkadaş olurlar
    Bir insanın kendi kendine yetebilmesi, hatta bundan keyif alması çok önemlidir. Tek çocuklar kendileri ile daha derin bir ilişkiye sahip olma eğilimindedirler. Genellikle bunu düşünmeyiz, ebeveynler olarak çocuğumuzun diğer insanlarla olan ilişkilerini önemseriz. Ancak çocuklar kendileri için kendileri ile güçlü bir ilişki geliştirmek zorundadır. Yalnızlığa karşı en büyük silah kendi başınıza olduğunuzda daha az yalnız hissetmektir.

    3. Güçlü bağlar
    Bazılarına göre tek çocuklar arkadaşlık ya da gönül ilişkilerini yaşarken güçlü bağlarla bağlanamazlar. Hiç de öyle değil. Tam tersine, sorumluluk ve cömertlik adına ilişkilerle ilgili daha olgun dersler almışlardır.

    4. İşbirliği ve kontrol
    Bütün çocuklar, sadece tek çocuklar değil, arada sırada öfke nöbetleri geçirir. Ve daha önce belirttiğimiz gibi tek çocuk yetişkinlerden ipuçları kapma eğilimindedir. Böylece daha kontrol sahibi ve işbirliğine yatkın olurlar.

    5. Kendi ailelerini seçerler
    Tek çocuklar gerçek aileleri dışında da duygusal bağ kurmaya ihtiyaç duyarlar ve bu kendi etraflarında çekirdek bir kadro oluşturmalarına sebep olur. Ve bu grubun kendi ritüelleri, gelenekleri yeşerir, gelişir.

    6. Ebeveynlik dışında mutluluk
    Bu bazı insanlara bencilce gelse de tek çocuk sahibi olmak ebeveynlik dışında kalan hayatınızı da sürdürmeye yarar. Çocuğunuzla geçirdiğiniz her dakika elbette çok özel ama kendinize zaman ayırmanız da özellikle psikolojiniz açısından önemli.

    7. Bütçe
    Burada yine bencillikle suçlanma ihtimali yok çünkü hepimiz biliyoruz ki daha büyük bir aileyi finanse etmek oldukça meşru bir endişe. Tek çocuğumuz var iyi yaşıyoruz demenin hiçbir sakıncası yok. Sakın ‘çocuk rızkıyla gelir’ diye düşünmeyin, çok büyük problemler yaşayabilirsiniz ve bu tüm ailenin yaşam standardını düşürür.

    Tek çocuk sahibi olmakla ilgili tüm o basmakalıp görüşleri bir kenara bırakın ve ne istediğinize eşinizle birlikte karar verin.

  • Schiaparelli bahar 2014 koleksiyonu

    Schiaparelli bahar 2014 koleksiyonu

    Schiaparelli bahar 2014 koleksiyonu galerimizde sizlerle…

    Schiaparelli bahar 2014 koleksiyonu

    Schiaparelli bahar 2014 koleksiyonu
    Schiaparelli bahar 2014 koleksiyonu
    Schiaparelli bahar 2014 koleksiyonu
    Schiaparelli bahar 2014 koleksiyonu
    Schiaparelli bahar 2014 koleksiyonu
    Schiaparelli bahar 2014 koleksiyonu
    Schiaparelli bahar 2014 koleksiyonu
    Schiaparelli bahar 2014 koleksiyonu
    Schiaparelli bahar 2014 koleksiyonu
    Schiaparelli bahar 2014 koleksiyonu

    schiaparelli_bahar_2014_koleksiyonu (1) schiaparelli_bahar_2014_koleksiyonu (2) schiaparelli_bahar_2014_koleksiyonu (3) schiaparelli_bahar_2014_koleksiyonu (4) schiaparelli_bahar_2014_koleksiyonu (5) schiaparelli_bahar_2014_koleksiyonu (6) schiaparelli_bahar_2014_koleksiyonu (7) schiaparelli_bahar_2014_koleksiyonu (9) schiaparelli_bahar_2014_koleksiyonu (10) schiaparelli_bahar_2014_koleksiyonu (13) schiaparelli_bahar_2014_koleksiyonu (16) schiaparelli_bahar_2014_koleksiyonu (17)

  • Hızlı kilo verdiren besin

    Hızlı kilo verdiren besin

    İsviçreli bilim adamları yeni bir araştırmaya imza attı. Upsala Üniversitesi’ndeki araştırmalarda 39 yetişkin kadın ve erkekten oluşan 2 grup 7 hafta boyunca fazladan günlük 750 kalori aldı.

