• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Eş ailesi nedeniyle evliliğimi benimseyemiyorum

Benim görüşmediğim ve eşimin istediği zaman tek gidip görüştüğü bir senaryo sizce doğru mu peki? Eşim böyle olursa benim iyice dışlanmış gibi kalacağımı düşünüyor, görüşmeyeceksek beraber görüşmeyelim diyor ama ben o insanlarla aynı ortamda bulunduğumda çok zorlanıyorum. Onu da ailesinden koparan kişi olmak istemiyorum.
Esinizin ailesi ile anlasamiyorsunuz, tartışma yaşıyorsunuz. Hayatınızı her anlamda kontrol etmek isteyen insanlar. Bayramda ve özel günlerde bulusursunuz, zamanla iyiye giderse diyalogunuzun devamı gelir. Bu şekilde sürekli bir tartisma yaşanıyor, iki taraf arasında yüz yüze bakacak durum kalmaz böyle giderse. Eşinizin bilmem kac yıllık anne babası, gitsin görsün yani. İlla sizi çanta gibi taşımasına gerek yok ama rica edin laf tasimasin. Sizde kendi islerinize-hayatiniza bakarsınız. Eş ailesinde iyiye denk gelirseniz ikinci aileniz gibi olur ama gelmezseniz zorlamaya da gerek yok.
 
Evlilik dahil 2.5 yıldır beraberler aslında ne kadar az dimi düşününce
5 senedir tanıyorum eşimi, bunun 2.5 senesinde beraberdik. Öncesinde onunla ilgili olumsuz bir izlenimim olmadı. Çekirdek ailesi dışında çevresinde sevilen biri, bunlar arasında ortak tanıdıklarımız da var.
 
Evet tüm kalbimle hissettim ne kadar acı çektiğinizi. Eşinizi çok seviyorsunuz hemen bitirmek istemiyorsunuz anladığım kadarıyla o zaman daha önceki olayları unutmayın ama düşünmeyin de çünkü bu size ve eşinize zarar veriyor hatta evliliğinizi temelde yıkıyor. Eşiniz görüşme demiyor o da görüşmenizi istiyor siz de olabildiğince minimum seviyede mesafeli bir şekilde görüşün yani birazcık politik olun. Ayrıca bu olay eşinizin başına gelse eminim siz ailemle görüş diye zorlamazdınız nedense erkekler bu konuda çok bencil oluyor
Çok ama çok teşekkür ederim. Gerçekten acı çekiyorum, adaletsizlik yapmaktan da çok korkuyorum bir yandan. Nihayetinde hiçbirimiz ailemizi seçemiyoruz. Ben onu kesinlikle zorlamazdım, bu doğru, kendisi de zorlamadığını iddia ediyor ama sorumluluğu üzerime atıyor. Sen görüşmezsen ben de görüşmem diyor. Minimum seviyede mesafeli görüşmek en doğrusu, umarım bunu uygulayabiliriz.
 
Nişan döneminde resmen Allah size her şeyi göstermiş ama siz inatla hayır evleneceğim demişsiniz.
evladınız olunca evlilk daha da yük gelecek size.
Çok doğru, keşke şu an baktığım gibi bakabilseydim. Belirli bir mesafeden yaşayınca durumun ciddiyetini farkedemedim. İçine girince anladım.
 
Eşimle aramız her zaman kötü değil. Kavga etmediğimiz zamanlarda çok iyiyiz. Böyle zamanlarda bana çok kıymet veriyor, bir dediğimi iki etmiyor, sevgisini çok hissettiriyor. Öfkesi geçince söylediklerinden dolayı pişman oluyor. Telafi etmeye çalışıyor. Bir yandan da değişime tamamen kapalı değil ama her seferinde ikna olması için çok şiddetli kavga etmemiz ve benim ona karşı çok sert tavır koymam gerekiyor. Sakin sakin konuşunca kafasına girmiyor. Sonuçta her mevzuda benim istediğim oluyor ama ne pahasına? Huzurum yok, sınır ihlali yapacaklar diye sürekli diken üzerindeyim, kavga etmekten hem ona hem de kendime saygım kalmadı. Evlenmeden önceki güvenli hayatımı özlüyorum. Vücudum stres nedeniyle tepki veriyor artık, her yerim ağrıyor, sürekli hasta oluyorum, cinsel yakınlıktan kaçıyorum.
Paragraflar ayırdığınız kayınaile suçlu olsun istiyorsunuz ama asıl sorun bu alıntıladığım kısaca geçtiğiniz paragrafta. Eşiniz düşündüğünüz gibi size kıymet veren, sizi önceliklendiren biri olsaydınız bunların hiçbirini yaşamazdınız. Ayrıca öfkeli değilken herkes iyidir zaten. Önemli olan tartışmada nasıl davrandığı. Eğer tartışma sonucunda fikri değişmiş olsa tekrar tekrar gündeminizde ailesi olmazdı. Eşiniz safa yatıyor, siz kavga gürültü mücadele ediyorsunuz. Bir insanın ebeveyn evi mobilyalarının yenilenmesinin düğün masrafı olduğunu sanması için doğduğu günün ertesinde evlenmesi lazım.
 
