- 14 Eylül 2010
- 5.771
- 4.993
- 448
- Konu Sahibi akideciknane
-
- #25.441
Maalesef yeterince detay vermiyorlar, bir an önce olayı bitirmek istiyorlar, ama bişeyler ters gidiyorsa bunu düzeltmek gerekmez mi? Neyse ben çok takıntı yapmaya başladım :) Yarın tüp bebek doktoruma gidiyorum. Allah nasip edersen bu ayın sonunda tekrar işlemlere başlıyorum.
Bu arada Zanork seninle aynı vakitte yaptırmış olacağız değil mi? Sen de Ocak gibi başlayacaktın işlemlerine.
Dondurulmuşun varmıydı ?
TARÇINLI BAL MUCİZESİ
Tarçınlı Balın Hazırlanışı: Önce bir bardak suyu kaynatın, sıcak suya tarçın koyun ve demlenmeye ve soğumaya bırakın. Kaynar suya bal koymayın. Sıcak su baldaki enzimleri öldürür. Su oda sıcaklığına geldiğinde tarçının iki katı kadar bal ekleyin. Yatmadan bardağın yarısını için ve diğer yarısını sabaha bırakın.
İlaç firmaları bu bilgilerin yayılmasından hoşlanmayacak, çünkü tarçınlı bal düzenli kullanıldığında pek çok ilaçtan daha sağlıklı ve daha etkili bir ilaç.
Bal ve Tarçınla İlgili Gerçekler: Bal ve tarçın karışımının pek çok hastalığı iyileştirdiği biliniyor. Bir yan etkisinin olmaması da cabası. Şekerli olmasına rağmen doğru miktarda alındığında diyabet hastalarına dahi zarar vermiyor. Batılı bilim insanlarının araştırmalarına göre:
Kalp Hastalıkları: Bal ile toz tarçını karıştırın ve kahvaltıda kızarmış ekmekle yiyin. Kolesterolü düşürür ve muhtemelen kalp krizini önler. Tarçınlı balın düzenli olarak tüketilmesi kalp vuruşlarını güçlendirir. Yaşlandıkça atar damarlar ve toplar damarlar esnekliklerini kaybediyor ve tıkanıyor. Tarçınlı bal ise damarları yeniden canlandırıyor.
Arterit: Arterit hastalar bir fincan sıcak suya iki yemek kaşığı bal ve bir çay kaçığı toz tarçın koyarak faydalı bir içecek hazırlayabilirler. Günlük olarak içilirse kronik arterit hastaları dahi iyileşebilir. Kopenhag Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada 200 hastalarını kahvaltıdan önce bir kaşık bala yarım çay kaşığı tarçın ile tedavi eden doktorlar 73 hastanın tümüyle ağrıdan kurtulduğunu, bir ay içerisinde ağrı yüzünden hareket edemeyen hastaların hemen hepsinin ağrı çekmeksizin yürümeye başladığını gördü.
İdrar Yolu Enfeksiyonu: İki yemek kaşığı toz tarçın ile bir yemek kaşığı balı ılık suya ekleyerek için. İdrar yolundaki mikropları öldürür. Kim bilebilirdi ki?
Kolesterol: İki yemek kaşığı bal ve üç yemek kaşığı toz tarçın 450 gram çay kolesterol hastasına verildiğinde iki saat içerisinde kandaki kolesterol oranının %10 azaldığı görüldü. Günde üç kez alındığında kronik kolesterol dahi tedavi edilebiliyor. Günlük olarak yenen bal ise kolesterol şikayetlerini azaltıyor.
Soğuk Algınlığı: Sık ya da ağır soğuk algınlığı şikayeti olanlar bir kaşık ılık bal ¼ kaşık toz tarçınla üç gün boyunca birer kez alabilir. Bu tedavi çoğu kronik öksürüğü ve soğuk algınlığını tedavi edebilir, sinüsleri temizleyebilir.
Boğaz Tahrişi: Tarçınlı balın boğaz ağrısını iyileştirdiği ve boğaz ülserini kökünden kazıdığı söyleniyor.
