Ailem ve benim tükenişim

Anladim. Gercekten oyle birinden kurtulabilmenize cok sevindim. Herkesin yapabilecegi birsey degil .

Cocuklariniz cok sansli, guclu ve sapasaglam ayakta duran anneleri her zaman yanlarinda olacak
 

Aileniz olabilirler, çok da sevebilirsiniz. Ama aile herkes için aynı şeyi ifade etmek zorunda değil. Onlar herhangi bir yanlış görmüyorlar kendilerinde, anladığım kadarıyla herkes kaotik bir ortamda fazlaca etkilenmeden hayatını sürdürebilmenin bir yolunu bulmuş. Doğrusu yanlışı tartışılır. Ama herkesin bir coping mechanism, yani başa çıkma şekli var. Anneniz bağırıp çağırarak, babanız kaçarak, kardeşiniz de görmezden gelerek; onların deyişiyle olayları büyütmeden yaşayıp gidiyorlar. Bu ortam, bu davranış şekilleri sizi huzursuz ediyor, birbirlerine olan fiziksel saldırıları sebepli korkutuyor. Bu da çok normal. Ben de olsam sizinle aynı hissederdim. Kendi aldığım terapi öncesinde herkesi iyi etmenin yolunu arardım, onları hatalarını görüp kabullenmeye yönlendirmeye çalışırdım. Şimdi ki ben ise sadece ihtiyaçları olduğunda ve talep ettikleri kadar destek oluyorum. Hatta bana huzursuzluk veriyorsa, benim bu konuya karışmamam daha doğru diyorum ve kenara çekiliyorum. Çok zor oldu bunu yapabilmek ve başta çok yıpratıcıydı, ama bunun bencillik olmadığını; aksine enerjimi bana daha çok ihtiyaç duyan insanlara harcamanın daha doğru olduğunu anladım. Garip bir şekilde, ben yardım teklifini kestikçe, onların yardım ihtiyacı azaldı. Bu yüzden, eskiden ben soruyorum ve aralarını düzeltmeye çalışıyorum diye daha çok kavga ettiklerini düşünmeye başladım Ben çekildikçe, herkesin ilişkisine iyi geldi. Anne baba çocuk rolleri yeniden tanımlandı diyebilirim. Şimdi siz gidiyorsunuz, babanıza anneme keşke böyle demeseydin diyorsunuz. Bu söylediğiniz inanılmaz normal cümleyi, babanız sizden duyduğunda farklı şekillerde tetikleniyor olabilir. Ebeveyn olarak egosuna zarar veriyor, baba kimliğine hakaret ediyorsunuz gibi algılıyor belki de. Tamamen farazi konuşuyorum ama demek istediğim yardım etmek her zaman iyi gelmez. Hatta terapi almaları bile istediğiniz sonucu vermeyebilir. Bir çok arkadaşım terapi sonrasında, eşlerini ailesini görmek istememe moduna geldiler. Terapi göz açan bir süreçtir ve herkes bu süreci kolaylıkla yönetemeyebilir. Kaldı ki birinin önerisiyle gidilen terapinin ne kadar işe yarayacağı da tartışılır. Kendileri istemesi lazım. O yüzden en yakınınıza bile tavsiye istemeden, tavsiye vermeyin bence. Sınırlarınızı koyun, kendi evlatlarınıza odaklanın. Onların size daha çok ihtiyacı var. Bir de benim evladımı korkutmuş, ağlatmış, o bacağıma sarılırken bana hakaretler ederek travmalar yaşatmış bir anne babanın yanına ben asla gitmezdim. Sevsem de gitmezdim. Sizin artık başka bir aileniz daha var. Ailenizi düzeltmek sizin sorumluluğunuz değil ama evlatlarınızı iyi örneklerle yetiştirmek sizin sorumluluğunuz. Sizin yüzünüze karşı bu kadar ağır konuşan insanlar, yarın bir gün görüşecek, vakit geçirecek ilişki seviyesine gelseniz, evlatlarınıza neler der arkanızdan. Ya da ailenizin size karşı saygısızlığını görüp, sizin bir şey demediğinizi gören çocuklarınız sizin hakkınızda neler düşünürek büyür? Ya da onların bu kaosu sizin aile huzurunuzu etkilemez mi? Bence en doğrusu, onlardan bir beklenti içinde olmamak. Şükür ki ağır bir rahatsızlık yokmuş sizde. Ama allah korusun olsa dahi eşinize yaslanın. Sizin aileniz o. Bırakın bilmesinler bile sizle ilgili hiçbir şeyi
 
