• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Eş ailesi nedeniyle evliliğimi benimseyemiyorum

Hem düğün masraflarını siz karşılayacaksınız hem de altınları alacaklar? Siz de en güzel zamanlarınızda yıllarca borç içinde çırpınacaksınız. Tüm bunlara izin vermeyerek çok iyi yapmışsınız. Bence benzer konudan çıkacak ilk kavgada eşinize eğer bu evliliği devam ettirmek istiyorsa ailesine karşı net bir tavrı olması gerektiğini söyleyin. Kabul etmiyorsa da yolunuza bakın. Bu aileyle ömür geçmez hem yalancılar hem de yalanlarına sizi karıştırmaktan çekinmiyorlar. Bu insanlar arsız. Eşiniz iyi birine benziyor ama ileride annesinin babasının dolduruşuna gelmeyeceğinden nasıl emin olabileceksiniz? Sonuçta onu da yalancı arsız insanlar yetiştirdi ne yazık ki. Bir de siz eşinize ailesinşn yaptıklarını anlatımca ya da o da bunu görünce ne tepki veriyor?
 
Eşinizin ailesi bildiğin çirkef ve elalem görsün diye yaşayan insanlar. Evliliğinizi bitirmek istemiyorsanız, esinizde sizi gorusmeye zorlamiyorsa bu konuları sürekli gündeme getirmenin gereği yok. Herkesi olduğu gibi kabul etmek lazım, esinizde ailesini atamaz bir yerde.
 
Rica ederim ben çocuğu da erkenden yaptım mesela çünkü kafamdaki liste o şekildeydi evlen çocuk yap mutlu yuva falan gözden kaçırdığım ya da kabullenmediğim şeylerle sonradan uğraşmak çözmek zorunda kaldık. Hem kızıma bakıp hem bu duygusal meseleleri çözmek o süreçte ayrı kalmak hepsi zordu sanırım aile desteği burda önemli eşimin ailesi aklı başında oğullarına ayrımcılık yapmayan kişiler bu kısımda destek gördüm en azından
Eş ailesinden yana yüzünüzün gülmesine çok sevindim. Benim kendi ailem hayatıma müdahil olmadığından bu durumun ne kadar büyük sorunlara yol açacağını kestiremedim maalesef. Biz engel olursak dışarıda kalırlar ve bu durumu kabullenirler sandım. Ama buldukları her delikten sızmaya, bir şeyler koparmaya çalışıyorlar. Şartlar böyleyken çocuk mevzusu gündeme bile gelmiyor. Umarım hayırlısı olur.
 
Anlatmaya nereden başlamalıyım bilemiyorum. Biraz uzun olacak ama tecrübeli birilerinin yol göstermesine çok ihtiyacım var. Okuyacaklara şimdiden çok teşekkür ederim.

30’larının başlarındayım. Geçtiğimiz sene severek evlendim. İyi bir işim var ve aynı zamanda doktora yapıyorum. Eşimle evlilikle beraber 2.5 yıldır ilişkimiz devam ediyor. Eşim üniversite terk ama belirli konularda kendisini geliştirmiş, işinde gücünde, sorumluluk sahibi, sevgisini belli eden biri. Eğitim farkı evliliğimizde bir probleme neden olmadı. Problem olan daha çok eşimin ailesi ve aile problemleri karşısında eşimin verdiği tepkiler.

Annesi ve babası üniversite mezunu, çevreleri tarafından saygı gören insanlar. Eğitim farkımızı da evlenirken çok büyük bir problem haline getirip oğullarını ezmemden büyük endişe duymuşlar. Bunu ilk duyduğumda bana çok garip gelmişti ama şimdi anlıyorum nedenini. Oğullarını asıl ezenler ve adam yerine koymayanlar kendileri çünkü.

Evlilik sürecimiz bir yandan çok mutlu ve bir yandan da çok sıkıntılı geçti. Annesinin zaman zaman garip isteklerine maruz kaldım. Mesela “kendi sosyal konumları karşısında yakışıksız bir şeyler seçmemden endişe duyduğu için” bütün ev eşyası ve çeyiz alışverişinde ondan onay almam gerektiğini iletti, giriş müziğine kendisi karar vermek istedi, düğünde ücretini bize ödeterek müzik grubu getirmek istediler, gelinliğimde göğüslerimin belli olmasından çok endişe duyduğu için böyle bir model seçmemem için beni uyardı, nişanda emrivaki yaparak bize sormadan evimize 70 kişi çağırdı, bize sormadan davetiye ayarlayıp insanlara dağıtıldı. Eşim evlenmeden önce ailesini hayatımıza müdahil etmeyeceğine dair bana söz verdi. Buna güvenerek idare ettim ve eşimin de arkamda durmasıyla her şey benim istediğim gibi oldu, annesini sürece dahil etmedik.

