- Katılım
- 5 Temmuz 2020
- Mesajlar
- 407
- Emoji Skoru
- 960
- Puanlar
- 103
- Konu Sahibi anlayanvarmi
-
- #141
Ben aynı zamanda editörlük yapıyorum ve tez yazıyorum. Bu nedenle zaten günlük hayatımda da noktalama işaretlerini aktif olarak kullanıyorum. Yazı yazarak kendimi rahat ifade ediyorum. Yapay zeka ile düzeltme yapılmasına da karşı değilim, bazı konular o kadar zor okunuyor ki keşke yapsalar...Yapay zeka olsa ne olacak ayrıca değil mi sonuçta yapay zekaya derdini yazıp orada düzenleme yapıp burada konuyu açmış olabilir ama burada muhalefet diz boyu yapay zekayı artık bir benimseseler olmuyor mu anlamadım ben noktalama işaretleri ile uğraşmak istemem atarım yazıyı düzenle derim mesela ne var bunda şu teknoloji çağında hâlâ geri zihniyet var.
Hepsini okuyamadım ama ayrıl zor mutlu olursunuz değil senle eşin bi başkası da hayatına girse mutlu olamaz. Değişmedikce aynı şeyler tekrarlanırAnlatmaya nereden başlamalıyım bilemiyorum. Biraz uzun olacak ama tecrübeli birilerinin yol göstermesine çok ihtiyacım var. Okuyacaklara şimdiden çok teşekkür ederim.
30’larının başlarındayım. Geçtiğimiz sene severek evlendim. İyi bir işim var ve aynı zamanda doktora yapıyorum. Eşimle evlilikle beraber 2.5 yıldır ilişkimiz devam ediyor. Eşim üniversite terk ama belirli konularda kendisini geliştirmiş, işinde gücünde, sorumluluk sahibi, sevgisini belli eden biri. Eğitim farkı evliliğimizde bir probleme neden olmadı. Problem olan daha çok eşimin ailesi ve aile problemleri karşısında eşimin verdiği tepkiler.
Annesi ve babası üniversite mezunu, çevreleri tarafından saygı gören insanlar. Eğitim farkımızı da evlenirken çok büyük bir problem haline getirip oğullarını ezmemden büyük endişe duymuşlar. Bunu ilk duyduğumda bana çok garip gelmişti ama şimdi anlıyorum nedenini. Oğullarını asıl ezenler ve adam yerine koymayanlar kendileri çünkü.
Evlilik sürecimiz bir yandan çok mutlu ve bir yandan da çok sıkıntılı geçti. Annesinin zaman zaman garip isteklerine maruz kaldım. Mesela “kendi sosyal konumları karşısında yakışıksız bir şeyler seçmemden endişe duyduğu için” bütün ev eşyası ve çeyiz alışverişinde ondan onay almam gerektiğini iletti, giriş müziğine kendisi karar vermek istedi, düğünde ücretini bize ödeterek müzik grubu getirmek istediler, gelinliğimde göğüslerimin belli olmasından çok endişe duyduğu için böyle bir model seçmemem için beni uyardı, nişanda emrivaki yaparak bize sormadan evimize 70 kişi çağırdı, bize sormadan davetiye ayarlayıp insanlara dağıtıldı. Eşim evlenmeden önce ailesini hayatımıza müdahil etmeyeceğine dair bana söz verdi. Buna güvenerek idare ettim ve eşimin de arkamda durmasıyla her şey benim istediğim gibi oldu, annesini sürece dahil etmedik.
Bu süreçte biz ev eşyası bakarken annesi ve babası da bir yandan eşime kendi ev eşyalarını yeniletip borçları da (100.000 TL civarı) bize yıkmaya çalıştı. Düğüne iki hafta kala borç hesaplaması yaparken kendi ev eşyalarının masraflarını altınlarla ödenmek üzere düğün masrafı olarak saydıklarını öğrendim. Bu bende eşime karşı çok büyük bir güven kaybına neden oldu. Eşimle yüzleştiğimizde çevresinde başka evlenen olmadığından bunun normal olduğunu sandığını söyledi, beni kandırmak gibi bir niyetinin olmadığını söyledi ve masrafların parasını babasından geri aldı. Eşimi sevdiğim için nişanı bozmadım ama bu mevzuyu içimde atlatamadım, bende eşime karşı maddi konulara dair çok büyük bir güvensizlik ortaya çıktı, normalde hiç para konuşmazdık ama bu olaydan sonra uzun süre harcamalarını kontrol ettim.
Düğünden önceki gece eşimin babası sinirle beni aradı ve aylar önceden planlanan dini nikahı iptal etmemizi, bunun uydurmasyon bir adet olduğunu söyledi. Ailemin kabul etmeyeceğini söylediğimde saçma sapan işler yapıyorsunuz dedi. Mehrimi sordu, cevap vermek istemediğim için nikahtan önce eşime söyleyeceğimi söyledim. Sinirlendi ve eşim için bunu da becerememiş dedi. Ertesi gün (düğün günü) annesi gelin odasındaki dini nikaha gelmedi, nikah bittiğinde geldi ve bu nikah için rızasının alınmadığını söyledi bağırarak. Herkes şok oldu. Sonrasında aileme nikahı kendi eşinin kıymasının daha uygun olacağını düşündüğü için böyle dediğini söylemiş. Başkalarına da ev yerine düğün salonunda gelin odasında nikah kıydığımız için böyle dediğini söylemiş. Bu nikaha yönelik bana gelen tek talepleri iptal edilmesi yönündeydi. Başka hiçbir şey söylemediler bize nikah öncesinde. Başkası kıysın veya evde kıysın demediler. Ailem şehir dışında olduğu için ve eşin ailesi evimize gelmek gibi bir plan yapmadığı için biz de böyle herkes için kolay bir çözüm bulmuştuk. Bu engellemenin oğullarına mehir ödetmeme telaşıyla yapıldığını düşünüyorum. Ablam annesine bu yaptıklarınızı her ne nedenle yapmış olursanız olun siz bugün bir anne olarak evladınızı yalnız bıraktınız, bugün hep böyle hatırlanacak demiş. Düğünden beri ailemle görüşmüyorlar.
