- Konu Sahibi threedoorsdown
-
- #101
bence bu ne ülke degisimi, ne de mantik evliligi problemi. Problem sürekli evde dip dibe olup kendi ufkunu bagumsiz olarak gelistirememek, ese bagli kaliyor hissetmek.Hayattaki rollerimiz değişince kimlik krizine gireriz ya. Ben girdim mesela boşanınca.
Konu sahibi kariyer sahibi, bağımsız bi kadınken şu an işsiz ve eşine bağımlı bi duruma düştü. Elbette kimlik krizi yaşaması, ben kimim neyim burada ne işim var ? diye sorgulaması çok normal. Kimi daha çabuk adapte olur yeni yaşantısına ve rollerine, kimi de biraz sancı çeker. Tüm bu sancılar kocasına duyduğu duygularla çok alakalı değildir yani Kocasını sevmiyor diyemeyiz. Ha, aşktan gözü kör olsaydı, aralarında yoğun bi cinsel çekim olsaydı işler biraz daha kolaylaşabilirdi ama gene de bu kriz kaçınılmaz olurdu.
Kaldı ki Kanada'daymış. Avrupa ülkesi olsa gelip gitmek nispeten kolay. Şimdi maddi manevi git-gel yapmak çok zordur.
Eşini de doğru düzgün tanıma fırsatı olmamış sanki. Yıllarca yalnız yaşa, sonra pat diye elin herifiyle 7/24 aynı evdesin. Sürekli görüyorsun sürekli. Biraz ürkütücü =) Yalnız kaldığın bi an yok, yanında yabancı bi adam. Ne kadar kocası da olsa öyle yıllarını geçirmemiş, aynı şehirde uzun bi sevgililik süreci yaşamamış, ülke yabancı, yanında yatan adam yabancı, zor yani...
Umarım ferahlarsın konu sahibi. Ben yapamazdım şahsen. Yaşıtız sizle. Böyle şeyler ilk gençlikte kolay gibi geliyor bana. 40 yaşından sonra ülke değiştir, işini gücünü bırak falan , gerçekten risk. Ama her zaman her yerden dönülür. Hiç kimsenin düşüncesi de senin huzurundan önemli değil. Hataysa da hata.. Hata yapma lüksümüz de olsun n'apalım..
Burda siz hatalısınız bana kalırsa. Eşinizle aşk evliliği yapmadınız ayrıca eşinizin ne şartlarda nasıl nerede yaşadığını bilerek ve kabul ederek gittiniz. Kendi kabul ettiğiniz şeylerde uyum göstermiyorsunuz. Bencede adamı kandırmış gibisiniz. Boşanabilirsiniz bu da bir seçenek eğer aklınızda bu dönüp duruyorsa boşanın elalem her zaman bir şey der insanlara göre hayat yaşamayın, zaten bu şekilde olduğunuz sürece eşinizde boşanmak isteyebilir. Yinede bence çaba göstermelisiniz. Oraya gittiğinizde bir işinizin çevrenizin olmayacağı zaten baştan belliydi, yataktan çıkacak motivasyonu bulamamak yerine deneyin iş bulun çevre edinin dil öğrenin eşinizle birlikte spor yapın etkinliklere katılın belki kurslara gidin. İş bulmak zor olabilir farketmiyor çabalamalısınız bir uğraşınız olmadığı sürece bu moddan çıkamazsınız. Ayrıca sabahları zorla da olsa kendinizi erken kaldırın ve çıkın geç saatlere kadar uyuyan insanlar depresyona daha meyilli olur. Çabalayın ki en azından sonunda boşansanız bile acaba keşke demeyin. Zaten siz bu ruh halindeyken Türkiye’ye dönseniz dahi mutlu olmayacaksınız. O zamanda insanların bakışlarından sözlerinden rahatsız olacak, belki keşke diyecek, tekrar ev düzen iş kurmakta zorlanıp hiç yapmak istemeyebilirsiniz bileMerhaba herkese,
