Ailem ve benim tükenişim

vamberry

Kullanıcı üyeliğini pasifleştirmiştir.
Üyelik İptali
Anneler Kulübü
Kayıtlı Üye
Katılım
11 Mayıs 2026
Mesajlar
73
Emoji Skoru
110
Puanlar
8
Yazım uzun olacak lütfen şimdiden kusura bakmayın fakat ben işin içerisinden çıkamıyorum.

Öncelikle kendim 18 gün yatılı olarak derin depresyon tedavisi gördüm. Hali hazırda panik atak ve anksiyete nedeniyle psikiyatri tedavim varken 36 kiloya kadar düşerek intihar etmem sonucu klinikte derin depresyon tedavisi gördüm. Psikolojik olarak rahatsızlığın en büyük desteğinin tedavi ve ilaç olduğunu terapilerle profesyonel destekle tamamlanması gerektiğini destekleyen bir bireyim.

Konu ailem. Ailem ile artık yaklaşık 2 aydır tamamen iletişimimi kesmiş durumdayım. Size sürecimi anlatmak ve ailemin mi yoksa hala benim mi hatalı olup olmadığı hakkında bilgilerinize ihtiyacım var.

Büyük kardeşim öncelikle bir küçüğüm var iki kardeşiz.

Babam; sosyal hayatında saygı duyulan ve gerçekten dışarıda beyefendi görünen bir insandır.Yapıcı görünür, karşı tarafın duygu düşüncelerini önemser, keyifli sohbet eder, nasihat verir, mantıklı konuşur, karşıt görüş olsanız bile sırtınızı sıvazlayarak sizi önemseyerek yanınızda olur. (Bu tutumu aileden kardeşim hariç hiç kimseye yapmaz kendi babası dahil)Rol modeldir, efendiliği, babalığı, eş oluşu herşeyiyle takdir toplar. Ev içerisinde ise bambaşkadır bir kaç örnek vermem gerekirse, ben hamileyken benim üzerime yürüyüp bana vurmakla tehdit etmiş küçük çocuğum korkudan bacağıma sarıldı halde bağırmaya devam etmiş, 20 li yaşlarda bir çorba yapmak için 2 yumurta kullandım diye yüzüme tükürmüş, beni evden kovmuş, mahalledeki arkadaşlarımla dışarı çıkmak istediğimde keyfi istemediği için izin vermeyip arkadaşlarım babamı arayıp izin istediğinde bağırıp çağırıp ben üzerime yürüyüp, vurmaya yeltendiği için odama kendimi kilitlediğim için kapıyı tekmeleyerek kırmış bir insan aslında ev içerisinde. Benim ergenlik dönemimde annemi aldattı (bir defa oldu ve hata olarak kaldı), bileklerini kesmek üzereyken babamı yakaladım ağlayarak sarıldı özür diledi sanırım ilk ve son özürüydü bu ömrümde. Annem ve babam fiziksel olarak da kavgalar eden insanlardır, (eski zamanlarda daha fazlaydı şiddet karşılıklı benim ergenlik dönemim) vurup kırılan şeylerle mesela ayna gibi cam gibi şeylerle birbirlerini kesmeye birbirlerini yaralamaya çalışmış insanlardır sağ elimin içerisi bu nedenle yaralanmışlığı dahi var onları ağlayarak bağırarak ayırmak için. Annem ile iletişimi hep tartışmadır(annem yüzünden çıkar ve karşılıklı tartışmaya döner) kendi haklıysa bazen ses yükseltir, gözlerini kocaman yapar bağırır, vurur kırar eşyalara ve odasına gider. Tartışma babam için bitse de annem için uzar, genel olarak annemin beddua okuma, baba tarafına hakaretler, şimdiki aklım olsa evlenmezdim, yıllar önce olan olayları anlatır, suçlar, bir yaşandıysa 5 kendi aklında yaşanmışlık ekler ama annem asla susmaz. Ben anneme sakinleşmesi için yanaşsamda namusuma kadar küfürler eder benimde soyuma sopuma küfür eder babam ile olan tartışmasına bu defa benim üzerimden hala devam eder, ağlamaya devam etmez bana bağırdıkça küfürler ettikçe keyiflenir. Babamın tartışmada sakinleşmesi için yanına gidip nasılsın, böyle olmasaydı baba keşke , şunu demeseydin bak öfkeleniyor annem gibi yaklaşım gösterdiğimde de genelde aşağılayıcı kelimeler sarf eder, geçmişimden hatalarımı (depresyon tedavisi görmeme sebep olan süreçteki) hatalarımı yüzüme vurur, beni küçümser, sen kimsin, sen bana akıl veremezsin, senden fikrini isteyen oldu mu, sen kendi hayatına dair karar alabiliyormusun bana akıl veriyorsun gibi gibi tepkiler verir .. Evde ise rolu yalnızca telefon ile ilgilenmek, oyun, sosyal medya, siyaset gibi şeylerdir sosyal aile iletişimimiz ev içerisinde yoktur.