Esinizin ailesi ile anlasamiyorsunuz, tartışma yaşıyorsunuz. Hayatınızı her anlamda kontrol etmek isteyen insanlar. Bayramda ve özel günlerde bulusursunuz, zamanla iyiye giderse diyalogunuzun devamı gelir. Bu şekilde sürekli bir tartisma yaşanıyor, iki taraf arasında yüz yüze bakacak durum kalmaz böyle giderse. Eşinizin bilmem kac yıllık anne babası, gitsin görsün yani. İlla sizi çanta gibi taşımasına gerek yok ama rica edin laf tasimasin. Sizde kendi islerinize-hayatiniza bakarsınız. Eş ailesinde iyiye denk gelirseniz ikinci aileniz gibi olur ama gelmezseniz zorlamaya da gerek yok.
Tavsiyeniz için çok teşekkür ederim. En makul seçenek bu gibi görünüyor. Eşimin de kabul etmekten başka bir şansı yok, diğer türlüsünü ben kaldıramıyorum.
 
Siz öncesinde başka bir hayal kırıklığı yaşadınız mı yani toplamda tanışma süreniz çok az değil mi
Nişanda anlattığım şeyler dışında büyük bir hayal kırıklığı yaşamadım sanırım. Aileler dahil olana kadar eşimle mutluyduk. Beş senedir tanışıyoruz, iki buçuk senedir birlikteyiz. Onu çocukluğundan beri tanıyan ortak tanıdıklarım da var. Ama işte ailesi dışarıya karşı iyi oynadığı için gerçek yüzlerini görememiş kimse.
 
Paragraflar ayırdığınız kayınaile suçlu olsun istiyorsunuz ama asıl sorun bu alıntıladığım kısaca geçtiğiniz paragrafta. Eşiniz düşündüğünüz gibi size kıymet veren, sizi önceliklendiren biri olsaydınız bunların hiçbirini yaşamazdınız. Ayrıca öfkeli değilken herkes iyidir zaten. Önemli olan tartışmada nasıl davrandığı. Eğer tartışma sonucunda fikri değişmiş olsa tekrar tekrar gündeminizde ailesi olmazdı. Eşiniz safa yatıyor, siz kavga gürültü mücadele ediyorsunuz. Bir insanın ebeveyn evi mobilyalarının yenilenmesinin düğün masrafı olduğunu sanması için doğduğu günün ertesinde evlenmesi lazım.
Yazdıklarınız beni çok düşündürdü. Ben de bu evlilik sürdürmeye değer mi diye sorgularken aslında içten içe bundan korkuyorum. Zor bir çocukluk yaşadım, babam çok sorunlu biriydi eskiden ve bizi olur olmadık yerlerde utandırırdı. Eşimin ailesine duyduğum öfkeyi eşime mi yansıtıyorum, onu mu günah keçisi yapıyorum diye hep kendimi sorguluyorum bu yüzden. Zamanında yaşadığım şeyleri yaşatmayayım istiyorum. Ama o da bu kadar saf olamaz, bu nedenle de güvenimden oldu zaten. Şimdi bin dereden su getirse arınamaz, unutturamaz yaşananları. Fikri değişmiş gibi yapıyordur belki de...
 
Nişanda anlattığım şeyler dışında büyük bir hayal kırıklığı yaşamadım sanırım. Aileler dahil olana kadar eşimle mutluyduk. Beş senedir tanışıyoruz, iki buçuk senedir birlikteyiz. Onu çocukluğundan beri tanıyan ortak tanıdıklarım da var. Ama işte ailesi dışarıya karşı iyi oynadığı için gerçek yüzlerini görememiş kimse.
Açıkçası sadece nişanda yaşanan şeyler bile başlı başına büyük. Benim yaşım sizden daha küçük o yüzden çok tavsiye vermek istemiyorum ama evli bir çiftin sadece kavga etmediği zamanlarda değil, kavga ederken de iyi olması gerektiğini düşünüyorum. Belki bir çift terapisi ve eşinizle sizin ayrı ayrı alacağınız terapiler iletişim, sınır koyma konusunda yardımcı olabilir.
 
