Siz bir şey istemezken hocanın kendi keyfine göre yazdığı miktar ne kadar hakkınız tartışılır. Orada çünkü ya geline ya gelinin ailesine sorulur ne istersin diye. Size sormadan yazılmış bir miktar bu.
İşinize gelince dinin kendi çıkarınıza olan kısmını kullanmanız doğru değil. Eşinizin durumu iyise, böyle mehir hakkım kavgası, tartışması yapmak yerine, hediye altın bilezik vs isteyin konu kapansın.
"Mehir, ödenme zamanına göre, “peşin mehir/mehr-i muaccel” ve “vadeli mehir/mehr-i müeccel” olmak üzere ikiye ayrılır: Mehr-i muaccel, peşin olarak ödenen mehirdir. Kadın mehr-i muacceli almadan kocanın evine gitmeme hakkına sahiptir. Mehr-i müeccel ise ödenmesi sonraya bırakılan mehirdir. Bu mehrin ödenmesi için herhangi bir zaman belirlenmişse, bu tarih geldiğinde belirlenen mehrin kadına ödenmesi gerekir. Şayet bir vakit belirlenmemişse, nikâhın sona ermesiyle mehir muacceliyet kazanır ve ödenmesi gerekir. Başka bir deyişle, boşanma hâlinde kocanın bu mehri ödemesi gerekir; ölüm hâlinde de bırakmış olduğu mirastan ödenir."
Evlilik akdinin doğurduğu bir yükümlülük olarak erkeğin eşine vermesi gereken para ya da mala mehir denir. Kur’ân-ı Kerîm’de, evlenen erkeğin kadına mehir verme...
kurul.diyanet.gov.tr