Bir yorumunuzda yanlışı düzeltmek istemem mi hata gibi birşey demişsiniz. Siz onların ebeveyni değilsiniz. Onların yanlışlarından, hatalarından siz sorumlu değilsiniz ve düzeltemezsiniz. Çok üzüldüm durumunuza aileniz, kardeşiniz de dahil olmak üzere korkunç insanlar. Ama maalesef siz kendinizi koruma mekanizması geliştirememişsiniz. İletişimi kesmişsiniz ama hala zihniniz onlarla meşgul. İnsan, kendisine zarar veren kişiler ailesi bile olsa uzaklaşır, beklentisini keser, kendine zarar veremeyecekleri bir alana çekilir. Siz zarar gördükçe "yeter ki beni sevsinler, yanlışlarını gösterebilirsem beni de severler" diye ateşin ortasına ortasına yürümüşsünüz. Lütfen kabullenin artık, anneniz, babanız, kardeşiniz iyi insanlar değiller, bariz kötüler. Hele babanız tam bir el iyisi. Ve siz kendinizi feda ettikçe sizi daha çok sevmeyecekler. Onlar bu kavga gürültüden besleniyorlar, değişmek istemiyorlar ki. Lütfen bu gerçeği kabullenin ve hayatınıza bakın. Ailenizin kum torbası olmuşsunuz.
 
A
Aayyy bir çırpıda okudum biliyor musunuz
Varsayımda bulunduğunuz her konuda tek kelime hatanız olmadan tamamiyle haklısınız, tümü doğru.
Bana karşı manipüle azaldı telefonu tak diye kapattığım için. Eşimin sağlık durumu ile alakalı bir süreç oldu bir kere gitmek zorunda kaldım 2 ay gibi sürecin hergünü ağlayarak duymazdan gelerek o evde bulundum. O gidişimin son olduğunu ilk günde, son günde söyledim hepsine. He bu süreç içerisinde defalarca kovdu, küfür etti, bela okudu, kavga etti hepsine sustum taki çocuğuma bağırana kadar. Onlardan kat be kat fazla sesimi yükselttim o kardeşim olacak annem olacak karaktersizlere. Çeneleri kapandı çocuklarıma karşı fakat bana karşı devam ettiler. Çünkü istedikleri ortamı sunmadım. Bağırdığım zaman sonlanıyor ama ben anksiyete ile savaştığım için çok tetikleniyorum direkt atak hale geliyor o yüzden duymadım, duymak istemedim bana karşı olanları. Çünkü dediğiniz gibi böyleler, değişmiyor..

Babam tam olarak öyle, poğaça alacak olalım en basit varsayım bu kaşarlı poğaça alınacak olsun. Birazdan sıcak tepsi çıkacakmış, sıcak alalım mı? Dediğim an, sen nankörsün, sen doyumsuzsun, kaşarlı poğaça dedin alıyorum sen birde sıcak olsun diyorsun sen hiç bir zaman elindekinle yetinmezsin, sen hep böyle zavallı hep böyle mutsuz olacaksın ömrünce gibi hep ama hep manipüle edildim ya. Hep böyle bu süreç. Tam olarak sanırım onun o sadece bana işleyen egosu sarsılıyor sanırım..

Hatta geleceğe dair sorduğunuz sorular beni, benim çocukluğuma götürdü. Annemin annesi ve babasına. Annem için o kadar kötü cümleler, kötü şeyler söylerlerdi ki.. annemi sevmez hep kötü şeyleri söylerdik (3-6) yaşlar belki kardeşimle o zamandan beri bizi doldurmaya çalışırdı. Annemin ailesi o kadar nefret dolu ki o kadar aşağılık insanlar ki.. bize hep " anneniz gibi kaltak olursanız sizi de sevmem " derdi mesela babası olacak karakter yoksunu .

Annem babası gibi ağız olarak, karakteri de anneannem gibi iki yüzlü, mutsuz ve ağlak.
Sizin sorduğunuz sorunun tamamen cevabı bu evet tam olarak sizin sorduğunuz şeylerin tamamını tıpkı annesi babası gibi benim çocuğuma yapacak..

Daha anlatmadığım, anlatamadığım o kadar çok şeyler var ki aklıma geldikçe şuan ağlamaya başladım. Anlatabildiklerim bunlar siz hayal kurun ve onların daha da fazlasını yaşadığıma emin olun.. Annemin babasına odaklanıp yapabileceği en kötü şeyi hayal edin bir çocuğa. Evet tam olarak o.. Anneme bile anlayamamıştım hoş evlendikten sonra anlatabildim bana cevabı neden şimdi? Sen öyle anlamışsındır, böyle birşey olsa anlatırdın, bana onların söylediği herşeyin hesabını gayet soruyordunuz, sen hayal kuruyorsun gibi tepkiler.. kardeşimde maruz kaldığı için ondan da dinledi ablan seni dolduruyordur iftira atmayın dedi.

