Merhaba, Lütfen yargılamadan yorum yaparsanız çok sevinirim. 27 yaşındayım ve 3 yaşında bir evladım var. Eski eşimden yaklaşık 2 yıldır ayrıyım. Bu süreç boyunca başka biriyle konuşmaya bile cesaret edemedim; kimseye güvenemedim. Ayrıca eski eşim ilk sevgilimdi ve uzak mesafe ilişkisiydi başka kimseyle bişey yaşamadım. Çok küçük yaşlarda tanışmış ve ilişkiye başlamıştık. O dönemki tecrübesizliğimle bazı şeyleri görememişim aldandım. Bugünkü aklım olsa o ilişkiye hiç başlamazdım. Ama o zamanlar çok gençtim ve bazı şeyleri anlayamadım. Evlendikten sonra aldatma, psikolojik şiddet ve daha birçok sorunla karşılaştım. Berbattı. Ve Çocuğum planlı değildi; korunurken hiç beklemediğim bir anda hamile kaldım. Tabi ki evladımı çok seviyorum ve onun varlığı için her gün şükrediyorum. Ancak annelik sürecini büyük ölçüde yalnız geçirdim. Çok zor dönemlerden geçtim ve çoğu zaman kendimi yapayalnız hissettim. Lohusayken aldatıldım hergün ağlardım. Bu süre de hep kendimi suçladım çocuğuma onun gibi baba verdiğim icin…Bir de gençliğimin en güzel yıllarını düşünüyorum. Ne kadar özlüyorum bilseniz hiç kıymetini bilememişim. Toksik bir uzak mesafe ilişkisi içinde geçmiş yıllar… Sevmenin ve sevilmenin ne olduğunu yakın ilişkiyle tam anlamıyla yaşayamadan zaman geçti. Şimdi 30 yaşıma yaklaşırken bunu dibine kadar hissediyorum. Yaşıtlarımın hayatlarını gezmesini tozmasını gördükçe, benim yaşadığım zorluklar ve yalnızlık duygusu bazen canımı çok yakıyor ve sıkıyor. Sevmek sevilmek istiyorum fakat bekar ve çocuksuzken ki gibi olmaz ki?
Internette çok fazla yorum okuyorum. “İkinci evlilik pişmanlıktır”, “Bekâr erkek çocuklu bir kadınla evlenmek istemez” yada “Başkasının çocuğuna kimse bakamaz” gibi sık sık karşılaşıyorum. Diğer taraftan, çevremde gördüğüm bazı boşanmış erkeklerin de çeşitli sorunları oluyor. Elbette herkes için genelleme yapmak doğru olmaz ama bunlar ister istemez aklımı kurcalıyor.
Bir haftadır sürekli düşündüğüm bir durumda var. Evlenmeden önce benimle tanışmak isteyen, ciddi düşünen bir adam vardı. İyi bir ailede yetişmiş, düzgün biri olarak tanınıyordu. Fakat ben ona bir şans vermedim ve o dönem sevgilim olan kişiyle evlendim. Salak kafam. Ona şans vermemiş olmaktan dolayı bir haftadır pişmanlıktan gebereceğim. Daha önce aklıma bile gelmeyen bu konu son günlerde beni geceleri uyutmayacak kadar etkiliyor. Ve “Keşke onu tanısaydım, belki daha huzurlu bir hayatım olurdu. Belki çocuğumun da güzel bir yuvası ve iyi bir babası olurdu.” diye düşünüp duruyorum. O kişi hâlâ evli değil ve bekâr. Bu yüzden bazen aklıma “Acaba hâlâ bir şansımız olabilir mi?” sorusu geliyor. Tabii ki gidip bir adım atamam. Ayrıca o da artık istemez muhtemelen; sonuçta o zamanlar bekâr ve çocuksuzdum, hayat şartları çok farklıydı. Sizce bekâr bir erkek, boşanmış ve çocuk sahibi bir kadına gerçekten şans verebilir mi? Tabi ailesi bildiğim kadarıyla ailesi bu tür durumlara çok sıcak bakmaz. Belki de uzun zamandır sevgi ve ilgi görmediğim için bu kişiyi zihnimde olduğundan daha fazla büyütüyorumdur. Bilmiyorum. Tek bildiğim kafayı yiyeceğim bi yandan bunları düşündüğüm için günlük bakım verdiğim ufak kızımdan dolayı vicdan azabı da çekiyorum. Genel anlamda bekar olmasada evlenmiş boşanmış erkekle olup mutlu olan varmı? Hayatımı gençliğimi kaçırdım mı
Yani yanlış anlaşılmasın ama 40 yaşından sonra aşk yaşasam ne olur ki gençlikteki gibi heyecan mı olur, herşeyi kaçırdığımı hissediyorum. Önceden çok özgüvenli, bakımlı ve güzel hissediyordum ve beni isteyen çoktu. Ama şuanda resmen kimsenin kolay kolay istemeyeceği pozisyona düştüm. Sanki “ikinci el” gibi. Şuan bile ağlayarak yazıyorum kendimi düşürdüğüm durum yüzünden… Resmen gençlik yılımda “1” buluşma flört gibi hisleri yaşayamadan geçti. Sanırım artık çok yoruldum annelik, aldatılma, boşanma vs bana cok fazla geldi bide önümdeki belirsizlik..
