Geçmiş olsun.
Yazdıklarınızı ve bazı mesajlarınızda verdiğiniz bilgilere dayanarak size bir iki tavsiyede bulunmak isterim.
-Birkaç kişi size "halıları kaldırın, topuklularla, terliklerle yürüyün" vb demiş fakat ben tam tersini tavsiye ediyorum, öncelikle sakin olun, tansiyonu düşürün. Çift halı serin, eve büyük eşyalar yerleştirin, dışarıdan gelen gürültüyü azaltır bunlar. En başta kavga etmekle hata yapmışsınız. Onlar başlatsa bile kapınıza gelmeyen kimse ile kavga etmeyin. Kapınıza gelenlerle de kavga etmeyin. Üç maymunu oynayın.
- "Koskoca" Belediye Başkanının işi gücü bırakıp telefona sarılıp eşinizi aramasını ben de çok garip buldum. Ama demek ki orası(ikamet yeriniz) küçük bir yer. Adamın boş vakti çok veya arka planda başka şeyler oluyor, sizin hakkınızda da belli ki abartılarak ve çarpıtılarak bir şeyler anlatılmış adama.
Eşinizin belediyede çalıştığını yazmışsınız. İş yerindeki pozisyonunu düşünerek adım atın. Tabii ki etkiler. İşten atılmaz ama istifaya, işi bırakmaya zorlanabilir, mobbinge maruz kalabilir.
- Belediyeye şikayet etme seçeneği var, fakat zaten belediye başkanı dahi onlardan taraf. Yani maalesef sonuç belli. Eğer eşinizi belediyede çalışıyor olmasaydı evet zabıt tutturun, cimere şikayet edin vb ben de yazardım. Fakat eşinizin pozisyonu nasıl yol alacağınızı etkiliyor.
- Ev sahibiyle, apartmandaki diğer komşularla inatlaşmayın. Siz kiracıysanız, imza toplayıp sizi attırma yetkileri var.
- Bir bebeğin ağlama sesinden rahatsız olup tak tak vuran insanlar, sizden sonra sizin yerinize gelecek olan komşularla da takışır. Merak etmeyin. Sizin ahınız yerde kalmaz. Sadece sabredin. Ve bu olaydan ders çıkarın: Sessizce savaşmayı öğrenin.