Çok üzgünüm gençliğim gitti

Selamlar konu sahibesi, hislerinizi anlayabiliyorum, ben de evliliğimde mutsuz olduğum zamanlarda lisede bana aşık olan ama benim reddettiğim erkeği hatırlıyordum, acaba ona bir şans versem mutlu olur muyduk diye düşünmeden edemiyordum, kendimi onunla hayal ediyordum bazen, hatta birkaç kez rüyalarıma bile girdi.
Bu çok elimizde olan bir şey değil, sadece zihnimizin kurduğu bir fantazi. Zaten benimki de zamanla geçti, evliliğim düzene oturunca o kişi hiç aklıma gelmemeye başladı. Muhtemelen mutsuzken alternatif senaryo bize çok çekici gelmeye başlıyor.

Ama şunu da söylemeliyim ki, ben evli olmasaydım gider o aklımda kalan kişiyle konuşurdum, reddedilmeyi göze alarak tabii ki.
Çünkü aklımda açık sekme kalmasını seven biri değilim, sonuç olumsuz bile olsa kafamda bitsin isterdim.

Şu an aldatılma ve boşanmadan dolayı kendinizi değersiz hissediyorsunuz, merak etmeyin bu hisler geçecek, ruhunuz da iyileşecek. İnşallah karşınıza güzel insanlar da çıkacaktır, bence ikinci evlilikler daha mutlu, çünkü herkes daha tecrübeli.
Siz geleceği hiç düşünmeden kendi yaralarınızı sarmaya bakın bence
 
Aramızda böyle düşüncelere sahip birisi mi var
 
Düşüncelerin baştan aşağı problemli. Daha bir evlilik resmi olarak sonlanmamışken başka bir evliliği düşünmen hata. Başkalarının çocuklu kadınla evlilik fikirlerini önemsemen başka hata. Zamanında sana talip olanı düşünüp " ahh kafam! " demen hata, çünkü muhtemelen bu kafa yapısıyla o adamla anlaşamazdın veya adam karaktersiz çıkardı. 40 tam sonra aşka imkansız deyip o yaş grubunu gömmen koca bir hata. Sen erken yaşta evlendin, sözde aşkı buldun da noldu?
 
Duygularını çok iyi anlıyorum. Ama sen kendini nasıl görürsen insanlar da öyle görür. O yüzden kendine odaklan ve değerini bil. Çocuk getirmişsin bu dünyaya pırlanta hibi evlada tek başına bakmışsın. Bir de kötü giden evliliği sonlandırma cesaretinde bulunmuşsun. İnan ki bunu yapamayan cesaret edemeyen ve her gün mutsuz evlilikte kalan o kadar çok kadın var ki. Kendini takdir et. Evlilik tekrar mı? Bence çok da gerekli değil. Evliliğin çok gerekli ve muhteşem olduğuna inandırma kendini. Evli insanların birçoğu mutsuz. Tabi ki çok mutlu olan muhteşem evlilik yaşayan insanlar da var. Ama bu her zaman denk gelen bir şey değil. Sen mutsuz olursan çocuğun da mutsuz olur. Yansıtmıyorum desen bile çocuklar çok akıllı. Hissediyorlar. Boşanmış anneleri takip edebilirsin sosyal medyada bu da iyi gelebilir. Çünkü insan kendini tek sanıyor bazen. Bir tek ben bu haldeyim bir tek ben mutsuzum gibi düşününce daha mutsuz olunabiliyor.
 
Bu konu haricinde dediğiniz araştırma yapın falan demişsiniz. Bende boşanmış birisiyim. Çocuğum yok. Mesela birisiyle tanışsam diyelim o da boşanmış olsun. Onun geçmişini sorunca o da benimkini soracak doğal olarak. Ama ilerde bir kavga anında bana karşı kullanır diye anlatmak istemem, sizce bu doğru mu? O da o zaman anlatmak istemeyebilir bu şekilde de tanışma da olmaz. Bekar birisi olduğunu varsayarsak onun geçmişi evlilik olarak olmadığı için soracağım bir boşanma da olmayacak ama o soracak? Ne diyorsunuz bu konu hakkında? Bu benim kafama takılan bir konu.
 
