• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

İçsel Sıkıntılar

Kendinize zaman tanıyın, duygularınıza dışarıdan bakmayı deneyin. Hissettiklerinizi ilk siz hissetmiyorsunuz emin olun, yaşadıklarınız çok evrensel şeyler. Bazen önümüze düşüyor ya 90 larda bunu yapmayan çocuk var mı diyor o saçma bir sürü şeyi hepimiz yapmış oluyoruz. Bu yaşadıklarınız da böyle. Olumlu taraflarına odaklanın, hiç evlenmeseydiniz neler yapardınız ne hissedersiniz öyle düşünün ve o enerji alanını oluşturun etrafınızda da hep öyle insanlar olsun. Kurslara katılın, atölyelere katılın, hiç okumadığınız tarz kitaplar okuyun, udemy gibi platformlarda dünya kadar geliştirici kurslar var onlara odaklanın. Ben bir dönemimi hiç bilmediğim bir konuya vermiştim, sonra o konu ile ilginç deneyimlerim oldu. Çünkü ilgi nereye olursa dikkat de oraya gidiyor.Yurtiçi yurtdışı turlara katılın; sizi hiç tanımayan insanların olduğu ortamlara girin. Mesela bir projede çalışırken yeni boşanmış katılımcının projeye katılma motivasyonu yeni çevre edinmekti;açık açık söylüyorlardı.Hedefine de ulaşmıştı, çünkü diğer kişiler de farklı arayış içindelerdi; açıklık açıklığı doğurmuştu. Yani sonuç olarak değişik mekanlar-değişik eylemler çok iyi gelip yoğunluk düşüncenizi farklı alana kaydıracaktır.
Gemini yi bu konuda tavsiye ederim, ben chatgpt den filan daha çok severim. Yeni öğrenmek istediğiniz şeyler konusunda size derya deniz bilgiler sunuyor.
 
2 seneniz daha detaylı olarak nasıl geçti ?

Özetlemek gerekirse, kendimi, dünyaya uzaydan az önce fırlatılmış gibi hissediyordum.
Daha önce hiç böyle bi duygu durumu yaşamadım.
Mutsuzum desen değil, mutluyum desen değil, ama her şeye ve herkese aşırı yabancı.
Yersiz yurtsuz zamansız hissediyordum.
Çook şükür tamamen geçti, izi bile kalmamış şimdi fark ediyorum.
 
2 seneniz daha detaylı olarak nasıl geçti ?


Ama elimi alnıma götürüp ahlayıp sızlamadım. Bu anlamda da kendimle çok gurur duyuyorum.
Yeniden aşık oldum, tıpkı ilk gençlik zamanlarımda hissettiğim duyguları hissettim, kendimi çekmedim, kapatmadım, birine güvenmeyi ve her şeyi zamana bırakmayı seçtim, spor yaptım, dostlarıma daha çok sarıldım, ailemle daha çok zaman geçirdim, duygularımı bastırmadım, ağladım, sarhoş oldum, işime daha çok asıldım falan filan... Hayat yaşattığı her deneyimle muhteşem bi yolculuk. Ve her duygu durumu değişiyor. Bunun bilincinde olunca geriye sadece anın tadını çıkarmak kalıyor.
 
Kızlarım dilerim hepiniz iyi ve sıhhatlisinizdir.
Biraz zaman sonra ufak dertleşme başlığı ile karşınızdayım :)

Hem güncelleme yapmak , hem biraz fikirlerinize ihtiyaç duydum .

Sürecimi bilenleriniz zaten var. Bilmeyenler için kısa ve ufak bir özet geçiyorum . Boşanalı 9-10 ay kadar oldu. Anlaşmalı boşandım. Çocuğum yok. Henüz 30 yaşında bile değilim.

Boşanma sürecim oldukça kolay ve hızlıydı. Ancak sonrasında sudan çıkmış balığa döndüm tabi. Boşandıktan sonra eski eşle ilgili gelgitli süreçlerim oldu . Bu durumu atlattım. Yoluma bakmam gerektiğini ciddi bir şekilde anladım.

Kendimden bahsetmem gerekirse mevcut koşulları anlatabilmek ve daha güzel yorumlarınızı duyabilmek adına ,

Çalışan maddi bağımsızlığını kazanmış , geçim ve yaşam sıkıntısı şükürler olsun çekmeyen , oldukça sosyal , gerek iş gerek sosyal çevremde networkü geniş , sanatsal bir kaç hobi ile ilgilenen , spor yapmaya çalışan , ibadet ve manevi yönümü güçlendirmeye çalışan , öz bakım, giyim kuşamına dikkat eden dışarıdan bakan her gözün bu kız boşanma sürecinden cevval şekilde çıkmış diyebileceği bir imaj var.

Ama bu durum benim iç dünyamda maalesef hala bu kadar güçlü ve sağlam değil. Asla başladığım noktada olmadığımı biliyorum. Kendime bazen iyi davranma konusunda ciddi anlamda acımasız gibiyim.

