• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Kitap Severlerin Buluşma Noktası ♥

Günaydın Kitapsever Baykuşlar... :KK200:
Mutlu Haftalar diliyorum. En Büyük KK

TESS GERRITSEN - CERRAH / SAYFA 166
Bademciklerim iltihaplanma ve vücudu yataklara düşürme sezonunu açmış durumda. Eve geldiğimde küt diye dalıyorum o yüzden. Dün de hastanye gittik gece serumlar falan anca ayağa kalkabildim. :hasta:
Natsume geçmiş olsun. :(
Herkese merhaba, nasılsınız? Almodovar Teoremi bitmek üzere bakalım sıradaki şanslı kitap hangisi olacak :)
Aramıza hoş geldiniz. Konumuzun ilk mesajını okur musunuz? Birkaç basit kuralımız var. ;)
Merhaba hanımlar,

Dün malesef okuyamadım hiç, misafirlerle geçti günüm, bugün inşallah kitaplı güzel bir gün geçirmeyi umut ediyorum :KK200:

@Geveze_kelebek, hayırlı olsun, Allah analı babalı büyütsün :emir_bebek:

@Natsume, Ben Bir Gürgen Dalıyım kitabını bayılarak okudum.. Çok ama çok güzel bir kitap :cry:
Kırmızı Oje, profil foton şahane :KK49:
Gülün adını okurken birşey farkettim eskiden hemen her rahibin bir bilimde olan uzmanligi varmiş. Kimisi minyatür de kimisi Yunanca da kimisi bitkiler üzerinde vs... Hem rahip hem bilim adamı aynı şekilde bizde de ibn rüşt , hrezmi , ibni Sina hem bilim adamı hemde din adamları

Şimdi düşünüyorum da hangi din adamımız bir bilim adamı hadi bilim adamini geçtim kaç tane tıp okumuş , biyoloji , fizik , arkeoloji , antropoloji okumuş din adamımız var??? Mahallemizin imamının aynı zamanda nükleer fizik alanında yüksek lisans yaptığını düşünüyorum ne muhteşem birşey olurdu saygım kat kat artardı heralde her camide güzel bir kütüphane olsa mesela hatta şehir kütüphanesinde cami yan yana olsa , cami cemaati boş vakitlerinde okusa , arastirsa ki örneği Amasya da var tabi okuyan falan yok şu zamanda...

Din adamlarımız lise mezunu olmasa mesela her yıl en az 40 kitap okusa , her önüne gelen imam müezzin yapılmasa , imamların eşleri de aynı zamanda kültürlü olsa yaşadıkları yerdeki kadınlara öncü olsalar okuma yazma bilmeyenleri tesbit etse ve okullara kaydettirse , yaşı küçük evliliklerin önüne geçse , kadınlara meslek edinmeleri için çalışmalarda bulunsa , okula gitmeyen cocuklarin ailelerini ikna etse , üretime destek verici çalışmalar yapsa , köylere , kasabalara, ilçelere konuşmacı , yazar, doktor , avukat çağırıp gerekli gördüğü konularda toplantılar duzenlese , köy okulunu tamir etmek için örgütlese köyü mesela

Mesela diyanet işleri başkanımız aynı zamanda bir tip doktoru olsa ve aşılar üzerinde uzman olsa bilimsel araştırma yaptığı bir ekibi olsa , yada maden mühendisi olsa ve bu konuda uzman olsa bir laboratuvar ekibi olsa falan 600 yıl önceye göre hem çok ilerideyiz hem çok gerideyiz...