Düğün günü gelin arabasına binerken eşimin annesini eşimi arabanın arkasına çağırıp kulağına bir şey söylerken gördüm. Eşim yanıma geldi, ailesinin altın çantasını istediklerini, altınların arasından bazılarını alacağını ve kalanı bize vereceğini söyledi. Bu altınların bize hediye edildiğini ve düğün borcunu biz ödeyeceğimiz için de ailesine vermenin doğru olmadığını söyledim. Altınları onlara vermedik. Babası sonradan lafı çevirip balayına gidersek altınların kendilerinde güvende kalması için böyle bir şey istediklerini söyledi eşime. Ama düğün salonundan evimize gidene kadar eşimin annesi hakaret mesajları attı eşime altınları vermediğimiz için. Düğün salonu ve kendi eşyalarımızın borcunu altınlarla kendimiz kapattık. Hatta bana yaptıkları bohçaya kadar aylarca taksit ödedik eşimle beraber. Ama ailesi altın mevzusunu kapatamadı ve aylarca eşimle konuşmadılar. Hatta el öpmeye gittiğimizde annesi bizi kabul etmedi, eşimle bağıra çağıra kavga ettiler. Eşim annesiyle kavga ederken ben (eve kabul edilmediğim için) dışarıda bir cafede bekledim. Annesi çevresine benim el öpmeye bile gelmediğimi söylüyormuş. Sonradan kulağıma geldi. Düğün günüm de dahil aylarca kaygı içerisinde hissettim, her şey pratikte benim istediğim gibi oldu ama ruhsal olarak büyük krizler yaşattılar. Kendi içimde evliliğimi sindirmekte çok zorlandım, hep boşanacakmışız gibi hissettim.
Annesi bana karşı ilk zamanlarda aşırı derecede soğuktu, yüzüme bile bakmıyordu. Ailemin yanında da anormal derecede sıcak davranıyordu. Hatta ailem benim sorun aradığımı düşünüyordu, bu durum o kadar ileri gitmişti yani. Biz evlendikten 4 ay kadar sonra eşimin babası benim iletişimim çok kötü olduğu için böyle şeyleri fark etmediğimi ama insanların aramızda bir sorun olduğunu anladığını, kalabalık içerisindeyken kendilerine özel çay kahve hizmeti yapıp (bunun için çalışan insanlar oluyor) eşimin annesine de sarılıp öpmemi ve bir sorun olmadığını göstermemi istedi. Benim iletişimimin kötü olduğunu söyleyecek bir kişiyi bile bulamayacaklarını söyledim. Bu zamana kadar kendilerine bir saygısızlık yapmadığımı ve benden daha fazlasını beklememeleri gerektiğini, çünkü bir yakınlık duymadığımı söyledim. Nedenini sorduğunda da beni istemediklerinin farkında olduğumu söyledim. Bunun üzerine babası asıl istemeyenin eşimin annesi olduğunu ve bunun nedeninin de eşim için başka bir kızı düşündüklerini söyledi. Eşime bu konuda yıllarca baskı yapmışlar ama o görüşmeyi kabul etmemiş. Benimle görüşmeye başladıktan sonra da düğüne kadar ısrara devam etmişler ve bu nedenle aylarca eşimle konuşmamışlar. Eşim bunu benimle paylaşmamış rahatsız olacağımı bildiği için. Bunu bana söylediklerini duyunca da çok sinirlendi ve hesap sorduğunda babası inkar etti. Yani açıkça yalan söyledi. Böyle bir şeyi bana ne amaçla anlattığının cevabı ise bende yok.
Eşim ailesine mesafe koydu evliliğimize zarar verecek davranışları nedeniyle. Aylarca görüşmedik. Ama artık çok önemsedikleri o insanlara rezil oldukları için bizimle görüşmek için bir adım attılar, evimize gelmek istediler ilk defa düğünden 8 ay sonra, eşim üzüldüğü için kabul ettim eve ama kesinlikle özür dilemediler. Ondan sonra da birkaç aile davetinde evcilik oynadık. Annesi çok yakınmışız gibi sürekli benimle ilgilendi insanların önünde. Hatta yalan söyledi gözümün içine bakarak; sık sık kendilerine yemeğe gittiğimizi söyledi. Eşimin ailesi olduğu için idare etmeye çalıştım ama her seferinde aşırı kaygı ve stres hissettim. İşkence gibi geçti.
Çevredeki insanlardan benim hakkımda konuştuklarını ve benim umursamaz, başına buyruk, annemle babam boşandığı için aile nedir bilmeyen biri olduğumu söylediklerini öğrendim. Halbuki benim ailemle aram çok iyidir, geçmişte travmalar yaşadık ama bugün annemin, babamın, kardeşlerimin, dostlarımın ne ihtiyaçları olursa tereddüt etmeden koşarım.
Eşim bana ailesinin ikinci planda olduğunu, beni öncelediğini, gerekirse onları hayatından çıkarabileceğini, işler daha da kötüye giderse görüşmemeye razı olduğunu söylüyor. Ama bu insanların da ailesi olduğunu arada görüşünce idare etmemi istiyor. Eşime haksızlık yapmak istemiyorum ama ben bana yaşattıkları saçmalıkları kabul edemiyorum. Sindiremiyorum. Bu insanlarla evcilik oynamak, yalanlarına ortak olmak istemiyorum. İçimde çok büyük bir öfke var. Bu öfkeyi eşime karşı da besliyorum. Onu bir yandan seviyorum ama diğer yandan da ailesinin neden olduğu problemlerden dolayı onu da suçluyorum. Ailesiyle ilgili bir gündem olmadığında çok mutlu ve huzurluyuz. Ama ailesi bir şeyler yapınca durumu yönetemiyor. Benimle kavga ediyor, onlarla kavga ediyor. Bana ağır şeyler söylüyor ilk aşamada. Beğenmiyorsam boşanmamı söylüyor, defolup gitmemi söylüyor. Sonra özür diliyor, telafi etmek için bir sürü şey yapıyor ama ben güvenimi kaybediyorum. Ona güvenmediğimi söylüyorum, ailesinin yalancı olduğunu söylüyorum, her şey daha da kötüye gidiyor. Ailesi problem çıkardığında eşimi çocuk gibi görüyorum. Şamar oğlanı gibi ne derlerse tamam diyecek sanki ben karşı çıkmasam. Hiç saygı görmüyor. Saygı görmemeyi normal görüyor.
Eşimle aramız her zaman kötü değil. Kavga etmediğimiz zamanlarda çok iyiyiz. Böyle zamanlarda bana çok kıymet veriyor, bir dediğimi iki etmiyor, sevgisini çok hissettiriyor. Öfkesi geçince söylediklerinden dolayı pişman oluyor. Telafi etmeye çalışıyor. Bir yandan da değişime tamamen kapalı değil ama her seferinde ikna olması için çok şiddetli kavga etmemiz ve benim ona karşı çok sert tavır koymam gerekiyor. Sakin sakin konuşunca kafasına girmiyor. Sonuçta her mevzuda benim istediğim oluyor ama ne pahasına? Huzurum yok, sınır ihlali yapacaklar diye sürekli diken üzerindeyim, kavga etmekten hem ona hem de kendime saygım kalmadı. Evlenmeden önceki güvenli hayatımı özlüyorum. Vücudum stres nedeniyle tepki veriyor artık, her yerim ağrıyor, sürekli hasta oluyorum, cinsel yakınlıktan kaçıyorum. Bu durumların beni bu kadar etkilemesini istemiyorum, ruh sağlığım geri dönüşü olmayacak şekilde bozulacak diye korkuyorum. Yarın bayram ve kimseyle görüşmek istemiyorum.