Yazdıklarınız beni çok düşündürdü. Ben de bu evlilik sürdürmeye değer mi diye sorgularken aslında içten içe bundan korkuyorum. Zor bir çocukluk yaşadım, babam çok sorunlu biriydi eskiden ve bizi olur olmadık yerlerde utandırırdı. Eşimin ailesine duyduğum öfkeyi eşime mi yansıtıyorum, onu mu günah keçisi yapıyorum diye hep kendimi sorguluyorum bu yüzden. Zamanında yaşadığım şeyleri yaşatmayayım istiyorum. Ama o da bu kadar saf olamaz, bu nedenle de güvenimden oldu zaten. Şimdi bin dereden su getirse arınamaz, unutturamaz yaşananları. Fikri değişmiş gibi yapıyordur belki de...
Eşinizin ailesi eşiniz yüzünden hayatınızda olan insanlar. En başta ailesiyle sizi bu kadar yüz göz etmemesi gerekirdi. Olan olduktan sonra artık kendisinin arayı bulması ya da yalnız görüşmesi gerekirdi. Mobilya ödetmeye, altınları almaya çalışmak vs. bunlar çok çirkin şeyler. Üzerine hala ya hep birlikte görüşelim ya hiçbirimiz diyor. Yine sorumluluğu sizin üzerinize yıkıyor. Siz görüşmeme kararı alsanız, ileride anne-babasına bir şey olsa günah keçisi siz olacaksınız. Bu arada da her öfkelendiğinde "senin yüzünden..." laflarına muhattap olacaksınız.

Eşinizin anne babası hiçbir şeyiniz. Sorun arayı bulmayan, işlerin bu raddeye gelmesine izin veren ve öfkelendiğinde sizi kırmaktan çekinmeyen eşinizde. İyiyken herkes iyidir. Daha 2.5 yılda bunları yaşadıysanız devamını düşünün.
 
Benim annem de benim düğün sürecimi çok baltalamıştı. Eşime onu istemediğini defalarca söyledi, eşim tanışmak için gelmek istediğinde defalarca reddetti, saçma sapan işler çıkarıp durdu. Eşimin annesine hasta dedi . Böyle dünür mü olur bunlar bi halttan anlamıyor bile dedi eşime. Bildiğiniz eziyet etti yani. Ama ben net bir şekilde eşimle evlenmekten vazgeçmedim annemi her fırsatta eşimin yanında da uyardım eşim de durumu görüp annemin sözlerine hiç aldırış etmedi. Aldırış etse de ben sürekli aldırma, annemin yaptıklarını ben yapmışım gibi algılama deyip durdum. Annemle 3 ay kadar da konuşmadım nişanlıylen. Ve bu net duruşlar sonucu iki taraf da birbirine alıştı. Hatta annem düğünden sonra gelip eşime kendisine anne demesini istediğini falan söyledi kdldldj. Yani demem o ki eşinizin ailesinden kopamayışını anlıyorum ama kendisi de olanlara bi dur demesi net bir sınır çizmesi gerekiyor.
Paylaştığınız için teşekkür ederim, eşiniz çok şanslı karşısında sizin gibi biri var. Benim eşim de aylarca konuşmadı ama ailesi sınırdan anlamıyor, ailesinin değişmesini beklemiyorum açıkçası ama eşim evliliğinin devam etmesini istiyorsa değişmek ve kaybettiği saygıyı kazanmak zorunda.
 
