Popüler Konu Sevgili günlük...

Ağlayarak "Beni anlayan, derdimle ilgilenen kimse yok" yazmaya gelmiştim.
Gıcık oluyorum ama gercek bu, kimsem yok gibi. Sıkıntımı hep kendim atlatıyorum, en yakınım bile -benim kadar- önemsemiyor. Bir daha ağzımı tutucam, kimseye derdimi söylemicem nasil olsa ilgilenmiyorlar diyorum, üç gün tutsam dördüncü gün tutamıyorum, az da olsa bahsediyorum, teselli vereni gectim, ezikleyen çıkmazsa şükrediyorum. Bir sey derdim de neyse demiyorum.....!
anlat hemşire anlat derdini içinde kalmasın insan kafayı yiyor böyle böyle forumlar iyi nasıl olsa kimseyi tanımaz etmessin benim de konuşacak kimsem yok
 
Mutluluktan ölmem gereken günlerde neden bu iç sıkıntısını yaşıyorum…
 
Okyanus kadar büyük zorlukları aşan ben şimdi hayatımda karşıma çıkan bir su birikintisinden korkar oldum. O zorlukları nasıl aştıysam bunları da pekala aşabilirim. Buna rağmen sürekli okyanusun yeniden ne zaman geleceğini düşünüp duruyor, sadece bugünkü hayatımdan yiyorum. Bunca şeye göğüs germiş biri olarak bu kez neden tökezlediğimi ve neden sadece kendime yazık ettiğimi anlamıyorum.
Bugün bu döngüden çıkmaya karar verdim. Bundan sonra hayatımı ya eski beni yani o zorlukları aşabilen halimi ya da gerekirse cesur birini düşünerek yönetmeye karar verdim.
Boşa geçirdiğim saatler geri gelmeyecek ve böyle davranarak sadece kendime yazık ediyorum. Şimdiki yaşadığım zorlu durum daha önce yaşadığım zorluklarla asla kıyaslanamaz. Ama gel gelelim, o zorlukların karşısında dimdik duran ben, bu kez ondan kaçmayı seçiyorum. Umarım bugün aldığım bu kararı gerçekten uygular ve bu döngüden çıkmayı başarırım. Şu an üzgünüm ve acı çekiyorum. Ancak böyle devam edersem işler iyice kördüğüm olacak. Sonra bir bakacağım ki hayatım boşu boşuna akıp gitmiş, kendi ömrümden bile isteye yemişim.
 
Allah'ım dayanamam sandığım günlerden geciriyorsun yine.
Ben böyle yaşamaktansa ölmek isterken, sen yaşatıyorsun. Hikmetinden sual olunmaz. Sormayacağım. Demek ki "yine dayanır, güçlü bu" diyorsun. Yardim et. Cok yardım et. Dayanmama yardım et. İnsanlar yeterince yalniz bırakıyor. Hep dediğim gibi: Sen beni bırakma, ama beni bana da bırakma, beni kendimden bile koru. 🩵🤲
 
Sevgili günlük,

düşünüyorumda sanırım sorun bende, babamla aram hiç bir zaman iyi olmadı, eşimlede anlaşamıyorum, bakıyorumda oglumlada aram iyi değil.
Üçüde tuhaf olabilirim?
onlarla yaşamak çok yorucu ve yıpratıcı benim için…
hadi biri öyle ikisi öyle üçüdemi???
sanırım sorun bende.
 
İnsan biraz dinlenmek istiyor biliyor musun. Bütün gün yatmak, kimsenin seslenmemesi, tv izlemek, bir evde yalnız kalmak… ama iki gün sürse ne güzel olur. Yılların yorgunluğuna iki saat yetmiyor çünkü. Bilmeyene, yaşamayana bu ihtiyacı açıklamak o kadar zor ki.
 
İçimdeki sıkıntıyı buraya yazsam günlük kirlenecek, evdeki ajandama yazsam kizim açıp okuyacak, kötü etkilenecek. Ne yapacağımı bilmez hâldeyim. Hicbir yere yazmasam icimde kalir dert olur mu? Allah'la konuşsam, ona söylesem, ağlasam, dua etsem. En iyisi mi? Kuldan olan dostlara anlatasım yok simdilik. Öyle işte.
 
