Bebekli Hayat Bana Göre Değilmiş

Koalina Koalina kalp kalp kalp kalp kalp :)))

Daha iyi olmana sevindim, ama bunu bekliyorduk zaten. Emin ol çok çok daha iyi olacaksın

Benim kızım 6 yaşında. Ilk kucağıma aldığımda "hee bu mu tamam" demistim, karnım agriyodu. Kucağımdan bırakmıştım :)). Depresyonum uzun sürdü ağır geçti.
Ama şimdi onsuz hiçbir yere gidemiyorum, aşırı özlüyorum, o olmadan gezmeden de zevk alamıyorum. Arkadaşlarıma çok alıştı, buluşmalara o da geliyo ekipten biri oldu :)). Deli gibi oyun oynuyoruz egleniyoruz kahkaha atiyoruz. O benim en yakın arkadaşım :)

Kızımın doğumunda yaşadığım uzun süreli depresyona rağmen şimdi ikinciye hamileyim

Ben hamile topiclerini de takip ediyorum. Insanların kafalarinda yıldızlar kalpler uçuşurken ben sakince bekliyorum. Heyecan yok, kıpırdama yok :d. Hayal kurarken hala kızımla ilgili kuruyorum, karnimdakinin konuyla pek ilgisi olmuyo. Ama kızım mütemadiyen hayal kuruyo kardeşiyle ilgili. Ve onu sabırsızlıkla bekliyo. Bu da guzel :)

Bence bunu da sonradan sevicem . Ama eminim sevicem. Ben duygusal / birebir bağ kurmadan anne olamıyorum sanırım. Bilmiyorum...
Sağlıkla doğsun :)
Ben de atlattım diyemem, hala bunalıyorum çünkü sürekli bakıma muhtaç ama duygularımda da ruhumda da olumlu gelişmeler cidden var.
Dün gece uyurken eşimi çağırdım, çok derin ve güzel uyuyordu. Ağzı da minicik kalmış :)
Dedim şunun ağza burna bak, çok tatlı değil mi; bana "ohooo sen aşık olmuşsun oğluna, gayet tipsiz bir çocuk" dedi :KK70:
 
Koalina Koalina dil gelişimi için en güzel yol bol bol şarkı söylemekmiş. Tanıdığım birçok çocukta da gözlemledim, kızımda da.. gerçekten anlamlı bir katkısı oluyor. Bir de kitap okuyabilirsin şimdiden. Benim kızım bir yaşındayken “hayır” kelimesini “h” harfiyle çok güzel telafuz ediyordu. Hiç de sık kullandığımız bir kelime olmamasına rağmen. Şimdi akıcı konuşmaya geçecek diye ödüm kopuyor :KK53: saniyede bir “anne, o ne..o ne anne” sorusundan kafam iptal:/
 
Sağlıkla doğsun :)
Ben de atlattım diyemem, hala bunalıyorum çünkü sürekli bakıma muhtaç ama duygularımda da ruhumda da olumlu gelişmeler cidden var.
Dün gece uyurken eşimi çağırdım, çok derin ve güzel uyuyordu. Ağzı da minicik kalmış :)
Dedim şunun ağza burna bak, çok tatlı değil mi; bana "ohooo sen aşık olmuşsun oğluna, gayet tipsiz bir çocuk" dedi :KK70:
Canım mesajlarını yüzümde kocaman bir gülümsemeyle okuyorum. Çok mutlu olun inşallah :-):KK68:
 
Bebeğinin ömrü güzel sağlıklı olsun inşallah bur an evvel geçer canının canı bebeğiyle kara sevda yaşarsınız.
 
Koalina Koalina dil gelişimi için en güzel yol bol bol şarkı söylemekmiş. Tanıdığım birçok çocukta da gözlemledim, kızımda da.. gerçekten anlamlı bir katkısı oluyor. Bir de kitap okuyabilirsin şimdiden. Benim kızım bir yaşındayken “hayır” kelimesini “h” harfiyle çok güzel telafuz ediyordu. Hiç de sık kullandığımız bir kelime olmamasına rağmen. Şimdi akıcı konuşmaya geçecek diye ödüm kopuyor :KK53: saniyede bir “anne, o ne..o ne anne” sorusundan kafam iptal:/
Çocuk şarkısı repertuarım var hemen başlayayım :KK70:
Kitap okuyoruz 40 günlükten beri, o zamanlar hemen sıkılıp mızıldıyordu. Şimdi bir kitabı bitirebiliyoruz, resimlerine bakınıyor, dokunuyor, genelde de yemeye çalışıyor :KK70:

Canım mesajlarını yüzümde kocaman bir gülümsemeyle okuyorum. Çok mutlu olun inşallah :-):KK68:
Teşekkürler canım, amin inşallah :)
 
Sağlıkla doğsun :)
Ben de atlattım diyemem, hala bunalıyorum çünkü sürekli bakıma muhtaç ama duygularımda da ruhumda da olumlu gelişmeler cidden var.
Dün gece uyurken eşimi çağırdım, çok derin ve güzel uyuyordu. Ağzı da minicik kalmış :)
Dedim şunun ağza burna bak, çok tatlı değil mi; bana "ohooo sen aşık olmuşsun oğluna, gayet tipsiz bir çocuk" dedi :KK70:


çok tatlısınız yaaa Allah muhabbetinizi artırsın cok sevindim gelismelere. hergununuz bi oncekinden guzel olsun inşallah :)

bide konuşmaya baslasin annneeeee deyip capkin capkin gülsün için eriyecek koalina :KK70:
 
Sağlıkla doğsun :)
Ben de atlattım diyemem, hala bunalıyorum çünkü sürekli bakıma muhtaç ama duygularımda da ruhumda da olumlu gelişmeler cidden var.
Dün gece uyurken eşimi çağırdım, çok derin ve güzel uyuyordu. Ağzı da minicik kalmış :)
Dedim şunun ağza burna bak, çok tatlı değil mi; bana "ohooo sen aşık olmuşsun oğluna, gayet tipsiz bir çocuk" dedi :KK70:

Öncelikle hayırlı olsun :) hamile kaldığını öğrendiğin günden beri okudum konularını. Bir nebze de olsa alışabilmene çok sevindim, gerisi de kolay geçer inşallah. :)
Ben de öyle çocuklara aşık bir insan değilim, hani çocuk görünce en fazla gülümser, sağlıkla büyüsün derdim içimden. Ama oğlumdan sonra utanmasam mıncırıcam hepsini :)
Bu arada oğlum 22 aylık, çok güzel cümle kuruyor, kelime haznesi acayip geniş. Kaç kelime biliyor inan ki artık takip edemiyorum. (Maşallahınızı alalım teyzeleri/ablaları) 3-4 aylıkken anne demeye çabalıyordu, 6-7 aylıkken de baba diye ağlıyordu (bilinçli olarak). 2 aylıktı ilk kitaplarını okumaya başladığımda, şu anda 50ye yakın kitabı vardır sanırım, hepsinin de ne olduğunu bilir. Ama dediğim gibi 2 aylıktan itibaren okuyoruz biz, her ay da yeni kitaplar almaya devam ediyorum. Eğitici olmasından ziyade kısa ve öz olmasına, görsel olarak iyi olmasına özen gösteriyorum. Çünkü içeriği ben de ayarlayabilirim, önemli olan bakmaktan keyif alması. Gün içerisinde de bakıcı teyzesi en az 15-20 dksını kitap okumaya ayırır, bol bol dah sohbet ederler tabii.
 
Koalina Koalina gelişmeleri okuyunca ben buradan derin bir oh çektim. Mesajlarınızdaki gülücükler hiiiiç eksik olmasın. Daha ağır ya da daha hafif inanın herkes yaşıyor/ yaşayacak bunları. Siz sadece bunu açıkça söyleyebilmeye cesaret edebilenlerdensiniz. Üçlü hayatınızda eskisinden daha uyumlu ve daha özgür olacağınıza eminim ben.
 
çok tatlısınız yaaa Allah muhabbetinizi artırsın cok sevindim gelismelere. hergununuz bi oncekinden guzel olsun inşallah :)

bide konuşmaya baslasin annneeeee deyip capkin capkin gülsün için eriyecek koalina :KK70:
Enneee diye bi ses çıkartıyor zaten, acıktım demek :KK70: bilinçli değil tabi ama yine de değişik hissettiriyor.
 
