• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Kitap Severlerin Buluşma Noktası ♥

Günaydın..
Anne Frank ın Hatıra defterini okuyorum ama günde 3-5 sayfa. Yarından sonra misafir serüvenim bitiyor. Rahat rahat okuyacağım inş. Aaaa aslında haftaya cumartesi en tatlı en harika en sevdiğim misafirlerim gelecek. Azıcık kıskanın:KK49: Kimler kimler acaba:halay:
Kimler geliyor ki yeni gelin evine
 
Herkese merhaba.
Aeden bitti.
Beni çok etkileyen bir kitap oldu.
İnsan kendisiyle yüzleşiyor, hayatı sorguluyor.
Bu insanlı (insansılık) nereye gidiyor diyorsunuz.
Cümleleri iki kez okumanız dilinin ağırlığından değil.
İnsanı düşündüren bir kitap.
Beğendim.

Sıradaki kitabım Turgut ÖZAKMAN - Romantika.
 
Talulla'nın Yükselişi bitti. şu okuyamama durumuna ilaç gibi geldi iyi ki kalkmamışım başından. ilk kitaptan daha güzeldi. daha aksiyonlu daha kanlıydı. son kitabı yokluk günlerine saklayacağım.
 
Çok teşekkür ederim. Çok şükür iyiyim.

C Calcifer hayıelı olsun. Allah analı babalı büyütmek nasip etsin inşallah

N-A-R N-A-R itiraf ediyorum ki ben çok kıskanıyorum :nazar:
Atlayıp gelsem uçağa diye düşünmedim desem yalan olur :eek:
Canım inşallah yolun düşer her zaman kapımız açık bu arada sana kırmızı çok yakışıyor :) bayıldım
 
Çok teşekkür ederim. Çok şükür iyiyim.

C Calcifer hayıelı olsun. Allah analı babalı büyütmek nasip etsin inşallah

N-A-R N-A-R itiraf ediyorum ki ben çok kıskanıyorum :nazar:
Atlayıp gelsem uçağa diye düşünmedim desem yalan olur :eek:
Ne harika olur ama :KK51: İnş yolun bu tarafa düşerde biraraya geliriz:KK19:
 
Canım inşallah yolun düşer her zaman kapımız açık bu arada sana kırmızı çok yakışıyor :) bayıldım
İnşallah... gelirsem o taraflara mutlaka görmek isterim sizleri...
Çok teşekkürler. Ben çok seviyorum kırmızıyı... yakıştığını duymak ayrıca mutlu etti beni :KK23:
Ne harika olur ama :KK51: İnş yolun bu tarafa düşerde biraraya geliriz:KK19:
Nasıl güzel olur değil mi ya... ben de beklerim bu taraflara.. inşallah :KK68:
 
İnşallah... gelirsem o taraflara mutlaka görmek isterim sizleri...
Çok teşekkürler. Ben çok seviyorum kırmızıyı... yakıştığını duymak ayrıca mutlu etti beni :KK23:

Nasıl güzel olur değil mi ya... ben de beklerim bu taraflara.. inşallah :KK68:
Bu taraflara gelirsen İstanbul İzmit Sakarya hangisi olursa, toplu bir görüşme ayarlarız inşallah :KK200: tabi Sakarya’ya özel olarak yolunu düşürürsen evimde ağırlamak da isterim :KK19:
 
Bu taraflara gelirsen İstanbul İzmit Sakarya hangisi olursa, toplu bir görüşme ayarlarız inşallah :KK200: tabi Sakarya’ya özel olarak yolunu düşürürsen evimde ağırlamak da isterim :KK19:
Çok sevinirim çok... bakalım nasip. Belli mi olur yolum düşer bir gün... tabi ki ben de beklerim buralara :KK19:
 
Merhaba güzel kızlar. :)

