Sonuc belli o zaman maalesef. Böyle hayat geçmez.Asla yok, eşim zaten normalde de hatır gönül bilen biri değildir, kırmaktan çekinmez gönül almayı bilmez, dayatmayı sever. Biz ne zaman bu hale gelsek baştan biraz düzelmiş gibi davranır sonra gene eski haline döner.
Ya çocuk bakıyor diye evi savaş alanına mı çevirmeli? Bir iş yapıp arkasında 5 iş bırakıyorsa kadın niye işten gelip bununla uğraşsın?Ben mi anlamıyorum? Yoksa siz mi?
Bu adam çalışıyor mu? Evet
Evde çocuk bakıyor mu? Evet
Eee daha ne istiyorsunuz diyorum ben de işte.
Size ev işi yapmıyorsunuz mu dedim ben? Eşiniz ekstra olarak ev işi yapmadığı için şikayet etmiyor musunuz siz? ben de diyorum ki şikayet edilecek bir durum yok. Yapması gerektiği kadar yapıyormuş zaten adam. Ekstra olarak bir de ev işi yapsın istemek absürt.
Hiç kusura bakmayın, çocuk totomda gezerken ben de üstümdekileri çıkartıp kirliye atamıyorum koltuğun üstüne atıyorum anca uyuduktan sonra toplayabiliyorum. Çocuğun yemeğini hazırlarken mutfak dağılıyor, onu da uyuduktan sonra toplayabiliyorum. Ki tekrar edeyim ben de çalışıyor olsam onlarıda toplayamam atar geçerim valla, ne kadar rahat işim de olsa çocuk bakmak öyle kolay değil, çocuğa bekle iki dk mutfağı toplarlıcam diyemiyorsun.
Adam kahvaltı da yapmasın isterseniz, kahvaltı yaptı diye vakti mi olmuş oluyor.
Gece çalışıp, gündüz bütün gün çocukla ilgilenen biri de bırakın da iki dk tostosunu koltuğa koysun da dinlensin.
Sizin görevleriniz size ağır geldiği için, eşinizin görevlerini küçümsüyor gibi geldiniz bana
Şifonu çekmemek ayılık o konuda haklısınız.
Beni sevenler beğenmedim atmak için sıralanmışlar.Dalgınlıktan başlığı farketmedim bu yüzden öyle yazdım.Ki zaten konu sahibine özrümü diledim.Çok uzun okuyamadım.Neden boşanmıyorsunuz?
Sonuc belli o zaman maalesef. Böyle hayat geçmez.
Gelir gider tablosu yapmıyor musunuz ne demek borçlar bitmiyor? Pandemi olalı 4 sene olmadı mı bitmeyen neyin borcu ki bu?
Bence kararliysan paylaşma kimseyle seni anlayacak birileri yok demek ki etrafında
Günde 8 saatten fazla mı çalışıyorsunuz? Evliliğinizi geçtim de kendinize vakit ayıramadığınız için hem yorgun hem de depresif olursunuz ki zaten öyleymişsiniz. Depresif ruh halindeyken de karar vermeyin.
Ev her zaman toplu olmak zorunda değil. Siz topladıkça eşiniz elini daha az sürer. Arkasından birinin toplayacağını biliyor. Kendinizi de yıpratırsınız. Çocuğunuzun daha sağlıklı beslenmesi için ya sabahtan yemek yapıp bırakırsınız ya da akşamdan kalan yemeği yesinler. Eşiniz çok üşengeç.
Eşinizin bir benzer modeli akrabam var. Mutfaktan bir bardak su almaya bile erinir. Bir kere şahit oldum, evde eşi birkaç günlüğüne yokken bulaşıkları makineye rastgele olsa da koyuyorortalığı daha az dağınık ve pis bırakıyor. Görünce şaşırmıştım. Zorumda kalınca yapabiliyormuş meğerse ama kabaca. Detaylara göre ev toplu ve temiz ona göre. Beden bakımına ve vücut temizliğine dikkat eder ama tıraş makinesini ortalıkta bırakıp yerlere kıl dökebilecek biri. Ona göre bir şey olmaz kafasında.
