Anladim. Gercekten oyle birinden kurtulabilmenize cok sevindim. Herkesin yapabilecegi birsey degil .İntikam gibi duygular bende asla barınmaz aslında. İntikamdan ziyade onu dışlamıştı herkes, yalnız olduğunu, kimsesi olmadığını söylemişti. Ailesi ise benim onun hayatını kurtaracağım konusunda beni öyle cesaretlendirmişti ki. Henüz 19-20 yaşındaydım tanıdığımda. Ailesinin beni kızım diye sevmesi, beni görünce gurur duymaları asla ailem tarafından attığım duygular değildi, dürüst olmam gerekirse ilk defa anne babam olmuştu ve bana ihtiyaç duyan ve benimle iyileşmek isteyen birisi vardı hayatımda. Bir ortamda değil, sosyal medyadan tanışmıştım ben çalışıyordum o zaman zaten okumama maalesef fırsat tanınmamıştı. Bu tür bir insanla günlük yaşantımda denk gelmem bile mümkün değildi aslında ben hayatıma aldım.
Çok gurur duyuyorum kendimle evet ve bunları bir başkasından duymakta beni çok sevindirdi. Çok teşekkür ederim.
Söylediklerinize kulak vereceğim ve içimdeki boşluğa kendimi alıştıracağım.
Aslında şu yüzden sordum bu soruyu, acaba tekrar ben yanlış davranıyor ya da ben hatalıyım da bu nedenden dolayı mı bunlar oluyor diye fikir almak istedim .
Teşhis koyamam ki psikoloji konusunda uzman değilim ya da psikiyatri değilim ben kendim depresyonda olduğunun bile farkında değildim klinik tedavisi alana kadar.
Şuan kendimi üzgün hissettiğim için detaylıca evdeki ergenliğimden beri geçen süreç ve henüz daha henüz 2 ay öncesine kadar gelen iletişimsel davranış sürecini anlatmak istedim.
Kötü olsunlar istemiyorum, sağlıklarına zarar gelsin istemiyorum. Acaba yapılabilir bir şey varmıdır diye 3. Kişi gözlem ve yorumuna ihtiyaç duydum.
Sizin için çok ama çok sevindim. Umarım bir gün bende bu sürecimin bu evresini yaşarım. Huzurlu olsunlar istiyorum çok, daha da yıpranmasınlar istiyorum.
Aayyy bir çırpıda okudum biliyor musunuzAileniz olabilirler, çok da sevebilirsiniz. Ama aile herkes için aynı şeyi ifade etmek zorunda değil. Onlar herhangi bir yanlış görmüyorlar kendilerinde, anladığım kadarıyla herkes kaotik bir ortamda fazlaca etkilenmeden hayatını sürdürebilmenin bir yolunu bulmuş. Doğrusu yanlışı tartışılır. Ama herkesin bir coping mechanism, yani başa çıkma şekli var. Anneniz bağırıp çağırarak, babanız kaçarak, kardeşiniz de görmezden gelerek; onların deyişiyle olayları büyütmeden yaşayıp gidiyorlar. Bu ortam, bu davranış şekilleri sizi huzursuz ediyor, birbirlerine olan fiziksel saldırıları sebepli korkutuyor. Bu da çok normal. Ben de olsam sizinle aynı hissederdim. Kendi aldığım terapi öncesinde herkesi iyi etmenin yolunu arardım, onları hatalarını görüp kabullenmeye yönlendirmeye çalışırdım. Şimdi ki ben ise sadece ihtiyaçları olduğunda ve talep ettikleri kadar destek oluyorum. Hatta bana huzursuzluk veriyorsa, benim bu konuya karışmamam daha doğru diyorum ve kenara çekiliyorum. Çok zor oldu bunu yapabilmek ve başta çok yıpratıcıydı, ama bunun bencillik olmadığını; aksine enerjimi bana daha çok ihtiyaç duyan insanlara harcamanın daha doğru olduğunu anladım. Garip bir şekilde, ben yardım teklifini kestikçe, onların yardım ihtiyacı azaldı.Bu yüzden, eskiden ben soruyorum ve aralarını düzeltmeye çalışıyorum diye daha çok kavga ettiklerini düşünmeye başladım Ben çekildikçe, herkesin ilişkisine iyi geldi. Anne baba çocuk rolleri yeniden tanımlandı diyebilirim. Şimdi siz gidiyorsunuz, babanıza anneme keşke böyle demeseydin diyorsunuz. Bu söylediğiniz inanılmaz normal cümleyi, babanız sizden duyduğunda farklı şekillerde tetikleniyor olabilir. Ebeveyn olarak egosuna zarar veriyor, baba kimliğine hakaret ediyorsunuz gibi algılıyor belki de. Tamamen farazi konuşuyorum ama demek istediğim yardım etmek her zaman iyi gelmez. Hatta terapi almaları bile istediğiniz sonucu vermeyebilir. Bir çok arkadaşım terapi sonrasında, eşlerini ailesini görmek istememe moduna geldiler. Terapi göz açan bir süreçtir ve herkes bu süreci kolaylıkla yönetemeyebilir. Kaldı ki birinin önerisiyle gidilen terapinin ne kadar işe yarayacağı da tartışılır. Kendileri istemesi lazım. O yüzden en yakınınıza bile tavsiye istemeden, tavsiye vermeyin bence. Sınırlarınızı koyun, kendi evlatlarınıza odaklanın. Onların size daha çok ihtiyacı var. Bir de benim evladımı korkutmuş, ağlatmış, o bacağıma sarılırken bana hakaretler ederek travmalar yaşatmış bir anne babanın yanına ben asla gitmezdim. Sevsem de gitmezdim. Sizin artık başka bir aileniz daha var. Ailenizi düzeltmek sizin sorumluluğunuz değil ama evlatlarınızı iyi örneklerle yetiştirmek sizin sorumluluğunuz. Sizin yüzünüze karşı bu kadar ağır konuşan insanlar, yarın bir gün görüşecek, vakit geçirecek ilişki seviyesine gelseniz, evlatlarınıza neler der arkanızdan. Ya da ailenizin size karşı saygısızlığını görüp, sizin bir şey demediğinizi gören çocuklarınız sizin hakkınızda neler düşünürek büyür? Ya da onların bu kaosu sizin aile huzurunuzu etkilemez mi? Bence en doğrusu, onlardan bir beklenti içinde olmamak. Şükür ki ağır bir rahatsızlık yokmuş sizde. Ama allah korusun olsa dahi eşinize yaslanın. Sizin aileniz o. Bırakın bilmesinler bile sizle ilgili hiçbir şeyi
Teşekkür ederim tam olarak içinde kaybolduğum şey bu ve sanırım çocukluğumu çaldıkları için o süreci zihnimde tamir etmek, geri kazanmaktı içten içe hedefim..Bir yorumunuzda yanlışı düzeltmek istemem mi hata gibi birşey demişsiniz. Siz onların ebeveyni değilsiniz. Onların yanlışlarından, hatalarından siz sorumlu değilsiniz ve düzeltemezsiniz. Çok üzüldüm durumunuza aileniz, kardeşiniz de dahil olmak üzere korkunç insanlar. Ama maalesef siz kendinizi koruma mekanizması geliştirememişsiniz. İletişimi kesmişsiniz ama hala zihniniz onlarla meşgul. İnsan, kendisine zarar veren kişiler ailesi bile olsa uzaklaşır, beklentisini keser, kendine zarar veremeyecekleri bir alana çekilir. Siz zarar gördükçe "yeter ki beni sevsinler, yanlışlarını gösterebilirsem beni de severler" diye ateşin ortasına ortasına yürümüşsünüz. Lütfen kabullenin artık, anneniz, babanız, kardeşiniz iyi insanlar değiller, bariz kötüler. Hele babanız tam bir el iyisi. Ve siz kendinizi feda ettikçe sizi daha çok sevmeyecekler. Onlar bu kavga gürültüden besleniyorlar, değişmek istemiyorlar ki. Lütfen bu gerçeği kabullenin ve hayatınıza bakın. Ailenizin kum torbası olmuşsunuz.