4 aylık evliyim, evlenip eşimin yaşadığı ülkeye geldim. Ama 4 aydır bogulmak uzereyim, alışamadım hiçbir şeye, ne evliliğe, ne ülkeye, ne ailemden ayrılmaya. 40 yasindayim bu arada, geç bir evlilik yaptım, mantık evliligi oldu. Yanlış anlaşılmasın maddiyat degil mantık evliliği diyince, aşk degil yani.. ben Tr de 15 yıldır calisiyordum, yaklaşık 10 yıldır yalnız yaşıyordum. Annem babam ve ablam ayrı şehirlerdeydi benden. Yilda en fazla 1-2 ay gorusuyorduk onlarla. Artik yalnız olmak, hayatı tek başıma goguslemek zor geliyordu, hayat arkadaşım olsun istiyordum. Çevremdeki çoğu insan evliydi, biliyorum herkes çok da mutlu değil tüm evlilikler harika değil ama yalnızlık da artık çok dokunmaya baslamisti. Bu arada maddi bir sıkıntım yoktu, çok zengin degildim ama güzel bir evim vardı, istediklerime ulaşabiliyordum, ailem bir şeye karismazdi, Tr nin 4 te 3 ünü gezdim diyebilirim. Avrupadada gormedigim 1-2 ülke var, bazilarina birden çok kez gittim. Yilda en az 1 kere yurtdışına çıkıyordum. İşimi sevmiyordum, çok bunalmistim hele son 1-2 yıl cikmaza girmiştim. Annem babam 70 yaşlarının üstündeler artık her açıdan evlen diye baskı yapıyorlardı. Haklilardi da, biz bugün varız yarın yokuz diyorlardı. Bu arada ben ailemle de gezmeyi çok severim onlarla da çok gezmisligimiz var. Ama bu gezilerde onlar maddi destek olsa da organizasyonu hep ben yapardım. Neyse ailem artık kendine bir hayat arkadaşı bul biz yaşlandık vs vs diyip duruyordu. Özellikle annem ciddi baskı yapıyordu. Eşimle boyle bir psikolojide tanıştım, ortak tanıdığımız arkadaş vesilesi ile benden 10 yaş büyük. Enerjik, sportif biri, mantık olarak çok uymuştuk. İkimiz de gezmeyi seviyorduk, eşimin yanında kendimi güvende hissediyordum, bu zamana kadar herseyi yanlız yapmışken onun varlığı bana çok iyi gelmişti. Bu arada ikimizin de ilk evliliği, 1,5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 5-6 kez geldi, uzun görüşmelerimiz oldu, ilk başlar aileme söylemedim çünkü ailem direkt kabul et derler diye düşündüm. Sonra aileme söyledim önce ben çok gel gitliydim, yeni bir ülkeye gitmek gözümü korkuttu. Neyse sonuçta biz evlendik. Ama evlenmeden önce bende çok ciddi bi isteksizlik oldu, hatta hersey organize edilmişti ben bırakmak istedim, eşime de bunu söyledim, o devam edelim vs dedi. Eşim beni begeniyor ve o da artık evlenmek bir düzen oturtmak istiyordu. Bendeki isteksizliği ailemle de konuştum, annem saçmalama dedi, ablam bence sen şu an evlilikten korkuyorsun ondan böyle dedi. Sonuçta evlendim. Ama şu an mutlu değilim. Sürekli eski yaşantımı arıyorum. Eşim evden çalışıyor, bilmediğim bir ülkede 7/24 eşimle birlikteyim. Akşam yatıyoruz sabah kalkıyoruz birlikteyiz. Ben depresyona girdim ilk andan itibaren, şimdi biraz daha iyiyim ama, işimi bırakmak kendimi aşırı ise yaramaz hissettirdi, sabah yataktan kalkmak istemiyorum, 9-10 a kadar uyumak istiyorum. Eşim 7 de kalkar, istisnasız her sabah duş alır, haftada en az 4 gün sabah kalkar ya yürüyüşe gider ya