Gaz: Hindistan ve Japonya’da yapılan araştırmalar tarçınlı balın midede oluşan gazları önlediğini gösteriyor.
Bağışıklık Sistemi: Tarçınlı balın günlük tüketimi bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve vücudu bakteri ile virüs saldırılarından koruyor. Balın düzenli tüketimi akyuvarları güçlendirerek bakteriyel ve virütik hastalıklara karşı direnci artırıyor.
Sindirim Güçlüğü: İki yemek kaşığı bala serpilen toz tarçının yemek yemeden önce alınması asitliliği önlüyor ve en ağır yemekler dahi sindirilebiliyor.
Grip: İspanyol bir bilim insanı balda ki doğal bir bileşenin grip mikrobunu öldürdüğünü ve hastayı gripten kurtardığını kanıtladı.
Uzun Ömür: Bal ve toz tarçın ile hazırlanan çay düzenli olarak içildiğinde ileri yaşın etkilerini azaltıyor. Çay yapmak için dört yemek kaşığı bal, bir çay kaşığı tarçın ve üç fincan kaynamış su kullanın. Günde 3-4 kez 1/4 fincan için. Cildi taze ve yumuşak tutar ve yaşlanmayı önler.
Boğaz Ağrısı: Boğaz ağrıdığında ya da gıdıklandığında bir kaşık bal yiyin. Boğazınızdaki rahatsızlık geçene dek 3 saatte bir tekrarlayın.
Sivilceler: Üç yemek kaşığı bal ve bir çay kaşığı toz tarçını karıştırın. Yatmadan önce sivilcelerinizin üzerine sürün ve ertesi gün ılık suyla yıkayın. İki hafta her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden söker.
Cilt Enfeksiyonları: Bal ve toz tarçını etkilenen bölgelere eşit miktarda uygulamak egzama, mantar ve her türlü cilt enfeksiyonunu iyileştirir.
Kilo Verme: Her gün sabahları kahvaltıdan yarım saat önce, boş mideye ve geceleri yatmadan önce bir bardak kaynamış suyun içine bal ve toz tarçın koyup için. Düzenli olarak alındığında obezite sorunu yaşayanlarda bile kilo kaybı sağlıyor.
Kanser: Japonya ve Avustralya’da yapılan araştırmalar mide ve kemik kanserinin başarıyla tedavi edilebildiğini gösterdi. Bu kanser çeşitlerinden muzdarip hastalar günde bir yemek kaşığı bal ve bir çay kaşığı tarçını üç parçaya bölerek bir ay boyunca almalı.
Yorgunluk: Yakın zamanda yapılan araştırmalar gösteriyor ki baldaki şeker vücudun güç kazanmasına yardımcı oluyor. Bal ve toz tarçın tüketen yaşlılar daha zinde ve esnek olduklarını ifade ediyor. Her gün diş fırçaladıktan sonra ve öğleden sonra 15.00’te alındığında bir haftada vücut direnci artıyor.
Kötü nefes: Güney Amerikalılar sabahları bir çay kaşığı bal ve tarçın konmuş suyla gargara yapıyor böylece nefesleri gün boyu güzel kokuyor.
İşitme kaybı: Günlük olarak sabah ve akşamları bal-tarçın ikilisini almak duyma kaybını giderebiliyor.
aahhh ensucum ben bana ters gelen seyleri bi siralasam burda ki ben Turkiyemin hastasiyim ama o ziyniyetler yok mu. beni cileden cikariyor. haberlerde 50 yasindaki insanlardan yasli diye bahsediliyor. 7 aylik ve 3 yasindaki bebegini butun gun evde ac susuz birakan anneye cocuklar geri teslim ediliyor. Sonra da cikmis piskin piskin ben vicdansiz bi anne degilim diyor. ben zor bi hamilelik gecirdim kontrollere gittigimde sordum acaba yasimdan dolayi mi diye. bana denilen "niye yasiniz kac ki" oldu.
yani yasiniza asla bakilmiyor. 25 yasindaki hamile bi kadinla siz ayni kefedesiniz. FARKLI DEGILSINIZ!