En ufak bir şeyde hemen intihar ediliyor yapmayın yani yazık bedeninize insanlar ne sorunları aşıyolarYazım uzun olacak lütfen şimdiden kusura bakmayın fakat ben işin içerisinden çıkamıyorum.
Öncelikle kendim 18 gün yatılı olarak derin depresyon tedavisi gördüm. Hali hazırda panik atak ve anksiyete nedeniyle psikiyatri tedavim varken 36 kiloya kadar düşerek intihar etmem sonucu klinikte derin depresyon tedavisi gördüm. Psikolojik olarak rahatsızlığın en büyük desteğinin tedavi ve ilaç olduğunu terapilerle profesyonel destekle tamamlanması gerektiğini destekleyen bir bireyim.
Konu ailem. Ailem ile artık yaklaşık 2 aydır tamamen iletişimimi kesmiş durumdayım. Size sürecimi anlatmak ve ailemin mi yoksa hala benim mi hatalı olup olmadığı hakkında bilgilerinize ihtiyacım var.
Büyük kardeşim öncelikle bir küçüğüm var iki kardeşiz.
Babam; sosyal hayatında saygı duyulan ve gerçekten dışarıda beyefendi görünen bir insandır.Yapıcı görünür, karşı tarafın duygu düşüncelerini önemser, keyifli sohbet eder, nasihat verir, mantıklı konuşur, karşıt görüş olsanız bile sırtınızı sıvazlayarak sizi önemseyerek yanınızda olur. (Bu tutumu aileden kardeşim hariç hiç kimseye yapmaz kendi babası dahil)Rol modeldir, efendiliği, babalığı, eş oluşu herşeyiyle takdir toplar. Ev içerisinde ise bambaşkadır bir kaç örnek vermem gerekirse, ben hamileyken benim üzerime yürüyüp bana vurmakla tehdit etmiş küçük çocuğum korkudan bacağıma sarıldı halde bağırmaya devam etmiş, 20 li yaşlarda bir çorba yapmak için 2 yumurta kullandım diye yüzüme tükürmüş, beni evden kovmuş, mahalledeki arkadaşlarımla dışarı çıkmak istediğimde keyfi istemediği için izin vermeyip arkadaşlarım babamı arayıp izin istediğinde bağırıp çağırıp ben üzerime yürüyüp, vurmaya yeltendiği için odama kendimi kilitlediğim için kapıyı tekmeleyerek kırmış bir insan aslında ev içerisinde. Benim ergenlik dönemimde annemi aldattı (bir defa oldu ve hata olarak kaldı), bileklerini kesmek üzereyken babamı yakaladım ağlayarak sarıldı özür diledi sanırım ilk ve son özürüydü bu ömrümde. Annem ve babam fiziksel olarak da kavgalar eden insanlardır, (eski zamanlarda daha fazlaydı şiddet karşılıklı benim ergenlik dönemim) vurup kırılan şeylerle mesela ayna gibi cam gibi şeylerle birbirlerini kesmeye birbirlerini yaralamaya çalışmış insanlardır sağ elimin içerisi bu nedenle yaralanmışlığı dahi var onları ağlayarak bağırarak ayırmak için. Annem ile iletişimi hep tartışmadır(annem yüzünden çıkar ve karşılıklı tartışmaya döner) kendi haklıysa bazen ses yükseltir, gözlerini kocaman yapar bağırır, vurur kırar eşyalara ve odasına gider. Tartışma babam için bitse de annem için uzar, genel olarak annemin beddua okuma, baba tarafına hakaretler, şimdiki aklım olsa evlenmezdim, yıllar önce olan olayları anlatır, suçlar, bir yaşandıysa 5 kendi aklında yaşanmışlık ekler ama annem asla susmaz. Ben anneme sakinleşmesi için yanaşsamda namusuma kadar küfürler eder benimde soyuma sopuma küfür eder babam ile olan tartışmasına bu defa benim üzerimden hala devam eder, ağlamaya devam etmez bana bağırdıkça küfürler ettikçe keyiflenir. Babamın tartışmada sakinleşmesi için yanına gidip nasılsın, böyle olmasaydı baba keşke , şunu demeseydin bak öfkeleniyor annem gibi yaklaşım gösterdiğimde de genelde aşağılayıcı kelimeler sarf eder, geçmişimden hatalarımı (depresyon tedavisi görmeme sebep olan süreçteki) hatalarımı yüzüme vurur, beni küçümser, sen kimsin, sen bana akıl veremezsin, senden fikrini isteyen oldu mu, sen kendi hayatına dair karar alabiliyormusun bana akıl veriyorsun gibi gibi tepkiler verir .. Evde ise rolu yalnızca telefon ile ilgilenmek, oyun, sosyal medya, siyaset gibi şeylerdir sosyal aile iletişimimiz ev içerisinde yoktur.