Kısım kısım okuyarak yorum yazıyorum.
Birincisi evlenirken kayın ailenin eşyalarını yenileyip düğün masrafına saymak hangi yörenin adeti? Ve bu yalana kim inanır? 30+ yaşındaki kocanızın cidden buna inanarak mı hareket ettiğini düşündünüz? Yaşıtız konu sahibi, kurban olayım bu y kuşağına ne oluyor? Niye herkese her şeye böyle güveniyoruz biz? Bak ilk burada işaret gelmiş, ta burada başlamış.
Dini nikahta yapılan zaten başlı başına saçmalık. Nikah yapılırken rızam yok demek ne ya? Valla bu işin ederi tam yeri ve zamanında çıkacak bir cıngarmış. Ama iyi sabretmiş aileniz.
Altın konusunda vermemeniz tam isabet ama el öpmeye diye gidip kafede beklemeniz hiç olmamış. Bu insanlara el öpmeye gidilir mi ya? Hiç gitmeyecektiniz, bari etrafa yaydığı dedikodunun altını doldurmuş olurdunuz. :KK53: Ben olsam şaşırdım hadi gittim kapılarına, kavga çıktı diyelim. Eşimi orada bırakır çeker giderdim evime. Ne bekleyeceğim kafede mafede.
Valla lafı evirip çevirmeyerek yorumumu noktalıyorum. Beğenmiyorsan boşan git defol diyen koca ile iyiyken iyi olmak bir ölçüt değil. Bak mesela ben de iyiyken çok iyiyimdir. Ama bir de sinirliyken, olay çıkmışken görmek lazım. İyiyken herkes iyi konu sahibi.
Kısacası güvenmemekte, benimsememekte sonuna kadar haklısınız. Altını verseydiniz, eşya borçlarını ödeseydiniz sizden iyisi olmazdı. Sorunun temeli burada. Sizi yönetemedikleri için kızgınlar, şahsınızla alakası yok. Siz değil de Fatma olsaydı, yine aynısı olurdu. Eşiniz de içten içe uymanızı bekliyor, ondan böyle oluyor bence.
 
Açıkçası sadece nişanda yaşanan şeyler bile başlı başına büyük. Benim yaşım sizden daha küçük o yüzden çok tavsiye vermek istemiyorum ama evli bir çiftin sadece kavga etmediği zamanlarda değil, kavga ederken de iyi olması gerektiğini düşünüyorum. Belki bir çift terapisi ve eşinizle sizin ayrı ayrı alacağınız terapiler iletişim, sınır koyma konusunda yardımcı olabilir.
Tavsiyenizi çok yerinde buldum, teşekkür ederim. Devam edersek bir terapiste gitmemiz gerektiğini, öbür türlüsünü kaldıramayacağımı söyledim eşime. Umarım faydası olur.
 
Anlatmaya nereden başlamalıyım bilemiyorum. Biraz uzun olacak ama tecrübeli birilerinin yol göstermesine çok ihtiyacım var. Okuyacaklara şimdiden çok teşekkür ederim.

30’larının başlarındayım. Geçtiğimiz sene severek evlendim. İyi bir işim var ve aynı zamanda doktora yapıyorum. Eşimle evlilikle beraber 2.5 yıldır ilişkimiz devam ediyor. Eşim üniversite terk ama belirli konularda kendisini geliştirmiş, işinde gücünde, sorumluluk sahibi, sevgisini belli eden biri. Eğitim farkı evliliğimizde bir probleme neden olmadı. Problem olan daha çok eşimin ailesi ve aile problemleri karşısında eşimin verdiği tepkiler.

Annesi ve babası üniversite mezunu, çevreleri tarafından saygı gören insanlar. Eğitim farkımızı da evlenirken çok büyük bir problem haline getirip oğullarını ezmemden büyük endişe duymuşlar. Bunu ilk duyduğumda bana çok garip gelmişti ama şimdi anlıyorum nedenini. Oğullarını asıl ezenler ve adam yerine koymayanlar kendileri çünkü.

Evlilik sürecimiz bir yandan çok mutlu ve bir yandan da çok sıkıntılı geçti. Annesinin zaman zaman garip isteklerine maruz kaldım. Mesela “kendi sosyal konumları karşısında yakışıksız bir şeyler seçmemden endişe duyduğu için” bütün ev eşyası ve çeyiz alışverişinde ondan onay almam gerektiğini iletti, giriş müziğine kendisi karar vermek istedi, düğünde ücretini bize ödeterek müzik grubu getirmek istediler, gelinliğimde göğüslerimin belli olmasından çok endişe duyduğu için böyle bir model seçmemem için beni uyardı, nişanda emrivaki yaparak bize sormadan evimize 70 kişi çağırdı, bize sormadan davetiye ayarlayıp insanlara dağıtıldı. Eşim evlenmeden önce ailesini hayatımıza müdahil etmeyeceğine dair bana söz verdi. Buna güvenerek idare ettim ve eşimin de arkamda durmasıyla her şey benim istediğim gibi oldu, annesini sürece dahil etmedik.

