Ama adam da hasta yatağında işi yok gücü yok raporlu zaman öldürmek için konuşuyor belli ki.
Boşver ya , böylelerine açıklamaya bile gerek yok.
İki sene önce çok tatlı, yildizimin barıştığı bir adamla tanışmıştım, çok uzak mesafeden. Defalarca geldi, beraber çeşit çeşit şeyler yaptık, bir sürü yer keşfettik, anılar oluşturduk. Tam benim erkek versiyonum gibi bir şey, hayatı yaşayış biçimi, düşünceleri..Son gelişinde - tanışmamızin birinci senesi oluyor- çok daha derin bir ilişki yaşama isteğinden falan bahsetti, biz güzel güzel tatil aşkı modunda takılırken sevgili moduna geçtik. Ama daha önce rahatsız olduğumu çeşitli zamanlarda ve şekillerde çok net söylememe rağmen mesajlarıma geç dönerdi, bazen ertesi gün mavi tik olurdu , sonraa upuzun yazardı. Beyefendi müsait değilken kısa kısa cevap yazmayı sevmezmiş. S
yazdığım mektuplardan birine bile yazdım, "geç cevap almayı istediğim zamanlarda zaten mektup atiyorum. Mesaj yaziyorsam hızlı bir cevap beklerim" diye. Ama beyefendide hala değişme yok. Sırf kendime aldığım bilete eşlik etmek için iş çıkışı bir tren üç uçak değiştirip yanima gelen, bunun da reklamını bile yapmayan bir insan, hep beni mutlu edecek el emeği hediyeler yapar, dusuncelidir vs vs, seviyorum da.
Amaa kendimi daha çok sevdiğim için ve elin kıçıkırık erkeğine ilgi, mesaj vs diye ısrarcı olmak bana kendimi kötü hissettirdiği için uzun uzun yazmadığı bir dönem hiç bir şey yazmadan engelledim geçtim.
Seviyorsam seviyorum yani, aşkımdan ölmedim ya:)
O yüzden sana vereceğim tavsiyem de bu olacaktır. Sana kendini kötü hissettirene açıklama bile yapma,yol ver gitsin.
*Benim bu bahsettiğim bebe ile bir sene sonra yeniden barıştık, bugün dahil olmak üzere her ay gelir, 'mesajlasmayi sevmem' diyen insan artık gece üçe kadar mesaj atıyor, üstelik kendi de bundan zevk alıyor . Ayrı geçen bir senede düşünmek ve bana hak vermek için yeteri kadar zamanı olmuş.
Bazen bir şeyi bin kere söylemektense kestirip atmak daha güzel bir çözüm olabiliyor