Bu süreçte biz ev eşyası bakarken annesi ve babası da bir yandan eşime kendi ev eşyalarını yeniletip borçları da (100.000 TL civarı) bize yıkmaya çalıştı. Düğüne iki hafta kala borç hesaplaması yaparken kendi ev eşyalarının masraflarını altınlarla ödenmek üzere düğün masrafı olarak saydıklarını öğrendim. Bu bende eşime karşı çok büyük bir güven kaybına neden oldu. Eşimle yüzleştiğimizde çevresinde başka evlenen olmadığından bunun normal olduğunu sandığını söyledi, beni kandırmak gibi bir niyetinin olmadığını söyledi ve masrafların parasını babasından geri aldı. Eşimi sevdiğim için nişanı bozmadım ama bu mevzuyu içimde atlatamadım, bende eşime karşı maddi konulara dair çok büyük bir güvensizlik ortaya çıktı, normalde hiç para konuşmazdık ama bu olaydan sonra uzun süre harcamalarını kontrol ettim.

Düğünden önceki gece eşimin babası sinirle beni aradı ve aylar önceden planlanan dini nikahı iptal etmemizi, bunun uydurmasyon bir adet olduğunu söyledi. Ailemin kabul etmeyeceğini söylediğimde saçma sapan işler yapıyorsunuz dedi. Mehrimi sordu, cevap vermek istemediğim için nikahtan önce eşime söyleyeceğimi söyledim. Sinirlendi ve eşim için bunu da becerememiş dedi. Ertesi gün (düğün günü) annesi gelin odasındaki dini nikaha gelmedi, nikah bittiğinde geldi ve bu nikah için rızasının alınmadığını söyledi bağırarak. Herkes şok oldu. Sonrasında aileme nikahı kendi eşinin kıymasının daha uygun olacağını düşündüğü için böyle dediğini söylemiş. Başkalarına da ev yerine düğün salonunda gelin odasında nikah kıydığımız için böyle dediğini söylemiş. Bu nikaha yönelik bana gelen tek talepleri iptal edilmesi yönündeydi. Başka hiçbir şey söylemediler bize nikah öncesinde. Başkası kıysın veya evde kıysın demediler. Ailem şehir dışında olduğu için ve eşin ailesi evimize gelmek gibi bir plan yapmadığı için biz de böyle herkes için kolay bir çözüm bulmuştuk. Bu engellemenin oğullarına mehir ödetmeme telaşıyla yapıldığını düşünüyorum. Ablam annesine bu yaptıklarınızı her ne nedenle yapmış olursanız olun siz bugün bir anne olarak evladınızı yalnız bıraktınız, bugün hep böyle hatırlanacak demiş. Düğünden beri ailemle görüşmüyorlar.

Düğün günü gelin arabasına binerken eşimin annesini eşimi arabanın arkasına çağırıp kulağına bir şey söylerken gördüm. Eşim yanıma geldi, ailesinin altın çantasını istediklerini, altınların arasından bazılarını alacağını ve kalanı bize vereceğini söyledi. Bu altınların bize hediye edildiğini ve düğün borcunu biz ödeyeceğimiz için de ailesine vermenin doğru olmadığını söyledim. Altınları onlara vermedik. Babası sonradan lafı çevirip balayına gidersek altınların kendilerinde güvende kalması için böyle bir şey istediklerini söyledi eşime. Ama düğün salonundan evimize gidene kadar eşimin annesi hakaret mesajları attı eşime altınları vermediğimiz için. Düğün salonu ve kendi eşyalarımızın borcunu altınlarla kendimiz kapattık. Hatta bana yaptıkları bohçaya kadar aylarca taksit ödedik eşimle beraber. Ama ailesi altın mevzusunu kapatamadı ve aylarca eşimle konuşmadılar. Hatta el öpmeye gittiğimizde annesi bizi kabul etmedi, eşimle bağıra çağıra kavga ettiler. Eşim annesiyle kavga ederken ben (eve kabul edilmediğim için) dışarıda bir cafede bekledim. Annesi çevresine benim el öpmeye bile gelmediğimi söylüyormuş. Sonradan kulağıma geldi. Düğün günüm de dahil aylarca kaygı içerisinde hissettim, her şey pratikte benim istediğim gibi oldu ama ruhsal olarak büyük krizler yaşattılar. Kendi içimde evliliğimi sindirmekte çok zorlandım, hep boşanacakmışız gibi hissettim.

Annesi bana karşı ilk zamanlarda aşırı derecede soğuktu, yüzüme bile bakmıyordu. Ailemin yanında da anormal derecede sıcak davranıyordu. Hatta ailem benim sorun aradığımı düşünüyordu, bu durum o kadar ileri gitmişti yani. Biz evlendikten 4 ay kadar sonra eşimin babası benim iletişimim çok kötü olduğu için böyle şeyleri fark etmediğimi ama insanların aramızda bir sorun olduğunu anladığını, kalabalık içerisindeyken kendilerine özel çay kahve hizmeti yapıp (bunun için çalışan insanlar oluyor) eşimin annesine de sarılıp öpmemi ve bir sorun olmadığını göstermemi istedi. Benim iletişimimin kötü olduğunu söyleyecek bir kişiyi bile bulamayacaklarını söyledim. Bu zamana kadar kendilerine bir saygısızlık yapmadığımı ve benden daha fazlasını beklememeleri gerektiğini, çünkü bir yakınlık duymadığımı söyledim. Nedenini sorduğunda da beni istemediklerinin farkında olduğumu söyledim. Bunun üzerine babası asıl istemeyenin eşimin annesi olduğunu ve bunun nedeninin de eşim için başka bir kızı düşündüklerini söyledi. Eşime bu konuda yıllarca baskı yapmışlar ama o görüşmeyi kabul etmemiş. Benimle görüşmeye başladıktan sonra da düğüne kadar ısrara devam etmişler ve bu nedenle aylarca eşimle konuşmamışlar. Eşim bunu benimle paylaşmamış rahatsız olacağımı bildiği için. Bunu bana söylediklerini duyunca da çok sinirlendi ve hesap sorduğunda babası inkar etti. Yani açıkça yalan söyledi. Böyle bir şeyi bana ne amaçla anlattığının cevabı ise bende yok.