gym e. Gelir duşunu alır, kahvesini yapar, ise oturur. Ben hiç kalkmak istemiyorum, beni çok zorladı ama yataktan kalkmak için bir sebebim yok, yürümek çok zor geliyor. Tr de sabah 7:30 da evden çıkardım ise giderdim. Burda öyle bir motivasyonum yok. İlk zamanlar neden evlendim diye çok ciddi pişmanlık yaşadım, ne yapacağım ben diye çok düşündüm. Eşim iyi biri ama onun iyi biri olması yetmedi, burda kendi hayatım yok, sürekli beraberiz. Bu arada cinsel hayatımız da hiç iyi degil, benden kaynaklı, bende hiç istek yok nerdeyse, sürekli eski günlerimi özlüyorum, anda değilim. Eşim başlarda sabırlıydı ama o da bıktı bu halimden, bazen hergun kavga ediyoruz, o beni çok tembel buluyor, bir sürü şeyden tartışıyoruz, eşim de çok eleştirel biri, sen boyle degildin, beni kandırdın diyor bazen de boyle bisey yok tabi ki, kandırmak degil benim Tr deki hayatım boyle değildi, burda tanımadığım bir çevre, tamamen geldim ve onun hayatının içine girdim. Ne yapıcam bilmiyorum, onun Tr ye donmek gibi durumu yok, işi burda, benim burda ise gitmem çok kolay degil, çok emek gerek ve zor baya. Geri dönmek bir seçenek ama şikayet ettiğim hayata dönücem, ama şu an evim yok evimi dagittim, işimden istifa ettim, o şartlarda bir ise gitmem zor, ailem donmemi hiç istemiyor. Onların gözünde olmeden beni de birine emanet etmiş oldular. Ama ben burda hiç mutlu değilim, esimden giderek soğudum, depresif hayatım beni korkutuyor, kendime ait özel hayatım yok, giderek eşime bagimli bir hayatım oluyor ama bu halde geri dönsem elalem ne der, gitti 4-5 ayda geri dondu, rezillik diye düşünüyorum.
Yeni evlisiniz adamın sürekli beraber bir şeyler yapmak istemesi normal değil mi? Adamın evde çalıştığını bilmiyor muydun? Adamı sevmeden evlenmissin demek ki. Mantık evliliği de olsa biraz sevgi çekim vs olmadan zaman nasıl geçecek geçmiyor işteValla öyle elalemi zihnimden atmam rahatlatıyor. Dünyanın sonu değil hiçbir şey. Haklısınız..
Bu sadece ülke değiştirdim napicam simarikligj gibi anlaşılmış. Aslında uzunca yazdım baya ama ne kadarı anlaşılmış şaşırdım. Eşim mükemmel bi insan gibi anlaşılmış. Evet eşim iyi yönleri olan biri ki zaten bunun için evlendim (maddi degil bu yönler eşimle maddiyat için evlenmedim ki öyle çok zengin biri de degil konu buysa). Esimde Tr de karşıma çıkan insanlarda bulamadığım bazı şeyler olduğu için evlendim ama zor yönleri de var ve gurbete gelince bunlar beni daha da zorladı. Herseyi birlikte yapmak istiyor mesela, biz sürekli birlikteyiz, boguluyorum bazen işte. Ben zaten hem karakter olarak ozgurken bi de 40 yaşıma kadar buna alışmışken daha da zor oldu. Bir de manupulatif taraflari var, bazı konularda beni anlamiyor ve kendi dogrularini manipülatif şekilde kabul ettirmeye çalışıyor. Bu erkeklerde olan bir özellik sanırım, normalde kendi hayatım olsaydı Tr de bunu daha çok tolere edebilirdim, kendi hayatım olduğu için ise gidince ya da arkadaşlarımla olunca dagitirdim kafamı ama burda öle bi seçeneğim yok.