seneler once sahil kenarinda orda bi calisanin babaannesi vefat etmisti. sordum kac yasindaydi diye 65 dedi. yazik gencmis daha dedim. bana kahkahalarla gulmuslerdi hic unutmam bunu.
evet ne yazıkki burada 50 yaş ve üstü herkez hayatı bitmiş ne yaşarsa kar ve yaşlı kriterinde görülüyor(
benim kendi doktorum 35 yaşındayken bu yaştan sonra çocuğu ne yapacaksın rezervin bitmiş, yaşın kaç olmuş çok bişey bekleme demişti..
kimm ne derse desinn hiçkimse umrumda değil hiçbir konuda canım.. ben kendi bildiğimi uygularım bebeğim için sonuna kadar mücadeleye devam..
azosperm de olsa varlığı var diyebilirdik, ancak bizde hiç yok, o yani, belki buradan başkalarına da yardımım dokunur, açıklayayım : Kleinfelter sendromu, yani bir erkekte olması gereken XY yerine, anneden bir X fazla alınması ile oluşan XXY karakteri. Görünüşü bir nebze etkileyen bir faktör, ancak sperm anlamında olmama anlamına geliyor. Bizim için bebek hayali tamamen sıfırdı, hatta donör sperm teklif ettiler bize, neyse ben çok kafaya takmadım, çünkü inanmamı sağlayan bir analiz raporu vardı elimde.
Kızılayda yaptırdığımız sperm analizinde az miktarda spermatogenez tespit edildiği yazılıydı :) bu benim için dünyalara bedeldi. Çok geçmeden mikrotese oldu eşim, ve anında basit formlu sperm hücreleri bulundu.
Anlatmak istediğim şu : filmlerdeki gibi benim çocuğum olmuyor meselesi artık gerçek dünyada yok. Gerektiğinden fazla araştırma yapmak gerekiyor, artık internet var, çok şanslıyız, tüm dünyadaki örnekleri araştırabiliyoruz.
Hemen yapıyorum,teşekkürler.TARÇINLI BAL MUCİZESİ
Tarçınlı Balın Hazırlanışı: Önce bir bardak suyu kaynatın, sıcak suya tarçın koyun ve demlenmeye ve soğumaya bırakın. Kaynar suya bal koymayın. Sıcak su baldaki enzimleri öldürür. Su oda sıcaklığına geldiğinde tarçının iki katı kadar bal ekleyin. Yatmadan bardağın yarısını için ve diğer yarısını sabaha bırakın.
İlaç firmaları bu bilgilerin yayılmasından hoşlanmayacak, çünkü tarçınlı bal düzenli kullanıldığında pek çok ilaçtan daha sağlıklı ve daha etkili bir ilaç.
Bal ve Tarçınla İlgili Gerçekler: Bal ve tarçın karışımının pek çok hastalığı iyileştirdiği biliniyor. Bir yan etkisinin olmaması da cabası. Şekerli olmasına rağmen doğru miktarda alındığında diyabet hastalarına dahi zarar vermiyor. Batılı bilim insanlarının araştırmalarına göre:
Kalp Hastalıkları: Bal ile toz tarçını karıştırın ve kahvaltıda kızarmış ekmekle yiyin. Kolesterolü düşürür ve muhtemelen kalp krizini önler. Tarçınlı balın düzenli olarak tüketilmesi kalp vuruşlarını güçlendirir. Yaşlandıkça atar damarlar ve toplar damarlar esnekliklerini kaybediyor ve tıkanıyor. Tarçınlı bal ise damarları yeniden canlandırıyor.
Arterit: Arterit hastalar bir fincan sıcak suya iki yemek kaşığı bal ve bir çay kaçığı toz tarçın koyarak faydalı bir içecek hazırlayabilirler. Günlük olarak içilirse kronik arterit hastaları dahi iyileşebilir. Kopenhag Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada 200 hastalarını kahvaltıdan önce bir kaşık bala yarım çay kaşığı tarçın ile tedavi eden doktorlar 73 hastanın tümüyle ağrıdan kurtulduğunu, bir ay içerisinde ağrı yüzünden hareket edemeyen hastaların hemen hepsinin ağrı çekmeksizin yürümeye başladığını gördü.
