O vakitler görüşmelere karşılaşmalara engel olamazdım. Çünkü eşler hep aynı yerde, birlikte çalışıyor. İster istemez dahil oluyordukEmniyet dimi.. Ah Ah cok ıyı biliyorum o bişey yarıstirma merakını. Oturdugum yerde de oyleydı herkes aynı statude olunca.. Esya gezme giyim.. Ego savası gibi birsey.. Ben en son careyı kımseyle gorusmemekte bulmustum. Çünkü muhabbet bos olunca sessiz kalıyordum onlara gore bu eziklik tabi. Sizde en iyisini yapmıssınız gorusmeyı kesmekle. İnsanın sinirleri kaldırmıyor çünkü..
Çok enteresan gerçekten. Evindeki tülü farkedecek kadar incelemesi. Takılmamam lazımdı Benim de onlara. ama o vakitler engel olamadım.Cok etkilenmissiniz ya...
Birakin herkes nasil mutlu oluyorsa oyle yasasin.
Onlarinda baska ugrasi yokmus demek ki.
Benim de bir konsum var mesela taa karsi evden benim oturma odamin tülünün yirtik oldugunu farketmiş camdan bağırıyor bana senin tülün mu yirtik diye. Evet dedim bende. Once sinirlendim. Bu konu haricinde daha bir suru sey var bana taktiği. Sonra sonra dedim ki mutsuz bu kadin. Bi sey var ben de olup ta onda olmayan... ben farkedemedim ama o farketmis takma sel birak kendini tatmin etsin dedim. Boyle düşünmeye başladıktan sonra daha relaxım ona karsi ama o hala ayni
Keşke öyle yapabilseydim diyorum. Bu kadar takılmazdım belki de. Birini küçümsemek işini yapım deseniz beceremem sanırım. Küçümsesem şayet onlara samimi yaklaşmazdım. Siz mesela iletişimi kesmişsiniz. Ben onu bile yapamadım şehir değiştirdikten sonra da. Maddi durum ve eğitim seviyesi farkını hiç gündeme getirmeden hepsiyle arkadaş olmaya çalıştım. Hatay’ı burada yaptım sanırım. İyi şeyler konuşmak yerine hep eşya-giyim muhabbetlerinde vurulmaya çalışan kişi oldum. Ve başardılar. Dediğiniz gibi olsaydı hiç umrumda olmazlardı zaten. Ama öyle anlamışsınız, be diyeyim.Kusura bakmayın lütfen bana yazdiklarinizla çok kibirli geldiniz.
Aynı şeyleri yaşadım ben de. Terör bölgesinde , ev hanımlarıyla dolu bir lojmanda ki dediginiz gibi eğitim seviyeleri çok düşüktü. Anlaşamadım hicbiriyle. Hep dedikodumu yaptılar açık aradılar falan. Ama hiç içlerine girmeye çalışmadım. Çok yalniz kaldım, kendimi oraya ait hissetmedim kapım hepsine kapalıydı. Ordan taşınır taşınmaz da hepsini sildim heryerden. Her gün başka bir dedikodu malzemesi konu olurdu. Sürekli kendi içlerinde kavga ederlerdi falan. Ben onlardan zarar görmemek için iletişimi kestim.
Siz içten içe onları küçümsemişsiniz sanki ve size karşı tavırlarının maddi durumunuzdan ve eğitim seviyenizden dolayı çok yanlış olduğunu düşünmüşsünüz.
Çok üzücü gerçekten. Çocukluk travmalarının etkisi hiç geçmiyor. Ve en çok hep olumsuz şeyler aklımızdaBen ilk okuldayken ilkokul öğretmenimiz (4.sınıfta emekli olmuştu düşünün) tek ve kalitesiz gücümüzün yettiği ayakkabımın tabanı çok sert ses çıkarıyor diye hep dalga geçerdi.
Rüyalarımda çıplak ayakla koştuğumu ve kan tes içinde uyandığını görürüm hala.
Keşke diyorum bir yerlerde görsem, kendimi göstersem bak neydim ne oldum diye.
Geçmiyor maalesef bazı şeyler.