Boşanma sonrası , hem kadınlar hemcinslerim hem erkekler ayrı ayır beni ciddi anlamda yordu diyebilirim . Kadınların bu denli acımasız ve incitici üslubu ve erkeklerin ahlak dışı yaklaşımları neticesinde bayağı olumsuz etkilenmiş olduğumu söyleyebilirim .

Karşıma boşandıktan sonra bir takım erkeklerde çıktı . Ama hepsi ile bir takım uyuşmazlıklarımız vardı. Kimisi ile boy uyuşmazlığı , uzunum biraz ben :) 175 cm , inanç farklılıkları , evlenmeden takılmalık ilişki isteyenler , hayat kültür ve vizyon farklılıkları gibi konular.

Ama son günlerde yoğun bir umutsuzluk içerisindeyim yeniden. Ve artık gerçekten doğru , ahlaklı ve iyi adamların herhangi bir yerde kalmadığına inanmaya başladım .

Hayatıma dışarıdan bakıldığınde her şey yolunda duruyor. Bence de yolunda . Şükürler olsun sağlığım yerinde , maddi olarak refahlı hayat sürebilir haldeyim . Ancak neden bu içsel durumları yaşıyorum bilmiyorum.

Terapide alıyorum bu arada düzenli olarak. Ancak antidepresan tarzı şeyler kullanmıyorum . Kullanmalı veya başlamalı mıyım emin olamıyorum.

Zihnim sürekli olumsuzluk, değersizlik , görülmeme ve yalnızlık üzerine odaklı düşünce üretiyor.

Çevrem birileri ile flört et vs diyor. Ediyorum bazen anlık iyi geliyor sonra bakıyorum adam yamuk :) yeni hayal kırıklığı gibi bir kısır döngüdeyim .

Gelecek kaygısı ve anın umutsuzluğunu sanki çepeçevre yaşıyorum da bu savaşı kaybetmek üzereymişim gibi.

Çevremde olumlu bir çok örnekte var görüyor , duyuyor ve şahitlik ediyorum.

Dışarıdan gelen olumlu ve olumsuz her söze ve lafa çok savunmasız ve açık olduğumu farkettim. Hızlı etkileniyorum . Tesirine giriyorum .

Garip bir huzursuzluk , ait hissedemem hali sürekli. Sürekli tetikte yaşamak gibi.

Valla ben kendi kendimi anlamış değilim. Gelip bir sihirli değnek dokunsun diye beklemiyorum .Çabalıyorum da ama neyi yanlış yapıyorum bulamıyorum.
Var mı kendini böyle garip saçma bir girdaptan kurtarıp nasıl kurtardığını paylaşmak isteyen :))

Şu sıralar en çok ihtiyacım olan ben kendimi bu histen şöyle kurtardım diyen birileri.
Güzel yorum ve fikirlerinizi bekliyorum :D
Hayatın şartların çok güzel. Kendine dert yaratma 🥲
 
Özetlemek gerekirse, kendimi, dünyaya uzaydan az önce fırlatılmış gibi hissediyordum.
Daha önce hiç böyle bi duygu durumu yaşamadım.
Mutsuzum desen değil, mutluyum desen değil, ama her şeye ve herkese aşırı yabancı.
Yersiz yurtsuz zamansız hissediyordum.
Çook şükür tamamen geçti, izi bile kalmamış şimdi fark ediyorum.

Şuan bende de benzeri var ait hissedememek
Yersiz yurtsuz aynı şekilde sanki
Mutlu değilim diyemiyorum mutsuz değilimde diyemiyorum tanımlamakta güçlük çektiğim bir hal .
 
Randevu aldın mı bacım naptın?
 
Kızlarım dilerim hepiniz iyi ve sıhhatlisinizdir.
Biraz zaman sonra ufak dertleşme başlığı ile karşınızdayım :)

Hem güncelleme yapmak , hem biraz fikirlerinize ihtiyaç duydum .

Sürecimi bilenleriniz zaten var. Bilmeyenler için kısa ve ufak bir özet geçiyorum . Boşanalı 9-10 ay kadar oldu. Anlaşmalı boşandım. Çocuğum yok. Henüz 30 yaşında bile değilim.

Boşanma sürecim oldukça kolay ve hızlıydı. Ancak sonrasında sudan çıkmış balığa döndüm tabi. Boşandıktan sonra eski eşle ilgili gelgitli süreçlerim oldu . Bu durumu atlattım. Yoluma bakmam gerektiğini ciddi bir şekilde anladım.

Kendimden bahsetmem gerekirse mevcut koşulları anlatabilmek ve daha güzel yorumlarınızı duyabilmek adına ,

Çalışan maddi bağımsızlığını kazanmış , geçim ve yaşam sıkıntısı şükürler olsun çekmeyen , oldukça sosyal , gerek iş gerek sosyal çevremde networkü geniş , sanatsal bir kaç hobi ile ilgilenen , spor yapmaya çalışan , ibadet ve manevi yönümü güçlendirmeye çalışan , öz bakım, giyim kuşamına dikkat eden dışarıdan bakan her gözün bu kız boşanma sürecinden cevval şekilde çıkmış diyebileceği bir imaj var.

