Karşı kıyıya köprü kurmaktır evlilik,bütünleşmek tamamlanmaktır …
Sırtından büyük bir yük, koskocaman bir çuval.boyundan büyük.bir mecnun değil,olanın bitenin farkında.zorla değil,gönüllü omuzlamış,inançla ve onurla.şu batak yolda düşe kalka yol alan biri ,kadın mı, erkek mi önemli değil.yolun bir yerinde kendi gibi yorgun ve terli bir diğerine rastlar.yükü yüküne benzer, sevinci sevincine kederi kederine.bakarlar ,benzer sözlerle teselli oluyorlar,ellerindeki çıkında benzer azıklar vardır.dayandıkları asa mucizeli,aynı yıldıza bakarak yol aldıklarını anlarlar.
Bu benzerlik heyecanlandırır onları.yolun bundan sonrasını tek başına yürümenin ne anlamı var?omuzlarındaki çuvalı güvenle yere bırakırlar, içini açar bakarlar ,benzer endişeler benzer kaygılar,yolda karşılaşılan zorluklar,ortak dostlar…
Engellerin nasıl aşıldığı anlatılır bir bir,bir ağacın gölgesinde konaklarlar,dünya geçicidir.ya yükler? birbirlerinin yükünü taşımakta yarışırlar.seninki benimki yoktur,karıştırırlar.değneğe takıp iki ucundan tutarlar.çuval bazen o tarafa bazen bu tarafa ama hep güçlüden yana kayar.yük değildir taşınan yüklenilen davadır.şikayet etmezler yakınmazlar,bilirler tesadüfün yeri yoktur hayatlarında.
Gece gündüz taşırlar, bir ömür boyu ama bir kez olsun “öf” deyip karşılaştıklarına pişman olmazlar.
Ve bir gün el sallar biri …biraz sonra diğeri…
Bu kavuşmak üzere vedadır