Teşekkür ederim. Evet belki de iyi niyetle yaklaşıp böyle şeyler duyduğum için etkisinden kurtulamıyorum sanırımNe kadar bos şeylerle ugrasan cahil insanlarmış ki takıldıkları şey eviniz giyiminiz vs. kalbiniz o kadar güzel ki siz elinizden geldiğince destek olmuşsunuz ister istemez etkilenmis ve kendinizi kanitlama dusuncesine girmissiniz iyiki aramayı kesmiş ve uzaklasmissiniz iyi insanlarla karşılaşmanız dileklerimle
üzülmeyin bu tarz insanlar hayatımızın belli zamanlarında karşılaşırız.Arkadaşlar selamlar,
Bugünlerde aslında bilinçaltında farkında olmadığım bir sıkıntımın olduğunu düşünmeye başladım. Şöyle ki hayatımızda bizi tesiri altında bırakan yaşantılar tecrübe etmiş olabiliriz. Bunun da bende olumsuz bir tesir bıraktığını hissetmeye başladım.
6 yıl kadar önce Doğu görevimiz esnasında eşimin bir iş arkadaşları vardı, evliydi geneli. Küçük bir yer olduğu için yakındı evlerimiz. İş arkadaşları da biz de farklı yerlerden olduğumuz için başka tanıdıklar yoktu çok fazla. Ailecek beraber vakit geçirmişliğimiz oldu. Aralarında yalnızca ben çalışıyordum, eğitim sektöründe. Onlar ilkokul veya lise mezunu ev hanımları idi. Onlara üni mezunu biriyle ilkokul mezunu birilerinin de çok iyi arkadaş olabileceğini hissettirmek için hep samimi, sıcak ve yardımsever davranmaya çalıştım. Açıköğretime çalışanlar vardı, sınavlara hazırlık sürecinde bazılarına destek oldum mesela. Ama bana beni hep kötü hissettirdiler. Nerede bir eksiğim varsa oradan muhabbet açılıyor, ve hep oradan vuruluyordum. Bayanlardan birinin çocuğu hastaydı, zor bir imtihandı belki. Onun tutarsızlıklarını hoş görmeye çalıştım hep. Bende eksiklik olarak gördükleri konular ise; örneğin evimdeki bütün eşyalar yerleşik bir eve göre değildi. Kiracıydık. Doğu görevimiz bitince memlekete dönecektik. Ama onlar herşeyi almışlardı ve hep benim eşyamın az olması gündemde olurdu. Mesela sade bir giyimim vardı, benim gibi kazanıyor olsalar şıkır şıkır giyinirlermiş, hep kıyafetim üzerinden alttan alttan biz çok iyi giyiniyoruz, çalışanlar bizim gibi giyinemiyor muhabbetleri.. mesela eşleriyle birlikte yaptıkları gezmeler falan. Biz çok gezemiyorduk. Sonra çalışanlarla ev hanımlarının ev temizliği konusunda bir kıyaslama. Biz çok temiziz muhabbetleri. O çocuğu hasta olanı çocuk yoğun bakımda iken işten yorgun argın eve gelince davet ettim. Bi çay içeriz, teselli vermeye çalışırım diye. Evimin az bir dağınıklığı laf oldu sonra kadınlar arasında. Yani bunun gibi şeyler. Biz sonra memlekete yerleştik. İki ev aldık. Biri bahçeli, diğeri lüks bir apartmanda.
Şimdi arkadaş konusu açılınca bu konular geliyor aklıma hep. Şimdi hepsini sırayla evime davet etsem de görseler nasıl olurmuş diye hayaller geçiyor aklımdan. Eskisinden çok daha iyi giyinebiliyorum. Yurt dışına gezilere çıkıyoruz bazen. Çok daha seviyeli, saygılı ve aynı zamanda samimi arkadaşlıklarım var. Dostluklarım sağlamlaştı geçen yıllarla birlikte.
Ama bu bana kendimi kötü hissettirme amaçlarını başarmışlar. Hala etkisindeyim. Bir ara faceten silmiştim. Sonra tekrar eklendik, kabul ettim. Görsünler şimdiki hayatımı dedim. Ben hiçbir şeyimi ispatlamak zorunda değilim kimseye oysa ki. Ama böyle duygular geçiyor aklımdan. Gecenin bu vaktinde yine aklıma takıldı. Hani ufak bir kıvılcım beni o anılara itmeye yetiyor. İşime evime çocuklarıma bakıyorum genel anlamda. Ama bu duyguları da yenemedim. O hasta olan çocuk bir süre sonra vefat etti. Çok ama çok üzüldüm. O annesinin arkadaşımdediği bayanlar çocuğu istemezdi annesinin işi olunca dışarıda.Bende seve seve kabul ederdim, öper okşar, dualar ederdim. Başsağlığı diledik tabii ki. Bir kaç yıl daha görüştüm teselli vermek için en çok. Son üç yıldır görüşmüyorum. Çünkü farkettim ki hep ben arıyorum. Evet hayatımdan hepsini çıkardım. Ama sanırım bilinçaltımdan henüz değil
Arkadaşlar selamlar,
Bugünlerde aslında bilinçaltında farkında olmadığım bir sıkıntımın olduğunu düşünmeye başladım. Şöyle ki hayatımızda bizi tesiri altında bırakan yaşantılar tecrübe etmiş olabiliriz. Bunun da bende olumsuz bir tesir bıraktığını hissetmeye başladım.
