büyük bir derdim var, nasıl çıkacağımı bilmiyorum işin içinden

rouges

Guru
Kayıtlı Üye
14 Ekim 2011
2.674
2.777
Yaşadıkların çok zor gerçekten ama güçlü olmak zorundasın. Bunların hepsi geçip gidecek. 19 yaşındasın henüz. 30 yaşındaki kendini düşün. Olmak istediğin o genç kadını hayal et. Yolun bundan sonra hep açık hep aydınlık olsun.
 

Matmazella

🌸
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
1 Şubat 2020
395
1.134
Çok çok üzüldüm içim parçalandı. Keşke size sarılabilseydim. Sakın kendini güçsüz hissetme sen çok güçlüsün. Bunca yaşadıklarına rağmen herşeyin farkında olman bile ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Psikolojik destek almayı lütfen bırakma. Çalış kazan üniversiteyi kendi başarı hikayeni kendin yaz. Allah karşına hep iyi insanlar çıkarsın canım kardeşim.
 

Mutluluk810

´¯`♥ Kün Fe Yekün ♥´¯`¤ ♥ Şükürler Olsun ♥ ¤
Anneler Kulübü
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
3 Eylül 2012
526
482
Anneanneni hiçbir zaman unutamayacaksın...Allah mekanını cennet etsin.Ama sende hayatına sımsıkı tutunacaksın...Herkesin binbir türlü geçtiği sınavlar var ...Hatta benimde...Ama ben pes etmek yerine ayağa kalkmayı tercih ettim...Çünkü hala nefes alıyorsak mücadele etmek zorundayız...Kendin istemediğin sürece seni hiçbir doktor ve hiçbir ilaç tedavi edemez bunu unutma...

Bazıları hayata 1-0 yenik başlar...Ama kendi tırnaklarıylada bunu 1-1 yapar...Bazılarımız hayatta o kadar şanslı olmaz...Ama bu yaşadığın eksikliklerden ötürü;
Hayata karşı herkesten daha fazla azimlisindir.

Büyük avantajın yaşın, gerçi insan kaç yaşında olursa olsun pes etmemeli... Tekrar tekrar hazırlan sınavlara...Daha büyük hedeflerle daha çok azimle...Düştün mü tekrar kalk bir daha...Tuttuğunu koparana kadar devam...(Hayalini kurduğun üniversiteyi kazanana kadar ilk aşaman bu) Baban için yapabılecegın bırsey yok artık...Sen yine evlatlık görevini yerine getir ama kendinden ödün vermeden...

Bir hayalin olsun..Geçmişi unut geçmiş bitti...Zor zamanlarının acısını geleceğini kurtararak telafi etmeye çalış...Sen kendinin göremediği anne sevgisini çocuklarına vermeyi,bu hayatta ilerde eşin olacak kişiye dahi bel bağlamadan yaşayabileceğin eline mesleğini almış,ekonomik özgürlüğünü kazanmış bir kadın olmayı düşün...
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 1059 gün geçti.

