Eş ailesi nedeniyle evliliğimi benimseyemiyorum

ahahahah işte insan olmayınca böyle oluyor
Ben de aynı durumdayım bütün irtibatı kestim. Akıl sağlığım daha önemli.
Ailesine düşkün olan eşim de tamam dedi ne istiyorsan yap. Valla ne gerek var 2 yabancının hayatımı içine etmesine? Kocamın anne ve babası diye benim hayatıma müdahale etme eleştirme hakkına nasıl sahip oluyorlar? Asla ne arıyorum ne bayram seyran ne hastalık….Ya boşanırız yada kabul edersin dedim eşim ikiletmedi bile. Siz de öyle yapın hadsiz sağlıksız insanların kahrını çekmek için evlenmedik. Bizimkiler kör cahil diyordum gerçekten insan olmakla alakalıymış.
 
Çok teşekkür ederim sorduğun için. Çok çok daha iyiyim. Eşimle terapi ve bolca çaba sonucu olayları birbirimizin gözünden değerlendirebilecek bir duruma geliyoruz yavaş yavaş. Bu süreçte şiddetli kavgalarımız da oldu ama bir daha ayrılma veya boşanma lafı geçmedi. Hatta kavgalarda genelde ben çözüm odaklı oluyordum, ben ucunu bırakınca artık bu rolü o üstlendi. Dengeyi bulmamız biraz sürecek gibi görünüyor.

Ben burada bu konuyu açtığım zaman bir daha ailesiyle görüşmeme kararı almıştım. Eskiden de sık görüşmüyorduk ama sürekli bir şeyler yaşıyorduk. Bu kararı uygulamaya koyunca görüşme ihtimali bile ortadan kalktığından üzerimden de çok büyük bir yük kalktı. Sağlık sorunlarım düzeldi. Ben mutlu olunca eşim de rahatladı. Hatta o da görüşmek istemiyor gerekmedikçe. Bu konuya karışmıyorum ben. Sadece bana laf söz getirme dedim.

Şu anda bir deneme sürecindeyiz. Benim korkularım hala tam olarak bitmedi. Durumu kurtarmak için idare mi ediyor yoksa çabalarında samimi mi diye emin olmak istiyorum, bunu da zaman gösterecek. Ama bir nefes alabildim sonunda.

Görüşmeme kararımızın ardından çevrelerine karşı çok zor duruma düştüklerinden ailesi de meleğe dönüştü. Annesi birileri aracılığıyla birkaç kere haber gönderdi bizi çok özlediğine dair. Suratıma bakmayan babası sürekli saçma sapan bahanelerle benimle iletişim kurup durum yoklaması yapmaya çalıştı. Bunların hiçbiri umrumda değil artık. Herkes yaşattığını yaşasın.
aaa çokk sevindim umarımmm samimidir çok sevindim daha iyi olmanıza
 
Ben de aynı durumdayım bütün irtibatı kestim. Akıl sağlığım daha önemli.
Ailesine düşkün olan eşim de tamam dedi ne istiyorsan yap. Valla ne gerek var 2 yabancının hayatımı içine etmesine? Kocamın anne ve babası diye benim hayatıma müdahale etme eleştirme hakkına nasıl sahip oluyorlar? Asla ne arıyorum ne bayram seyran ne hastalık….Ya boşanırız yada kabul edersin dedim eşim ikiletmedi bile. Siz de öyle yapın hadsiz sağlıksız insanların kahrını çekmek için evlenmedik. Bizimkiler kör cahil diyordum gerçekten insan olmakla alakalıymış.
Çok iyi yapmışsınız. İnsanların karakterleriyle ilgili bir durum maalesef. Üniversite mezunu olmalarının neden olduğu apayrı bir kibirleri var. Her şeyi bildiklerini düşünüyorlar, fırsat buldukça doktora çalışmalarımı bile küçümsüyorlar. Düşündükçe sinirlerim bozuluyor.
 
Anlatmaya nereden başlamalıyım bilemiyorum. Biraz uzun olacak ama tecrübeli birilerinin yol göstermesine çok ihtiyacım var. Okuyacaklara şimdiden çok teşekkür ederim.

30’larının başlarındayım. Geçtiğimiz sene severek evlendim. İyi bir işim var ve aynı zamanda doktora yapıyorum. Eşimle evlilikle beraber 2.5 yıldır ilişkimiz devam ediyor. Eşim üniversite terk ama belirli konularda kendisini geliştirmiş, işinde gücünde, sorumluluk sahibi, sevgisini belli eden biri. Eğitim farkı evliliğimizde bir probleme neden olmadı. Problem olan daha çok eşimin ailesi ve aile problemleri karşısında eşimin verdiği tepkiler.

Annesi ve babası üniversite mezunu, çevreleri tarafından saygı gören insanlar. Eğitim farkımızı da evlenirken çok büyük bir problem haline getirip oğullarını ezmemden büyük endişe duymuşlar. Bunu ilk duyduğumda bana çok garip gelmişti ama şimdi anlıyorum nedenini. Oğullarını asıl ezenler ve adam yerine koymayanlar kendileri çünkü.

Evlilik sürecimiz bir yandan çok mutlu ve bir yandan da çok sıkıntılı geçti. Annesinin zaman zaman garip isteklerine maruz kaldım. Mesela “kendi sosyal konumları karşısında yakışıksız bir şeyler seçmemden endişe duyduğu için” bütün ev eşyası ve çeyiz alışverişinde ondan onay almam gerektiğini iletti, giriş müziğine kendisi karar vermek istedi, düğünde ücretini bize ödeterek müzik grubu getirmek istediler, gelinliğimde göğüslerimin belli olmasından çok endişe duyduğu için böyle bir model seçmemem için beni uyardı, nişanda emrivaki yaparak bize sormadan evimize 70 kişi çağırdı, bize sormadan davetiye ayarlayıp insanlara dağıtıldı. Eşim evlenmeden önce ailesini hayatımıza müdahil etmeyeceğine dair bana söz verdi. Buna güvenerek idare ettim ve eşimin de arkamda durmasıyla her şey benim istediğim gibi oldu, annesini sürece dahil etmedik.

Bu süreçte biz ev eşyası bakarken annesi ve babası da bir yandan eşime kendi ev eşyalarını yeniletip borçları da (100.000 TL civarı) bize yıkmaya çalıştı. Düğüne iki hafta kala borç hesaplaması yaparken kendi ev eşyalarının masraflarını altınlarla ödenmek üzere düğün masrafı olarak saydıklarını öğrendim. Bu bende eşime karşı çok büyük bir güven kaybına neden oldu. Eşimle yüzleştiğimizde çevresinde başka evlenen olmadığından bunun normal olduğunu sandığını söyledi, beni kandırmak gibi bir niyetinin olmadığını söyledi ve masrafların parasını babasından geri aldı. Eşimi sevdiğim için nişanı bozmadım ama bu mevzuyu içimde atlatamadım, bende eşime karşı maddi konulara dair çok büyük bir güvensizlik ortaya çıktı, normalde hiç para konuşmazdık ama bu olaydan sonra uzun süre harcamalarını kontrol ettim.

Düğünden önceki gece eşimin babası sinirle beni aradı ve aylar önceden planlanan dini nikahı iptal etmemizi, bunun uydurmasyon bir adet olduğunu söyledi. Ailemin kabul etmeyeceğini söylediğimde saçma sapan işler yapıyorsunuz dedi. Mehrimi sordu, cevap vermek istemediğim için nikahtan önce eşime söyleyeceğimi söyledim. Sinirlendi ve eşim için bunu da becerememiş dedi. Ertesi gün (düğün günü) annesi gelin odasındaki dini nikaha gelmedi, nikah bittiğinde geldi ve bu nikah için rızasının alınmadığını söyledi bağırarak. Herkes şok oldu. Sonrasında aileme nikahı kendi eşinin kıymasının daha uygun olacağını düşündüğü için böyle dediğini söylemiş. Başkalarına da ev yerine düğün salonunda gelin odasında nikah kıydığımız için böyle dediğini söylemiş. Bu nikaha yönelik bana gelen tek talepleri iptal edilmesi yönündeydi. Başka hiçbir şey söylemediler bize nikah öncesinde. Başkası kıysın veya evde kıysın demediler. Ailem şehir dışında olduğu için ve eşin ailesi evimize gelmek gibi bir plan yapmadığı için biz de böyle herkes için kolay bir çözüm bulmuştuk. Bu engellemenin oğullarına mehir ödetmeme telaşıyla yapıldığını düşünüyorum. Ablam annesine bu yaptıklarınızı her ne nedenle yapmış olursanız olun siz bugün bir anne olarak evladınızı yalnız bıraktınız, bugün hep böyle hatırlanacak demiş. Düğünden beri ailemle görüşmüyorlar.

Düğün günü gelin arabasına binerken eşimin annesini eşimi arabanın arkasına çağırıp kulağına bir şey söylerken gördüm. Eşim yanıma geldi, ailesinin altın çantasını istediklerini, altınların arasından bazılarını alacağını ve kalanı bize vereceğini söyledi. Bu altınların bize hediye edildiğini ve düğün borcunu biz ödeyeceğimiz için de ailesine vermenin doğru olmadığını söyledim. Altınları onlara vermedik. Babası sonradan lafı çevirip balayına gidersek altınların kendilerinde güvende kalması için böyle bir şey istediklerini söyledi eşime. Ama düğün salonundan evimize gidene kadar eşimin annesi hakaret mesajları attı eşime altınları vermediğimiz için. Düğün salonu ve kendi eşyalarımızın borcunu altınlarla kendimiz kapattık. Hatta bana yaptıkları bohçaya kadar aylarca taksit ödedik eşimle beraber. Ama ailesi altın mevzusunu kapatamadı ve aylarca eşimle konuşmadılar. Hatta el öpmeye gittiğimizde annesi bizi kabul etmedi, eşimle bağıra çağıra kavga ettiler. Eşim annesiyle kavga ederken ben (eve kabul edilmediğim için) dışarıda bir cafede bekledim. Annesi çevresine benim el öpmeye bile gelmediğimi söylüyormuş. Sonradan kulağıma geldi. Düğün günüm de dahil aylarca kaygı içerisinde hissettim, her şey pratikte benim istediğim gibi oldu ama ruhsal olarak büyük krizler yaşattılar. Kendi içimde evliliğimi sindirmekte çok zorlandım, hep boşanacakmışız gibi hissettim.