Annem; negatiftir, olumsuzdur, mutsuzdur, gülmez, herşeye küfür eder, bilmediği konularda dahi bilgisi varmış gibi konuşur, iddialaşır, izlemediği duymadığı şeyleri sanki izlemiş, duymuş görmüş, biriyle konuşmuş gibi örnek verecek olursam, bilmem neredeki profesör doktor söyledi bana der halbuki öyle birşey olmamıştır bile, sosyal hayatta sadece idare edilen veya duymazdan gelinen birisidir. Annemle yalnızca iletişim ve ruh halinin pozitifliği, hiç yaşını göstermiyorsun, ne kadar tatlısınız, ne kadar zayıfsınız gibi şeyler söylerseniz sizden iyisi olmaz ve asla ama asla size karşı kötü yüzünü göstermez. Kötü niyetli birisi değildir, kimseye kötülük, hıyanetlik yapmaz, yalnızca karakter olarak mutsuz ve negatif birisi olduğu için mutsuzluğunu yayar. Normal şartlarda iletişim çok zordur. Ev içerisinde birtek bana karşı saldırganlığı asla benden tepki alana kadar bitmez ve susmamayı tercih eder, üzülmez babamdaki gibi ağlamaz. Aşağılar küfürler eder, sen zavallısın, sen or..sun, sen yapayalnız birisin, seni deli hastanesine kapattık kimse aramadı bile, kimse yok çevrende, yalancısın sen, ortalık karıştırıcısın, iftiracısın, o zavallı kocan sana nasıl idare ediyor, oda gurursuz gibi gibi aşağılayıcı sözler kullanır, sinirlendirmeyi başarır ve ağlar yada bağırırsam seni yine kapatalım biz seni hastaneye en iyisi yada antidepresan iç bak iyi değilsin yine sen der güler bana. Beni aşağılarken, bağırırken evde hiç kimse ona ses etmez. Ben bağırdığımda kardeşim(bazen) ve babam hemen hadsizleştiğimi söyler üzerime gelirler üçü birden bağırır bu defa. Ağlayarak söylemiştim bunu şüpheli durumum olduğunu ve kendimi zar zor toparlayarak.. Kanser şüphesi gibi büyük bir süreç atlattım, biyopsi alınma süreçleri, bekleme süreçleri babam ve annem aramadı. Hani süreç hakkında aramaktan bahsetmiyorum nasılsın dahi demediler bana. Neden o süreçte yanında olmadıklarını sordum anneme, gülerek cevap verdi peki şimdi sorayım o zaman kaç gün ömrün kalmış, söyle hadi bakalım ona göre helvanı hazırlayalım tarzı tepkiler vermişti.(Testlerimin temiz ve kanserli hücre çıkmadığını öğrendiğimiz zaman) Annem normaldeyken ise beni büyütürken yaşadığı maddi zorluğu hep anlatır, mama alamadığını hatırlar ağlar, benim ilk çocuk olduğum için başka sevdiğini söyler beni. Fakat bu sohbetler çok çok nadirdir.