Haziran1323

Üye
Kayıtlı Üye
23 Haziran 2019
38
16
42
merhabalar, ben 19 yaşındayım. 3 yaşındayken annemi kaybettim. ve anneannemle köye taşındık. anneannem bana çok iyi baksa da yine de hapis gibi yaşadım tek bi köyün içinde. kardeş yok kimse yok imkan yok. yaşıtlarım bambaşka hayatlar yaşarken. her neyse işte. ben o yıllarda bi süre sonra sanki benliğimi kaybetmiş gibi oldum. babamı polisler arıyordu, evimize sürekli polisler gelirdi. okuluma, sınıfıma gelirlerdi bana babamı sormaya. köyden geldiğim için öğretmenler, okuldaki öğrenciler dışlardı beni. yanıma yanaşmazdı sınıf öğretmeni pire falan geçer diye. neyse işte, ben liseyi yine köyümüzün bağlı olduğu ilçede okudum ama yurtta kaldım. orada da maalesef insanların nasıl normal hayatlar yaşadıklarını gördüm ve istemsizce kendimle kıyaslamaya başladım. benim düzgün bi ailem yok evim yok diye. bu sırada babamın yanına daha çok gidip gelmeye başladım ankaraya. ama onun evi de bu tlcdeki istifçiler gibiydi ve yıllar geçti hala öyle. gerçekten çöp ev. evde basacak yer bile yok. temizlesem de babam yine iki güne kalmadan aynı şeyi yapıyor. yerde bi kağıt parçası bile bulsa eve getiriyor. arkadaşlarımın evlerine gidiyodum anneleri güzel güzel yemekler yapıyodu, onları seviyodu, normal bi evleri ve yaşantıları vardı. ben ise babama bu konuyu anlatmaya çalışsam, düzeltmeye çalışsam beğenmiyosan beğendiğin yere git diyodu. ben de sığıntı gibi arkadaşlarıma gidiyodum sürekli. ve yurt da yine hapis gibiydi. haftada 1 saat dışarı çıkma iznimiz vardı. okul bahçesine bile çıkamıyoduk doğru düzgün. ben anneanneme bunları anlatıyordum ister istemez, üzülüyordu biliyorum ama ne yapayım ben de çocuktum. ankarada bir yurda gidip kalmama da izin vermediler 2 yıl. sonrasında ısrarlarla gittim ankarada çok güzel bi okula ve oranın yurdunda kaldım. ama o kadar yıpranmışım ki çok büyük bi depresyon geçirdim. kendimi kesmeye başladım, hiçbir şey fayda etmiyodu. her gün babamla kavga ediyoduk, yine aynı sorunlar devam ediyodu ve bana yardım edebilecek kimse yoktu. bi arkadaşım eve geleceği zaman evi temizlemekten tırnaklarım parçalanırdı ve çok utanırdım. ona rağmen hala ev çöplük gibi dururdu ve ister istemez bana acıdıklarını bilirdim içten içe. haftasonları eve gelince dinlenmek ailemle vakit geçirmek yerine köpek gibi ev işi yapıyodum. çamaşır, bulaşık, ütü. yıllar böyle geçti. geçen yıl depresyon tedavisi gördüm ve biraz daha iyileştim derken çok ani bir şekilde anneannemi kaybettim. onu kaybettiğim andan itibaren çok hareketli bi hayat yaşamaya çalıştım bu acıyı unutmak için. ama olmuyor, üstünden 6 ay geçti. ve çok çok ani oldu. ölmeden bir hafta önce saatlerce telefonda konuşup gülüşürdük. kalp krizi geçirdi aniden. ve acısı şimdi öyle bir geldi ki. o kadar yalnız ve kimsesiz hissediyorum ki kendimi, arkadaşlarım, teyzelerim, erkek arkadaşım var destek oluyorlar ama ben bu konuyu hiç ama hiç kimseye anlatamıyorum. ne yapacağımı bilmiyorum artık. o kadar özlüyorum ki anneannemi. daha çok güçlendim ama o kadar büyük bi özlem ve acı duyuyorum ki. üniversite sınavına girdim ve hiçbir yeri kazanamadım bu yıl. anneannemin ölümü tam çalışma zamanına denk gelmişti. ve daha 19 yaşındayım, hareketlerim normalin dışında oluyor bazen, kendimi, hayatı algılayamıyorum benliğimi kaybetmiş gibiyim. terapi almak istesem babam para vermiyor psikoloğa. ancak devlet psikiyatrisine gidebiliyorum ama daha fazla antidepresan kullanmak istemiyorum. ne yapmalıyım, bir yol gösterecek olanınız var mı
Öncelikle allah yar ve yardimcin olsun demek istiyorum....yazdiklarin cok üzücü ve travmatik seyler ama öyle akışkan ve guzel ifade ederek yazmissinki eminim sen her sıkıntının üstesinden gelebilecek akil mantik ve zekaya sahip bi kızsın...bunu anlayabiliyorum yazdiklarindan
 