    Birinci grup doymuş yağ içeren besinler tüketirken, ikinci grup ise doymamış yağ içeren besinler tüketti. 7 hafta sonunda çıkan sonuç ise şaşırtıcıydı. Doymuş yağ tüketen grupta hiçbir bireyde kilo artışı olmazken, diğer grupta kilo artışı gözlemlendi.

    Ceviz ve somon yiyerek metabolizmanızı hızlandırın

    Düzenlenen araştırmada ceviz ve somon balığında bulunan omega-3 yağ asitlerinin yağ kütlesini azalttığı belirtildi. Diğer araştırmalar da, omega-3 yağ asitlerinin sizi tok tuttuğunu ve yağlı balık yedikten sonra 2 saat sonra daha tok hissettiğinizi gösteriyor. Haftada en az iki kez somon ve günde bir avuç ceviz yemeniz kilo vermenize yardımcı olacaktır.

  • Diş gıcırdatmanın sebepleri nelerdir?

    Diş gıcırdatmanın sebepleri nelerdir?

    Bruksizm (diş gıcırdatma) genellikle uyku esnasında oluşan güçlü çene hareketlerinin neden olduğu çeneleri sıkma, dişleri gıcırdatma olayıdır. Toplumumuzda sık rastlanır. Genellikle bu alışkanlığa sahip bireyler bundan habersizdir.

    Diş gıcırdatmanın sebepleri nelerdir?

    Bruksizmin (diş gıcırdatması) oluş nedenleri hakkında çeşitli görüşler vardır. Bazı araştırmacılar buruksizmin dişler arasındaki kapanış ilişkisinin bozulmasından kaynaklandığını, bazıları santral sinir sistemindeki bir hastalığın neden olduğunu bazı araştırmacılar da bu iki nedeni de kapsayan çok yönlü bir problem olduğunu ileri sürmektedirler.

    Duygusal stresler (Herkes stresin bruksizmin nedenleri arasında en önemli faktör olduğu konusunda fikir birliği içerisindedir. Vücudumuzda stres belirtilerini ilk olarak gördüğümüz yer ağız dokularıdır. Stres bruksizmin hem oluş nedeni hem de olayın şiddetini artıran en önemli faktör olarak belirlenmiştir.)

    • Aşırı sinirli, hassas, titiz bir yapıya sahip olmak
    • Malokluzyon (dişlerin diziliş ve sıralanışındaki bozukluklar)

    Diş gıcırdatması sonucu ağız ve dokularında ne tür rahatsızlıklar oluşur ve belirtileri nelerdir?

    Dişlerin çiğneyici yüzünde oluşan aşınma: Dişlerin birbirleri ile sürtünmesi sonucunda oluşan aşınma tüm dişleri kapsayabilirse de özellikle ön dişlerde daha etkilidir.
    Dişlerde kırılma: Dişleri sıkma ve gıcırdatma sonucunda ön dişlerin köşelerinde arka dişlerin çıkıntılı kısımlarında mikro çatlaklar oluşur. Röntgen ile saptanamayan bu çatlaklar zamanla büyüyerek dişlerin kırılmasına neden olur.
    Dişlerde aşırı hassasiyet: Genellikle soğuğa karşı hassasiyet gelişir. Ani diş sızlamaları başlar. (Bakınız, Diş Hassasiyeti)
    Diş etinin geriye çekilmesi ve genellikle bununla birlikte oluşan dişin boynunda diş eti hizasında oluşan çentik şeklindeki aşınmalar: Bu durumun oluşmasına neden olarak ilerleyen yaşa bağlı diş eti çekilmesi ya da aşırı baskı uygulanarak yapılan diş fırçalama gösteriliyorsa da , bruksizm hastalığının dişlerde bu gibi oluşumlara neden olduğu bilinmelidir. (Bakınız, Dişeti Hastalığı)
    Dişlerde sallanma: Yıllar süren gıcırdatma sonucu dişler gevşeyerek sallanmaya başlar. Aşırı basınç dişleri saran kemik desteğinin kaybolmasına neden olur. Bu durumu telafi etmek için dişlerin kökleri hizasında ekstra kemik çıkıntıları gelişir.
    Yanaklarda iritasyon (tahriş): Özellikle dişleri birbirlerine temas ettikleri kapanış çizgisi hizasında, yanağın iç kısmında çizgi ya da kabartı şeklinde fibröz bir oluşum meydana gelir. Bu oluşum nedeni ile sıklıkla “yanak ısırma” olayı ile karşılaşılır.
    Kas ağrısı: Özellikle şakak ve yanak bölgesindeki kasların aşırı çalışması bu bölgelerde kas ağrısına neden olur.
    Baş ağrısı: yukarıda belirtilen kas ağrısı zaman zaman baş ağrısı şeklinde kendini gösterir.
    Çene ekleminde ağrı : Çene eklemine aşırı yüklenilme nedeni ile eklemde ağrı, çıtırtı ve kenetlenme olabilmektedir.

