• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Bana biraz kızkardeş tavsiyesi

Sorunlar küserek surat asarak barışmaya çalışarak aşılmaz. İki aklı başında insan oturup sorunu masaya yatıracaksınız. Kim neyden rahatsız oluyorsa suçlamadan saldırmadan iğneyici veya suçlayıcı kelimeler kullanmadan düzgünce anlatacak. Empati yaparak birbiriniz dinleyeceksiniz. Çözüme de ortak bir noktada ulaşmanız gerek. İnatlaşmayla tersine davranışlarla ilişki ancak yıpratılır.
Zaten bu şekilde muhatabınla oturup konuşamıyorsan hiç boşuna uğraşma.

İnsan doğası gereği iğnelendiğinde hemen savunmaya ve saldırmaya başlar. Kelime seçimi bu tarz gergin konularda son derece kritik.
 
Eşimden yaşca büyüğüm, (ben 34,o 29)
İyi kalpli,çalışkan,anlayışlı tatlı biri
Ben de çocuksu ve yaşını göstermeyen biriyim
Aynı yaşıt sanıyorlar ya da onu büyük.
Evlilik fikrini aklımdan sildiğim bir dönemde beni ikna etti, her şeyine varım diyerek. (Yaşlanınca ben bakarım sana bile dedi)
Kısa sürede evlendik

koşulsuz kabul görmek istediğini hissediyorum ancak bu mümkün olamıyor
Elbetteki onu destekliyor çoğu düşüncesinde yanında olduğumu hissettirmeye çalışıyorum ama bazen aşırı bilmiş hallerine de sinir olduğum için zıt fikirler söyleyebiliyorum, tespitlerinin yerinde olmadığını ifade ediyorum.
Entelektüel yapımız, çoğu boş vakit aktivitelerimiz, izlediğimiz programlar farklı, ortak noktamız yok mu elbette bulmaya ona eşlik etmeye gayret ediyorum, hayat bilgisi gibi eski dizileri izlemek onu mutlu ediyor mesela faaliyetleri boş geliyor, sosyal medya, telefon, tv karşısında uzanmak gibi

Çok takılma diyorum kendime annesi değilsin, adam rahat etsin, senin yanında huzur bulsun. Ama bazen kafam götürmüyor gerçekten
Erkek dediğin öncü lider öğretici hayran kalınan olmalıymış gibi kalıplar var kafamda.
Benim de çocuksu, hoş görüye ihtiyaç duyan davranışlarım var.
Onu eleştirdiğim noktalar oluyor, telefonla konuşurken, bunu neden söyledin, gibi. Önceden tembihleğim, ev hijyenine ilişkin uyarılarım, gezdiğimiz yerlere dair tecrübelerim
Uyurken çok fazla tırnak şıklatıyordu mesela
Bunu yapmamasını rica ettim. Uyanmama sebep oluyor çünkü.
5 aylık evliyiz, sabırlıydı genel olarak ilk 2 ayda benim tavırlarım daha fevriydi bunlara sesini çıkarmadı kırıldığını hissetmeye başladığımda kendime çeki düzen vermeye, görmemeye, susmaya, sabretmeye, onu kırmamaya dikkat ediyorum son 3 aydır.
Eleştiriye hiç gelemiyor, hemen karalar bağlıyor, özür dilesem bile konuyu kapatmıyor, kini geçmiyor.
Fikrimi sunduğumda "hep senin dediğin oluyor" diyip konuyu kesiyor.
Olgun, sabırlı, beni hoş gören tavırları bitti, sevgisini düşüncesini hissedemiyorum, rahatsız olacağım ne varsa hepsini yapıyor, uyurken uyanmam için özel çaba sarf ediyor adeta.
Zalim, acımasız, laflarıyla cezalandıran birine dönüştü ben çabaladıkça.
Hatalarım oluyor birbirimizi hoş görelim 1 sene dayanalım, kişilik çatışması bunlar her evliliğin başında olur diyorum, dinlemiyor ve boşanmaktan bahsediyor rahatlıkla, ne olacaksa olsun diyor
Oysa ki bebek sahibi olmayı aile olmayı ikimiz de istemiştik.
Bu durum beni kırıyor, aynı yatağa bile girmekte zorlanıyorum hep eski annelerimizin nelere katlandıklarını düşünüyorum adım atmaya ikna ediyorum kendimi, sarılıyorum ama reddediliyorum. Geçici midir, öfkesi kırgınlığı zamanla geçer eski haline döner mi?
Ne yapmalıyım sevgili hanımlar, törpülemem gereken çok yanım var
Tecrübeniz vardır mutlaka
5 aylık yuvam çiçeklensin istiyorum

