Survivor "Yeni" Show Tv


"donanımlı" lafıda sedanın lafı, mükemmel çok donanımlı bi arkadaşım diye taktim ediyo ya insanları programında.... o yüzden sedaya yaranmak için "çok donanımlı" olmuştur o!
 

vallahi onlarda kanlı bıçaklı olmuştu ama demekki onlar tersine evrim geçirmediler, insanlıklarını kaybetmediler
ilk bölümlerde nihat ağlıyodu adalar ayrıyken, karşı adadakiler muz yiyemediği için benim boğazımdan muz geçmiyo, vicdansızlar nasıl boğazınızdan geçiyo diye zırlıyodu, noldu
 
sonunda gitti ebru yaa ohh çok iyi oldu o bakışları laf atışları pascalı gaza getirmesi ebru diyince hiç iyi bir hareket hatırlamıyom.bu yarışmada kendini bişey zannedenler hep önce gidiyo örnek asena ve ebru bu saatten sonra kim giderse gitsin yarışma güzel oldu
 
Asena ilk kez konuştu..

Ben arkadaşlarım için bir fedakârlık yaptım. Bu fedakârlığı bizim için önce Pascal yapacaktı. Pascal bir gün gelip bize dedi ki; “Siz beni yazacaksınız, ben de Tefik’le halk oylamasına çıkacağım ve onu göndereceğim.” Ama o hafta daha kötü şeyler oldu ve Pascal adadan ayrıldı. Sonrasında Derya’ya kaldı durum. Derya dokunulmazlık almazs...a, o yazacaktı Tefik’i. Ama Derya dokunulmazlık aldı, kızlar da dönüp bana “En güçlümüz sensin, sen yazmalısın” dedi. Hepimiz baştan söz verdiğimiz için ben de “Tamam” dedim.

YAPMAMAMIZ GEREKİRDİ

Şurada bir hata yaptığımıza inanıyorum; biz Pascal’ın fikrini Derya’ya da sunmak istedik. Hiçbir zaman Derya’ya “Böyle bir şey düşünüyoruz, sen ne dersin?” diye sormadık. Sonrasında bana sunuldu bu. Aslında yapmamamız gerekirdi böyle bir şeyi. Ben arkadaşlarıma çok bağlıydım. Onları hiçbir zaman satmadım. “Survivor mı, arkadaşların mı?” Ben arkadaşlarımı tercih ettim. Biri Survivor’ı normal şekilde düşünse, bunu yapmazdı. Bu benim en büyük hatamdı. Ben aslında şunu da yapabilirdim; “Beni yazmayın, istemiyorum. Tefik’i yazalım, o hangimizle halk oylamasında karşı karşıya gelmek istiyorsa, onu alsın” diyebilirdim. Bizde şu zihniyet vardı; “Nihat’la Tefik bizi elemesin, biz birbirimizi eleyelim.” Ve ben tabi arrivederçi oldum.

BİREYSELLİĞE DÖNEMEDİK

Adadaki arkadaşlarımı tabii ki destekleyeceğim. Onlar benim arkadaşım. Biz İstanbul’da ne yapacağımızı bile planladık. “Siz çok strateji yapıyordunuz” diyorlar ama bizim en büyük hatamız, bireyselliğe dönemememiz oldu. Pascal’ın bıraktığı şeyi devam ettirmek istedik. Buna gerek yoktu. Herkes kendinden fedakârlık yapacaktı. Mesela kızlar bana “Sen survivor’sın, sen bunu hak ediyorsun. Biz nereye kadar götürebiliriz? Ama sen götürürsün” dedi. Ama o noktada ben “Tefik’i yazalım sadece, o bizi alsın” dedim. O zaman da biri dedi ki “Aa ben çok güçsüzüm, o zaman beni alacak.” Diğeri dedi ki “Beni de eler, senin SMS’in güçlü. Hani söz vermiştik, hani dönmek yoktu?”

NİHAT’LA FİNALDE ÇARPIŞMALIYDIM

Ben Nihat’ı hiçbir zaman yazmazdım, çünkü finalde Nihat’la karşılaşmak istedim. O zevki yaşamak istedim, onu da yaşayamadım. “Durun daha hesabım var” diyordum. Pişelim, pişelim, pişelim iki yumurta finalde çarpışalım istedim, olmadı. “Survivor” bittikten sonra Nihat’la yan yana gelmem söz konusu değil. Onca sene boyunca iki kere karşılaştım onunla, biri belediye başkanımızın yemeğiydi, diğeri de bir programdı.