Neyse tüm evlilik hayatımı dokmiyim şimdi ortaya :))
Sonuçta çocuk değilim arkadaşlar bu tabi ki düşünülmüş bir karardı, hatta olumsuz olursa da donme ihtimalimi bile düşünmüştüm daha doğrusu eşim beni biraz da öle ikna etmişti. Demişti ne olacak sanki dünyanın sonu mu, kaç yaşına geldik zaten deneyelim kendimize şans verelim olmazsa tek boşanan biz mi olucaz diye. Çünkü anlaşıyorduk ama beni korktuğum taraflar vardı. Neyse sonuçta evlendik ama şimdi boşanırsam diyorum ki rezillik…
Neyse cok uzun yazınca miy miy bi tip olmusum ama biraz dertleşmek istedim
Hiç utanılacak bir şey yok ben sizi çok iyi anlıyorum başka bir ülkeye taşınmak çok aşık olduğunuz biriyle bile olsa çok ama çok zor alışamamış olmanız da çok normal evet yaşınız var ama insan bazı şeyleri tecrübe etmeden bilemiyor. Geri dönmeniz asla bir yenilgi olmaz ama size direkt geri dönün de diyemem bence biraz daha zaman verin hem kendinize hem evliliğinize. Yaşadığınız hisler geçici olabilir, 4 ay henüz karar vermek için çok erken ama kendinize de haksızlık etmeyinMerhaba herkese,
4 aylık evliyim, evlenip eşimin yaşadığı ülkeye geldim. Ama 4 aydır bogulmak uzereyim, alışamadım hiçbir şeye, ne evliliğe, ne ülkeye, ne ailemden ayrılmaya. 40 yasindayim bu arada, geç bir evlilik yaptım, mantık evliligi oldu. Yanlış anlaşılmasın maddiyat degil mantık evliliği diyince, aşk degil yani.. ben Tr de 15 yıldır calisiyordum, yaklaşık 10 yıldır yalnız yaşıyordum. Annem babam ve ablam ayrı şehirlerdeydi benden. Yilda en fazla 1-2 ay gorusuyorduk onlarla. Artik yalnız olmak, hayatı tek başıma goguslemek zor geliyordu, hayat arkadaşım olsun istiyordum. Çevremdeki çoğu insan evliydi, biliyorum herkes çok da mutlu değil tüm evlilikler harika değil ama yalnızlık da artık çok dokunmaya baslamisti. Bu arada maddi bir sıkıntım yoktu, çok zengin degildim ama güzel bir evim vardı, istediklerime ulaşabiliyordum, ailem bir şeye karismazdi, Tr nin 4 te 3 ünü gezdim diyebilirim. Avrupadada gormedigim 1-2 ülke var, bazilarina birden çok kez gittim. Yilda en az 1 kere yurtdışına çıkıyordum. İşimi sevmiyordum, çok bunalmistim hele son 1-2 yıl cikmaza girmiştim. Annem babam 70 yaşlarının üstündeler artık her açıdan evlen diye baskı yapıyorlardı. Haklilardi da, biz bugün varız yarın yokuz diyorlardı. Bu arada ben ailemle de gezmeyi çok severim onlarla da çok gezmisligimiz var. Ama bu gezilerde onlar maddi destek olsa da organizasyonu hep ben yapardım. Neyse ailem artık kendine bir hayat arkadaşı bul biz yaşlandık vs vs diyip duruyordu. Özellikle annem ciddi baskı yapıyordu. Eşimle boyle bir psikolojide tanıştım, ortak tanıdığımız arkadaş vesilesi ile benden 10 yaş büyük. Enerjik, sportif biri, mantık olarak çok uymuştuk. İkimiz de gezmeyi seviyorduk, eşimin yanında kendimi güvende hissediyordum, bu zamana kadar herseyi yanlız