Çok mu şey istiyorum??
:KK9::KK9::KK9: Yooo! Gayet olması gereken şeyler bence.
@kalinkaselin dediğin gibi olsa muhteşem olurdu gerçekten. Ama maalesef babamdan dolayı cami eşrafını ve imamları da biraz tanımak ve haklarında Bilgi sahibi olmak durumunda kaldım. Babamın deyişiyle “sırf bedava çay var diye caminin çay ocağına gelip sabahtan akşama kadar dedikodu yapıyorlar” mış. Babam dernek odasına kendi kitaplarından oluşan küçük bir kütüphane de yaptı aslında. Ama kendisinden başka uğrayan yokmuş maalesef. Biz de en son çay ocağına gidip de oradaki İnsanlarla muhattap olmak zorunda kalmasın diye su ısıtıcısı aldık ona. Dernek odasında kendi kahvesini yapıp kitabını gazetesini okuyor. Ve bu imkanı herkese söylemesine rağmen günün büyük bölümünü orada yalnız geçiriyormuş. Bu durum kimsenin ilgisini çekmemiş yani. Halbuki din adamlığı ne kadar önemli bir meslek. Ülkemizde son zamanlarda iyice değerini kaybetmiş olsa da.
Neyse sabah sabah iyi kafa ütüledim :) bildirimimi yapayım.
Kardeşimin nişanı atlattık. Uzun bir süre bir hareketimiz olmayacak umarım. Bugün gerçi eşimin ailesi bizde ama yarından itibaren artık ders çalışmaya ve kitap okumaya odaklanabileceğim umarım. Havalar da soğumaya başlayacakmış zaten. Momo da dün elime ulaştı şükür. Bugün ya da yarımin başlarım.
Herkese mutlu pazarlar :KK200:
Cesminaz kardeşine mutluluklar dilerim. :KK36: Allah tamamına erdirsin. :KK37:
Çok nadir de olsa böyle örnekler var . En yakın arkadaşımın babası imam ve kişisel gelişim, psikoloji , roman vs türünde çok fazla okur . Her görüştüğümüzde saatlerce sohbet ederiz . Aofden şu anda 2. Ünisini okuyor eşi de hafız o da aynı şekilde . Klasik bir imam değil fazlasıyla moderndir
:super::super::super: Ne güzel.
Merhaba arkadaşlar
Bu topiği yeni keşfettim Kitap okumayı evlendikten sonra epeyce azaltmışım bu yüzden kendime kızıyorum :KK12:
Ama artık eski günlere dönme vakti..
Azra Kohen - Fi adlı kitaba üç gün önce başladım 140.sayfadayım
Aramıza hoş geldiniz.
Konumuzun ilk mesajını okudunuz mu? :KK25:
 
Günaydın hatunlar,
İnce Memed II bitti, III başladı da tasvirler çoğaldıkça heyecan azalıyor, okumak az daha zor olmaya başladı.
Ayrıca oğlumu sadece sallayarak uyutabilen ve sallarken de kitap okuyarak mutlu olan canım kendim, dün itibariyle kendi başına uyku eğitime başladım. Kitap okumayı geçtim, eskiden yarım saat süren uyku serüveni kaç saat sürecek bilemiyorum. Bu yüzden pek ilerleyemeyeceğim kitaplarda. Hayırlısı olsun, az dişimi sıkayım da inşallah başarılı oluruz, ayakta sallama olayı da tarihin tozlu sayfalarına karışır.
Böyle işte..
:işsiz:
 
Günaydın hatunlar,
İnce Memed II bitti, III başladı da tasvirler çoğaldıkça heyecan azalıyor, okumak az daha zor olmaya başladı.
Ayrıca oğlumu sadece sallayarak uyutabilen ve sallarken de kitap okuyarak mutlu olan canım kendim, dün itibariyle kendi başına uyku eğitime başladım. Kitap okumayı geçtim, eskiden yarım saat süren uyku serüveni kaç saat sürecek bilemiyorum. Bu yüzden pek ilerleyemeyeceğim kitaplarda. Hayırlısı olsun, az dişimi sıkayım da inşallah başarılı oluruz, ayakta sallama olayı da tarihin tozlu sayfalarına karışır.
Böyle işte..
:işsiz:
başarırsan tüyolarını beklerim..