Objektif gözle değerlendirecek olursanız bu evlilik sürdürmeye değer mi? Bu insanların dertleri ne? Neden oğlumuz yuva kurdu diye sevinmiyorlar? Bu işi biz nasıl kurtarabiliriz? Ben nerede hatalar yapıyorum?
Buraya kadar okuduysanız eğer teşekkür ederim.
Benim de inancım kalmadı mutlu olabileceğimize karşı. Hayırlısı olur inşallah.Hepsini okuyamadım ama ayrıl zor mutlu olursunuz değil senle eşin bi başkası da hayatına girse mutlu olamaz. Değişmedikce aynı şeyler tekrarlanır
Hakkında hayırlısıBenim de inancım kalmadı mutlu olabileceğimize karşı. Hayırlısı olur inşallah.
Çok teşekkür ederim, inşallah.Hakkında hayırlısıhiç bi ilişki sonsuza dek sürmek zorunda değil inşallah daha mutlu hissettiğin zamanların olur
Ülkede o kadar eğitimsiz, varoş aile var ki 2 üniversite mezunu denk gelince kendilerini kraliyet ailesi sanmış bunlar da.cahili de ayrı bir sıkıntı eğitimlisi de bu ülkede.eş aileleri nasıl olursa olsun sıkıntılı maalesef.Anlatmaya nereden başlamalıyım bilemiyorum. Biraz uzun olacak ama tecrübeli birilerinin yol göstermesine çok ihtiyacım var. Okuyacaklara şimdiden çok teşekkür ederim.
30’larının başlarındayım. Geçtiğimiz sene severek evlendim. İyi bir işim var ve aynı zamanda doktora yapıyorum. Eşimle evlilikle beraber 2.5 yıldır ilişkimiz devam ediyor. Eşim üniversite terk ama belirli konularda kendisini geliştirmiş, işinde gücünde, sorumluluk sahibi, sevgisini belli eden biri. Eğitim farkı evliliğimizde bir probleme neden olmadı. Problem olan daha çok eşimin ailesi ve aile problemleri karşısında eşimin verdiği tepkiler.
Annesi ve babası üniversite mezunu, çevreleri tarafından saygı gören insanlar. Eğitim farkımızı da evlenirken çok büyük bir problem haline getirip oğullarını ezmemden büyük endişe duymuşlar. Bunu ilk duyduğumda bana çok garip gelmişti ama şimdi anlıyorum nedenini. Oğullarını asıl ezenler ve adam yerine koymayanlar kendileri çünkü.
Evlilik sürecimiz bir yandan çok mutlu ve bir yandan da çok sıkıntılı geçti. Annesinin zaman zaman garip isteklerine maruz kaldım. Mesela “kendi sosyal konumları karşısında yakışıksız bir şeyler seçmemden endişe duyduğu için” bütün ev eşyası ve çeyiz alışverişinde ondan onay almam gerektiğini iletti, giriş müziğine kendisi karar vermek istedi, düğünde ücretini bize ödeterek müzik grubu getirmek istediler, gelinliğimde göğüslerimin belli olmasından çok endişe duyduğu için böyle bir model seçmemem için beni uyardı, nişanda emrivaki yaparak bize sormadan evimize 70 kişi çağırdı, bize sormadan davetiye ayarlayıp insanlara dağıtıldı. Eşim evlenmeden önce ailesini hayatımıza müdahil etmeyeceğine dair bana söz verdi. Buna güvenerek idare ettim ve eşimin de arkamda durmasıyla her şey benim istediğim gibi oldu, annesini sürece dahil etmedik.
Bu süreçte biz ev eşyası bakarken annesi ve babası da bir yandan eşime kendi ev eşyalarını yeniletip borçları da (100.000 TL civarı) bize yıkmaya çalıştı. Düğüne iki hafta kala borç hesaplaması yaparken kendi ev eşyalarının masraflarını altınlarla ödenmek üzere düğün masrafı olarak saydıklarını öğrendim. Bu bende eşime karşı çok büyük bir güven kaybına neden oldu. Eşimle yüzleştiğimizde çevresinde başka evlenen olmadığından bunun normal olduğunu sandığını söyledi, beni kandırmak gibi bir niyetinin olmadığını söyledi ve masrafların parasını babasından geri aldı. Eşimi sevdiğim için nişanı bozmadım ama bu mevzuyu içimde atlatamadım, bende eşime karşı maddi konulara dair çok büyük bir güvensizlik ortaya çıktı, normalde hiç para konuşmazdık ama bu olaydan sonra uzun süre harcamalarını kontrol ettim.
Düğünden önceki gece eşimin babası sinirle beni aradı ve aylar önceden planlanan dini nikahı iptal etmemizi, bunun uydurmasyon bir adet olduğunu söyledi. Ailemin kabul etmeyeceğini söylediğimde saçma sapan işler yapıyorsunuz dedi. Mehrimi sordu, cevap vermek istemediğim için nikahtan önce eşime söyleyeceğimi söyledim. Sinirlendi ve eşim için bunu da becerememiş dedi. Ertesi gün (düğün günü) annesi gelin odasındaki dini nikaha gelmedi, nikah bittiğinde geldi ve bu nikah için rızasının alınmadığını söyledi bağırarak. Herkes şok oldu. Sonrasında aileme nikahı kendi eşinin kıymasının daha uygun olacağını düşündüğü için böyle dediğini söylemiş. Başkalarına da ev yerine düğün salonunda gelin odasında nikah kıydığımız için böyle dediğini söylemiş. Bu nikaha yönelik bana gelen tek talepleri iptal edilmesi yönündeydi. Başka hiçbir şey söylemediler bize nikah öncesinde. Başkası kıysın veya evde kıysın demediler. Ailem şehir dışında olduğu için ve eşin ailesi evimize gelmek gibi bir plan yapmadığı için biz de böyle herkes için kolay bir çözüm bulmuştuk. Bu engellemenin oğullarına mehir ödetmeme telaşıyla yapıldığını düşünüyorum. Ablam annesine bu yaptıklarınızı her ne nedenle yapmış olursanız olun siz bugün bir anne olarak evladınızı yalnız bıraktınız, bugün hep böyle hatırlanacak demiş. Düğünden beri ailemle görüşmüyorlar.