yapmışken onun varlığı bana çok iyi gelmişti. Bu arada ikimizin de ilk evliliği, 1,5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 5-6 kez geldi, uzun görüşmelerimiz oldu, ilk başlar aileme söylemedim çünkü ailem direkt kabul et derler diye düşündüm. Sonra aileme söyledim önce ben çok gel gitliydim, yeni bir ülkeye gitmek gözümü korkuttu. Neyse sonuçta biz evlendik. Ama evlenmeden önce bende çok ciddi bi isteksizlik oldu, hatta hersey organize edilmişti ben bırakmak istedim, eşime de bunu söyledim, o devam edelim vs dedi. Eşim beni begeniyor ve o da artık evlenmek bir düzen oturtmak istiyordu. Bendeki isteksizliği ailemle de konuştum, annem saçmalama dedi, ablam bence sen şu an evlilikten korkuyorsun ondan böyle dedi. Sonuçta evlendim. Ama şu an mutlu değilim. Sürekli eski yaşantımı arıyorum. Eşim evden çalışıyor, bilmediğim bir ülkede 7/24 eşimle birlikteyim. Akşam yatıyoruz sabah kalkıyoruz birlikteyiz. Ben depresyona girdim ilk andan itibaren, şimdi biraz daha iyiyim ama, işimi bırakmak kendimi aşırı ise yaramaz hissettirdi, sabah yataktan kalkmak istemiyorum, 9-10 a kadar uyumak istiyorum. Eşim 7 de kalkar, istisnasız her sabah duş alır, haftada en az 4 gün sabah kalkar ya yürüyüşe gider ya gym e. Gelir duşunu alır, kahvesini yapar, ise oturur. Ben hiç kalkmak istemiyorum, beni çok zorladı ama yataktan kalkmak için bir sebebim yok, yürümek çok zor geliyor. Tr de sabah 7:30 da evden çıkardım ise giderdim. Burda öyle bir motivasyonum yok. İlk zamanlar neden evlendim diye çok ciddi pişmanlık yaşadım, ne yapacağım ben diye çok düşündüm. Eşim iyi biri ama onun iyi biri olması yetmedi, burda kendi hayatım yok, sürekli beraberiz. Bu arada cinsel hayatımız da hiç iyi degil, benden kaynaklı, bende hiç istek yok nerdeyse, sürekli eski günlerimi özlüyorum, anda değilim. Eşim başlarda sabırlıydı ama o da bıktı bu halimden, bazen hergun kavga ediyoruz, o beni çok tembel buluyor, bir sürü şeyden tartışıyoruz, eşim de çok eleştirel biri, sen boyle degildin, beni kandırdın diyor bazen de boyle bisey yok tabi ki, kandırmak degil benim Tr deki hayatım boyle değildi, burda tanımadığım bir çevre, tamamen geldim ve onun hayatının içine girdim. Ne yapıcam bilmiyorum, onun Tr ye donmek gibi durumu yok, işi burda, benim burda ise gitmem çok kolay degil, çok emek gerek ve zor baya. Geri dönmek bir seçenek ama şikayet ettiğim hayata dönücem, ama şu an evim yok evimi dagittim, işimden istifa ettim, o şartlarda bir ise gitmem zor, ailem donmemi hiç istemiyor. Onların gözünde olmeden beni de birine emanet etmiş oldular. Ama ben burda hiç mutlu değilim, esimden giderek soğudum, depresif hayatım beni korkutuyor, kendime ait özel hayatım yok, giderek eşime bagimli bir hayatım oluyor ama bu halde geri dönsem elalem ne der, gitti 4-5 ayda geri dondu, rezillik diye düşünüyorum.