Ama bu durum benim iç dünyamda maalesef hala bu kadar güçlü ve sağlam değil. Asla başladığım noktada olmadığımı biliyorum. Kendime bazen iyi davranma konusunda ciddi anlamda acımasız gibiyim.

Boşanma sonrası , hem kadınlar hemcinslerim hem erkekler ayrı ayır beni ciddi anlamda yordu diyebilirim . Kadınların bu denli acımasız ve incitici üslubu ve erkeklerin ahlak dışı yaklaşımları neticesinde bayağı olumsuz etkilenmiş olduğumu söyleyebilirim .

Karşıma boşandıktan sonra bir takım erkeklerde çıktı . Ama hepsi ile bir takım uyuşmazlıklarımız vardı. Kimisi ile boy uyuşmazlığı , uzunum biraz ben :) 175 cm , inanç farklılıkları , evlenmeden takılmalık ilişki isteyenler , hayat kültür ve vizyon farklılıkları gibi konular.

Ama son günlerde yoğun bir umutsuzluk içerisindeyim yeniden. Ve artık gerçekten doğru , ahlaklı ve iyi adamların herhangi bir yerde kalmadığına inanmaya başladım .

Hayatıma dışarıdan bakıldığınde her şey yolunda duruyor. Bence de yolunda . Şükürler olsun sağlığım yerinde , maddi olarak refahlı hayat sürebilir haldeyim . Ancak neden bu içsel durumları yaşıyorum bilmiyorum.

Terapide alıyorum bu arada düzenli olarak. Ancak antidepresan tarzı şeyler kullanmıyorum . Kullanmalı veya başlamalı mıyım emin olamıyorum.

Zihnim sürekli olumsuzluk, değersizlik , görülmeme ve yalnızlık üzerine odaklı düşünce üretiyor.

Çevrem birileri ile flört et vs diyor. Ediyorum bazen anlık iyi geliyor sonra bakıyorum adam yamuk :) yeni hayal kırıklığı gibi bir kısır döngüdeyim .

Gelecek kaygısı ve anın umutsuzluğunu sanki çepeçevre yaşıyorum da bu savaşı kaybetmek üzereymişim gibi.

Çevremde olumlu bir çok örnekte var görüyor , duyuyor ve şahitlik ediyorum.

Dışarıdan gelen olumlu ve olumsuz her söze ve lafa çok savunmasız ve açık olduğumu farkettim. Hızlı etkileniyorum . Tesirine giriyorum .

Garip bir huzursuzluk , ait hissedemem hali sürekli. Sürekli tetikte yaşamak gibi.

Valla ben kendi kendimi anlamış değilim. Gelip bir sihirli değnek dokunsun diye beklemiyorum .Çabalıyorum da ama neyi yanlış yapıyorum bulamıyorum.
Var mı kendini böyle garip saçma bir girdaptan kurtarıp nasıl kurtardığını paylaşmak isteyen :))

Şu sıralar en çok ihtiyacım olan ben kendimi bu histen şöyle kurtardım diyen birileri.
Güzel yorum ve fikirlerinizi bekliyorum :D
Merhaba, güzel arkadaş öncelikle sizin tam olarak hikayenizi bilmiyorum. İlk defa denk geldim. Yanlş bişey söylersem affola. Tüm yorumları okudum. Ne kadar güzel yazmış herkes ayrı ayrı çok mutlu oldum. Son zamanlarda yorum okumaya korkuyorum herkes çok acımasız. Benim de bi faydam dokunursa ne mutlu ☺️ arkadaşlara katılıyorum sizin zamana ihtiyacınız var. Bende terapi aldım o esnada zihnim çok karışıktı terapiler bittikten epey sonra kendimi çok iyi hissetmeye başladım. Anlayıp içselleştrmek biraz zaman alıyor. İlaç konusunda ben genelde çekimserim bi ara ciddi almalıyım dedm ama bana ilaçlar iyi gelmiyor. Size belki iyi gelebilir. Ne kafanızı kurcalıyorsa denemekten korkmayın. İlaç mı denemek istiyorsunuz deneyin. İstemezseniz devam etmezsinz. Hayatın tadını yeniden hissetmeye başladığınızda doyamayacaksınız. Emin olun. Ve bu hayat imtihan dünyası akışına bırakın serbest bırakın bişeyler olmak zorundaymış gibi deil. Duygularınızdan kaçmayın hepsi normal. duygularınızı yaşayın ağlayın gülün. Terapistim bana bırak kendini öldür zihninde dedi. Senin elinde olmayan konular için kendini hırpalayıp durma bırak aksın. İlginç bi şekilde zamanla rahatlamaya başladım. Yeni bi hayat kurmak vs bunlar için çabalamanıza gerek yok sadece dua edin bi bakmşsın karşına çıkmış tam istediğin gibi biri yanında kendini güvende hissettiğin huzurlu hissettiğin. Çıkmasada vardır Rabbimin mutlaka bir bildiği yada senin için en hayırlı olanın vakti. Şüphenn olduğu yerde durmayın. Sevgiyle kalın ❤️
 
Görevi biten hayatımızdan çıkar, kedi bile olsa.