Selam herkese. Doğum yapalı 2 hafta oldu. İlk bir kaç gün ne olduğunu anlamadık geçti gitti ama günler geçtikçe anne olmak ve bebek bakımı bana ağır gelmeye bşladı. Kayınvalidem ve annem dönüşümlü kalıyorlar, ev işlerinde yardımcılar sağolsunlar. Bebeğim de çok sevmli, büyük bir aşk olmadı henüz ama seviyorum tabii ki, minik elleri, muhtaç hali içimi acıtıyor. Ama ben eski hayatımı çok özlüyorum, eşimi özlüyorum, deliksiz uyumayı özlüyorum, eşimle dizi izlerken uyuyakalmayı özlüyorum. Herkes geçecek diyor ama çok ruhum daralıyor, sanki büyük br hata yapmışım ve dönüşü yokmuş gibi geliyor. Bebeği bırakıp bir kaç kere dışrı çıktık, o uyuyunca ben de uyuyorum, rahatlatacak her şeyi yapıyorum ama eski düzenimi düzenimi çok özlüyorum.
Evde sürekli meme açık gezmek, pijama veya eşofmanla dolaşmak, uzun bir banyo sefası için vakit bulamamak çok sıkıcı. Bir yandan da sadece bana muhtaç bebeğime karşı vicdan azabı içinde kalmak çok can yakıcı. Her gün ağlamaktan sinirim bozuldu.
Eşim de hiç bir şey hissetmiyor bebeğe karşı, bana da manevi destek olamıyor. Acaba hiç mi bir şey hissetmeyecek hep böyle mi olacak, hayatım düzene girecek mi, 2 ay sonra işe başlayınca tempoyu kaldırabilecek miyim...

69. Günden Güncelleme: Düşüncelerim ve hislerim ilk günkü kadar kötü değil o kriz durumları yok ama ağlamalar devam ediyor. Gittiğim doktor şimdiye kadar ciddi bir değişim olmalıydı diyerek ilaçları iki katına çıkardı.
Bir şeyler rayına oturuyor, artık daha iyi bakıyorum ve hatta en iyi ben bakıyorum hissi var. Eşim alınca bile sırtını ört, öyle tutma, sarsma gibi direktiflerim mevcut. Zor bir bebek mi sanırım hayır. Her bebek gibi ağlıyor, uzun uykuları yok, kolik değil...ama sorumsuz hayatımı bırakıp diken üstünde yaşamak hala zor benim için.
Eşim yardımcı mı hem evet hem hayır, bazı günler hiç bir şey yapmıyor, bazı günler fazla şey yapıyor. 7/24 bebek bakmadığı için zannederim, çok daha sabırlı ve sevecen. Zaten hep pozitif ve dobra o. Normalde ailenin güçlüsü benimdir ama bu sefer ciddi anlamda eşimle ayakta duruyorum. Bir filmin ortasında oğlumuz ağlayınca ben de başlıyorum ağlamaya izleyemiyoruz diye. Eşimse çok mu önemli film, izlenirz hep beraber izleyip daha çok eğleneceğimiz günler gelecek, bu bir süreç sabret diyip duruyorr. Bense hep bir telaş halindeyim. Her gün yüzüstü koymalıyım ki boyun kasları gelişsin, trlevizyona bakmasın ki otizmle uğraşmayalım, kendi haline bırakmayıp sürekli konuşayım ki çabuk konuşsun, yok zeka kartları yok kitap okumalar. Çocuk daha 3 aylık bile değil. Geriliyor ve yoruluyorum. Günlük bir yorgunluk değil bu zihnim yorgun, bütün anneler böyle mi? Bunun yanında da bir o kadar rahatım, kayınvalideme bırakıp eşimle sinemaya ve yemeğe gittiğimiz oldu ama yetmedi. İstersem 1 aylık bir tatile çıkayım anladım ki sorun günlük dinlenmelerde değil sorumluluk hissinde. Yapamayacaklarımda aklım hala ve nasıl yetiştiririm endişeleri... Ben ki yıllardır kuşlarımın sebebiyle tatile çıkamadım, her gittiğimiz yerde bir gece konaklamalı kaldık, dönüşümlü gittik ki bakan yok diye. Şimdi düşünüyorum onlar bile batmadı, lafını etmedim şimdi çocuk sebebiyle yapamayacaklarım neden bana fazla geliyor?
Evet daha bi alıştım, sevmeye başladım ama o büyük aşk yok. Anladım ki sevgi dedikleri şey de emekten kaynaklı. Şimdi ilk günleri düşğnüyorum, müthiş göğüs yaralarıyla uğraşmıştım, çok ağlamış ve acı çekmiştim. Şimdi onlar geçti daha 1 ay olmasına rağmen unuttum bile... Bugünler de böyle geçecek mi gerçekten? Geri dönüp baktığımda vay be ne günler atlatmışım der miyim?

107. Gün: Merak edenler için psikolog ve psikiyatri ile beraber devam ediyorum. Depresyonun yanında anksiyete de olduğu söylendi. Kullandığım
hafif bir ilaç vardı, değişmedi. Psikolog bir anne sorunu da tespit etti, şaşırmadım :KK70:

Eşimin ısrarıyla homeopati diye bir yöntem de denedim. Ne kadar güvenilir hiç bir bilgim yok, araştırmamıştım bile.