İdrar Yolu Enfeksiyonu: İki yemek kaşığı toz tarçın ile bir yemek kaşığı balı ılık suya ekleyerek için. İdrar yolundaki mikropları öldürür. Kim bilebilirdi ki?
Kolesterol: İki yemek kaşığı bal ve üç yemek kaşığı toz tarçın 450 gram çay kolesterol hastasına verildiğinde iki saat içerisinde kandaki kolesterol oranının %10 azaldığı görüldü. Günde üç kez alındığında kronik kolesterol dahi tedavi edilebiliyor. Günlük olarak yenen bal ise kolesterol şikayetlerini azaltıyor.
Soğuk Algınlığı: Sık ya da ağır soğuk algınlığı şikayeti olanlar bir kaşık ılık bal ¼ kaşık toz tarçınla üç gün boyunca birer kez alabilir. Bu tedavi çoğu kronik öksürüğü ve soğuk algınlığını tedavi edebilir, sinüsleri temizleyebilir.
Boğaz Tahrişi: Tarçınlı balın boğaz ağrısını iyileştirdiği ve boğaz ülserini kökünden kazıdığı söyleniyor.
Gaz: Hindistan ve Japonya’da yapılan araştırmalar tarçınlı balın midede oluşan gazları önlediğini gösteriyor.
Bağışıklık Sistemi: Tarçınlı balın günlük tüketimi bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve vücudu bakteri ile virüs saldırılarından koruyor. Balın düzenli tüketimi akyuvarları güçlendirerek bakteriyel ve virütik hastalıklara karşı direnci artırıyor.
Sindirim Güçlüğü: İki yemek kaşığı bala serpilen toz tarçının yemek yemeden önce alınması asitliliği önlüyor ve en ağır yemekler dahi sindirilebiliyor.
Grip: İspanyol bir bilim insanı balda ki doğal bir bileşenin grip mikrobunu öldürdüğünü ve hastayı gripten kurtardığını kanıtladı.
Uzun Ömür: Bal ve toz tarçın ile hazırlanan çay düzenli olarak içildiğinde ileri yaşın etkilerini azaltıyor. Çay yapmak için dört yemek kaşığı bal, bir çay kaşığı tarçın ve üç fincan kaynamış su kullanın. Günde 3-4 kez 1/4 fincan için. Cildi taze ve yumuşak tutar ve yaşlanmayı önler.
Boğaz Ağrısı: Boğaz ağrıdığında ya da gıdıklandığında bir kaşık bal yiyin. Boğazınızdaki rahatsızlık geçene dek 3 saatte bir tekrarlayın.
Sivilceler: Üç yemek kaşığı bal ve bir çay kaşığı toz tarçını karıştırın. Yatmadan önce sivilcelerinizin üzerine sürün ve ertesi gün ılık suyla yıkayın. İki hafta her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden söker.
Cilt Enfeksiyonları: Bal ve toz tarçını etkilenen bölgelere eşit miktarda uygulamak egzama, mantar ve her türlü cilt enfeksiyonunu iyileştirir.
Kilo Verme: Her gün sabahları kahvaltıdan yarım saat önce, boş mideye ve geceleri yatmadan önce bir bardak kaynamış suyun içine bal ve toz tarçın koyup için. Düzenli olarak alındığında obezite sorunu yaşayanlarda bile kilo kaybı sağlıyor.
Kanser: Japonya ve Avustralya’da yapılan araştırmalar mide ve kemik kanserinin başarıyla tedavi edilebildiğini gösterdi. Bu kanser çeşitlerinden muzdarip hastalar günde bir yemek kaşığı bal ve bir çay kaşığı tarçını üç parçaya bölerek bir ay boyunca almalı.
Yorgunluk: Yakın zamanda yapılan araştırmalar gösteriyor ki baldaki şeker vücudun güç kazanmasına yardımcı oluyor. Bal ve toz tarçın tüketen yaşlılar daha zinde ve esnek olduklarını ifade ediyor. Her gün diş fırçaladıktan sonra ve öğleden sonra 15.00’te alındığında bir haftada vücut direnci artıyor.