Annesi bana karşı ilk zamanlarda aşırı derecede soğuktu, yüzüme bile bakmıyordu. Ailemin yanında da anormal derecede sıcak davranıyordu. Hatta ailem benim sorun aradığımı düşünüyordu, bu durum o kadar ileri gitmişti yani. Biz evlendikten 4 ay kadar sonra eşimin babası benim iletişimim çok kötü olduğu için böyle şeyleri fark etmediğimi ama insanların aramızda bir sorun olduğunu anladığını, kalabalık içerisindeyken kendilerine özel çay kahve hizmeti yapıp (bunun için çalışan insanlar oluyor) eşimin annesine de sarılıp öpmemi ve bir sorun olmadığını göstermemi istedi. Benim iletişimimin kötü olduğunu söyleyecek bir kişiyi bile bulamayacaklarını söyledim. Bu zamana kadar kendilerine bir saygısızlık yapmadığımı ve benden daha fazlasını beklememeleri gerektiğini, çünkü bir yakınlık duymadığımı söyledim. Nedenini sorduğunda da beni istemediklerinin farkında olduğumu söyledim. Bunun üzerine babası asıl istemeyenin eşimin annesi olduğunu ve bunun nedeninin de eşim için başka bir kızı düşündüklerini söyledi. Eşime bu konuda yıllarca baskı yapmışlar ama o görüşmeyi kabul etmemiş. Benimle görüşmeye başladıktan sonra da düğüne kadar ısrara devam etmişler ve bu nedenle aylarca eşimle konuşmamışlar. Eşim bunu benimle paylaşmamış rahatsız olacağımı bildiği için. Bunu bana söylediklerini duyunca da çok sinirlendi ve hesap sorduğunda babası inkar etti. Yani açıkça yalan söyledi. Böyle bir şeyi bana ne amaçla anlattığının cevabı ise bende yok.

Eşim ailesine mesafe koydu evliliğimize zarar verecek davranışları nedeniyle. Aylarca görüşmedik. Ama artık çok önemsedikleri o insanlara rezil oldukları için bizimle görüşmek için bir adım attılar, evimize gelmek istediler ilk defa düğünden 8 ay sonra, eşim üzüldüğü için kabul ettim eve ama kesinlikle özür dilemediler. Ondan sonra da birkaç aile davetinde evcilik oynadık. Annesi çok yakınmışız gibi sürekli benimle ilgilendi insanların önünde. Hatta yalan söyledi gözümün içine bakarak; sık sık kendilerine yemeğe gittiğimizi söyledi. Eşimin ailesi olduğu için idare etmeye çalıştım ama her seferinde aşırı kaygı ve stres hissettim. İşkence gibi geçti.

Çevredeki insanlardan benim hakkımda konuştuklarını ve benim umursamaz, başına buyruk, annemle babam boşandığı için aile nedir bilmeyen biri olduğumu söylediklerini öğrendim. Halbuki benim ailemle aram çok iyidir, geçmişte travmalar yaşadık ama bugün annemin, babamın, kardeşlerimin, dostlarımın ne ihtiyaçları olursa tereddüt etmeden koşarım.

Eşim bana ailesinin ikinci planda olduğunu, beni öncelediğini, gerekirse onları hayatından çıkarabileceğini, işler daha da kötüye giderse görüşmemeye razı olduğunu söylüyor. Ama bu insanların da ailesi olduğunu arada görüşünce idare etmemi istiyor. Eşime haksızlık yapmak istemiyorum ama ben bana yaşattıkları saçmalıkları kabul edemiyorum. Sindiremiyorum. Bu insanlarla evcilik oynamak, yalanlarına ortak olmak istemiyorum. İçimde çok büyük bir öfke var. Bu öfkeyi eşime karşı da besliyorum. Onu bir yandan seviyorum ama diğer yandan da ailesinin neden olduğu problemlerden dolayı onu da suçluyorum. Ailesiyle ilgili bir gündem olmadığında çok mutlu ve huzurluyuz. Ama ailesi bir şeyler yapınca durumu yönetemiyor. Benimle kavga ediyor, onlarla kavga ediyor. Bana ağır şeyler söylüyor ilk aşamada. Beğenmiyorsam boşanmamı söylüyor, defolup gitmemi söylüyor. Sonra özür diliyor, telafi etmek için bir sürü şey yapıyor ama ben güvenimi kaybediyorum. Ona güvenmediğimi söylüyorum, ailesinin yalancı olduğunu söylüyorum, her şey daha da kötüye gidiyor. Ailesi problem çıkardığında eşimi çocuk gibi görüyorum. Şamar oğlanı gibi ne derlerse tamam diyecek sanki ben karşı çıkmasam. Hiç saygı görmüyor. Saygı görmemeyi normal görüyor.

Eşimle aramız her zaman kötü değil. Kavga etmediğimiz zamanlarda çok iyiyiz. Böyle zamanlarda bana çok kıymet veriyor, bir dediğimi iki etmiyor, sevgisini çok hissettiriyor. Öfkesi geçince söylediklerinden dolayı pişman oluyor. Telafi etmeye çalışıyor. Bir yandan da değişime tamamen kapalı değil ama her seferinde ikna olması için çok şiddetli kavga etmemiz ve benim ona karşı çok sert tavır koymam gerekiyor. Sakin sakin konuşunca kafasına girmiyor. Sonuçta her mevzuda benim istediğim oluyor ama ne pahasına? Huzurum yok, sınır ihlali yapacaklar diye sürekli diken üzerindeyim, kavga etmekten hem ona hem de kendime saygım kalmadı. Evlenmeden önceki güvenli hayatımı özlüyorum. Vücudum stres nedeniyle tepki veriyor artık, her yerim ağrıyor, sürekli hasta oluyorum, cinsel yakınlıktan kaçıyorum. Bu durumların beni bu kadar etkilemesini istemiyorum, ruh sağlığım geri dönüşü olmayacak şekilde bozulacak diye korkuyorum. Yarın bayram ve kimseyle görüşmek istemiyorum.

Objektif gözle değerlendirecek olursanız bu evlilik sürdürmeye değer mi? Bu insanların dertleri ne? Neden oğlumuz yuva kurdu diye sevinmiyorlar? Bu işi biz nasıl kurtarabiliriz? Ben nerede hatalar yapıyorum?

Buraya kadar okuduysanız eğer teşekkür ederim.
Şimdi öncelikle çok uzun yazmışsın canım atlaya atlaya okudum ama bu durumu yaşayan tek insan sen değilsin benim eşimin annesi de seninkiyle benzer bir kadın kayınvalidelerimiz buradaki ince çizgi siz el öpmeye neden gidiyorsunuz eşin gidebilir onun annesi sen bir kere okumuş bir kadınsın her şeyden önce onların oğullarına kendini layık görmüşsün almışsın hep bu bilinçle devam edecekse tabii ki boşanmak güzel bir şey değil ama ezilmek o hiç güzel bir şey değil insanda gurur olan bir şey ben kayınvalidemle yaşadığım ilk problemde eşime döndüm dedim ki ya bu problemi çöz ya da ben giderim bu kadar basit çünkü ben neden onun annesiyle yüz göze alıyorum onunla evlendiğim için burada problemi çözmesi gereken ben değilim düğününde de aynı şekilde kavga çıkarılmaya çalıştı altınlarım istendi ancak annemle ben kesinlikle vermedik ben bir kere düğünden sonra kayınvalidemin bir güzel payladım aynı şekilde eşim de eşime diyorum ki görüşmek istiyorsan görüşürüzsün annen beni muhatap etme benim çevremde bile dolaşmasın sonuçta onların benim sevmesine zerre ihtiyacım yok
 
Şimdi öncelikle çok uzun yazmışsın canım atlaya atlaya okudum ama bu durumu yaşayan tek insan sen değilsin benim eşimin annesi de seninkiyle benzer bir kadın kayınvalidelerimiz buradaki ince çizgi siz el öpmeye neden gidiyorsunuz eşin gidebilir onun annesi sen bir kere okumuş bir kadınsın her şeyden önce onların oğullarına kendini layık görmüşsün almışsın hep bu bilinçle devam edecekse tabii ki boşanmak güzel bir şey değil ama ezilmek o hiç güzel bir şey değil insanda gurur olan bir şey ben kayınvalidemle yaşadığım ilk problemde eşime döndüm dedim ki ya bu problemi çöz ya da ben giderim bu kadar basit çünkü ben neden onun annesiyle yüz göze alıyorum onunla evlendiğim için burada problemi çözmesi gereken ben değilim düğününde de aynı şekilde kavga çıkarılmaya çalıştı altınlarım istendi ancak annemle ben kesinlikle vermedik ben bir kere düğünden sonra kayınvalidemin bir güzel payladım aynı şekilde eşim de eşime diyorum ki görüşmek istiyorsan görüşürüzsün annen beni muhatap etme benim çevremde bile dolaşmasın sonuçta onların benim sevmesine zerre ihtiyacım yok
Ne iyi yapmışsınız. Ben hep gereksiz yere eşimle empati kurup uyumlu olmaya çalıştım. Zaten sık görüşmedikleri için idare edebilirim sandım. Ama sonunda sağlık problemlerim ortaya çıkınca ancak o zaman benden bu kadar diyebildim. Eşim de beni kaybetme korkusuyla saygı duyuyor kararıma. Ama hala öfkem azalmadı, aklıma geldikçe çok sinirlerim bozuluyor.
 
Anlatmaya nereden başlamalıyım bilemiyorum. Biraz uzun olacak ama tecrübeli birilerinin yol göstermesine çok ihtiyacım var. Okuyacaklara şimdiden çok teşekkür ederim.

30’larının başlarındayım. Geçtiğimiz sene severek evlendim. İyi bir işim var ve aynı zamanda doktora yapıyorum. Eşimle evlilikle beraber 2.5 yıldır ilişkimiz devam ediyor. Eşim üniversite terk ama belirli konularda kendisini geliştirmiş, işinde gücünde, sorumluluk sahibi, sevgisini belli eden biri. Eğitim farkı evliliğimizde bir probleme neden olmadı. Problem olan daha çok eşimin ailesi ve aile problemleri karşısında eşimin verdiği tepkiler.

Annesi ve babası üniversite mezunu, çevreleri tarafından saygı gören insanlar. Eğitim farkımızı da evlenirken çok büyük bir problem haline getirip oğullarını ezmemden büyük endişe duymuşlar. Bunu ilk duyduğumda bana çok garip gelmişti ama şimdi anlıyorum nedenini. Oğullarını asıl ezenler ve adam yerine koymayanlar kendileri çünkü.