Bu süreçte biz ev eşyası bakarken annesi ve babası da bir yandan eşime kendi ev eşyalarını yeniletip borçları da (100.000 TL civarı) bize yıkmaya çalıştı. Düğüne iki hafta kala borç hesaplaması yaparken kendi ev eşyalarının masraflarını altınlarla ödenmek üzere düğün masrafı olarak saydıklarını öğrendim. Bu bende eşime karşı çok büyük bir güven kaybına neden oldu. Eşimle yüzleştiğimizde çevresinde başka evlenen olmadığından bunun normal olduğunu sandığını söyledi, beni kandırmak gibi bir niyetinin olmadığını söyledi ve masrafların parasını babasından geri aldı. Eşimi sevdiğim için nişanı bozmadım ama bu mevzuyu içimde atlatamadım, bende eşime karşı maddi konulara dair çok büyük bir güvensizlik ortaya çıktı, normalde hiç para konuşmazdık ama bu olaydan sonra uzun süre harcamalarını kontrol ettim.

Düğünden önceki gece eşimin babası sinirle beni aradı ve aylar önceden planlanan dini nikahı iptal etmemizi, bunun uydurmasyon bir adet olduğunu söyledi. Ailemin kabul etmeyeceğini söylediğimde saçma sapan işler yapıyorsunuz dedi. Mehrimi sordu, cevap vermek istemediğim için nikahtan önce eşime söyleyeceğimi söyledim. Sinirlendi ve eşim için bunu da becerememiş dedi. Ertesi gün (düğün günü) annesi gelin odasındaki dini nikaha gelmedi, nikah bittiğinde geldi ve bu nikah için rızasının alınmadığını söyledi bağırarak. Herkes şok oldu. Sonrasında aileme nikahı kendi eşinin kıymasının daha uygun olacağını düşündüğü için böyle dediğini söylemiş. Başkalarına da ev yerine düğün salonunda gelin odasında nikah kıydığımız için böyle dediğini söylemiş. Bu nikaha yönelik bana gelen tek talepleri iptal edilmesi yönündeydi. Başka hiçbir şey söylemediler bize nikah öncesinde. Başkası kıysın veya evde kıysın demediler. Ailem şehir dışında olduğu için ve eşin ailesi evimize gelmek gibi bir plan yapmadığı için biz de böyle herkes için kolay bir çözüm bulmuştuk. Bu engellemenin oğullarına mehir ödetmeme telaşıyla yapıldığını düşünüyorum. Ablam annesine bu yaptıklarınızı her ne nedenle yapmış olursanız olun siz bugün bir anne olarak evladınızı yalnız bıraktınız, bugün hep böyle hatırlanacak demiş. Düğünden beri ailemle görüşmüyorlar.

Düğün günü gelin arabasına binerken eşimin annesini eşimi arabanın arkasına çağırıp kulağına bir şey söylerken gördüm. Eşim yanıma geldi, ailesinin altın çantasını istediklerini, altınların arasından bazılarını alacağını ve kalanı bize vereceğini söyledi. Bu altınların bize hediye edildiğini ve düğün borcunu biz ödeyeceğimiz için de ailesine vermenin doğru olmadığını söyledim. Altınları onlara vermedik. Babası sonradan lafı çevirip balayına gidersek altınların kendilerinde güvende kalması için böyle bir şey istediklerini söyledi eşime. Ama düğün salonundan evimize gidene kadar eşimin annesi hakaret mesajları attı eşime altınları vermediğimiz için. Düğün salonu ve kendi eşyalarımızın borcunu altınlarla kendimiz kapattık. Hatta bana yaptıkları bohçaya kadar aylarca taksit ödedik eşimle beraber. Ama ailesi altın mevzusunu kapatamadı ve aylarca eşimle konuşmadılar. Hatta el öpmeye gittiğimizde annesi bizi kabul etmedi, eşimle bağıra çağıra kavga ettiler. Eşim annesiyle kavga ederken ben (eve kabul edilmediğim için) dışarıda bir cafede bekledim. Annesi çevresine benim el öpmeye bile gelmediğimi söylüyormuş. Sonradan kulağıma geldi. Düğün günüm de dahil aylarca kaygı içerisinde hissettim, her şey pratikte benim istediğim gibi oldu ama ruhsal olarak büyük krizler yaşattılar. Kendi içimde evliliğimi sindirmekte çok zorlandım, hep boşanacakmışız gibi hissettim.