    Bu belirtiler diş gıcırdatmasının hemen başlangıcından itibaren ortaya çıkmaz. Olayın şiddetine ve süresine göre bazen yıllar sonra görülebilmektedir. Çoğunlukla belirtilerin tümü birden olmayabilir. Bazen çok az belirti gösterebilir.

    Tedavi

    Tedavinin amacı dişlerde çene ekleminde oluşabilecek kalıcı zararları önlemek ve ağrıyı ortadan kaldırmaktır

    Diş hekimi tarafından uygulanan, uyku sırasında dişlerin birbirleri ile temasını engellemek amacı ile alt ve üst çene dişlerinin arasına yerleştirilerek kullanılan “gece koruyucuları”, diş gıcırdatması semptomatik tedavisinde kullanılan en önemli araçtır. Ancak gece koruyucularının çoğunlukla tek başlarına yeterli olamayabilmektedir.

    Bu nedenle hastalığın sergilediği tabloya göre gece koruyucularının yanında bazı ek tedavilerinde uygulanması gerekmektedir:

    • Stres terapisi,
    • Rahat uyumayı sağlayıcı önlemler,
    • Kas gevşetici ilaç uygulaması,
    • Hatalı yapılmış diş dolgusu ve kaplamaların yenilenmesi,
    • Eksik olan dişlerin yerine koyulabilmesi için protez uygulamaları.

    Bunu engellemek için diş hekimlerimiz, gece plağı denen silikondan kalıplar yapıyorlar. Fakat bu koruyucu kalıpları düzenli kullanmak sıkıcı gelebiliyor. Bu sorunun çözümünde çok daha kolay bir yol olduğunu sizlerle paylaşayım istedim. Birçok alanda karşımıza çıkan BOTOKS bu konuda da yardımımıza koşuyor. Çene kaslarına gereken dozda yapıldığında gevşetiyor. Ancak istemli çiğneme hareketlerine izin veriyor. Uykuda istemsiz kasılıp dişleri sıkmasını kısıtlıyor. Kısacası güçlü çene kaslarının istemsiz kasılmasını önlüyor. 3-5 ay aralıkla birkaç defa yapıldığında kalıcı olarak gece diş sıkmaları önlenebiliyor.

  • Eğer Kadın Severse…

    Eğer Kadın Severse…

    Bir erkeğin bir kadını sevdiği nasıl anlaşılır? O muhteşem iki sözcük size söylendiğinde buna inanmalı mısınız yoksa gözlerine baktığınızda anlayabilir misiniz? Acaba gerçekten seviyor mu? Ne hissediyor? bu soruları bi kenara bırakıp kadının nasıl erkeğini nası sevdiğini anlatmak istiyorum.

    Kadın var olduğundan beri aşk masalının ana kahramanıdır. Yani her aşk masalında ana kahraman kadındır. Çünkü kadınlar genellikle erkeklerden daha duygusallardır. Zaten bu doğrudur da. Kadınlar çok daha fazla duygusaldır ama bir okadar da cesaretlidirler.

