Cinsellik Hakkında Genel Düşünceler

1- Erkekler olarak aslında istediğimiz ilişkileri yaşayamıyoruz demişti. Seçen tarafında hep karşı taraf olduğunu, bir erkeğin istediği biriyle birlikte olma olasılığının en fazla %10 olduğunu söylüyordu. Ama bir kız istediğinde ise onun kabul edilme olasılığı %90'dan aşağı değil diyordu. Haksız da diyemem çünkü erkeklerin teklif etmesine alışığız. Sonrası ilginç: İlkler unutulmaz diyerek, ilk birkaç kere reddedildikten sonra birinden kabul almanın aslında çok da tatmin etmediğini ancak hiç değilse iyi olduğunu söylemişti. Bunu da üniversite tercihlerinde ilk sıralara yazdığın ile 15. sıraya yazdığın aynı kefede mi diyerek vurgulamıştı. En sonunda da siz reddedip reddedip istediğiniz erkekte karar kılıyorken biz yalnızca bizi kabul edenle yetiniyoruz demişti. İstisnalar da kaideyi bozmazmış.
Eşiniz sözlük yazari falan mı?
Bıraksak kitap yazacakmis. İnsan böyle şeyleri düşünür, yakın hissettiği insanlarla da paylaşır. Benim de kendimce bazı yorumlarim var.
Ama bunun muhatapi eşi mi ya?
Böyle dan dan dan diye...
Kankasi misiniz siz onun?
Cinsel probleminiz var ama en azından arkadaş gibisiniz diye olumlu bir yorum atayım bari, ne diyeyim...
Adamin yorumlarına gelince,katıldığım yerler var katılmadığım yerler var.
Ama gözlemim : fiziksel olarak çok da idealindeki kadın olmayan ve yaşça büyük biriyle ilk birlikteliğini yaşamış ve aynı kadınla evlenmiş. Bu yüzden dışarıdaki hayatı merak ediyor - başka insanlarla başka sex ihtimalleri olması ama onun ömür boyu uzaktan seyredecek olması kendisini kötü hissettiriyor. Şöyle düşünüyor olabilir , 'evliliğimde erken bosaliyor olabilirim. Ama işini bilen bir kadın olsa, geleceğimi anlayınca hemen ilgimi dağıtıp ben durulunca tekrar devam ettirse belki de ilişkilerim daha uzun sürer'
Belki şartlar değişse de kendindeki problem degismeyecek ama o bunu bilmediği için komşunun tavuğu komşuya kaz görünüyordur...
Eşinize katıldığım konu, ben de çoğu kişinin aksine kadın olsun erkek olsun - insanların ilk sevgilileriyle evlenmemeleri gerektiğini düşünüyorum (bana ne orasi ayrı tabii). Hem gönül olarak hem fizik olarak birseyler yaşasinlar ki aklı dışarıda kalmasın,eşinin onun için en iyisi olduğunu bilsin. Ne bileyim, ilk sevgilimle evlenseydim benim de aklim dışarıda kalırdı heralde... Neler neler var neticede :)))
 
Evet bundan bahsetmişti. 21 yaşında iken üniversite 3. sınıfta ilk kez birine açılıp reddedilmiş. Onun haricinde de kızlar ona, kendi deyimine göre, hayvanmış/uzaylıymış gibi davranıyormuş. Yanındaki zengin ve/veya yakışıklı erkeklerin içine düşerlerken bu süprüntü gibi kalıyormuş. Kızlar tarafından kullanılmaktan öteye gidememiş dediğine göre.

Ben onunla ilk tanıştığımda daha önce hiç sevgilisi olmadığına epey şaşırmıştım. Dışarıdan müthiş güçlü karakterli biri gibi gözüküyor ve aslında öyle ama kadınlar konusunda şansı mı dönemiş diyelim, öküzlük mü diyelim, özgüvensizlik mi, artık bilemiyorum. Bir sorunları var ama.
Eşinizin düşündüğünüz gibi saglam Bi karakteri yok en ufak şeyde kendine dönmeden karşısındaki kişiyi suçluyor kadınlardan nefret etmesi falan hepsi bunun örnegi ki bunun erkek kız ayrımı yok her iki tarafta rededilebiliyor öyle zannettiği gibi kadın istediğini elde ediyor erkek hep seçilen taraf diye bişey yok dedigim gibi eşinizin bu konuda yardım alması gerek ciddi takıntı ve travma yapmış geçmiş olanlar böyle giderse ikinizde mutsuz olucaksınız bunun ilerisi çok farklı yerlere gidebilir yani Bi yerden sonra kendini yeterli gördüğünde özellikle fiziksel olarak yeterli olduguna yakışıklı olduguna falan kendini tam olarak inandırdıgında kendince bazı şeyleri test edebilir mesela gözüne kestirdigi Bi kızı görünüşüyle tavlamaya çalışabilir ki kendine kanıtlaya bilsin ben istediğimi seçebilirim falan diye yardım almazsa buralara gelebilir bu durum eksik hissettiklerini kapamaya çalışıyor şuan
 