Ben yazdıklarınızda çok mutsuz ve yalnız bir kadın ve hayatını geçirmeye söz verdiği partnerinin yardım çığlıklarını inatla gözardı eden bir eş okudum.
Düzeltmeye çalışmışsınız olmamış. Artık önünüze bakmak, çocuğunuz ve kendiniz için en iyi olanı yapmak istiyorsanız hiç durmayın.
Kimse böyle derin bir yalnızlık ve umutsuzluk çekmek için evlenmez. Eşinizin çocuğun bakımına ve gelişimine de pek bir katkısı yokmuş zaten.
"On yılım boşa geçti" diye koskoca bir zaman dilimini genelleyerek kendinize işkence etmeyin.
O on yıl içinde aslında nasıl bir evlilik istemediğinizi gördünüz, hiçbir şey için geç kalmış değilsiniz.
Umarım evladınızla dilediğiniz gibi bir hayat yaşarsınız...
Öncelike ben çocuğu küçük 2-3 yaşlarında zannetim ona göre yorum yaptım.Ya çocuk bakıyor diye evi savaş alanına mı çevirmeli? Bir iş yapıp arkasında 5 iş bırakıyorsa kadın niye işten gelip bununla uğraşsın?
Bende çalışıyorum annem bana gelince temizlik yapıyor sözde ama daha da çok iş çıkarıyor bu sefer izin günümde onun arkasını toplamam gerekiyor,tepki gösterince evini temizliyorum yaranamıyorum diye duygu sömürüsü yapıyor.
Madem temizliyor arkasında iş çıkarmayacak bu kadar basit bir şey bu.
Adam çocuğa bakıyor diye aldığını ortada bırakıyor, bir tişört ararken 5 tişörtü etrafa yayıyor mesela? Çocuğu wc götürüyor klozeti pis bırakıyor? böyle böyle durumlardan bahsediyor konu sahibi. Asıl siz nesini anlamıyorsunuz bunun?
İnsanlar derdini anlatıyor burada. Kimse zorla yorum yaptırmıyor size, okumak zor geldiyse okumadim diye yorum yazıp hiçbir faydası olmayan yorumlar yapmak zorunda değilsiniz. Bu yaptığınız saygısızlık. Güya öğretmen olacaksınız, kac gündür hicbir konuda okuduğunuzu anlamayıp tuhaf tuhaf seyler yazıyorsunuz. Kaç yaşında eğitimli kadınısınız yahu biraz kendinize mi dikkat etseniz milletin size durduk yere sardığını düşüneceğinize.Beni sevenler beğenmedim atmak için sıralanmışlar.Dalgınlıktan başlığı farketmedim bu yüzden öyle yazdım.Ki zaten konu sahibine özrümü diledim.
Ana konu bu değil ama izin aldığınızda size nasıl iş buyurabiliyorlar?Normalde değil ama genelde evet mesela senelik iznimde de sürekli bir şey çıktı ve yapmak çalışmak zorunda kaldım. Hep bir şey çıkar mutlaka.
Aynı versiyonmuşEşim balkondayken duvara vurur oğlumu içeriden çağırır bana cola' yı getir diye. Bu da başka bir versiyon işte. Yapamıyorum yetişemiyorum dediğimde ya da yap dediğimde bana sende yapma diyen biri.
Ben beğenmedim atmadım size ama okumadım deyip de yorumu neye göre yapmıştınız? Belki de buna beğenmedim gelmiştir.Beni sevenler beğenmedim atmak için sıralanmışlar.Dalgınlıktan başlığı farketmedim bu yüzden öyle yazdım.Ki zaten konu sahibine özrümü diledim.
Sevip, sevmemekle ne alakası var?Beni sevenler beğenmedim atmak için sıralanmışlar.Dalgınlıktan başlığı farketmedim bu yüzden öyle yazdım.Ki zaten konu sahibine özrümü diledim.
Aldığınız maaşla kira ödeyip geçirebilir misiniz?
Biraz da çocuk için nafaka aldığınızı hesap edin.