Kardeşim, sosyal hayatında bir iki tane gerçekten dostu vardır yıllardır süren çok güzel dostlukları uzakta yaşasalar bile sosyal medya, telefon gibi iletişimdelerdir hep. Geri kalan çevresindeki hiç kimseyi sevmez fakat hepsiyle çok iyi geçiniyor, seviyor gibi davranır. O kişilerin acılarını, dertlerini benimle paylaşır güler sosyal olarak onlarla hep bir aradadır. Eğitim olarak başarılı ve azimlidir. Kariyeri yerinde maddi özgürlüğü elindedir. (Çokta takdir ederim ve gurur duyarım) Karşı cinse karşı çok fazla naiftir, bambaşka birisi olur, benimle iletişimi dahi keser, benim hakkımda dedikodular dahi yapar annem gibi ileri geri konuşacak kadar. Aile kavramı yoktur babam ve annem hakkında da ileri geri de konuşur. Genel olarak ergenlikten itibaren maddi ve manevi olanaklar eğitim ve iş hayatımda bana asla sunulmayan tüm olanaklar genişletilerek ona sunuldu. Birşey olduğunda da " annem babam yapacaklar tabi ! " Diye tepki verir ve afaki dahi bir talebi olsa gerçekleşir, nitekim ben makul birşeyi talep etsem kardeşimi kıskanmakla, zavallılıkla, bencillikle suçlanırım ve asla olanak yaratılmaz bana. Annem ve babamın benim üzerimde kurdukları baskı tartışma hakaret içerikli iletişim ve kavga ortamında asla bir taraf olmaz sesini çıkartmaz ta ki kendisine dokunulmadığına kadar, bana neden bunları yapmalarına izin verdin dediğimde değişen hiçbir şey olmayacak, ben kimsenin arasına girmem, girmek zorunda da değilim gibi tutumda oluyor. Fakat sonradan da yalnızken bile benim ağladığımı görse dahi nasıl olduğunu sormaz. Olaylar olurken elinde telefonla kıkır kıkır arkadaşlarıyla mesajlaşır, olmadık arkadaşlarını arar kahkahalarla güler ev içerisinde hiçbir sorun yokmuş gibi davranır, süreçlere dahil olmaz evdeki, sohbetlerini hiç birşey olmuyormuş gibi kahkalarla sürdürür. Annemin ve babamın hakaretleri son bulup sigara içmeye gitme gibi durumları olduğunda yanlarına gider havadan sudan sohbetler ederler kahkahalar atarlar. Neden, niye denmez. Derin depresyon yaşama sürecimde dahi yanımda olmadığını, neden bunu yaptığını sorduğumda sen kendi kafanda büyüttün boş ver demiştim ben sana tarzı cevapları olur genelde. Hayatına gece klüperinde, arkadaş ortamlarında, alkolle neşeyle hiç birşey olmayarak devam etmişti, anlatmak konuşmak istediğimde amma taktın kafaya ya boşversene artık demişti.

Ben.. asla kendime merhamet duymadığım, yanlış kararlar ve hatanın bedeliyle ödediğim hırpalanmış ben.. derin depresyona uyuşturucu bağımlısı birisini hayatıma alarak, nişanlanarak(ailem bilmiyordu ve onu seviyorlardı) onun "benimle kaçar mısın?" Teklifini reddettikten sonra yaşadığım süreçte oldu herşey, teklifini kabul etmezsem ve ondan ayrılırsam hayatımı karartacağını beni öldüreceğini söyledi bende korkmadığımı ve kaçmayacağımı söyledim. Babamı arayarak benim uyuşturucu kullandığımı söyledi, krediler çektirmişti bana benim uyuşturucu sattığımı söyledi, birliktelik yaşamıştık bunu adice bir duruma dönüştürerek benim başka erkeklerle uyuşturucu için birlikte olduğumu söyledi. Bu süreç sonrası kendime ve ailemi yaşattıklarımı sindiremediğim için depresyon sürecim başladı. Ben ailem tarafından zaten hiç bir şekilde çocukluktan beri sevgi görmemişken bu süreçte de boş ver, kurtuldun işte, sen daha iyilerine layıksın, evin var, huzurun var, sağlığın var, paran var, neyi bu kadar dert ediyorsun neyi kafaya takıyorsun gibi kapatma cümleleri ile yalnızca destek olduklarını zannettiler benimle o süreçte 38 kilograma kadar düştüm ve intihar etmiştim(detayına girmek istemiyorum 48 saatlik müşade ve sonrasında sargılarımla ruh ve sinir hastalıklarına yatışın oldu) Hastaneden çıktıktan sonra eski işime döndüm, azimli bir çalışma programı ayarladım sınavlara hazırlandım bulunduğum şehirde üniversiteyi kazandım okula başladım mezun oldum Veteriner hekim oldum eşimle 4. Sınıftayken tanıştık ve 2 yıl içerisinde evlendik, şuan çok mutlu bir evliliğim var. Evlatlarım var çocuklarıma karşı annem ve babamın bana yaptığı herşeyi yapmaktan sakınarak çok tedbirli şekilde onlarla duygusal bağ kuruyor ve içimde yaşadığım boşluğu onlara aksettirmemeye özen gösteriyorum. Benim kadar kendilerini çaresiz ve yalnız hissetmesinler diye. Eşim Dünya iyisi bir insandır ve tuzdan biberden tartışmalar olur aramızda birtek sevgimiz ve bağımız çok kuvvetli hayattaki en büyük şansımın onunla tanıştığım gün ve evlatlarımı kucağıma aldığım günler olduğunu biliyorum. O günler için hep şükür ederim kendime. Eşim de maalesef ailesi tarafından sevgisiz ve yapayalnız bırakılmış bir geçmişe sahip. Birbirimizin birbirimizden ve evlatlarımızdan başka kimsesi yok.