Annesi bana karşı ilk zamanlarda aşırı derecede soğuktu, yüzüme bile bakmıyordu. Ailemin yanında da anormal derecede sıcak davranıyordu. Hatta ailem benim sorun aradığımı düşünüyordu, bu durum o kadar ileri gitmişti yani. Biz evlendikten 4 ay kadar sonra eşimin babası benim iletişimim çok kötü olduğu için böyle şeyleri fark etmediğimi ama insanların aramızda bir sorun olduğunu anladığını, kalabalık içerisindeyken kendilerine özel çay kahve hizmeti yapıp (bunun için çalışan insanlar oluyor) eşimin annesine de sarılıp öpmemi ve bir sorun olmadığını göstermemi istedi. Benim iletişimimin kötü olduğunu söyleyecek bir kişiyi bile bulamayacaklarını söyledim. Bu zamana kadar kendilerine bir saygısızlık yapmadığımı ve benden daha fazlasını beklememeleri gerektiğini, çünkü bir yakınlık duymadığımı söyledim. Nedenini sorduğunda da beni istemediklerinin farkında olduğumu söyledim. Bunun üzerine babası asıl istemeyenin eşimin annesi olduğunu ve bunun nedeninin de eşim için başka bir kızı düşündüklerini söyledi. Eşime bu konuda yıllarca baskı yapmışlar ama o görüşmeyi kabul etmemiş. Benimle görüşmeye başladıktan sonra da düğüne kadar ısrara devam etmişler ve bu nedenle aylarca eşimle konuşmamışlar. Eşim bunu benimle paylaşmamış rahatsız olacağımı bildiği için. Bunu bana söylediklerini duyunca da çok sinirlendi ve hesap sorduğunda babası inkar etti. Yani açıkça yalan söyledi. Böyle bir şeyi bana ne amaçla anlattığının cevabı ise bende yok.

Eşim ailesine mesafe koydu evliliğimize zarar verecek davranışları nedeniyle. Aylarca görüşmedik. Ama artık çok önemsedikleri o insanlara rezil oldukları için bizimle görüşmek için bir adım attılar, evimize gelmek istediler ilk defa düğünden 8 ay sonra, eşim üzüldüğü için kabul ettim eve ama kesinlikle özür dilemediler. Ondan sonra da birkaç aile davetinde evcilik oynadık. Annesi çok yakınmışız gibi sürekli benimle ilgilendi insanların önünde. Hatta yalan söyledi gözümün içine bakarak; sık sık kendilerine yemeğe gittiğimizi söyledi. Eşimin ailesi olduğu için idare etmeye çalıştım ama her seferinde aşırı kaygı ve stres hissettim. İşkence gibi geçti.

Çevredeki insanlardan benim hakkımda konuştuklarını ve benim umursamaz, başına buyruk, annemle babam boşandığı için aile nedir bilmeyen biri olduğumu söylediklerini öğrendim. Halbuki benim ailemle aram çok iyidir, geçmişte travmalar yaşadık ama bugün annemin, babamın, kardeşlerimin, dostlarımın ne ihtiyaçları olursa tereddüt etmeden koşarım.

Eşim bana ailesinin ikinci planda olduğunu, beni öncelediğini, gerekirse onları hayatından çıkarabileceğini, işler daha da kötüye giderse görüşmemeye razı olduğunu söylüyor. Ama bu insanların da ailesi olduğunu arada görüşünce idare etmemi istiyor. Eşime haksızlık yapmak istemiyorum ama ben bana yaşattıkları saçmalıkları kabul edemiyorum. Sindiremiyorum. Bu insanlarla evcilik oynamak, yalanlarına ortak olmak istemiyorum. İçimde çok büyük bir öfke var. Bu öfkeyi eşime karşı da besliyorum. Onu bir yandan seviyorum ama diğer yandan da ailesinin neden olduğu problemlerden dolayı onu da suçluyorum. Ailesiyle ilgili bir gündem olmadığında çok mutlu ve huzurluyuz. Ama ailesi bir şeyler yapınca durumu yönetemiyor. Benimle kavga ediyor, onlarla kavga ediyor. Bana ağır şeyler söylüyor ilk aşamada. Beğenmiyorsam boşanmamı söylüyor, defolup gitmemi söylüyor. Sonra özür diliyor, telafi etmek için bir sürü şey yapıyor ama ben güvenimi kaybediyorum. Ona güvenmediğimi söylüyorum, ailesinin yalancı olduğunu söylüyorum, her şey daha da kötüye gidiyor. Ailesi problem çıkardığında eşimi çocuk gibi görüyorum. Şamar oğlanı gibi ne derlerse tamam diyecek sanki ben karşı çıkmasam. Hiç saygı görmüyor. Saygı görmemeyi normal görüyor.