Ben eşinize üzüldüm nedense.Merhaba herkese,
4 aylık evliyim, evlenip eşimin yaşadığı ülkeye geldim. Ama 4 aydır bogulmak uzereyim, alışamadım hiçbir şeye, ne evliliğe, ne ülkeye, ne ailemden ayrılmaya. 40 yasindayim bu arada, geç bir evlilik yaptım, mantık evliligi oldu. Yanlış anlaşılmasın maddiyat degil mantık evliliği diyince, aşk degil yani.. ben Tr de 15 yıldır calisiyordum, yaklaşık 10 yıldır yalnız yaşıyordum. Annem babam ve ablam ayrı şehirlerdeydi benden. Yilda en fazla 1-2 ay gorusuyorduk onlarla. Artik yalnız olmak, hayatı tek başıma goguslemek zor geliyordu, hayat arkadaşım olsun istiyordum. Çevremdeki çoğu insan evliydi, biliyorum herkes çok da mutlu değil tüm evlilikler harika değil ama yalnızlık da artık çok dokunmaya baslamisti. Bu arada maddi bir sıkıntım yoktu, çok zengin degildim ama güzel bir evim vardı, istediklerime ulaşabiliyordum, ailem bir şeye karismazdi, Tr nin 4 te 3 ünü gezdim diyebilirim. Avrupadada gormedigim 1-2 ülke var, bazilarina birden çok kez gittim. Yilda en az 1 kere yurtdışına çıkıyordum. İşimi sevmiyordum, çok bunalmistim hele son 1-2 yıl cikmaza girmiştim. Annem babam 70 yaşlarının üstündeler artık her açıdan evlen diye baskı yapıyorlardı. Haklilardi da, biz bugün varız yarın yokuz diyorlardı. Bu arada ben ailemle de gezmeyi çok severim onlarla da çok gezmisligimiz var. Ama bu gezilerde onlar maddi destek olsa da organizasyonu hep ben yapardım. Neyse ailem artık kendine bir hayat arkadaşı bul biz yaşlandık vs vs diyip duruyordu. Özellikle annem ciddi baskı yapıyordu. Eşimle boyle bir psikolojide tanıştım, ortak tanıdığımız arkadaş vesilesi ile benden 10 yaş büyük. Enerjik, sportif biri, mantık olarak çok uymuştuk. İkimiz de gezmeyi seviyorduk, eşimin yanında kendimi güvende hissediyordum, bu zamana kadar herseyi yanlız yapmışken onun varlığı bana çok iyi gelmişti. Bu arada ikimizin de ilk evliliği, 1,5 yıl uzak mesafe ilişkisi yaşadık, 5-6 kez geldi, uzun görüşmelerimiz oldu, ilk başlar aileme söylemedim çünkü ailem direkt kabul et derler diye düşündüm. Sonra aileme söyledim önce ben çok gel gitliydim, yeni bir ülkeye gitmek gözümü korkuttu. Neyse sonuçta biz evlendik. Ama evlenmeden önce bende çok ciddi bi isteksizlik oldu, hatta hersey organize edilmişti ben bırakmak istedim, eşime de bunu söyledim, o devam edelim vs dedi. Eşim beni begeniyor ve o da artık evlenmek bir düzen oturtmak istiyordu. Bendeki isteksizliği ailemle de konuştum, annem saçmalama dedi, ablam bence sen şu an evlilikten korkuyorsun ondan böyle dedi. Sonuçta evlendim. Ama şu an mutlu değilim. Sürekli eski yaşantımı arıyorum. Eşim evden çalışıyor, bilmediğim bir ülkede 7/24 eşimle birlikteyim. Akşam yatıyoruz sabah kalkıyoruz birlikteyiz. Ben depresyona girdim ilk andan itibaren, şimdi biraz daha iyiyim ama, işimi bırakmak kendimi aşırı ise yaramaz hissettirdi, sabah yataktan kalkmak istemiyorum, 9-10 a kadar uyumak istiyorum. Eşim 7 de kalkar, istisnasız