Annem; negatiftir, olumsuzdur, mutsuzdur, gülmez, herşeye küfür eder, bilmediği konularda dahi bilgisi varmış gibi konuşur, iddialaşır, izlemediği duymadığı şeyleri sanki izlemiş, duymuş görmüş, biriyle konuşmuş gibi örnek verecek olursam, bilmem neredeki profesör doktor söyledi bana der halbuki öyle birşey olmamıştır bile, sosyal hayatta sadece idare edilen veya duymazdan gelinen birisidir. Annemle yalnızca iletişim ve ruh halinin pozitifliği, hiç yaşını göstermiyorsun, ne kadar tatlısınız, ne kadar zayıfsınız gibi şeyler söylerseniz sizden iyisi olmaz ve asla ama asla size karşı kötü yüzünü göstermez. Kötü niyetli birisi değildir, kimseye kötülük, hıyanetlik yapmaz, yalnızca karakter olarak mutsuz ve negatif birisi olduğu için mutsuzluğunu yayar. Normal şartlarda iletişim çok zordur. Ev içerisinde birtek bana karşı saldırganlığı asla benden tepki alana kadar bitmez ve susmamayı tercih eder, üzülmez babamdaki gibi ağlamaz. Aşağılar küfürler eder, sen zavallısın, sen or..sun, sen yapayalnız birisin, seni deli hastanesine kapattık kimse aramadı bile, kimse yok çevrende, yalancısın sen, ortalık karıştırıcısın, iftiracısın, o zavallı kocan sana nasıl idare ediyor, oda gurursuz gibi gibi aşağılayıcı sözler kullanır, sinirlendirmeyi başarır ve ağlar yada bağırırsam seni yine kapatalım biz seni hastaneye en iyisi yada antidepresan iç bak iyi değilsin yine sen der güler bana. Beni aşağılarken, bağırırken evde hiç kimse ona ses etmez. Ben bağırdığımda kardeşim(bazen) ve babam hemen hadsizleştiğimi söyler üzerime gelirler üçü birden bağırır bu defa. Ağlayarak söylemiştim bunu şüpheli durumum olduğunu ve kendimi zar zor toparlayarak.. Kanser şüphesi gibi büyük bir süreç atlattım, biyopsi alınma süreçleri, bekleme süreçleri babam ve annem aramadı. Hani süreç hakkında aramaktan bahsetmiyorum nasılsın dahi demediler bana. Neden o süreçte yanında olmadıklarını sordum anneme, gülerek cevap verdi peki şimdi sorayım o zaman kaç gün ömrün kalmış, söyle hadi bakalım ona göre helvanı hazırlayalım tarzı tepkiler vermişti.(Testlerimin temiz ve kanserli hücre çıkmadığını öğrendiğimiz zaman) Annem normaldeyken ise beni büyütürken yaşadığı maddi zorluğu hep anlatır, mama alamadığını hatırlar ağlar, benim ilk çocuk olduğum için başka sevdiğini söyler beni. Fakat bu sohbetler çok çok nadirdir.
Kardeşim, sosyal hayatında bir iki tane gerçekten dostu vardır yıllardır süren çok güzel dostlukları uzakta yaşasalar bile sosyal medya, telefon gibi iletişimdelerdir hep. Geri kalan çevresindeki hiç kimseyi sevmez fakat hepsiyle çok iyi geçiniyor, seviyor gibi davranır. O kişilerin acılarını, dertlerini benimle paylaşır güler sosyal olarak onlarla hep bir aradadır. Eğitim olarak başarılı ve azimlidir. Kariyeri yerinde maddi özgürlüğü elindedir. (Çokta takdir ederim ve gurur duyarım) Karşı cinse karşı çok fazla naiftir, bambaşka birisi olur, benimle iletişimi dahi keser, benim hakkımda dedikodular dahi yapar annem gibi ileri geri konuşacak kadar. Aile kavramı yoktur babam ve annem hakkında da ileri geri de konuşur. Genel olarak ergenlikten itibaren maddi ve manevi olanaklar eğitim ve iş hayatımda bana asla sunulmayan tüm olanaklar genişletilerek ona sunuldu. Birşey olduğunda da " annem babam yapacaklar tabi ! " Diye tepki verir ve afaki dahi bir talebi olsa gerçekleşir, nitekim ben makul birşeyi talep etsem kardeşimi kıskanmakla, zavallılıkla, bencillikle suçlanırım ve asla olanak yaratılmaz bana. Annem ve babamın benim üzerimde kurdukları baskı tartışma hakaret içerikli iletişim ve kavga ortamında asla bir taraf olmaz sesini çıkartmaz ta ki kendisine dokunulmadığına kadar, bana neden bunları yapmalarına izin verdin dediğimde değişen hiçbir şey olmayacak, ben kimsenin arasına girmem, girmek zorunda da değilim gibi tutumda oluyor. Fakat sonradan da yalnızken bile benim ağladığımı görse dahi nasıl olduğunu sormaz. Olaylar olurken elinde telefonla kıkır kıkır arkadaşlarıyla mesajlaşır, olmadık arkadaşlarını arar kahkahalarla güler ev içerisinde hiçbir sorun yokmuş gibi davranır, süreçlere dahil olmaz evdeki, sohbetlerini hiç birşey olmuyormuş gibi kahkalarla sürdürür. Annemin ve babamın hakaretleri son bulup sigara içmeye gitme gibi durumları olduğunda yanlarına gider havadan sudan sohbetler ederler kahkahalar atarlar. Neden, niye denmez. Derin depresyon yaşama sürecimde dahi yanımda olmadığını, neden bunu yaptığını sorduğumda sen kendi kafanda büyüttün boş ver demiştim ben sana tarzı cevapları olur genelde. Hayatına gece klüperinde, arkadaş ortamlarında, alkolle neşeyle hiç birşey olmayarak devam etmişti, anlatmak konuşmak istediğimde amma taktın kafaya ya boşversene artık demişti.