En büyük korkum ne biliyormusunuz? Annem gibi olmak. Ödüm kopuyor ..

Ay of utanıyorum işte var oluşlarından, karakterlerinden, benden çaldıklarından herşeyden
 
Son düzenleme:
Teşekkür ederim tam olarak içinde kaybolduğum şey bu ve sanırım çocukluğumu çaldıkları için o süreci zihnimde tamir etmek, geri kazanmaktı içten içe hedefim..
Şuan belki kendi çocukluğumu tamir edemeyeceğim ama çocuklarımla içimdeki çocuğu birlikte sevgiyle yeniden büyütüyorum.
Affetmem gereken kişilerin onlar değil de kendim olduğum farkındayım artık. Postu iyi ki paylaşıp iyi ki yorumları okudum. Bana, kalbime, kırgınlıklarıma, acılarıma o kadar iyi geldiniz ki..
 
En ufak bir şeyde hemen intihar ediliyor yapmayın yani yazık bedeninize insanlar ne sorunları aşıyolar
 
En ufak bir şeyde hemen intihar ediliyor yapmayın yani yazık bedeninize insanlar ne sorunları aşıyolar
Hayatım sen 5 aylık bebeğine TV açarak tuvalete gidebiliyorsun bazen gidemiyorsun, kucağından bıraktığın an ağlayan bebeğin varken yaklaşık süre gelen 1-1.5 saattir yorumlaşıyorduk senin konunda telefonu elinden bırakmadan nasıl beni stalklayıp konuma geldin?
İnsanlar ne sorunlar aşıyor evet, kellenizin içerisindeki organı kullanarak okumuş ve anlamış olsaydınız hak verecektim. S*çmak için çözüm bulamayıp bebeğe TV açanlar falan var aklınız durur. Beyni yok fikri var diye bir deyim var ya heh, ondan işte bazı insanlar.

@yenGEnC boşver orayı mantıklı şeyler yazma malzeme bu
 
Valla aynı aileden bende de var çocuklığumdan beri kavga da büyüdüm. Babam tuvalete telefonunu düşürdüğüm için saçımdan tutup elimi deliğe sokturdu o b.klu deliğe 20 kiloydum evire çevire dövdü evlenene kadar dayak yedim 2 kere boşandılar geri barıştılar ablamla kavganın içinde ordan oraya savrulduk annem rüyasında beni okuldan kaçarak gördüğü için sabah uyanıp dövmüştü lisede her kavgamızda çatal bıçak saklardık ama asla saygısızlık etmedim aileme bir gün bile küsmedim okudum kendi ayaklarımın üzerinde durdum tüp bebek tedavisi görürken koşarak şantiyelere gittim akşamları ek iş alıp proje çizdim krediyle ev aldım ödemek için eşimle dişimizi tırnağımıza taktık 4 aylık hamileyken 50 bin adım atıyodum bunları yaşadığım hiçbir gün intihar düşünmedim. Yani asla ve asla nazik mızmız bir birey olmadım. Bunları anlatıyorum çünkü birilerine yaptığınız haksızca ve acımasızca eleştirileri onların ne yaşadığını bilmeden yazıyosunuz lütfen insanlara karşı nazik olun artık zorbalamayın!
 
Tamam sidik yarışını siz kazandınız sidiği en uzağa fışkırtan ama tuvalete gitmeye vakti olmayan aynı zamanda telefonu elinden düşürmeyen Drama Queen anne plaketinizi elden mi teslim edelim paket mi olsun?
Ben mızmız ve naziğim.
Nazik olun diyorsunuz ama öncesinde de bana nazik demişsiniz. Uff kafam karıştı ben hangisiyim?