Bugün Daniel Kahneman'ın Hızlı ve Yavaş Düşünme kitabını bitirdim. O kadar müthiş bir kitap ki sırf bu kitap hakkında sayfalarca yazabilirim. Okumak isteyenler için biraz detay vereyim, tamı tamına olmasa da sizi meraklandırabilecek detaylar. :) Daniel Kahneman beynimizdeki karar mekanizmaları üzerine yaptığı araştırmalar ile 2002 Nobel Ekonomi Ödülü'ne layık görülmüş bir psikolog. Kitabında da birçok psikolog ve araştırmacının deneylerinden örnekler vererek bu karar mekanizmalarını açıklamış. Kahneman karar mekanizmalarını 2 kısım üzerinden inceliyor. Birincisi otomatik olarak düşünerek karar verdiğimiz durumlar mesela acemi bir şöför değilseniz araba kullanırken nerede vites değiştireceğinizi bilmek gibi (acemiyseniz bunu otomatik yapamazsınız çünkü düşünürsünüz), ikinci kısım ise belli bir enerji harcayarak karar verdiğimiz durumlar mesela 29x32'yi kafadan hesaplamak gibi.

Kahneman'ın bahsettiği birkaç tane karar alma mekanizmasından örnek vereyim. Mesela "Bulunabilirlik Kısayolu (Availability Heuristic)" var. Herhangi bir konu hakkındaki tahminlerinizi istatistiksel olarak değil de en kolay hatırladığınız olaylara göre yapmanız. Örn: Etrafınızda kalpten ölen birileri varsa "Kalp hastalığı 40'lı yaşlarda çok riskli yaa" falan diyorsunuz; istatistiksel olarak bakıldığında böyle bir şey yok mesela. Ya da "Donanım Etkisi (Endowment Effect)" var mesela, bu da insanların sahip oldukları mallara biçtikleri değerin sahip olmadıkları mallara kıyasla daha fazla olduğuna dair bir kavram. Bunun için çok basit bir deney yapmışlar. Bir kahve fincanını bir grup insana bedava vermişler ve kaça satacaklarını sormuşlar. Bir gruba da hiç vermemişler, sadece fincanı gösterip kaça satın alacaklarını sormuşlar. Fincana biçilen fiyatı "fincana sahip olan grup" çok daha yüksek söylemiş. Eski eşyalardan, sevgililerden neden kurtulamadığımızı ve sahip olduğumuz şeyi neden çok kıymetli gördüğümüzü açıklıyor bir bakıma. :) Mesela pazarlamayla ilgili en çok bilineni örnek vereyim, IKEA Etkisi. :) O kadar başarılı bir pazarlama stratejisi ki, literatüre geçmiş. Mantık, "Daha çok emek harcadığın şeye daha çok bağlanırsın." Biliyorsunuz IKEA mobilyalarının parçalarını evde kendimiz birleştiriyoruz. Sonuçta çıkan şey kötü de olsa, tam olarak yapamamış olsak bile "Vay be ne kadar güzel yaptım haa, aşırı iyi oldu" falan diyoruz. IKEA Etkisi'nin olayı da bu.

Çok uzattım, özür dilerim. :) Yani kitap bunun gibi pek çok bilgiden, kuramdan, etkiden bahsediyor. Okumak isteyenlere mutlaka ama mutlaka öneriyorum. Şu an Erich Fromm'un Sevme Sanatı'na devam ediyorum, kitap yanımda değil kaçıncı sayfadayım tam bilmiyorum. :)
Ikea sever hatta çok sever bir insan olarak söylediklerini çok mantıklı buldum aslı da eşyadan çok yaşattığı duygu önemli zaten ikeanin iç tasarımının karmaşıklığı da daha çok alışveriş yapılsın diye dolanbacli tasarlanmış mimari satış tekniği:)
 
Yeni kitabım 1984 ekim ayı ortak okuması :) tek başıma dev kadro olarak başlıyorum;)

Stepancikovo köyünde ki karakter tahlillerin oblomov kitabına o kadar benzettim ki yazarını bilmesem gonçarov yazmistir kesin derdim kitaplar arası da kaç yıl fark var merak ediyorum açıkçası...
 
Back
X