Güzel Dostlukların Anavatanı , İkinci Yuvamız "Erkek İnfertilitesi"nin Geyik Topiği!!

yaa bende 20 ye girer girmez evlendim ne varsa..:sm_confused: Memnunum kocişimden ama daha çocukmuşum yaw.:icecream:

[sıze="2"]aa bende 20sinde evlenenlerdenimmmm
ahhh diyorumm keşkeeee
birazz daha geç evlenseydimmm
ama yinede kocişimle evlenseydimmmm
tam evlenme yaşıı şimdiki zaman aslındaaa
oyyy oyyyyy
[/sıze]
 

CANIMM ALLAH MUTLULUGUNUZU DAİM ETSİNN HİÇ AMA HİÇ AYIRMASINN VE RAPAZİTLER HİÇ OLMASINNN .....:Saruboceq::Saruboceq::Saruboceq:
TAMM DELİLİK ÇAGLARIII O YAŞLAR CANIMMM NEYSE ALLAH PİŞMANSIZ ETSİNNNNŞeniz
 

amin canım hepimiz inşallah ömür boyu mutlu olup eşlerimizle tontiş neneler ve dedeler olalım *parazitler * olmadana.s
 

iyi yapmışsın sen benim eşimde annemle kardeşlerim ne söylerse haklıdır diyor.bide onlar bana bişey söyledimi haklısınız anne diyor..beni ezdiriyorsun dedğim zaman kim ezdiriyor seni diyor..tayin çıkması iyi olmuş benim eşim annemden uzakta oturamam diyor.yani hep yakın olacaz.kayınbabada yok.aman varya yaşım 25 ama içim 40 yaşında gibi.hep içime atıyorum.allaha havale ediyorum sadece oda yeter.allah hayırlısından bi evlat versinde başka bişey istemiyorum..
 

canım sen insanlığını bozma allah zaten o sessizliğimizin hatırına vercek bize şahsen senimki öyle oldu anlatsam dilini ısırırsın yaşadıklarımı ama bir defa bile ağzımı açıp bişey demedim o zamanlar annemin derdi kendine yetiyor diye onada dertlenemedim eşime ilk defa şikayet ettiğimde 10 aylık evliydim o zamana kadar hep eşim uyuynca ağlıyordum ona ve ailesine hiç karşılık vermedim ve yinede eşimi deli gibi sevdim ona bebekmiş gibi ilgi gösterdim ve allah yüzüme baktı eşim bekarken defalerce girip kazanamadığı sınava girdi ve kazandı rabbim güldürdü yüzümüzü zaten eğer tayin durumu filan olmasa 300 yıl yaşasak yine ayrı bi evimiz olmazdı canım sanada allah sabır versin eşine akıl fikir versin inşallah seninde gönlüne göre versin rabbim...
 
:sm_cool:Sabommm gelmiişşşşş minnoşu göstercem sana sabo terliğii :roflol::roflol::roflol:
 
pozitif bahçıvan ...!!!!!!!!

Memleketimizde iyimserler kötümserlere kızınca "Hiç mi pozitif bir şey yok bu memlekette birader" diye çıkışırlar. ışte size pozitif bir bahçıvan...

Seyahatten dönen bey havaalanından bahçıvanına telefon açmış, konuşuyorlar:

- Nasıl, her şey yolunda mı?
- Yolunda... Küreğin sapı kırıldı, şu anda onu tamir ediyordum.
- Neden kırıldı?
- Köpeğinize mezar kazarken zorlamışım, ondan kırıldı.
- Nee! Köpeğim mi öldü?
- Maalesef havuza düştü?
- Benim köpeğim çok iyi yüzerdi; havuzda nasıl ölür?
- Havuzun suyu boşalmıştı, atlayınca betona çakıldı.
- Havuzu yeni doldurtmuştuk, neden boşalttınız?
- ıtfaiyeciler evdeki yangını söndürürken ilave suya ihtiyaç duydular.
- Neee evde yangın mı çıktı?
- Evet efendim. Annenizin vefatı dolayısıyla taziyeye gelenlerden biri yanık sigara bırakmış.
- Annem mi öldü? Yahu kadın daha iki hafta önce sapasağlamdı?
- Haklısınız da... Yatak odanızda karınızla en yakın arkadaşınızı aynı yatakta görünce kalbine inmiş.
- Yahu hiç pozitif bir haber yok mu adam sende?
- Var efendim... Geçen gün siz AIDS testi yaptırmıştınız ya... Sonucu geldi, pozitif...
 
Biz mi istedik yoksa hak mı ettik ?

Benim çocukluğumda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
Hatta babanım bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi,hep evdeydi.
Heryere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki.

En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.
Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.
Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.
Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.
Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi.
Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.
Annelerimiz bu durumu bildiklerinden,
kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
Mahallemizdeki teyzeler annemiz gibiydi. Susayınca girer evlerine su içerdik.
Ya da pencereden bir sürahi bir bardak uzatır, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.
Kısacacı evine girip gelen (ki sadece çişi gelen giderdi evine) elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.
Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.
Bu bazen bir kurabiye bazen bir meyve olurdu.

Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.
Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.
Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştılırdık. Polisler gelmezdi
kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.
Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz,
onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi,
en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.
Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.
Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.
Azar işitip, acillere taşınmazdık.
Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik.
Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.

Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.
Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki..
Komşumu tanımıyorum ama evinin camında temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.
Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.
Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ; bilmem kaç kuruş
hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.
Evlerimiz var içinde yaşayan yok.
Parklarımız var içinde oynayan çocuk yok.
Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar...
Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..

Tahta iskemlelerimiz de oturan yaşlılarımız, onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.
Ben kapılarında '' vale '' lerin, '' bady '' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.
Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp, taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.
Benim değildir bu kültür.
Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.
Nedir bunlar?
Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.
Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.
İyi de neden böyle olduk ?
Biz mi istemiştik? Yoksa hak mı ettik?
ya sizce ?
 

üst katımda oturuyorlar ki lülülülülülü ama fazla kalmıyorlar burda.. yazın 8 ay yazlıktalar.. arada geliyorlar.. kışın burdalar sadece..


aman canım ben bile arkama bakınca resimlere bakınca anaa ne küçükmüşüm diyorum.. daha önce hep 25 yaşında evlenirim diyordum ama kısmet buymuş.. mutluyum eşim de çok iyi biri..
 
canım ben im kursa gitmem lazım ordan bi arkadaşıma gidicem akşam burdayım ama görüşürüz okiş..

ben oynamıyorum yaaaa laelaelaelaelae laelaelaelaelae tabi sen beni sobeledin rahatladın kaydirigubbakcemile3 temem git güle güle .. Şeniz
 
süperdi canım:roflol:

diğer yazıda çok hoş:çok üzgünüm: gerçekten benim çocukluğumda buna benziyor dusenağlama
 
pinkicim ikiside çok güzel ama birincisine çok duygulandım canım elin memleketinde ana yok baba yok komşu yok bacı kardeş yok çoluk çocuk desen hiç yok hatta düşün kaynana bile yok böyle olunca bu yazı çok dokundu bana dışarda bu kadar güzel hava vaken eskiden adımımızı atmazdık eve zaten sokakla evin içi bir adımdı hep kapıdan çıkınca sokak adımını atınca evin içindeydik hoş kapılarımızda örtülmesdiya 6 çocuk biri girer biri çıkar aman bide kırmızılar geldi iyi koydu canım bu yazı bana eline sağlıksenağlama
 
:asigim:Pinkim canım benim yazıı çok güzelldi.Paylaşım içinn saoğll.Şeniz
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…