 
Çok çok üzgünüm size yaşattıkları tüm travmalar için. Ama korkmayın, siz anneniz gibi olmayacaksınız. Çünkü siz gerçekleri reddetmiyorsunuz, gözünüzü ve kulağınızı kapatmıyorsunuz. Hatta tam aksine kapatmanız gerekirken bile kapatamıyorsunuz. Kardeşiniz mesela, ileride annenize benzeyebilir. Çünkü ona göre güçlü olmak, başkasını umursamamak ya da başkasını ezmek demek olmuş. Ya da ben anlattıklarınızdan öyle anlıyorum. Annenizden ve babanızdan, ikisinden de almış bir şeyler. Ben ailesiz mi kalacağım şimdi diye korkuyor olabilirsiniz, ama çocuklarınızın sizin ailenizi, sizin annenizin ailesini hatırladığı gibi hatırlamasını mı tercih ederdiniz? Bence hayır. Siz bu kadar farkındalığı edinmişsiniz. Doğruyu yanlışı da görüyorsunuz. Doğru adımlar atarak önünüze bakacaksınız, zamanla da huzurunuzu seçtiğiniz için her gün teşekkür edeceksiniz kendinize. Zaten o huzur içinizi öyle bir kaplayacak ki bir süre sonra, onlar size dahil olmak istese siz bir çırpıda hayır diyebileceksiniz artık. Yeter ki mutlu olmaya, iyi olmaya karar verin. Çünkü siz iyi şeyler yaşamayı hakediyorsunuz. Bunca travmayı yaşamışsınız, aklınıza gelen her şeyi ya terapide anlatın. Ya da alın elinize bir defter. Aklınıza gelen her travmayı tüm detaylarıyla yazın. Sonra da kaldırıp koyun kenara. İnsan beyni böyle çalışıyor. Kafamızın içinde bir kütüphaneci yaşıyor gibi düşünün. Bütün gün olan her şeyi yazıyor, gece olup biz uyuyunca da her şeyi ciltliyor ve kaldırıyor kütüphane rafına. Bu sayede her gün olan elli tane önemsiz detayı hatırlamadan yaşayabiliyoruz. Beynimizi boşaltabiliyoruz. Ama biz travmatik bir şey yaşayınca, kütüphaneci not alamıyor şaşkınlıktan. Gece olunca da kitap yine ciltleniyor kalkıyor. Ama travmatik olay yarım kalmış daktiloda öylece duruyor... Sizin yapmanız gereken, o bölük pörçük hatırladığınız anları tüm detaylarıyla anlatmak ya da yazmak. Sonra da o cildi indirip o sayfayı o kitaba ekleyip. Bu da bitti deyip rafa kaldırmak. Sonraki gün tertemiz bir sayfa açılacak hayatınızda inanın buna
 
Evet ben kimsesiz olduğum halde herkesim var zannetmişim yıllarca, şuan bunun yüzleşmesi ağır geliyor fakat canımı acıtmıyor artık çünkü ben acı ile büyümüşüm. İnsan acılarından kurtulduğunda da üzülüyormuş alışagelmişlik belki de..
Şimdi başlangıç evresi biraz sancılı geçiyor fakat şimdiden keyif alacağım sadece huzur yaşayacağım sürecin çok yakın olduğunu hissediyorum. Yükümü bıraktım yola devam etmeye başlıyorum şimdi.
Benim terapistim birde bir yolda giderken tüm nesnelere bir olaymış gibi bakmamı ve o gece yattığımda aklıma gelebilecek herşeyi arabaya, ağaca, taşa, eve, tabelaya anlatıp tümünü dışarıda bırakıp öyle eve gitmemi önerirdi. Gerçekten çok ama çok güzel geliyordu terapi + nesnelendirme. Kuş gibi dönüyordum eve

Ergenlikte MSN yazım vardı o geldi şimdi de aklıma " geçmiş tozdur, üfle gitsin " hahahaha.

Hepsi için üzgünüm ama bugün ben bunların hepsini o zayıf haliyle omuzladı ve güçlendi.
 
Merhabalar yazınızı bir psikolog olarak yanıtlamak isterim. İnternette insanlar çoğu zaman kendi yaşam deneyimlerinden, öfkelerinden, aile hikâyelerinden veya kişisel değer yargılarından konuşurlar. Bu nedenle ağır travma, aile içi şiddet, depresyon, intihar girişimi veya psikolojik kırılganlık içeren bir yaşam öyküsüne kesin yargılarla yaklaşılması sağlıklı olmayabilir.

Çünkü bir insanın yıllarca yaşadığı karmaşık aile dinamikleri; birkaç paragraf üzerinden kesin şekilde değerlendirilemez. Özellikle ruhsal olarak hassas bir dönemden geçen biri için, birbirinden tamamen zıt yorumlara maruz kalmak kafa karışıklığını, suçluluk duygusunu, öfkeyi, yalnızlığı ve kendinden şüphe etmeyi artırabilir.

Bazı yorumlar iyi niyetli olsa bile kişinin yaşadığı travmayı yeniden tetikleyebilir. profesyonel değerlendirme olmadan yapıldığında ruhsal açıdan olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle böyle ağır yaşam öykülerinde kişinin kendisini anonim yorumlarla tanımlamaya çalışması yerine; güvenilir bir ruh sağlığı uzmanıyla kendi hikâyesini güvenli bir alanda değerlendirmesi çok daha koruyucu ve sağlıklı olur.
 
`