Kötü nefes: Güney Amerikalılar sabahları bir çay kaşığı bal ve tarçın konmuş suyla gargara yapıyor böylece nefesleri gün boyu güzel kokuyor.
İşitme kaybı: Günlük olarak sabah ve akşamları bal-tarçın ikilisini almak duyma kaybını giderebiliyor.
Canım peki embriyo mu, yoksa benimki gibi tek taş mı? :)Evet, bir tanecik donduruldu. Bir aksilik olmazsa Ocak' ta alayım diyorum, üşümesin daha fazla.
Az önce birşey paylaştım. Bir göz at istersen
Az bi zaman kalmış,hadi hayırlısıyla gelsin,Evet, bir tanecik donduruldu. Bir aksilik olmazsa Ocak' ta alayım diyorum, üşümesin daha fazla.
aahhh ensucum ben bana ters gelen seyleri bi siralasam burda ki ben Turkiyemin hastasiyim ama o ziyniyetler yok mu. beni cileden cikariyor. haberlerde 50 yasindaki insanlardan yasli diye bahsediliyor. 7 aylik ve 3 yasindaki bebegini butun gun evde ac susuz birakan anneye cocuklar geri teslim ediliyor. Sonra da cikmis piskin piskin ben vicdansiz bi anne degilim diyor. ben zor bi hamilelik gecirdim kontrollere gittigimde sordum acaba yasimdan dolayi mi diye. bana denilen "niye yasiniz kac ki" oldu.
yani yasiniza asla bakilmiyor. 25 yasindaki hamile bi kadinla siz ayni kefedesiniz. FARKLI DEGILSINIZ!
seneler once sahil kenarinda orda bi calisanin babaannesi vefat etmisti. sordum kac yasindaydi diye 65 dedi. yazik gencmis daha dedim. bana kahkahalarla gulmuslerdi hic unutmam bunu.
Canım peki embriyo mu, yoksa benimki gibi tek taş mı? :)
Canım,tedaviyemi başlıyorsun?sağoll canımmm biraz stresli ama onun dışında iyiyim.. önümüzdeki iki haftayı atlatsam ondan sonra kafam rahat.
sen nasılsın hayatım, buz bebişlerin için transferin nezaman olacaktı bu aymı..
yumurta biriktirme yapmak zorundayım, şimdilik tek taşım var dondurucuda :) , Allah nasip ederse Aralık sonunda tekrar puregona başlıyorum. Biz spermleri çözdürmedik bir tane yumurta için, Allah nasip eder de bir kaç tane daha yumurta elde edebilirsek işte o zaman spermleri çözdürücez, döllenme işlemine geçicez. Kısıtlı sayıda spermimiz varcanım azospermde artık hiç büyütülecek bi sorun değil, 1-2 yıllık yoğun iğne tedavisi veya micro tese ile sperm bulunuyor..
sizdede bulunmuş ne güzell, haklısın kendi doktorumuz olmalıyız çoğu konuda.. eskiden tıp yokmuş basit bir enfeksiyon sorununda bile öyle deniliyormuş ama şimdi alternatifler çok fazla canım sırayla hepsini deneyeceğiz..
internette var dediğin gibi çok şanslı bir dönemdeyiz canım.. şimdi embriyo biriktirmemi yapacaksınız..
Az önce birşey paylaştım. Bir göz at istersen
Daha önce de yazmıştım ya, bir ayımız diğeri ile aynı olmuyor, çok doğru düşünmüşsün, folikül sayına baktır, ona göre başla. Hayırlısıyla bitaneciğin sıcacık karnında hayat bulur, pıt pıt kalp atışları ile canına can katar inşallah :)Embriyo. Laparoskopiden sonra gelişseydi bir tane daha koyabilirdim belki yanına ama kısmet. Bu ayki kontrolde folikül varsa değerlendireyim diyorum. Nasıl olsa gidemiyorum memlekete. Bari bu arada onu yapayım...