Eşim ailesine mesafe koydu evliliğimize zarar verecek davranışları nedeniyle. Aylarca görüşmedik. Ama artık çok önemsedikleri o insanlara rezil oldukları için bizimle görüşmek için bir adım attılar, evimize gelmek istediler ilk defa düğünden 8 ay sonra, eşim üzüldüğü için kabul ettim eve ama kesinlikle özür dilemediler. Ondan sonra da birkaç aile davetinde evcilik oynadık. Annesi çok yakınmışız gibi sürekli benimle ilgilendi insanların önünde. Hatta yalan söyledi gözümün içine bakarak; sık sık kendilerine yemeğe gittiğimizi söyledi. Eşimin ailesi olduğu için idare etmeye çalıştım ama her seferinde aşırı kaygı ve stres hissettim. İşkence gibi geçti.

Çevredeki insanlardan benim hakkımda konuştuklarını ve benim umursamaz, başına buyruk, annemle babam boşandığı için aile nedir bilmeyen biri olduğumu söylediklerini öğrendim. Halbuki benim ailemle aram çok iyidir, geçmişte travmalar yaşadık ama bugün annemin, babamın, kardeşlerimin, dostlarımın ne ihtiyaçları olursa tereddüt etmeden koşarım.

Eşim bana ailesinin ikinci planda olduğunu, beni öncelediğini, gerekirse onları hayatından çıkarabileceğini, işler daha da kötüye giderse görüşmemeye razı olduğunu söylüyor. Ama bu insanların da ailesi olduğunu arada görüşünce idare etmemi istiyor. Eşime haksızlık yapmak istemiyorum ama ben bana yaşattıkları saçmalıkları kabul edemiyorum. Sindiremiyorum. Bu insanlarla evcilik oynamak, yalanlarına ortak olmak istemiyorum. İçimde çok büyük bir öfke var. Bu öfkeyi eşime karşı da besliyorum. Onu bir yandan seviyorum ama diğer yandan da ailesinin neden olduğu problemlerden dolayı onu da suçluyorum. Ailesiyle ilgili bir gündem olmadığında çok mutlu ve huzurluyuz. Ama ailesi bir şeyler yapınca durumu yönetemiyor. Benimle kavga ediyor, onlarla kavga ediyor. Bana ağır şeyler söylüyor ilk aşamada. Beğenmiyorsam boşanmamı söylüyor, defolup gitmemi söylüyor. Sonra özür diliyor, telafi etmek için bir sürü şey yapıyor ama ben güvenimi kaybediyorum. Ona güvenmediğimi söylüyorum, ailesinin yalancı olduğunu söylüyorum, her şey daha da kötüye gidiyor. Ailesi problem çıkardığında eşimi çocuk gibi görüyorum. Şamar oğlanı gibi ne derlerse tamam diyecek sanki ben karşı çıkmasam. Hiç saygı görmüyor. Saygı görmemeyi normal görüyor.

Eşimle aramız her zaman kötü değil. Kavga etmediğimiz zamanlarda çok iyiyiz. Böyle zamanlarda bana çok kıymet veriyor, bir dediğimi iki etmiyor, sevgisini çok hissettiriyor. Öfkesi geçince söylediklerinden dolayı pişman oluyor. Telafi etmeye çalışıyor. Bir yandan da değişime tamamen kapalı değil ama her seferinde ikna olması için çok şiddetli kavga etmemiz ve benim ona karşı çok sert tavır koymam gerekiyor. Sakin sakin konuşunca kafasına girmiyor. Sonuçta her mevzuda benim istediğim oluyor ama ne pahasına? Huzurum yok, sınır ihlali yapacaklar diye sürekli diken üzerindeyim, kavga etmekten hem ona hem de kendime saygım kalmadı. Evlenmeden önceki güvenli hayatımı özlüyorum. Vücudum stres nedeniyle tepki veriyor artık, her yerim ağrıyor, sürekli hasta oluyorum, cinsel yakınlıktan kaçıyorum. Bu durumların beni bu kadar etkilemesini istemiyorum, ruh sağlığım geri dönüşü olmayacak şekilde bozulacak diye korkuyorum. Yarın bayram ve kimseyle görüşmek istemiyorum.