Hangi amaçla bahane üretiyor sizce. Beni mi sevmiyor?

Onu da eşinize sorun, bu kadar bahane üreteceğime kalkar sevişirim şahsen, o daha az yorar.
Cinsel terapi, ilişki terapisti, psikolog vb. artık bakacaksınız, eşinizi pek sağlıklı bulmadım anlattıklarınıza bakarak.
 
Eşiniz sözlük yazari falan mı?
Bıraksak kitap yazacakmis. İnsan böyle şeyleri düşünür, yakın hissettiği insanlarla da paylaşır. Benim de kendimce bazı yorumlarim var.
Ama bunun muhatapi eşi mi ya?
Böyle dan dan dan diye...
Kankasi misiniz siz onun?
Cinsel probleminiz var ama en azından arkadaş gibisiniz diye olumlu bir yorum atayım bari, ne diyeyim...
Adamin yorumlarına gelince,katıldığım yerler var katılmadığım yerler var.
Ama gözlemim : fiziksel olarak çok da idealindeki kadın olmayan ve yaşça büyük biriyle ilk birlikteliğini yaşamış ve aynı kadınla evlenmiş. Bu yüzden dışarıdaki hayatı merak ediyor - başka insanlarla başka sex ihtimalleri olması ama onun ömür boyu uzaktan seyredecek olması kendisini kötü hissettiriyor. Şöyle düşünüyor olabilir , 'evliliğimde erken bosaliyor olabilirim. Ama işini bilen bir kadın olsa, geleceğimi anlayınca hemen ilgimi dağıtıp ben durulunca tekrar devam ettirse belki de ilişkilerim daha uzun sürer'
Belki şartlar değişse de kendindeki problem degismeyecek ama o bunu bilmediği için komşunun tavuğu komşuya kaz görünüyordur...
Eşinize katıldığım konu, ben de çoğu kişinin aksine kadın olsun erkek olsun - insanların ilk sevgilileriyle evlenmemeleri gerektiğini düşünüyorum (bana ne orasi ayrı tabii). Hem gönül olarak hem fizik olarak birseyler yaşasinlar ki aklı dışarıda kalmasın,eşinin onun için en iyisi olduğunu bilsin. Ne bileyim, ilk sevgilimle evlenseydim benim de aklim dışarıda kalırdı heralde... Neler neler var neticede :)))

Evet sözlük yazarı gerçekten de :KK70: İşte haklısınız tamamen. Maalesef ben de eşten çok arkadaşıyım gibi hissediyorum. Ve o da sizin gibi ilk birlikte olduğu kişiyle evlenmeyi istemezmiş, öyle demişti. Tabi yine üzdü beni.
 
Cinsellikle ilgili bir şey söyleyemeyeceğim ama eşinizin kadınlara karşı düşmanca tutumunun sırf birkaç kadın tarafından reddedilmekten kaynaklandığını sanmıyorum. Sonuçta bütün erkekler reddedilmiştir hatta biz bile reddedilebiliyoruz. Eşinizin annesiyle ilişkisi nasıl acaba? Özellikle çocukluğunda? Bununla ilgili olabilir çünkü karşı cinse ait ilk tanıdığı profil annesi.
 