Prenseslerin annesi

Üye
Kayıtlı Üye
4 Ağustos 2021
104
60
28
Sana vereceğim ilk tavsiye bu yaşlarda biriyle tasinip sevgili olacaksın ama sakın evlilik dusunme bu piskoloji seni evliliğe itmesin. Yanlış karar vermene neden olur bunun birçok örneğini gördüm. Çok şey yasamissin ama kendin için güçlü olmak zorundasın. Sana senden başka yardım edecek kimsen yok. Evet çok zor olacak çok cefa çekeceksin yorulacaksın hayatın yolun basindasin pes etme. Çektiğin cefa nin bir gün sefasını da yaşarsın. Tekrar piskolojik destek almaya gayret et en azından hickimseyle konuşmamaktan iyidir. Hiç arkadaşın da yoksa gel bize anlat bana anlat seve seve dinlerim seni.. Ama güçlü ol güçlü kal..
 

zbzbzbzb

Guru
Kayıtlı Üye
22 Mayıs 2009
457
267
39
merhabalar, ben 19 yaşındayım. 3 yaşındayken annemi kaybettim. ve anneannemle köye taşındık. anneannem bana çok iyi baksa da yine de hapis gibi yaşadım tek bi köyün içinde. kardeş yok kimse yok imkan yok. yaşıtlarım bambaşka hayatlar yaşarken. her neyse işte. ben o yıllarda bi süre sonra sanki benliğimi kaybetmiş gibi oldum. babamı polisler arıyordu, evimize sürekli polisler gelirdi. okuluma, sınıfıma gelirlerdi bana babamı sormaya. köyden geldiğim için öğretmenler, okuldaki öğrenciler dışlardı beni. yanıma yanaşmazdı sınıf öğretmeni pire falan geçer diye. neyse işte, ben liseyi yine köyümüzün bağlı olduğu ilçede okudum ama yurtta kaldım. orada da maalesef insanların nasıl normal hayatlar yaşadıklarını gördüm ve istemsizce kendimle kıyaslamaya başladım. benim düzgün bi ailem yok evim yok diye. bu sırada babamın yanına daha çok gidip gelmeye başladım ankaraya. ama onun evi de bu tlcdeki istifçiler gibiydi ve yıllar geçti hala öyle. gerçekten çöp ev. evde basacak yer bile yok. temizlesem de babam yine iki güne kalmadan aynı şeyi yapıyor. yerde bi kağıt parçası bile bulsa eve getiriyor. arkadaşlarımın evlerine gidiyodum anneleri güzel güzel yemekler yapıyodu, onları seviyodu, normal bi evleri ve yaşantıları vardı. ben ise babama bu konuyu anlatmaya çalışsam, düzeltmeye çalışsam beğenmiyosan beğendiğin yere git diyodu. ben de sığıntı gibi arkadaşlarıma gidiyodum sürekli. ve yurt da yine hapis gibiydi. haftada 1 saat dışarı çıkma iznimiz vardı. okul bahçesine bile çıkamıyoduk doğru düzgün. ben anneanneme bunları anlatıyordum ister istemez, üzülüyordu biliyorum ama ne yapayım ben de çocuktum. ankarada bir yurda