Evlilik sürecimiz bir yandan çok mutlu ve bir yandan da çok sıkıntılı geçti. Annesinin zaman zaman garip isteklerine maruz kaldım. Mesela “kendi sosyal konumları karşısında yakışıksız bir şeyler seçmemden endişe duyduğu için” bütün ev eşyası ve çeyiz alışverişinde ondan onay almam gerektiğini iletti, giriş müziğine kendisi karar vermek istedi, düğünde ücretini bize ödeterek müzik grubu getirmek istediler, gelinliğimde göğüslerimin belli olmasından çok endişe duyduğu için böyle bir model seçmemem için beni uyardı, nişanda emrivaki yaparak bize sormadan evimize 70 kişi çağırdı, bize sormadan davetiye ayarlayıp insanlara dağıtıldı. Eşim evlenmeden önce ailesini hayatımıza müdahil etmeyeceğine dair bana söz verdi. Buna güvenerek idare ettim ve eşimin de arkamda durmasıyla her şey benim istediğim gibi oldu, annesini sürece dahil etmedik.

Bu süreçte biz ev eşyası bakarken annesi ve babası da bir yandan eşime kendi ev eşyalarını yeniletip borçları da (100.000 TL civarı) bize yıkmaya çalıştı. Düğüne iki hafta kala borç hesaplaması yaparken kendi ev eşyalarının masraflarını altınlarla ödenmek üzere düğün masrafı olarak saydıklarını öğrendim. Bu bende eşime karşı çok büyük bir güven kaybına neden oldu. Eşimle yüzleştiğimizde çevresinde başka evlenen olmadığından bunun normal olduğunu sandığını söyledi, beni kandırmak gibi bir niyetinin olmadığını söyledi ve masrafların parasını babasından geri aldı. Eşimi sevdiğim için nişanı bozmadım ama bu mevzuyu içimde atlatamadım, bende eşime karşı maddi konulara dair çok büyük bir güvensizlik ortaya çıktı, normalde hiç para konuşmazdık ama bu olaydan sonra uzun süre harcamalarını kontrol ettim.

Düğünden önceki gece eşimin babası sinirle beni aradı ve aylar önceden planlanan dini nikahı iptal etmemizi, bunun uydurmasyon bir adet olduğunu söyledi. Ailemin kabul etmeyeceğini söylediğimde saçma sapan işler yapıyorsunuz dedi. Mehrimi sordu, cevap vermek istemediğim için nikahtan önce eşime söyleyeceğimi söyledim. Sinirlendi ve eşim için bunu da becerememiş dedi. Ertesi gün (düğün günü) annesi gelin odasındaki dini nikaha gelmedi, nikah bittiğinde geldi ve bu nikah için rızasının alınmadığını söyledi bağırarak. Herkes şok oldu. Sonrasında aileme nikahı kendi eşinin kıymasının daha uygun olacağını düşündüğü için böyle dediğini söylemiş. Başkalarına da ev yerine düğün salonunda gelin odasında nikah kıydığımız için böyle dediğini söylemiş. Bu nikaha yönelik bana gelen tek talepleri iptal edilmesi yönündeydi. Başka hiçbir şey söylemediler bize nikah öncesinde. Başkası kıysın veya evde kıysın demediler. Ailem şehir dışında olduğu için ve eşin ailesi evimize gelmek gibi bir plan yapmadığı için biz de böyle herkes için kolay bir çözüm bulmuştuk. Bu engellemenin oğullarına mehir ödetmeme telaşıyla yapıldığını düşünüyorum. Ablam annesine bu yaptıklarınızı her ne nedenle yapmış olursanız olun siz bugün bir anne olarak evladınızı yalnız bıraktınız, bugün hep böyle hatırlanacak demiş. Düğünden beri ailemle görüşmüyorlar.

Düğün günü gelin arabasına binerken eşimin annesini eşimi arabanın arkasına çağırıp kulağına bir şey söylerken gördüm. Eşim yanıma geldi, ailesinin altın çantasını istediklerini, altınların arasından bazılarını alacağını ve kalanı bize vereceğini söyledi. Bu altınların bize hediye edildiğini ve düğün borcunu biz ödeyeceğimiz için de ailesine vermenin doğru olmadığını söyledim. Altınları onlara vermedik. Babası sonradan lafı çevirip balayına gidersek altınların kendilerinde güvende kalması için böyle bir şey istediklerini söyledi eşime. Ama düğün salonundan evimize gidene kadar eşimin annesi hakaret mesajları attı eşime altınları vermediğimiz için. Düğün salonu ve kendi eşyalarımızın borcunu altınlarla kendimiz kapattık. Hatta bana yaptıkları bohçaya kadar aylarca taksit ödedik eşimle beraber. Ama ailesi altın mevzusunu kapatamadı ve aylarca eşimle konuşmadılar. Hatta el öpmeye gittiğimizde annesi bizi kabul etmedi, eşimle bağıra çağıra kavga ettiler. Eşim annesiyle kavga ederken ben (eve kabul edilmediğim için) dışarıda bir cafede bekledim. Annesi çevresine benim el öpmeye bile gelmediğimi söylüyormuş. Sonradan kulağıma geldi. Düğün günüm de dahil aylarca kaygı içerisinde hissettim, her şey pratikte benim istediğim gibi oldu ama ruhsal olarak büyük krizler yaşattılar. Kendi içimde evliliğimi sindirmekte çok zorlandım, hep boşanacakmışız gibi hissettim.

Annesi bana karşı ilk zamanlarda aşırı derecede soğuktu, yüzüme bile bakmıyordu. Ailemin yanında da anormal derecede sıcak davranıyordu. Hatta ailem benim sorun aradığımı düşünüyordu, bu durum o kadar ileri gitmişti yani. Biz evlendikten 4 ay kadar sonra eşimin babası benim iletişimim çok kötü olduğu için böyle şeyleri fark etmediğimi ama insanların aramızda bir sorun olduğunu anladığını, kalabalık içerisindeyken kendilerine özel çay kahve hizmeti yapıp (bunun için çalışan insanlar oluyor) eşimin annesine de sarılıp öpmemi ve bir sorun olmadığını göstermemi istedi. Benim iletişimimin kötü olduğunu söyleyecek bir kişiyi bile bulamayacaklarını söyledim. Bu zamana kadar kendilerine bir saygısızlık yapmadığımı ve benden daha fazlasını beklememeleri gerektiğini, çünkü bir yakınlık duymadığımı söyledim. Nedenini sorduğunda da beni istemediklerinin farkında olduğumu söyledim. Bunun üzerine babası asıl istemeyenin eşimin annesi olduğunu ve bunun nedeninin de eşim için başka bir kızı düşündüklerini söyledi. Eşime bu konuda yıllarca baskı yapmışlar ama o görüşmeyi kabul etmemiş. Benimle görüşmeye başladıktan sonra da düğüne kadar ısrara devam etmişler ve bu nedenle aylarca eşimle konuşmamışlar. Eşim bunu benimle paylaşmamış rahatsız olacağımı bildiği için. Bunu bana söylediklerini duyunca da çok sinirlendi ve hesap sorduğunda babası inkar etti. Yani açıkça yalan söyledi. Böyle bir şeyi bana ne amaçla anlattığının cevabı ise bende yok.

Eşim ailesine mesafe koydu evliliğimize zarar verecek davranışları nedeniyle. Aylarca görüşmedik. Ama artık çok önemsedikleri o insanlara rezil oldukları için bizimle görüşmek için bir adım attılar, evimize gelmek istediler ilk defa düğünden 8 ay sonra, eşim üzüldüğü için kabul ettim eve ama kesinlikle özür dilemediler. Ondan sonra da birkaç aile davetinde evcilik oynadık. Annesi çok yakınmışız gibi sürekli benimle ilgilendi insanların önünde. Hatta yalan söyledi gözümün içine bakarak; sık sık kendilerine yemeğe gittiğimizi söyledi. Eşimin ailesi olduğu için idare etmeye çalıştım ama her seferinde aşırı kaygı ve stres hissettim. İşkence gibi geçti.

Çevredeki insanlardan benim hakkımda konuştuklarını ve benim umursamaz, başına buyruk, annemle babam boşandığı için aile nedir bilmeyen biri olduğumu söylediklerini öğrendim. Halbuki benim ailemle aram çok iyidir, geçmişte travmalar yaşadık ama bugün annemin, babamın, kardeşlerimin, dostlarımın ne ihtiyaçları olursa tereddüt etmeden koşarım.

Eşim bana ailesinin ikinci planda olduğunu, beni öncelediğini, gerekirse onları hayatından çıkarabileceğini, işler daha da kötüye giderse görüşmemeye razı olduğunu söylüyor. Ama bu insanların da ailesi olduğunu arada görüşünce idare etmemi istiyor. Eşime haksızlık yapmak istemiyorum ama ben bana yaşattıkları saçmalıkları kabul edemiyorum. Sindiremiyorum. Bu insanlarla evcilik oynamak, yalanlarına ortak olmak istemiyorum. İçimde çok büyük bir öfke var. Bu öfkeyi eşime karşı da besliyorum. Onu bir yandan seviyorum ama diğer yandan da ailesinin neden olduğu problemlerden dolayı onu da suçluyorum. Ailesiyle ilgili bir gündem olmadığında çok mutlu ve huzurluyuz. Ama ailesi bir şeyler yapınca durumu yönetemiyor. Benimle kavga ediyor, onlarla kavga ediyor. Bana ağır şeyler söylüyor ilk aşamada. Beğenmiyorsam boşanmamı söylüyor, defolup gitmemi söylüyor. Sonra özür diliyor, telafi etmek için bir sürü şey yapıyor ama ben güvenimi kaybediyorum. Ona güvenmediğimi söylüyorum, ailesinin yalancı olduğunu söylüyorum, her şey daha da kötüye gidiyor. Ailesi problem çıkardığında eşimi çocuk gibi görüyorum. Şamar oğlanı gibi ne derlerse tamam diyecek sanki ben karşı çıkmasam. Hiç saygı görmüyor. Saygı görmemeyi normal görüyor.