KIZLAR ÇATIR ÇATIR GİDECEK

Bizim kızlara çok şans lazım. Derya’nın sürekli dokunulmazlık alıp onlara takması lazım ki, öbürleri elemesin. Derya dokunulmazlık alamazsa, kızlar çatır çatır gidecek. Sonra Derya’yı göndermek isteyecekler. O üç erkek, kendilerinin eleneceğini hiç düşünmüyorlar. Hatta ben onların maddiyatı bile bölüştüklerini düşünüyorum.

3 SURVIVOR: TANER, TEFİK, BEN

“Survivor”ı Taner’in kazanmasından yanayım. Derya çok yakın arkadaşım, çok iyi bir sporcu, güçlü ama survivor değil. Ama adayı yaşamakta, hayatı ti’ye almakta, ağaçlara çıkıp, ormanlara girip, balıklar tutmakta kesinlikle Taner olmalı. Survivor bu çünkü. Taner survivor. Duygusal açıdan da Taçmin’in kazanmasını çok isterim. Çünkü bu yıl üniversiteye başlayacak, ihtiyaçları var. Aslında bütün kişisel meseleleri bir kenara koyarsam, Tefik’in de kazanabileceğini söyleyebilirim. Bence bu yarışmada üç tane survivor vardı; biri Tefik, biri Taner, biri de bendim. Çünkü biz adayı yaşıyorduk.

BİZİM KAFAMIZ BASMADI

Nihat ve Tefik sorunlarını sadece konseyde dile getiriyorlardı. Çünkü onlar öyle yaptıkça biz hep çemkiren, kötü taraf gibi görünüyorduk. Ben ayrıldıktan sonra her şeyi görmeye başladım. Onlar daha kurnazdı, bizim öyle kafamız basmadı. Zaten kafamız bassaydı, o hatayı yapmazdık...

O LAFIM İTİCİ GELDİ

Pascal’dan sonra çok değişti her şey. Başka bir savaşa girdi olay. “Sen kadınsın, seni susturmayı biz biliriz” dedi erkekler. Ben bu yüzden elendim... Ben Tefik’in davranışlarından hiç hoşlanmıyordum. Saygısızdı, agresifti ve insanları aşağılayan tavırları vardı. Bana son konseyde iki kere ‘dansöz’ dedi, Ebru’ya ‘lan’ dedi. Artık rahatsız oldum. Bana bu kadar kişisel saldırıda bulunan adamı elemek istedim. Bu konudaki hatam şu olabilir; “Benim onu artık göndermem lazım” lafı insanlara itici gelmiş olabilir, o da bana negatif dönmüş olabilir.

NİHAT’I ADAM EDECEKMİŞ

Nihat’la Tefik arasında menfaat ilişkisi var. Tefik adada Nihat’a neler söylemiş. İnternetten seyrediyorum. “Ona reçetesini yazdım, onu adam edeceğim. Taner’i de adam ettim” demiş. Bunları söyle söyle, ondan sonra gel kanka ol, dünya meselelerini konuş! Bizde hiçbir zaman öyle bir şey olmadı. Biz hiç kızların hakkında konuşmadık. Bizde arkadan konuşmak yoktu. Ben olsam sorardım, “Kardeşim bana reçete yazmışsın, beni eğitecekmişsin, nedir senin derdin?” diye...

AKILLANDIM

Geçmişe dönsem, konseyde yeniden kendi adımı yazdırmazdım. Akıllandım. Ama arkadaşlarımı da ikna ederdim, neden öyle olması gerektiğini anlatırdım. Aklıma gelmedi, diyorum ya kafam fazla basmaz benim... Halk oylamasında Tefik’ten daha az oy aldım. Çünkü olay “erkekler ve kadınlar”a döndü. Ne yazık ki ülkemizin belli bir kesimi güçlü, sivri, hakkını savunan, konuşan kadını çok sevmez. Ben Türkiye’deki erkeklerin oyuna kurban gittiğimi düşünüyorum.

NİHAT’IN BENİ BİTİREN CÜMLESİ...