Objektif gözle değerlendirecek olursanız bu evlilik sürdürmeye değer mi? Bu insanların dertleri ne? Neden oğlumuz yuva kurdu diye sevinmiyorlar? Bu işi biz nasıl kurtarabiliriz? Ben nerede hatalar yapıyorum?

Buraya kadar okuduysanız eğer teşekkür ederim.
Yazdıklarınızın hepsini okudum kendinizi çok güzel ifade etmişsiniz. Ben evliliğinizin ileriki yıllarında daha zor olacağını ve ruhsal olarak daha da çökeceğinizi düşünüyorum.Ne olduklarını anladığınızda keşke nişanı atsaydınız çünkü çekilecek dert değillermiş anlattıklarınıza göre. Eşinize gelirsem eğer o da bir süre sonra aranızda kalmaktan yorulacak iletişiminiz kopacak daha da kavga etmeye başlayacaksınız. Nerden tutsan elince kalacak bir evlilik yapmışsınız aslında bile bile lades demişsiniz umarım en az hasarla atlatırsınız bu dönemi
 
Anlatmaya nereden başlamalıyım bilemiyorum. Biraz uzun olacak ama tecrübeli birilerinin yol göstermesine çok ihtiyacım var. Okuyacaklara şimdiden çok teşekkür ederim.

30’larının başlarındayım. Geçtiğimiz sene severek evlendim. İyi bir işim var ve aynı zamanda doktora yapıyorum. Eşimle evlilikle beraber 2.5 yıldır ilişkimiz devam ediyor. Eşim üniversite terk ama belirli konularda kendisini geliştirmiş, işinde gücünde, sorumluluk sahibi, sevgisini belli eden biri. Eğitim farkı evliliğimizde bir probleme neden olmadı. Problem olan daha çok eşimin ailesi ve aile problemleri karşısında eşimin verdiği tepkiler.

Annesi ve babası üniversite mezunu, çevreleri tarafından saygı gören insanlar. Eğitim farkımızı da evlenirken çok büyük bir problem haline getirip oğullarını ezmemden büyük endişe duymuşlar. Bunu ilk duyduğumda bana çok garip gelmişti ama şimdi anlıyorum nedenini. Oğullarını asıl ezenler ve adam yerine koymayanlar kendileri çünkü.

Evlilik sürecimiz bir yandan çok mutlu ve bir yandan da çok sıkıntılı geçti. Annesinin zaman zaman garip isteklerine maruz kaldım. Mesela “kendi sosyal konumları karşısında yakışıksız bir şeyler seçmemden endişe duyduğu için” bütün ev eşyası ve çeyiz alışverişinde ondan onay almam gerektiğini iletti, giriş müziğine kendisi karar vermek istedi, düğünde ücretini bize ödeterek müzik grubu getirmek istediler, gelinliğimde göğüslerimin belli olmasından çok endişe duyduğu için böyle bir model seçmemem için beni uyardı, nişanda emrivaki yaparak bize sormadan evimize 70 kişi çağırdı, bize sormadan davetiye ayarlayıp insanlara dağıtıldı. Eşim evlenmeden önce ailesini hayatımıza müdahil etmeyeceğine dair bana söz verdi. Buna güvenerek idare ettim ve eşimin de arkamda durmasıyla her şey benim istediğim gibi oldu, annesini sürece dahil etmedik.

Bu süreçte biz ev eşyası bakarken annesi ve babası da bir yandan eşime kendi ev eşyalarını yeniletip borçları da (100.000 TL civarı) bize yıkmaya çalıştı. Düğüne iki hafta kala borç hesaplaması yaparken kendi ev eşyalarının masraflarını altınlarla ödenmek üzere düğün masrafı olarak saydıklarını öğrendim. Bu bende eşime karşı çok büyük bir güven kaybına neden oldu. Eşimle yüzleştiğimizde çevresinde başka evlenen olmadığından bunun normal olduğunu sandığını söyledi, beni kandırmak gibi bir niyetinin olmadığını söyledi ve masrafların parasını babasından geri aldı. Eşimi sevdiğim için nişanı bozmadım ama bu mevzuyu içimde atlatamadım, bende eşime karşı maddi konulara dair çok büyük bir güvensizlik ortaya çıktı, normalde hiç para konuşmazdık ama bu olaydan sonra uzun süre harcamalarını kontrol ettim.

Düğünden önceki gece eşimin babası sinirle beni aradı ve aylar önceden planlanan dini nikahı iptal etmemizi, bunun uydurmasyon bir adet olduğunu söyledi. Ailemin kabul etmeyeceğini söylediğimde saçma sapan işler yapıyorsunuz dedi. Mehrimi sordu, cevap vermek istemediğim için nikahtan önce eşime söyleyeceğimi söyledim. Sinirlendi ve eşim için bunu da becerememiş dedi. Ertesi gün (düğün günü) annesi gelin odasındaki dini nikaha gelmedi, nikah bittiğinde geldi ve bu nikah için rızasının alınmadığını söyledi bağırarak. Herkes şok oldu. Sonrasında aileme nikahı kendi eşinin kıymasının daha uygun olacağını düşündüğü için böyle dediğini söylemiş. Başkalarına da ev yerine düğün salonunda gelin odasında nikah kıydığımız için böyle dediğini söylemiş. Bu nikaha yönelik bana gelen tek talepleri iptal edilmesi yönündeydi. Başka hiçbir şey söylemediler bize nikah öncesinde. Başkası kıysın veya evde kıysın demediler. Ailem şehir dışında olduğu için ve eşin ailesi evimize gelmek gibi bir plan yapmadığı için biz de böyle herkes için kolay bir çözüm bulmuştuk. Bu engellemenin oğullarına mehir ödetmeme telaşıyla yapıldığını düşünüyorum. Ablam annesine bu yaptıklarınızı her ne nedenle yapmış olursanız olun siz bugün bir anne olarak evladınızı yalnız bıraktınız, bugün hep böyle hatırlanacak demiş. Düğünden beri ailemle görüşmüyorlar.