Ailemi ve beni analiz ettiğinizde sizlerin düşüncesi nedir acaba? Anneme destek alması gerektiğini söylediğimde asla buna yanaşmıyor ben deli değilim tarzı yaklaşımları oluyor. Peki o zaman sen delinin annesi misin? Ben klinikte yattım nasıl böyle düşünüyorsun dediğimde evet delisin sen diyor.. nitekim babam da benzer düşünceler içerisinde benim deli olduğumu söyler. Kardeşim ise benim kendi kendime bunu yaptığımı, benim zavallı olduğumu ve gurursuz olduğumu (uyuşturucu kullanan birisini bile isteye hayatıma aldığım için) düşünüyor. Ev içerisindeki gerginliğin bitmesi adına hiçbirisinin neden adım atmadığını sorduğumda ise sonuç değişecek mi? Neden dahil olalım ki tarzı yaklaşımlar oluyor babam ve kardeşim için bu. Bilmiyorum toparlayabildim mi ya da anlatabildim mi fakat gerçekten artık içim çok dolu sorun bende mi ya da tekrar Ben mi destek almalıyım ben mi hatalı olanım acaba?

Sonuna kadar okuduğunuz için de çok teşekkür ederim, umarım başınızı ağrıtmamışımdır.
 

Annenizi, babanızı, kardeşinizi değiştirmeye çalışmanız, bunun kavgasını yapmanız çok yanlış. Onların hayatı onların hayatı. Siz artık kendisine ait ayrı evi ayrı düzeni bir yetişkinsiniz. Onların karakteri, huyu suyu sizi ilgilendirmemeli.

Az, görüşün mesafe koyun.
 
Son düzenleme:
Merhaba yanıtınız için teşekkür ederim. Fakat annemi,babamı ve kardeşimi ne için değiştirmeye çalıştığımı anlamadım?

Mesela birbirlerini kesmek isterlerken izin mi vermeliydim? Depresyon sürecine girdiğimde konuşmaya çabalamak yerine en başında mı intihar etmeliydim? Yahut eski nişanlımın ailemi hiçe sayıp ona kaçmamı istemesine olur mu demeliydim?

Ben yüksek sesli konuşma ortamında dahi bugün bile anksiyete yaşıyorum. Stresi durdurmaya ve huzur yaratmaya çalışmam mı hatam ?

Görüşme gibi bir durumumuz zaten yok, telefon iletişimini de kestim. Ben aramadıktan sonra beni zaten aramazlar ve aradığım zamanlarda da iletişimimiz tam olarak yukarıda anlattığım gibi.

Benim şuan yaşadığım acı onlardan vazgeçiyor olmak, annem babam ve kardeşim yerine birisi koyulabilecek insanlar değiller.
 

Annenizle babanızın normali, doğal yaşantısı, birliktelikleri boyunca doğal halleri bu öyle değil mi? Bu insanlar bir noktadan bir süreçten sonra böyle olmamışlar. Hep böylelermiş. Rahatsız olsalar kırk kere ayrılırlardı, toplumun ideal gördüğü ideal bir düzende yaşarlardı. Ama onların normal hayatı bu.