Ben 33 yaşındaydım,tedaviden olumsuz sonuç Alınca Dr,donör önermişti bana,nasıl üzüldüğümü izah bile edemiyorum,olumsuz cümlelere kulaklarımı istem dışı kapatıyorum artık.ben bu zamana kadar yaşımı hiç sorun etmedim ve kendimi hiç yaşlı hissetmedim hissetmiyorumda ama son tedavimde doktoruma bende pko var dediğimde kırkından sonra ne pko su yaaaa diyişi vardı yüzüme tokat gibi çarpmıştı ne demek istiyorsunuz siz dedim 40 yaşından sonra pko iyileşiyormu diye bilmezliğe vurdum yooook dedi yani kırk yaşından sonra pko nun bir önemi olmaz çünkü yumurtlama azalır ya dedi o yüzden öyle dedim sonra tedavinin sonunda söylediklerine pişman oldu hele bi de tedavim e2 değeri yüzünden az daha iptal olma aşamasına gelince panikledi ama ben size demiştim deyince hiç bişey demedi
sonuç negatif oluncada herşey iyiken niye negatif oldu dedim 40 yaşındasın ne bekliyorsunki deyince bir anda kendimi o kadar yaşlı hissettim banamı diyor bu dedim ben o ana kadar 40 yaşın bu kadar geç olduğunu hiç düşünmemiştim geçte değil zaten geç evlendim ve benim yaşımda olupta daha evlenmemiş bir çok insan var onların anne olma hayalleri yokmu ayrıca 20 li yaşlardaki insanların şansı yüksekse tüp bebekte asıl neden bu yaşta normal yolla değilde tüp bebek tedavisi oluyolar diye onların durumuna şaşırmak ve onu araştırmak gerek 40 yaşında bir insanın tüp bebek istemesi kadar doğal hiç bişey yok bence ve imkansız denen hiç bir şeyde yok
Ben 33 yaşındaydım,tedaviden olumsuz sonuç Alınca Dr,donör önermişti bana,nasıl üzüldüğümü izah bile edemiyorum,olumsuz cümlelere kulaklarımı istem dışı kapatıyorum artık.
Daha önce de yazmıştım ya, bir ayımız diğeri ile aynı olmuyor, çok doğru düşünmüşsün, folikül sayına baktır, ona göre başla. Hayırlısıyla bitaneciğin sıcacık karnında hayat bulur, pıt pıt kalp atışları ile canına can katar inşallah :)
Aynen,Katılıyorum canım.ne derlerse desinler yaşımız onları ilgilendirmiyor işlerini iyi yapsınlar yeter
ben bu zamana kadar yaşımı hiç sorun etmedim ve kendimi hiç yaşlı hissetmedim hissetmiyorumda ama son tedavimde doktoruma bende pko var dediğimde kırkından sonra ne pko su yaaaa diyişi vardı yüzüme tokat gibi çarpmıştı ne demek istiyorsunuz siz dedim 40 yaşından sonra pko iyileşiyormu diye bilmezliğe vurdum yooook dedi yani kırk yaşından sonra pko nun bir önemi olmaz çünkü yumurtlama azalır ya dedi o yüzden öyle dedim sonra tedavinin sonunda söylediklerine pişman oldu hele bi de tedavim e2 değeri yüzünden az daha iptal olma aşamasına gelince panikledi ama ben size demiştim deyince hiç bişey demedi
sonuç negatif oluncada herşey iyiken niye negatif oldu dedim 40 yaşındasın ne bekliyorsunki deyince bir anda kendimi o kadar yaşlı hissettim banamı diyor bu dedim ben o ana kadar 40 yaşın bu kadar geç olduğunu hiç düşünmemiştim geçte değil zaten geç evlendim ve benim yaşımda olupta daha evlenmemiş bir çok insan var onların anne olma hayalleri yokmu ayrıca 20 li yaşlardaki insanların şansı yüksekse tüp bebekte asıl neden bu yaşta normal yolla değilde tüp bebek tedavisi oluyolar diye onların durumuna şaşırmak ve onu araştırmak gerek 40 yaşında bir insanın tüp bebek istemesi kadar doğal hiç bişey yok bence ve imkansız denen hiç bir şeyde yok
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?