Düğün günü gelin arabasına binerken eşimin annesini eşimi arabanın arkasına çağırıp kulağına bir şey söylerken gördüm. Eşim yanıma geldi, ailesinin altın çantasını istediklerini, altınların arasından bazılarını alacağını ve kalanı bize vereceğini söyledi. Bu altınların bize hediye edildiğini ve düğün borcunu biz ödeyeceğimiz için de ailesine vermenin doğru olmadığını söyledim. Altınları onlara vermedik. Babası sonradan lafı çevirip balayına gidersek altınların kendilerinde güvende kalması için böyle bir şey istediklerini söyledi eşime. Ama düğün salonundan evimize gidene kadar eşimin annesi hakaret mesajları attı eşime altınları vermediğimiz için. Düğün salonu ve kendi eşyalarımızın borcunu altınlarla kendimiz kapattık. Hatta bana yaptıkları bohçaya kadar aylarca taksit ödedik eşimle beraber. Ama ailesi altın mevzusunu kapatamadı ve aylarca eşimle konuşmadılar. Hatta el öpmeye gittiğimizde annesi bizi kabul etmedi, eşimle bağıra çağıra kavga ettiler. Eşim annesiyle kavga ederken ben (eve kabul edilmediğim için) dışarıda bir cafede bekledim. Annesi çevresine benim el öpmeye bile gelmediğimi söylüyormuş. Sonradan kulağıma geldi. Düğün günüm de dahil aylarca kaygı içerisinde hissettim, her şey pratikte benim istediğim gibi oldu ama ruhsal olarak büyük krizler yaşattılar. Kendi içimde evliliğimi sindirmekte çok zorlandım, hep boşanacakmışız gibi hissettim.
Annesi bana karşı ilk zamanlarda aşırı derecede soğuktu, yüzüme bile bakmıyordu. Ailemin yanında da anormal derecede sıcak davranıyordu. Hatta ailem benim sorun aradığımı düşünüyordu, bu durum o kadar ileri gitmişti yani. Biz evlendikten 4 ay kadar sonra eşimin babası benim iletişimim çok kötü olduğu için böyle şeyleri fark etmediğimi ama insanların aramızda bir sorun olduğunu anladığını, kalabalık içerisindeyken kendilerine özel çay kahve hizmeti yapıp (bunun için çalışan insanlar oluyor) eşimin annesine de sarılıp öpmemi ve bir sorun olmadığını göstermemi istedi. Benim iletişimimin kötü olduğunu söyleyecek bir kişiyi bile bulamayacaklarını söyledim. Bu zamana kadar kendilerine bir saygısızlık yapmadığımı ve benden daha fazlasını beklememeleri gerektiğini, çünkü bir yakınlık duymadığımı söyledim. Nedenini sorduğunda da beni istemediklerinin farkında olduğumu söyledim. Bunun üzerine babası asıl istemeyenin eşimin annesi olduğunu ve bunun nedeninin de eşim için başka bir kızı düşündüklerini söyledi. Eşime bu konuda yıllarca baskı yapmışlar ama o görüşmeyi kabul etmemiş. Benimle görüşmeye başladıktan sonra da düğüne kadar ısrara devam etmişler ve bu nedenle aylarca eşimle konuşmamışlar. Eşim bunu benimle paylaşmamış rahatsız olacağımı bildiği için. Bunu bana söylediklerini duyunca da çok sinirlendi ve hesap sorduğunda babası inkar etti. Yani açıkça yalan söyledi. Böyle bir şeyi bana ne amaçla anlattığının cevabı ise bende yok.
Eşim ailesine mesafe koydu evliliğimize zarar verecek davranışları nedeniyle. Aylarca görüşmedik. Ama artık çok önemsedikleri o insanlara rezil oldukları için bizimle görüşmek için bir adım attılar, evimize gelmek istediler ilk defa düğünden 8 ay sonra, eşim üzüldüğü için kabul ettim eve ama kesinlikle özür dilemediler. Ondan sonra da birkaç aile davetinde evcilik oynadık. Annesi çok yakınmışız gibi sürekli benimle ilgilendi insanların önünde. Hatta yalan söyledi gözümün içine bakarak; sık sık kendilerine yemeğe gittiğimizi söyledi. Eşimin ailesi olduğu için idare etmeye çalıştım ama her seferinde aşırı kaygı ve stres hissettim. İşkence gibi geçti.
Çevredeki insanlardan benim hakkımda konuştuklarını ve benim umursamaz, başına buyruk, annemle babam boşandığı için aile nedir bilmeyen biri olduğumu söylediklerini öğrendim. Halbuki benim ailemle aram çok iyidir, geçmişte travmalar yaşadık ama bugün annemin, babamın, kardeşlerimin, dostlarımın ne ihtiyaçları olursa tereddüt etmeden koşarım.
Eşim bana ailesinin ikinci planda olduğunu, beni öncelediğini, gerekirse onları hayatından çıkarabileceğini, işler daha da kötüye giderse görüşmemeye razı olduğunu söylüyor. Ama bu insanların da ailesi olduğunu arada görüşünce idare etmemi istiyor. Eşime haksızlık yapmak istemiyorum ama ben bana yaşattıkları saçmalıkları kabul edemiyorum. Sindiremiyorum. Bu insanlarla evcilik oynamak, yalanlarına ortak olmak istemiyorum. İçimde çok büyük bir öfke var. Bu öfkeyi eşime karşı da besliyorum. Onu bir yandan seviyorum ama diğer yandan da ailesinin neden olduğu problemlerden dolayı onu da suçluyorum. Ailesiyle ilgili bir gündem olmadığında çok mutlu ve huzurluyuz. Ama ailesi bir şeyler yapınca durumu yönetemiyor. Benimle kavga ediyor, onlarla kavga ediyor. Bana ağır şeyler söylüyor ilk aşamada. Beğenmiyorsam boşanmamı söylüyor, defolup gitmemi söylüyor. Sonra özür diliyor, telafi etmek için bir sürü şey yapıyor ama ben güvenimi kaybediyorum. Ona güvenmediğimi söylüyorum, ailesinin yalancı olduğunu söylüyorum, her şey daha da kötüye gidiyor. Ailesi problem çıkardığında eşimi çocuk gibi görüyorum. Şamar oğlanı gibi ne derlerse tamam diyecek sanki ben karşı çıkmasam. Hiç saygı görmüyor. Saygı görmemeyi normal görüyor.