Kredi ne kredisi?
Baba evi, 10 yaşında bir çocuk için ne kader yaşanılır olabilir?
Bunların hepsini düşünmek zorundasınız.
Öyle dümdüz boşa bunu diyemeyeceğim.
Boşanma lafı aranızda çokça geçtiği için önemini yitirmiştir.
Ekonomik belirsizlik için gelir, gideri siz ele alsaydınız bir süre. Tamam ekonomi iyi değil ama sonuçta iki çalışan var evde. 10 yılda sürekli ekside olup, bir şeyler alamamak, en azından bir miktar birikim yapamamak da yanlış bir şeylerin olduğunu gösteriyor. Dışarıdan çok mu yemek yeniyor? En çok neye para harcanıyor? Oturup tüm hesaplara bakarak bir plan, program yapabilirdiniz şimdiye kadar.
HEr konuya yorum yapma zorunlulugunuz mu var?! Iki dk kafa dagitalim diye aciyoruz sacma sacma yorumlar (cunku okudugunu anlamayan insan dolu burasi).. biktik sizin gibilerden. siz bir de "cok uzun okuyamadim" diyip sacmalamissiniz.Beni sevenler beğenmedim atmak için sıralanmışlar.Dalgınlıktan başlığı farketmedim bu yüzden öyle yazdım.Ki zaten konu sahibine özrümü diledim.
Bana kalırsa çok yorulmuşsunuz. Karşıdaki kişi de dediğiniz gibi siz hiç anlamamış. Olay ev işi ya da maddiyat da değil sadece. İş yerinde sorun oldu dediğinizde, sizde suç bulması mesela.Merhabalar,
Ben bu forumda eski bir üyeyim tanınmamak için yetkililerin bilgisi dahilinde 2. üyelik açıp içimde ne var ne yok anlatmak istiyorum. Yoksa aklıma mukayyet olmakta zorlanıyorum. Kaçıp gitme, kaybolma düşünceleri ele geçiriyor beynimi. Eşimle uzun bir flört dönemi sonunda evlendik ve 10 yıldır evliyiz, bir çocuğumuz var.
İnanın toparlamakta zorlanıyorum kalbim, beynim çok karışık. 10 yıldır bir kaosun içindeyim maddi manevi her gün bitecek diye bekledim durdum baktım ki 10 sene geçmiş hala aynı yerdeyiz. İş hayatım hep çok yoğun oldu, ev hayatım aynı şekilde. Eşim gece çalışıp gündüz evde olmasına rağmen asla evde hiç bir şey yapmaz. Evi düzende tutabilmek demek benim için her akşam gece yarılarından sonra yatmayı göze almak demek. Bir şeyi asla kendiliğinden yapmaz, yapsa bile düzene koyamaz. Bu niye böyle dersem mesela bahaneler ileri sürer ve ben konuyu kapatmazsam benim açığımı bulmaya çalışarak sonu hakaret içeren tartışmalara dönüşür.
En basiti tırnağını keser makası mutfak masasına bırakır. Markete gider şampuanlar tezgah üstündedir. Yemek yapmaya üşenmez, karnını doyurur ama bulaşıklar günlerce lavabo da bekler. Düzen diye bir şey yok hayatımda, öyle üzülüyorum ki şu geçen 10 yılıma, adam asla rahatsız olmuyor. 3 tane bulaşıktan ne olacak yaparız mantığında. Yere düşen kırlent onu rahatsız etmez mesela, atlayıp geçer üzerinden, çocuğun sabah kıyafetini bulamaz aramaya yeltenmez başka giydirir ben her yerden parça parça kıyafet toplarım.
Hep çok yoğun bir hayatımız oldu. Çocuğa eşim bakıyor 1,5 yaşından beri ama adı bakmak işte. Çocuğumun da hayatında hiç düzen olamadı bu yüzden, örneğin hava sıcak yıka çocuğu derim tamam der 2 gün geçer. Defalarca günlerce süren temizlik yaptım evde, en son geçen yıl kendi başıma badana yapmaya kalktım 3 ayımı verdim eve, işten gelip sabahlara kadar temizlik yaptım bir daha bu evin böyle olmasına izin vermeyeceğim dedim ama olmadı. Hafta sonunu evde geçirmem gerek dedim plan yapmadım düzeni elden bırakmayacağım diye. Ama olmuyor işte. Mecburi şeyler oluyor, hastalık oluyor.
