Seyirci ile dalga geçmek mi?

Clemantoni

Edep yoksa ahlaksızlığa sebep çoktur.
Kayıtlı Üye
31 Ocak 2018
487
1.320
Hiç bir zaman yerli dizi merakım olmadı. O yüzden uzun zaman oldu yerli dizi seyretmiyorum. Daha önce bir iki kez adı kulağıma çalınan ama bakmadığım UFAK TEFEK CİNAYETLER adlı dizinin geçenlerde burada duyurulması üzerine seyredeyim dedim.

Aman Allah'ım ne gaflar. Bir kaç bölümünü izlememe rağmen hayretler içinde kaldım. Tartışmasız Türk toplumuyla açıkça alay edildiğini düşündüm. Basında senaryonun yabancı dizilerden uyarlama mı? başlıklı bir kaç yazı okudum. Güya değilmiş. Oysa bence tüm zaman dizilerinden bir şeyler alınıp akla zarar bir senaryo yapılmış gibi eğreti duruyor. Hani komedi olsa anlayacağım. Komedi izlerken saçmalıkları pek abartı bulmaz, güler geçeriz ya ondan.

Oyuncuların performansına diyeceğim yok. Fazlaca yapmacıkcı Pelin karakteri dışında rol yapma yetenekleri bana göre iyi.

Ufak Tefek Cinayetler olduğu için ben de Ufak Tefek saçmalıklara göz yumdum, hadi oluversin dedim ama bazıları var ki; yok abi bu kadar olmaz, seyircinin aklıyla bu kadar oynanmaz dedim. Bazı değer yargılarını yerle bir edip insanlık dışı (değer olamayacak )değerleri mi yerleştirme çabası var diye düşünmeden de edemedim.

Dizilerde artık trend (Flash forward) mış. İyi. Eskiden Yeşilçam filmlerinde de bazen uygulanırdı bu tarz...

Geleyim diziye; Lüüüx bir sitede lüüüüx bir villanın havuzunun başında biri camdan düştü diye(henüz cinayet mi işlendi,intihar mı bilinmiyor ya) havuz başı partisindeki davetlilerden üç kişinin bitmek bilmeyen ifade verme sahnelerine tanık oluyoruz. Olayların anlatılması bu minvalde ilerliyor.Öğretmen Hanım, Manikürcü Hanım ve Lise yıllarındaki okrestra elemanı (Karaktersiz karakter Taylan' ın arkadaşı) günler geceler boyu ifade veriyor. Ana tema karakterlerinin tüm hayatlarına nasıl o denli vakıf olduklarını anlamamakla birlikte buna fazla takılmadım...

Liseli Üç tuzakçı kız, tuzak kurdukları ve hayatını alt üst ettikleri eski kız arkadaşlarıyla karşılaşıyor ve trajikomik bir SİSTER muhabbeti başlıyor.

Neyse benim sinir olduğum şu garipliklere geleyim; Arzu'nun doğum günü partisinde Merve'nin kurduğu tuzağa düşen Oya'yı sevgili hırsızı Kıskanç Pelin havuza atıyor... Amaa bakıyorum erdemli Oya'mız bu ve bunun ardından gelen pek çok saçma olaya rağmen eski hasımlarıyla bir bakmışım sister olma yolunda ve oluyorda...

Narsisit Merve kocasının müşteri portföyünü çalan Arzu'dan, plates öğretmeni Burcu'yu Arzu'nun kocasına musallat ederek intikam alıyor. Burcu' da bir pişkinlik ki dudaklarım uçukladı. Allah tüm kadınları bu Merve ve Burcu gibilern şerrinden muhafaza eylesin. Şeytan bunların aklını kıskanır sanırım. Neyse dudağımdaki uçuğu alevlendiren Arzu'nun kızının yaşından beklenmeyecek bir olgunlukla paat diye babasının ilişkisini ve Burcu'yu kabullenivermesi. Yahuu hele Türk toplumunda kız çocukları babaya daha çok düşkündür, bu ne yürek? Üvey kız-üvey anne adayı nasıl bir kanka olmak.

Yeryüzünde kişilik sahibi erkek kalmamış gibi, şiddetli kişilik bozukluğundan muzdarip Pelin'in baba parası ile satın aldığı gençlik aşkı karaktersiz Taylan'ın lise yıllarında çoook ama çooook aşık olduğu Oya'nın koşu parkurunda peşinden OYAAACIIIIM,OOOOYAAACIIIM diyerek bir koşması var ki evlere şenlik. Haaa meğer kişiliksiz beyimiz eski sevgilisinden özür dileyecekmiş. Amman Allah'ım nasıl duygu yüklü sahneler vallahi Oscar'lık komedi filmlerinde bile görülemeyecek cinsten... Bu kaddar komik...

Merve'nin entrikaları bitecek gibi değil. Karun gibi zengin kocayı elden kaçırma korkusu, olmayan aklını başından aldı (Olmayan akıl diyorum çünkü sırf kötülüğe çalışan kafadakine akıl denmez, ne denir siz bulun, ben bilemedim) Bizim toplumumuzda rastlanmayacak kadar narin :)) kayınvalidesinden aldığı tüyoyla akıllara ziyan bir plan yaptııı ve garibanların neredeyse bir yıllık kira miktarını sadece aidat olarak ödedikleri sitede kendi evine hırsız gibi girdiii ve kocasını evine döndürme planını uygulamaya koyduu. Ben de merak ettim bu kadar zekii bir kadın neden oralarda harcanıyor, dünya siyasetinin yönünü değiştirir bu kadın. Haa ayrıca o kadar da şanslı ki adeta dünya onun planları doğrultusunda dönüyor. Her işi nasıl bir denk gelmek yarabbim nasıl güzel bir kader buu ?diye zerre kıskançlık huyu olmayan bendenizi bile kıskandırdı.

Bunlar izlediğim 4 bölümden aklımda kalan akla ziyan saçmalıklar. Seyretmediğim 13 bölüm var. Vaay babam vaayyy :)))))
 
Son düzenleme:
17.bölümde Pelin in, çevireceği entrikalara ayak bağı olmasın diye 5-6 yaşlarındaki oğlunun ne zamandır istediği bir şeyi online alışverişle oğulcuğunun yanında şipşak halledivermesi ve marifet yapmış gibi "gördün mü baak hemen nasıl da hallediverdim" diye sırıtması iğrençti. Yahu Türk toplumu zaten kötüye evrildi,devrildi devrilecek..Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz? dedim kendi kendime.
 
Türk dizisi izlemiyorum. Birkaç tane izlediğim varsa da bıraktım. 2.5-3 saat süren bayık bayık yapımlar hepsi. Sinemalar bile 2 saat sürmezken bu yeni dizileri neredeyse 3 saate kadar çıkardılar, pes yau. Eskiden ne güzel 45-60 dakikayla tadında bırakıyorlardı. Artık izlenilecek gibi değil.

Neyse. Seyirciyle dalga geçen dizi diyorsanız bir de Kırgın çiçekler'e bakın. Bu konuda kimse eline su dökemez o dizinin bence. :) İğreniyorum artık o diziden yav.
 
Evet hayatın her alanında başkalarının ürettiklerini kendinizinmiş gibi sunmak büyük ayıp. Bildiğin fikir hırsızlığı. Ve hatta o kadar ileri boyutta ki sadece dizi senaryolarında değil eleştirilerde ve hatta yorumlarda bile yapılıyor
 
X