Eşimle aramız her zaman kötü değil. Kavga etmediğimiz zamanlarda çok iyiyiz. Böyle zamanlarda bana çok kıymet veriyor, bir dediğimi iki etmiyor, sevgisini çok hissettiriyor. Öfkesi geçince söylediklerinden dolayı pişman oluyor. Telafi etmeye çalışıyor. Bir yandan da değişime tamamen kapalı değil ama her seferinde ikna olması için çok şiddetli kavga etmemiz ve benim ona karşı çok sert tavır koymam gerekiyor. Sakin sakin konuşunca kafasına girmiyor. Sonuçta her mevzuda benim istediğim oluyor ama ne pahasına? Huzurum yok, sınır ihlali yapacaklar diye sürekli diken üzerindeyim, kavga etmekten hem ona hem de kendime saygım kalmadı. Evlenmeden önceki güvenli hayatımı özlüyorum. Vücudum stres nedeniyle tepki veriyor artık, her yerim ağrıyor, sürekli hasta oluyorum, cinsel yakınlıktan kaçıyorum. Bu durumların beni bu kadar etkilemesini istemiyorum, ruh sağlığım geri dönüşü olmayacak şekilde bozulacak diye korkuyorum. Yarın bayram ve kimseyle görüşmek istemiyorum.

Objektif gözle değerlendirecek olursanız bu evlilik sürdürmeye değer mi? Bu insanların dertleri ne? Neden oğlumuz yuva kurdu diye sevinmiyorlar? Bu işi biz nasıl kurtarabiliriz? Ben nerede hatalar yapıyorum?

Buraya kadar okuduysanız eğer teşekkür ederim.
Eşiniz bana güven vermedi açıkçası. Arkanızda olduğuna dair. Git diyebiliyor çünkü size. Ailesiyle görüşmeniz için sizi zorlayamaz. Çok isterse kendi gider görüşür. Beni istemeyen sevmeyen insanlarla neden bir arada olayım sahte sahte hareketler. Bilemedim belki bir çift terapisti 🤷🏼‍♀️
 
Eşiniz bana güven vermedi açıkçası. Arkanızda olduğuna dair. Git diyebiliyor çünkü size. Ailesiyle görüşmeniz için sizi zorlayamaz. Çok isterse kendi gider görüşür. Beni istemeyen sevmeyen insanlarla neden bir arada olayım sahte sahte hareketler. Bilemedim belki bir çift terapisti 🤷🏼‍♀️
Bu konu benim de aklımı kurcalıyor maalesef. Rol mü yapıyor yoksa beceremiyor mu zaman gösterecek. Terapi alıyoruz. Ailesiyle de görüşmeyeceğimi kabullendi, artık çok dikkatli bu konuda.
 
Ne iyi yapmışsınız. Ben hep gereksiz yere eşimle empati kurup uyumlu olmaya çalıştım. Zaten sık görüşmedikleri için idare edebilirim sandım. Ama sonunda sağlık problemlerim ortaya çıkınca ancak o zaman benden bu kadar diyebildim. Eşim de beni kaybetme korkusuyla saygı duyuyor kararıma. Ama hala öfkem azalmadı, aklıma geldikçe çok sinirlerim bozuluyor.
Ya gerçekten o kadar iyi anlıyorum ki sizi Allah bildiği gibi yapsın bu koca tarafını inanın ben de şeker hastası oldum ama yapacak bir şey yok ne yapayım hayatımda eşime mi zindan edeyim kendime mi zindan edeyim yani olabildiğince uzak tutmaya çalışıyorum yolda bile görsem kafamı çeviriyorum bu kadar basit eğer saygı görmek istiyorlarsa karşı tarafa saygı göstermek zorundalar ben hep aman kızım büyüklerine cevap verme aman kızım terbiyeli ol şeklinde beni büyüten Bir annenin kızıyım ona rağmen son derece terbiyesiz davranıyorum kesinlikle hak ediyorlar çok da iyi yapıyorum keşke daha önceden terbiyesizlik yapsaymışım her şeye mırın kırın etseymişim çünkü uyumlu olan alttan alan anlayışlı olan gelinler maalesef ehline denk gelmeyince ziyan oluyorlar
 
Ya gerçekten o kadar iyi anlıyorum ki sizi Allah bildiği gibi yapsın bu koca tarafını inanın ben de şeker hastası oldum ama yapacak bir şey yok ne yapayım hayatımda eşime mi zindan edeyim kendime mi zindan edeyim yani olabildiğince uzak tutmaya çalışıyorum yolda bile görsem kafamı çeviriyorum bu kadar basit eğer saygı görmek istiyorlarsa karşı tarafa saygı göstermek zorundalar ben hep aman kızım büyüklerine cevap verme aman kızım terbiyeli ol şeklinde beni büyüten Bir annenin kızıyım ona rağmen son derece terbiyesiz davranıyorum kesinlikle hak ediyorlar çok da iyi yapıyorum keşke daha önceden terbiyesizlik yapsaymışım her şeye mırın kırın etseymişim çünkü uyumlu olan alttan alan anlayışlı olan gelinler maalesef ehline denk gelmeyince ziyan oluyorlar
Çok teşekkür ediyorum yorumunuz için. Gerçekten böyle insanlar terbiyeli, saygılı ve mesafeli olmaktan anlamıyorlar. İşte ben de onlara dönüşmek istemiyorum. Eşimle kavga ederken kendimi tanıyamıyorum. Söylediğim şeyler günlerce aklımdan çıkmıyor. Kötü bir insan mıyım ben diye kendimi sorguluyorum. Ama ancak böyle bastırabiliyorum onu. Ailesine insan içerisinde ağızlarının payını vermeye kalksam da elaleme öyle iyi insan rolü yapıyorlar ki ben sorunlu ilan edilirim. Böyle zamanlarda bu evliliğin yürüyebileceğine dair inancım azalıyor. Biz şu anda bir deneme sürecindeyiz. Ya eşim kalıcı olarak değişip idare etmeyi öğrenecek ya da ikimiz de kendi yolumuza gideceğiz. Böyle ömür geçmez. Şifa diliyorum size. Allah size yaşattıklarını bu insanlara yaşatsın.
 
Dertleşme yeri değil yargı yeri olmuş yorumlarda maşallah 🫠 değerli bacım yuva kolay kurulmuyor kolayda dağıtılmaz. Ben denkliğin üniversite ile olduğunu düşünmüyorum en azından şuan ki dönemde. Üniversite okumak eskiden fark yaratırdı. Onun dışında senin ailenle problemlerini düşün ne olursa olsun kopamıyor insan maalesef . Onun da anne babası, dengeyi kuramadı diye güvenin kırılmasına gerek yok aile konusunda yönetmek zaten çok zor durum akıl, kalp, merhamet hepsi birbirine karışıyor o durumda. Kimse de ailesini seçmiyor maalesef. Senin hakkında konuştuklarını da asla önemseme kime ne konuşursa konuşsun senin zaten onun konuştuğu kişilere ihtiyacın yok. Kendi çevren sevdiklerin seni bilen bilir.

Eşinin de olaylarda ani çıkışı aslında sana değil savunma ve koruma mekanizması o an devreye giriyor, utanç duyduğu duyguyu ,yarası olan konu olduğu için tepkilerini kontrol edemiyor
 
Anlatmaya nereden başlamalıyım bilemiyorum. Biraz uzun olacak ama tecrübeli birilerinin yol göstermesine çok ihtiyacım var. Okuyacaklara şimdiden çok teşekkür ederim.

30’larının başlarındayım. Geçtiğimiz sene severek evlendim. İyi bir işim var ve aynı zamanda doktora yapıyorum. Eşimle evlilikle beraber 2.5 yıldır ilişkimiz devam ediyor. Eşim üniversite terk ama belirli konularda kendisini geliştirmiş, işinde gücünde, sorumluluk sahibi, sevgisini belli eden biri. Eğitim farkı evliliğimizde bir probleme neden olmadı. Problem olan daha çok eşimin ailesi ve aile problemleri karşısında eşimin verdiği tepkiler.

Annesi ve babası üniversite mezunu, çevreleri tarafından saygı gören insanlar. Eğitim farkımızı da evlenirken çok büyük bir problem haline getirip oğullarını ezmemden büyük endişe duymuşlar. Bunu ilk duyduğumda bana çok garip gelmişti ama şimdi anlıyorum nedenini. Oğullarını asıl ezenler ve adam yerine koymayanlar kendileri çünkü.

Evlilik sürecimiz bir yandan çok mutlu ve bir yandan da çok sıkıntılı geçti. Annesinin zaman zaman garip isteklerine maruz kaldım. Mesela “kendi sosyal konumları karşısında yakışıksız bir şeyler seçmemden endişe duyduğu için” bütün ev eşyası ve çeyiz alışverişinde ondan onay almam gerektiğini iletti, giriş müziğine kendisi karar vermek istedi, düğünde ücretini bize ödeterek müzik grubu getirmek istediler, gelinliğimde göğüslerimin belli olmasından çok endişe duyduğu için böyle bir model seçmemem için beni uyardı, nişanda emrivaki yaparak bize sormadan evimize 70 kişi çağırdı, bize sormadan davetiye ayarlayıp insanlara dağıtıldı. Eşim evlenmeden önce ailesini hayatımıza müdahil etmeyeceğine dair bana söz verdi. Buna güvenerek idare ettim ve eşimin de arkamda durmasıyla her şey benim istediğim gibi oldu, annesini sürece dahil etmedik.

Bu süreçte biz ev eşyası bakarken annesi ve babası da bir yandan eşime kendi ev eşyalarını yeniletip borçları da (100.000 TL civarı) bize yıkmaya çalıştı. Düğüne iki hafta kala borç hesaplaması yaparken kendi ev eşyalarının masraflarını altınlarla ödenmek üzere düğün masrafı olarak saydıklarını öğrendim. Bu bende eşime karşı çok büyük bir güven kaybına neden oldu. Eşimle yüzleştiğimizde çevresinde başka evlenen olmadığından bunun normal olduğunu sandığını söyledi, beni kandırmak gibi bir niyetinin olmadığını söyledi ve masrafların parasını babasından geri aldı. Eşimi sevdiğim için nişanı bozmadım ama bu mevzuyu içimde atlatamadım, bende eşime karşı maddi konulara dair çok büyük bir güvensizlik ortaya çıktı, normalde hiç para konuşmazdık ama bu olaydan sonra uzun süre harcamalarını kontrol ettim.