Ben.. asla kendime merhamet duymadığım, yanlış kararlar ve hatanın bedeliyle ödediğim hırpalanmış ben.. derin depresyona uyuşturucu bağımlısı birisini hayatıma alarak, nişanlanarak(ailem bilmiyordu ve onu seviyorlardı) onun "benimle kaçar mısın?" Teklifini reddettikten sonra yaşadığım süreçte oldu herşey, teklifini kabul etmezsem ve ondan ayrılırsam hayatımı karartacağını beni öldüreceğini söyledi bende korkmadığımı ve kaçmayacağımı söyledim. Babamı arayarak benim uyuşturucu kullandığımı söyledi, krediler çektirmişti bana benim uyuşturucu sattığımı söyledi, birliktelik yaşamıştık bunu adice bir duruma dönüştürerek benim başka erkeklerle uyuşturucu için birlikte olduğumu söyledi. Bu süreç sonrası kendime ve ailemi yaşattıklarımı sindiremediğim için depresyon sürecim başladı. Ben ailem tarafından zaten hiç bir şekilde çocukluktan beri sevgi görmemişken bu süreçte de boş ver, kurtuldun işte, sen daha iyilerine layıksın, evin var, huzurun var, sağlığın var, paran var, neyi bu kadar dert ediyorsun neyi kafaya takıyorsun gibi kapatma cümleleri ile yalnızca destek olduklarını zannettiler benimle o süreçte 38 kilograma kadar düştüm ve intihar etmiştim(detayına girmek istemiyorum 48 saatlik müşade ve sonrasında sargılarımla ruh ve sinir hastalıklarına yatışın oldu) Hastaneden çıktıktan sonra eski işime döndüm, azimli bir çalışma programı ayarladım sınavlara hazırlandım bulunduğum şehirde üniversiteyi kazandım okula başladım mezun oldum Veteriner hekim oldum eşimle 4. Sınıftayken tanıştık ve 2 yıl içerisinde evlendik, şuan çok mutlu bir evliliğim var. Evlatlarım var çocuklarıma karşı annem ve babamın bana yaptığı herşeyi yapmaktan sakınarak çok tedbirli şekilde onlarla duygusal bağ kuruyor ve içimde yaşadığım boşluğu onlara aksettirmemeye özen gösteriyorum. Benim kadar kendilerini çaresiz ve yalnız hissetmesinler diye. Eşim Dünya iyisi bir insandır ve tuzdan biberden tartışmalar olur aramızda birtek sevgimiz ve bağımız çok kuvvetli hayattaki en büyük şansımın onunla tanıştığım gün ve evlatlarımı kucağıma aldığım günler olduğunu biliyorum. O günler için hep şükür ederim kendime. Eşim de maalesef ailesi tarafından sevgisiz ve yapayalnız bırakılmış bir geçmişe sahip. Birbirimizin birbirimizden ve evlatlarımızdan başka kimsesi yok.
Ailemi ve beni analiz ettiğinizde sizlerin düşüncesi nedir acaba? Anneme destek alması gerektiğini söylediğimde asla buna yanaşmıyor ben deli değilim tarzı yaklaşımları oluyor. Peki o zaman sen delinin annesi misin? Ben klinikte yattım nasıl böyle düşünüyorsun dediğimde evet delisin sen diyor.. nitekim babam da benzer düşünceler içerisinde benim deli olduğumu söyler. Kardeşim ise benim kendi kendime bunu yaptığımı, benim zavallı olduğumu ve gurursuz olduğumu (uyuşturucu kullanan birisini bile isteye hayatıma aldığım için) düşünüyor. Ev içerisindeki gerginliğin bitmesi adına hiçbirisinin neden adım atmadığını sorduğumda ise sonuç değişecek mi? Neden dahil olalım ki tarzı yaklaşımlar oluyor babam ve kardeşim için bu. Bilmiyorum toparlayabildim mi ya da anlatabildim mi fakat gerçekten artık içim çok dolu sorun bende mi ya da tekrar Ben mi destek almalıyım ben mi hatalı olanım acaba?
Sonuna kadar okuduğunuz için de çok teşekkür ederim, umarım başınızı ağrıtmamışımdır.
Hayatım sen 5 aylık bebeğine TV açarak tuvalete gidebiliyorsun bazen gidemiyorsun, kucağından bıraktığın an ağlayan bebeğin varken yaklaşık süre gelen 1-1.5 saattir yorumlaşıyorduk senin konunda telefonu elinden bırakmadan nasıl beni stalklayıp konuma geldin?En ufak bir şeyde hemen intihar ediliyor yapmayın yani yazık bedeninize insanlar ne sorunları aşıyolar
Valla aynı aileden bende de var çocuklığumdan beri kavga da büyüdüm. Babam tuvalete telefonunu düşürdüğüm için saçımdan tutup elimi deliğe sokturdu o b.klu deliğe 20 kiloydum evire çevire dövdü evlenene kadar dayak yedim 2 kere boşandılar geri barıştılar ablamla kavganın içinde ordan oraya savrulduk annem rüyasında beni okuldan kaçarak gördüğü için sabah uyanıp dövmüştü lisede her kavgamızda çatal bıçak saklardık ama asla saygısızlık etmedim aileme bir gün bile küsmedim okudum kendi ayaklarımın üzerinde durdum tüp bebek tedavisi görürken koşarak şantiyelere gittim akşamları ek iş alıp proje çizdim krediyle ev aldım ödemek için eşimle dişimizi tırnağımıza taktık 4 aylık hamileyken 50 bin adım atıyodum bunları yaşadığım hiçbir gün intihar düşünmedim. Yani asla ve asla nazik mızmız bir birey olmadım. Bunları anlatıyorum çünkü birilerine yaptığınız haksızca ve acımasızca eleştirileri onların ne yaşadığını bilmeden yazıyosunuz lütfen insanlara karşı nazik olun artık zorbalamayın!Hayatım sen 5 aylık bebeğine TV açarak tuvalete gidebiliyorsun bazen gidemiyorsun, kucağından bıraktığın an ağlayan bebeğin varken yaklaşık süre gelen 1-1.5 saattir yorumlaşıyorduk senin konunda telefonu elinden bırakmadan nasıl beni stalklayıp konuma geldin?
İnsanlar ne sorunlar aşıyor evet, kellenizin içerisindeki organı kullanarak okumuş ve anlamış olsaydınız hak verecektim. S*çmak için çözüm bulamayıp bebeğe TV açanlar falan var aklınız durur. Beyni yok fikri var diye bir deyim var ya heh, ondan işte bazı insanlar.