Eşimle aramız her zaman kötü değil. Kavga etmediğimiz zamanlarda çok iyiyiz. Böyle zamanlarda bana çok kıymet veriyor, bir dediğimi iki etmiyor, sevgisini çok hissettiriyor. Öfkesi geçince söylediklerinden dolayı pişman oluyor. Telafi etmeye çalışıyor. Bir yandan da değişime tamamen kapalı değil ama her seferinde ikna olması için çok şiddetli kavga etmemiz ve benim ona karşı çok sert tavır koymam gerekiyor. Sakin sakin konuşunca kafasına girmiyor. Sonuçta her mevzuda benim istediğim oluyor ama ne pahasına? Huzurum yok, sınır ihlali yapacaklar diye sürekli diken üzerindeyim, kavga etmekten hem ona hem de kendime saygım kalmadı. Evlenmeden önceki güvenli hayatımı özlüyorum. Vücudum stres nedeniyle tepki veriyor artık, her yerim ağrıyor, sürekli hasta oluyorum, cinsel yakınlıktan kaçıyorum. Bu durumların beni bu kadar etkilemesini istemiyorum, ruh sağlığım geri dönüşü olmayacak şekilde bozulacak diye korkuyorum. Yarın bayram ve kimseyle görüşmek istemiyorum.
Objektif gözle değerlendirecek olursanız bu evlilik sürdürmeye değer mi? Bu insanların dertleri ne? Neden oğlumuz yuva kurdu diye sevinmiyorlar? Bu işi biz nasıl kurtarabiliriz? Ben nerede hatalar yapıyorum?
Buraya kadar okuduysanız eğer teşekkür ederim.
Kibir gerçekten ayrı bir hastalık, burunlarının ucunu göremiyorlar. Diplomanın hiç önemi yok insan olmadıktan sonra.Ülkede o kadar eğitimsiz, varoş aile var ki 2 üniversite mezunu denk gelince kendilerini kraliyet ailesi sanmış bunlar da.cahili de ayrı bir sıkıntı eğitimlisi de bu ülkede.eş aileleri nasıl olursa olsun sıkıntılı maalesef.
Gerçekten sinirlerim çok bozuluyor böyle yazılar okudukça. Allah kolaylık versin ne diyimÇok güzel özetlemişsiniz, teşekkür ederim. Eşimi gerçekten severek evlendim ama bu kadar sorunlu bir evlilik hayatı beklemiyordum. Merak etmeyin kimseye minnet duymadan hayatımı yeniden kurup idame ettirebilirim, zaten bu ihtimal beni ayakta tutuyor. Eşimle boşandım diye de kimse bana hesap sormaz, ailem ve çevremdeki insanlar ne karar alırsam destek olur. Sadece göremediğim bir şey var mı diye buraya yazmak istedim, ileride dönüp baktığımda herhangi bir haksızlık yaptım mı diye kendimi sorgulamak istemiyorum.
Anlayabiliyorum neden böyle hissettiğinizi, ben de kaldırmakta zorlanıyorum. Güvenim boşa çıktı maalesef. Eşimin saygısızlığına daha fazla tahammül etmeyeceğim. Çok teşekkürler.Gerçekten sinirlerim çok bozuluyor böyle yazılar okudukça. Allah kolaylık versin ne diyim
Ben hukukçuyum çok şahit oluyorum. Bazı bazı bizzat kendi evliliğimde yaşıyorum da. Bazı şeylerin ne izahı ne mizahı oluyor. Sevgi batsınAnlayabiliyorum neden böyle hissettiğinizi, ben de kaldırmakta zorlanıyorum. Güvenim boşa çıktı maalesef. Eşimin saygısızlığına daha fazla tahammül etmeyeceğim. Çok teşekkürler.
Merhabalar. Evet bugün ağır bir konuşma yaptık. Hatalarını kabul ediyor. Boşanmak istemiyormuş, durumu kurtarmak için elinden ne geliyorsa yapmaya hazırmış. Ama tabii ki bir yandan beni de suçluyor, onur kırıcı şeyler söylediğimi ve hiçbir şeyi affetmediğimi, unutmadığımı söylüyor. Bu konuda haklı ama ben hiçbir kavgayı boşanmaya bağlamadım bugüne kadar ve çok bile dayandım ailesine ve kendisine. Neyse ailesiyle görüşmem için bir daha talepte bulunmayacak, gerekli durumlarda kendisi gidecek (o da görüşmek istemiyormuş gerekmedikçe). Annesini de arayıp arkamdan söylediği şeyleri öğrendiğimi, düğün süreci ve sonrasında yaptıkları nedeniyle kendileriyle görüşmek istemediğimi söylemiş. Annesi şok olmuş, bir şey söyleyememiş, panikle neyi öğrendiğimi falan sormuş. Bugün de zaten evlerine değil akraba gezmelerine çağırmışlardı. Eşim oraya da gelmeyeceğimizi söyledi, biz daha sonra ayrıca gideceğiz akrabalardan büyükleri ziyarete. Yani bundan sonra Beckhamlar gibi mükemmel aile pozu vermeyeceğiz hep birlikteMerhaba eşiniz ile konuştunuz mu merak ettim
Gerçekten çok iyi bir konuşma ve hamle yapmissiniz. Tebrik ediyorum. Böyle devamMerhabalar. Evet bugün ağır bir konuşma yaptık. Hatalarını kabul ediyor. Boşanmak istemiyormuş, durumu kurtarmak için elinden ne geliyorsa yapmaya hazırmış. Ama tabii ki bir yandan beni de suçluyor, onur kırıcı şeyler söylediğimi ve hiçbir şeyi affetmediğimi, unutmadığımı söylüyor. Bu konuda haklı ama ben hiçbir kavgayı boşanmaya bağlamadım bugüne kadar ve çok bile dayandım ailesine ve kendisine. Neyse ailesiyle görüşmem için bir daha talepte bulunmayacak, gerekli durumlarda kendisi gidecek (o da görüşmek istemiyormuş gerekmedikçe). Annesini de arayıp arkamdan söylediği şeyleri öğrendiğimi, düğün süreci ve sonrasında yaptıkları nedeniyle kendileriyle görüşmek istemediğimi söylemiş. Annesi şok olmuş, bir şey söyleyememiş, panikle neyi öğrendiğimi falan sormuş. Bugün de zaten evlerine değil akraba gezmelerine çağırmışlardı. Eşim oraya da gelmeyeceğimizi söyledi, biz daha sonra ayrıca gideceğiz akrabalardan büyükleri ziyarete. Yani bundan sonra Beckhamlar gibi mükemmel aile pozu vermeyeceğiz hep birlikte
En önemlisi de çift terapisine başlamayı kabul etti. Hem benimle hem de ailesiyle ilişkisindeki tepkilerini sağlıklı hale getirmek ve tehdit dilinden kurtulmak için çabalayacağını söyledi. Umarım bu süreç ailesinden ayrışmasını ve bizim müstakil bir aile olduğumuzu anlamasını sağlar. Terapiye başladıktan sonra kendimize biraz süre tanıyacağız, eğer düzelme olmazsa çoluk çocuk yokken yollarımızı ayıracağız. Bunu istemediğini söyledi ama ben kararlı olduğumu göstermek için düzelme olmazsa benim önümdeki tek seçenek bu dedim. Mecburen kabul etti.