Diğer soruna gelirsek ; Maddiyat! Asla toparlanamıyoruz ne yaparsak yapalım. Eşimin şans oyunları, kumar gibi alışkanlıkları yok. Banka hesaplarını didik didik ettim giren çıkan belli ama hep borç. Baştan bizi bu kadar batıran Pandemi döneminde diş problemlerimin ortaya çıkması oldu. Eksiye girdik o dönem, ama çalışıp tüm paramı borca verdiğim halde o borç hiç bitmiyor ne yapıyoruz deyince de ; ben tek mi yapıyorum neden soruyorsun, şaşırıyorsun yiyoruz içiyoruz diyor. Bir ara yaşamanın bile bize haram olduğunu düşündüm yani o derece gelmeye başladı hayat.
Çalışıp kısıtlı yaşamaktan çok bunalmıştım dedim ki, artık maaşımın hepsini vermeyeceğim destek olacağım sadece diye, bozuldu tartıştık. Defalarca bana ''ben sana güvendim, beni yarı yolda bıraktın'' demiştir. Hala aklıma gelince hayret ediyorum bir erkek nasıl bu kadar rahat bunu söyleyebilir? O gün dedim benim sana güvenmem gerekmez miydi diye? Sen bana güveniyorsun ama ben sana hiç güvenemedim.
Ben hep doyumsuzdum ben hep sorunluydum, işte mobbing yaşarım anlatırım kesin sen bir şey yapmışsındır diye cevap alırdım. O beni anlamadıkça ben daha çok anlatırdım anlaşılma ihtiyacı duyduğumdan. İşe gidip gelirken çok yorulurdum çok yoruluyorum dediğimde, bir sürü kadın var çalışan derdi ben gene kendimi suçlardım. Geçen yıl bipolar bozukluğu teşhisi aldım, ailemde yok bu arada tetikleyiciler var dedi doktorum, ağır depresyonlarım var günlerce yatırıyor her şey daha da b*k sarıyor.
Ben evlendim evleneli düğün videomuzu sadece 1 kez izledim, bir daha asla izleyemedim, oradaki mutlu beni görmek bana dayanılmaz bir ağırlık hissettiriyordu. Hep eşime de dedim ki, bak ben hiç iyi değilim, nereye kadar götürebilirim bilmiyorum, eninde sonunda boşanacağız diye. Velhasıl 1 haftadır çok daha derin düşünüyorum, kendimi çok çaresiz, çok mutsuz hissediyorum. Geçen 10 yılıma üzülüyorum. Bir 10 yıl daha düşüncesi azap gibi geliyor. Eşime bahsettim durumumdan kaldıramıyorum, dayanamıyorum dedim, yaşananları unutamıyorum bir çözüm bulabilir miyiz diye sordum eve gelince konuşalım dedi. Tek cümle etmedik sadece sırnaştı ( her zaman yaptığı gibi) boşanmak istediğimi söyledim, ilk değil bu söylemim daha önceleri de çok söyledim. Acı çekiyorum ya ben, bu şekilde yanında olmamadan mutlu olabiliyor mesela, zaten ne olursa olsun bir kere bile özür dilememiştir. Her şeyin sadece üzeri örtülmüştür.
Geçmişteki kendimi öyle özledim ki, 21 yıl önce yazdığım günlüğümü buldum. Yazmışım, yazmışım hayallerim umutlarım varmış benim meğer, hepsini okumaya dayanamadım kapattım. Ben evlendiğimden beri hep o kızı özlüyorum. Geleceğe dair güzel umutları, hayalleri olan o kızı.