Düğün günü gelin arabasına binerken eşimin annesini eşimi arabanın arkasına çağırıp kulağına bir şey söylerken gördüm. Eşim yanıma geldi, ailesinin altın çantasını istediklerini, altınların arasından bazılarını alacağını ve kalanı bize vereceğini söyledi. Bu altınların bize hediye edildiğini ve düğün borcunu biz ödeyeceğimiz için de ailesine vermenin doğru olmadığını söyledim. Altınları onlara vermedik. Babası sonradan lafı çevirip balayına gidersek altınların kendilerinde güvende kalması için böyle bir şey istediklerini söyledi eşime. Ama düğün salonundan evimize gidene kadar eşimin annesi hakaret mesajları attı eşime altınları vermediğimiz için. Düğün salonu ve kendi eşyalarımızın borcunu altınlarla kendimiz kapattık. Hatta bana yaptıkları bohçaya kadar aylarca taksit ödedik eşimle beraber. Ama ailesi altın mevzusunu kapatamadı ve aylarca eşimle konuşmadılar. Hatta el öpmeye gittiğimizde annesi bizi kabul etmedi, eşimle bağıra çağıra kavga ettiler. Eşim annesiyle kavga ederken ben (eve kabul edilmediğim için) dışarıda bir cafede bekledim. Annesi çevresine benim el öpmeye bile gelmediğimi söylüyormuş. Sonradan kulağıma geldi. Düğün günüm de dahil aylarca kaygı içerisinde hissettim, her şey pratikte benim istediğim gibi oldu ama ruhsal olarak büyük krizler yaşattılar. Kendi içimde evliliğimi sindirmekte çok zorlandım, hep boşanacakmışız gibi hissettim.

Annesi bana karşı ilk zamanlarda aşırı derecede soğuktu, yüzüme bile bakmıyordu. Ailemin yanında da anormal derecede sıcak davranıyordu. Hatta ailem benim sorun aradığımı düşünüyordu, bu durum o kadar ileri gitmişti yani. Biz evlendikten 4 ay kadar sonra eşimin babası benim iletişimim çok kötü olduğu için böyle şeyleri fark etmediğimi ama insanların aramızda bir sorun olduğunu anladığını, kalabalık içerisindeyken kendilerine özel çay kahve hizmeti yapıp (bunun için çalışan insanlar oluyor) eşimin annesine de sarılıp öpmemi ve bir sorun olmadığını göstermemi istedi. Benim iletişimimin kötü olduğunu söyleyecek bir kişiyi bile bulamayacaklarını söyledim. Bu zamana kadar kendilerine bir saygısızlık yapmadığımı ve benden daha fazlasını beklememeleri gerektiğini, çünkü bir yakınlık duymadığımı söyledim. Nedenini sorduğunda da beni istemediklerinin farkında olduğumu söyledim. Bunun üzerine babası asıl istemeyenin eşimin annesi olduğunu ve bunun nedeninin de eşim için başka bir kızı düşündüklerini söyledi. Eşime bu konuda yıllarca baskı yapmışlar ama o görüşmeyi kabul etmemiş. Benimle görüşmeye başladıktan sonra da düğüne kadar ısrara devam etmişler ve bu nedenle aylarca eşimle konuşmamışlar. Eşim bunu benimle paylaşmamış rahatsız olacağımı bildiği için. Bunu bana söylediklerini duyunca da çok sinirlendi ve hesap sorduğunda babası inkar etti. Yani açıkça yalan söyledi. Böyle bir şeyi bana ne amaçla anlattığının cevabı ise bende yok.

Eşim ailesine mesafe koydu evliliğimize zarar verecek davranışları nedeniyle. Aylarca görüşmedik. Ama artık çok önemsedikleri o insanlara rezil oldukları için bizimle görüşmek için bir adım attılar, evimize gelmek istediler ilk defa düğünden 8 ay sonra, eşim üzüldüğü için kabul ettim eve ama kesinlikle özür dilemediler. Ondan sonra da birkaç aile davetinde evcilik oynadık. Annesi çok yakınmışız gibi sürekli benimle ilgilendi insanların önünde. Hatta yalan söyledi gözümün içine bakarak; sık sık kendilerine yemeğe gittiğimizi söyledi. Eşimin ailesi olduğu için idare etmeye çalıştım ama her seferinde aşırı kaygı ve stres hissettim. İşkence gibi geçti.