Onlara destek alın demeniz yanlış.
Onların kavgasını gürültüsünü analiz etmeniz yanlış.

Onlar böyle insanlar. Siz onların böyle olmasından hoşnut değilseniz, onların doğrusu sizin doğrunuz değilse o zaman görüşmeyeceksiniz ya da gerekmedikçe görüşmeyeceksiniz. Mesafe koyacaksınız.
 
Hepsini engelle sil. Senin hatan bu insanlarin seni sevmedigini kabul etmeyip kendini yamamaya calisman. Hani sokak kopegine tekme atarlar tas atarlar ama o hep gelip kendini sevdirmeye calisir ya ama gene dayak yer. Seninki o hesap. Bu insanlari degistiremezsin duzeltemezsin. O zaman kendini ve cekirdek aileni korumak senin gorevin.
 
Hayır değillerdi. Aldatma olayı sonrasında başladı. Benim ergenlik dönemimde yani.

Sizce bu yaşantı ve bu tür iletişim doğru mu? Yanlışın sonlanmasını istemek ve buna çözüm aramak, istemek ne zaman yanlış oldu acaba?

Üstelik bunu ben yapmaya çalışmıyorum destek almasını ve sürecin eğitimini almış kişiler tarafından profesyonel şekilde sonlanmasını ve topluma uygun ve sevilen bir insan olmasını istiyorum özellikle annemin. Ben benim gibi düşünen ve bana bu süreçte çözüm sağlayabilecek kişilerin özellikle derin depresyon yaşamış birisi olarak beni anlayacak kişilerin yorumlarına daha çok açığım aslında.

Onların kavgasını gürültüsünü analiz ederim, destek alın derim çünkü ailem onlar benim. Kötü olmalarını ve kendilerini tüketmelerini istemiyorum.

Yinede yorumunuz için teşekkür ederim. Dediğim gibi anlaşılabildiğim kişilerin yorumlarını duymaya daha çok ihtiyacım var.
 
Öncelikle kendimi tebrik ediyorum hepsini okudum. Uzun uzun karakter analizi yapmışsınız.
Böyle anne olmaz olsun, bir dakika daha hakkında düşünmeye değmez bence.
Bu kadar şey yaşanmışken hala ailenize nasıl bu kadar bağlı kalabiliyorsunuz hayret ediyorum…
Ne güzel kendi ailenizi kurmuşsunuz, mutlu bir yuvanız var, çocuklarınız var. Ne diye hala kafanızda bu soru işaretleriyle yaşıyorsunuz?
Onlar sizi çoktan bitirmiş siz de bitirin gitsin. Bitirmeniz için daha ne yaşamanız gerekiyor?
 
Çok defa bu şekilde hissettim biliyor musunuz
Yaşadığım acı, sevilmemişliğin yarattığı boşluk o kadar canımı yakıyor ki..
Keşke, keşkelerle dolu, acılar dolu ergenlik inşa ettiler bana.
Yapılmaması gereken herşeyi bana bir bir yaptılar. Ders alıp geleceği onların bende bıraktıkları acıları yaşatmadan geleceğe odaklanma kararı aldım.
Çok teşekkür ederim
 

Ama annen istemiyor sevgili vamberry. Annenin canı istese, keyfi istese bu kaosu kavgayı bırakırdı. Ama onun için bu hayat sıradan normal. O kavgalar, bağrış çağrış onun normali. Sen neden annenle uğraşıyorsun? O senin annen ama o bir insan. O senin evcil köpeğin değil. Onun hayatı.

Naparsa yapsın boşver.
 
Artık önceliğin kendin ve çocukların. Ne yaparsan yap değişmez annen istese 50 kere boşardı
 
Gözlerinize sağlık teşekkürler.
Bağlı kalmaktan ziyade aslında yerleri dolmayacak insanlar olduğu için ve ben şunu yapmalı mıydım ya da şöyle bir şey yapsaydım düzelir miydi gibi bir olanak var mı aslında bunu düşünüyor ve çare arıyorum.
Üzerine inanın haftalardır düşünüyorum. Evet onlar kötüler ve iyi niyetli değiller fakat ben onlar kötü olduğu için kötü olmayı hiç bir zaman seçmedim.
Yıllarca birtek sevgi, huzur istedim ve görülmek maalesef başaramadım..
Benim hatalı olduğum bir şey var mı peki sizce bana neden bunları yaptılar ya da neden bu şekilde davrandılar sizce?
 