**
günaydın . mutlu haftalar :KK200:
 
Günaydın herkese
Geçmişi okuyamıyorum.

Hacı Komünist'i bitirdim. Film çekimlerini anlattığı yerlerde çok sıkıldım ama Küba'yla ilgili yerler de bir o kadar ilgimi çekti. Bambaşka bir hayat var orada. Yokluk içindeler ama dertleri o değil. Mutlaka kendim gidip görmek istiyorum.
 
Günaydın herkese
Geçmişi okuyamıyorum.

Hacı Komünist'i bitirdim. Film çekimlerini anlattığı yerlerde çok sıkıldım ama Küba'yla ilgili yerler de bir o kadar ilgimi çekti. Bambaşka bir hayat var orada. Yokluk içindeler ama dertleri o değil. Mutlaka kendim gidip görmek istiyorum.
Birlikte gidelim mi bebek:) biz tayland istiyoruz ama ah ah keske yesil pasaportum olsa
 
tabii ki :KK19: ilk sayfada birkaç kuralımız var. bir de bildirim sayfamız. göz atarsanız iyi olur :KK55:
Süper memnun olurum,yalnız baykuş olmak nedir anlayamadım ?
"İki şehrin hikayesi" Charles Dickens okuyorum şuan, 420.sayfalarda olmalıyım.
Kitap gerçekten çok güzel bir dille anlatılmış,sanki film izliyor gibiyim,her karesi gözlerimin önünde..
Klasiklerden devam edeceğim bir süre daha sanırım :)I[/QUOTE]
 
Merhabalar

Erich Fromm'un Sevme Sanatı'nı bitirdim. kirmizi oje kirmizi oje ile beraber okuyup tartışacağımız bir kitaptı, ben sanırım ondan hızlı davrandım. Ben buraya kısaca bir yorumumu yazayım kitap hakkında, okumayı düşünüp spoiler olarak algılayacaklar yazımın bundan sonrasını okumayabilirler. Kırmızı Oje'ciğim, sen de kitabı bitirmediysen benim yorumumu sonra okuyabilirsin. :)

Şimdi ismi "Sevme Sanatı" olan bir kitaptan daha minnoş şeyler bekliyorsunuz, oysa aşk, cinsellik ve yalnızlıkla alakalı pek çok gerçeği yüzünüze çarpan bir kitap. Direkt konuya dalıyor yazar, sevmek bir sanat mıdır bunu soruyor size. Hepimizin sevmeye, sevilmeye ihtiyaç duyduğunu kabul ediyor ama bunu bir güdü olarak yaptığımızı söylüyor. Sevmekten ziyade sevilme tatmini aradığımızdan bahsediyor. Yeteri kadar tatmin olabilmek için de kişilerin topluma karşı sevimli, seksi, çekici rollerine büründüğünden bahsediyor. Bir bakıma kapitalizmin sadece market pazarlamasında yeri yok, tabir-i caizse insan ilişkilerinde bile kendimizi "pazarladığımızı" söylüyor. Aşk ise daha karmaşık, işin içine cinsellik giriyor. Cinselliğin iki kişilik yalnızlık olduğundan bahsediyor. Freud'a göre sevgi cinsellik temelli ama Fromm için öyle değil, daha romantik yaklaşıyor konuya. "Sevgi cinsel temelli değildir, ulvi bir şeydir Freud bunu nasıl anlayamamış şaşıyorum" falan diyor ama ben buna pek de katıldığımı söyleyemem.

