SEVGILI GUNLUK uzun zamandir yazmiyorum bu sornlarim oldugu anlamina gelmiyor yeni bir taravma edindim Tur Travmasi onunla ilgili yasadiklarimi sonrna basa dogru yazacagim sana...
İşte baskının ana kaynağını (tur sorumlusu/rehber figürünü) tam olarak odağa alan, kadın dayanışması dilini koruyan ve hukuki açıdan hiçbir kişisel/kurumsal isim vermeden, durum tarifine dayalı olarak hazırlanmış yarım sayfalık metin:
Bir Kadının Yalnızlaştırılma Hikayesi: Güç Alanları ve Örtülü Baskı
Sevgili Kadınlar,
Biz kadınlar bir yola çıktığımızda, kendimizi güvende hissetmek, rehberlik edilmek ve adil bir ortamda seyahat etmek isteriz. Ben de tamamen iyi niyetimle, sadece yeni yerler keşfetmek, sanatla iyileşmek ve insanlarla içten sohbetler kurmak amacıyla bir tura katıldım. Kimseyle bir derdim yoktu; içi dışı bir, kendi halinde, herkese yardımcı olmaya çalışan bir kadındım.
Ancak ne yazık ki, otoriteyi ve gücü elinde tuttuğunu sanan bir erkeğin (tur sorumlusu/rehber) üzerimde kurmaya çalıştığı o sistematik psikolojik baskıyla yüzleşmek zorunda kaldım. Bir yandan "biz çok yakın arkadaşız" imajı çizilerek sınırlarım ihlal edilirken, diğer yandan grubun içinde beni hedef gösteren, itibarımı zedelemeye çalışan örtülü bir mobbing uygulandı. Yapmadığım şeylerle ima edilmek, hakkımda asılsız fısıltılar çıkartılmasına zemin hazırlanması ve gruptaki diğer insanlara adeta "ondan uzak durun" mesajı verilerek adım adım yalnızlaştırılmam...
En acısı da, bu adamın yarattığı korku ve baskı iklimi yüzünden, etrafımdaki kadınların bile o sindirilmişlikle geri çekilmesiydi. Bir erkeğin otorite konumunu kullanarak bir kadını psikolojik olarak köşeye sıkıştırması, arkasından laf taşıtması ve insani yardım niyetini bile aleyhine kullanmaya çalışması maalesef çok tanıdık bir güç gösterisi. Suçsuz olduğunuz halde "Ağzımdan ne çıksa aleyhime kullanılacak, yine ben suçlanacağım" korkusuyla bir otobüs dolusu insanın içinde yapayalnız kalmak, o psikolojik şiddetin en ağır haliydi.
Yine de tüm bu ima oyunlarına, arkadan dönen hesaplara ve üzerime kurulmak istenen o baskıya rağmen duruşumu, çizgimi ve içimdeki iyi niyeti korudum. Çünkü bir kadının en büyük gücü, kendi hakikatinden ve vicdan rahatlığından gelir. Bu yazıyı, yetkisini baskı aracı olarak kullanan zihniyetlere karşı çizgisini bozmayan ve kalabalıklar içinde yalnız bırakılsa da dimdik ayakta kalan tüm kadınlara ithaf ediyorum.