Boşanmak üzereyim. Çaresizim. Ne yapacağımı şaşırdım

Berenelam63

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
29 Mayıs 2018
786
744
24
Merhaba benim eşimde doktor ve o da aynı çalışma koşullarına sahip.. Ama bu dediklerinin yakınından geçmez bizim ilişkimiz. Evlenmeden önce 2 yıl beraberdik. Senin adına çok çok üzüldüm okurken kahroldum adeta ama senin yeni Bi başlangıca ihtiyacın var gibi. Keşke Bi uzmandan yardım alsan Bi süre daha taa ki toparlanana kadar. İçin ne kadar doludur ne kadar taşıyordur kim bilir.. Eşimin çalışma koşulları dediğin gibi olmasına rağmen eşim benden daha enerjik ve bana hep kızar hayat enerjin az diye.. Yani o çalışma koşulları bile bahane olamaz Hele ki senin fedakarlıklarının yanında.. Lütfen kendini sev ve kabullen.. Allah biliyor ya ondan ayrı yaşaman daha hayırlısı olacak inşallah 🙏
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 977 gün geçti.

Cute2019

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
4 Nisan 2012
820
1.677
Öncelikle merhaba pıtırcıklar,
İlk kez içimi bu denli açık olarak dökeceğim. Konuyu uzatmak istemiyorum. Ama o kadar doluyum ki.
28 yaşındayım. 3 yılı biraz aşkın süredir evliyim.
9 yıllık birliktelikten sonra lise aşkımla evlendim.
Yanar döner bir ilişkimiz vardı. Ama ne olursa olsun, ben derin bir ilişki yaşadım. Çok sevdim. Sevilmek istedim. İlgi istedim. Huzurlu bir ilişki. Şeffaf, yalansız dolansız.
Çok aşıktım. Eşime o kadar aşıktım ki, kaç yıl geçmesine rağmen, o kapıdan girerken, kalbim pıt pıt atardı.
Çok severek evlendim. Birlikte yaşlanacaktık. Biz en yakın arkadaş, sırdaş, can yoldaşıydık benim gözümde.
Aynı şehirde üniversite okuduk. Küçüktük birlikte büyüdük.
Ben mimarlık fakültesi okuyordum. O tıp fakültesi.
Her neyse o mezun oldu. Mezun olur olmaz da evlenmek istedi. Benim okulum bitmemişti. Şimdi anlıyorum da, çok başarılı bir öğrenci olmama rağmen, çok stresli bir bölümdü benim için. Ben anksiyete ve panik atak, dikkat eksikliği ve hiperaktivite'ye sahiptim. Hiö kalmadan mezuniyet projesine kadar geldim. Sonra okulu bitiremeyeceğim, başarılı olamayacağım diye evham geldi bana . Ve hiç kalmama rağmen, bir türlü işler yolunda gitmiyor ve tek dersi veremiyordum.
O da bana, evlenelim, evlendikten sonra verirsin dedi.
Ataması oldu ve dünyalar benim oldu. Bursa'ya atanmıştı. 8 yıldır ailemden uzaktaydım. Bursa'da anneannemler, dayımlar, teyzemler vardı. Her hafta sonu nerdeyse annemler bursaya gidiyordu. Evlenmemize de az bir vakit kalmıştı. Ailelerimiz de çok iyi anlaşıyordu. Tek çocuk, babasını kaybetmiş ama dayıları vardı. Yani her şey harika gidiyordu. Sadece benim okulum bitmemişti. Düğüne 3 ay kala falan, bursada atandığı bölümde mutlu olmaduğını söyledi. Önemli değil, mutlu olmadığın bişeyi yapmanı istemiyorum dedim. Her neyse atama bişeyler sakaryaya geldik.
Düğün zamanı yanımızda olmadığı için tek başıma düğün hazırlığı yapıyordum. Annesi de destek olmaya çalışıyor falan . Her neyse dayıları ve yengeleriyle birlikte iftara geldikleri bir gün kıyamet koptu. Ben onları zorlamamak için takı istememiştim. Gelinlik bakmak için bir günümüz vardı. Çünkü sevdiceğimle birlikte bakmak istiyordum . Gelinliğim hiç pahalı olmamasına rağmen, gelinliğime laf etmişler. Kız istemeye geldiklerinde, nişan da yaptık. Ve tek bir takı takmadılar. Ben böyle şeylere gene de o gün o mutluluğumla aklıma bile getirmedim. 3 gün sonra annesi geldi. Biz sana takmayı unutmuşuz dedi. Bir bilezik vardı. Onu takabilirlerdi. Ama hala da getirip de, takmadı nişandan sonra bile.
Gelinliğimi de bu aradq eşimle seçmişiz. Eşim ödeyecek zaten. Buna rağmen laf edilince ben çok üzüldüm.
Birde kalkıp bir sürü saygısızlık olunca ramazan günü, aileme de laf söylendi. Özür bile dilenmedi. Daha da ben suçlu oldum.
Her neyse geçti gitti. Evlendik. Annesi geldi 10 günlük evliyiz daha. Ben bir taraftan çalılıyorum. Bir taraftan evlilik, bir taraftan kimsenin olmadığı bir şehre gelmişim, bir taraftan okul, ev işleri. Annesi 1 ay kadar kaldı. Kalmasına yeni evli olmamıza rağmen hiç bir lafım yok. Ama ben eskişehire gidiyorum. Gelitorum eve, yatağı eşim topladı gitti ben yokken sanıp seviniyorum. Ne güzel, eşim yapıyor diye. Meğer kayınvalidem topluyormuş. Öğrenince şok oldum . Annem bile benim odama girmez, ne münasebet. Ya bir çamaşırım çıksa, yeni evliyiz sonuçta dedim .annesine de güzelce söyledim. Anne yatağı toplama. Kadın ol da gitme bir yere, kendin topla dedi. Ben senin başka bir şehirde gidip çalışıp, okulunun hala bitmediğini bilsem evlendirmezdim sizi. Benim oğlum burda yalnız dedi. Şok oldum. Ben senin oğlun için bu eziyeti çekiyorum zaten. Sırf istediği bölümde uzmanlık yqpsın diye. Zaten bir sürü sıkıntım var. İş, okul, evlilik, ev işi, ailemin bazı durumları. Depresyona girmeye başladım. Sürekli geliyor kaynanam ve her geldiğinde tartışıyoruz. Arabamız onun üstüneydi. Araba değiştirecek olduk. Benim üstüme olacak dedi, boşanırsınız falan. Gene şok oldum.
Proje dönemi çok sıkıntılı zaten. O sırada bilgisayarımda çökmez mi . Ben kaldım. Zaten okulun bitmesine tek ders vardı. Depresyona girdim. Hiç arkadaşım yok sakarya'da. Eskişehirde bir sürü arkadaşım vardı oysa ki. Eşim de demez mi, ee bir daha mı gideceksin şöyle böyle. Maddi durumumuz iyiydi. Ama hep yoK gibi yaşıyorduk. O ayda 12 gün nöbetçiydi. Bu şu demek. Hafta içi her gün mesai ve 12 gece evde değil. Nöbetleri 36 saat. Evde duvarlar bana bakıyor ben duvarlara. İyice kötüleştim. Geliyor işten uyuyor. Uyumazsa arkadaşlaruyla dışarı çıkıyor. Bir kez bile demedim çıkma etme benle ilgilen diye. zaten çol çalışıyor, kafayı dağıtsın dedim. Ama ben git gide daha kötüleştim. Ona da dedim ben işyi hissetmiyorum. O da bana normal geçer falan minvalinde bişeyler dedi. Geçecek diye bekliyprum artık. Gece uyuyamıyırum. Sürekli ağlıyorum.haberi bile olmuyor. İşte ya, kafası bulanmasın. Bir süre sonra ağlamam kesildi. Ama kötüyüm. Hiç dışarı çıkmak istememeye başladım. O kadar kötüydüm ki yataktan çıkamamaya başladım. Temel ihtiyacım olan yemek yeme, su içme ihtiyacımı bile karşılayamıyorum. Meğer majör depresyondaymışım. Kendime bakmamaya başladım. Kilo alıyorum. Uyuyorum sğrekli. Onun gelöesine yakın yemek yapıp evi topluyorum. Ama hiç bişeyden zevk alamıyorum. Çok kötüydüm. Birde kızacak diye endişeleniyorum. Eskiden makyajsız ojesiz dışarı çıkmayan, kıyafetlerin birini giyip birini çıkaran ben, hiç birşeyden zevk almamaya başladım. Ama onun da etkisi oldu bunda. Makyaj yaparım, laf eder, yapmam laf eder. Kırk yılın başı kuaföre giderim ne kadar tuttu der. Varken yok gibi yaşıyoruz. Her harcadığım kuruşun hesabı soruluyor. Ben zaten okurken bile çalıştığım için, para isteyemiyorum bile. Sigara içmeyen ben sigara içmeye başladım. Saçımı taramak şöyle dursun, su içmek bile içinden gelmez mi bir insanın. Hiç mi bişeyden zevk almaz. O hale geldim. Depresyonmuş majör depresyon olmuş. Çok hastaymışım. Birde diyorum ki kendime . Sen çok kötüsün, sana iyi dayanıyor. Sürekli kendime kızıyorum. Birde o da gelip bana kızıyor. Sürekli her konuda suçlanıyorum. Daha da iyleşmedim kötü oldum. 