Bu konuda dışarıdan bir bakış açısına ihtiyacım var. Siz ne düşünüyorsunuz…
Tekrar evlenmeyi takıntı yapmışsınız.
Bakın böyle devam ederseniz karşınıza yanlış biri gelir sırf evlenmek için evlenirsiniz. Yapmayın.
Hayatta kriterleriniz olacak. Bunları önce kendiniz için koyacaksınız. Mesela sizi aldatan, psikolojik şiddet yapan birinden boşandınız. İyi ki boşanmışsınız. Önce kendinize sevginiz, saygınız olmalı.
Siz sevilmeyi dışarıdan bekliyorsunuz. Tabi ki karşınıza biri gelir sizi sever çok güzel. Ama siz kendinizi hatalarınıza rağmen seviyor musunuz? Kendinizi tüm yaşadıklarınızla aldığınız tüm dersler ile kabul ediyor musunuz?
Bende eski eşim tarafından aldatıldım. Bende psikolojik mobbing gördüm. Sizin sorgulamalarinizi zamanında bende yaptim. Fark ettim ki eski eşimi 7 yıl önce seçen kişiyle alakam bile yok. Şu anki kazanımlarım ile 7 yıl önceki kendime kızdığımı fark ettim. O zaman bana doğru gelen seçimi yaptığımı sanıyordum. O zamanki yaptıklarım veya yapmadıklarım ile kendimi şu an değerlendirdiğimi fark ettim. Bu en büyük aydınlanmayı sağladı. 7 yıl önceki ben ile şu anki ben arasında okyanuslar kadar fark var..Şu an çok farklıyım. Tabi ki şu an o kişi önüme gelse onu seçmem. Ama geçmişi değiştiremem ondan sadece ders alabilirim. Bunu fark ettim. Geçmişten derslerimi aldım ve konuyu öyle bıraktım.
Burada bir sürü üye var. Çoğu da 30 yaş üstü. Mesela ben 39 yaşındayım. İlerleyen yaşlarda çok güzel evlilikler, ilişkiler yaşayan kişiler var. İlla 20li yaşlarda o kişiyi bulacağız diye bir senet mi imzaladık? Hayır. Bazı kişilerin nasibinde sonraki yaşlarda hayat arkadaşı ile tanışmak vardır.
Siz zoru başardınız. Mutsuz bir evlilikten çıktınız. Kızınızla ayaktasınız. Siz ikinci el değilsiniz. Bu inançtan çıkın. Böyle düşünen birinin hayatınızda zerre yeri yok. Siz kusurlu ve eksik değilsiniz.
Geçmişe dönmeyi bırakın. Pişmanlık olumlu kullanılırsa kazanım sağlıyor. Alın elinize bir defter. Ben bu evlilikten ne kazanımlar elde ettim? Neler konusunda farkındalık oluşturdum? diye yazın. Ve her gün okuyun. İnanın çok aşama kaydettiğinizi göreceksiniz.
Evlilik biraz da benim inancıma göre nasip kısmet. Zorlayınca olmuyor. Olsa bilse istenildiği gibi olmuyor. Mesela ben, ilk evliliğimde evladım olsun diye çok dua ettim, çok çabaladım. Eski eşim çocuk istemedi anne olamadım. Şu an teslimiyete bıraktım. Bazı şeyler bizim elimizde değil. Elinden geleni yapıp bırakman gerekiyor.
Bu sitede boşanmış erkekle evlenen üyeler var. Eğer neden boşandığını iyi analiz edip uyaptan gerekli araştırmayı vs yaparsanız tüm boşanmış erkekler de çöp değil. Ama neden boşandığını kanıtlarla öğrenmeniz lazım. Bunun en iyi yolu da eski eşinin dilekçelerini okumak ve varsa ortak çevrede tanıdıklara sormaktır. Öyle bodoslama ikinci evliliğe atlanmaz.
Her bekar erkek de melek değil. Size bekar boşanmış birinden ziyade olgun, ne istediğini bilen, kızınızın önceliğiniz olduğunu bilip ona göre ilişki kuracak, işinde gücünde, gerçekten yuva kurmak isteyen biri lazım. Bunlar yoksa bir daha evlenmeye gerek var mı? Evladınız da var. Çocuk için acele etmenize de gerek yok.
Kendinize yüklenmeyi bırakın. Bu kizinizla ilişkinizi de etkiler. Yıllar önce en doğru kararı verdiğinizi düşünüp öyle seçim yaptınız. Hepimiz öyle seçimler yaptık. Biz yıllar önceki kişiler değiliz. Siz de değilsiniz. Derenin altından çok sular aktı. Önce kendinize yüklenmeyi bırakın. Şimdiki yapacaklariniza bakın, odaklanın. Ve size ikinci el muamelesi yapmaya yeltenen herkesi bakın herkesi ( kök aile de dahil) hayatınızdan def edin.