Siz hic iyi bir ruh halinde degilsiniz onceki konunuzda hatırlıyorum ben biriyle evlensem cocugumu ope koklaya uyandirsam kocamin gozune batar mi diye soruyordunuz. Siz bu psikolojiyle 3 yas bir cocuga nasil tahammul ediyorsunuz. Cocuk sınırları zorladiginda gozunuze batiyordur belli ki o kdr cok onunuzdeki engeli cocuk olarak goruyorsunuz ki. Hayatin anlami bir erkek degil bunu odak noktasindan kaldirirsaniz mutlu olmanin yolunu bulursunuz
 
Öncelikle umarım ileride karşınıza çok iyi biri çıkar ve tekrar evlenip mutlu olursunuz. Allah hepimizi iyi insanlarla karşılaştırsın

Benim bu konudaki fikrim net aslında. Sizin için birkaç senaryoyu da yazayım. Biraz uzun olacak şimdiden diyeyim:)

Bende sizin gibi yakında boşanmış olacağım ve çocuğum yok. Yaş 39. Eski eşim beni bir sürü kadınla aldattı ve ben yakaladım. Şu an çekişmeli davadayiz.

Kendimden örnek vereyim. İleride diyelim bekar olduğumda karşıma biri geldi ve o da boşanmış biri. Uyap sisteminden hem kendi dilekçelerimi hem de eski eşimin dilekçelerini ona gösteririm. Tüm kanıtlarımı da iletirim. Çünkü benim davam çekişmeli dava..tonla dilekçem, kanit vs var.

Burada karşı tarafa düşen tüm kanıtlara bakıp kendi değerlendirmesini yapmasıdır. Haliyle eski eşime ulaşıp soramayacağına göre benim ona verdiğim kanıtlara ve sonra da davranışlarıma bakar. Sonra da kendi değerlendirmesini yapar.

Simdi benim tarafımdan anlatayım. Benim karşıma boşanmış biri geldi çekişmeli olsun anlaşmalı olsun tüm dava dosyalarına bakmak isterim. Bana, benim anlattığıma güven vs derse ben o kişiyi elerim. Ben kadın olarak tüm mahrem özel hayat detaylarımı paylaşırken o benden özel hayatını saklayamaz. Gerek yok göstermesin diyen kadın olabilir ama ben o dosyaya bakarım yoksa kabul etmem.

Hatta çocukları veya çocuğu varsa onlarla bir süre sonra tanışınca sohbet ederim. Açık açık değil ama nasıl bir baba olduğuna dair ipuçları edinmeye çalışırım. Kimse kendine kötü anne veya kötü baba demez. Ama çocuktan açık uçlu sorularla çok şey öğrenirsin. Mesela kırk yılda bir çocuğuyla ilgilenen bir adam iyi baba olamaz. Veya eski eşiyle yaşadığı sorunları çocuğuna anlatip annesini kötülemiş ise o iyi bir eş değildir. Çocukla belli samimiyet kurup bunları öğrenirsin. Buradan çıkarım yaparsin.

En kritik konuya gelirsem anlaşmalı boşanma konusudur. Gerekçeli kararda bir şey yazmaz..Adam aldatmışsa bile orada yazmaz. O zaman da adamın eski eşini nasıl anlattığına dikkat kesilirim. Ve davada nasıl bir davranış sergilediğine bakarım. Eğer kadını kötülüyorsa, anlaşmalı davada bile kadını zor durumda bırakmış ise olmaz.

Ama bazı adamlar çok sinsi. Hem çok kötüler hem de taktik bilip eski eşini kötülemezler. Orada da ilişkinin başından itibaren sinyalleri iyi okumak lazım. Atmaca gibi adamın davranışlarını gözlemlerim.

Bir de şu var. Mesela karşınıza çocuklu biri geldi. Sizin de çocuğunuz yok haliyle ikinci evlilik olursa çocuk istersiniz. Bunu baştan adama demeniz lazım. Çünkü zaman kıymetli. Adam tekrar çocuk istemeyebilir o zaman bu kişiyi hızlıca elemeniz lazım.