Deneyim yaşayacağınız kişi ve olaylar önünüze çıkar zaten çünkü hayatımızda en minik olay bile tesadüf değildir ve şaşmaz. Planda varsa olacaktır..

Çoluk çocukla ortada kalmış kadınlar bile güç toplayıp yeni hayatlarına başlıyorken size ne oluyor? Yapmayın lütfen hayatınızı durduk yere zehir etmeyin kendinize.

Bakın sistemin nasıl çalıştığına çok minik ama çok net bir örnek vereyim. Geçen gün marketten geldiğimde poşetten vişne reçeli çıktı. Ben almadığım için fişe baktım yazmıyordu. Normalde almazdım ama görünce geri vermek istemedim. Ertesi gün gidip ödemesini yaptım. Kasiyer bir müşterinin aldıklarına ek yapmak için diğer reyona geçtiğini, sıra bende olduğu için beni aldığını söyledi. Ve işin komik tarafı aynı reçelden başka da yokmuş depo dahil. O kişi o kadar istiyorken ben hiç çaba göstermeden almış ve evime getirmiş oldum. O reçel neyse kişi de çok üzülmüş bu duruma.

Her ne olursa olsun eğer bir şey bize ait ise reçel misali gelir sizin hayatınıza girer zaten şüphesiz olarak. Sizin yapacağınız şey ne yapıyorsanız o anda olun. Geçmiş çok geride kaldı o zaten yok. Gelecek de yok sadece şu an var. Rahatladığınız zaman kafaya takmadığınız zaman zaten her şey öyle bir kolaylıkla olur ki. Ayrıca ağır durumlar dışında ilaca da karşıyım ben. Biz bu dünyaya gelişmeye, olaylardan ders çıkarmaya ve olgunlaşmaya geldik. Yaşayın duyguyu gelip geçsin. Süre de belirlemek ne kadar yanlış. Duygularınızı bastırmayın ama peşine de takılıp olayla olay olmayın. Hepsi bu kadar.
 
evet kedi alamıyoruz maalesef kedileri de çok severim görünce sarılasım geliyor. Şu zaman kadar antidepresan kullanmamak için kendimi tutma sebebim kilo almak istemiyor oluşum. Ama galiba pes etmek üzereyim .
fulsac öneririm ama doktor kontrolüyle tabiki, gerilim baş ağrısı ve migren şikayetiyle gittim çok rahatlattı kilo vermemi de kolaylaştırdı
 
Görevi biten hayatımızdan çıkar, kedi bile olsa.

Deneyim yaşayacağınız kişi ve olaylar önünüze çıkar zaten çünkü hayatımızda en minik olay bile tesadüf değildir ve şaşmaz. Planda varsa olacaktır..

Çoluk çocukla ortada kalmış kadınlar bile güç toplayıp yeni hayatlarına başlıyorken size ne oluyor? Yapmayın lütfen hayatınızı durduk yere zehir etmeyin kendinize.

Bakın sistemin nasıl çalıştığına çok minik ama çok net bir örnek vereyim. Geçen gün marketten geldiğimde poşetten vişne reçeli çıktı. Ben almadığım için fişe baktım yazmıyordu. Normalde almazdım ama görünce geri vermek istemedim. Ertesi gün gidip ödemesini yaptım. Kasiyer bir müşterinin aldıklarına ek yapmak için diğer reyona geçtiğini, sıra bende olduğu için beni aldığını söyledi. Ve işin komik tarafı aynı reçelden başka da yokmuş depo dahil. O kişi o kadar istiyorken ben hiç çaba göstermeden almış ve evime getirmiş oldum. O reçel neyse kişi de çok üzülmüş bu duruma.

Her ne olursa olsun eğer bir şey bize ait ise reçel misali gelir sizin hayatınıza girer zaten şüphesiz olarak. Sizin yapacağınız şey ne yapıyorsanız o anda olun. Geçmiş çok geride kaldı o zaten yok. Gelecek de yok sadece şu an var. Rahatladığınız zaman kafaya takmadığınız zaman zaten her şey öyle bir kolaylıkla olur ki. Ayrıca ağır durumlar dışında ilaca da karşıyım ben. Biz bu dünyaya gelişmeye, olaylardan ders çıkarmaya ve olgunlaşmaya geldik. Yaşayın duyguyu gelip geçsin. Süre de belirlemek ne kadar yanlış. Duygularınızı bastırmayın ama peşine de takılıp olayla olay olmayın. Hepsi bu kadar.