@yenGEnC boşver orayı mantıklı şeyler yazma malzeme bu
Tamam sidik yarışını siz kazandınızValla aynı aileden bende de var çocuklığumdan beri kavga da büyüdüm. Babam tuvalete telefonunu düşürdüğüm için saçımdan tutup elimi deliğe sokturdu o b.klu deliğe 20 kiloydum evire çevire dövdü evlenene kadar dayak yedim 2 kere boşandılar geri barıştılar ablamla kavganın içinde ordan oraya savrulduk annem rüyasında beni okuldan kaçarak gördüğü için sabah uyanıp dövmüştü lisede her kavgamızda çatal bıçak saklardık ama asla saygısızlık etmedim aileme bir gün bile küsmedim okudum kendi ayaklarımın üzerinde durdum tüp bebek tedavisi görürken koşarak şantiyelere gittim akşamları ek iş alıp proje çizdim krediyle ev aldım ödemek için eşimle dişimizi tırnağımıza taktık 4 aylık hamileyken 50 bin adım atıyodum bunları yaşadığım hiçbir gün intihar düşünmedim. Yani asla ve asla nazik mızmız bir birey olmadım. Bunları anlatıyorum çünkü birilerine yaptığınız haksızca ve acımasızca eleştirileri onların ne yaşadığını bilmeden yazıyosunuz lütfen insanlara karşı nazik olun artık zorbalamayın!
Çok çok üzgünüm size yaşattıkları tüm travmalar için. Ama korkmayın, siz anneniz gibi olmayacaksınız. Çünkü siz gerçekleri reddetmiyorsunuz, gözünüzü ve kulağınızı kapatmıyorsunuz. Hatta tam aksine kapatmanız gerekirken bile kapatamıyorsunuz. Kardeşiniz mesela, ileride annenize benzeyebilir. Çünkü ona göre güçlü olmak, başkasını umursamamak ya da başkasını ezmek demek olmuş. Ya da ben anlattıklarınızdan öyle anlıyorum. Annenizden ve babanızdan, ikisinden de almış bir şeyler. Ben ailesiz mi kalacağım şimdi diye korkuyor olabilirsiniz, ama çocuklarınızın sizin ailenizi, sizin annenizin ailesini hatırladığı gibi hatırlamasını mı tercih ederdiniz? Bence hayır. Siz bu kadar farkındalığı edinmişsiniz. Doğruyu yanlışı da görüyorsunuz. Doğru adımlar atarak önünüze bakacaksınız, zamanla da huzurunuzu seçtiğiniz için her gün teşekkür edeceksiniz kendinize. Zaten o huzur içinizi öyle bir kaplayacak ki bir süre sonra, onlar size dahil olmak istese siz bir çırpıda hayır diyebileceksiniz artık. Yeter ki mutlu olmaya, iyi olmaya karar verin. Çünkü siz iyi şeyler yaşamayı hakediyorsunuz. Bunca travmayı yaşamışsınız, aklınıza gelen her şeyi ya terapide anlatın. Ya da alın elinize bir defter. Aklınıza gelen her travmayı tüm detaylarıyla yazın. Sonra da kaldırıp koyun kenara. İnsan beyni böyle çalışıyor. Kafamızın içinde bir kütüphaneci yaşıyor gibi düşünün. Bütün gün olan her şeyi yazıyor, gece olup biz uyuyunca da her şeyi ciltliyor ve kaldırıyor kütüphane rafına. Bu sayede her gün olan elli tane önemsiz detayı hatırlamadan yaşayabiliyoruz. Beynimizi boşaltabiliyoruz. Ama biz travmatik bir şey yaşayınca, kütüphaneci not alamıyor şaşkınlıktan. Gece olunca da kitap yine ciltleniyor kalkıyor. Ama travmatik olay yarım kalmış daktiloda öylece duruyor... Sizin yapmanız gereken, o bölük pörçük hatırladığınız anları tüm detaylarıyla anlatmak ya da yazmak. Sonra da o cildi indirip o sayfayı o kitaba ekleyip. Bu da bitti deyip rafa kaldırmak. Sonraki gün tertemiz bir sayfa açılacak hayatınızda inanın bunaA
Aayyy bir çırpıda okudum biliyor musunuz
Varsayımda bulunduğunuz her konuda tek kelime hatanız olmadan tamamiyle haklısınız, tümü doğru.
Bana karşı manipüle azaldı telefonu tak diye kapattığım için. Eşimin sağlık durumu ile alakalı bir süreç oldu bir kere gitmek zorunda kaldım 2 ay gibi sürecin hergünü ağlayarak duymazdan gelerek o evde bulundum. O gidişimin son olduğunu ilk günde, son günde söyledim hepsine. He bu süreç içerisinde defalarca kovdu, küfür etti, bela okudu, kavga etti hepsine sustum taki çocuğuma bağırana kadar. Onlardan kat be kat fazla sesimi yükselttim o kardeşim olacak annem olacak karaktersizlere. Çeneleri kapandı çocuklarıma karşı fakat bana karşı devam ettiler. Çünkü istedikleri ortamı sunmadım. Bağırdığım zaman sonlanıyor ama ben anksiyete ile savaştığım için çok tetikleniyorum direkt atak hale geliyor o yüzden duymadım, duymak istemedim bana karşı olanları. Çünkü dediğiniz gibi böyleler, değişmiyor..
Babam tam olarak öyle, poğaça alacak olalım en basit varsayım bu kaşarlı poğaça alınacak olsun. Birazdan sıcak tepsi çıkacakmış, sıcak alalım mı? Dediğim an, sen nankörsün, sen doyumsuzsun, kaşarlı poğaça dedin alıyorum sen birde sıcak olsun diyorsun sen hiç bir zaman elindekinle yetinmezsin, sen hep böyle zavallı hep böyle mutsuz olacaksın ömrünce gibi hep ama hep manipüle edildim ya. Hep böyle bu süreç. Tam olarak sanırım onun o sadece bana işleyen egosu sarsılıyor sanırım..
Hatta geleceğe dair sorduğunuz sorular beni, benim çocukluğuma götürdü. Annemin annesi ve babasına. Annem için o kadar kötü cümleler, kötü şeyler söylerlerdi ki.. annemi sevmez hep kötü şeyleri söylerdik (3-6) yaşlar belki kardeşimle o zamandan beri bizi doldurmaya çalışırdı. Annemin ailesi o kadar nefret dolu ki o kadar aşağılık insanlar ki.. bize hep " anneniz gibi kaltak olursanız sizi de sevmem " derdi mesela babası olacak karakter yoksunu .
Annem babası gibi ağız olarak, karakteri de anneannem gibi iki yüzlü, mutsuz ve ağlak.
Sizin sorduğunuz sorunun tamamen cevabı bu evet tam olarak sizin sorduğunuz şeylerin tamamını tıpkı annesi babası gibi benim çocuğuma yapacak..