Sevgiler
Evliligin ilk aylarinda böyle şeyler oluyor genelde sen iyi olmaya çalıştıkça nasılsın desen bile onu yanlış anlayabiliyorlar senin ondan üstün olmandan korkuyor olabilir bazı erkekler evlerinde kendileri üstün olsun ister boşanmayı hemen bu kadar rahat söylemesi biraz tuhaf sonuçta oda çok istedi evlenmeyi sizinle eğer seviyorsanız ve evliliğinizi devam ettirmek istiyorsanız biraz bekleyebilirsiniz ama kendinizi kötü hissediyorsanız sizde ve sevginizde bı şeyler eksiliyorsa bitirin zamanla hissettikleriniz daha fazla seviyelere çıkıyor
 
ya ben şuna takıldım
uyurken parmak şıklatıyor sinir oluyorum demişsiniz. 15 yıldır horluyor uykumdan sıçrıyorum. güya ameliyat oldu hiçbirşey değişmedi. yani bunlar olabilecek şeyler.
ama ortak zevkleriniz bir anda yok olmadı. yada siz gözardı ettiniz.
bunlar sabırla değişecek şeyler. ama kırmadan hakaret etmeden. eşim dışarıda asla yemek yemezdi. gidersek en ücra dönerciyi bulurdu. bana marka takıntın var derdi. kaliteli güzel yerlere gidince daha başkasına gitmedi. hani bunlar örnek.
ama siz en ufak şeylerde boşanalım diyorsanız zaten o evlilik dönmez. bizde boşanmayı düşündük ama benim işsiz kaldığım dönemde evimize haciz gelecek sıkıntısından düşündük. birlikte el ele verdik. toparladık. hani çözülecek dertler vardır. çözülmeyecekler vardır. siz bunları bir düşünün.
Evet aradığım işte bu, biz de emek vermek istiyoruz kendimi törpülemeye gönüllüyüm, verdiğiniz örnekler bana yol gösterici oldu, sabırla sevgiyle birlikte zamanla güzelleşeceğini bilmek iyi hissettirdi
 
34 ve 29 arasındaki yaş farkı abarttığınız ölçüde değildir bence çünkü biz 26 gibi evlendik sanırım 32 olduk değişen bir farkımız yok. Yani karakter zaten o yaşlarda oturmuş oluyor.

Mesela eski dizileri izlemekse ben evde süreki Avrupa yakası açıyorum, eşim televizyon bakarken kulaklık takıp iş yaparken falan. Veya onun dinlediği müziklerin hiç biri bana hitap etmiyor yanındaysam sesini kısıyorum çünkü kafam karışıyor hızlı rap olduğu için o da bunu bildiği için odaya girince kapatır ben. Arabada genelde benim tarzımı dinleriz , benimki ikimize daha uygun diye. Onun sevmediği dizileri ben ayrı izlerim, benim sevmediklerimi o ayrı. Konsol oyunundan haz etmem o oynarken yanında koltukta kitap okuyorum sesi rahatsız etmesin diye kulaklıkla bağlanıyor televizyona mesela. Çünkü bir kaç kez sesi başımı ağrıttığı için hiç onu kırmadan ben içerde kitap okuyayım demiştim.

Açıkçası geçinmeye gönlünüz varsa bir şekilde o huzuru yakalarsınız teyzem 8 yaş küçük biriyle evlendi başka ülkeden ve 2 çocuğu var 30 lu yaşlara geldiler hala hergün annemi arayıp şikayet ediyor. Çünkü söylenmesi asla bitmedi, bununla beslenip iletişimi böyle kuruyor. Eşim istediğim kadar toplu değil mesela benimde ama ben hallediyorum bi şekilde söylenip gerginlik olarak yansıtmıyorum çünkü evdeki gerginlik beni mahvediyor asıl. Evi hiç toplayamaz ama inanılmaz iyi yemek yapar, yemeği ona satıyorum evi ben toplarım. Çamaşır yıkamayı akıl edemez evet yıkar hallederim ama heraksam eve gelirken ne eksik ne alınacak bilir. Çöplere elimi sürmem mesela ama onun dolu olduğunu sabah çıkarken atar mısın derim, hatırlatmaktan gocunmam. Bir şekilde dengeyi bulmamız gerekiyor diye düşündüm hep, sevdiğim insanı kendim gibi yapamam, bende tam olarak onun istediği insan olamam tartışmadan hallediliyor isteyince, takmamayı, sakin kalmayı ve en önemlisi sizin onu yaşı sizdennkğcük olduğu için böyle davrandığını düşünmüş bırakmanız gerekiyor. Çünkü yaştan değil, huYu öyledir büyük ihtimalle. Bu kadar takıp kendinize sorun yaratacaksanız da yol yakınken çocuk yokken dönün bence, hamilelikle duygu durum bozukluğum 5 e katlandı benim.
Çok çok güzel açıklamışsınız, gerçekten aydınlanıyorum mesajlarınızla, sabretmek yuvadaki huzuru muhafaza etmek en güzeli, gerginliği ben de hiç sevmiyorum. Şımarıklık ettiğimi kabul edip, yeni bir yol çizeceğim, eşim beni çok sevdi kısa sürede hiç bir şeyi problem etmeden yuva kurdu, hep benim sözüm geçer sandım, bu şımarıklıktır... Örnek alıp tatlılık güzellikle kırmadan yoluma devam edeceğim, rotam şaştığında gelip buradaki yorumları okuyacağım
 
