Merhaba güzel kızlar. :)
Bugün Daniel Kahneman'ın Hızlı ve Yavaş Düşünme kitabını bitirdim. O kadar müthiş bir kitap ki sırf bu kitap hakkında sayfalarca yazabilirim. Okumak isteyenler için biraz detay vereyim, tamı tamına olmasa da sizi meraklandırabilecek detaylar. :) Daniel Kahneman beynimizdeki karar mekanizmaları üzerine yaptığı araştırmalar ile 2002 Nobel Ekonomi Ödülü'ne layık görülmüş bir psikolog. Kitabında da birçok psikolog ve araştırmacının deneylerinden örnekler vererek bu karar mekanizmalarını açıklamış. Kahneman karar mekanizmalarını 2 kısım üzerinden inceliyor. Birincisi otomatik olarak düşünerek karar verdiğimiz durumlar mesela acemi bir şöför değilseniz araba kullanırken nerede vites değiştireceğinizi bilmek gibi (acemiyseniz bunu otomatik yapamazsınız çünkü düşünürsünüz), ikinci kısım ise belli bir enerji harcayarak karar verdiğimiz durumlar mesela 29x32'yi kafadan hesaplamak gibi.
Kahneman'ın bahsettiği birkaç tane karar alma mekanizmasından örnek vereyim. Mesela "Bulunabilirlik Kısayolu (Availability Heuristic)" var. Herhangi bir konu hakkındaki tahminlerinizi istatistiksel olarak değil de en kolay hatırladığınız olaylara göre yapmanız. Örn: Etrafınızda kalpten ölen birileri varsa "Kalp hastalığı 40'lı yaşlarda çok riskli yaa" falan diyorsunuz; istatistiksel olarak bakıldığında böyle bir şey yok mesela. Ya da "Donanım Etkisi (Endowment Effect)" var mesela, bu da insanların sahip oldukları mallara biçtikleri değerin sahip olmadıkları mallara kıyasla daha fazla olduğuna dair bir kavram. Bunun için çok basit bir deney yapmışlar. Bir kahve fincanını bir grup insana bedava vermişler ve kaça satacaklarını sormuşlar. Bir gruba da hiç vermemişler, sadece fincanı gösterip kaça satın alacaklarını sormuşlar. Fincana biçilen fiyatı "fincana sahip olan grup" çok daha yüksek söylemiş. Eski eşyalardan, sevgililerden neden kurtulamadığımızı ve sahip olduğumuz şeyi neden çok kıymetli gördüğümüzü açıklıyor bir bakıma. :) Mesela pazarlamayla ilgili en çok bilineni örnek vereyim, IKEA Etkisi. :) O kadar başarılı bir pazarlama stratejisi ki, literatüre geçmiş. Mantık, "Daha çok emek harcadığın şeye daha çok bağlanırsın." Biliyorsunuz IKEA mobilyalarının parçalarını evde kendimiz birleştiriyoruz. Sonuçta çıkan şey kötü de olsa, tam olarak yapamamış olsak bile "Vay be ne kadar güzel yaptım haa, aşırı iyi oldu" falan diyoruz. IKEA Etkisi'nin olayı da bu.
Çok uzattım, özür dilerim. :) Yani kitap bunun gibi pek çok bilgiden, kuramdan, etkiden bahsediyor. Okumak isteyenlere mutlaka ama mutlaka öneriyorum. Şu an Erich Fromm'un Sevme Sanatı'na devam ediyorum, kitap yanımda değil kaçıncı sayfadayım tam bilmiyorum. :)