Kadin dedi ki;
- Meğer ne kadar vefasizmişsin! Bunca zaman geçti aradan, ne bir mektup ne bir haber?
Adam dedi ki;
- Ey sevgisi kalbimde yer edinen selvi boylu! Senin yüzünü görme bahtiyarliğindan ben mahrum iken, o şerefi postaciya mi bağişlasaydim?
"Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış olursun. Karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun."
- Sorun, senin gerçekleştirmek için çırpındığın
hayallerini başkalarının bakkaldan ekmek almaya
gidiyormuşçasına kolay gerçekleştirmesi.
Hem de hiç hak etmeden...
Nasıl görünüyorum başkalarına? Soğuk, sevimsiz, kendini beğenmiş ya da çekingen ve sinik mi? Önemi yok! Aslında o kadar kötü biri değilim. Onların ilkesi ne olursa olsun iyi ve mutluymuş izlenimi bırakmak...Oysa bu gereksiz bir yorgunluk ve aşırı alçakgönüllülük olarak görünüyor bana.
..... Uyurken ben ona pek sarılmazdım ha. Onun sarılmasını isterdim. O böyle sarıldığı zaman beni sevdiğini hissederdim. Bazı akşamlar -böyle hava soğuk olduğu zaman- ben ondan önce yatağa girerdim, öyle üstümü örterdim ama ayaklarımı örtmezdim lan. Sonra o gelirdi, bakardı bi bana ve ilk önce ayaklarımı örterdi. Çok hoşuma giderdi be. Ben böyle numaralar çekecek adam değildim ama yapıyordum işte!
Tam böyle herşey tamam diyorsun, benim hayatım artık iki kişilik diyorsun ve iki kişilik düşünmeye başlıyorsun ama sonra ne oluyor biliyor musun? "gidiyor" Böyle dral dedenin düdüğü gibi kalıyorsun.
Şimdi o gidiyor ya -ikiden bir cıkınca ne kalır, bir kalır değil mi- Öyle değilmiş işte, yarım kalıyormuşsun.