Daha anlatmadığım, anlatamadığım o kadar çok şeyler var ki aklıma geldikçe şuan ağlamaya başladım. Anlatabildiklerim bunlar siz hayal kurun ve onların daha da fazlasını yaşadığıma emin olun.. Annemin babasına odaklanıp yapabileceği en kötü şeyi hayal edin bir çocuğa. Evet tam olarak o.. Anneme bile anlayamamıştım hoş evlendikten sonra anlatabildim bana cevabı neden şimdi? Sen öyle anlamışsındır, böyle birşey olsa anlatırdın, bana onların söylediği herşeyin hesabını gayet soruyordunuz, sen hayal kuruyorsun gibi tepkiler.. kardeşimde maruz kaldığı için ondan da dinledi ablan seni dolduruyordur iftira atmayın dedi.
En büyük korkum ne biliyormusunuz? Annem gibi olmak. Ödüm kopuyor ..
Ay of utanıyorum işte var oluşlarından, karakterlerinden, benden çaldıklarından herşeyden
Evet ben kimsesiz olduğum halde herkesim var zannetmişim yıllarca, şuan bunun yüzleşmesi ağır geliyor fakat canımı acıtmıyor artık çünkü ben acı ile büyümüşüm. İnsan acılarından kurtulduğunda da üzülüyormuş alışagelmişlik belki de..Çok çok üzgünüm size yaşattıkları tüm travmalar için. Ama korkmayın, siz anneniz gibi olmayacaksınız. Çünkü siz gerçekleri reddetmiyorsunuz, gözünüzü ve kulağınızı kapatmıyorsunuz. Hatta tam aksine kapatmanız gerekirken bile kapatamıyorsunuz. Kardeşiniz mesela, ileride annenize benzeyebilir. Çünkü ona göre güçlü olmak, başkasını umursamamak ya da başkasını ezmek demek olmuş. Ya da ben anlattıklarınızdan öyle anlıyorum. Annenizden ve babanızdan, ikisinden de almış bir şeyler. Ben ailesiz mi kalacağım şimdi diye korkuyor olabilirsiniz, ama çocuklarınızın sizin ailenizi, sizin annenizin ailesini hatırladığı gibi hatırlamasını mı tercih ederdiniz? Bence hayır. Siz bu kadar farkındalığı edinmişsiniz. Doğruyu yanlışı da görüyorsunuz. Doğru adımlar atarak önünüze bakacaksınız, zamanla da huzurunuzu seçtiğiniz için her gün teşekkür edeceksiniz kendinize. Zaten o huzur içinizi öyle bir kaplayacak ki bir süre sonra, onlar size dahil olmak istese siz bir çırpıda hayır diyebileceksiniz artık. Yeter ki mutlu olmaya, iyi olmaya karar verin. Çünkü siz iyi şeyler yaşamayı hakediyorsunuz. Bunca travmayı yaşamışsınız, aklınıza gelen her şeyi ya terapide anlatın. Ya da alın elinize bir defter. Aklınıza gelen her travmayı tüm detaylarıyla yazın. Sonra da kaldırıp koyun kenara. İnsan beyni böyle çalışıyor. Kafamızın içinde bir kütüphaneci yaşıyor gibi düşünün. Bütün gün olan her şeyi yazıyor, gece olup biz uyuyunca da her şeyi ciltliyor ve kaldırıyor kütüphane rafına. Bu sayede her gün olan elli tane önemsiz detayı hatırlamadan yaşayabiliyoruz. Beynimizi boşaltabiliyoruz. Ama biz travmatik bir şey yaşayınca, kütüphaneci not alamıyor şaşkınlıktan. Gece olunca da kitap yine ciltleniyor kalkıyor. Ama travmatik olay yarım kalmış daktiloda öylece duruyor... Sizin yapmanız gereken, o bölük pörçük hatırladığınız anları tüm detaylarıyla anlatmak ya da yazmak. Sonra da o cildi indirip o sayfayı o kitaba ekleyip. Bu da bitti deyip rafa kaldırmak. Sonraki gün tertemiz bir sayfa açılacak hayatınızda inanın buna
Merhabalar yazınızı bir psikolog olarak yanıtlamak isterim. İnternette insanlar çoğu zaman kendi yaşam deneyimlerinden, öfkelerinden, aile hikâyelerinden veya kişisel değer yargılarından konuşurlar. Bu nedenle ağır travma, aile içi şiddet, depresyon, intihar girişimi veya psikolojik kırılganlık içeren bir yaşam öyküsüne kesin yargılarla yaklaşılması sağlıklı olmayabilir.Yazım uzun olacak lütfen şimdiden kusura bakmayın fakat ben işin içerisinden çıkamıyorum.
Öncelikle kendim 18 gün yatılı olarak derin depresyon tedavisi gördüm. Hali hazırda panik atak ve anksiyete nedeniyle psikiyatri tedavim varken 36 kiloya kadar düşerek intihar etmem sonucu klinikte derin depresyon tedavisi gördüm. Psikolojik olarak rahatsızlığın en büyük desteğinin tedavi ve ilaç olduğunu terapilerle profesyonel destekle tamamlanması gerektiğini destekleyen bir bireyim.
Konu ailem. Ailem ile artık yaklaşık 2 aydır tamamen iletişimimi kesmiş durumdayım. Size sürecimi anlatmak ve ailemin mi yoksa hala benim mi hatalı olup olmadığı hakkında bilgilerinize ihtiyacım var.
Büyük kardeşim öncelikle bir küçüğüm var iki kardeşiz.
