arkadaşlar türkçenin yazıldığı gibi okunan bir dil olduğu söylenir durur çoğu yerde, ama gerek bu konuya ilgim gerekse işin inceliklerini öğrenmek için katıldığım diksiyonu kursunda öğrendiğim kadarıyla, türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil değil(miş).
şu anda geç saatten ötürü sadece birkaç alıntı aktararak "ağır" ın aslında senelerce benim de düzgün konuşmaya çalışırken yanlış konuştuğumu anlamama vesile olan bir örnek olması nedeniyle doğru söyleniş şeklinin "ağar" olduğunu belirtmek ister, senelerce böyle konuşmanın yanlış olduğunu sandığımdan dolayı önce kendimi sonra da eğitim sistemimizi kınarım...
.inatla aksini savunanların, geçtiği kelimeler içerisinde ğ* harfinin doğru okunuşu ile ikna olacağını düşündüğüm durum. ğ, yer aldığı kelimelerde yanındaki ünlülerin okunuşunu işaretleyen bir harftir. "a+ğ+a" ses diziminin okunuşu iki a ünlüsünün birbirine ulanarak(tek anın 2 sesbirim uzunluğunda okunması) seslendilirmesi (kağan); "a+ğ+ı" diziminde ise ı ünlüsünün düşerek asesinin yine iki ses birim uzunlugunda okunması(kağıt,ağız); gelecek zaman eki almıs kelimelerde ise, sözgelimi yapacağım kelimesinin yapıca:m (yapıcaam) şeklinde söylenmesi bazı örneklerdendir. bazı durumlarda ise ğnin y sesine dönüşmesi söz konusudur; eğlence kelimesinin eylence şeklinde söylenmesi gibi. bunun dışında y harfinin de düşerek okundugu kelimeler vardır; böyle sözcüğünün dogru seslendirilişinin bö:le olması gibi. sadece bu kadarlık bir kuraldan dahi yola çıkılarak anlaşılır ve tekrar dogrulanır ki; turkce yazildigi gibi okunan bir dil degildir
alıntıdır.
not: bu arada yanlış anlama olmasın, ben de hala "ağır"demeye devam ediyorum büyük ihtimalle. ayrıca zaman içinde bazı kurallar farklı şekillerde kalıplaşıyor sanırım ve biz okuyup doğrularını öğrensek de karşımızdaki insanlar hangisini doğru sanıyorsa ona göre bir değerlendirmeyle karşılaşacağız büyük ihtimalle. yani iş görüşmesine gittiğinizde ya da önemli bir toplantıda karşınızdakinin bildiği doğru telaffuz kurallarına göre yargılanacağımızı unutmamak lazım:))) yazım kurallarına takmıştım seneler önce, hayatımın bir parçası, ancak telaffuz konusu çok daha zormuş meğer. tabii bu konuda bir otoritenin olmaması da etkili sanırım.