Tam tersi de olabilir. Adamın çocuğu var ve sizin çocuğunuz yok. İleride de çocuk istemiyorsunuz. Adamla ilerisini özellikle maddi durumları konuşmanız lazım. Mesela nafaka ne kadar veriyor, çocuğunun geçimini size gerek kalmadan sürdürecek mi yoksa çocuğuna finansör mü arıyor bunlar önemli.. yoksa sizin olmayan çocuğun masrafları için kendinizi maddi olarak sorumluluk alirken bulabilirsiniz.

En son sizin dediğinize gelirsem bekar biriyle evlilik. Ben çocuk yok ise hiç evlenmemiş bir erkekle evlilik de olabilir diyorum. Sizde de çocuk yok. Eğer nasip olursa hiç evlenmemiş biriyle uyum sağlayabilirsiniz. Sadece önceki ilişkilerini anlatırken eski sevgililerinden nasıl bahsediyor o önemli. Onları kötülüyor mu yoksa iyi mi bahsediyor buna dikkat etmek lazım.

Ben ona kendimle ilgili bilgi vereceğim ama o bunları kullanır mı dava bilgilerimi kullanır mı diyorsunuz. Bu konu zaten en büyük turnusol. Diyelim karşınıza bekar hiç evlenmemiş biri geldi siz de evliliginiz ile ilgili bilgiler, kanıtlar verdiniz. Bunları size karşı kullanmayı geçtim bunlarla ilgili densiz bir laf ettiğinde bile anında elersiniz. Sizin için güzel bir turnusol görevi görür. Orada da size satır aralarında ne dediğine bakmanız lazım.

Bu kadar yazdım. Bazı üyeler diyecek ki ne gerek var, evraklarını gösterme veya karşıdaki kişinin evraklarını isteme. Ben bunu çok riskli buluyorum. Eğer çocuk sahibi olmak istiyorsanız zaman en değerli şeydir. Riski minimize etmek lazım. Boşanma sürecindeki evraklar, kanıtlar, o süreçten nasıl bahsettiği de en önemli göstergeler. Ben 39 yaşında biri olarak değmeyecek biriyle bir süre bile kaybetmek istemediğim için garanti gitmeyi tercih ederim.. en azından riski minimize etmeye çalışırdım.

Diğer türlü burada yüzlerce konu okudum. Kadın boşanma yaşamış erkeğe hiçbir şey sormuyor, evrak vs istemiyor. Sonra evlenince görüyor ki adam çöp. Önceki kadının adamı bırakması doğru kararmış. Bunu iş işten geçtikten sonra anlıyor.

Karşı tarafın dilekçelerini gormek bence çok önemli. Orada zaten az çok nasıl biri olduğunu anlarsın. Dilekçeleri göstermek istemeyen biri olursa da ben baştan elerim. Demek ki çekindiği bir şeyler var diye düşünürüm.

Evet eski dilekçeleri ve konuları açmak can sıkıcı. Kimse de çok isteyerek bahsetmiyor. Ama birinin bizi hak edip etmeyeceğine de önceki davranışlarına, eylemlerine bakarak karar vermek lazım. Kimse yüzde yüz değişmez. Kimse tamamen değişmiyor sadece bazı özelliklerini zaman geçtikçe törpülüyor. O yüzden kanit her zaman iyidir.

Belli bir yaştan sonra gerçekten değecek birilerine şans vermek için riski ne kadar minimize edersen o kadar iyi diye düşünüyorum.
 
Son düzenleme:
Öncelikle emek verip detaylı olarak yazdığınız için teşekkür ederim. Duanız içinde İnşallah sizde bir an önce davanızı bitirir kurtulursunuz.
Ben anlaşmalı boşandım, doğal olarak kısa sürdü ve boşanma sebebim şiddetli geçimsizlik olarak geçti. Karşımızdaki insanı ne kadar okuyabiliriz ki? Bu konuda 1 2 hafta önce tedirginliğimle alakalı konu açmıştım hatta.
Burada da görüyoruz okuyoruz eşlerinin eski anlattıklarını yüzüne vuran tipler olduğunu. Çok iyi bi oyuncuysa nasıl anlayacağız ki? Erkekler zaten yalan söylemede master yapıyorlar.