Örneğiz gerçekten harika ve etkilenesi
Dilerim bundan sonraki süreçler de güzellikler bizi bulur.
Yani iyi ve güzel hissedebilmek için elimden geleni yapıyorum. Bazen olmuyor öylece bekliyorum sadece.
Yine de her şeye rağmen inanılmaz güçlü hissediyorum :)

Teşekkür ederim :)
 
Merhaba, güzel arkadaş öncelikle sizin tam olarak hikayenizi bilmiyorum. İlk defa denk geldim. Yanlş bişey söylersem affola. Tüm yorumları okudum. Ne kadar güzel yazmış herkes ayrı ayrı çok mutlu oldum. Son zamanlarda yorum okumaya korkuyorum herkes çok acımasız. Benim de bi faydam dokunursa ne mutlu ☺️ arkadaşlara katılıyorum sizin zamana ihtiyacınız var. Bende terapi aldım o esnada zihnim çok karışıktı terapiler bittikten epey sonra kendimi çok iyi hissetmeye başladım. Anlayıp içselleştrmek biraz zaman alıyor. İlaç konusunda ben genelde çekimserim bi ara ciddi almalıyım dedm ama bana ilaçlar iyi gelmiyor. Size belki iyi gelebilir. Ne kafanızı kurcalıyorsa denemekten korkmayın. İlaç mı denemek istiyorsunuz deneyin. İstemezseniz devam etmezsinz. Hayatın tadını yeniden hissetmeye başladığınızda doyamayacaksınız. Emin olun. Ve bu hayat imtihan dünyası akışına bırakın serbest bırakın bişeyler olmak zorundaymış gibi deil. Duygularınızdan kaçmayın hepsi normal. duygularınızı yaşayın ağlayın gülün. Terapistim bana bırak kendini öldür zihninde dedi. Senin elinde olmayan konular için kendini hırpalayıp durma bırak aksın. İlginç bi şekilde zamanla rahatlamaya başladım. Yeni bi hayat kurmak vs bunlar için çabalamanıza gerek yok sadece dua edin bi bakmşsın karşına çıkmış tam istediğin gibi biri yanında kendini güvende hissettiğin huzurlu hissettiğin. Çıkmasada vardır Rabbimin mutlaka bir bildiği yada senin için en hayırlı olanın vakti. Şüphenn olduğu yerde durmayın. Sevgiyle kalın ❤️
Yorumuzdan pozitif enerji saçılıyor :) sorun işte o akışa bırakmak nasıl oluyor o kısmı idrak edememiş olmak . Garip bir hal içinde devam etmek. Gelecek kaygısı duymak.
 
Kızlarım dilerim hepiniz iyi ve sıhhatlisinizdir.
Biraz zaman sonra ufak dertleşme başlığı ile karşınızdayım :)

Hem güncelleme yapmak , hem biraz fikirlerinize ihtiyaç duydum .

Sürecimi bilenleriniz zaten var. Bilmeyenler için kısa ve ufak bir özet geçiyorum . Boşanalı 9-10 ay kadar oldu. Anlaşmalı boşandım. Çocuğum yok. Henüz 30 yaşında bile değilim.

Boşanma sürecim oldukça kolay ve hızlıydı. Ancak sonrasında sudan çıkmış balığa döndüm tabi. Boşandıktan sonra eski eşle ilgili gelgitli süreçlerim oldu . Bu durumu atlattım. Yoluma bakmam gerektiğini ciddi bir şekilde anladım.

Kendimden bahsetmem gerekirse mevcut koşulları anlatabilmek ve daha güzel yorumlarınızı duyabilmek adına ,

Çalışan maddi bağımsızlığını kazanmış , geçim ve yaşam sıkıntısı şükürler olsun çekmeyen , oldukça sosyal , gerek iş gerek sosyal çevremde networkü geniş , sanatsal bir kaç hobi ile ilgilenen , spor yapmaya çalışan , ibadet ve manevi yönümü güçlendirmeye çalışan , öz bakım, giyim kuşamına dikkat eden dışarıdan bakan her gözün bu kız boşanma sürecinden cevval şekilde çıkmış diyebileceği bir imaj var.

Ama bu durum benim iç dünyamda maalesef hala bu kadar güçlü ve sağlam değil. Asla başladığım noktada olmadığımı biliyorum. Kendime bazen iyi davranma konusunda ciddi anlamda acımasız gibiyim.

Boşanma sonrası , hem kadınlar hemcinslerim hem erkekler ayrı ayır beni ciddi anlamda yordu diyebilirim . Kadınların bu denli acımasız ve incitici üslubu ve erkeklerin ahlak dışı yaklaşımları neticesinde bayağı olumsuz etkilenmiş olduğumu söyleyebilirim .

Karşıma boşandıktan sonra bir takım erkeklerde çıktı . Ama hepsi ile bir takım uyuşmazlıklarımız vardı. Kimisi ile boy uyuşmazlığı , uzunum biraz ben :) 175 cm , inanç farklılıkları , evlenmeden takılmalık ilişki isteyenler , hayat kültür ve vizyon farklılıkları gibi konular.