Karşı cins beğenilerimizin bile özgün olmadığından (karşı cins diyorum çünkü Fromm eşcinselliği sapkınlık olarak görüyor, bundan pek hoşlanmadım), kapitalizmin bile insan ilişkilerini etkileyip insanları birer meta haline getirdiğinden ve insanların "pazar değerlerinden" bahsediyor. Yani çekici erkek ya da kadın sizin öznel beğenilerinizden değil (siz öyle sansanız da) aslında yaşadığınız coğrafyadan, zamandan, toplumdan etkileniyor. Bu şu an sizin "Evet doğru ne var ki bunda" dediğiniz bir şey belki ama 1956 yılında yayımlanmış bir kitap için döneme göre fazla cesur tespitler içeriyor. Kitap boyunca Freud'u eleştirip laf sokuyor. Kendisi de Freud'un öğrencisi imiş zamanında, Freud hep öğrencilerinden darbe yemiş genel olarak ehehe, şaka bir yana öğrencileri hep bilgileri Freud'tan kapıp sonra ne hikmetse "Yok hocam siz yanlış düşünüyorsunuz" deyip kendi kuramlarını oluşturmaya çalışmışlar. :)

Kitapta en çok beğendiğim kısım burada Bir Derdim Var'da da sıklıkla yazdığım bir şey. Tee 1956 yılında değinmiş Erich Fromm, biz hala bunu kabullenemedik ne acı. Kısaca diyor ki "Çocuklarınız için mutsuz evliliğinizi devam ettirmeniz çocuklarınıza sahte duygularla rol yapmayı öğretir." Yani gerçek olun, çocuk sahte bir evlilik göreceğine gerçek eski eşler nasıl oluyor onu görsün ki, asıl evlilikte eşler nasıl olur bunu anlayabilsin, sağlıklı bir ilişkisi olsun.

Kitabı önerir miyim, evet öneririm. Kırmızı Oje, senin de yorumunu bekliyorum. :)
 
Bu arada ben daha önceden okuduğum bir kitabı tekrar okumak istiyorum, kabul ederseniz tabi. :) Irvin Yalom'un Varoluşçu Psikoterapi kitabını tekrar, sindirerek okumak istiyorum. 768 sayfalık bir kitap ama her sayfası dingin bir kafayla okunmalı ve bu aralar bu kitabı yeniden okuma ihtiyacı hissediyorum. :)
 
Süper memnun olurum,yalnız baykuş olmak nedir anlayamadım ?
"İki şehrin hikayesi" Charles Dickens okuyorum şuan, 420.sayfalarda olmalıyım.
Kitap gerçekten çok güzel bir dille anlatılmış,sanki film izliyor gibiyim,her karesi gözlerimin önünde..
Klasiklerden devam edeceğim bir süre daha sanırım :)I

baykuş olmak sürekli girip çıkma ya da uzun süre uğramama olayını yaşamamak için koyulan bir kural. 2 ay üst üste bildirim yapar ve aktif olursanız baykuş oluyorsunuz ve listeye giriyorsunuz. eğer haber vermeden uzun süre aktif olmazsanız da sene sonuna kadar yeniden listeye giremiyorsunuz.

bu arada ben de İngiliz klasiklerine bayılırım :KK19:
 
Günaydın Kitapsever Baykuşlar... :KK200:
Mutlu Haftalar diliyorum. En Büyük KK

TESS GERRITSEN - CERRAH / SAYFA 166

Natsume geçmiş olsun. :KK43:

Aramıza hoş geldiniz. Konumuzun ilk mesajını okur musunuz? Birkaç basit kuralımız var. :KK66:

Kırmızı Oje, profil foton şahane :KK49:

:KK9::KK9::KK9: Yooo! Gayet olması gereken şeyler bence.