Eşimle aramız her zaman kötü değil. Kavga etmediğimiz zamanlarda çok iyiyiz. Böyle zamanlarda bana çok kıymet veriyor, bir dediğimi iki etmiyor, sevgisini çok hissettiriyor. Öfkesi geçince söylediklerinden dolayı pişman oluyor. Telafi etmeye çalışıyor. Bir yandan da değişime tamamen kapalı değil ama her seferinde ikna olması için çok şiddetli kavga etmemiz ve benim ona karşı çok sert tavır koymam gerekiyor. Sakin sakin konuşunca kafasına girmiyor. Sonuçta her mevzuda benim istediğim oluyor ama ne pahasına? Huzurum yok, sınır ihlali yapacaklar diye sürekli diken üzerindeyim, kavga etmekten hem ona hem de kendime saygım kalmadı. Evlenmeden önceki güvenli hayatımı özlüyorum. Vücudum stres nedeniyle tepki veriyor artık, her yerim ağrıyor, sürekli hasta oluyorum, cinsel yakınlıktan kaçıyorum. Bu durumların beni bu kadar etkilemesini istemiyorum, ruh sağlığım geri dönüşü olmayacak şekilde bozulacak diye korkuyorum. Yarın bayram ve kimseyle görüşmek istemiyorum.

Objektif gözle değerlendirecek olursanız bu evlilik sürdürmeye değer mi? Bu insanların dertleri ne? Neden oğlumuz yuva kurdu diye sevinmiyorlar? Bu işi biz nasıl kurtarabiliriz? Ben nerede hatalar yapıyorum?

Buraya kadar okuduysanız eğer teşekkür ederim.
Bir ömrü bu aileyle heba edemezsiniz zaten sonunda hasta olursunuz. Ya eş ailesini hayatınıza dahil etmeyeceksiniz (eşiniz görüşürse görüşsün ama size yansıtmasın gerçi eşinizi de yer bitirir bunlar) ya da boşanacaksanız. Ama lütfen çocuk konusunda çok dikkat edin, eğer yarın öbür gün ayrılacaksaniz bu aileyle aranızda çocuk bağı oluşturmayın, çocuk da arada derede hasta/perişan olur. Hiç normal değiller.. Okurken fenaliklar geçirdim
 
Eşinizin ailesi eşiniz yüzünden hayatınızda olan insanlar. En başta ailesiyle sizi bu kadar yüz göz etmemesi gerekirdi. Olan olduktan sonra artık kendisinin arayı bulması ya da yalnız görüşmesi gerekirdi. Mobilya ödetmeye, altınları almaya çalışmak vs. bunlar çok çirkin şeyler. Üzerine hala ya hep birlikte görüşelim ya hiçbirimiz diyor. Yine sorumluluğu sizin üzerinize yıkıyor. Siz görüşmeme kararı alsanız, ileride anne-babasına bir şey olsa günah keçisi siz olacaksınız. Bu arada da her öfkelendiğinde "senin yüzünden..." laflarına muhattap olacaksınız.

Eşinizin anne babası hiçbir şeyiniz. Sorun arayı bulmayan, işlerin bu raddeye gelmesine izin veren ve öfkelendiğinde sizi kırmaktan çekinmeyen eşinizde. İyiyken herkes iyidir. Daha 2.5 yılda bunları yaşadıysanız devamını düşünün.
İleride beni suçlamasından korkuyorum, böyle bir karar verecekse kendisi versin istiyorum ben de. Ama aileyi kesip atmak da gerçekçi gelmiyor. Bunca sene bu muameleyi normal karşılayıp bundan sonrasında mı sorun edecek... Eşimin sorumluluk alması lazım, yoksa dediğiniz gibi devamı iyiye gitmeyecek, farkındayım.
 
Masallah yine deccalden az evvel dogmus bir es ailesi. Bosverin bu saatten sonra iliskinizin duzelecegini dusunmuyorum, ne kadar az gorusurseniz hatta gorusmezseniz sizin icin daha iyi. Esiniz aradaki dengeyi bir sekilde kurabilirse ne ala, kuramazsa olacaklar uc asagi beş yukari belli.
 