2 sene öyle şiddetli yaşadım ki bunu. Beni doktor plmasına rağmen, doktora götürmesi gerekmesine rağmen, depresyonda bir insana yapılmaması gereken herşeyi yapıyor. Özenip bezenip yemek yapıyorum. Mantı açıyorum. Herşeye burun kıvırıyor. Ki elimin lezzeti çok iyidir. Kendime güvenimi, inancımı iyice kaybettim.ölmek istiyorum. Ailemle telefonda bile görüşmek istemiyprum.herşey çok anlamsız, zevksiz geliyor. Neyse psikoterapiste gittim. Majör depresyondasın, yalnız kalma, hiç iş yapma. İstemediğin hiç birşey yapma dedi.o hafta ev taşıdık. Herşeyi ben yapmak zorunda kaldım. Ama beceremiyorum. Koca ev
Bir koliyi çıkartıp yerleştirmedi bile. Çalışıyor ya beyfendi.Bir de köpemiz var. O konuya girmeyeyim çok uzun.
Pandemi döneminde covidli hasta baktığı için sadece, 3 gün evde 1 gün 24 saat çalışacaktı. Nasıl sevindim. Yalnız kalmayacaktım artık.
Ama bu kez yalnız değilken, yalnız olmanın ne demek olduğunu öğrendim. Çok kötüydü. Ama gene de evde diye depresyon gerilemişti. İlaçsız geçmez dedi doktorum. İlaçlarımı da kullanıyorum. Aöa evde herşeye karışıyor. Burnumdan getiriyor herşeyi. Çayı az atmışsın açık olmuş, çok atmışsın koyu olmuş tartışması bile çıkardı. Ayağımı bile uzatamıyorum evimde. Gene mi uzanıyorsun diye laf ediyor. Banyoda saatlerce kalıyordum. En azından daha rahatım diye.İnsanların içinde rencide etmeler. Kırk yılın başı misafir çağırsam, şu şöyle olmuş, bu böyle demeler. Çalışmıyor diye arkamdan konuşmalar.Neyse gene de diyorum. Birbirimiz seviyoruz şöyle böyle.
Ahh kızlar çok uzun. O kadar olay var ki ben yazmaktan yoruldum. Yaşarken nasıl neler yaşadım bilmiyorum inanın.
Neyse. benim depresyonum iyileşti. Çocul düşünmeye başladım . O da sıcak bakıyordu.
Yüzme havuzu ve spora yazıldım. Kilolarımı verip, kendimi hamileliğe hazırlayayım diye. Bir gin çok yoruldum. Uzak bir yer, arabayı da hiç bana bırakmıyor. Eve gelip uyuyakalmışım. Geldi. Arkadaşlar bisiklet binmeye çağırıyor dedi. Ben yorgunum sen git aşkım güzel fotoğraflar çek, kusura bakma bitanem, özür dilerim ama uyumak istiyorum dedim. Ki o istediği zaman asla yalnız bırakmadım şimdiye kadar.
Buna takmış. Ben onu yalnız bırakmışım. Yeterince iyi ev hanımı değilmişim. Ev pismiş, köpek tüyü varmış, amaçsız yaşıyormuşum.
15 gün eve sadece uyumaya geldi sarhoş sarhoş. Her gün yemek yapıp yapıp döktüm. Yalvardım gel artık. Bana böyle davranma diye .neyse bir pazar nöbetinde arayıp yalvardım. 15 gündür seni bekliyprum. Kızgınsın, istersen hiç konuşmayalım ama yeter ki gel diye. Tamam dedi. Güzel aüslendim yemekler yaptım . 4 de çıkıyor işten. Saat 7 oldu. Canım nerde kaldın, arkadaşlarlayım. Haber verseydin ya dedim. İşte şimdi haber verdim ya dedi. Arkadaşları da gülüyor arkada. Neyse geldi. Söz verdi bir yere gitmeyeceğim diye. Ben yemek yemicem arkadaş bekliyor dedi. Ama söz verdin . Falan dedim. Bana sen biraz annenlere git bence dedi.ki beni göndermezdi annemlere. Gittiğimde gel diye ağlardı. Aramız kötü gitsem anlarlar dedim . Ne dicem anneme dedim. Boşanmayı düşündüğümü söylersin dedi.
Yaşadığım şoku tahmin edemezsiniz. O kadar ukala idi ki. Bu böyle mi söylenir bana dedim. Daha önce hiç boşanmadım nasıl söylenir dedi. Ama gülüyor bir taraftan salak salak . 15 gün içinde bitsin dedi. Ben gidiyorum dedi, gitme kaç gündür seni bekliyorum. Neden ? Neden diye ağlıyorum. Yalvarıp ayağına kapandım. O kadar aşıktım ki . Gitti. Ben zaten majör depresyondayım. İlaçlar almaya başladım. Aradım onu da dedim ben ilaö alıyorum dön lütfen.
Döndü. Ben ağlıyorum. Lütfen gitme diye. Evdeki ilaçları topladı .sen ne kadar iğrenç bir insansın, senle evlediğim güne lanet olsun, kararsozdım ama defol git bu evden 15 günde boşanacağız dedi. Ve gitti.
Sonra ben bir süre işte annemlere gittim.
6 aydır neler yaşadığımı bir bilseniz. Bir düzeltecek olduk. Başka bir kadın çıktı. Aldatmadım dedi yalvardı ama bana düzgün bir açıklama yapmadı.
Bugün artık 7. Ay . Ve neler yaşadık bu süreçte anlatsam şok olursunuz. Saygı kalmadı. Kaç kez fiziksel şiddete, psikojik şiddete uğradım. Bana seni beğenmiyorum, çekici bulmıyorum bile dedi. Dürüstmüş. .. ama nedense aynı dürüstlüğü ilişkisi olup olmama konusunda söylemedi. Ben takıntılıymışım. Takıntı haline getirmişim.
Her neyse boşanıyorum. Bir taraftan çok kararlıyım. Ama dıygular var ya. Bir taraftan nasıl sevdiysem bitmiyor bitmiyor.
En yakın arkadaşım sevgilim . Beni anlayan destek olan yaşlanacağım insandı. Ben çocul istiyordum artık.
Nasıl ayağa kalkacağım. Bu sevgi nasıl geçecek bilmiyorum. Kararsızım. Çünkü şunu şöyle yaparsan, beni sorgulamazsan boşanmayız diyor. 12 yıl az değil. Boşanma konusunda da, çünkü bir ara pişman olup düzeltme yoluna gitmişti. Ama ben 3.kişi olayını öğrendikten sonra.
Biraz huzura ihtiyacum var.birbirimizi çok seviyorduk. Nasıl bu hale geldik anlamadım. Nazar mı değdi. Ne oldu artık bilemiyorum. Ama gurur onur bişey kalmadı bende.
Napmalıyım. Napıyorum onu da bilmiyorum. Ama çok hastayım artık. Depresyon iyice ilerledi.
Buraya kadar okuyabildiyseniz. Lütfen fikirlerinize ihtiyacım var. Çok üzgünüm. Çok dağıldım. Çok aşıktım . 12 yıl kolay silinmeyecek. Ama bu yaşadıklarım da kolay silinmez artık.
Ne yapmalıyım bilmiyorum. Çok çaresizim
Lütfen güçlü olmaya çalış hepsi geçecek..Anlıyorum severek ayrılmak çok zor ama bu şekilde de yürümez..Okulunu bitir iş bul çalış ve asla iletişime geçme zor ama yapabilirsin..Sonra o pişman olacak görürsün ama iş işten geçmiş olacak tabi..Ve sana son söyleyeceğim kimseyi kendinden fazla sevme en değerli sensin unutma
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 556 gün geçti.