Kuzum işte "annem" o kadar çok üzülüyorum ki.. off o kadar doğru söylüyorsun ki içimi acıtanda tam olarak bu. Aslında yazma amacım da buydu bir belkisi, bir acabası, bir çaresi var olut mu acaba diye..
Annem engelli aynı zamanda yaşı geçtikçe sağlık riskleri de artıyor ve ona birşey olmasından çok korkuyorum
Varsın sevmesin, hakaret etsin, küfür etsin aşağılasın beni yine ama iyi olsun ya ..
 

Oldukça detay var, çok üstün körü bir yorum gibi olacak yazdığınız detaya karşılık ama; direkt son sorunuza cevap vereceğim. Zaten tedavi görmüş biri olarak, iyileşmek için başkalarının hareketlerini sorgulamayı, kontrol etmeye çalışmayı ya da onları değiştirmeyi ummayı bırakıp; kendimizi iyileştirmeye odaklanmız gerektiğini biliyor olmalısınız. Sorun bende mi, ben mi destek almalıyım demişsiniz. Sorun sizde olduğu için değil ama kendi iç huzurunuz için bence destek almaya devam etmelisiniz. Travmatik şeyler yaşamışsınız ve o olayları aşmak için destek almışsınız, ama aileyle ilgili bağlarınız oldukça sağlıksız göründü bana. Herkesin her hareketini bu kadar analiz edip, kendi pencerenizden teşhisler koymuşsunuz. Ama yaşananlar öyle görünse de gerçeklik böyle olmayabilir. Kaldı ki her şey sizin analiz ettiğiniz gibi olsa dahi, kişi kendisi iyileşmek ve değişmek istemezse sizin yapabileceğiniz hiçbir şey yok. Ben de aile üyelerimi senelerce terapiye ikna etmeye çalıştım, olmayınca kendim terapiye gittim ve aile ile dert sıkıntı konularına tamamen kendimi kapattım. Huzursuz olduğum her şey kendimi kapattım. 2-3 sene sonra hem abim hem annem terapiye başladı. Ben hiçbir şey yapmadan, kendiliğinden düzeldi aramız. Her şeyi siz düzeltmek zorunda değilsiniz, kaldı ki öyle bir gücünüz de yok. Kendinize ve ailenize odaklanın. Mutlu olmak, haklı olmaktan daha önemli
 

Kadın zaten iyi? Onun iyisi bu şekilde. Senin iyi anlayışın farklı, onun farklı. Bunu kabul edeceksin bu kadar.

Annen senin çocuğun değil. Kendi ailene, kendi çocuklarına odaklan. Böyle sürekli kendi kök ailenle uğraşırsan çocuklarını ihmal edersin.
 
Aslında şu yüzden sordum bu soruyu, acaba tekrar ben yanlış davranıyor ya da ben hatalıyım da bu nedenden dolayı mı bunlar oluyor diye fikir almak istedim .
Teşhis koyamam ki psikoloji konusunda uzman değilim ya da psikiyatri değilim ben kendim depresyonda olduğunun bile farkında değildim klinik tedavisi alana kadar.
Şuan kendimi üzgün hissettiğim için detaylıca evdeki ergenliğimden beri geçen süreç ve henüz daha henüz 2 ay öncesine kadar gelen iletişimsel davranış sürecini anlatmak istedim.
Kötü olsunlar istemiyorum, sağlıklarına zarar gelsin istemiyorum. Acaba yapılabilir bir şey varmıdır diye 3. Kişi gözlem ve yorumuna ihtiyaç duydum.
Sizin için çok ama çok sevindim. Umarım bir gün bende bu sürecimin bu evresini yaşarım. Huzurlu olsunlar istiyorum çok, daha da yıpranmasınlar istiyorum.
 