gidip kalmama da izin vermediler 2 yıl. sonrasında ısrarlarla gittim ankarada çok güzel bi okula ve oranın yurdunda kaldım. ama o kadar yıpranmışım ki çok büyük bi depresyon geçirdim. kendimi kesmeye başladım, hiçbir şey fayda etmiyodu. her gün babamla kavga ediyoduk, yine aynı sorunlar devam ediyodu ve bana yardım edebilecek kimse yoktu. bi arkadaşım eve geleceği zaman evi temizlemekten tırnaklarım parçalanırdı ve çok utanırdım. ona rağmen hala ev çöplük gibi dururdu ve ister istemez bana acıdıklarını bilirdim içten içe. haftasonları eve gelince dinlenmek ailemle vakit geçirmek yerine köpek gibi ev işi yapıyodum. çamaşır, bulaşık, ütü. yıllar böyle geçti. geçen yıl depresyon tedavisi gördüm ve biraz daha iyileştim derken çok ani bir şekilde anneannemi kaybettim. onu kaybettiğim andan itibaren çok hareketli bi hayat yaşamaya çalıştım bu acıyı unutmak için. ama olmuyor, üstünden 6 ay geçti. ve çok çok ani oldu. ölmeden bir hafta önce saatlerce telefonda konuşup gülüşürdük. kalp krizi geçirdi aniden. ve acısı şimdi öyle bir geldi ki. o kadar yalnız ve kimsesiz hissediyorum ki kendimi, arkadaşlarım, teyzelerim, erkek arkadaşım var destek oluyorlar ama ben bu konuyu hiç ama hiç kimseye anlatamıyorum. ne yapacağımı bilmiyorum artık. o kadar özlüyorum ki anneannemi. daha çok güçlendim ama o kadar büyük bi özlem ve acı duyuyorum ki. üniversite sınavına girdim ve hiçbir yeri kazanamadım bu yıl. anneannemin ölümü tam çalışma zamanına denk gelmişti. ve daha 19 yaşındayım, hareketlerim normalin dışında oluyor bazen, kendimi, hayatı algılayamıyorum benliğimi kaybetmiş gibiyim. terapi almak istesem babam para vermiyor psikoloğa. ancak devlet psikiyatrisine gidebiliyorum ama daha fazla antidepresan kullanmak istemiyorum. ne yapmalıyım, bir yol gösterecek olanınız var mı
Lütfen hayatına saygı duy utanacağın ilerde pişman olacağın şeyler yapma ve belki kimi kınasada Allaha yakınlaşmayı dene inancını toparla maneviyatını kuvvetlendir tutunacağın yardım isteyeceğin ve sana karşılıksız yardım edecek rabbin var kendine acımaktan vazgeç ne yazıkki kolay bi hayatın yok ama istersen küllerinden doğarsın ve sakın ama sakın senin bu yalnızlığından depresifliğinden faydalanmaya kalacaklara fırsat verme lütfen masum bi kız evladısın sen anne baban ne olursa olsun sen kendine saygı duy
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 791 gün geçti.