Nihat’ın “Ben Nihat Doğan’ım” demesi, beni bitiren cümledir. Yarışı kaybettiğimiz günkü tavırlarıyla bende bitti o. Çünkü hepimiz bir şeyiz. Ben bakkal olabilirim, Özge manav olabilir, mesleklerimiz bunlar olabilir ama biz bir bireyiz, kimse kimseden üstün değildir. Onun sürekli “Ben şuyum, buyum” demesi bitirdi. Ben hayatımda kimseye bir şey yapmadım. Hayatım boyunca birçok dansçı arkadaş geldi yanıma, hiçbir zaman “Ben iyi dansçıyım” demedim, başkaları dedi bana bunu. Ama adaya geldik “Ben Nihat Doğan’ım, ben varsam yarış kazanılır” dedi. Bu nedir ya!

TANER’İN İNCE İŞLERE KAFASI BASMIYOR

Taner’in ablasıyla tanıştım, çok iyi anlaştık. İşin garibi, Tefik’in babasıyla kanka oldum! Ben Taner’i ilk günden bu yana seviyorum. Biz bir yarışta kavga ettik, birbirimize bağırdık. Adalar birleştikten sonra bir muhabbetimiz oldu. Bana “Sen çok güçlüsün. İstanbul’da tek mi yaşıyorsun?” diye sordu. “Evet” dedim. “Annen-baban yanında yok mu?” dedi, “Hayır” deyince hemen sarıldı bana... Ben Taner’i gerçekten seviyorum. Ona da söyledim, “Taner sen istediğin kadar soytarılık yap, ben seni yine seviyorum” dedim. İçi dışı bir geliyor bana. Ne yapıyorsa aleni yapıyor, ne yapacağını anlıyorsun. Hesap-kitap, ince işlere kafası basmıyor.
 
potansiyeli hepsinden yüksekkk ama deryanın sonuçta biraz uğraşsa çok rahat tutar tabikide canm :)

dün de demiştim bu günde diyorum. adam milli yüzücü milli balıkçı değil. hala anlayamıyorum ne alakası var ayrıca derya tutar tutmaz kime ne ? en önemlisi nihata ne ? nihatın yediği balıklara karışıyor mu? hayır ..
 
İyi de çok mantıksız bir şey yani.. o zaman koşanlarda 100 metre engelliye katılsın bu mu yani ya da şarkı söyleyen herkes albüm yapsın :44:
 
valla ya sedanın karizma çok pis çizildi, reklam aşkıydı valla eli elime değmedi diye açıklama yapmalı

sedanın da farkı varmı ondan ama tabi nihatın yanında sempatik kalıyor

deryaya dediğine koptum bak yüzücü kardeşim havuzda yüzdüğün temiz su değil asıl mesele ....asıl mesele hayat okyanusunda köpekbalıklarıyla mücadele etmek
ezeldeki dayıyı çok dinlemiş nihat zaten herkesten alıntı yaptığı sözler birbirine karıştı
eline yüzüne bulaştırdı
 

çok kurtlar vadisi izlemiş ergen diyorum, çok pis kabadayı olası var, hiçbişey olamayan anca kabadayı olur, onu bile beceremiyo
 