Kısım kısım okuyarak yorum yazıyorum.
Birincisi evlenirken kayın ailenin eşyalarını yenileyip düğün masrafına saymak hangi yörenin adeti? Ve bu yalana kim inanır? 30+ yaşındaki kocanızın cidden buna inanarak mı hareket ettiğini düşündünüz? Yaşıtız konu sahibi, kurban olayım bu y kuşağına ne oluyor? Niye herkese her şeye böyle güveniyoruz biz? Bak ilk burada işaret gelmiş, ta burada başlamış.
Dini nikahta yapılan zaten başlı başına saçmalık. Nikah yapılırken rızam yok demek ne ya? Valla bu işin ederi tam yeri ve zamanında çıkacak bir cıngarmış. Ama iyi sabretmiş aileniz.
Altın konusunda vermemeniz tam isabet ama el öpmeye diye gidip kafede beklemeniz hiç olmamış. Bu insanlara el öpmeye gidilir mi ya? Hiç gitmeyecektiniz, bari etrafa yaydığı dedikodunun altını doldurmuş olurdunuz. :KK53: Ben olsam şaşırdım hadi gittim kapılarına, kavga çıktı diyelim. Eşimi orada bırakır çeker giderdim evime. Ne bekleyeceğim kafede mafede.
Valla lafı evirip çevirmeyerek yorumumu noktalıyorum. Beğenmiyorsan boşan git defol diyen koca ile iyiyken iyi olmak bir ölçüt değil. Bak mesela ben de iyiyken çok iyiyimdir. Ama bir de sinirliyken, olay çıkmışken görmek lazım. İyiyken herkes iyi konu sahibi.
Kısacası güvenmemekte, benimsememekte sonuna kadar haklısınız. Altını verseydiniz, eşya borçlarını ödeseydiniz sizden iyisi olmazdı. Sorunun temeli burada. Sizi yönetemedikleri için kızgınlar, şahsınızla alakası yok. Siz değil de Fatma olsaydı, yine aynısı olurdu. Eşiniz de içten içe uymanızı bekliyor, ondan böyle oluyor bence.
Söyledikleriniz kulağıma küpe olacak. Ne desem bilmiyorum, çok doğru. Keşke bu para mevzularında geri adım attıklarında alttan almak yerine gereken tepkiyi verseydim. İnsan yaşarken bazen göremiyor işte. El öpmeye gitmek benim de içime sinmedi, annesi telefonları açmayınca ben evlerine gitmeden doğrudan cafeye geçtim. Eşimin evden almak istediği eşyalar vardı ve annesiyle derdi ne diye konuşmak istedi. Kavga edip sinirden ağlayarak çıktı. Son paragraf için ayrıca teşekkür ederim, hislerimi onaylamanız kalbimi biraz olsun ferahlattı. Hep sorun bende mi diye kendimi sorgulamaktan o kadar yoruldum ki.
 
Bir ömrü bu aileyle heba edemezsiniz zaten sonunda hasta olursunuz. Ya eş ailesini hayatınıza dahil etmeyeceksiniz (eşiniz görüşürse görüşsün ama size yansıtmasın gerçi eşinizi de yer bitirir bunlar) ya da boşanacaksanız. Ama lütfen çocuk konusunda çok dikkat edin, eğer yarın öbür gün ayrılacaksaniz bu aileyle aranızda çocuk bağı oluşturmayın, çocuk da arada derede hasta/perişan olur. Hiç normal değiller.. Okurken fenaliklar geçirdim
Çocuk düşünmüyoruz, çok doğru söylediniz, olsa da perişan olurdu arada.
 
Masallah yine deccalden az evvel dogmus bir es ailesi. Bosverin bu saatten sonra iliskinizin duzelecegini dusunmuyorum, ne kadar az gorusurseniz hatta gorusmezseniz sizin icin daha iyi. Esiniz aradaki dengeyi bir sekilde kurabilirse ne ala, kuramazsa olacaklar uc asagi beş yukari belli.
Sesli güldüm, nasıl isabetli bir tabir bu :D Teşekkür ederim, ben de böyle düşünüyorum.
 
30'lu yaşlarda bir kadın olarak. nişanlılık döneminde yapılanları sözlerle geçiştirmeyip devam etmeyecektiniz. Kaç yılık aile ilişkilerini değiştirebileceğinizi düşünmemeniz gerekirdi. Her şeyinize karışılmış, sesiniz buna izin vermiş çünkü normali bu. Bunlar devam etmemek içim gayet yeterli sebeplermiş aslında. Hiçbir şey süpriz olmamış size.

Eşimiz onca şeye rağmen ailesiyle görüşmeye zorlamamalı sizi. Kendi görüşsün. Zorluyorsa bu evlilikten hasta olur çıkarsınız.
Katılıyorum, bu noktada görmezden gelerek ben de hata yaptım. Şimdi de bedelini ödüyorum. Allah beterinden korusun.
 
Back
X