Eşinizin düşündüğünüz gibi saglam Bi karakteri yok en ufak şeyde kendine dönmeden karşısındaki kişiyi suçluyor kadınlardan nefret etmesi falan hepsi bunun örnegi ki bunun erkek kız ayrımı yok her iki tarafta rededilebiliyor öyle zannettiği gibi kadın istediğini elde ediyor erkek hep seçilen taraf diye bişey yok dedigim gibi eşinizin bu konuda yardım alması gerek ciddi takıntı ve travma yapmış geçmiş olanlar böyle giderse ikinizde mutsuz olucaksınız bunun ilerisi çok farklı yerlere gidebilir yani Bi yerden sonra kendini yeterli gördüğünde özellikle fiziksel olarak yeterli olduguna yakışıklı olduguna falan kendini tam olarak inandırdıgında kendince bazı şeyleri test edebilir mesela gözüne kestirdigi Bi kızı görünüşüyle tavlamaya çalışabilir ki kendine kanıtlaya bilsin ben istediğimi seçebilirim falan diye yardım almazsa buralara gelebilir bu durum eksik hissettiklerini kapamaya çalışıyor şuan

Anladım teşekkür ederim. Umarım çözülür :KK43:
 
Cinsellikle ilgili bir şey söyleyemeyeceğim ama eşinizin kadınlara karşı düşmanca tutumunun sırf birkaç kadın tarafından reddedilmekten kaynaklandığını sanmıyorum. Sonuçta bütün erkekler reddedilmiştir hatta biz bile reddedilebiliyoruz. Eşinizin annesiyle ilişkisi nasıl acaba? Özellikle çocukluğunda? Bununla ilgili olabilir çünkü karşı cinse ait ilk tanıdığı profil annesi.

Annesiyle hiçbir problemi yok. Hatta çoğu kadında zayıf olan mantık bazlı düşünme özelliği annesinde yüksek olduğundan daha da çok saygı duyar. Eşimin sorunları üniversite ve sonrasındaki 1-2 yılda yaşadığı şeyler. Sürekli onları gündeme getirir.
 
Bunu ben de yanıt olarak ona söylemiştim ama o da " Benim karakterime o uymaz. Genel anlamda ilişkiler kadınların istemesiyle başlıyor." minvalinde bir argümanla döndü. Bu konuda çok da haksız sayılmaz. Bizim arkadaş çevrelerimiz farklı sanıyorum kendi ortamında gördükleri neticesinde bu düşünceye kapıldı. Ayrıca istisnalar kaideyi bozmaz diyip duruyor.

2. konuda da konuşmak gerekirse aslında ben direktif vermiyorum. Herhalde internette bir şeyler okuyup kendi kendine kuruntu yapıyor.
Eşiniz lisede bahçede bir kenarda takılan, hiçbir kızın kendisine bakmadığı hatta "tuhaf" bulunan çocuklardandı büyük ihtimalle. Arkadaşlarının sevgili yapması ama kendisini hiçbir kızın istememesi nedeniyle de kompleks geliştirmiş.

İkincisi direktif de verebilirsiniz. Cinselliği beraber yapıyorsunuz, neyi sevdiğinizi, neyi istediğinizi birbirinize söylemenizden daha doğal bir şey yok. Partnerini düşünen çoğu erkek de kadın bitirmeden önce bitirmek istemez, hatta boşalmaya yaklaştığını hissedince kendi sorar "boşalayım mı" diye. Bu tamamen birbirine zevk verme mantığıdır, eşinizin dediği gibi direktif verme değil. bu konuda da yetersiz hissediyor kendini muhtemelen.

Eşinizin kadın-erkek ilişkilerine bakışı da, cinselliğe bakışı da sorunlu.
 
Eşiniz cinsel anlamda yetersiz. Erken boşalma sorunu var. Size bahane bularak bunu örtmeye çalışıyor.
Hemcinslerinden hoşlanıyor olabilir mi?

Ben pek sanmıyorum. Keşke sorun bu kadar basit olsa. Bunu bir şekilde çözerdik. Eşimin sorunları geçmişe yönelik hep.
 
Annesiyle hiçbir problemi yok. Hatta çoğu kadında zayıf olan mantık bazlı düşünme özelliği annesinde yüksek olduğundan daha da çok saygı duyar. Eşimin sorunları üniversite ve sonrasındaki 1-2 yılda yaşadığı şeyler. Sürekli onları gündeme getirir.
İlginçmiş gerçekten bunları hâlâ aşamamış olması.
 
Ne kadar destansı konuşmuş ben olsan sıkıldım bu kadar kafa yoracağimiza verimli bir cinsellik yasayalım derdim haftada bir de olsa yeter fazla kafa şişirmeye gerek yok ben hiç sevmiyorum bu kadar uzun uzadıya laf kalabalığına giden erkekleri.
 
X