Düğünden önceki gece eşimin babası sinirle beni aradı ve aylar önceden planlanan dini nikahı iptal etmemizi, bunun uydurmasyon bir adet olduğunu söyledi. Ailemin kabul etmeyeceğini söylediğimde saçma sapan işler yapıyorsunuz dedi. Mehrimi sordu, cevap vermek istemediğim için nikahtan önce eşime söyleyeceğimi söyledim. Sinirlendi ve eşim için bunu da becerememiş dedi. Ertesi gün (düğün günü) annesi gelin odasındaki dini nikaha gelmedi, nikah bittiğinde geldi ve bu nikah için rızasının alınmadığını söyledi bağırarak. Herkes şok oldu. Sonrasında aileme nikahı kendi eşinin kıymasının daha uygun olacağını düşündüğü için böyle dediğini söylemiş. Başkalarına da ev yerine düğün salonunda gelin odasında nikah kıydığımız için böyle dediğini söylemiş. Bu nikaha yönelik bana gelen tek talepleri iptal edilmesi yönündeydi. Başka hiçbir şey söylemediler bize nikah öncesinde. Başkası kıysın veya evde kıysın demediler. Ailem şehir dışında olduğu için ve eşin ailesi evimize gelmek gibi bir plan yapmadığı için biz de böyle herkes için kolay bir çözüm bulmuştuk. Bu engellemenin oğullarına mehir ödetmeme telaşıyla yapıldığını düşünüyorum. Ablam annesine bu yaptıklarınızı her ne nedenle yapmış olursanız olun siz bugün bir anne olarak evladınızı yalnız bıraktınız, bugün hep böyle hatırlanacak demiş. Düğünden beri ailemle görüşmüyorlar.

Düğün günü gelin arabasına binerken eşimin annesini eşimi arabanın arkasına çağırıp kulağına bir şey söylerken gördüm. Eşim yanıma geldi, ailesinin altın çantasını istediklerini, altınların arasından bazılarını alacağını ve kalanı bize vereceğini söyledi. Bu altınların bize hediye edildiğini ve düğün borcunu biz ödeyeceğimiz için de ailesine vermenin doğru olmadığını söyledim. Altınları onlara vermedik. Babası sonradan lafı çevirip balayına gidersek altınların kendilerinde güvende kalması için böyle bir şey istediklerini söyledi eşime. Ama düğün salonundan evimize gidene kadar eşimin annesi hakaret mesajları attı eşime altınları vermediğimiz için. Düğün salonu ve kendi eşyalarımızın borcunu altınlarla kendimiz kapattık. Hatta bana yaptıkları bohçaya kadar aylarca taksit ödedik eşimle beraber. Ama ailesi altın mevzusunu kapatamadı ve aylarca eşimle konuşmadılar. Hatta el öpmeye gittiğimizde annesi bizi kabul etmedi, eşimle bağıra çağıra kavga ettiler. Eşim annesiyle kavga ederken ben (eve kabul edilmediğim için) dışarıda bir cafede bekledim. Annesi çevresine benim el öpmeye bile gelmediğimi söylüyormuş. Sonradan kulağıma geldi. Düğün günüm de dahil aylarca kaygı içerisinde hissettim, her şey pratikte benim istediğim gibi oldu ama ruhsal olarak büyük krizler yaşattılar. Kendi içimde evliliğimi sindirmekte çok zorlandım, hep boşanacakmışız gibi hissettim.

Annesi bana karşı ilk zamanlarda aşırı derecede soğuktu, yüzüme bile bakmıyordu. Ailemin yanında da anormal derecede sıcak davranıyordu. Hatta ailem benim sorun aradığımı düşünüyordu, bu durum o kadar ileri gitmişti yani. Biz evlendikten 4 ay kadar sonra eşimin babası benim iletişimim çok kötü olduğu için böyle şeyleri fark etmediğimi ama insanların aramızda bir sorun olduğunu anladığını, kalabalık içerisindeyken kendilerine özel çay kahve hizmeti yapıp (bunun için çalışan insanlar oluyor) eşimin annesine de sarılıp öpmemi ve bir sorun olmadığını göstermemi istedi. Benim iletişimimin kötü olduğunu söyleyecek bir kişiyi bile bulamayacaklarını söyledim. Bu zamana kadar kendilerine bir saygısızlık yapmadığımı ve benden daha fazlasını beklememeleri gerektiğini, çünkü bir yakınlık duymadığımı söyledim. Nedenini sorduğunda da beni istemediklerinin farkında olduğumu söyledim. Bunun üzerine babası asıl istemeyenin eşimin annesi olduğunu ve bunun nedeninin de eşim için başka bir kızı düşündüklerini söyledi. Eşime bu konuda yıllarca baskı yapmışlar ama o görüşmeyi kabul etmemiş. Benimle görüşmeye başladıktan sonra da düğüne kadar ısrara devam etmişler ve bu nedenle aylarca eşimle konuşmamışlar. Eşim bunu benimle paylaşmamış rahatsız olacağımı bildiği için. Bunu bana söylediklerini duyunca da çok sinirlendi ve hesap sorduğunda babası inkar etti. Yani açıkça yalan söyledi. Böyle bir şeyi bana ne amaçla anlattığının cevabı ise bende yok.

Eşim ailesine mesafe koydu evliliğimize zarar verecek davranışları nedeniyle. Aylarca görüşmedik. Ama artık çok önemsedikleri o insanlara rezil oldukları için bizimle görüşmek için bir adım attılar, evimize gelmek istediler ilk defa düğünden 8 ay sonra, eşim üzüldüğü için kabul ettim eve ama kesinlikle özür dilemediler. Ondan sonra da birkaç aile davetinde evcilik oynadık. Annesi çok yakınmışız gibi sürekli benimle ilgilendi insanların önünde. Hatta yalan söyledi gözümün içine bakarak; sık sık kendilerine yemeğe gittiğimizi söyledi. Eşimin ailesi olduğu için idare etmeye çalıştım ama her seferinde aşırı kaygı ve stres hissettim. İşkence gibi geçti.

Çevredeki insanlardan benim hakkımda konuştuklarını ve benim umursamaz, başına buyruk, annemle babam boşandığı için aile nedir bilmeyen biri olduğumu söylediklerini öğrendim. Halbuki benim ailemle aram çok iyidir, geçmişte travmalar yaşadık ama bugün annemin, babamın, kardeşlerimin, dostlarımın ne ihtiyaçları olursa tereddüt etmeden koşarım.

Eşim bana ailesinin ikinci planda olduğunu, beni öncelediğini, gerekirse onları hayatından çıkarabileceğini, işler daha da kötüye giderse görüşmemeye razı olduğunu söylüyor. Ama bu insanların da ailesi olduğunu arada görüşünce idare etmemi istiyor. Eşime haksızlık yapmak istemiyorum ama ben bana yaşattıkları saçmalıkları kabul edemiyorum. Sindiremiyorum. Bu insanlarla evcilik oynamak, yalanlarına ortak olmak istemiyorum. İçimde çok büyük bir öfke var. Bu öfkeyi eşime karşı da besliyorum. Onu bir yandan seviyorum ama diğer yandan da ailesinin neden olduğu problemlerden dolayı onu da suçluyorum. Ailesiyle ilgili bir gündem olmadığında çok mutlu ve huzurluyuz. Ama ailesi bir şeyler yapınca durumu yönetemiyor. Benimle kavga ediyor, onlarla kavga ediyor. Bana ağır şeyler söylüyor ilk aşamada. Beğenmiyorsam boşanmamı söylüyor, defolup gitmemi söylüyor. Sonra özür diliyor, telafi etmek için bir sürü şey yapıyor ama ben güvenimi kaybediyorum. Ona güvenmediğimi söylüyorum, ailesinin yalancı olduğunu söylüyorum, her şey daha da kötüye gidiyor. Ailesi problem çıkardığında eşimi çocuk gibi görüyorum. Şamar oğlanı gibi ne derlerse tamam diyecek sanki ben karşı çıkmasam. Hiç saygı görmüyor. Saygı görmemeyi normal görüyor.

Eşimle aramız her zaman kötü değil. Kavga etmediğimiz zamanlarda çok iyiyiz. Böyle zamanlarda bana çok kıymet veriyor, bir dediğimi iki etmiyor, sevgisini çok hissettiriyor. Öfkesi geçince söylediklerinden dolayı pişman oluyor. Telafi etmeye çalışıyor. Bir yandan da değişime tamamen kapalı değil ama her seferinde ikna olması için çok şiddetli kavga etmemiz ve benim ona karşı çok sert tavır koymam gerekiyor. Sakin sakin konuşunca kafasına girmiyor. Sonuçta her mevzuda benim istediğim oluyor ama ne pahasına? Huzurum yok, sınır ihlali yapacaklar diye sürekli diken üzerindeyim, kavga etmekten hem ona hem de kendime saygım kalmadı. Evlenmeden önceki güvenli hayatımı özlüyorum. Vücudum stres nedeniyle tepki veriyor artık, her yerim ağrıyor, sürekli hasta oluyorum, cinsel yakınlıktan kaçıyorum. Bu durumların beni bu kadar etkilemesini istemiyorum, ruh sağlığım geri dönüşü olmayacak şekilde bozulacak diye korkuyorum. Yarın bayram ve kimseyle görüşmek istemiyorum.

Objektif gözle değerlendirecek olursanız bu evlilik sürdürmeye değer mi? Bu insanların dertleri ne? Neden oğlumuz yuva kurdu diye sevinmiyorlar? Bu işi biz nasıl kurtarabiliriz? Ben nerede hatalar yapıyorum?