Çevredeki insanlardan benim hakkımda konuştuklarını ve benim umursamaz, başına buyruk, annemle babam boşandığı için aile nedir bilmeyen biri olduğumu söylediklerini öğrendim. Halbuki benim ailemle aram çok iyidir, geçmişte travmalar yaşadık ama bugün annemin, babamın, kardeşlerimin, dostlarımın ne ihtiyaçları olursa tereddüt etmeden koşarım.

Eşim bana ailesinin ikinci planda olduğunu, beni öncelediğini, gerekirse onları hayatından çıkarabileceğini, işler daha da kötüye giderse görüşmemeye razı olduğunu söylüyor. Ama bu insanların da ailesi olduğunu arada görüşünce idare etmemi istiyor. Eşime haksızlık yapmak istemiyorum ama ben bana yaşattıkları saçmalıkları kabul edemiyorum. Sindiremiyorum. Bu insanlarla evcilik oynamak, yalanlarına ortak olmak istemiyorum. İçimde çok büyük bir öfke var. Bu öfkeyi eşime karşı da besliyorum. Onu bir yandan seviyorum ama diğer yandan da ailesinin neden olduğu problemlerden dolayı onu da suçluyorum. Ailesiyle ilgili bir gündem olmadığında çok mutlu ve huzurluyuz. Ama ailesi bir şeyler yapınca durumu yönetemiyor. Benimle kavga ediyor, onlarla kavga ediyor. Bana ağır şeyler söylüyor ilk aşamada. Beğenmiyorsam boşanmamı söylüyor, defolup gitmemi söylüyor. Sonra özür diliyor, telafi etmek için bir sürü şey yapıyor ama ben güvenimi kaybediyorum. Ona güvenmediğimi söylüyorum, ailesinin yalancı olduğunu söylüyorum, her şey daha da kötüye gidiyor. Ailesi problem çıkardığında eşimi çocuk gibi görüyorum. Şamar oğlanı gibi ne derlerse tamam diyecek sanki ben karşı çıkmasam. Hiç saygı görmüyor. Saygı görmemeyi normal görüyor.

Eşimle aramız her zaman kötü değil. Kavga etmediğimiz zamanlarda çok iyiyiz. Böyle zamanlarda bana çok kıymet veriyor, bir dediğimi iki etmiyor, sevgisini çok hissettiriyor. Öfkesi geçince söylediklerinden dolayı pişman oluyor. Telafi etmeye çalışıyor. Bir yandan da değişime tamamen kapalı değil ama her seferinde ikna olması için çok şiddetli kavga etmemiz ve benim ona karşı çok sert tavır koymam gerekiyor. Sakin sakin konuşunca kafasına girmiyor. Sonuçta her mevzuda benim istediğim oluyor ama ne pahasına? Huzurum yok, sınır ihlali yapacaklar diye sürekli diken üzerindeyim, kavga etmekten hem ona hem de kendime saygım kalmadı. Evlenmeden önceki güvenli hayatımı özlüyorum. Vücudum stres nedeniyle tepki veriyor artık, her yerim ağrıyor, sürekli hasta oluyorum, cinsel yakınlıktan kaçıyorum. Bu durumların beni bu kadar etkilemesini istemiyorum, ruh sağlığım geri dönüşü olmayacak şekilde bozulacak diye korkuyorum. Yarın bayram ve kimseyle görüşmek istemiyorum.

Objektif gözle değerlendirecek olursanız bu evlilik sürdürmeye değer mi? Bu insanların dertleri ne? Neden oğlumuz yuva kurdu diye sevinmiyorlar? Bu işi biz nasıl kurtarabiliriz? Ben nerede hatalar yapıyorum?

Buraya kadar okuduysanız eğer teşekkür ederim.
Aşırı detay yazmışsın, o yüzden yarısını ancak okuyabildim. Zaten nişanda nasıl karakterde olduğunu göstermişler, nişan atmak yerine eşini sevdiğin için devam etmişsin. Eee şimdi de eşini sevdiğin için ailesini idare et, sık görüşmeyin madem.
 
Hem düğün masraflarını siz karşılayacaksınız hem de altınları alacaklar? Siz de en güzel zamanlarınızda yıllarca borç içinde çırpınacaksınız. Tüm bunlara izin vermeyerek çok iyi yapmışsınız. Bence benzer konudan çıkacak ilk kavgada eşinize eğer bu evliliği devam ettirmek istiyorsa ailesine karşı net bir tavrı olması gerektiğini söyleyin. Kabul etmiyorsa da yolunuza bakın. Bu aileyle ömür geçmez hem yalancılar hem de yalanlarına sizi karıştırmaktan çekinmiyorlar. Bu insanlar arsız. Eşiniz iyi birine benziyor ama ileride annesinin babasının dolduruşuna gelmeyeceğinden nasıl emin olabileceksiniz? Sonuçta onu da yalancı arsız insanlar yetiştirdi ne yazık ki. Bir de siz eşinize ailesinşn yaptıklarını anlatımca ya da o da bunu görünce ne tepki veriyor?
Eşim düğün sürecinde ailesinin tutumunun berbat olduğunu kabul ediyor, kesinlikle savunmuyor onları. Bu süreçte hiç destek vermeyerek ve sürekli utandıracak şeyler yaparak en çok kendisini yaraladıklarını söylüyor. Onlara da çok sert tepki veriyor, bana saygı duymadıkları sürece yanıma yaklaşmamalarını söyledi mesela bir kavgada ve aylarca da yaklaştırmadı. Ama nihayetinde bu insanlar ailesi, aylarca görüşmeyince özlüyor, eve gidemiyor. Unutmak ve geride bırakmak istiyor olanları. Ben aynı şekilde bakamıyorum, her şey çok taze benim zihnimde ve bu insanlar benim için hep potansiyel tehlike olarak kalacaklar.
 