Estetqiu

Bir gün..
Doğa Severler Kulübü
Kayıtlı Üye
25 Mayıs 2014
641
689
Sen çok güçlüsün emin ol ki senin çok guzel yuvan sevgini şefkatni vereceğin bıcır bıcır çocukların olucak ozaman da bu yaşadıklarına bakıp ne kadar güçlü oldugunu hatırlıcaksın. yılmak yok her düştüğünde daha güçlü bi şekilde kalk sen bunu başarırsın..
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 221 gün geçti.

Papatya016

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
19 Haziran 2021
1.447
3.129
merhabalar, ben 19 yaşındayım. 3 yaşındayken annemi kaybettim. ve anneannemle köye taşındık. anneannem bana çok iyi baksa da yine de hapis gibi yaşadım tek bi köyün içinde. kardeş yok kimse yok imkan yok. yaşıtlarım bambaşka hayatlar yaşarken. her neyse işte. ben o yıllarda bi süre sonra sanki benliğimi kaybetmiş gibi oldum. babamı polisler arıyordu, evimize sürekli polisler gelirdi. okuluma, sınıfıma gelirlerdi bana babamı sormaya. köyden geldiğim için öğretmenler, okuldaki öğrenciler dışlardı beni. yanıma yanaşmazdı sınıf öğretmeni pire falan geçer diye. neyse işte, ben liseyi yine köyümüzün bağlı olduğu ilçede okudum ama yurtta kaldım. orada da maalesef insanların nasıl normal hayatlar yaşadıklarını gördüm ve istemsizce kendimle kıyaslamaya başladım. benim düzgün bi ailem yok evim yok diye. bu sırada babamın yanına daha çok gidip gelmeye başladım ankaraya. ama onun evi de bu tlcdeki istifçiler gibiydi ve yıllar geçti hala öyle. gerçekten çöp ev. evde basacak yer bile yok. temizlesem de babam yine iki güne kalmadan aynı şeyi yapıyor. yerde bi kağıt parçası bile bulsa eve getiriyor. arkadaşlarımın evlerine gidiyodum anneleri güzel güzel yemekler yapıyodu, onları seviyodu, normal bi evleri ve yaşantıları vardı. ben ise babama bu konuyu anlatmaya çalışsam, düzeltmeye çalışsam beğenmiyosan beğendiğin yere git diyodu. ben de sığıntı gibi arkadaşlarıma gidiyodum sürekli. ve yurt da yine hapis gibiydi. haftada 1 saat dışarı çıkma iznimiz vardı. okul bahçesine bile çıkamıyoduk doğru düzgün. ben anneanneme bunları anlatıyordum ister istemez, üzülüyordu biliyorum ama ne yapayım ben de çocuktum. ankarada bir yurda gidip kalmama da izin vermediler 2 yıl. sonrasında ısrarlarla gittim ankarada çok güzel bi okula ve oranın yurdunda kaldım. ama o kadar yıpranmışım ki çok büyük bi depresyon geçirdim. kendimi kesmeye başladım, hiçbir şey fayda etmiyodu. her gün babamla kavga ediyoduk, yine aynı sorunlar devam ediyodu ve bana yardım edebilecek kimse yoktu. bi arkadaşım eve geleceği zaman evi temizlemekten tırnaklarım parçalanırdı ve çok utanırdım. ona rağmen hala ev çöplük gibi dururdu ve ister istemez bana acıdıklarını bilirdim içten içe. haftasonları eve gelince dinlenmek ailemle vakit geçirmek yerine köpek gibi ev işi yapıyodum. çamaşır, bulaşık, ütü. yıllar böyle geçti. geçen yıl depresyon tedavisi gördüm ve biraz daha iyileştim derken çok ani bir şekilde anneannemi kaybettim. onu kaybettiğim andan itibaren çok hareketli bi hayat yaşamaya çalıştım bu acıyı unutmak için. ama olmuyor, üstünden 6 ay geçti. ve çok çok ani oldu. ölmeden bir hafta önce saatlerce telefonda konuşup gülüşürdük. kalp krizi geçirdi aniden. ve acısı şimdi öyle bir geldi ki. o kadar yalnız ve kimsesiz hissediyorum ki kendimi, arkadaşlarım, teyzelerim, erkek arkadaşım var destek oluyorlar ama ben bu konuyu hiç ama hiç kimseye anlatamıyorum. ne yapacağımı bilmiyorum artık. o kadar özlüyorum ki anneannemi. daha çok güçlendim ama o kadar büyük bi özlem ve acı duyuyorum ki. üniversite sınavına girdim ve hiçbir yeri kazanamadım bu yıl. anneannemin ölümü tam çalışma zamanına denk gelmişti. ve daha 19 yaşındayım, hareketlerim normalin dışında oluyor bazen, kendimi, hayatı algılayamıyorum benliğimi kaybetmiş gibiyim. terapi almak istesem babam para vermiyor psikoloğa. ancak devlet psikiyatrisine gidebiliyorum ama daha fazla antidepresan kullanmak istemiyorum. ne yapmalıyım, bir yol gösterecek olanınız var mı
Allah yardımcın olsun inşallah en güzel bölümü kazanırsın inşallah karşına öyle biri çıkar ki kendi güzel yuvanı kurarsın 🙏