Buraya kadar okuduysanız eğer teşekkür ederim.
Ne yazık ki sorunu kv falan görsenizde sorun eşinizde ben bu tarz konularda hiç bir zaman ailede suç bulmuyorum bunlara izin veren sizin eşiniz belkide gidin ailesi kendine şunu yapma oğlum dediğinde çıldıran ağzının payını verip susturan eşiniz konu evlilik olunca eşi olunca ailesinin önünü almıyor böyle erkekler baştan sınır çizemiyor ailesine aile de her seferinde daha bir rezaletle karşınıza çıkıyor onlara göre oğulları çünkü durumdan çok razı gelin kimki
 
Çok teşekkür ediyorum yorumunuz için. Gerçekten böyle insanlar terbiyeli, saygılı ve mesafeli olmaktan anlamıyorlar. İşte ben de onlara dönüşmek istemiyorum. Eşimle kavga ederken kendimi tanıyamıyorum. Söylediğim şeyler günlerce aklımdan çıkmıyor. Kötü bir insan mıyım ben diye kendimi sorguluyorum. Ama ancak böyle bastırabiliyorum onu. Ailesine insan içerisinde ağızlarının payını vermeye kalksam da elaleme öyle iyi insan rolü yapıyorlar ki ben sorunlu ilan edilirim. Böyle zamanlarda bu evliliğin yürüyebileceğine dair inancım azalıyor. Biz şu anda bir deneme sürecindeyiz. Ya eşim kalıcı olarak değişip idare etmeyi öğrenecek ya da ikimiz de kendi yolumuza gideceğiz. Böyle ömür geçmez. Şifa diliyorum size. Allah size yaşattıklarını bu insanlara yaşatsın.
Senin adını toplumda deliye çıkartır böyleleri öyle güzel topluma oynarlar ki toplum der gelin deli çok iyi insanlar bunlar size şunu da söylemek isterim düzeltemiyeceksiniz emin olun eşinizi ailesiyle görüşmemeye ikna bile etseniz daha büyük sorunlar eşinizle yaşıycaksınız onun ailesi gelmiycek sizin aileniz gelince akşamı sizle kavga edecek benim ailem gelmiyo senin ailen geliyo daha neler neler çocuğunuz yoksa imkanlarinizda el veriyorsa onu ailesine iade etmeniz sizin için emin olun en sağlıklısi olacaktır
 
Dertleşme yeri değil yargı yeri olmuş yorumlarda maşallah 🫠 değerli bacım yuva kolay kurulmuyor kolayda dağıtılmaz. Ben denkliğin üniversite ile olduğunu düşünmüyorum en azından şuan ki dönemde. Üniversite okumak eskiden fark yaratırdı. Onun dışında senin ailenle problemlerini düşün ne olursa olsun kopamıyor insan maalesef . Onun da anne babası, dengeyi kuramadı diye güvenin kırılmasına gerek yok aile konusunda yönetmek zaten çok zor durum akıl, kalp, merhamet hepsi birbirine karışıyor o durumda. Kimse de ailesini seçmiyor maalesef. Senin hakkında konuştuklarını da asla önemseme kime ne konuşursa konuşsun senin zaten onun konuştuğu kişilere ihtiyacın yok. Kendi çevren sevdiklerin seni bilen bilir.

Eşinin de olaylarda ani çıkışı aslında sana değil savunma ve koruma mekanizması o an devreye giriyor, utanç duyduğu duyguyu ,yarası olan konu olduğu için tepkilerini kontrol edemiyor
Yapıcı yorumunuz için teşekkür ederim. Okuyunca içim rahatladı. Eşim beni ne kadar kırdığını ve bunun evliliğimize ne kadar zarar verdiğini fark edince ani çıkışlarını kontrol etmeye başladı. Aile üyeleri sakin ve sağlıklı bir iletişim kurmak yerine sürekli saldırgan bir tavır sergiledikleri için onun savunma mekanizması da saldırıya karşı saldırı şeklinde çalışıyordu. En ufak bir eleştiride saldırı altında hissediyordu. Bunu yavaş yavaş çözmeye başladık.

Üniversite denkliği meselesi ise annesinin takıntısı. Sonradan bunun nedenini daha iyi anladım. Başta oğlunun aklına bu kız seni kesin ezer gibi garip düşünceler sokmuş. Fakat aslında ezilmekten korkan kişi annesinin kendisi. Benim eğitim seviyemin annesinden daha yüksek olması sebebiyle bu alanda beni kontrol edemeyeceğini veya üzerimde üstünlük kuramayacağını düşünerek kendisini tehdit altında hissediyor. Çok kırılgan bir egosu var, tepkimden korkuyorlar.

Denge konusunda söylediklerinize de hak veriyorum. Ben bu duruma kısa bir süre maruz kalınca hayatımın şokunu yaşadım. Eşim ise bu ailede büyümüş ve yıllarca bu ortamda hayatta kalmaya çalışmış. Gerçekten çok zor bir durum maalesef.
 
Senin adını toplumda deliye çıkartır böyleleri öyle güzel topluma oynarlar ki toplum der gelin deli çok iyi insanlar bunlar size şunu da söylemek isterim düzeltemiyeceksiniz emin olun eşinizi ailesiyle görüşmemeye ikna bile etseniz daha büyük sorunlar eşinizle yaşıycaksınız onun ailesi gelmiycek sizin aileniz gelince akşamı sizle kavga edecek benim ailem gelmiyo senin ailen geliyo daha neler neler çocuğunuz yoksa imkanlarinizda el veriyorsa onu ailesine iade etmeniz sizin için emin olun en sağlıklısi olacaktır
Eşimle yüzleştik, sınırlar konusunda hata yaptığını kabul ediyor. Ben de artık anne babasından çok eşimin sıkıntılı olduğunu anladım. Sınır çizmekte gerçekten çok zorlanıyor ama deniyor. Bundan sonra hata yapma lüksünün kalmadığının da farkında. Kendisi de anlaşamıyor ailesiyle, yoktan sebeplerle çok büyük kavgalar ediyorlar. Sorunun benimle alakalı olmadığını, hiçbir zaman düzgün bir ilişkilerinin olmadığını ifade ediyor. Ama içten içe düzelsin istiyor, kabul görmek istiyor. Benim aileme karşı saygıda kusur etmiyor, çok rahat hissediyor yanlarında. Ama illa ki kıyaslayıp üzülüyordur. Bu evliliğin geleceği var mı ben de bilmiyorum maalesef ama ileri de keşke dememek için terapiyle ne değişeceğini görmeye çalışıyoruz. Böyle devam ederse zaten herkes kendi yoluna gidecek mecburen çünkü onların düzeninde ben gerçekten deliririm.
 
Eşimle yüzleştik, sınırlar konusunda hata yaptığını kabul ediyor. Ben de artık anne babasından çok eşimin sıkıntılı olduğunu anladım. Sınır çizmekte gerçekten çok zorlanıyor ama deniyor. Bundan sonra hata yapma lüksünün kalmadığının da farkında. Kendisi de anlaşamıyor ailesiyle, yoktan sebeplerle çok büyük kavgalar ediyorlar. Sorunun benimle alakalı olmadığını, hiçbir zaman düzgün bir ilişkilerinin olmadığını ifade ediyor. Ama içten içe düzelsin istiyor, kabul görmek istiyor. Benim aileme karşı saygıda kusur etmiyor, çok rahat hissediyor yanlarında. Ama illa ki kıyaslayıp üzülüyordur. Bu evliliğin geleceği var mı ben de bilmiyorum maalesef ama ileri de keşke dememek için terapiyle ne değişeceğini görmeye çalışıyoruz. Böyle devam ederse zaten herkes kendi yoluna gidecek mecburen çünkü onların düzeninde ben gerçekten deliririm.
Anlıyorum sizi allah yardımcınız olsun eşiniz bu dengeyi kurabilse eminim hiç bir sorun kalmiycak iş bir nevi eşinizde bitiyor
 
Yapıcı yorumunuz için teşekkür ederim. Okuyunca içim rahatladı. Eşim beni ne kadar kırdığını ve bunun evliliğimize ne kadar zarar verdiğini fark edince ani çıkışlarını kontrol etmeye başladı. Aile üyeleri sakin ve sağlıklı bir iletişim kurmak yerine sürekli saldırgan bir tavır sergiledikleri için onun savunma mekanizması da saldırıya karşı saldırı şeklinde çalışıyordu. En ufak bir eleştiride saldırı altında hissediyordu. Bunu yavaş yavaş çözmeye başladık.

Üniversite denkliği meselesi ise annesinin takıntısı. Sonradan bunun nedenini daha iyi anladım. Başta oğlunun aklına bu kız seni kesin ezer gibi garip düşünceler sokmuş. Fakat aslında ezilmekten korkan kişi annesinin kendisi. Benim eğitim seviyemin annesinden daha yüksek olması sebebiyle bu alanda beni kontrol edemeyeceğini veya üzerimde üstünlük kuramayacağını düşünerek kendisini tehdit altında hissediyor. Çok kırılgan bir egosu var, tepkimden korkuyorlar.

Denge konusunda söylediklerinize de hak veriyorum. Ben bu duruma kısa bir süre maruz kalınca hayatımın şokunu yaşadım. Eşim ise bu ailede büyümüş ve yıllarca bu ortamda hayatta kalmaya çalışmış. Gerçekten çok zor bir durum maalesef.
Evet benimde eşimin aile konusunda çok daha farklı problemleri var, ama artıyı görmeye odaklanıyorum. En son eşimin aile konularını ben kaldıramayınca ona söyledim sen bunu yaşamaya alışmışsın seni benim kadar etkilemiyor ama ben kaldıramıyorum bana zaman vermelisin diye. Aksi halde içimde yaşayacaktım. Maalesef yaşamadığımız kendi ailemizde görmediğimiz şeyleri karşıda görünce bir şoka uğruyoruz bizimde tüm duygu sinir mekanizmamız bozuluyor. Bu hayatta herkes yaşadığı kadar. Eminim ailesini dışarıda bırakıp mutlu olmayı başaracaksınız :) Allah şeytanlaşmış insanların şerrinden korusun hepimiz
 
Evet benimde eşimin aile konusunda çok daha farklı problemleri var, ama artıyı görmeye odaklanıyorum. En son eşimin aile konularını ben kaldıramayınca ona söyledim sen bunu yaşamaya alışmışsın seni benim kadar etkilemiyor ama ben kaldıramıyorum bana zaman vermelisin diye. Aksi halde içimde yaşayacaktım. Maalesef yaşamadığımız kendi ailemizde görmediğimiz şeyleri karşıda görünce bir şoka uğruyoruz bizimde tüm duygu sinir mekanizmamız bozuluyor. Bu hayatta herkes yaşadığı kadar. Eminim ailesini dışarıda bırakıp mutlu olmayı başaracaksınız :) Allah şeytanlaşmış insanların şerrinden korusun hepimiz
Amin amin, çok teşekkür ederim moral oldu yazdıklarınız. Umarım sizin gibi biz de başarabiliriz :KK200:
 
Anlatmaya nereden başlamalıyım bilemiyorum. Biraz uzun olacak ama tecrübeli birilerinin yol göstermesine çok ihtiyacım var. Okuyacaklara şimdiden çok teşekkür ederim.

30’larının başlarındayım. Geçtiğimiz sene severek evlendim. İyi bir işim var ve aynı zamanda doktora yapıyorum. Eşimle evlilikle beraber 2.5 yıldır ilişkimiz devam ediyor. Eşim üniversite terk ama belirli konularda kendisini geliştirmiş, işinde gücünde, sorumluluk sahibi, sevgisini belli eden biri. Eğitim farkı evliliğimizde bir probleme neden olmadı. Problem olan daha çok eşimin ailesi ve aile problemleri karşısında eşimin verdiği tepkiler.

