- Katılım
- 28 Ağustos 2024
- Mesajlar
- 1.160
- Emoji Skoru
- 2.225
- Puanlar
- 53
Ablam 10 senelik evli. 2 çocuğu var üçüncüye de hamile şuan. Nişanlılık zamanlarından beri sorunları bitmedi. Ailece çok yıprandık bu yüzden. Nişanlıyken çok konuşmuştum ablamla ayrılması yönünde. o zamanlar 17 yaşında olmama rağmen ben bile görebiliyordum. Evlendiler ve tabi ki sorunları bitmedi. Ablam kendisine yapılan türlü zorbalıklara tepki vermezken kıskançlık mevzularından olay çıkartırdı hep. Eşinin ona saygı duymaması sorun değildi ama iş yerinden bir kızın ona işle ilgili mesaj yazması kavga sebebiydi. Esas soruna odaklanmadan yıllar geçirdiler.
Ablam bir kere bile beni halimi hatrımı sormak için aramadı. Beni aradığında hep ruhum daralır acaba bu defa ne oldu diye. Eşi iki kez şiddet uyguladı ablama. Yalvardım ağladım ayrılsın diye ayrılıcam dedi. Avukat ayarladık ona ama eşi özür diledi ve barıştılar. Eşinin özür dilediğine asla inanmıyorum hala. Barışmak için bize kendi uydurdu bunu bence. Bu süreçte de yuva yıkan pozisyonuna düşen ben ve ailem oldum. Eşi benimle görüşmesini yasakladı sonra annemle görüşmesini yasakladı. Ve çok ciddi tartışmalar yaşandı ve görüşmeme kararı aldı ailem onunla. Ablama da sen bizimle istediğin zaman görüşebilirsin ama eşinle görüşmek istemiyoruz dediler.
Aradan çok uzun zaman geçti ve ablamın eşi bir rahatsızlık geçirdi ve bu vesiyleyle duygusala bağladı ölüm korkusuyla ve tüm aileden özür diledi. Biz de görüşmeye başladık. Görüşmeye başlayınca benim kabusum geri döndü ablam tekrar her sorununu bana anlatmaya başladı. Beni arıyorsa ağlıyordur kesinlikle. ve bir derdi vardır. Arar 1 saat derdini anlatır konuşup konuşmamam önemli değil onun için. Nasıl olduğum da önemli değil. Az önce aradığında karnım çok ağrıyordu şuan konuşamıyorum karnım ağrıyor dedim 10 dakika sonra aradı nasıl oldun bile demeden anlatmaya başladı.
2 çocuğu var ve hamile şuan. Çocuklarına odaklanacağına hala kocasına kafayı takmış durumda. Çocuklar hep aynı şeyi giyiyorlar aynı şeyleri yiyorlar. Onlara özensiz annelik yapıyor ama kocasının her hareketini takip ediyor. Bu karakteri beni o kadar yoruyor ki. Geçmişte onun sorunlarını dinlemekten vucudumda sedef çıkmıştı. Şimdi de çocuk tedavisi görüyorum ve bu stresin bana zarar vereceğini düşünüyorum yine de ablam diye konuşuyorum telkinde bulunuyorum sakinleştirmeye çalışıyorum ama benim de gücüm bu kadar. Artık bu stresi kaldıramıyorum. Hiç konuşmasam da hamile ve troid hastası bu stres onu hasta eder yalnız kalmak iyi gelmez diye korkuyorum. Yine düşünücem çünkü bir sıkıntı var mı acaba diye yapım bu tamamen rahat olamıyorum ailemden biri kötüyken. Ablama verdiğim telkinler tamamen evinde durması haline şükretmesi yönünde. Asla düşünmediğim şeyleri söylemek zorunda kalıyorum. Çünkü ben aksi yönde telkinde bulunsam da bu defa yalandan evden gidecek ama sonra hiçbir özür almadan evine geri dönecek bunu bildiğim için evinde oturması daha mantıklı geliyor bana.
Benim de derdim sıkıntım oluyor bütün hayatımı ablamın dertlerine adayamayacağımı fark ettim. Onu üzmeden kırmadan bu durumu nasıl çözebilirim sizce?
Ablam bir kere bile beni halimi hatrımı sormak için aramadı. Beni aradığında hep ruhum daralır acaba bu defa ne oldu diye. Eşi iki kez şiddet uyguladı ablama. Yalvardım ağladım ayrılsın diye ayrılıcam dedi. Avukat ayarladık ona ama eşi özür diledi ve barıştılar. Eşinin özür dilediğine asla inanmıyorum hala. Barışmak için bize kendi uydurdu bunu bence. Bu süreçte de yuva yıkan pozisyonuna düşen ben ve ailem oldum. Eşi benimle görüşmesini yasakladı sonra annemle görüşmesini yasakladı. Ve çok ciddi tartışmalar yaşandı ve görüşmeme kararı aldı ailem onunla. Ablama da sen bizimle istediğin zaman görüşebilirsin ama eşinle görüşmek istemiyoruz dediler.
Aradan çok uzun zaman geçti ve ablamın eşi bir rahatsızlık geçirdi ve bu vesiyleyle duygusala bağladı ölüm korkusuyla ve tüm aileden özür diledi. Biz de görüşmeye başladık. Görüşmeye başlayınca benim kabusum geri döndü ablam tekrar her sorununu bana anlatmaya başladı. Beni arıyorsa ağlıyordur kesinlikle. ve bir derdi vardır. Arar 1 saat derdini anlatır konuşup konuşmamam önemli değil onun için. Nasıl olduğum da önemli değil. Az önce aradığında karnım çok ağrıyordu şuan konuşamıyorum karnım ağrıyor dedim 10 dakika sonra aradı nasıl oldun bile demeden anlatmaya başladı.
2 çocuğu var ve hamile şuan. Çocuklarına odaklanacağına hala kocasına kafayı takmış durumda. Çocuklar hep aynı şeyi giyiyorlar aynı şeyleri yiyorlar. Onlara özensiz annelik yapıyor ama kocasının her hareketini takip ediyor. Bu karakteri beni o kadar yoruyor ki. Geçmişte onun sorunlarını dinlemekten vucudumda sedef çıkmıştı. Şimdi de çocuk tedavisi görüyorum ve bu stresin bana zarar vereceğini düşünüyorum yine de ablam diye konuşuyorum telkinde bulunuyorum sakinleştirmeye çalışıyorum ama benim de gücüm bu kadar. Artık bu stresi kaldıramıyorum. Hiç konuşmasam da hamile ve troid hastası bu stres onu hasta eder yalnız kalmak iyi gelmez diye korkuyorum. Yine düşünücem çünkü bir sıkıntı var mı acaba diye yapım bu tamamen rahat olamıyorum ailemden biri kötüyken. Ablama verdiğim telkinler tamamen evinde durması haline şükretmesi yönünde. Asla düşünmediğim şeyleri söylemek zorunda kalıyorum. Çünkü ben aksi yönde telkinde bulunsam da bu defa yalandan evden gidecek ama sonra hiçbir özür almadan evine geri dönecek bunu bildiğim için evinde oturması daha mantıklı geliyor bana.
Benim de derdim sıkıntım oluyor bütün hayatımı ablamın dertlerine adayamayacağımı fark ettim. Onu üzmeden kırmadan bu durumu nasıl çözebilirim sizce?