Buraya yazdıktan sonra kendi içimde bazı şeyleri netleştirdiğimi farkettim, korkum azaldı, üzerimden büyük bir yük kalktı. Yorum yapan herkese teşekkür ederim.
Teşekkür ederim desteğiniz için. Evet ilk başta durumu dramatize edip beni manipüle etmeye çalıştı, çocukluk problemlerinden girdi, aile travmalarından çıktı. Onlar da senin imtihanın, ben ne yapabilirim dedim. Bu yükü taşımayacağım artık. Bu tavrı da sürdürülebilir mi şüpheli zaten, çabasına göre karşılık alacak bundan sonra. Hayırlısı olsun inşallah.Gerçekten çok iyi bir konuşma ve hamle yapmissiniz. Tebrik ediyorum. Böyle devameşinizin sorumluluğunu almayıp dramatizelere kapilmamaya devam edin. Size kinci demesini de kabul etmeyin. Size yapılan kötülüğü unutmak zorunda değilsiniz.
Umarım hakkınızda hayırlısı olur. Güçlü sağlam ve kararlı bir duruş her zaman olmasa da çoğu zaman işe yarar. Anladığım eşiniz de en az sizin kadar seviyor. Bakalım inşallah bir daha benzeri durumlar yaşamazsınız.Merhabalar. Evet bugün ağır bir konuşma yaptık. Hatalarını kabul ediyor. Boşanmak istemiyormuş, durumu kurtarmak için elinden ne geliyorsa yapmaya hazırmış. Ama tabii ki bir yandan beni de suçluyor, onur kırıcı şeyler söylediğimi ve hiçbir şeyi affetmediğimi, unutmadığımı söylüyor. Bu konuda haklı ama ben hiçbir kavgayı boşanmaya bağlamadım bugüne kadar ve çok bile dayandım ailesine ve kendisine. Neyse ailesiyle görüşmem için bir daha talepte bulunmayacak, gerekli durumlarda kendisi gidecek (o da görüşmek istemiyormuş gerekmedikçe). Annesini de arayıp arkamdan söylediği şeyleri öğrendiğimi, düğün süreci ve sonrasında yaptıkları nedeniyle kendileriyle görüşmek istemediğimi söylemiş. Annesi şok olmuş, bir şey söyleyememiş, panikle neyi öğrendiğimi falan sormuş. Bugün de zaten evlerine değil akraba gezmelerine çağırmışlardı. Eşim oraya da gelmeyeceğimizi söyledi, biz daha sonra ayrıca gideceğiz akrabalardan büyükleri ziyarete. Yani bundan sonra Beckhamlar gibi mükemmel aile pozu vermeyeceğiz hep birlikte
En önemlisi de çift terapisine başlamayı kabul etti. Hem benimle hem de ailesiyle ilişkisindeki tepkilerini sağlıklı hale getirmek ve tehdit dilinden kurtulmak için çabalayacağını söyledi. Umarım bu süreç ailesinden ayrışmasını ve bizim müstakil bir aile olduğumuzu anlamasını sağlar. Terapiye başladıktan sonra kendimize biraz süre tanıyacağız, eğer düzelme olmazsa çoluk çocuk yokken yollarımızı ayıracağız. Bunu istemediğini söyledi ama ben kararlı olduğumu göstermek için düzelme olmazsa benim önümdeki tek seçenek bu dedim. Mecburen kabul etti.
Buraya yazdıktan sonra kendi içimde bazı şeyleri netleştirdiğimi farkettim, korkum azaldı, üzerimden büyük bir yük kalktı. Yorum yapan herkese teşekkür ederim.
Canım biz ailevi sorunlar yüzünden şuan boşanıyoruz , ve inan uçurumdan atılmışım her yerin kırık ama kimse yardım etmiyor gibi his ediyorum, hiç uğraşma kocanı seviyorsan sineye çek , kavga olmadığı zamanlarda mutluysan demek ki aranızda sorun yok , 3. Kişiler için deymez , ben ettim sen etme.Anlatmaya nereden başlamalıyım bilemiyorum. Biraz uzun olacak ama tecrübeli birilerinin yol göstermesine çok ihtiyacım var. Okuyacaklara şimdiden çok teşekkür ederim.
30’larının başlarındayım. Geçtiğimiz sene severek evlendim. İyi bir işim var ve aynı zamanda doktora yapıyorum. Eşimle evlilikle beraber 2.5 yıldır ilişkimiz devam ediyor. Eşim üniversite terk ama belirli konularda kendisini geliştirmiş, işinde gücünde, sorumluluk sahibi, sevgisini belli eden biri. Eğitim farkı evliliğimizde bir probleme neden olmadı. Problem olan daha çok eşimin ailesi ve aile problemleri karşısında eşimin verdiği tepkiler.
Annesi ve babası üniversite mezunu, çevreleri tarafından saygı gören insanlar. Eğitim farkımızı da evlenirken çok büyük bir problem haline getirip oğullarını ezmemden büyük endişe duymuşlar. Bunu ilk duyduğumda bana çok garip gelmişti ama şimdi anlıyorum nedenini. Oğullarını asıl ezenler ve adam yerine koymayanlar kendileri çünkü.
Evlilik sürecimiz bir yandan çok mutlu ve bir yandan da çok sıkıntılı geçti. Annesinin zaman zaman garip isteklerine maruz kaldım. Mesela “kendi sosyal konumları karşısında yakışıksız bir şeyler seçmemden endişe duyduğu için” bütün ev eşyası ve çeyiz alışverişinde ondan onay almam gerektiğini iletti, giriş müziğine kendisi karar vermek istedi, düğünde ücretini bize ödeterek müzik grubu getirmek istediler, gelinliğimde göğüslerimin belli olmasından çok endişe duyduğu için böyle bir model seçmemem için beni uyardı, nişanda emrivaki yaparak bize sormadan evimize 70 kişi çağırdı, bize sormadan davetiye ayarlayıp insanlara dağıtıldı. Eşim evlenmeden önce ailesini hayatımıza müdahil etmeyeceğine dair bana söz verdi. Buna güvenerek idare ettim ve eşimin de arkamda durmasıyla her şey benim istediğim gibi oldu, annesini sürece dahil etmedik.