Ama son günlerde yoğun bir umutsuzluk içerisindeyim yeniden. Ve artık gerçekten doğru , ahlaklı ve iyi adamların herhangi bir yerde kalmadığına inanmaya başladım .

Hayatıma dışarıdan bakıldığınde her şey yolunda duruyor. Bence de yolunda . Şükürler olsun sağlığım yerinde , maddi olarak refahlı hayat sürebilir haldeyim . Ancak neden bu içsel durumları yaşıyorum bilmiyorum.

Terapide alıyorum bu arada düzenli olarak. Ancak antidepresan tarzı şeyler kullanmıyorum . Kullanmalı veya başlamalı mıyım emin olamıyorum.

Zihnim sürekli olumsuzluk, değersizlik , görülmeme ve yalnızlık üzerine odaklı düşünce üretiyor.

Çevrem birileri ile flört et vs diyor. Ediyorum bazen anlık iyi geliyor sonra bakıyorum adam yamuk :) yeni hayal kırıklığı gibi bir kısır döngüdeyim .

Gelecek kaygısı ve anın umutsuzluğunu sanki çepeçevre yaşıyorum da bu savaşı kaybetmek üzereymişim gibi.

Çevremde olumlu bir çok örnekte var görüyor , duyuyor ve şahitlik ediyorum.

Dışarıdan gelen olumlu ve olumsuz her söze ve lafa çok savunmasız ve açık olduğumu farkettim. Hızlı etkileniyorum . Tesirine giriyorum .

Garip bir huzursuzluk , ait hissedemem hali sürekli. Sürekli tetikte yaşamak gibi.

Valla ben kendi kendimi anlamış değilim. Gelip bir sihirli değnek dokunsun diye beklemiyorum .Çabalıyorum da ama neyi yanlış yapıyorum bulamıyorum.
Var mı kendini böyle garip saçma bir girdaptan kurtarıp nasıl kurtardığını paylaşmak isteyen :))

Şu sıralar en çok ihtiyacım olan ben kendimi bu histen şöyle kurtardım diyen birileri.
Güzel yorum ve fikirlerinizi bekliyorum :D
Ciddi ilişki bulmak zaten zor birşeydir.insanın karşısına kaç defa çıkar ki zaten.o yüzden normal aslında.
 
Kızlarım dilerim hepiniz iyi ve sıhhatlisinizdir.
Biraz zaman sonra ufak dertleşme başlığı ile karşınızdayım :)

Hem güncelleme yapmak , hem biraz fikirlerinize ihtiyaç duydum .

Sürecimi bilenleriniz zaten var. Bilmeyenler için kısa ve ufak bir özet geçiyorum . Boşanalı 9-10 ay kadar oldu. Anlaşmalı boşandım. Çocuğum yok. Henüz 30 yaşında bile değilim.

Boşanma sürecim oldukça kolay ve hızlıydı. Ancak sonrasında sudan çıkmış balığa döndüm tabi. Boşandıktan sonra eski eşle ilgili gelgitli süreçlerim oldu . Bu durumu atlattım. Yoluma bakmam gerektiğini ciddi bir şekilde anladım.

Kendimden bahsetmem gerekirse mevcut koşulları anlatabilmek ve daha güzel yorumlarınızı duyabilmek adına ,

Çalışan maddi bağımsızlığını kazanmış , geçim ve yaşam sıkıntısı şükürler olsun çekmeyen , oldukça sosyal , gerek iş gerek sosyal çevremde networkü geniş , sanatsal bir kaç hobi ile ilgilenen , spor yapmaya çalışan , ibadet ve manevi yönümü güçlendirmeye çalışan , öz bakım, giyim kuşamına dikkat eden dışarıdan bakan her gözün bu kız boşanma sürecinden cevval şekilde çıkmış diyebileceği bir imaj var.

Ama bu durum benim iç dünyamda maalesef hala bu kadar güçlü ve sağlam değil. Asla başladığım noktada olmadığımı biliyorum. Kendime bazen iyi davranma konusunda ciddi anlamda acımasız gibiyim.

Boşanma sonrası , hem kadınlar hemcinslerim hem erkekler ayrı ayır beni ciddi anlamda yordu diyebilirim . Kadınların bu denli acımasız ve incitici üslubu ve erkeklerin ahlak dışı yaklaşımları neticesinde bayağı olumsuz etkilenmiş olduğumu söyleyebilirim .

Karşıma boşandıktan sonra bir takım erkeklerde çıktı . Ama hepsi ile bir takım uyuşmazlıklarımız vardı. Kimisi ile boy uyuşmazlığı , uzunum biraz ben :) 175 cm , inanç farklılıkları , evlenmeden takılmalık ilişki isteyenler , hayat kültür ve vizyon farklılıkları gibi konular.

Ama son günlerde yoğun bir umutsuzluk içerisindeyim yeniden. Ve artık gerçekten doğru , ahlaklı ve iyi adamların herhangi bir yerde kalmadığına inanmaya başladım .