Babam; sosyal hayatında saygı duyulan ve gerçekten dışarıda beyefendi görünen bir insandır.Yapıcı görünür, karşı tarafın duygu düşüncelerini önemser, keyifli sohbet eder, nasihat verir, mantıklı konuşur, karşıt görüş olsanız bile sırtınızı sıvazlayarak sizi önemseyerek yanınızda olur. (Bu tutumu aileden kardeşim hariç hiç kimseye yapmaz kendi babası dahil)Rol modeldir, efendiliği, babalığı, eş oluşu herşeyiyle takdir toplar. Ev içerisinde ise bambaşkadır bir kaç örnek vermem gerekirse, ben hamileyken benim üzerime yürüyüp bana vurmakla tehdit etmiş küçük çocuğum korkudan bacağıma sarıldı halde bağırmaya devam etmiş, 20 li yaşlarda bir çorba yapmak için 2 yumurta kullandım diye yüzüme tükürmüş, beni evden kovmuş, mahalledeki arkadaşlarımla dışarı çıkmak istediğimde keyfi istemediği için izin vermeyip arkadaşlarım babamı arayıp izin istediğinde bağırıp çağırıp ben üzerime yürüyüp, vurmaya yeltendiği için odama kendimi kilitlediğim için kapıyı tekmeleyerek kırmış bir insan aslında ev içerisinde. Benim ergenlik dönemimde annemi aldattı (bir defa oldu ve hata olarak kaldı), bileklerini kesmek üzereyken babamı yakaladım ağlayarak sarıldı özür diledi sanırım ilk ve son özürüydü bu ömrümde. Annem ve babam fiziksel olarak da kavgalar eden insanlardır, (eski zamanlarda daha fazlaydı şiddet karşılıklı benim ergenlik dönemim) vurup kırılan şeylerle mesela ayna gibi cam gibi şeylerle birbirlerini kesmeye birbirlerini yaralamaya çalışmış insanlardır sağ elimin içerisi bu nedenle yaralanmışlığı dahi var onları ağlayarak bağırarak ayırmak için. Annem ile iletişimi hep tartışmadır(annem yüzünden çıkar ve karşılıklı tartışmaya döner) kendi haklıysa bazen ses yükseltir, gözlerini kocaman yapar bağırır, vurur kırar eşyalara ve odasına gider. Tartışma babam için bitse de annem için uzar, genel olarak annemin beddua okuma, baba tarafına hakaretler, şimdiki aklım olsa evlenmezdim, yıllar önce olan olayları anlatır, suçlar, bir yaşandıysa 5 kendi aklında yaşanmışlık ekler ama annem asla susmaz. Ben anneme sakinleşmesi için yanaşsamda namusuma kadar küfürler eder benimde soyuma sopuma küfür eder babam ile olan tartışmasına bu defa benim üzerimden hala devam eder, ağlamaya devam etmez bana bağırdıkça küfürler ettikçe keyiflenir. Babamın tartışmada sakinleşmesi için yanına gidip nasılsın, böyle olmasaydı baba keşke , şunu demeseydin bak öfkeleniyor annem gibi yaklaşım gösterdiğimde de genelde aşağılayıcı kelimeler sarf eder, geçmişimden hatalarımı (depresyon tedavisi görmeme sebep olan süreçteki) hatalarımı yüzüme vurur, beni küçümser, sen kimsin, sen bana akıl veremezsin, senden fikrini isteyen oldu mu, sen kendi hayatına dair karar alabiliyormusun bana akıl veriyorsun gibi gibi tepkiler verir .. Evde ise rolu yalnızca telefon ile ilgilenmek, oyun, sosyal medya, siyaset gibi şeylerdir sosyal aile iletişimimiz ev içerisinde yoktur.
Annem; negatiftir, olumsuzdur, mutsuzdur, gülmez, herşeye küfür eder, bilmediği konularda dahi bilgisi varmış gibi konuşur, iddialaşır, izlemediği duymadığı şeyleri sanki izlemiş, duymuş görmüş, biriyle konuşmuş gibi örnek verecek olursam, bilmem neredeki profesör doktor söyledi bana der halbuki öyle birşey olmamıştır bile, sosyal hayatta sadece idare edilen veya duymazdan gelinen birisidir. Annemle yalnızca iletişim ve ruh halinin pozitifliği, hiç yaşını göstermiyorsun, ne kadar tatlısınız, ne kadar zayıfsınız gibi şeyler söylerseniz sizden iyisi olmaz ve asla ama asla size karşı kötü yüzünü göstermez. Kötü niyetli birisi değildir, kimseye kötülük, hıyanetlik yapmaz, yalnızca karakter olarak mutsuz ve negatif birisi olduğu için mutsuzluğunu yayar. Normal şartlarda iletişim çok zordur. Ev içerisinde birtek bana karşı saldırganlığı asla benden tepki alana kadar bitmez ve susmamayı tercih eder, üzülmez babamdaki gibi ağlamaz. Aşağılar küfürler eder, sen zavallısın, sen or..sun, sen yapayalnız birisin, seni deli hastanesine kapattık kimse aramadı bile, kimse yok çevrende, yalancısın sen, ortalık karıştırıcısın, iftiracısın, o zavallı kocan sana nasıl idare ediyor, oda gurursuz gibi gibi aşağılayıcı sözler kullanır, sinirlendirmeyi başarır ve ağlar yada bağırırsam seni yine kapatalım biz seni hastaneye en iyisi yada antidepresan iç bak iyi değilsin yine sen der güler bana. Beni aşağılarken, bağırırken evde hiç kimse ona ses etmez. Ben bağırdığımda kardeşim(bazen) ve babam hemen hadsizleştiğimi söyler üzerime gelirler üçü birden bağırır bu defa. Ağlayarak söylemiştim bunu şüpheli durumum olduğunu ve kendimi zar zor toparlayarak.. Kanser şüphesi gibi büyük bir süreç atlattım, biyopsi alınma süreçleri, bekleme süreçleri babam ve annem aramadı. Hani süreç hakkında aramaktan bahsetmiyorum nasılsın dahi demediler bana. Neden o süreçte yanında olmadıklarını sordum anneme, gülerek cevap verdi peki şimdi sorayım o zaman kaç gün ömrün kalmış, söyle hadi bakalım ona göre helvanı hazırlayalım tarzı tepkiler vermişti.(Testlerimin temiz ve kanserli hücre çıkmadığını öğrendiğimiz zaman) Annem normaldeyken ise beni büyütürken yaşadığı maddi zorluğu hep anlatır, mama alamadığını hatırlar ağlar, benim ilk çocuk olduğum için başka sevdiğini söyler beni. Fakat bu sohbetler çok çok nadirdir.