Burada bir üye boşanmış bi kaç ay sonra da bekar birisiyle evlenmişti. O anlatmıştı o zaman geçmişiyle alakalı hiçbir şey anlatmamış adama. Beni bu şekilde kabul edersen devam edelim diye. Bunu kabullenecek çok erkek var mıdır bilmiyorum ama bu durum da karşımızdaki insanında kendisini saklamasına sebebiyet verir ama bir yandan fa dediğim gibi ona karşı kullanacağı bir kozu olmamış oluyor.

Dediğiniz şeylere katılıyorum. Haklılık payınız var. Ama geçmişi öne sürme kısmında bi ikilem yaşıyorum.
 
Yazınızı okurken en çok dikkatimi çeken şey şu oldu; siz aslında bugününüzden çok geçmişinizin yasını tutuyorsunuz. Sanki kaybettiğinizi düşündüğünüz yıllara üzülüyorsunuz. O yüzden o eski talibin aklınıza gelmesi bana aşktan çok "acaba hayatım farklı olabilir miydi?" sorgulaması gibi geldi.
27 yaşındasınız. Yazınızı okurken 47-57 yaşında biri yazıyor sandım. O kadar kesin konuşuyorsunuz ki sanki hayat bitmiş gibi. Oysa daha çok gençsiniz. Evet zor şeyler yaşamışsınız. Lohusalıkta aldatılmak, yalnız annelik yapmak, boşanmak kolay şeyler değil. Ama bunları yaşadınız diye sevme ve sevilme hakkınızı kaybetmediniz.
Bir de kendinize karşı çok acımasızsınız. "İkinci el gibi hissediyorum" demişsiniz. İnanın dışarıdan okuyan biri olarak bu ifadeye çok üzüldüm. Bir insan evlenip boşandı diye, çocuk sahibi oldu diye değersizleşmez. Sadece hayat tecrübesi artar.
Çevremde bekâr bir erkekle evlenip çok mutlu olan çocuklu kadınlar da gördüm, boşanmış erkekle evlenip yıllardır huzurlu yaşayanlar da. Tam tersine ilk evliliğini yapıp mutsuz olan o kadar çok insan var ki. İnsanların internette yazdığı kesin hükümler hayatın gerçeğini yansıtmıyor.
Bence şu anki sıkıntınızın bir kısmı da uzun zamandır sevgi, ilgi ve değer görmemekten kaynaklanıyor. Bu yüzden geçmişteki o kişi gözünüzde büyümüş olabilir. Belki gerçekten iyi biriydi, belki değildi. Ama şu an onu değil, onun temsil ettiği ihtimali özlüyor gibisiniz. "Beni seçen, bana değer veren, huzurlu bir hayat ihtimali."
Ve şunu söylemek istiyorum; 3 yaşında bir kız çocuğunu sevgiyle büyütmeye çalışan, zor bir evlilikten çıkıp ayakta kalabilen bir kadın düşündüğünden çok daha güçlüdür. Siz gençliğinizi tamamen kaçırmış biri gibi değil, genç yaşında çok ağır sorumluluklar taşımış biri gibi görünüyorsunuz.
Ben olsam kendimi o eski talip üzerinden yargılamayı bırakırdım. Çünkü bugün geriye dönüp baktığımızda hep en doğru seçeneğin o olduğunu düşünürüz. Ama o kişinin nasıl bir eş olacağını da bilmiyoruz. Belki çok mutlu olacaktınız, belki bambaşka sorunlar yaşayacaktınız.
Önünüzde hâlâ uzun bir hayat var. Ve inanır mısınız bilmem ama ben yazınızı okurken "bu kadın bir daha sevemez" hissi değil, "sadece biraz yorulmuş ve umudunu kaybetmeye başlamış" hissi aldım. Bunlar aynı şey değil.
 
Amin. Allah hepimizin karşısına bizi hak edecek iyi insanlar çıkarsın.