    Örneğin Anna Karenina… Ne çok sevmiştir Vronski’yi! Onu okadar çok sevmiştir ki onun uğruna her şeyi feda etmiştir. Sahip olduğu tüm hayatını silip, yeni sıfırdan bir hayata başlamaya hazırdır. Bütün dedikodulara, çıkan söylentilere göğüs gerer, saygıdeğer mükemmel hayatını bir anda bitirebilecek kadar yürekli ve gözü karadır. Ama Vronski, (hiç edebi bir metin yazma kaygım yok şu an, affet beni Tolstoy) yan çizer!

    Koskoca kont, bi’ adam olup Anna’nın elinden tutmaz. Anna, trenin altında öldükten sonra aklı başına gelir. Ama iş kadın severse işten geçmiştir malesef ve giden geri gelmez gibi bir çok atasözlerinden ve deyimlerden yararlanıp bu durumu açıklayabiliriz.
    İşte kadınlar böyle bir varlıktır cesaretlidirler. Sevdikleri için her şeyi yaparlar. Ama erkekler kadınların kendisini bu kadar çok sevmesinden korkarlar.

    Bir araştırmaya göre kadın âşık olur, sever. Erkekse o esnada ne olduğunu anlamaya çalışır, düşünür, sorgular. Kadın, tam gitmeye karar verdiğinde bu sevdadan ümidini kestiğinde ise erkek âşık olur. Ama artık iş işten geçmiştir… Kadın gitmeye karar vermiştir.
    Nedir şimdi bu ? Erkek anlayacakta kadına oda aşık olacak oda sevecekte ohooooo… Kadın o arada düşünece bu adam beni sevecek mi aşık olacak mı diye düşünürken erkek çıkıp karşısına ben aşık oldum diyecek. Eee nerde kaldı bu ilişkinin güzelliği nolacak şimdi?

    Kısacası erkekler aşkta çok fazla mantık aramayın çok fazla sorgulamayın kafanızdan çok fazla bilinmeyen denklemleri bırakın bir kenara sadece aşkınızı gösterin sevdiğiniz kadına. Bu kadar yeter bence şimdi herkez sevdiğine sahip çıksın

  • Balla yapabileceğiniz saç maskeleri

    Balla yapabileceğiniz saç maskeleri

    Bal ile yapacağınız maskelerle saçınızın sağlıklı ve parlak görünmesini sağlayın…

    Kuru saçlara özel

    İçindekiler: 1 yemek kaşığı bal, 1/2 fincan tam yağlı süt

    Hazırlanışı: Bal ile sütü birlikte iyice karıştırın ve saçınıza masaj yaparak yedirin. 15 dakika geçtikten sonra yumuşak bir şampuan ile saçınızı yıkayın.

    Dökülen saçlara özel

    İçindekiler: Zeytinyağı, bal, tarçın, 2 yumurta, ıspanak, kişniş, badem yağı

    Hazırlanışı: Zeytinyağı, bal, tarçın ve yumurtayı birlikte karıştırarak özel karışım elde edin. Ardından masaj yaparak saç derinize uygulayın. 15 dakika sonra saçınızı yumuşak bir şampuan ile yıkayın. Bu karışımı haftada 3-4 kez uygulayabilirsiniz.

    Elektriklenen saçlara özel

    İçindekiler: Bal

    Hazırlanışı: Bir yemek kaşığı balı 1 litre suyla karıştırın. Bu karışımı şampuandan sonra durulama suyunda kullanın. Saçınızı her yıkadığınızda kullanın.

    Bal ve zeytinyağı maskesi

    İçindekiler: 3 yemek kaşığı zeytinyağı, 2 yemek kaşığı bal, bone

    Hazırlanışı: Zeytinyağ ile balı birbirine karıştırın ve oluşan karışımı saçınıza güzelce sürün. Saçınıza bu karşımı uyguladıktan sonra boneyi saçınıza takın.15 dakika sonra saçınızı şampuanla yıkayın.

    Parlak saçlara özel

    İçindekiler: 1 portakal, 1 yemek kaşığı bal, birkaç damla sandalağacı yağı

    Hazırlanışı: Portakalın suyunu sıkın ve su, bal, sandalağacı yağı ile birlikte karıştırın. Bu karışımı şampuanla saçınızı yıkadıktan sonra durulama esnasında kullanın.Parlak ve canlı saçlar için ballı maske tariflerini mutlaka denemelisiniz!

    Saç uzatma yöntemleri için tıklayın!