Şu söylediğiniz aklıma yatmadı Erkek dediğin öncü lider öğretici hayran kalınan olmalıymış gibi kalıplar var kafamda. Madem öyle ne işiniz var kendinizden küçük bir adamla? Benim eşim benden 5 yaş büyük yine de aynı olgunlukta değiliz birçok konuda. Sizde kişisel çatışmaları bu kadar içselleştirmeyin evliliğiniz devam etsin istiyorsanız. Bu kadar huzursuz hissettiğim biriyle aynı evde çok uzun süre barınamazdım ben olsam. Yapma dediğim şeyleri sürekli yapan ve benimle sürekli inatlaşan biriyle no yani.
Bence konu sahibi bu özelliklere sahip olmadığını düşündüğünüz eşini biraz da zorla bu kıvama getirmek istiyor. Temelde çok benzer ama farklı bir konuda yeni evliyken ben de eşimin canını sıktığımda hayatımda ilk kez bir dönem dişlerini çıkarmıştı. Erkeklik gururu zedelendiğinde tavırları çok çabuk değişiyor ve haklı da olabilirler. Size "yatakta şöyle olman lazım ama sen öyle değilsin" dese veya hissettirse ne derdiniz? Koyardı. Adamı biraz kendi haline bırakın.
 
Bence konu sahibi bu özelliklere sahip olmadığını düşündüğünüz eşini biraz da zorla bu kıvama getirmek istiyor. Temelde çok benzer ama farklı bir konuda yeni evliyken ben de eşimin canını sıktığımda hayatımda ilk kez bir dönem dişlerini çıkarmıştı. Erkeklik gururu zedelendiğinde tavırları çok çabuk değişiyor ve haklı da olabilirler. Size "yatakta şöyle olman lazım ama sen öyle değilsin" dese veya hissettirse ne derdiniz? Koyardı. Adamı biraz kendi haline bırakın.
Ben benimkini kendi haline bıraktım zaten konu sahibi mi bıraksın diyorsunuz siz ahhahs
 
Eşinin davranışlarına müdahale eden, onu kendi istediği kalıba sokmaya uğraşan, hatta kendi üstünlüğünü kabul ettirme çabası taşıyan, -bence- hoyrat davranışlar okudum yazdıklarınızda. Adamın, evlendiğini düşündüğü kişiyle karşısında gördüğü kişi arasındaki fark çok bariz. Tepkileri de bu hayal kırıklığının ve maruz kaldığı onur kırıcı davranışların olağan sonucu.

Benim anladığım kadarıyla; siz, erkeğin sevgisinin tek başına bir "koca" yapmayacağı gerçeğiyle yüzleşmiş, ama bunu yönetememişsiniz. Eşiniz de aşkıyla büyülediği kadına yetemediği ve koca olarak saygı görmediği ile yüzleşmiş. Burdan dönmesi çok zor. Yine de 'çabalayacağım' diyorsanız, uzun — ama gerçekten uzun — bir süre boyunca eşinizin kırılmış, incinmiş tarafının zaman zaman size sert çıkışlar yapmasına, soğuk davranmasına hazır olmanız, bunları anlayışla karşılamanız gerekecek. Bunları kişisel bir saldırı gibi değil, ağır yaralanmışlığın sonucu gibi görmeyi başarmanız, ona göre davranmanız lâzım. Bunu da, evliliğinizi kurtarmak istediğinizi düşündüğüm için yazdım. Yoksa benim fikrim, birbirinize uygun olmadığınız yönünde. Bu 'eş' size sanki bir beden küçük, kendinize yazık edeceksiniz gibi duruyor. Hakkınızda hayırlısı neyse o olsun.
 
Son düzenleme:
Back
X