Bitter moon

Yeni Üye
Kayıtlı Üye
5 Eylül 2020
91
43
27
canimm depresyonun icin yutubda izzet güllü diye bi psikolog var erkek arkadasim onun sayesinde takintilarini yenmis. bir sürü psikolojik rahatsizligi iyilesen insanlar var kanalinda konuk olup anlatanlar var . sadece dinleyerek ücretsiz bir sekilde... bence bi denemelisin düzenli dinleyip uygulama yaparsan kesinlikle bitecek depresyonun. hemde hicbi sey senden onemli degil. cok uzun yildir hayatinda o var diye baska bi hayatinin olabilecegini cok zor dusunuyorsun anliyorum. ama ondan ayrilinca hayatinin cok guzel olacagini ve cok iyi potansiyel eşlerle karsilasacagini biliyorsunn sen cok daha iyilerine layiksin baksana 3 günlük dünya deger mi en guzel yillarini ziyan etmeye, sana cok kotu davranan bir erkek icin...
önce kendini sev her gun gunde 500 defa hissederekk kendimi seviyorum kendimi onayliyorum de aynada gözlerinin icine bakarak. 1 aya kalmadan sonuclarini göreceksin canimm
 

fyo88

Yeni Üye
Kayıtlı Üye
13 Mayıs 2020
1
0
33
Adam sana neler yaşattı?Mutlu mu mutsuz mu etti bunu sen bilebilirsin?Neden depresyona girdin?Kendini suçlama..Onunla barışma kayınvalidenin sana karışması çalışamaman herşey seni etkilemiştir..Sen evde kalmak yemek yapmak zorunda değilsin..Eşine yemek yapmak senin görevin değil o ev ikinizin evi o sana yemek yaptı mı seni şımarttı mı sevgisini gösterdi mi??Eşinin branşını bilmiyorum ama nöbet tutmak çok yorucu genede bu sana kulp bulması gerektiğini göstermez..
 

Patianne

Kullanıcı üyeliğini pasifleştirmiştir.
Üyelik İptali
Kayıtlı Üye
30 Haziran 2019
247
185
Eşiniz için kolay lokma olmuşsunuz hep...hiç zora sokmamış her şeyi kabullenmişsiniz karşılığında sadece sevgi beklemişsiniz.maalesef bırakın sevgiyi saygı bile verememiş size...evet seviyorsunuz ama sevginin karşılığı kendinizi ve gururunuzu bu kadar ayaklar altına aldırmak olmamalı....silekelin ve kendinize gelin diyemiyorum depresyonda bu çok mümkün değil...
Size tavsiyem tedavinizi tamamlayın önce ..iyi hissedip eski benliğinize kavuşana kadar görüşmeyi kesin.sonrasında zaten diyeceksiniz ben bunu neden bu kadar çekmişim diye...
Kendinize de acımayı bırakın. Gençsiniz hayatınızı haketmeyen bir adama adamayın ...işe girin yeni arkadaşalr ve farklı çevreler edinin nasılsa çocuk yok gününüzü gün edin
Eşinizin hayatında başka kadın olmasına şaşırmadım zaten...erkekler eşlerini depresyona sokar sokmaz gözleri hep dışarıda olur...aklınca evde bulamadığı huzuru dışarıda arar...lanet olası erkek zihniyeti işte....
Gelelim 2.fikre tedaviniz bitince dönün ve hayatı ona zehir edin ama bunu yapabilmek büyük tecrübe isteyen bir durum sinirleriniz kaldırımı bilmem...nasılmı?aşkım canım cicim hahaha hihi cilveler nazlar...çeşitli yatak hayatı...yorun yani adamı sizi aşağıladığı zaman tartışmaya girmeyin size bağırırken yada kızarken işi bel altına vurun gülün geçin ne kadar sinirlensenizde tutun kendinizi...küfürmü ediyor ...bende senin .....hayatım deyin inanın gülecektir...
Alttan alttan zehrinizi verin ..acele yok ...çok mutluyu oynayıp bir taraftan ona ihtiyacınız yokmuş gibi davranın...ha bu arada çocuk da yapmayın sakın o sonraki iş...
İş arkadaşları filan edinin kendinize zaman ayırın bırakın o koşsun peşinizden o düşünsün bu kadın nerede kiminle ne yapıyor diye....kendinizi ona adamadığınızı hayatınızda bir si...tir hakkı olduğunu bilsin size yeterince bağımlı hale gelecektir bu süreçte zaten...üstüne gitmeyin ama sakın aldatıldıpınızı görseniz bile görmezden gelin ha katlanamam boşarım derseniz oda sizin en doğal hakkınız ama boşanmam kazanırım kocamı derseniz inanın o güç sizde var
Bazı erkekler zorlanmaktanve yorulmaktan hoşlanır kolaylık onlar için albenisi olmayan bir durumdur....
Yani kısacası hayatı ona kolaylıklarıyla sunmayın
Zorlayın ki kıymetli olasınız...bu arada k.valideniz ne yaparsa yapsın kocanızı kazanana kadar onunla iyi geçinin ...peki annecim haklisin annem sen ne dersen doğrusun akıllısın onuda şişirin sonra patlatırsız zamanı var..ama önce kocanızı elinize alın
Bir abla olarak size tavsiyelerim şimdilik bu kadar
Umarım hakkınızda hayırlısı olur
Sevgiler
 

Minnoskizim

Üye
Anneler Kulübü
Kayıtlı Üye
26 Ağustos 2020
106
89
Sevgili arkadaşım, çok üzüldüm durumunuza inanin elimden bişey gelse sizin için yapmak isterdim...ama böyle erkeklere öyle kızıyorum ki eş demek her zaman yanında olmak destek vermek demek ama onlar hiç bir zorluğa gelemiyorlar tek başına bırakıyorlar insanı...çok seviyorsun anlıyorum çok zor olacak bu durum ama önce okulun bitti mi bilmiyorum ama bitir ve kendini iş hayatına ver belki daha iyi gelecektir ..ve bize haber ver olur mu merak ederim :)
 