Annesi ve babası üniversite mezunu, çevreleri tarafından saygı gören insanlar. Eğitim farkımızı da evlenirken çok büyük bir problem haline getirip oğullarını ezmemden büyük endişe duymuşlar. Bunu ilk duyduğumda bana çok garip gelmişti ama şimdi anlıyorum nedenini. Oğullarını asıl ezenler ve adam yerine koymayanlar kendileri çünkü.

Evlilik sürecimiz bir yandan çok mutlu ve bir yandan da çok sıkıntılı geçti. Annesinin zaman zaman garip isteklerine maruz kaldım. Mesela “kendi sosyal konumları karşısında yakışıksız bir şeyler seçmemden endişe duyduğu için” bütün ev eşyası ve çeyiz alışverişinde ondan onay almam gerektiğini iletti, giriş müziğine kendisi karar vermek istedi, düğünde ücretini bize ödeterek müzik grubu getirmek istediler, gelinliğimde göğüslerimin belli olmasından çok endişe duyduğu için böyle bir model seçmemem için beni uyardı, nişanda emrivaki yaparak bize sormadan evimize 70 kişi çağırdı, bize sormadan davetiye ayarlayıp insanlara dağıtıldı. Eşim evlenmeden önce ailesini hayatımıza müdahil etmeyeceğine dair bana söz verdi. Buna güvenerek idare ettim ve eşimin de arkamda durmasıyla her şey benim istediğim gibi oldu, annesini sürece dahil etmedik.

Bu süreçte biz ev eşyası bakarken annesi ve babası da bir yandan eşime kendi ev eşyalarını yeniletip borçları da (100.000 TL civarı) bize yıkmaya çalıştı. Düğüne iki hafta kala borç hesaplaması yaparken kendi ev eşyalarının masraflarını altınlarla ödenmek üzere düğün masrafı olarak saydıklarını öğrendim. Bu bende eşime karşı çok büyük bir güven kaybına neden oldu. Eşimle yüzleştiğimizde çevresinde başka evlenen olmadığından bunun normal olduğunu sandığını söyledi, beni kandırmak gibi bir niyetinin olmadığını söyledi ve masrafların parasını babasından geri aldı. Eşimi sevdiğim için nişanı bozmadım ama bu mevzuyu içimde atlatamadım, bende eşime karşı maddi konulara dair çok büyük bir güvensizlik ortaya çıktı, normalde hiç para konuşmazdık ama bu olaydan sonra uzun süre harcamalarını kontrol ettim.

Düğünden önceki gece eşimin babası sinirle beni aradı ve aylar önceden planlanan dini nikahı iptal etmemizi, bunun uydurmasyon bir adet olduğunu söyledi. Ailemin kabul etmeyeceğini söylediğimde saçma sapan işler yapıyorsunuz dedi. Mehrimi sordu, cevap vermek istemediğim için nikahtan önce eşime söyleyeceğimi söyledim. Sinirlendi ve eşim için bunu da becerememiş dedi. Ertesi gün (düğün günü) annesi gelin odasındaki dini nikaha gelmedi, nikah bittiğinde geldi ve bu nikah için rızasının alınmadığını söyledi bağırarak. Herkes şok oldu. Sonrasında aileme nikahı kendi eşinin kıymasının daha uygun olacağını düşündüğü için böyle dediğini söylemiş. Başkalarına da ev yerine düğün salonunda gelin odasında nikah kıydığımız için böyle dediğini söylemiş. Bu nikaha yönelik bana gelen tek talepleri iptal edilmesi yönündeydi. Başka hiçbir şey söylemediler bize nikah öncesinde. Başkası kıysın veya evde kıysın demediler. Ailem şehir dışında olduğu için ve eşin ailesi evimize gelmek gibi bir plan yapmadığı için biz de böyle herkes için kolay bir çözüm bulmuştuk. Bu engellemenin oğullarına mehir ödetmeme telaşıyla yapıldığını düşünüyorum. Ablam annesine bu yaptıklarınızı her ne nedenle yapmış olursanız olun siz bugün bir anne olarak evladınızı yalnız bıraktınız, bugün hep böyle hatırlanacak demiş. Düğünden beri ailemle görüşmüyorlar.

Düğün günü gelin arabasına binerken eşimin annesini eşimi arabanın arkasına çağırıp kulağına bir şey söylerken gördüm. Eşim yanıma geldi, ailesinin altın çantasını istediklerini, altınların arasından bazılarını alacağını ve kalanı bize vereceğini söyledi. Bu altınların bize hediye edildiğini ve düğün borcunu biz ödeyeceğimiz için de ailesine vermenin doğru olmadığını söyledim. Altınları onlara vermedik. Babası sonradan lafı çevirip balayına gidersek altınların kendilerinde güvende kalması için böyle bir şey istediklerini söyledi eşime. Ama düğün salonundan evimize gidene kadar eşimin annesi hakaret mesajları attı eşime altınları vermediğimiz için. Düğün salonu ve kendi eşyalarımızın borcunu altınlarla kendimiz kapattık. Hatta bana yaptıkları bohçaya kadar aylarca taksit ödedik eşimle beraber. Ama ailesi altın mevzusunu kapatamadı ve aylarca eşimle konuşmadılar. Hatta el öpmeye gittiğimizde annesi bizi kabul etmedi, eşimle bağıra çağıra kavga ettiler. Eşim annesiyle kavga ederken ben (eve kabul edilmediğim için) dışarıda bir cafede bekledim. Annesi çevresine benim el öpmeye bile gelmediğimi söylüyormuş. Sonradan kulağıma geldi. Düğün günüm de dahil aylarca kaygı içerisinde hissettim, her şey pratikte benim istediğim gibi oldu ama ruhsal olarak büyük krizler yaşattılar. Kendi içimde evliliğimi sindirmekte çok zorlandım, hep boşanacakmışız gibi hissettim.

Annesi bana karşı ilk zamanlarda aşırı derecede soğuktu, yüzüme bile bakmıyordu. Ailemin yanında da anormal derecede sıcak davranıyordu. Hatta ailem benim sorun aradığımı düşünüyordu, bu durum o kadar ileri gitmişti yani. Biz evlendikten 4 ay kadar sonra eşimin babası benim iletişimim çok kötü olduğu için böyle şeyleri fark etmediğimi ama insanların aramızda bir sorun olduğunu anladığını, kalabalık içerisindeyken kendilerine özel çay kahve hizmeti yapıp (bunun için çalışan insanlar oluyor) eşimin annesine de sarılıp öpmemi ve bir sorun olmadığını göstermemi istedi. Benim iletişimimin kötü olduğunu söyleyecek bir kişiyi bile bulamayacaklarını söyledim. Bu zamana kadar kendilerine bir saygısızlık yapmadığımı ve benden daha fazlasını beklememeleri gerektiğini, çünkü bir yakınlık duymadığımı söyledim. Nedenini sorduğunda da beni istemediklerinin farkında olduğumu söyledim. Bunun üzerine babası asıl istemeyenin eşimin annesi olduğunu ve bunun nedeninin de eşim için başka bir kızı düşündüklerini söyledi. Eşime bu konuda yıllarca baskı yapmışlar ama o görüşmeyi kabul etmemiş. Benimle görüşmeye başladıktan sonra da düğüne kadar ısrara devam etmişler ve bu nedenle aylarca eşimle konuşmamışlar. Eşim bunu benimle paylaşmamış rahatsız olacağımı bildiği için. Bunu bana söylediklerini duyunca da çok sinirlendi ve hesap sorduğunda babası inkar etti. Yani açıkça yalan söyledi. Böyle bir şeyi bana ne amaçla anlattığının cevabı ise bende yok.

Eşim ailesine mesafe koydu evliliğimize zarar verecek davranışları nedeniyle. Aylarca görüşmedik. Ama artık çok önemsedikleri o insanlara rezil oldukları için bizimle görüşmek için bir adım attılar, evimize gelmek istediler ilk defa düğünden 8 ay sonra, eşim üzüldüğü için kabul ettim eve ama kesinlikle özür dilemediler. Ondan sonra da birkaç aile davetinde evcilik oynadık. Annesi çok yakınmışız gibi sürekli benimle ilgilendi insanların önünde. Hatta yalan söyledi gözümün içine bakarak; sık sık kendilerine yemeğe gittiğimizi söyledi. Eşimin ailesi olduğu için idare etmeye çalıştım ama her seferinde aşırı kaygı ve stres hissettim. İşkence gibi geçti.

Çevredeki insanlardan benim hakkımda konuştuklarını ve benim umursamaz, başına buyruk, annemle babam boşandığı için aile nedir bilmeyen biri olduğumu söylediklerini öğrendim. Halbuki benim ailemle aram çok iyidir, geçmişte travmalar yaşadık ama bugün annemin, babamın, kardeşlerimin, dostlarımın ne ihtiyaçları olursa tereddüt etmeden koşarım.

Eşim bana ailesinin ikinci planda olduğunu, beni öncelediğini, gerekirse onları hayatından çıkarabileceğini, işler daha da kötüye giderse görüşmemeye razı olduğunu söylüyor. Ama bu insanların da ailesi olduğunu arada görüşünce idare etmemi istiyor. Eşime haksızlık yapmak istemiyorum ama ben bana yaşattıkları saçmalıkları kabul edemiyorum. Sindiremiyorum. Bu insanlarla evcilik oynamak, yalanlarına ortak olmak istemiyorum. İçimde çok büyük bir öfke var. Bu öfkeyi eşime karşı da besliyorum. Onu bir yandan seviyorum ama diğer yandan da ailesinin neden olduğu problemlerden dolayı onu da suçluyorum. Ailesiyle ilgili bir gündem olmadığında çok mutlu ve huzurluyuz. Ama ailesi bir şeyler yapınca durumu yönetemiyor. Benimle kavga ediyor, onlarla kavga ediyor. Bana ağır şeyler söylüyor ilk aşamada. Beğenmiyorsam boşanmamı söylüyor, defolup gitmemi söylüyor. Sonra özür diliyor, telafi etmek için bir sürü şey yapıyor ama ben güvenimi kaybediyorum. Ona güvenmediğimi söylüyorum, ailesinin yalancı olduğunu söylüyorum, her şey daha da kötüye gidiyor. Ailesi problem çıkardığında eşimi çocuk gibi görüyorum. Şamar oğlanı gibi ne derlerse tamam diyecek sanki ben karşı çıkmasam. Hiç saygı görmüyor. Saygı görmemeyi normal görüyor.