Evet anne baba ve kardeşin yeri dolmaz, ama onlarsız, yerlerini doldurmadan yaşayabilirsiniz. Numaralarını falan silin engelleyin, asla görüşmeyin
 
Evet anne baba ve kardeşin yeri dolmaz, ama onlarsız, yerlerini doldurmadan yaşayabilirsiniz. Numaralarını falan silin engelleyin, asla görüşmeyin
2'ay geçti, sürecine devam etme taraftarıyım bende. En azından günlük yaşamındaki stresin ve üzüntünün azaldığı yönünde faydalar gözlemliyorum kendimde.
Sizce de yapılacak hiç birşey yok değil mi? Tercihleri böyle ve böyle mi devam etmeli.. kötülükten hırpalanmalarını istemiyorum özellikle anne ve babamın yaşı ileri olduğu için ileride vicdan azabı çekmemek için kendime bunu sorup duruyorum
 
bu anlattıklarınızın teki bile normal değil. anne baba kardeş üçüyle de tamamen iletişimi kesmeniz ve size ulaşabilecekleri tüm yolları kapamanız gerekiyor. geçmişte onu yaptım şunu yaptım bırakın lütfen. siz burada kurbansınız. sizi istedikleri gibi ezemeyince elleri çocuklarınıza uzanacak. onlar için kök ailenizi hayatınızdan tamamen çıkarmanız lazım. onlar siz ne yaparsanız yapın asla düzelmeyecekler.

size bu kadar eziyet eden anne baba kardeşin sizin üzerinizde zerre hakları yok. dini açıdan kuşkunuz varsa hiç olmasın. dinde bahsedilen salih anne babadır, bu kötülükleri yapan da asla salih değillerdir.
 
Siz idealize ettiğiniz bi aileyi gerçeğe dönüştürmek istiyorsunuz.
Ama amiyane tabirle "malzeme bu" arkadaşım.
Ben seni şu açıdan anlıyorum, benim de darmadağın ve kaotik bi ailem var, özellikle ebeveynlerim birbirlerinden nefret eden bir çiftti.
Ben de son çocuğum ve evlenip barklanıp yuvadan uçan kardeşlerden sonra bomba benim elimde patladı tam da ergenlik dönemimde.
Evdeki ebeveyn ben oldum birden bire.
Şimdi böyle bi ortamda yetişen biri elbette hasarsız çıkamaz buradan, bu mümkün değil
İçinde yetiştiğimiz aile benliğimizin oluşmasında en büyük etkiye sahip.
Sen gene gidip sağlıklı bi evlilik yapmışsın, ben dahil çoğu insan, aile kavramları, eş kavramları kusurlu olduğu için genelde gidip saçma sapan evlilikler yapıyor.
Sonra işte terapilerle falan çocukken bozulanı tamir ettirmeye çalışıyoruz, artık o da ne kadar olduysa...

Senin zaten yeterince derdin var, tamam kaynağı da büyük ölçüde belli ama işte o kaynağı değiştiremezsin.
Hala zihnin "düzeltme" ihtiyacı içinde bu kusurlu yapıyı.
Düzelmez arkadaşım, üzgünüm ama ne annen değişir ne baban..
Ama sen değişebilirsin.
Kontrol edebildiğin şeyleri de değiştirebilirsin.
Ama ne babanın bencilliğini söküp atabilirsin karakterinden ne de annenin sevgisizliğini..
 
Niye olayların bu kadar içindesiniz?? Tamam çocuklukta ergenlikte anlarımda kavga mı ediyorlar kapat kapını,sürekli onları düzeltme sürekli yanlış kararlar arasında bocalayıp durmuşsun, sana yazık değil mi??? sürekli onları anlamaya çalışmışsın.Onlar hasta onların yanında kala kala ruh sağlığın bozulmuş,yanlış kararlar tercihlerle nerdeyse hayatını mahvedecekmişsin neyse ki onlardan etkilenmeyen bir yanın daha güçlüymüş seni bu bataktan çekip çıkarmış.Şimdi tedavi gerekiyorsa alacaksın, ailenle iletişimi azaltacaksın bu saçmalığın çocuklarına tesir etmesini engelleyeceksin,onlarla görüşmezseniz ölmezsiniz ......
 
`