Eşinizin ailesi bildiğin çirkef ve elalem görsün diye yaşayan insanlar. Evliliğinizi bitirmek istemiyorsanız, esinizde sizi gorusmeye zorlamiyorsa bu konuları sürekli gündeme getirmenin gereği yok. Herkesi olduğu gibi kabul etmek lazım, esinizde ailesini atamaz bir yerde.
Benim görüşmediğim ve eşimin istediği zaman tek gidip görüştüğü bir senaryo sizce doğru mu peki? Eşim böyle olursa benim iyice dışlanmış gibi kalacağımı düşünüyor, görüşmeyeceksek beraber görüşmeyelim diyor ama ben o insanlarla aynı ortamda bulunduğumda çok zorlanıyorum. Onu da ailesinden koparan kişi olmak istemiyorum.
 
Yazdıklarınızın hepsini okudum kendinizi çok güzel ifade etmişsiniz. Ben evliliğinizin ileriki yıllarında daha zor olacağını ve ruhsal olarak daha da çökeceğinizi düşünüyorum.Ne olduklarını anladığınızda keşke nişanı atsaydınız çünkü çekilecek dert değillermiş anlattıklarınıza göre. Eşinize gelirsem eğer o da bir süre sonra aranızda kalmaktan yorulacak iletişiminiz kopacak daha da kavga etmeye başlayacaksınız. Nerden tutsan elince kalacak bir evlilik yapmışsınız aslında bile bile lades demişsiniz umarım en az hasarla atlatırsınız bu dönemi
Çok teşekkür ederim. Düğün gecesi ve günü düşen maskeleri önceden o kadar net görseydim hiç tereddüt etmeden bitirirdim. Üstesinden gelebileceğimizi düşündüm, buna inanmak istedim ama olan bana oldu.
 
Aşırı detay yazmışsın, o yüzden yarısını ancak okuyabildim. Zaten nişanda nasıl karakterde olduğunu göstermişler, nişan atmak yerine eşini sevdiğin için devam etmişsin. Eee şimdi de eşini sevdiğin için ailesini idare et, sık görüşmeyin madem.
Teşekkür ederim, insanın basireti bağlanıyor bazen, yaşarken o kadar net göremiyor. Şimdi anlıyorum ben de birçok sorunun kaynağını. Nişan döneminde ailemin yanında bana karşı o kadar sıcaktı ki ailesi, benim kendi çevremdeki insanlar beni sorguluyordu, sorun aradığımı düşünüyorlardı. Ben de bastırdım korkularımı...
 
Benim görüşmediğim ve eşimin istediği zaman tek gidip görüştüğü bir senaryo sizce doğru mu peki? Eşim böyle olursa benim iyice dışlanmış gibi kalacağımı düşünüyor, görüşmeyeceksek beraber görüşmeyelim diyor ama ben o insanlarla aynı ortamda bulunduğumda çok zorlanıyorum. Onu da ailesinden koparan kişi olmak istemiyorum.
Orası eşinizin karar vermesi gereken bir konu. Bence eşiniz yalan söylüyor. Tek giderse ailesi onu kabul etmez , etraf gelin nerde diye sorar. Eşiniz ana baba korkusundan tek gitmiyor. Suçu d aside atıyor. Net olun ben gitmek istemiyorum sen istediğini yap sorumluluğu suçu bana atma deyin. Eşinizin sorumluluğunu almayın üzerinize. Eşinize de bunu açıkça söyleyin. Yarın birgün senin yuzunden demesin. Gerekirse korktuğundan gitmiyorsun bana suç ayıp beni katistirma deyin.

Kendi adıma birşeyden emin degilsem iç sesimle konuşurum istiyor muyum istemiyor muyum şartlardan bağımsız. İstemiyorsak yapmam. İş çocuk vs gibi sorumluluklar harici böyle karar veriyorum. Eşinizin ne kadar alavagi onu ilgilendirir sizi değil.
 