Kardeşim, sosyal hayatında bir iki tane gerçekten dostu vardır yıllardır süren çok güzel dostlukları uzakta yaşasalar bile sosyal medya, telefon gibi iletişimdelerdir hep. Geri kalan çevresindeki hiç kimseyi sevmez fakat hepsiyle çok iyi geçiniyor, seviyor gibi davranır. O kişilerin acılarını, dertlerini benimle paylaşır güler sosyal olarak onlarla hep bir aradadır. Eğitim olarak başarılı ve azimlidir. Kariyeri yerinde maddi özgürlüğü elindedir. (Çokta takdir ederim ve gurur duyarım) Karşı cinse karşı çok fazla naiftir, bambaşka birisi olur, benimle iletişimi dahi keser, benim hakkımda dedikodular dahi yapar annem gibi ileri geri konuşacak kadar. Aile kavramı yoktur babam ve annem hakkında da ileri geri de konuşur. Genel olarak ergenlikten itibaren maddi ve manevi olanaklar eğitim ve iş hayatımda bana asla sunulmayan tüm olanaklar genişletilerek ona sunuldu. Birşey olduğunda da " annem babam yapacaklar tabi ! " Diye tepki verir ve afaki dahi bir talebi olsa gerçekleşir, nitekim ben makul birşeyi talep etsem kardeşimi kıskanmakla, zavallılıkla, bencillikle suçlanırım ve asla olanak yaratılmaz bana. Annem ve babamın benim üzerimde kurdukları baskı tartışma hakaret içerikli iletişim ve kavga ortamında asla bir taraf olmaz sesini çıkartmaz ta ki kendisine dokunulmadığına kadar, bana neden bunları yapmalarına izin verdin dediğimde değişen hiçbir şey olmayacak, ben kimsenin arasına girmem, girmek zorunda da değilim gibi tutumda oluyor. Fakat sonradan da yalnızken bile benim ağladığımı görse dahi nasıl olduğunu sormaz. Olaylar olurken elinde telefonla kıkır kıkır arkadaşlarıyla mesajlaşır, olmadık arkadaşlarını arar kahkahalarla güler ev içerisinde hiçbir sorun yokmuş gibi davranır, süreçlere dahil olmaz evdeki, sohbetlerini hiç birşey olmuyormuş gibi kahkalarla sürdürür. Annemin ve babamın hakaretleri son bulup sigara içmeye gitme gibi durumları olduğunda yanlarına gider havadan sudan sohbetler ederler kahkahalar atarlar. Neden, niye denmez. Derin depresyon yaşama sürecimde dahi yanımda olmadığını, neden bunu yaptığını sorduğumda sen kendi kafanda büyüttün boş ver demiştim ben sana tarzı cevapları olur genelde. Hayatına gece klüperinde, arkadaş ortamlarında, alkolle neşeyle hiç birşey olmayarak devam etmişti, anlatmak konuşmak istediğimde amma taktın kafaya ya boşversene artık demişti.
Ben.. asla kendime merhamet duymadığım, yanlış kararlar ve hatanın bedeliyle ödediğim hırpalanmış ben.. derin depresyona uyuşturucu bağımlısı birisini hayatıma alarak, nişanlanarak(ailem bilmiyordu ve onu seviyorlardı) onun "benimle kaçar mısın?" Teklifini reddettikten sonra yaşadığım süreçte oldu herşey, teklifini kabul etmezsem ve ondan ayrılırsam hayatımı karartacağını beni öldüreceğini söyledi bende korkmadığımı ve kaçmayacağımı söyledim. Babamı arayarak benim uyuşturucu kullandığımı söyledi, krediler çektirmişti bana benim uyuşturucu sattığımı söyledi, birliktelik yaşamıştık bunu adice bir duruma dönüştürerek benim başka erkeklerle uyuşturucu için birlikte olduğumu söyledi. Bu süreç sonrası kendime ve ailemi yaşattıklarımı sindiremediğim için depresyon sürecim başladı. Ben ailem tarafından zaten hiç bir şekilde çocukluktan beri sevgi görmemişken bu süreçte de boş ver, kurtuldun işte, sen daha iyilerine layıksın, evin var, huzurun var, sağlığın var, paran var, neyi bu kadar dert ediyorsun neyi kafaya takıyorsun gibi kapatma cümleleri ile yalnızca destek olduklarını zannettiler benimle o süreçte 38 kilograma kadar düştüm ve intihar etmiştim(detayına girmek istemiyorum 48 saatlik müşade ve sonrasında sargılarımla ruh ve sinir hastalıklarına yatışın oldu) Hastaneden çıktıktan sonra eski işime döndüm, azimli bir çalışma programı ayarladım sınavlara hazırlandım bulunduğum şehirde üniversiteyi kazandım okula başladım mezun oldum Veteriner hekim oldum eşimle 4. Sınıftayken tanıştık ve 2 yıl içerisinde evlendik, şuan çok mutlu bir evliliğim var. Evlatlarım var çocuklarıma karşı annem ve babamın bana yaptığı herşeyi yapmaktan sakınarak çok tedbirli şekilde onlarla duygusal bağ kuruyor ve içimde yaşadığım boşluğu onlara aksettirmemeye özen gösteriyorum. Benim kadar kendilerini çaresiz ve yalnız hissetmesinler diye. Eşim Dünya iyisi bir insandır ve tuzdan biberden tartışmalar olur aramızda birtek sevgimiz ve bağımız çok kuvvetli hayattaki en büyük şansımın onunla tanıştığım gün ve evlatlarımı kucağıma aldığım günler olduğunu biliyorum. O günler için hep şükür ederim kendime. Eşim de maalesef ailesi tarafından sevgisiz ve yapayalnız bırakılmış bir geçmişe sahip. Birbirimizin birbirimizden ve evlatlarımızdan başka kimsesi yok.
Ailemi ve beni analiz ettiğinizde sizlerin düşüncesi nedir acaba? Anneme destek alması gerektiğini söylediğimde asla buna yanaşmıyor ben deli değilim tarzı yaklaşımları oluyor. Peki o zaman sen delinin annesi misin? Ben klinikte yattım nasıl böyle düşünüyorsun dediğimde evet delisin sen diyor.. nitekim babam da benzer düşünceler içerisinde benim deli olduğumu söyler. Kardeşim ise benim kendi kendime bunu yaptığımı, benim zavallı olduğumu ve gurursuz olduğumu (uyuşturucu kullanan birisini bile isteye hayatıma aldığım için) düşünüyor. Ev içerisindeki gerginliğin bitmesi adına hiçbirisinin neden adım atmadığını sorduğumda ise sonuç değişecek mi? Neden dahil olalım ki tarzı yaklaşımlar oluyor babam ve kardeşim için bu. Bilmiyorum toparlayabildim mi ya da anlatabildim mi fakat gerçekten artık içim çok dolu sorun bende mi ya da tekrar Ben mi destek almalıyım ben mi hatalı olanım acaba?
Sonuna kadar okuduğunuz için de çok teşekkür ederim, umarım başınızı ağrıtmamışımdır.