Bu süreçte biz ev eşyası bakarken annesi ve babası da bir yandan eşime kendi ev eşyalarını yeniletip borçları da (100.000 TL civarı) bize yıkmaya çalıştı. Düğüne iki hafta kala borç hesaplaması yaparken kendi ev eşyalarının masraflarını altınlarla ödenmek üzere düğün masrafı olarak saydıklarını öğrendim. Bu bende eşime karşı çok büyük bir güven kaybına neden oldu. Eşimle yüzleştiğimizde çevresinde başka evlenen olmadığından bunun normal olduğunu sandığını söyledi, beni kandırmak gibi bir niyetinin olmadığını söyledi ve masrafların parasını babasından geri aldı. Eşimi sevdiğim için nişanı bozmadım ama bu mevzuyu içimde atlatamadım, bende eşime karşı maddi konulara dair çok büyük bir güvensizlik ortaya çıktı, normalde hiç para konuşmazdık ama bu olaydan sonra uzun süre harcamalarını kontrol ettim.
Düğünden önceki gece eşimin babası sinirle beni aradı ve aylar önceden planlanan dini nikahı iptal etmemizi, bunun uydurmasyon bir adet olduğunu söyledi. Ailemin kabul etmeyeceğini söylediğimde saçma sapan işler yapıyorsunuz dedi. Mehrimi sordu, cevap vermek istemediğim için nikahtan önce eşime söyleyeceğimi söyledim. Sinirlendi ve eşim için bunu da becerememiş dedi. Ertesi gün (düğün günü) annesi gelin odasındaki dini nikaha gelmedi, nikah bittiğinde geldi ve bu nikah için rızasının alınmadığını söyledi bağırarak. Herkes şok oldu. Sonrasında aileme nikahı kendi eşinin kıymasının daha uygun olacağını düşündüğü için böyle dediğini söylemiş. Başkalarına da ev yerine düğün salonunda gelin odasında nikah kıydığımız için böyle dediğini söylemiş. Bu nikaha yönelik bana gelen tek talepleri iptal edilmesi yönündeydi. Başka hiçbir şey söylemediler bize nikah öncesinde. Başkası kıysın veya evde kıysın demediler. Ailem şehir dışında olduğu için ve eşin ailesi evimize gelmek gibi bir plan yapmadığı için biz de böyle herkes için kolay bir çözüm bulmuştuk. Bu engellemenin oğullarına mehir ödetmeme telaşıyla yapıldığını düşünüyorum. Ablam annesine bu yaptıklarınızı her ne nedenle yapmış olursanız olun siz bugün bir anne olarak evladınızı yalnız bıraktınız, bugün hep böyle hatırlanacak demiş. Düğünden beri ailemle görüşmüyorlar.
Düğün günü gelin arabasına binerken eşimin annesini eşimi arabanın arkasına çağırıp kulağına bir şey söylerken gördüm. Eşim yanıma geldi, ailesinin altın çantasını istediklerini, altınların arasından bazılarını alacağını ve kalanı bize vereceğini söyledi. Bu altınların bize hediye edildiğini ve düğün borcunu biz ödeyeceğimiz için de ailesine vermenin doğru olmadığını söyledim. Altınları onlara vermedik. Babası sonradan lafı çevirip balayına gidersek altınların kendilerinde güvende kalması için böyle bir şey istediklerini söyledi eşime. Ama düğün salonundan evimize gidene kadar eşimin annesi hakaret mesajları attı eşime altınları vermediğimiz için. Düğün salonu ve kendi eşyalarımızın borcunu altınlarla kendimiz kapattık. Hatta bana yaptıkları bohçaya kadar aylarca taksit ödedik eşimle beraber. Ama ailesi altın mevzusunu kapatamadı ve aylarca eşimle konuşmadılar. Hatta el öpmeye gittiğimizde annesi bizi kabul etmedi, eşimle bağıra çağıra kavga ettiler. Eşim annesiyle kavga ederken ben (eve kabul edilmediğim için) dışarıda bir cafede bekledim. Annesi çevresine benim el öpmeye bile gelmediğimi söylüyormuş. Sonradan kulağıma geldi. Düğün günüm de dahil aylarca kaygı içerisinde hissettim, her şey pratikte benim istediğim gibi oldu ama ruhsal olarak büyük krizler yaşattılar. Kendi içimde evliliğimi sindirmekte çok zorlandım, hep boşanacakmışız gibi hissettim.
Annesi bana karşı ilk zamanlarda aşırı derecede soğuktu, yüzüme bile bakmıyordu. Ailemin yanında da anormal derecede sıcak davranıyordu. Hatta ailem benim sorun aradığımı düşünüyordu, bu durum o kadar ileri gitmişti yani. Biz evlendikten 4 ay kadar sonra eşimin babası benim iletişimim çok kötü olduğu için böyle şeyleri fark etmediğimi ama insanların aramızda bir sorun olduğunu anladığını, kalabalık içerisindeyken kendilerine özel çay kahve hizmeti yapıp (bunun için çalışan insanlar oluyor) eşimin annesine de sarılıp öpmemi ve bir sorun olmadığını göstermemi istedi. Benim iletişimimin kötü olduğunu söyleyecek bir kişiyi bile bulamayacaklarını söyledim. Bu zamana kadar kendilerine bir saygısızlık yapmadığımı ve benden daha fazlasını beklememeleri gerektiğini, çünkü bir yakınlık duymadığımı söyledim. Nedenini sorduğunda da beni istemediklerinin farkında olduğumu söyledim. Bunun üzerine babası asıl istemeyenin eşimin annesi olduğunu ve bunun nedeninin de eşim için başka bir kızı düşündüklerini söyledi. Eşime bu konuda yıllarca baskı yapmışlar ama o görüşmeyi kabul etmemiş. Benimle görüşmeye başladıktan sonra da düğüne kadar ısrara devam etmişler ve bu nedenle aylarca eşimle konuşmamışlar. Eşim bunu benimle paylaşmamış rahatsız olacağımı bildiği için. Bunu bana söylediklerini duyunca da çok sinirlendi ve hesap sorduğunda babası inkar etti. Yani açıkça yalan söyledi. Böyle bir şeyi bana ne amaçla anlattığının cevabı ise bende yok.
Eşim ailesine mesafe koydu evliliğimize zarar verecek davranışları nedeniyle. Aylarca görüşmedik. Ama artık çok önemsedikleri o insanlara rezil oldukları için bizimle görüşmek için bir adım attılar, evimize gelmek istediler ilk defa düğünden 8 ay sonra, eşim üzüldüğü için kabul ettim eve ama kesinlikle özür dilemediler. Ondan sonra da birkaç aile davetinde evcilik oynadık. Annesi çok yakınmışız gibi sürekli benimle ilgilendi insanların önünde. Hatta yalan söyledi gözümün içine bakarak; sık sık kendilerine yemeğe gittiğimizi söyledi. Eşimin ailesi olduğu için idare etmeye çalıştım ama her seferinde aşırı kaygı ve stres hissettim. İşkence gibi geçti.