6 yıl kadar önce Doğu görevimiz esnasında eşimin bir iş arkadaşları vardı, evliydi geneli. Küçük bir yer olduğu için yakındı evlerimiz. İş arkadaşları da biz de farklı yerlerden olduğumuz için başka tanıdıklar yoktu çok fazla. Ailecek beraber vakit geçirmişliğimiz oldu. Aralarında yalnızca ben çalışıyordum, eğitim sektöründe. Onlar ilkokul veya lise mezunu ev hanımları idi. Onlara üni mezunu biriyle ilkokul mezunu birilerinin de çok iyi arkadaş olabileceğini hissettirmek için hep samimi, sıcak ve yardımsever davranmaya çalıştım. Açıköğretime çalışanlar vardı, sınavlara hazırlık sürecinde bazılarına destek oldum mesela. Ama bana beni hep kötü hissettirdiler. Nerede bir eksiğim varsa oradan muhabbet açılıyor, ve hep oradan vuruluyordum. Bayanlardan birinin çocuğu hastaydı, zor bir imtihandı belki. Onun tutarsızlıklarını hoş görmeye çalıştım hep. Bende eksiklik olarak gördükleri konular ise; örneğin evimdeki bütün eşyalar yerleşik bir eve göre değildi. Kiracıydık. Doğu görevimiz bitince memlekete dönecektik. Ama onlar herşeyi almışlardı ve hep benim eşyamın az olması gündemde olurdu. Mesela sade bir giyimim vardı, benim gibi kazanıyor olsalar şıkır şıkır giyinirlermiş, hep kıyafetim üzerinden alttan alttan biz çok iyi giyiniyoruz, çalışanlar bizim gibi giyinemiyor muhabbetleri.. mesela eşleriyle birlikte yaptıkları gezmeler falan. Biz çok gezemiyorduk. Sonra çalışanlarla ev hanımlarının ev temizliği konusunda bir kıyaslama. Biz çok temiziz muhabbetleri. O çocuğu hasta olanı çocuk yoğun bakımda iken işten yorgun argın eve gelince davet ettim. Bi çay içeriz, teselli vermeye çalışırım diye. Evimin az bir dağınıklığı laf oldu sonra kadınlar arasında. Yani bunun gibi şeyler. Biz sonra memlekete yerleştik. İki ev aldık. Biri bahçeli, diğeri lüks bir apartmanda.
Şimdi arkadaş konusu açılınca bu konular geliyor aklıma hep. Şimdi hepsini sırayla evime davet etsem de görseler nasıl olurmuş diye hayaller geçiyor aklımdan. Eskisinden çok daha iyi giyinebiliyorum. Yurt dışına gezilere çıkıyoruz bazen. Çok daha seviyeli, saygılı ve aynı zamanda samimi arkadaşlıklarım var. Dostluklarım sağlamlaştı geçen yıllarla birlikte.
Ama bu bana kendimi kötü hissettirme amaçlarını başarmışlar. Hala etkisindeyim. Bir ara faceten silmiştim. Sonra tekrar eklendik, kabul ettim. Görsünler şimdiki hayatımı dedim. Ben hiçbir şeyimi ispatlamak zorunda değilim kimseye oysa ki. Ama böyle duygular geçiyor aklımdan. Gecenin bu vaktinde yine aklıma takıldı. Hani ufak bir kıvılcım beni o anılara itmeye yetiyor. İşime evime çocuklarıma bakıyorum genel anlamda. Ama bu duyguları da yenemedim. O hasta olan çocuk bir süre sonra vefat etti. Çok ama çok üzüldüm. O annesinin arkadaşımdediği bayanlar çocuğu istemezdi annesinin işi olunca dışarıda.Bende seve seve kabul ederdim, öper okşar, dualar ederdim. Başsağlığı diledik tabii ki. Bir kaç yıl daha görüştüm teselli vermek için en çok. Son üç yıldır görüşmüyorum. Çünkü farkettim ki hep ben arıyorum. Evet hayatımdan hepsini çıkardım. Ama sanırım bilinçaltımdan henüz değil
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?