Özlemek işte bu demek
Boşuna dememişler, "Bir yiğit gurbete gitse, gör başına neler gelir" diye... Meğer Survivor yarışmacılarını kemiren; fareler, açlık, sıcak ya da yarışma stresi değilmiş. Meğer onlar 52 gündür ayrı kaldıkları sevdiklerinin hasretiyle yanarmış.
Ne Cemile, ne Feriha, ne Kerpeten Ali... Bu hafta ekran başındakilere en fazla gözyaşı döktüren, Survivor'dı.
Ödül, adaya gelen akraba ve tanıdıklarla bir gün geçirmekti. Kaybeden 4 kişi ise bir gün yerine sadece 10 dakika beraberlik yaşayabilecekti.
Sevdiklerini karşılarında gördüklerinde yarışmacıların verdikleri tepki, hiçbir senaristin kaleminden çıkamazdı. Koca koca kadınların "Anne, anneciğim" diye tepine tepine ağlamaları, en delikanlı yarışmacıların arkadaşlarını gördüklerinde diz çöküp sarsıla sarsıla gözyaşı dökmeleri gerçekten de görülecek şeydi.
Ya, işte, tıpkı bayat ekmek gibi... Varlık içinde çöpe süpürürsün, yoklukta kırıntısını yalar, yutarsın...
Survivor sadece ekmeğin ne kadar kıymetli ve kutsal olduğunu öğretmiyor. Eminim ekran başında bu sahneleri izleyenler, analarına, babalarına daha sıkı sarılma ihtiyacı hissetmişlerdir.
Bu görüntüler beni 1987 yılına, İzmir Narlıdere'ye, askerliğime götürdü. İki aydır sevdiklerimin yüzüne hasrettim. O zamanlar Tekirdağ'da oturan annem ve babam bana sürpriz yapmak istemişler.
Arabaya atlayıp yüzlerce kilometre yol tepmişler...
Hoparlörde ziyaretçim olduğunu duyduğumda beynimden vurulmuşa döndüm. İnsan ziyaretçisi geldiği için üzülür mü? Üzülür... Çünkü benim bölüğüm o gün şok kıta görevindeydi.
Şok kıta demek, her türlü olaya ilk müdahale edecek şekilde hazır bekleyen askeri birlik demek. O gün şok kıta bizdik. Hamama bile teçhizatla giriyorduk. Şok kıta olduğumuzda gözümde sabun köpükleriyle, pantolonum dizlerimde cemse'ye (askeri kamyon) son anda kendimi attığımı bilirim. İşte o gün öyle bir gündü. Ziyaretçi görmemize imkan yoktu. Ama insaflı komutanım bana 10 dakika izin vermişti. İki bardak çay süresince görebilmiştim onları. Sonra aynı gün, aynı yolu geriye tepmek zorunda kalmışlardı.
Diyeceğim o ki, Survivor 10 dakikasını çok iyi bilirim...

yüksel aytuğ
 
Yarışmadan elenen Destan, iki ismin kendisini üzdüğünü söyledi.Ebru Destan, Survivor adasına veda ederken hüzünlü dakikalar yaşadı. Destan, Survivor yarışmasının hayatında çok büyük bir tecrübe olduğunu söyledi.

Ünlü manken, Nihat Doğan'ın ve Tefik'in onu çok kırdığını söyleyerek sitemde bulundu. Türkiye'ye gider gitmez yarışmayı izleyeceğini de söyleyen Destan'ın hüzünlü hali gözlerden kaçmadı.

"VÜCUDUM YARA BERE İÇİNDE"

Pazartesi gecesi Survivor yarışmasından ayrılan Ebru Destan, adadan ayrılır ayrılmaz twitter sayfasında yayınladığı mesajında şunları söyledi; "Survivor'la alakalı sohbetlere hazırlanın. Ama önce iyice dinlenmeliyim. Vücudum yara bere içinde. Görüşene kadar sevgiler Dominik'ten."
 
Nihat Doğan'ın NBA hayali gerçek oldu
Survivor'da ödül oyununu kazanan Nihat Doğan, Miami Heat-Chicago Bulls maçını en ön sıradan izledi.


Dominik?ten Miami?ye

?Survivor? adasında NBA bilgilerini konuşturarak pek çok kişiyi şaşırtan Nihat Doğan?ın en büyük hayali gerçek oldu. Sık sık NBA takımlarından bahseden ve ?En çok istediğim şey bir NBA maçı izlemek? diyen Doğan, ödül oyununu kazanınca Miami?de oynanan Miami Heat-Chicago Bulls maçını izleme şansı yakaladı.

Ödülü kimseye kaptırmadı

Günler öncesinden, bu ödülü kimseye kaptırmamak için oyuna var gücüyle asılacağını söyleyen türkücü, dediğini yaptı. Oyunu kazanıp NBA Doğu Konferansı Play-off final serisinin 4. maçına bilet kazandı. Doğan, Miami Heat ile milli basketbolcumuz Ömer Aşık?ın da formasını giydiği Chicago Bulls arasında dün sabaha karşı oynanan maçı Acun Ilıcalı?yla en ön sıradan izledi.
 

olayın miamide geçtiğini anlamış mı peki
 
derya alsın derya alsın
nihat deryadan nefret ettiği için deryayı destekliyorum, eteği sen giy nihoo
 
hepinizi sms e gömcem demiş, gömer valla bizim milletten beklenir
 
ya off bu bölümü izleyesim gelmiyor nihat ödülü kazanacağı için of neyse garibim bi daha anca rüyasında görür o maçı gitsin bari o kadar dua etmiş yıllardır
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…