Hayatıma dışarıdan bakıldığınde her şey yolunda duruyor. Bence de yolunda . Şükürler olsun sağlığım yerinde , maddi olarak refahlı hayat sürebilir haldeyim . Ancak neden bu içsel durumları yaşıyorum bilmiyorum.

Terapide alıyorum bu arada düzenli olarak. Ancak antidepresan tarzı şeyler kullanmıyorum . Kullanmalı veya başlamalı mıyım emin olamıyorum.

Zihnim sürekli olumsuzluk, değersizlik , görülmeme ve yalnızlık üzerine odaklı düşünce üretiyor.

Çevrem birileri ile flört et vs diyor. Ediyorum bazen anlık iyi geliyor sonra bakıyorum adam yamuk :) yeni hayal kırıklığı gibi bir kısır döngüdeyim .

Gelecek kaygısı ve anın umutsuzluğunu sanki çepeçevre yaşıyorum da bu savaşı kaybetmek üzereymişim gibi.

Çevremde olumlu bir çok örnekte var görüyor , duyuyor ve şahitlik ediyorum.

Dışarıdan gelen olumlu ve olumsuz her söze ve lafa çok savunmasız ve açık olduğumu farkettim. Hızlı etkileniyorum . Tesirine giriyorum .

Garip bir huzursuzluk , ait hissedemem hali sürekli. Sürekli tetikte yaşamak gibi.

Valla ben kendi kendimi anlamış değilim. Gelip bir sihirli değnek dokunsun diye beklemiyorum .Çabalıyorum da ama neyi yanlış yapıyorum bulamıyorum.
Var mı kendini böyle garip saçma bir girdaptan kurtarıp nasıl kurtardığını paylaşmak isteyen :))

Şu sıralar en çok ihtiyacım olan ben kendimi bu histen şöyle kurtardım diyen birileri.
Güzel yorum ve fikirlerinizi bekliyorum :D


acele ediyorsunuz ve adaptasyon sorununa dönüyor bence.

bakın flört etmeniz de doğal, beylerin yamuk çıkması da doğal. biraz emek verin çünkü doğru kişiyi aramaya devam edin, hemen bulmak büyük başarı loto gibi :D

kendinizi sevin, arada üzülmesi doğal. üzüldüğünüzde peşine size mutlu eden bir şey yapın. yüzleşme yaptınız mı? ben geçen arkadaşıma biriyle neden olmadığını anlatırken kendime ilk defa söylediğim şeyleri duydum mesela. benim yüzleşmem ; hikaye nasıl başladı, karakter farklılıklarımız nelerdi, nerede yanlış yaptı, ben nerede yanlış yaptım, sonuç olarak bu durum bana ne öğretti şeklinde oldu. hafifledim o konuşmada.

siz de bu şekilde telefona ya da bir kağıda not olarak yazabilirsiniz. büyük acılar ve değişimler 2 senede sindirilirmiş.

ayrılık kolay değil, boşanma olunca hele ama sakın kendinizi değersiz hissetmeyin. değerinizi belirleyen tek kişi sizsiniz. dünyadaki milyarlarca insan değil.eşsiz ve değerli bir insan olduğunuzu hatırlayın sık sık. bazı arkadaşlıklar biter, bazı kalpler kırılır, bazı ilişkiler biter.

her son yeni bir başlangıç ve yanlış kapı kapanmadan doğru kapı nasıl açılsın.
 
acele ediyorsunuz ve adaptasyon sorununa dönüyor bence.

bakın flört etmeniz de doğal, beylerin yamuk çıkması da doğal. biraz emek verin çünkü doğru kişiyi aramaya devam edin, hemen bulmak büyük başarı loto gibi :D

kendinizi sevin, arada üzülmesi doğal. üzüldüğünüzde peşine size mutlu eden bir şey yapın. yüzleşme yaptınız mı? ben geçen arkadaşıma biriyle neden olmadığını anlatırken kendime ilk defa söylediğim şeyleri duydum mesela. benim yüzleşmem ; hikaye nasıl başladı, karakter farklılıklarımız nelerdi, nerede yanlış yaptı, ben nerede yanlış yaptım, sonuç olarak bu durum bana ne öğretti şeklinde oldu. hafifledim o konuşmada.

siz de bu şekilde telefona ya da bir kağıda not olarak yazabilirsiniz. büyük acılar ve değişimler 2 senede sindirilirmiş.

ayrılık kolay değil, boşanma olunca hele ama sakın kendinizi değersiz hissetmeyin. değerinizi belirleyen tek kişi sizsiniz. dünyadaki milyarlarca insan değil.eşsiz ve değerli bir insan olduğunuzu hatırlayın sık sık. bazı arkadaşlıklar biter, bazı kalpler kırılır, bazı ilişkiler biter.

her son yeni bir başlangıç ve yanlış kapı kapanmadan doğru kapı nasıl açılsın.

boşandınız mı ?
 