Sevgili günlük,

ben ne yapacagim, nasil yapacagim, neden cesaretim yok niye böyleyim, malin aptalin beceriksizin tekiyim, hic gücüm enerjim yok… ahh çok yorgunum. Oldugum yerde kaldım çıkmaz bir yolun içindeyim sanki halbuki maddi hic bir sorun yok ama ben yapamiyorum uyusmus kalmisim.
„sen ne salak ne beceriksiz ne kadar MAL bir kadinsin“
Onun yüzüne karsi bagirmak haykirmak küfür beddua etmek istiyorum ama olmuyor…
 
SEVGILI GUNLUK uzun zamandir yazmiyorum bu sornlarim oldugu anlamina gelmiyor yeni bir taravma edindim Tur Travmasi onunla ilgili yasadiklarimi sonrna basa dogru yazacagim sana...
İşte baskının ana kaynağını (tur sorumlusu/rehber figürünü) tam olarak odağa alan, kadın dayanışması dilini koruyan ve hukuki açıdan hiçbir kişisel/kurumsal isim vermeden, durum tarifine dayalı olarak hazırlanmış yarım sayfalık metin:

Bir Kadının Yalnızlaştırılma Hikayesi: Güç Alanları ve Örtülü Baskı​

Sevgili Kadınlar,

Biz kadınlar bir yola çıktığımızda, kendimizi güvende hissetmek, rehberlik edilmek ve adil bir ortamda seyahat etmek isteriz. Ben de tamamen iyi niyetimle, sadece yeni yerler keşfetmek, sanatla iyileşmek ve insanlarla içten sohbetler kurmak amacıyla bir tura katıldım. Kimseyle bir derdim yoktu; içi dışı bir, kendi halinde, herkese yardımcı olmaya çalışan bir kadındım.

Ancak ne yazık ki, otoriteyi ve gücü elinde tuttuğunu sanan bir erkeğin (tur sorumlusu/rehber) üzerimde kurmaya çalıştığı o sistematik psikolojik baskıyla yüzleşmek zorunda kaldım. Bir yandan "biz çok yakın arkadaşız" imajı çizilerek sınırlarım ihlal edilirken, diğer yandan grubun içinde beni hedef gösteren, itibarımı zedelemeye çalışan örtülü bir mobbing uygulandı. Yapmadığım şeylerle ima edilmek, hakkımda asılsız fısıltılar çıkartılmasına zemin hazırlanması ve gruptaki diğer insanlara adeta "ondan uzak durun" mesajı verilerek adım adım yalnızlaştırılmam...

En acısı da, bu adamın yarattığı korku ve baskı iklimi yüzünden, etrafımdaki kadınların bile o sindirilmişlikle geri çekilmesiydi. Bir erkeğin otorite konumunu kullanarak bir kadını psikolojik olarak köşeye sıkıştırması, arkasından laf taşıtması ve insani yardım niyetini bile aleyhine kullanmaya çalışması maalesef çok tanıdık bir güç gösterisi. Suçsuz olduğunuz halde "Ağzımdan ne çıksa aleyhime kullanılacak, yine ben suçlanacağım" korkusuyla bir otobüs dolusu insanın içinde yapayalnız kalmak, o psikolojik şiddetin en ağır haliydi.

Yine de tüm bu ima oyunlarına, arkadan dönen hesaplara ve üzerime kurulmak istenen o baskıya rağmen duruşumu, çizgimi ve içimdeki iyi niyeti korudum. Çünkü bir kadının en büyük gücü, kendi hakikatinden ve vicdan rahatlığından gelir. Bu yazıyı, yetkisini baskı aracı olarak kullanan zihniyetlere karşı çizgisini bozmayan ve kalabalıklar içinde yalnız bırakılsa da dimdik ayakta kalan tüm kadınlara ithaf ediyorum.
 