Eşim düğün sürecinde ailesinin tutumunun berbat olduğunu kabul ediyor, kesinlikle savunmuyor onları. Bu süreçte hiç destek vermeyerek ve sürekli utandıracak şeyler yaparak en çok kendisini yaraladıklarını söylüyor. Onlara da çok sert tepki veriyor, bana saygı duymadıkları sürece yanıma yaklaşmamalarını söyledi mesela bir kavgada ve aylarca da yaklaştırmadı. Ama nihayetinde bu insanlar ailesi, aylarca görüşmeyince özlüyor, eve gidemiyor. Unutmak ve geride bırakmak istiyor olanları. Ben aynı şekilde bakamıyorum, her şey çok taze benim zihnimde ve bu insanlar benim için hep potansiyel tehlike olarak kalacaklar.
Benim annem de benim düğün sürecimi çok baltalamıştı. Eşime onu istemediğini defalarca söyledi, eşim tanışmak için gelmek istediğinde defalarca reddetti, saçma sapan işler çıkarıp durdu. Eşimin annesine hasta dedi . Böyle dünür mü olur bunlar bi halttan anlamıyor bile dedi eşime. Bildiğiniz eziyet etti yani. Ama ben net bir şekilde eşimle evlenmekten vazgeçmedim annemi her fırsatta eşimin yanında da uyardım eşim de durumu görüp annemin sözlerine hiç aldırış etmedi. Aldırış etse de ben sürekli aldırma, annemin yaptıklarını ben yapmışım gibi algılama deyip durdum. Annemle 3 ay kadar da konuşmadım nişanlıylen. Ve bu net duruşlar sonucu iki taraf da birbirine alıştı. Hatta annem düğünden sonra gelip eşime kendisine anne demesini istediğini falan söyledi kdldldj. Yani demem o ki eşinizin ailesinden kopamayışını anlıyorum ama kendisi de olanlara bi dur demesi net bir sınır çizmesi gerekiyor.
 
Teşekkür ederim, insanın basireti bağlanıyor bazen, yaşarken o kadar net göremiyor. Şimdi anlıyorum ben de birçok sorunun kaynağını. Nişan döneminde ailemin yanında bana karşı o kadar sıcaktı ki ailesi, benim kendi çevremdeki insanlar beni sorguluyordu, sorun aradığımı düşünüyorlardı. Ben de bastırdım korkularımı...
Ben nişan dönemi yaşananlardan bir sıcaklık alamadım. Her şeyinize karışıp laf etmişler.
 
Çok teşekkür ederim. Düğün gecesi ve günü düşen maskeleri önceden o kadar net görseydim hiç tereddüt etmeden bitirirdim. Üstesinden gelebileceğimizi düşündüm, buna inanmak istedim ama olan bana oldu.
Siz öncesinde başka bir hayal kırıklığı yaşadınız mı yani toplamda tanışma süreniz çok az değil mi
 
Orası eşinizin karar vermesi gereken bir konu. Bence eşiniz yalan söylüyor. Tek giderse ailesi onu kabul etmez , etraf gelin nerde diye sorar. Eşiniz ana baba korkusundan tek gitmiyor. Suçu d aside atıyor. Net olun ben gitmek istemiyorum sen istediğini yap sorumluluğu suçu bana atma deyin. Eşinizin sorumluluğunu almayın üzerinize. Eşinize de bunu açıkça söyleyin. Yarın birgün senin yuzunden demesin. Gerekirse korktuğundan gitmiyorsun bana suç ayıp beni katistirma deyin.

Kendi adıma birşeyden emin degilsem iç sesimle konuşurum istiyor muyum istemiyor muyum şartlardan bağımsız. İstemiyorsak yapmam. İş çocuk vs gibi sorumluluklar harici böyle karar veriyorum. Eşinizin ne kadar alavagi onu ilgilendirir sizi değil.
Bu tespitinizi çok isabetli buldum, teşekkür ederim. Ben de içten içe bu durumdan korktuğunu, ailesiyle çatışmadan kaçmak için tek gitmek istemediğini hissediyorum. Ben fazla sorumluluk almamalıyım bu konuda, çok haklısınız. Zihnimde aydınlanma yaşandı yorumunuzu okuyunca.
 
Çok teşekkür ederim. Düğün gecesi ve günü düşen maskeleri önceden o kadar net görseydim hiç tereddüt etmeden bitirirdim. Üstesinden gelebileceğimizi düşündüm, buna inanmak istedim ama olan bana oldu.
Evet tüm kalbimle hissettim ne kadar acı çektiğinizi. Eşinizi çok seviyorsunuz hemen bitirmek istemiyorsunuz anladığım kadarıyla o zaman daha önceki olayları unutmayın ama düşünmeyin de çünkü bu size ve eşinize zarar veriyor hatta evliliğinizi temelde yıkıyor. Eşiniz görüşme demiyor o da görüşmenizi istiyor siz de olabildiğince minimum seviyede mesafeli bir şekilde görüşün yani birazcık politik olun. Ayrıca bu olay eşinizin başına gelse eminim siz ailemle görüş diye zorlamazdınız nedense erkekler bu konuda çok bencil oluyor
 
Ben nişan dönemi yaşananlardan bir sıcaklık alamadım. Her şeyinize karışıp laf etmişler.
Sormayın saçma sapan geçti birçok şey, lafları edip edip sonra benim istediklerimi yaptılar. Davet ettikleri kişileri arayıp davetlerini geri çektiler, rezil oldular. Ben de üzerinde durmamaya çalıştım ama o dönemden belliymiş.
 
Back
X