her sabah duş alır, haftada en az 4 gün sabah kalkar ya yürüyüşe gider ya gym e. Gelir duşunu alır, kahvesini yapar, ise oturur. Ben hiç kalkmak istemiyorum, beni çok zorladı ama yataktan kalkmak için bir sebebim yok, yürümek çok zor geliyor. Tr de sabah 7:30 da evden çıkardım ise giderdim. Burda öyle bir motivasyonum yok. İlk zamanlar neden evlendim diye çok ciddi pişmanlık yaşadım, ne yapacağım ben diye çok düşündüm. Eşim iyi biri ama onun iyi biri olması yetmedi, burda kendi hayatım yok, sürekli beraberiz. Bu arada cinsel hayatımız da hiç iyi degil, benden kaynaklı, bende hiç istek yok nerdeyse, sürekli eski günlerimi özlüyorum, anda değilim. Eşim başlarda sabırlıydı ama o da bıktı bu halimden, bazen hergun kavga ediyoruz, o beni çok tembel buluyor, bir sürü şeyden tartışıyoruz, eşim de çok eleştirel biri, sen boyle degildin, beni kandırdın diyor bazen de boyle bisey yok tabi ki, kandırmak degil benim Tr deki hayatım boyle değildi, burda tanımadığım bir çevre, tamamen geldim ve onun hayatının içine girdim. Ne yapıcam bilmiyorum, onun Tr ye donmek gibi durumu yok, işi burda, benim burda ise gitmem çok kolay degil, çok emek gerek ve zor baya. Geri dönmek bir seçenek ama şikayet ettiğim hayata dönücem, ama şu an evim yok evimi dagittim, işimden istifa ettim, o şartlarda bir ise gitmem zor, ailem donmemi hiç istemiyor. Onların gözünde olmeden beni de birine emanet etmiş oldular. Ama ben burda hiç mutlu değilim, esimden giderek soğudum, depresif hayatım beni korkutuyor, kendime ait özel hayatım yok, giderek eşime bagimli bir hayatım oluyor ama bu halde geri dönsem elalem ne der, gitti 4-5 ayda geri dondu, rezillik diye düşünüyorum.
Neden sadece esıme? Yaşadığım şeyi yaşasaydınız anlardınız ne kadar zor bir durumda olduğumu.Ben eşinize üzüldüm nedense.
Sen nasıl oldun? Daha iyi misin? Konuyu açtığın zamanın üzerinden 1 ay geçmiş neredeyse biraz daha alışabildin mi?Neden sadece esıme? Yaşadığım şeyi yaşasaydınız anlardınız ne kadar zor bir durumda olduğumu.
Biraz daha iyiyim akışına bıraktım. Bazı günler iyi hissediyorum bazı günler kötü… Geziyorum tabi, arkadaşlarımızla görüşüyoruz, 2 gün kursa gidiyorum ama yine de alışmakta zorlanıyorum. Artık kendimi suçlamayı ve neden boyle bir karar verdim demeyi bıraktım :) En önemli adım bu benceSen nasıl oldun? Daha iyi misin? Konuyu açtığın zamanın üzerinden 1 ay geçmiş neredeyse biraz daha alışabildin mi?
Çok sevindim daha iyi olmanızaBiraz daha iyiyim akışına bıraktım. Bazı günler iyi hissediyorum bazı günler kötü… Geziyorum tabi, arkadaşlarımızla görüşüyoruz, 2 gün kursa gidiyorum ama yine de alışmakta zorlanıyorum. Artık kendimi suçlamayı ve neden boyle bir karar verdim demeyi bıraktım :) En önemli adım bu benceEsim de eskiye göre daha iyi gibi, evliliğe alışmaya çalışıyoruz.
Özellikle burda yazan birkaç arkadaş vardı elalemin sözünü boşverin vs diyen, onları okumak iyi geldiGöç psikolojisi zor, bunu ancak yaşayan anlar..