Ney ne kadar işe yaradı bilemiyorum ama her şey biraz daha iyi. Zaman geçtikçe sevgim de artıyor yapabildiklerim de...
Tabi hala o sıkışmışlık hissi yakamı bırakmıyor. Yalnız kalmayı çok severdim ama nadiren mümkün ki yalnızken bile zihnim dolu. Evet gün içinde vakit geçirirken eğleniyorum ama özel zamanlara da ihtiyaç duyuyor, eski boş vakitlerimi- sorumsuz yaşamımı arıyorum. İstediğim zaman uyuyabilmek, çantamı alıp çıkmak ve keyfimce gezmek, sabahlamak gibi şeyler lüks. Bu konuda yalnız olduğumu zannetmiyorum, bir çok anne arıyordur bu durumu.
Kısacası buz gibi suya girmiş gibiyim. Başta ciddi bir şok yaşadım ama suyun içinde kaldıkça alışıyorum. Tabii kimseye de "su çok güzel sen de gelsene" diyemem, demem :)
Yardımcı olanlara teşekkürler.
Valla henüz yeni evliyim 7 aylik.ve bi yavrum olsun herşeyim onunla.olsun istiyorum lohsalik sandromu sıkıntı etme çocuğun 4 aylik fln olsun rahata ereceksin insAllah sabirli ol o evlat col guzel birsey inanki değerini bil bu günler de gelip gecer büyür Allahin izni ile esinde alisir hersey eskisi gibi olur Allahin izni ile
 
Enneee diye bi ses çıkartıyor zaten, acıktım demek :KK70: bilinçli değil tabi ama yine de değişik hissettiriyor.


ay benim oğlum anne dedikten sonra ilk ördek demişti :KK70: hem de tam olarak diyodu ör-dek diye heceleyip :KK70:

yakinda aannneeeee açım da der hızlı senin oğlan da :KK66:

ben doğduğundan beri kitap okuyorum, şarkı söylüyorum, konusuyorum, iltifat ediyorum. baya erken konustu ve kelime haznesi cok genis ama eline nerede kitap geçirse oku diye pesimde kosuyo bugün 5 kere ayni kitabi okuttu ust uste, gina geldi bana :KK70:

o büyüdükçe sen buyuleniyosun hayran oluyosun. o kadar muhtesem bisey ki buyumesini izlemek. yakinda daha rahat edeceksin eminim :)
 
Sevgili Koalina, daha iyiye gitmene çok sevindim. Daha da iyi olacak, merak etme. Zamanla hafifleyecek, çözüme ulaşacak, çözüme ulaşamayacaklar da alışkanlığa dönüşecek. Bir de şu iki sözü etmeden duramayacağım. Annelik deyince ne anlıyorsunuz, neden bu kadar kutsallaştırıyorsunuz bilmiyorum ancak anne olmak bizi insanlıktan çıkartıp adeta bir Superwoman yapmıyor. Bunları yaşamak kimseyi kötü bir anne yapmıyor, insan yapıyor. Umarım burada hepimiz bir gün önce insan olduğumuzun farkına varırız.
 
ay benim oğlum anne dedikten sonra ilk ördek demişti :KK70: hem de tam olarak diyodu ör-dek diye heceleyip :KK70:

yakinda aannneeeee açım da der hızlı senin oğlan da :KK66:

ben doğduğundan beri kitap okuyorum, şarkı söylüyorum, konusuyorum, iltifat ediyorum. baya erken konustu ve kelime haznesi cok genis ama eline nerede kitap geçirse oku diye pesimde kosuyo bugün 5 kere ayni kitabi okuttu ust uste, gina geldi bana :KK70:

o büyüdükçe sen buyuleniyosun hayran oluyosun. o kadar muhtesem bisey ki buyumesini izlemek. yakinda daha rahat edeceksin eminim :)
Şarkı söylemiyorum ama çok konuşuyorum doğduğundan beri. O da alıştı şimdi iyi mi yaptım kötü mü bilemiyorum ama resmen konuşun benimle diyor. Bir kaç gündür sesini kullanmayı öğrendi, bağırıyor, deee daaa falan diyor. Ama en sevdiğim heee demesi :KK70: istediği şeyi çok geç yapınca veya ne istediğini anlamayınca hee heee diyor :KK70:
Biraz iletişim başlayınca eğlenceli olmaya başlıyor demek...
Sevgili Koalina, daha iyiye gitmene çok sevindim. Daha da iyi olacak, merak etme. Zamanla hafifleyecek, çözüme ulaşacak, çözüme ulaşamayacaklar da alışkanlığa dönüşecek. Bir de şu iki sözü etmeden duramayacağım. Annelik deyince ne anlıyorsunuz, neden bu kadar kutsallaştırıyorsunuz bilmiyorum ancak anne olmak bizi insanlıktan çıkartıp adeta bir Superwoman yapmıyor. Bunları yaşamak kimseyi kötü bir anne yapmıyor, insan yapıyor. Umarım burada hepimiz bir gün önce insan olduğumuzun farkına varırız.
Çok teşekkürler.
Bu algı özellikle büyüklerde var. Öz annem bana ne biçim annesin diyor sürekli. Çünkü sırtıma çocuğu bağlayıp, günde 2 saat uykuyla hem 3 çeşit yemek yapmam hem evi silip süpürmem hem de işe gitmem gerekiyor ona göre. Anneysen zorlandığını söyleyemezsin çünkü mutlaka "ohooo o da bir şey mi, ben birini ayağımda sallarken öbürüne yemek yediriyor bir yandan da ütü yapıyorum" diyen bir anne mutlaka oluyor
 
Çok teşekkürler.
Bu algı özellikle büyüklerde var. Öz annem bana ne biçim annesin diyor sürekli. Çünkü sırtıma çocuğu bağlayıp, günde 2 saat uykuyla hem 3 çeşit yemek yapmam hem evi silip süpürmem hem de işe gitmem gerekiyor ona göre. Anneysen zorlandığını söyleyemezsin çünkü mutlaka "ohooo o da bir şey mi, ben birini ayağımda sallarken öbürüne yemek yediriyor bir yandan da ütü yapıyorum" diyen bir anne mutlaka oluyor

Onların zamanında postpartum depresyon yoktu, daha doğrusu adı bilinmiyordu. :) Nenelerimizin "Ben depresyondayım" demeye ne vakitleri varmış ne halleri. Kariyer dediğin zaten evde yapılıyormuş, çocuğun biri daha memedeyken bir diğerine hamile kalınıyormuş. Anneniz annesinden onu görmüş; e haliyle eskilerin kafasında "şımarıklık" diye görünüyor bu. Kazın ayağı öyle değil; tedavi edilmediği için çok ciddi sonuçları olan postpartum depresyon vakaları vardır. Sizin önlemini almanıza bu yüzden çok seviniyorum, kesinlikle yabana atılacak bir mevzu değil. Burada ben konuşuyorum ama anne olunca benim de yakalanmayacağımın garantisi yok. Çünkü ani hormonal değişikliklerden kaynaklanır. Sırf ruh haliyle ya da "çocuğu isteyerek/istemeyerek yapmakla" alakalı değildir her ne kadar öyle düşünülse de. Risk faktörü olabilir ama direkt ilişkili değildir.
 
Şarkı söylemiyorum ama çok konuşuyorum doğduğundan beri. O da alıştı şimdi iyi mi yaptım kötü mü bilemiyorum ama resmen konuşun benimle diyor. Bir kaç gündür sesini kullanmayı öğrendi, bağırıyor, deee daaa falan diyor. Ama en sevdiğim heee demesi :KK70: istediği şeyi çok geç yapınca veya ne istediğini anlamayınca hee heee diyor :KK70:
Biraz iletişim başlayınca eğlenceli olmaya başlıyor demek...

Çok teşekkürler.
Bu algı özellikle büyüklerde var. Öz annem bana ne biçim annesin diyor sürekli. Çünkü sırtıma çocuğu bağlayıp, günde 2 saat uykuyla hem 3 çeşit yemek yapmam hem evi silip süpürmem hem de işe gitmem gerekiyor ona göre. Anneysen zorlandığını söyleyemezsin çünkü mutlaka "ohooo o da bir şey mi, ben birini ayağımda sallarken öbürüne yemek yediriyor bir yandan da ütü yapıyorum" diyen bir anne mutlaka oluyor



iyi yapmışsın gayet :) ne güzel iletisim kuruyo senle, onun heee deyisini severim tatli sey ya :KK70:

hafif de tezcanli yani beklemek istemiyo :KK70: masallah koalina bebegine de sana da. yaz tam gelsin iyice rahatlayip mutlu olcaksin.

sesli kitaplar var. yorulup konusmak istemediginde onu acip gisterebilirsin aslinda. biraz daha büyüyünce de kendi bakar.
hareketli kitaplar da cok güzel oluyo. biliyosundur belki ama bilmiyosan aklinda bulunsun
 
X