Eğer biri yüzünüze geçmişinizi vuruyorsa o kişiden asla olmaz zaten. Öyle biriyle olan ilişkide mutlaka sinyalleri alırsınız. Ben ilişkide evlenmeden önce sinyallerin istenirse alındığını biliyorum. Eğer hemen bir iki ay içinde evlenmez iseniz mutlaka önceki evliliğinizle ilgili size laf ediyor mu anlarsınız. Sinyalleri alırsınız.

Şimdi yoruma yazdığınız o üye bekar birisiyle evlenmiş. Haliyle adam önceden ilişkileri olsa da hiç evlenmemiş biri. O kadının aldığı risk benim görüşüme göre boşanmış bir erkek için alacağı riskten daha az. O yüzden boşanmayı konuşmamış olabilir.

Ama diyelim sizin önünüze boşanmış bir erkek geldi. Siz yüzünüze bir şey vurulmasın diye davanızı göstermediniz. O zaman karşı taraf da davasını size göstermez. Çok risk almış olursunuz değer mi? Boşanmış bir erkeğin dava dosyasının incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle eski eşinin dilekçelerine ve sunduğu delillere bakılmalı diye düşünüyorum.

Bir de zaten sizin için doğru insan geçmişi yüzünüze vurmaz. Diyelim karşınızdaki kişinin kafasında oturmayan şeyler oldu belgeleri ile gösterir onu aydınlatırsınız. Böyle karşılık olarak o da sizi geçmiş evliliği ile ilgili aydınlatmak durumunda kalır. Risk azalır.

Erkekler yalan söylemede master yapıyorlar evet. Ama anlık durumlarda gösterdikleri tepkiler size çok şey söyler. O yüzden bir erkekle tartışmadan asla evlenme derler. Buna katılıyorum. Bir tartışmada erkek çözüm odaklı mi yoksa sadece mizmiz şikayetçi biri mi çok rahat görürsün.

Erkekle onu belli farklı hallerde görmeden evlenmemek lazım. Mesela üzgünken, kızgınken, sinirliyken nasıl biri, en yakınlarına nasıl davranıyor, yaşam alanında sorumluluk alir mi yoksa işten gelip ayağını uzatıp yatar mı, anne kuzusu mu, ailesinin dediği kanun mu yoksa kendi kararlarını veren biri mi, bunlardan emin olunmadan evlenilmez. Bunları da ilk 6 aydan sonra yavaş yavaş görmeye başlarsınız.

İlk 6 ay bence illüzyon. Herkes karşıdaki beğensin diye rol yapar. Ama 6 ay sonra herkes rengini yavaş yavaş belli eder.

Geçmişi öne sürme kısmında da korkmaniza gerek yok. Bu size turnusol işlevi görür. Kendinizle ilgili karşıya bilgi verirsiniz bakalım kızgın olduğunda, kendi istediği bir şey olmadığında bunu size karşı kullanacak mi? Buradan sağlama yaparsınız. Zaten geçmişinizi size karşı kullanırsa bye bye:)

Kendinize güvenin, halledersiniz. Biz boşanmış kadınlar olarak küllerimizden doğduk bizi kolay kolay kimse korkutmamali..Biz bir yuvanın yıkılışını gördük ve buna rağmen ayakta kaldık. Bundan sonra Allah'in izniyle bize duygusal olarak havada karada ölüm yok inşallah
 
Çok güzel yazmışsınız teşekkür ederim. Okudukça sanki dertleşmişim gibi hissettim. Dediğiniz gibi doğru aslında. Ama insan olarak ya yanlış karar verirsem diye kafama çok düşüyor bu düşünceler. İnsan evliyken gerçekten anlaşamdığı insanla birlikte olmaya devam ettikçe psikolojik olarak çöküyor. Dediğiniz gibi o yuvanın yıkılışı insanı çok yıkıyor. Ben sonradan diyordum ki bir daha eskisi gibi neşeli hallerime dönebilecek miyim? Kendime çok baskı kurmuştum. Şimdi iyiyim. Mesajınız çok samimi İnşallah hayatımıza iyi insanlar denk gelir. Herkes kalbinin ekmeğini yesin

Siz nasılsınız peki? Biraz konuyu da sabote etmiş gibi oluyorum galiba
 
`