teşekkürler sorduğunuz için
Evlenip yurtdışına geldim bende ve hayatımı tam anlamıyla oturtmam 5 yılımı aldı. İlk yıl sadece dil kursuna gidip, gezmekle geçti, yaşadığım şehirde çok kayboldum. Sonraki birkaç yıl part time öğrenci işlerinde çalıştım, maalesef mesleğim ingilizce ile devam edebileceğim bir meslek değildi ve dili öğrenmek zorundaydım. Part time çalışmaya devam edip dil kurslarına gittim en sonunda bir gün cesaretimi toplayıp kendi alanımda bir yere cv gönderdim ve oldu. İlk bir yıl berbattı ağlayarak gittiğim çok oldu dilden ötürü çok zorlandım, konuşamıyorum, sürekli hatalı cümle kuruyorum, anlamıyorum çünkü diyalekt konuşuyorlar… Bir yılın sonunda artık çok daha akıcı konuşmaya ve anlamaya başladım, konuştukça çevrem genişledi, iş arkadaşlarımla samimi olmaya başladım, espri yapmaya gülmeye güldürmeye başladım. Şuan kendi mesleğimde beşinci senem, bazı lokasyonlar özellikle benimle çalışmak istediklerini söylüyorlar üstlerime inanılmaz mutlu oluyorum.Teşekkürler aynen öyle köklerinden ve baglarindan kopmak farklı birşey, daha önce de yurtdışı tecrübem olmasına rağmen evlilik başka biseymis, bunu yaşamadan anlayamazdım.
Bazi arkadaşların yorumlarına bişey diyemiyorum, tabi ki herkesin yorumu kendince değerlidir, herkes kendi baktığı yeri görüyor.. tesekkurler yine de
Bu arada buraya yazma sebebim belki benzer şeyler yaşayan ya da farklı konularda da olsa zorlananları görmek içindi. Hepimiz insanız, kimi işi birakinca, kimi evlenince, kimi çocuk dogurunca zorla bir zor süreç geçirir. Bunları paylaşmak, okumak iyi geliyor.
Teşekkür ederim tecrübelerinizi paylaştığınız için, çok sevindim sizin adınıza mesleğinizi yapacak seviyeye gelmeniz, bunlar çok güzel şeyler bir yerde, bir ülkede bu seviyeye gelmek takdir edilesi.Evlenip yurtdışına geldim bende ve hayatımı tam anlamıyla oturtmam 5 yılımı aldı. İlk yıl sadece dil kursuna gidip, gezmekle geçti, yaşadığım şehirde çok kayboldum. Sonraki birkaç yıl part time öğrenci işlerinde çalıştım, maalesef mesleğim ingilizce ile devam edebileceğim bir meslek değildi ve dili öğrenmek zorundaydım. Part time çalışmaya devam edip dil kurslarına gittim en sonunda bir gün cesaretimi toplayıp kendi alanımda bir yere cv gönderdim ve oldu. İlk bir yıl berbattı ağlayarak gittiğim çok oldu dilden ötürü çok zorlandım, konuşamıyorum, sürekli hatalı cümle kuruyorum, anlamıyorum çünkü diyalekt konuşuyorlar… Bir yılın sonunda artık çok daha akıcı konuşmaya ve anlamaya başladım, konuştukça çevrem genişledi, iş arkadaşlarımla samimi olmaya başladım, espri yapmaya gülmeye güldürmeye başladım. Şuan kendi mesleğimde beşinci senem, bazı lokasyonlar özellikle benimle çalışmak istediklerini söylüyorlar üstlerime inanılmaz mutlu oluyorum.
Yaşadığınız süreç birçok göçmenin yaşadığı süreç, adaptasyon süreci tam olarak bu. Yaşadığınız ülke-şehir neresi bilmiyorum ama mutlaka göçmen kadınların kurduğu whatsap-face-insta grupları vardır, araştırın, girin o gruplara kendi çevrenizi oluşturun. O gruplarda birçok kadın sizinle aynı durumda ya da bu yollardan geçmiş. Kahve içmek isteyen var mı diye yazıyorsunuz bir saate beş on kişi toplanıyorsunuz eminim size iyi gelir ve yaşadığınız ülkenin dilini konuşun. Vasıfsız iş demeyin, girin, konfor alanı terkedilmedikçe dili öğrenemiyorsunuz. Çok kişi tanıyorum eşinin işi dolayısıyla gelip Üni diplomasıyla kasiyerlik vs yapan çünkü bu bir basamak hem sosyalleşmek hem de dil öğrenmek için.