littlewoman7

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
27 Ekim 2017
14
-2
Eşiniz için kolay lokma olmuşsunuz hep...hiç zora sokmamış her şeyi kabullenmişsiniz karşılığında sadece sevgi beklemişsiniz.maalesef bırakın sevgiyi saygı bile verememiş size...evet seviyorsunuz ama sevginin karşılığı kendinizi ve gururunuzu bu kadar ayaklar altına aldırmak olmamalı....silekelin ve kendinize gelin diyemiyorum depresyonda bu çok mümkün değil...
Size tavsiyem tedavinizi tamamlayın önce ..iyi hissedip eski benliğinize kavuşana kadar görüşmeyi kesin.sonrasında zaten diyeceksiniz ben bunu neden bu kadar çekmişim diye...
Kendinize de acımayı bırakın. Gençsiniz hayatınızı haketmeyen bir adama adamayın ...işe girin yeni arkadaşalr ve farklı çevreler edinin nasılsa çocuk yok gününüzü gün edin
Eşinizin hayatında başka kadın olmasına şaşırmadım zaten...erkekler eşlerini depresyona sokar sokmaz gözleri hep dışarıda olur...aklınca evde bulamadığı huzuru dışarıda arar...lanet olası erkek zihniyeti işte....
Gelelim 2.fikre tedaviniz bitince dönün ve hayatı ona zehir edin ama bunu yapabilmek büyük tecrübe isteyen bir durum sinirleriniz kaldırımı bilmem...nasılmı?aşkım canım cicim hahaha hihi cilveler nazlar...çeşitli yatak hayatı...yorun yani adamı sizi aşağıladığı zaman tartışmaya girmeyin size bağırırken yada kızarken işi bel altına vurun gülün geçin ne kadar sinirlensenizde tutun kendinizi...küfürmü ediyor ...bende senin .....hayatım deyin inanın gülecektir...
Alttan alttan zehrinizi verin ..acele yok ...çok mutluyu oynayıp bir taraftan ona ihtiyacınız yokmuş gibi davranın...ha bu arada çocuk da yapmayın sakın o sonraki iş...
İş arkadaşları filan edinin kendinize zaman ayırın bırakın o koşsun peşinizden o düşünsün bu kadın nerede kiminle ne yapıyor diye....kendinizi ona adamadığınızı hayatınızda bir si...tir hakkı olduğunu bilsin size yeterince bağımlı hale gelecektir bu süreçte zaten...üstüne gitmeyin ama sakın aldatıldıpınızı görseniz bile görmezden gelin ha katlanamam boşarım derseniz oda sizin en doğal hakkınız ama boşanmam kazanırım kocamı derseniz inanın o güç sizde var
Bazı erkekler zorlanmaktanve yorulmaktan hoşlanır kolaylık onlar için albenisi olmayan bir durumdur....
Yani kısacası hayatı ona kolaylıklarıyla sunmayın
Zorlayın ki kıymetli olasınız...bu arada k.valideniz ne yaparsa yapsın kocanızı kazanana kadar onunla iyi geçinin ...peki annecim haklisin annem sen ne dersen doğrusun akıllısın onuda şişirin sonra patlatırsız zamanı var..ama önce kocanızı elinize alın
Bir abla olarak size tavsiyelerim şimdilik bu kadar
Umarım hakkınızda hayırlısı olur
Sevgiler
Kesinlikle size katılıyorum. Erkekler bu kadar üstüne düşülmeye şımartmaya gelmez peşinden koşacakları heyecan ararlar o yüzden kadınların özgüvenli olması ve peşinden koşturması gerekir diye düşünüyorum. Tabiki arkadaşımızın önce psikolojik olarak normale dönmesi gerekiyor, bunun için kendi değerini anlaması özgüvenini geri kazanması gerekli.
Çok sevdiğiniz için ne dese kabul etmişsiniz ama kolay lokma ve ezik durumuna düşürmüşsünüz kendinizi. Böyle olunca da dışarıdaki özgüvenli bekar kızlara gitmiştir olmayan aklı!
Yeni evlendiğimizde eşim şakayla karışık çayı yanlış demlemişsin dediğinde nasıl demlenir göster bakalım demiştim ve aferin bundan sonra demekki çayları sen demleyeceksin demiştim. Ondan sonra ilk yıl alışma süresinde kusur bulduğu herşeye “en iyisini sen bilirsin ben demekki beceremiyorum sen yaparsın bundan sonra” derdim. Bu tip şakayla karışık geri püskürtmeler yapabilirsiniz ki nerede duracağını ve sizin öz saygınızın sınırlarını bilsin. Sizin de saygın biri olduğunuzu önemli olduğunuzu ve kendisinin vazgeçilmez olmadığını ona hissettirmelisiniz. Kalması için yalvardığınızdan ve ona yaranmak için herşeyi yaptığınızdan sizi kaybetme korkusu yok ve değer de vermiyor. Sizi evde bırakıp içmeye gittiğinde siz gel diye yalvarırken bi gün siz onunla gitmediniz diye o sizi cezalandırabiliyor. Bunu kendinize yapmamalısınız. Eğer bu akşam eve gelmezsen bundan sonra bi daha gelemezsin deseniz pabuç pahalı olsa ona göre çeki düzen verirdi kendinize. Sınırları siz çizmek zorundasınız. Parasızlıktan yalnızlıktan hiç korkmayın şu an yaşadığınız sizi majör depresyona sokan ortamdan daha kötü olamaz. Akıllı birisiniz çalışma tecrübeniz var, sevdiği için bir sürü fedakarlık yapan iyi kalpli birisiniz ve ondan çok daha iyilerine layıksınız. Buna önce kendiniz inanmanız lazım. Ve giderim, eve almam vb dediğinizde gerçekten sözünüzün arkasında durup gitmelisiniz veya kapının önünde de yatsa kapıyı açmamalısınız. Asla blöf yapmayın.
Bir sürü psikoloji ve ilişki kitabı okudum hepsinin özeti bu aslında. Özgüveninizi ve özsaygınızı geri kazanmak, kaybetmekten korkmamak sizin kilit noktanız eğer çözebilirseniz gerisi gelecektir. Umarım en kısa zamanda hakettiğiniz gibi çok mutlu olursunuz.
 

littlewoman7

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
27 Ekim 2017
14
-2
Bu arada kayınvalidenizle iyi geçinirken ona da sınırlarınızı çizmek zorundasınız. Size ağzına geleni söyleyemez, genç yaşlı her insan için saygı sınırları vardır. Bence ilk adımınız beni istemeyeni ben hiç istemem, ama eğer ki bi gün kapıma gelip barışmak için yalvarırsan, o arada başka kadınlar olursa asla sana dönmem bunu iyi bil deyip eşyalarınızı toplayıp ailenizin yanına yerleşmek olmalı. Önce bi silkelenir. İlk 1 ay kesinlikle aramasını beklemeyin ve siz de aramayın. Ayrı kaldığınız süre boyunca olmadığını hissetsin. Ararsa geç dönün hemen açmayın. Mesaj atarsa 1-2 kelimelik umursamaz cevaplar verin. Ne yaptığınızı merak etsin.
Herşeye karışan annesiyle aynı evde yaşayıp hanyayı konyayı anlasın.
Kendi ailenizle yaşarken de özgüveninizi yitirmeyin. Maddi sıkıntınız yoksa yalnız yaşarsanız ailenin manevi baskısını hissetmez ve süreci daha kolay atlatabilirsiniz. Tabiki ailenizin bakış açısına göre değişir, eğer arkanızda duran bir aileyse onlarla yaşamanız psikolojinizi düzeltmenize yardımcı olabilir. Ayrı yaşamanızın sebebi onun sorumsuzluğu ve sizi haketmemesi bunu hiç aklınızdan çıkartmayın.
Barışmak için yalvarırsa somut adımlar isteyin. Anladığım kadarıyla çoğunlukla annesinin dolduruşuna geliyor, barışmadan önce annesinin sizde kaldığı süreyle ilgili de sınır çizmek zorundasınız. Sürecin ilerleyişine göre elimden geldiğince size fikir vermek isterim. Çok mutlu olun 🙏🏻
 

nur35nur

Hayat kısa, kuşlar uçuyor...
ÜZGÜN
Kayıtlı Üye
5 Nisan 2012
6.062
11.591
Senin ilk hatan okulunu bitirememek. Okulu bitirmemiş evde kocaya yemek yapan kilo alan kendini hasta eden bir kadına dönüşmüşsün. Kendine yazık ediyorsun. Önce bir kendine gel. Ilaclarini iç. Lütfen okulunu bitir. Bir iş bul. Önce kendini sev kendine saygı duy.
Mimarlık bölümünü kazanmış bir kadınsın. Önce kendine acımayı bırak. Spor yap diyet yap kendine gel. Bir kadın kendini sevmezse hicbir erkek onu sevmez.
Ben 14 ay önce kızkardeşimi kaybettim. 3 aylık kanser tedavisi o acılar o yas o süreçte kilo aldım. Kendimden vazgeçmiş gibiydim. Her gün mezarlığa gidip ağlama krizleri falan. O dönem sözde benu çok seven eşim tatillere gitti o sevgisinden eser kalmadı. Destek olmak yerine haline bak dedi. Boşandık. Ve sonra kendime geldim. Eskisinden çok daha iyiyim mutluyum. Dün akşam bana mesaj yollamış hayatımda biri var ama ben seni canımdan çok seviyorum diye... pislik herif. Yanı ayakları üstünde duran kendine bakan meslek sahibi ve durusu olan bir kadın olunca erkek milleti kulun kolen olur. Lutfeb okulunu bitir once. Sevgiler.
 

