- Katılım
- 25 Ocak 2024
- Mesajlar
- 1.033
- Emoji Skoru
- 921
- Puanlar
- 53
- Yaş
- 37
İletişim sıkıntısı var gibi geldi bana. Çünkü ikinizin de haklı ve haksız yanlarınız var, sadece sıkıntılarınızı doğru dile getiremiyorsunuz.Artık kurtarilamaz bir evliligin sonundayim sanırım. Sürekli kavgalar ve tartışmalar. En basit şeyde bile tahammülsüzlükler. Dün akşam sanırım en buyuk kavgamizi yaşadık ve ne yapacağımı bilmiyorum.
Biz beş yıldır evliyiz. Çocuktan sonra cinsel hayatımız neredeyse bitti. Hep ben istiyor talep ediyorum kocam da yorgun olmadığı zamanlarda istiyor.dusunun ki iki üç ayda toplasanız iki üç kere ilişki yaşanır. Sadece yazlari çalışmadığı zamanlarda iki günde bir olur. Bahanesi yorgunum, bedenim ağrıyor anlamiyorsun.Evet özelde calisiyor uzun çalışıyor ama yani ben de kadının isteklerim var. En son bu eski sevgilisini mi unutamadı diye dusunurken sürekli istenmedigim ve aklında biri olduğu düşüncesi vardı bende. En son dün işten geldi kaç gündür de diyorum seni özledim. Dün yanaştım falan yine istemedi. En son patladım. Yeter diye. Ben patladikca salak salak konuşma azgin boğa misin gibi aptal.kelimeler kullandı ben de hiç beni anlamamış olmasına tepki gösterip onu biraz itikledim. Ben itikleyince baktım el kol kaldırıyor bana el kol kaldırma diyip defalarca Tokat attım çünkü bana bu edepsizligini beni anlamayisini artık kaldiramadim. Ben vurunca kafamdan kulaklarimdan çekip beni savurdu. İşte o an durdum. Sustum. Karşıma geçip sen kadın misin saygın yok bana nasıl vurursun, sen vurcan ben bakcam mi gibi şeyler söyledi. Saygı yok bitti sen her şeyi bitirdin canavara donustun. Yorgunum diyorum neyi anlamiyorsun. Derdin benim ise gitmem, dışarıda iftar yapmam gibi şeyler söyledi. Ben senden bıktım dedi. Sustum uzun süre kalakaldım. Benim vurmam yanlış evet ama bana el kol yapıyordu. Altta kalmam diye... Ama onun beni o şekilde savurusu gözümün önünden gitmiyor. Ben ona hep dedim bana vurursan bu evlilik biter. Sen hep şovsun sen hiçbir şey bitiremezsin dedi bir gün hatta bana. Şimdi burada böyle beklemek zoruma gidiyor. Çok uzak bir sehirdeyim. Param şu an yok ama mesleğim var fakat borcum çok. Çocuğum çok kuucuk. Bir yerelere gideyim şimdi bu evde bulamasın beni akşam. Kaybedeceğini anlasın.istiyorum gidecek yer bulamıyorum annem hasta ona godemem zaten çok uzakta. Evde sussam yüzüne bile bakmasam diyorum ben bu olayı şiddeti yutmak istemiyorum. Hatasını asla anlayacak biri değil ağız dolusu suçlamalar işittim durdum dönüp kendine bakmadı bile. Azgın diyip durdu. Siz söyleyin ben napayim
Eşim normalde şakası sakin ilgili biri. Ama benden hep böyle kopuyor hissi var. Beni sevdiğini de hissedemiyorum artık saçmalama diyip kestirip atıyor. Hep haklı olan biri
Bense hep suçlu. Ben ne yapayım şimdi
Bir kere ben yorgunluğun cinselliğe engel olacağına inanmıyorum. Cinsellik dediğin şey zaten dinlendirici, rahatlatıcı ve onarıcı birşey olması gerekir. Penetrasyon bile şart değil sadece öpüşüp koklaşmak bile en basitinden lazım. Şart. Yani eşiniz empati duygusundan yoksun davranıyor. Sizi anlamıyor.
Siz de ona şefkatli yanaşıp yargılamadan isteklerinizi bildirseniz? Yani esas sorun libido eksikliği çünkü. Erkekler hırçınlaşır böyle zamanlarda. Libidoyu düşüren ne olmuş acaba, bunu anlamaya halletmeye çalışsanız?