Eşimle aramız her zaman kötü değil. Kavga etmediğimiz zamanlarda çok iyiyiz. Böyle zamanlarda bana çok kıymet veriyor, bir dediğimi iki etmiyor, sevgisini çok hissettiriyor. Öfkesi geçince söylediklerinden dolayı pişman oluyor. Telafi etmeye çalışıyor. Bir yandan da değişime tamamen kapalı değil ama her seferinde ikna olması için çok şiddetli kavga etmemiz ve benim ona karşı çok sert tavır koymam gerekiyor. Sakin sakin konuşunca kafasına girmiyor. Sonuçta her mevzuda benim istediğim oluyor ama ne pahasına? Huzurum yok, sınır ihlali yapacaklar diye sürekli diken üzerindeyim, kavga etmekten hem ona hem de kendime saygım kalmadı. Evlenmeden önceki güvenli hayatımı özlüyorum. Vücudum stres nedeniyle tepki veriyor artık, her yerim ağrıyor, sürekli hasta oluyorum, cinsel yakınlıktan kaçıyorum. Bu durumların beni bu kadar etkilemesini istemiyorum, ruh sağlığım geri dönüşü olmayacak şekilde bozulacak diye korkuyorum. Yarın bayram ve kimseyle görüşmek istemiyorum.

Objektif gözle değerlendirecek olursanız bu evlilik sürdürmeye değer mi? Bu insanların dertleri ne? Neden oğlumuz yuva kurdu diye sevinmiyorlar? Bu işi biz nasıl kurtarabiliriz? Ben nerede hatalar yapıyorum?

Buraya kadar okuduysanız eğer teşekkür ederim.
Hayat konusunda çok ham olduğunu düşünüyorum şahsen 25 yaşındayım 3 senelik evliyim eşimle 3 haftalık bir tanışma sonrası nişan yoluna ve tanışma dahil 8 ay içerisinde evlendim görüşmediğim aslında tanımadığım bi adamla evlenmiş oldum iş hayatı yüzünden ve izinler dolayısıyla görüşemiyordukişin özüne gelirsek bir erkek okusana okumasa da hayat tarafından yeterince pişmemişse ailesi tarafından hayatı boyunca ıstismara uğramaya açıktır aslında eşinin ailesi sana değil eşine yapıyor öncelikle seni tanımayan sofrana oturmayan seninle iki kelam etmeyen bir yabancının derdi seninle olamaz bu tavırları kişisel algılamamlısın bence diğer konu şu eşinin karakterli bi duruş sergileyip annesinin ve babasının üzerinde kuramaya çalıştığı yada bu zamana kadar kurduğu otoriteyi sarsan birisin çünkü belkide ilk defa onların istediği değil de eşinin istediği oldu onlar sarılan otoriteleri ve kişisel yetiştirdikleri uşakların kaybetmeye başladılar bu otoriteyi korkutmaya çalışsalar da buna boyun etmemiş ve eşine de eğdirmemişsin Süreç seni yıpratmış yıpranmak çok normal üniversite okudum dedin okula gitmeden ders çalışmadan vizelerin finallerin stresini yaşamadan mezun oldun mu çok merak ediyorum dini inancı olan birisine benziyorsun hayatın kendisi bir sınav bir imtihandan sen kendinden ve eşinden dörtlük bir hayat beklemeyezsin çünkü hayat bir şekilde seni bir yerlerden zorlayacak zorlamaya da devam edecek eşimle normal zamanda çlk iyiyiz bana sevgisini belli ediyor diyorsun evlilik zaten sosyal medyada dizi de filmlerdeki gibi geçmeyeceğini sende biliyorsun bence kendine de eşine de fazla yüklenmelisin anne ve baba dünya kötüsü de olsa atamaz sen onun karsında sürekli senin annen senin baban diye söylendikce ve bu haklılığı eşinin zamn içerisinde kabul etmesi senin taraf benim taraf mevzusuna çekiliyor ve bu konudan emin ol belkide en çok onun canı yanıyor düşünsene bir yanda ailesi onu ezen bir yanda da eşinin yanında sürekli küçük düşünülen bir adam ilişkim buna değer bu da bir evre diyorsan sadece ilişkinize önem verin çünkü bu hayatta belki de eğer nasibinde varsa yanına kalan insanın eşi oluyor ama eş olmakda aman dört dörtlük geçimim olsun aldatmasın benim dizimin dibinde dursun benim dediğimi yapsın benim güvende olmamı sağlasın la olmuyor birbirine o güvenli alanı siz yapacaksınız onlar da zamanla ve ya değil öyle yada böyle sana alışmak zorunda alışmak istemiyorlarsa oğullarıyla istedikleri ve dinledikleri gibi görüşebilirler ama bu görüşmeye kendi katmamalısın ve eşin evin dışındaki hiç bir problem bu kadar çok meşgul etmesin beynini belki de yaşan olaylara bu denli hassas bir yaklaşım sergilediğin için bu kadar çok darbe yiyor olabilirsin unutma ki bi ağaç kesmek için en zayıf noktasına vurmaya çalışırsın devrilmesi kolay olsun diye hayata insanlara bu kadar önem verme belki de herşey çok boştur belki de evliliğin de içi boştur bilemeyiz zaman gösterir ama yaşadığın müddetçe vücuduna ağrı yapacak sana dert olacak kadar benimsemek bu hayatı çünkü geçiyor bugünüm değin dünde kalıyor dünüm değin unutulmaya mahkum kalıyo yarın şaibe belki çıkmayız demem o ki eşin seviyorsa sen seviyorsan bir şeyler düzelecek gibiyse özellikle bu ilişkiye değer diyorsan birbiriniz için fedakarlık yapmaktan kaçınmayın ama yaptığın fedakarlık sana dert olmasın mesleğin var anladığım kadarıyla para bu yerine koyulur herşey yolunu bulur bulmacada buluşmayı öğrenmelisin hiç bir olay ve kişi bu kadar önemli olmasın belki de bu davranışların altında kişilerin kendileriyle olan sorunları ve travmaları vardır herkes sen değil ki senin pencerenden görsün yada sen onların penceresinden kendini göresin
 
Hayat konusunda çok ham olduğunu düşünüyorum şahsen 25 yaşındayım 3 senelik evliyim eşimle 3 haftalık bir tanışma sonrası nişan yoluna ve tanışma dahil 8 ay içerisinde evlendim görüşmediğim aslında tanımadığım bi adamla evlenmiş oldum iş hayatı yüzünden ve izinler dolayısıyla görüşemiyordukişin özüne gelirsek bir erkek okusana okumasa da hayat tarafından yeterince pişmemişse ailesi tarafından hayatı boyunca ıstismara uğramaya açıktır aslında eşinin ailesi sana değil eşine yapıyor öncelikle seni tanımayan sofrana oturmayan seninle iki kelam etmeyen bir yabancının derdi seninle olamaz bu tavırları kişisel algılamamlısın bence diğer konu şu eşinin karakterli bi duruş sergileyip annesinin ve babasının üzerinde kuramaya çalıştığı yada bu zamana kadar kurduğu otoriteyi sarsan birisin çünkü belkide ilk defa onların istediği değil de eşinin istediği oldu onlar sarılan otoriteleri ve kişisel yetiştirdikleri uşakların kaybetmeye başladılar bu otoriteyi korkutmaya çalışsalar da buna boyun etmemiş ve eşine de eğdirmemişsin Süreç seni yıpratmış yıpranmak çok normal üniversite okudum dedin okula gitmeden ders çalışmadan vizelerin finallerin stresini yaşamadan mezun oldun mu çok merak ediyorum dini inancı olan birisine benziyorsun hayatın kendisi bir sınav bir imtihandan sen kendinden ve eşinden dörtlük bir hayat beklemeyezsin çünkü hayat bir şekilde seni bir yerlerden zorlayacak zorlamaya da devam edecek eşimle normal zamanda çlk iyiyiz bana sevgisini belli ediyor diyorsun evlilik zaten sosyal medyada dizi de filmlerdeki gibi geçmeyeceğini sende biliyorsun bence kendine de eşine de fazla yüklenmelisin anne ve baba dünya kötüsü de olsa atamaz sen onun karsında sürekli senin annen senin baban diye söylendikce ve bu haklılığı eşinin zamn içerisinde kabul etmesi senin taraf benim taraf mevzusuna çekiliyor ve bu konudan emin ol belkide en çok onun canı yanıyor düşünsene bir yanda ailesi onu ezen bir yanda da eşinin yanında sürekli küçük düşünülen bir adam ilişkim buna değer bu da bir evre diyorsan sadece ilişkinize önem verin çünkü bu hayatta belki de eğer nasibinde varsa yanına kalan insanın eşi oluyor ama eş olmakda aman dört dörtlük geçimim olsun aldatmasın benim dizimin dibinde dursun benim dediğimi yapsın benim güvende olmamı sağlasın la olmuyor birbirine o güvenli alanı siz yapacaksınız onlar da zamanla ve ya değil öyle yada böyle sana alışmak zorunda alışmak istemiyorlarsa oğullarıyla istedikleri ve dinledikleri gibi görüşebilirler ama bu görüşmeye kendi katmamalısın ve eşin evin dışındaki hiç bir problem bu kadar çok meşgul etmesin beynini belki de yaşan olaylara bu denli hassas bir yaklaşım sergilediğin için bu kadar çok darbe yiyor olabilirsin unutma ki bi ağaç kesmek için en zayıf noktasına vurmaya çalışırsın devrilmesi kolay olsun diye hayata insanlara bu kadar önem verme belki de herşey çok boştur belki de evliliğin de içi boştur bilemeyiz zaman gösterir ama yaşadığın müddetçe vücuduna ağrı yapacak sana dert olacak kadar benimsemek bu hayatı çünkü geçiyor bugünüm değin dünde kalıyor dünüm değin unutulmaya mahkum kalıyo yarın şaibe belki çıkmayız demem o ki eşin seviyorsa sen seviyorsan bir şeyler düzelecek gibiyse özellikle bu ilişkiye değer diyorsan birbiriniz için fedakarlık yapmaktan kaçınmayın ama yaptığın fedakarlık sana dert olmasın mesleğin var anladığım kadarıyla para bu yerine koyulur herşey yolunu bulur bulmacada buluşmayı öğrenmelisin hiç bir olay ve kişi bu kadar önemli olmasın belki de bu davranışların altında kişilerin kendileriyle olan sorunları ve travmaları vardır herkes sen değil ki senin pencerenden görsün yada sen onların penceresinden kendini göresin
Paragraf ve noktalama isaretlerini nerde bacim :KK14:
 
Back
X