Cesminaz kardeşine mutluluklar dilerim. :KK36: Allah tamamına erdirsin. :KK37:

:super::super::super: Ne güzel.
Aramıza hoş geldiniz.
Konumuzun ilk mesajını okudunuz mu? :KK25:

Teşekkür ederiiim, sonbahar ve kitap teması kullanayım biraz dedim :KK200:
 
Merhabalar

Erich Fromm'un Sevme Sanatı'nı bitirdim. kirmizi oje kirmizi oje ile beraber okuyup tartışacağımız bir kitaptı, ben sanırım ondan hızlı davrandım. Ben buraya kısaca bir yorumumu yazayım kitap hakkında, okumayı düşünüp spoiler olarak algılayacaklar yazımın bundan sonrasını okumayabilirler. Kırmızı Oje'ciğim, sen de kitabı bitirmediysen benim yorumumu sonra okuyabilirsin. :)

Şimdi ismi "Sevme Sanatı" olan bir kitaptan daha minnoş şeyler bekliyorsunuz, oysa aşk, cinsellik ve yalnızlıkla alakalı pek çok gerçeği yüzünüze çarpan bir kitap. Direkt konuya dalıyor yazar, sevmek bir sanat mıdır bunu soruyor size. Hepimizin sevmeye, sevilmeye ihtiyaç duyduğunu kabul ediyor ama bunu bir güdü olarak yaptığımızı söylüyor. Sevmekten ziyade sevilme tatmini aradığımızdan bahsediyor. Yeteri kadar tatmin olabilmek için de kişilerin topluma karşı sevimli, seksi, çekici rollerine büründüğünden bahsediyor. Bir bakıma kapitalizmin sadece market pazarlamasında yeri yok, tabir-i caizse insan ilişkilerinde bile kendimizi "pazarladığımızı" söylüyor. Aşk ise daha karmaşık, işin içine cinsellik giriyor. Cinselliğin iki kişilik yalnızlık olduğundan bahsediyor. Freud'a göre sevgi cinsellik temelli ama Fromm için öyle değil, daha romantik yaklaşıyor konuya. "Sevgi cinsel temelli değildir, ulvi bir şeydir Freud bunu nasıl anlayamamış şaşıyorum" falan diyor ama ben buna pek de katıldığımı söyleyemem.

Karşı cins beğenilerimizin bile özgün olmadığından (karşı cins diyorum çünkü Fromm eşcinselliği sapkınlık olarak görüyor, bundan pek hoşlanmadım), kapitalizmin bile insan ilişkilerini etkileyip insanları birer meta haline getirdiğinden ve insanların "pazar değerlerinden" bahsediyor. Yani çekici erkek ya da kadın sizin öznel beğenilerinizden değil (siz öyle sansanız da) aslında yaşadığınız coğrafyadan, zamandan, toplumdan etkileniyor. Bu şu an sizin "Evet doğru ne var ki bunda" dediğiniz bir şey belki ama 1956 yılında yayımlanmış bir kitap için döneme göre fazla cesur tespitler içeriyor. Kitap boyunca Freud'u eleştirip laf sokuyor. Kendisi de Freud'un öğrencisi imiş zamanında, Freud hep öğrencilerinden darbe yemiş genel olarak ehehe, şaka bir yana öğrencileri hep bilgileri Freud'tan kapıp sonra ne hikmetse "Yok hocam siz yanlış düşünüyorsunuz" deyip kendi kuramlarını oluşturmaya çalışmışlar. :)

Kitapta en çok beğendiğim kısım burada Bir Derdim Var'da da sıklıkla yazdığım bir şey. Tee 1956 yılında değinmiş Erich Fromm, biz hala bunu kabullenemedik ne acı. Kısaca diyor ki "Çocuklarınız için mutsuz evliliğinizi devam ettirmeniz çocuklarınıza sahte duygularla rol yapmayı öğretir." Yani gerçek olun, çocuk sahte bir evlilik göreceğine gerçek eski eşler nasıl oluyor onu görsün ki, asıl evlilikte eşler nasıl olur bunu anlayabilsin, sağlıklı bir ilişkisi olsun.

Kitabı önerir miyim, evet öneririm. Kırmızı Oje, senin de yorumunu bekliyorum. :)

Dayanamadım, daha kitabı bitirmeden yorununu okudum :KK49:

Benim de az kaldı, ama yorumumu sona saklayacağım :KK19:
 
Back
X