Bir garip dertli

🧍🏼‍♀️158cm Baş._68 Güncel64.2🥇Hedef60🥈Hedef53
Üyelik İptali
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
22 Mayıs 2020
641
1.752
Öncelikle merhaba pıtırcıklar,
İlk kez içimi bu denli açık olarak dökeceğim. Konuyu uzatmak istemiyorum. Ama o kadar doluyum ki.
28 yaşındayım. 3 yılı biraz aşkın süredir evliyim.
9 yıllık birliktelikten sonra lise aşkımla evlendim.
Yanar döner bir ilişkimiz vardı. Ama ne olursa olsun, ben derin bir ilişki yaşadım. Çok sevdim. Sevilmek istedim. İlgi istedim. Huzurlu bir ilişki. Şeffaf, yalansız dolansız.
Çok aşıktım. Eşime o kadar aşıktım ki, kaç yıl geçmesine rağmen, o kapıdan girerken, kalbim pıt pıt atardı.
Çok severek evlendim. Birlikte yaşlanacaktık. Biz en yakın arkadaş, sırdaş, can yoldaşıydık benim gözümde.
Aynı şehirde üniversite okuduk. Küçüktük birlikte büyüdük.
Ben mimarlık fakültesi okuyordum. O tıp fakültesi.
Her neyse o mezun oldu. Mezun olur olmaz da evlenmek istedi. Benim okulum bitmemişti. Şimdi anlıyorum da, çok başarılı bir öğrenci olmama rağmen, çok stresli bir bölümdü benim için. Ben anksiyete ve panik atak, dikkat eksikliği ve hiperaktivite'ye sahiptim. Hiö kalmadan mezuniyet projesine kadar geldim. Sonra okulu bitiremeyeceğim, başarılı olamayacağım diye evham geldi bana . Ve hiç kalmama rağmen, bir türlü işler yolunda gitmiyor ve tek dersi veremiyordum.
O da bana, evlenelim, evlendikten sonra verirsin dedi.
Ataması oldu ve dünyalar benim oldu. Bursa'ya atanmıştı. 8 yıldır ailemden uzaktaydım. Bursa'da anneannemler, dayımlar, teyzemler vardı. Her hafta sonu nerdeyse annemler bursaya gidiyordu. Evlenmemize de az bir vakit kalmıştı. Ailelerimiz de çok iyi anlaşıyordu. Tek çocuk, babasını kaybetmiş ama dayıları vardı. Yani her şey harika gidiyordu. Sadece benim okulum bitmemişti. Düğüne 3 ay kala falan, bursada atandığı bölümde mutlu olmaduğını söyledi. Önemli değil, mutlu olmadığın bişeyi yapmanı istemiyorum dedim. Her neyse atama bişeyler sakaryaya geldik.
Düğün zamanı yanımızda olmadığı için tek başıma düğün hazırlığı yapıyordum. Annesi de destek olmaya çalışıyor falan . Her neyse dayıları ve yengeleriyle birlikte iftara geldikleri bir gün kıyamet koptu. Ben onları zorlamamak için takı istememiştim. Gelinlik bakmak için bir günümüz vardı. Çünkü sevdiceğimle birlikte bakmak istiyordum . Gelinliğim hiç pahalı olmamasına rağmen, gelinliğime laf etmişler. Kız istemeye geldiklerinde, nişan da yaptık. Ve tek bir takı takmadılar. Ben böyle şeylere gene de o gün o mutluluğumla aklıma bile getirmedim. 3 gün sonra annesi geldi. Biz sana takmayı unutmuşuz dedi. Bir bilezik vardı. Onu takabilirlerdi. Ama hala da getirip de, takmadı nişandan sonra bile.
Gelinliğimi de bu aradq eşimle seçmişiz. Eşim ödeyecek zaten. Buna rağmen laf edilince ben çok üzüldüm.
Birde kalkıp bir sürü saygısızlık olunca ramazan günü, aileme de laf söylendi. Özür bile dilenmedi. Daha da ben suçlu oldum.
Her neyse geçti gitti. Evlendik. Annesi geldi 10 günlük evliyiz daha. Ben bir taraftan çalılıyorum. Bir taraftan evlilik, bir taraftan kimsenin olmadığı bir şehre gelmişim, bir taraftan okul, ev işleri. Annesi 1 ay kadar kaldı. Kalmasına yeni evli olmamıza rağmen hiç bir lafım yok. Ama ben eskişehire gidiyorum. Gelitorum eve, yatağı eşim topladı gitti ben yokken sanıp seviniyorum. Ne güzel, eşim yapıyor diye. Meğer kayınvalidem topluyormuş. Öğrenince şok oldum . Annem bile benim odama girmez, ne münasebet. Ya bir çamaşırım çıksa, yeni evliyiz sonuçta dedim .annesine de güzelce söyledim. Anne yatağı toplama. Kadın ol da gitme bir yere, kendin topla dedi. Ben senin başka bir şehirde gidip çalışıp, okulunun hala bitmediğini bilsem evlendirmezdim sizi. Benim oğlum burda yalnız dedi. Şok oldum. Ben senin oğlun için bu eziyeti çekiyorum zaten. Sırf istediği bölümde uzmanlık yqpsın diye. Zaten bir sürü sıkıntım var. İş, okul, evlilik, ev işi, ailemin bazı durumları. Depresyona girmeye başladım. Sürekli geliyor kaynanam ve her geldiğinde tartışıyoruz. Arabamız onun üstüneydi. Araba değiştirecek olduk. Benim üstüme olacak dedi, boşanırsınız falan. Gene şok oldum.
Proje dönemi çok sıkıntılı zaten. O sırada bilgisayarımda çökmez mi . Ben kaldım. Zaten okulun bitmesine tek ders vardı. Depresyona girdim. Hiç arkadaşım yok sakarya'da. Eskişehirde bir sürü arkadaşım vardı oysa ki. Eşim de demez mi, ee bir daha mı gideceksin şöyle böyle. Maddi durumumuz iyiydi. Ama hep yoK gibi yaşıyorduk. O ayda 12 gün nöbetçiydi. Bu şu demek. Hafta içi her gün mesai ve 12 gece evde değil. Nöbetleri 36 saat. Evde duvarlar bana bakıyor ben duvarlara. İyice kötüleştim. Geliyor işten uyuyor. Uyumazsa arkadaşlaruyla dışarı çıkıyor. Bir kez bile demedim çıkma etme benle ilgilen diye. zaten çol çalışıyor, kafayı dağıtsın dedim. Ama ben git gide daha kötüleştim. Ona da dedim ben işyi hissetmiyorum. O da bana normal geçer falan minvalinde bişeyler dedi. Geçecek diye bekliyprum artık. Gece uyuyamıyırum. Sürekli ağlıyorum.haberi bile olmuyor. İşte ya, kafası bulanmasın. Bir süre sonra ağlamam kesildi. Ama kötüyüm. Hiç dışarı çıkmak istememeye başladım. O kadar kötüydüm ki yataktan çıkamamaya başladım. Temel ihtiyacım olan yemek yeme, su içme ihtiyacımı bile karşılayamıyorum. Meğer majör depresyondaymışım. Kendime bakmamaya başladım. Kilo alıyorum. Uyuyorum sğrekli. Onun gelöesine yakın yemek yapıp evi topluyorum. Ama hiç bişeyden zevk alamıyorum. Çok kötüydüm. Birde kızacak diye endişeleniyorum. Eskiden makyajsız ojesiz dışarı çıkmayan, kıyafetlerin birini giyip birini çıkaran ben, hiç birşeyden zevk almamaya başladım. Ama onun da etkisi oldu bunda. Makyaj yaparım, laf eder, yapmam laf eder. Kırk yılın başı kuaföre giderim ne kadar tuttu der. Varken yok gibi yaşıyoruz. Her harcadığım kuruşun hesabı soruluyor. Ben zaten okurken bile çalıştığım için, para isteyemiyorum bile. Sigara içmeyen ben sigara içmeye başladım. Saçımı taramak şöyle dursun, su içmek bile içinden gelmez mi bir insanın. Hiç mi bişeyden zevk almaz. O hale geldim. Depresyonmuş majör depresyon olmuş. Çok hastaymışım. Birde diyorum ki kendime . Sen çok kötüsün, sana iyi dayanıyor. Sürekli kendime kızıyorum. Birde o da gelip bana kızıyor. Sürekli her konuda suçlanıyorum. Daha da iyleşmedim kötü oldum. 2 sene öyle şiddetli yaşadım ki bunu. Beni doktor plmasına rağmen, doktora götürmesi gerekmesine rağmen, depresyonda bir insana yapılmaması gereken herşeyi yapıyor. Özenip bezenip yemek yapıyorum. Mantı açıyorum. Herşeye burun kıvırıyor. Ki elimin lezzeti çok iyidir. Kendime güvenimi, inancımı iyice kaybettim.ölmek istiyorum. Ailemle telefonda bile görüşmek istemiyprum.herşey çok anlamsız, zevksiz geliyor. Neyse psikoterapiste gittim. Majör depresyondasın, yalnız kalma, hiç iş yapma. İstemediğin hiç birşey yapma dedi.o hafta ev taşıdık. Herşeyi ben yapmak zorunda kaldım. Ama beceremiyorum. Koca ev
Bir koliyi çıkartıp yerleştirmedi bile. Çalışıyor ya beyfendi.Bir de köpemiz var. O konuya girmeyeyim çok uzun.
Pandemi döneminde covidli hasta baktığı için sadece, 3 gün evde 1 gün 24 saat çalışacaktı. Nasıl sevindim. Yalnız kalmayacaktım artık.
Ama bu kez yalnız değilken, yalnız olmanın ne demek olduğunu öğrendim. Çok kötüydü. Ama gene de evde diye depresyon gerilemişti. İlaçsız geçmez dedi doktorum. İlaçlarımı da kullanıyorum. Aöa evde herşeye karışıyor. Burnumdan getiriyor herşeyi. Çayı az atmışsın açık olmuş, çok atmışsın koyu olmuş tartışması bile çıkardı. Ayağımı bile uzatamıyorum evimde. Gene mi uzanıyorsun diye laf ediyor. Banyoda saatlerce kalıyordum. En azından daha rahatım diye.İnsanların içinde rencide etmeler. Kırk yılın başı misafir çağırsam, şu şöyle olmuş, bu böyle demeler. Çalışmıyor diye arkamdan konuşmalar.Neyse gene de diyorum. Birbirimiz seviyoruz şöyle böyle.
Ahh kızlar çok uzun. O kadar olay var ki ben yazmaktan yoruldum. Yaşarken nasıl neler yaşadım bilmiyorum inanın.
Neyse. benim depresyonum iyileşti. Çocul düşünmeye başladım . O da sıcak bakıyordu.
Yüzme havuzu ve spora yazıldım. Kilolarımı verip, kendimi hamileliğe hazırlayayım diye. Bir gin çok yoruldum. Uzak bir yer, arabayı da hiç bana bırakmıyor. Eve gelip uyuyakalmışım. Geldi. Arkadaşlar bisiklet binmeye çağırıyor dedi. Ben yorgunum sen git aşkım güzel fotoğraflar çek, kusura bakma bitanem, özür dilerim ama uyumak istiyorum dedim. Ki o istediği zaman asla yalnız bırakmadım şimdiye kadar.
Buna takmış. Ben onu yalnız bırakmışım. Yeterince iyi ev hanımı değilmişim. Ev pismiş, köpek tüyü varmış, amaçsız yaşıyormuşum.
15 gün eve sadece uyumaya geldi sarhoş sarhoş. Her gün yemek yapıp yapıp döktüm. Yalvardım gel artık. Bana böyle davranma diye .neyse bir pazar nöbetinde arayıp yalvardım. 15 gündür seni bekliyprum. Kızgınsın, istersen hiç konuşmayalım ama yeter ki gel diye. Tamam dedi. Güzel aüslendim yemekler yaptım . 4 de çıkıyor işten. Saat 7 oldu. Canım nerde kaldın, arkadaşlarlayım. Haber verseydin ya dedim. İşte şimdi haber verdim ya dedi. Arkadaşları da gülüyor arkada. Neyse geldi. Söz verdi bir yere gitmeyeceğim diye. Ben yemek yemicem arkadaş bekliyor dedi. Ama söz verdin . Falan dedim. Bana sen biraz annenlere git bence dedi.ki beni göndermezdi annemlere. Gittiğimde gel diye ağlardı. Aramız kötü gitsem anlarlar dedim . Ne dicem anneme dedim. Boşanmayı düşündüğümü söylersin dedi.
Yaşadığım şoku tahmin edemezsiniz. O kadar ukala idi ki. Bu böyle mi söylenir bana dedim. Daha önce hiç boşanmadım nasıl söylenir dedi. Ama gülüyor bir taraftan salak salak . 15 gün içinde bitsin dedi. Ben gidiyorum dedi, gitme kaç gündür seni bekliyorum. Neden ? Neden diye ağlıyorum. Yalvarıp ayağına kapandım. O kadar aşıktım ki . Gitti. Ben zaten majör depresyondayım. İlaçlar almaya başladım. Aradım onu da dedim ben ilaö alıyorum dön lütfen.
Döndü. Ben ağlıyorum. Lütfen gitme diye. Evdeki ilaçları topladı .sen ne kadar iğrenç bir insansın, senle evlediğim güne lanet olsun, kararsozdım ama defol git bu evden 15 günde boşanacağız dedi. Ve gitti.
Sonra ben bir süre işte annemlere gittim.
6 aydır neler yaşadığımı bir bilseniz. Bir düzeltecek olduk. Başka bir kadın çıktı. Aldatmadım dedi yalvardı ama bana düzgün bir açıklama yapmadı.
Bugün artık 7. Ay . Ve neler yaşadık bu süreçte anlatsam şok olursunuz. Saygı kalmadı. Kaç kez fiziksel şiddete, psikojik şiddete uğradım. Bana seni beğenmiyorum, çekici bulmıyorum bile dedi. Dürüstmüş. .. ama nedense aynı dürüstlüğü ilişkisi olup olmama konusunda söylemedi. Ben takıntılıymışım. Takıntı haline getirmişim.
Her neyse boşanıyorum. Bir taraftan çok kararlıyım. Ama dıygular var ya. Bir taraftan nasıl sevdiysem bitmiyor bitmiyor.
En yakın arkadaşım sevgilim . Beni anlayan destek olan yaşlanacağım insandı. Ben çocul istiyordum artık.
Nasıl ayağa kalkacağım. Bu sevgi nasıl geçecek bilmiyorum. Kararsızım. Çünkü şunu şöyle yaparsan, beni sorgulamazsan boşanmayız diyor. 12 yıl az değil. Boşanma konusunda da, çünkü bir ara pişman olup düzeltme yoluna gitmişti. Ama ben 3.kişi olayını öğrendikten sonra.
Biraz huzura ihtiyacum var.birbirimizi çok seviyorduk. Nasıl bu hale geldik anlamadım. Nazar mı değdi. Ne oldu artık bilemiyorum. Ama gurur onur bişey kalmadı bende.
Napmalıyım. Napıyorum onu da bilmiyorum. Ama çok hastayım artık. Depresyon iyice ilerledi.
Buraya kadar okuyabildiyseniz. Lütfen fikirlerinize ihtiyacım var. Çok üzgünüm. Çok dağıldım. Çok aşıktım . 12 yıl kolay silinmeyecek. Ama bu yaşadıklarım da kolay silinmez artık.
Ne yapmalıyım bilmiyorum. Çok çaresizim
Umarım her şey yoluna girmiştir. Sende vazgeçtiğin hayatını yaşamaya başlayabilirsin.
 