Yas su kadar yil surer, en az x ay uzulmen lazim, en az x ay kadar yalniz kalmak lazim gibi dusunce yapilari bana cok yorucu geliyor acikcasi. Siz kendinizi anlamaya calismaktan ve iyilesmekten vazgecmediyseniz vucudu, beyni serbest birakmak gerekiyor bazi konularda. Uzun iliskim bittikten sonra uzun bir yalnizlik yasamistim, her gece yataga yattigimda boyle agirligini hissediyordum neredeyse yalnizligin. O donemlerde youtubeda karsiniza rastgele videolar cikar ya, yabanci bir video cikmisti karsima “peki ya gercek aski hic bulamazsaniz” diye. “Ne??? Nasil yani??? Herkes er ya da gec bulmuyor mu dogru kisiyi, hayat boyu yalniz kalmak diye bi ihtimal mi var???” Demistim. Yani tabii ki bu ihtimalin varligindan haberdarim, cevremde 60larinda, 80lerinde hic evlenmemis insanlar, evlenip de hic asik olmamis ya da sevilmemis insanlar var. Ama nedense bunun benim basima gelecegine inanmiyordum, ben cok ozelmisim, cok istisnaymisim, bir seyleri dogru yaparsam bu sona ulasmazmisim gibi. Sonra ciddi ciddi dusundum, gercekten hic aski bulamazsam hayatta yasayacak ne kalacak? Benden ne kalacak, ben tek basima ne anlam ifade ediyorum, hayattan ne bekliyorum, hep yalniz olacaksam ve bu hayati yasayacaksam nelerden zevk aldigimi bulmam, anlam yaratmam lazim. Bunlari ciddi ciddi dusunmeye basladiginizda iyilesiyorsunuz bence. Bundan sonra gercekten buyuk bir ask yasadim, sonrasinda cok aci bir ayrilik yasadim. Ee asik oldum ve kaybettim, bu kadar iyi birini bile kaybettiysem ben yetersiz miyim, daha iyisini nasil bulacagim diye dusunup durdum. Yeniden kendim hakkinda dusunmeye ve aktif olarak bir seyleri degistirmeye basladigimda farkettim ki benim derdim dogru insani bulmak, ask yasamak bile degilmis. Kendimle kalmamak icin, kendi yukumu paylasmak icin, kendime ve topluma sevilebilir oldugumu kanitlamak icin baska bir insana sagliksiz bir sekilde ihtiyac duyuyormusum. Belki siz de korku, endise, uzuntulerinizin altinda yatan sebepleri cozmeye baslarsiniz.
 
Yorumuzdan pozitif enerji saçılıyor :) sorun işte o akışa bırakmak nasıl oluyor o kısmı idrak edememiş olmak . Garip bir hal içinde devam etmek. Gelecek kaygısı duymak.
Yaa teşekkür ederim 🤗 Akışa bırakma konusu evet kolay değil ve her zaman her seferinde başaramıyorum. Farkındalık başlayınca oluyor. O da bununla ilgili kitaplar okuyarak terapi alarak olablr. Mesela üzüldüğüm bi konu var kendimi hayata bağlamak için güçlü olmalıyım işlerimi halletmeliyim hadi kalk diyorum kendine gel. Bastırıyorum bak orda duyguyu. Hayır bugün yatıp uzanmak istiyorum üzgünüm ve biraz ağlayacağım üzülmem çok normal diyip anı yaşa duyguyu boşalt rahatla duş al bişeyler ye istediğin bi filmi aç abdest alıp namaz kılın mesela. Namaz sakinleştiriyor bu arada. Sonra zihin bi yandan susmuyor çok zayıfım hiç bişeye yetişemiyorum başkaları nasıl yapıyor ya da her türlü olumsuz düşünceler geliyor İşte o sırada zihnine şunu diyeceksin ya öyle değilse, ya öyle olmazsa bunu her zman zihnine çok tekrarla. Düşünme şekli yavaş yavaş değişecek beyne sinyal gönderiyoruz 😄. Bizm farkında olmadan bastırdığımız duygular sonrasında bizi zorlayabiliyor sürekli buna alıştırmışız kendimizi maalesef. Ve son olarak kendini tanımak kendini bilmek önemli ben nelerden hoşlanıyorum bunlara vakit ayırıyor muyum. Hobilerimiz mesela bizi kendimizi bulduran zihnimizi rahatlatan bişey. Yeni yerler keşfetmek. ÇokHedeflerimiz için çabalamak. Bunlar akışta kalmayı sağlayan şeyler aslında. Üzgünken sana nelerin iyi geleceğini bilip onu yapmak ben sevdiğim bi arkadşmla sohbet ederim mesela iyi gelir. Bazen yalnız kalmak iyi gelir. Ya da başka bişey. Bildiklerim bu kadar bende elimden geldiğince kendi ruh sağlığım için bişeyler yapmaya çalşıyorum. Telefonlar sosyal medya bunlara da sınır getirmeliyiz. İnstagramda geçirilen süre için alarm kurabiliyoruz mesela. Bunlar akışı zorluyor maalesef.
 
Son düzenleme:
Back
X