Boşanma düşüncemi, hislerimi kuzenimle paylaştım. Bana demesin mi atak mı geçiriyorsun? Boşanma isteğim delilikmiş gibi cevap verdi. Ben sorumluluk sevmiyormuşum, sorumluluktan kaçıyormuşum. Kardeşim el kadar bebeğiyle (doğuştan rahatsız) boşanmaya kalktı hepimiz destekledik, yer açık hayatımızda, ben söz konusu olunca saçmalıyorsun neden oluyor dedim. Şok oldum gerçekten.
Arkadaşlar hangisini normalleştireyim peki sizce ben, düzensizlik ve pislik içinde yaşamayı mı, eşin anlayışsızlığını, beni hiç düşünmemesini mi, işin hayatımı tümden satın almış kadar yoğun olmasını mı, borçla yaşamaktan zevk almayı mı?
Maaşım 80 bin TL
Evimiz kira
Söylediğiniz şeylerde haklısınız, sizin söylediklerinizi bende yapıyordum. 9 yaşında evi süpürüyor, erkek kardeşim beşikte, evde yalnız kalıyordum. Ama şunu kaçırıyorsunuz çocuk babayla büyümüş oluyor, babası rol model bunu değiştiremiyorum çünkü karşısındaki baba zaten çocuğa bunu göstermiş oluyor. Ben işyerinde ev içine müdahaleyi ancak konuşarak yapabiliyorum. Dişlerini fırçalasın diyorum, sonra soruyorum unuttuk. Onu yaptın mı kem küm, başlıyor kavga sonra. Eve giriyorum mesela her yer dağınık, ben bir gün öncesi toparlamışım halbuki, cinnet geçiriyorum.
Dışarıdan yeniyor açıkçası, ben düzen oturtup yemek yapmaya çalıştığımda da sürdüremedim hafta sonu yapalım diyorum temizlik var. 1 gün zaten temizlik, dağınıklığı toplamak temizlikten daha zor zaten bazen 2 günüm gidiyor çamaşırı o bu derken ama eşimle aramda iş paylaşımı olsaydı her şeye yetişebilirdik zaten zorlanma noktam bu benim, hiç bir şeyi sürdüremiyor boş veriyor çünkü önemsemiyor tartışmayı göze alıyor. Yıllardır bu süreç o kadar çok yaşandı ki, zaten aramızdaki duygusal iletişimsizlik derken ben artık bu noktadayım
Öncelike ben çocuğu küçük 2-3 yaşlarında zannetim ona göre yorum yaptım.
Ve evet gece çalışıp, bir de gündüz 2-3 yaşında çocuk bakan hiç kimsenin evi toplamaya ne vakti olur ne de mecali. Ki evet o yaşlarda çocuk varsa kıyafetlerin havada uçuşması da normal çünkü o yaştaki çocukları giydirmek bile çile olabiliyor bazen. Tabi siz çocuk bakmakla ev temizliğini aynı zannettiğiniz için anlamanızı beklemiyorum.
Sadece şunu soruyorum; bütün gün çalışan bir kadın akşam da eve gelip sabaha kadar çocuk baksa, kocasında ertesi gün, madem çocuk bakıyorsun arkanıda toplayacaksın, deseydi yorumunuz aynı mı olurdu?
Kendisi gündüz evde olmasaydı işiniz daha kolay olurdu aslında. Evi pisletmekten başka hiçbir işe yaramıyor anlaşılan. Evde olmasa, akşamdan topladığınız ertesi güne kalırdı en azından.Dışarıdan yeniyor açıkçası, ben düzen oturtup yemek yapmaya çalıştığımda da sürdüremedim hafta sonu yapalım diyorum temizlik var. 1 gün zaten temizlik, dağınıklığı toplamak temizlikten daha zor zaten bazen 2 günüm gidiyor çamaşırı o bu derken ama eşimle aramda iş paylaşımı olsaydı her şeye yetişebilirdik zaten zorlanma noktam bu benim, hiç bir şeyi sürdüremiyor boş veriyor çünkü önemsemiyor tartışmayı göze alıyor. Yıllardır bu süreç o kadar çok yaşandı ki, zaten aramızdaki duygusal iletişimsizlik derken ben artık bu noktadayım