Vücut Kitle İndeksim (VKI) tavsiye edilen VKI değer aralığının üstünde.
Boyuma göre tavsiye edilen VKI aralığında olmam için ağırlığımın 46 Kg. ile 62 Kg. arasında olması gerekir.
Boyum : 158 cm. Başlangıç Kilom :68 Kg. Şimdiki Kilom :64 Kg.

BirAsilAnnesi

Oğluna aşık bir anne..❤️
Anneler Kulübü
Kayıtlı Üye
24 Mart 2016
6.787
15.547
29
Bir kere evliliğinizin bitişini nazara bağlama acizliğini ve çaresizliğini bir bırakın. Uzun yıllar birbirini tanıyıp da boşanan tek çiftte siz olmayacaksınız. Bir evliliğin bitmesi için yeterince de sebebiniz var. Sevginizin kölesi olmayın. Hele eşinizin esiri asla. Onun gülerek laf arasında size söylediği 'boşanma' sizde de bu kadar anlam taşımasın. Çocuk da yok. Olmadı bitti gitti deyip yola devam.👍
 

Designer08

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
12 Eylül 2018
482
581
32
Öncelikle merhaba pıtırcıklar,
İlk kez içimi bu denli açık olarak dökeceğim. Konuyu uzatmak istemiyorum. Ama o kadar doluyum ki.
28 yaşındayım. 3 yılı biraz aşkın süredir evliyim.
9 yıllık birliktelikten sonra lise aşkımla evlendim.
Yanar döner bir ilişkimiz vardı. Ama ne olursa olsun, ben derin bir ilişki yaşadım. Çok sevdim. Sevilmek istedim. İlgi istedim. Huzurlu bir ilişki. Şeffaf, yalansız dolansız.
Çok aşıktım. Eşime o kadar aşıktım ki, kaç yıl geçmesine rağmen, o kapıdan girerken, kalbim pıt pıt atardı.
Çok severek evlendim. Birlikte yaşlanacaktık. Biz en yakın arkadaş, sırdaş, can yoldaşıydık benim gözümde.
Aynı şehirde üniversite okuduk. Küçüktük birlikte büyüdük.
Ben mimarlık fakültesi okuyordum. O tıp fakültesi.
Her neyse o mezun oldu. Mezun olur olmaz da evlenmek istedi. Benim okulum bitmemişti. Şimdi anlıyorum da, çok başarılı bir öğrenci olmama rağmen, çok stresli bir bölümdü benim için. Ben anksiyete ve panik atak, dikkat eksikliği ve hiperaktivite'ye sahiptim. Hiö kalmadan mezuniyet projesine kadar geldim. Sonra okulu bitiremeyeceğim, başarılı olamayacağım diye evham geldi bana . Ve hiç kalmama rağmen, bir türlü işler yolunda gitmiyor ve tek dersi veremiyordum.
O da bana, evlenelim, evlendikten sonra verirsin dedi.
Ataması oldu ve dünyalar benim oldu. Bursa'ya atanmıştı. 8 yıldır ailemden uzaktaydım. Bursa'da anneannemler, dayımlar, teyzemler vardı. Her hafta sonu nerdeyse annemler bursaya gidiyordu. Evlenmemize de az bir vakit kalmıştı. Ailelerimiz de çok iyi anlaşıyordu. Tek çocuk, babasını kaybetmiş ama dayıları vardı. Yani her şey harika gidiyordu. Sadece benim okulum bitmemişti. Düğüne 3 ay kala falan, bursada atandığı bölümde mutlu olmaduğını söyledi. Önemli değil, mutlu olmadığın bişeyi yapmanı istemiyorum dedim. Her neyse atama bişeyler sakaryaya geldik.
Düğün zamanı yanımızda olmadığı için tek başıma düğün hazırlığı yapıyordum. Annesi de destek olmaya çalışıyor falan . Her neyse dayıları ve yengeleriyle birlikte iftara geldikleri bir gün kıyamet koptu. Ben onları zorlamamak için takı istememiştim. Gelinlik bakmak için bir günümüz vardı. Çünkü sevdiceğimle birlikte bakmak istiyordum . Gelinliğim hiç pahalı olmamasına rağmen, gelinliğime laf etmişler. Kız istemeye geldiklerinde, nişan da yaptık. Ve tek bir takı takmadılar. Ben böyle şeylere gene de o gün o mutluluğumla aklıma bile getirmedim. 3 gün sonra annesi geldi. Biz sana takmayı unutmuşuz dedi. Bir bilezik vardı. Onu takabilirlerdi. Ama hala da getirip de, takmadı nişandan sonra bile.
Gelinliğimi de bu aradq eşimle seçmişiz. Eşim ödeyecek zaten. Buna rağmen laf edilince ben çok üzüldüm.
Birde kalkıp bir sürü saygısızlık olunca ramazan günü, aileme de laf söylendi. Özür bile dilenmedi. Daha da ben suçlu oldum.
Her neyse geçti gitti. Evlendik. Annesi geldi 10 günlük evliyiz daha. Ben bir taraftan çalılıyorum. Bir taraftan evlilik, bir taraftan kimsenin olmadığı bir şehre gelmişim, bir taraftan okul, ev işleri. Annesi 1 ay kadar kaldı. Kalmasına yeni evli olmamıza rağmen hiç bir lafım yok. Ama ben eskişehire gidiyorum. Gelitorum eve, yatağı eşim topladı gitti ben yokken sanıp seviniyorum. Ne güzel, eşim yapıyor diye. Meğer kayınvalidem topluyormuş. Öğrenince şok oldum . Annem bile benim odama girmez, ne münasebet. Ya bir çamaşırım çıksa, yeni evliyiz sonuçta dedim .annesine de güzelce söyledim. Anne yatağı toplama. Kadın ol da gitme bir yere, kendin topla dedi. Ben senin başka bir şehirde gidip çalışıp, okulunun hala bitmediğini bilsem evlendirmezdim sizi. Benim oğlum burda yalnız dedi. Şok oldum. Ben senin oğlun için bu eziyeti çekiyorum zaten. Sırf istediği bölümde uzmanlık yqpsın diye. Zaten bir sürü sıkıntım var. İş, okul, evlilik, ev işi, ailemin bazı durumları. Depresyona girmeye başladım. Sürekli geliyor kaynanam ve her geldiğinde tartışıyoruz. Arabamız onun üstüneydi. Araba değiştirecek olduk. Benim üstüme olacak dedi, boşanırsınız falan. Gene şok oldum.
Proje dönemi çok sıkıntılı zaten. O sırada bilgisayarımda çökmez mi . Ben kaldım. Zaten okulun bitmesine tek ders vardı. Depresyona girdim. Hiç arkadaşım yok sakarya'da. Eskişehirde bir sürü arkadaşım vardı oysa ki. Eşim de demez mi, ee bir daha mı gideceksin şöyle böyle. Maddi durumumuz iyiydi. Ama hep yoK gibi yaşıyorduk. O ayda 12 gün nöbetçiydi. Bu şu demek. Hafta içi her gün mesai ve 12 gece evde değil. Nöbetleri 36 saat. Evde duvarlar bana bakıyor ben duvarlara. İyice kötüleştim. Geliyor işten uyuyor. Uyumazsa arkadaşlaruyla dışarı çıkıyor. Bir kez bile demedim çıkma etme benle ilgilen diye. zaten çol çalışıyor, kafayı dağıtsın dedim. Ama ben git gide daha kötüleştim. Ona da dedim ben işyi hissetmiyorum. O da bana normal geçer falan minvalinde bişeyler dedi. Geçecek diye bekliyprum artık. Gece uyuyamıyırum. Sürekli ağlıyorum.haberi bile olmuyor. İşte ya, kafası bulanmasın. Bir süre sonra ağlamam kesildi. Ama kötüyüm. Hiç dışarı çıkmak istememeye başladım. O kadar kötüydüm ki yataktan çıkamamaya başladım. Temel ihtiyacım olan yemek yeme, su içme ihtiyacımı bile karşılayamıyorum. Meğer majör depresyondaymışım. Kendime bakmamaya başladım. Kilo alıyorum. Uyuyorum sğrekli. Onun gelöesine yakın yemek yapıp evi topluyorum. Ama hiç bişeyden zevk alamıyorum. Çok kötüydüm. Birde kızacak diye endişeleniyorum. Eskiden makyajsız ojesiz dışarı çıkmayan, kıyafetlerin birini giyip birini çıkaran ben, hiç birşeyden zevk almamaya başladım. Ama onun da etkisi oldu bunda. Makyaj yaparım, laf eder, yapmam laf eder. Kırk yılın başı kuaföre giderim ne kadar tuttu der. Varken yok gibi yaşıyoruz. Her harcadığım kuruşun hesabı soruluyor. Ben zaten okurken bile çalıştığım için, para isteyemiyorum bile. Sigara içmeyen ben sigara içmeye başladım. Saçımı taramak şöyle dursun, su içmek bile içinden gelmez mi bir insanın. Hiç mi bişeyden zevk almaz. O hale geldim. Depresyonmuş majör depresyon olmuş. Çok hastaymışım. Birde diyorum ki kendime . Sen çok kötüsün, sana iyi dayanıyor. Sürekli kendime kızıyorum. Birde o da gelip bana kızıyor. Sürekli her konuda suçlanıyorum. Daha da iyleşmedim kötü oldum. 2 sene öyle şiddetli yaşadım ki bunu. Beni doktor plmasına rağmen, doktora götürmesi gerekmesine rağmen, depresyonda bir insana yapılmaması gereken herşeyi yapıyor. Özenip bezenip yemek yapıyorum. Mantı açıyorum. Herşeye burun kıvırıyor. Ki elimin lezzeti çok iyidir. Kendime güvenimi, inancımı iyice kaybettim.ölmek istiyorum. Ailemle telefonda bile görüşmek istemiyprum.herşey çok anlamsız, zevksiz geliyor. Neyse psikoterapiste gittim. Majör depresyondasın, yalnız kalma, hiç iş yapma. İstemediğin hiç birşey yapma dedi.o hafta ev taşıdık. Herşeyi ben yapmak zorunda kaldım. Ama beceremiyorum. Koca ev