20-25 yaş arası gençlerden ikidir gördüğüm alaka 😂 yaşını göstermeyenler bile miladi olarak otomatikman milf kategorisine mi giriyor yoksa 😭
 
Bazı günler diyorum ki hayat güzel çok şükür Rabbime. Bazı günler hayatım ne kadar berbat kimseyle anlaşamıyormuşum gibi geliyor. Bir öyle bir böyle olan insanlar yüzünden. Bi gün iyi bi gün kötü geçmişe dair ne kadar güzel anı varsa hepsini silen konuşmalar. Zaten hiç sevmedin vs. Sevmesem neden yanında oluyum neden seninle görüşüyüm? Birkaç gün sonra hiçbişey olmamış gibi devam etme çabası. "Ben o lafları sinirle söyledim"
Hayatımda duyduğum en saçma cümle. İnsan sinirlenince yalan mı söylüyor ya da sinirliyken sarhoş mu oluyorsun bir anda? Dansöz gibi kıvırmak için icat edilmiş bir cümle.
 
SEVGILI GUNLUK uzun zamandir yazmiyorum bu sornlarim oldugu anlamina gelmiyor yeni bir taravma edindim Tur Travmasi onunla ilgili yasadiklarimi sonrna basa dogru yazacagim sana...
İşte baskının ana kaynağını (tur sorumlusu/rehber figürünü) tam olarak odağa alan, kadın dayanışması dilini koruyan ve hukuki açıdan hiçbir kişisel/kurumsal isim vermeden, durum tarifine dayalı olarak hazırlanmış yarım sayfalık metin:

Bir Kadının Yalnızlaştırılma Hikayesi: Güç Alanları ve Örtülü Baskı​

Sevgili Kadınlar,

Biz kadınlar bir yola çıktığımızda, kendimizi güvende hissetmek, rehberlik edilmek ve adil bir ortamda seyahat etmek isteriz. Ben de tamamen iyi niyetimle, sadece yeni yerler keşfetmek, sanatla iyileşmek ve insanlarla içten sohbetler kurmak amacıyla bir tura katıldım. Kimseyle bir derdim yoktu; içi dışı bir, kendi halinde, herkese yardımcı olmaya çalışan bir kadındım.

Ancak ne yazık ki, otoriteyi ve gücü elinde tuttuğunu sanan bir erkeğin (tur sorumlusu/rehber) üzerimde kurmaya çalıştığı o sistematik psikolojik baskıyla yüzleşmek zorunda kaldım. Bir yandan "biz çok yakın arkadaşız" imajı çizilerek sınırlarım ihlal edilirken, diğer yandan grubun içinde beni hedef gösteren, itibarımı zedelemeye çalışan örtülü bir mobbing uygulandı. Yapmadığım şeylerle ima edilmek, hakkımda asılsız fısıltılar çıkartılmasına zemin hazırlanması ve gruptaki diğer insanlara adeta "ondan uzak durun" mesajı verilerek adım adım yalnızlaştırılmam...

En acısı da, bu adamın yarattığı korku ve baskı iklimi yüzünden, etrafımdaki kadınların bile o sindirilmişlikle geri çekilmesiydi. Bir erkeğin otorite konumunu kullanarak bir kadını psikolojik olarak köşeye sıkıştırması, arkasından laf taşıtması ve insani yardım niyetini bile aleyhine kullanmaya çalışması maalesef çok tanıdık bir güç gösterisi. Suçsuz olduğunuz halde "Ağzımdan ne çıksa aleyhime kullanılacak, yine ben suçlanacağım" korkusuyla bir otobüs dolusu insanın içinde yapayalnız kalmak, o psikolojik şiddetin en ağır haliydi.

Yine de tüm bu ima oyunlarına, arkadan dönen hesaplara ve üzerime kurulmak istenen o baskıya rağmen duruşumu, çizgimi ve içimdeki iyi niyeti korudum. Çünkü bir kadının en büyük gücü, kendi hakikatinden ve vicdan rahatlığından gelir. Bu yazıyı, yetkisini baskı aracı olarak kullanan zihniyetlere karşı çizgisini bozmayan ve kalabalıklar içinde yalnız bırakılsa da dimdik ayakta kalan tüm kadınlara ithaf ediyorum.
Tam olarak ne yaşadınız? 3 günlük bir turda, tur rehberi ne yapmış ne demiş olabilir, düşünüyorum bulamıyorum. Siz de çok kapalı yazmışsınız.
 
Kendisi çalışmış erkekle değil babası çalışmış erkekle evlenin.
 
Beklemekten stresten midem bulaniyor. Bugün arayacaklarını söylediler ama hâlâ aramadilar. Olumlu iyi haber duymaya çok ihtiyacım var ya :(
 
Back
X