Çevredeki insanlardan benim hakkımda konuştuklarını ve benim umursamaz, başına buyruk, annemle babam boşandığı için aile nedir bilmeyen biri olduğumu söylediklerini öğrendim. Halbuki benim ailemle aram çok iyidir, geçmişte travmalar yaşadık ama bugün annemin, babamın, kardeşlerimin, dostlarımın ne ihtiyaçları olursa tereddüt etmeden koşarım.
Eşim bana ailesinin ikinci planda olduğunu, beni öncelediğini, gerekirse onları hayatından çıkarabileceğini, işler daha da kötüye giderse görüşmemeye razı olduğunu söylüyor. Ama bu insanların da ailesi olduğunu arada görüşünce idare etmemi istiyor. Eşime haksızlık yapmak istemiyorum ama ben bana yaşattıkları saçmalıkları kabul edemiyorum. Sindiremiyorum. Bu insanlarla evcilik oynamak, yalanlarına ortak olmak istemiyorum. İçimde çok büyük bir öfke var. Bu öfkeyi eşime karşı da besliyorum. Onu bir yandan seviyorum ama diğer yandan da ailesinin neden olduğu problemlerden dolayı onu da suçluyorum. Ailesiyle ilgili bir gündem olmadığında çok mutlu ve huzurluyuz. Ama ailesi bir şeyler yapınca durumu yönetemiyor. Benimle kavga ediyor, onlarla kavga ediyor. Bana ağır şeyler söylüyor ilk aşamada. Beğenmiyorsam boşanmamı söylüyor, defolup gitmemi söylüyor. Sonra özür diliyor, telafi etmek için bir sürü şey yapıyor ama ben güvenimi kaybediyorum. Ona güvenmediğimi söylüyorum, ailesinin yalancı olduğunu söylüyorum, her şey daha da kötüye gidiyor. Ailesi problem çıkardığında eşimi çocuk gibi görüyorum. Şamar oğlanı gibi ne derlerse tamam diyecek sanki ben karşı çıkmasam. Hiç saygı görmüyor. Saygı görmemeyi normal görüyor.
Eşimle aramız her zaman kötü değil. Kavga etmediğimiz zamanlarda çok iyiyiz. Böyle zamanlarda bana çok kıymet veriyor, bir dediğimi iki etmiyor, sevgisini çok hissettiriyor. Öfkesi geçince söylediklerinden dolayı pişman oluyor. Telafi etmeye çalışıyor. Bir yandan da değişime tamamen kapalı değil ama her seferinde ikna olması için çok şiddetli kavga etmemiz ve benim ona karşı çok sert tavır koymam gerekiyor. Sakin sakin konuşunca kafasına girmiyor. Sonuçta her mevzuda benim istediğim oluyor ama ne pahasına? Huzurum yok, sınır ihlali yapacaklar diye sürekli diken üzerindeyim, kavga etmekten hem ona hem de kendime saygım kalmadı. Evlenmeden önceki güvenli hayatımı özlüyorum. Vücudum stres nedeniyle tepki veriyor artık, her yerim ağrıyor, sürekli hasta oluyorum, cinsel yakınlıktan kaçıyorum. Bu durumların beni bu kadar etkilemesini istemiyorum, ruh sağlığım geri dönüşü olmayacak şekilde bozulacak diye korkuyorum. Yarın bayram ve kimseyle görüşmek istemiyorum.
Objektif gözle değerlendirecek olursanız bu evlilik sürdürmeye değer mi? Bu insanların dertleri ne? Neden oğlumuz yuva kurdu diye sevinmiyorlar? Bu işi biz nasıl kurtarabiliriz? Ben nerede hatalar yapıyorum?
Buraya kadar okuduysanız eğer teşekkür ederim.
Teşekkür ederim. Sevdiğini, kaybetmek istemediğini söylüyor. İnşallah bu duygularını kavga anında da hissettirmeyi başarır. Yoksa biliyorsunuz sevgi tek başına işe yaramıyor, daha bir sene dolmadan ikimiz de ne kadar yıprandık... İnşallah hayırlısı olur.Umarım hakkınızda hayırlısı olur. Güçlü sağlam ve kararlı bir duruş her zaman olmasa da çoğu zaman işe yarar. Anladığım eşiniz de en az sizin kadar seviyor. Bakalım inşallah bir daha benzeri durumlar yaşamazsınız.
İnşallah hakkınızda hayırlısı olur, karşınıza değerinizi bilecek insanlar çıkar. Boşanmanın ne kadar zor bir süreç olduğunu tahmin edebiliyorum ama sorunlara rağmen evli kalmak da kolay değil. Daha bir sene dolmadan kaç kere sinir krizi geçirdim, vücudum stres içerisinde, her yerim ağrıyor, yataktan zor çıkarıyorum kendimi. Ben böyle bir hayat istemiyorum. Bana yaptıkları muameleleri normalleştirmek, kabul etmek istemiyorum. Kendime saygı duyuyorum ve bunu elimden almalarına izin vermeyeceğim. Biliyorum bir süre sonra sevgi de kalmayacak içimde. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nde bir adamın eşi çok hasta oluyor ve bu adam sürekli eşinin öleceği günü hayal ederek/bekleyerek korkunç acılar çekiyor. Ama eşi öldüğünde içinde bir rahatlık hissi oluşuyor, çünkü biliyor eşi bir kez daha ölemeyecek. Bu sık sık aklıma geliyor. Ben boşanma ihtimalini düşünmekten evli hissedemiyorum zaten. Ne olacaksa olsun, biraz da eşim ve ailesi çabalasın.Canım biz ailevi sorunlar yüzünden şuan boşanıyoruz , ve inan uçurumdan atılmışım her yerin kırık ama kimse yardım etmiyor gibi his ediyorum, hiç uğraşma kocanı seviyorsan sineye çek , kavga olmadığı zamanlarda mutluysan demek ki aranızda sorun yok , 3. Kişiler için deymez , ben ettim sen etme.
Tüm yorumlarınızı teker teker okudum. Güçlü duruşunuza çok imrendimTeşekkür ederim. Sevdiğini, kaybetmek istemediğini söylüyor. İnşallah bu duygularını kavga anında da hissettirmeyi başarır. Yoksa biliyorsunuz sevgi tek başına işe yaramıyor, daha bir sene dolmadan ikimiz de ne kadar yıprandık... İnşallah hayırlısı olur.
Yorumunuzu görünce çok mutlu oldum, çok teşekkür ederimTüm yorumlarınızı teker teker okudum. Güçlü duruşunuza çok imrendim