Bir koliyi çıkartıp yerleştirmedi bile. Çalışıyor ya beyfendi.Bir de köpemiz var. O konuya girmeyeyim çok uzun.
Pandemi döneminde covidli hasta baktığı için sadece, 3 gün evde 1 gün 24 saat çalışacaktı. Nasıl sevindim. Yalnız kalmayacaktım artık.
Ama bu kez yalnız değilken, yalnız olmanın ne demek olduğunu öğrendim. Çok kötüydü. Ama gene de evde diye depresyon gerilemişti. İlaçsız geçmez dedi doktorum. İlaçlarımı da kullanıyorum. Aöa evde herşeye karışıyor. Burnumdan getiriyor herşeyi. Çayı az atmışsın açık olmuş, çok atmışsın koyu olmuş tartışması bile çıkardı. Ayağımı bile uzatamıyorum evimde. Gene mi uzanıyorsun diye laf ediyor. Banyoda saatlerce kalıyordum. En azından daha rahatım diye.İnsanların içinde rencide etmeler. Kırk yılın başı misafir çağırsam, şu şöyle olmuş, bu böyle demeler. Çalışmıyor diye arkamdan konuşmalar.Neyse gene de diyorum. Birbirimiz seviyoruz şöyle böyle.
Ahh kızlar çok uzun. O kadar olay var ki ben yazmaktan yoruldum. Yaşarken nasıl neler yaşadım bilmiyorum inanın.
Neyse. benim depresyonum iyileşti. Çocul düşünmeye başladım . O da sıcak bakıyordu.
Yüzme havuzu ve spora yazıldım. Kilolarımı verip, kendimi hamileliğe hazırlayayım diye. Bir gin çok yoruldum. Uzak bir yer, arabayı da hiç bana bırakmıyor. Eve gelip uyuyakalmışım. Geldi. Arkadaşlar bisiklet binmeye çağırıyor dedi. Ben yorgunum sen git aşkım güzel fotoğraflar çek, kusura bakma bitanem, özür dilerim ama uyumak istiyorum dedim. Ki o istediği zaman asla yalnız bırakmadım şimdiye kadar.
Buna takmış. Ben onu yalnız bırakmışım. Yeterince iyi ev hanımı değilmişim. Ev pismiş, köpek tüyü varmış, amaçsız yaşıyormuşum.
15 gün eve sadece uyumaya geldi sarhoş sarhoş. Her gün yemek yapıp yapıp döktüm. Yalvardım gel artık. Bana böyle davranma diye .neyse bir pazar nöbetinde arayıp yalvardım. 15 gündür seni bekliyprum. Kızgınsın, istersen hiç konuşmayalım ama yeter ki gel diye. Tamam dedi. Güzel aüslendim yemekler yaptım . 4 de çıkıyor işten. Saat 7 oldu. Canım nerde kaldın, arkadaşlarlayım. Haber verseydin ya dedim. İşte şimdi haber verdim ya dedi. Arkadaşları da gülüyor arkada. Neyse geldi. Söz verdi bir yere gitmeyeceğim diye. Ben yemek yemicem arkadaş bekliyor dedi. Ama söz verdin . Falan dedim. Bana sen biraz annenlere git bence dedi.ki beni göndermezdi annemlere. Gittiğimde gel diye ağlardı. Aramız kötü gitsem anlarlar dedim . Ne dicem anneme dedim. Boşanmayı düşündüğümü söylersin dedi.
Yaşadığım şoku tahmin edemezsiniz. O kadar ukala idi ki. Bu böyle mi söylenir bana dedim. Daha önce hiç boşanmadım nasıl söylenir dedi. Ama gülüyor bir taraftan salak salak . 15 gün içinde bitsin dedi. Ben gidiyorum dedi, gitme kaç gündür seni bekliyorum. Neden ? Neden diye ağlıyorum. Yalvarıp ayağına kapandım. O kadar aşıktım ki . Gitti. Ben zaten majör depresyondayım. İlaçlar almaya başladım. Aradım onu da dedim ben ilaö alıyorum dön lütfen.
Döndü. Ben ağlıyorum. Lütfen gitme diye. Evdeki ilaçları topladı .sen ne kadar iğrenç bir insansın, senle evlediğim güne lanet olsun, kararsozdım ama defol git bu evden 15 günde boşanacağız dedi. Ve gitti.
Sonra ben bir süre işte annemlere gittim.
6 aydır neler yaşadığımı bir bilseniz. Bir düzeltecek olduk. Başka bir kadın çıktı. Aldatmadım dedi yalvardı ama bana düzgün bir açıklama yapmadı.
Bugün artık 7. Ay . Ve neler yaşadık bu süreçte anlatsam şok olursunuz. Saygı kalmadı. Kaç kez fiziksel şiddete, psikojik şiddete uğradım. Bana seni beğenmiyorum, çekici bulmıyorum bile dedi. Dürüstmüş. .. ama nedense aynı dürüstlüğü ilişkisi olup olmama konusunda söylemedi. Ben takıntılıymışım. Takıntı haline getirmişim.
Her neyse boşanıyorum. Bir taraftan çok kararlıyım. Ama dıygular var ya. Bir taraftan nasıl sevdiysem bitmiyor bitmiyor.
En yakın arkadaşım sevgilim . Beni anlayan destek olan yaşlanacağım insandı. Ben çocul istiyordum artık.
Nasıl ayağa kalkacağım. Bu sevgi nasıl geçecek bilmiyorum. Kararsızım. Çünkü şunu şöyle yaparsan, beni sorgulamazsan boşanmayız diyor. 12 yıl az değil. Boşanma konusunda da, çünkü bir ara pişman olup düzeltme yoluna gitmişti. Ama ben 3.kişi olayını öğrendikten sonra.
Biraz huzura ihtiyacum var.birbirimizi çok seviyorduk. Nasıl bu hale geldik anlamadım. Nazar mı değdi. Ne oldu artık bilemiyorum. Ama gurur onur bişey kalmadı bende.
Napmalıyım. Napıyorum onu da bilmiyorum. Ama çok hastayım artık. Depresyon iyice ilerledi.
Buraya kadar okuyabildiyseniz. Lütfen fikirlerinize ihtiyacım var. Çok üzgünüm. Çok dağıldım. Çok aşıktım . 12 yıl kolay silinmeyecek. Ama bu yaşadıklarım da kolay silinmez artık.
Ne yapmalıyım bilmiyorum. Çok çaresizim
Şimdi yazdıklarınızı okuyunca hayatımın bir döneminde bende majör depresyondaymısim onu ogrendim😂 2 yillik evlilik düşündüğümüz sevgilim ile manasız bir tartışmada küsüp gitmiştim. 1 hafta sonra aradım açmadı bana çok ağır bir mesaj atmıştı. Meğer kaşla goz arasında sevgili yapmış onun ozguveniymis. Çok gücüme gitti. Agzim iyi oldu zaten ayrılmak istiyordum diyor (gerçekten öyleydi) ama bu şekilde olmasını hazmedemiyorum bedenime sözüm geçmiyor. Kaslarımi eritecek kadar yemek yiyemedim bir çatal alsam kusuyordum. Sadece ve sadece uyuyordum. Sanırım 1 kaç ay sürdü. Doktora gittim antidepresan başladım. Kendi kendime telkin etmeye çalıştım.oncr açık havada daha iyi yemek yiyebildigimi fark ettim. Uyumamaya çalıştım. 6 ayda toparladım. Sevgili yaptım hemen. Aşık olmadan. Bu doğru insan deyip şans verdim kendime tavladim diyeyim. Sonra unuttum gitti. Tekrar geri döndü eski sevgilim. Yüz verdim. Sonra aslında neden ayrilmak istediğimi hatırladım. Bencil bir bir adamdı. Bu kez ben terk ettim. B.k gibi kaldı. Bana da ders oldu. Şimdi eşimden bosanmak istiyorum mesela. Hayır ağlamayacağım bile. Gayet soğukkanlıyım. O bir kere olur. Sizde daha çok gencsiniz. Bakın geciyor iste. Sonra kimler geliyor geçiyor.siz kendinize ve sağlığınıza odaklanın. Sonra da yeni aşklara yelken açarsınız. Defolup gitsin o da ne hali varsa görsün 😂😂
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 657 gün geçti.

Burcici

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
8 Mart 2014
40
3
30
Lütfen kendine gel, insan kendini bu kadar aşağılatmaz. Sen genceciksin, bir de cocuk yapsan hayatın tamamen bitecek cocugun hayatı da bitecek bu da inanılmaz bencillik olur. Yat kalk şükret azcık gururun olsun, anan baban ölüyor yaşıyorsun bu herifsiz mi yaşayamayacaksın zarardan başka bşy değil bunlar nasıl iğrençlikler
 

Kergenn

Yeni Üye
Kayıtlı Üye
12 Ocak 2021
28
2
Evet, hiç sağlam değil hemde. Asıl sıkıntı da en yakınlarımdan destek görememek oldu. Neydim, ne oldum durumu yaşıyorum. Zaten depresyonun son evresindeymişim. O yüzden bu kadar güçsüzüm. Ah eskiden olsa, çeker kapıyı çıkardım. Şu an sanki o olmasa, hayatımda bir daha mutlu olamayacakmışım gibi bir hissiyatım var. Kalbimin attığını sadece o eve geldiğinde hissediyordum. Ona sarılınca hissediyordum çünkü. Psikoterapi alıyorum. Psikiyatriste gidiyorum. İlaç kullanıyorum . Eskisi gibi yüzüm gülsün iyi olayım istiyorum. İnsanlar işte yaşadıklarından şikayet eder ya, ben her gün, gücüm kuvvetim yerine gelsin de, işe gidebileyim sabah diye hayal kuruyorum
Bende tıpkı senin gibi saplantılı bir evliliğin peşinden koşuyprum senin cocugun yok senin için bir artı bu ama o duygular yokmu yıllarını verince sanki bir daha o olmayınca sen olamayacakmışsın hissi bir daha sevilmeme korkusu aynı evde yalnız kalma hissi cocugun babadan yoksun olacagını düşünmek vs zaten boşanamıyorsak bu saplantılardan ya düzelirse ? Ama her seferinde iyi gidiyor gibi gözüküp daha da kötüleşiyor kötü tarafı ise gördüğümüz halde adım atmaktan korkmamız..