• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Ben Mi Fazla Hassas Davranıyorum Yoksa Gerçekten Anormal mi?

  • Konu Sahibi Konu Sahibi mahh
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
Sen asosyal hayatına dön ve kendi küçük dünyanda hijyenik hijyenik yaşa bacım. Bu şekilde bizi bile hasta edeceksin aynı cümleleri uzun uzun yazıp duruyorsun. Demiyorsun ki, aa evet ya biraz anlayışlı ve esnek mi olsam acaba... bunca kadın ortak bir şey diyorsa demek ki ben de anormallik var..
 
Kesinlikle budur ya.
Dağınığıs bakmayacağını bildiğin sana geliyorum diyen arkadaşlıklar da böyle kuruluyor. Evinde aşır temiz titiz aşırı ikram yapıp sonra beklentiye girip insanı kastıracak birindense kahveye geliyorum diyip rahat rahat oturacağım insanları bin kere yeğlerim.
İsterse ziyafet kursun böylesi kıymeti olmaz zaten
Ben böyle aşırı kasan, özenen, milyon çeşit hazırlayan insanları mecburen kendi evime davet ettiğimde uyuzluğuna hiç özenmiyorum. Bir daha çağırmıyorlar zaten. İşim gücüm yokmuş, bütün hafta çalışırken canım çıkmıyormuş gibi saatlerce uğraşıp sofralar kuramam kimseye. Evim de pis, çocuklar halıma koltuğuma mıçsa da umurumda olmaz. Sanatsal bir çalışma oldu, içindeki öfkeyi halıya yansıttı der gülerim 😂
 
Siz gösteriş olsun diye mi alıyorsunuz misafirliğe giderken birşeyler,çünkü kıyaslamasını bile yapmak bana biraz show gıbı geliyor yanı kalkıp netten bunu ne kadara almış benım değerim bu kadar mı diye bakmak benım aklıma gelmez mesela işsizlik bu. Tuhafsınız bıraz ne bilim. Arkadaş olsak ve ben bunları bilsem diken üstünde misafir ederdim sizi kırıcı yanı düşünceleriniz. Düşüncelerinizi de değiştirmediğiniz sürece yalnız yakanızı hiç bırakmaz bana kalırsa.
 
Ben böyle aşırı kasan, özenen, milyon çeşit hazırlayan insanları mecburen kendi evime davet ettiğimde uyuzluğuna hiç özenmiyorum. Bir daha çağırmıyorlar zaten. İşim gücüm yokmuş, bütün hafta çalışırken canım çıkmıyormuş gibi saatlerce uğraşıp sofralar kuramam kimseye. Evim de pis, çocuklar halıma koltuğuma mıçsa da umurumda olmaz. Sanatsal bir çalışma oldu, içindeki öfkeyi halıya yansıttı der gülerim 😂

Çevre de böyle geniş oluyor ama 2-3 sene önce ortak bir arkadaşımız olan biriyle görüşmeye başladık. Samimiyetimiz ikimizin de kasmamasıyla ilerledi. Beni arıyor mesela kahveye gel diyor gidiyorum ev öyle intzam içinde olmuyor. Geçen haftasonu çocuklarımız görüşmek istedi bana geldi çarşaflar kapı üstünde kurumaya falan asılmıştı. Çocuklar görüşmek istediyse hiç kasmam.
Yada arkadaşlarım bana kahveye geldiyse bin çeşit ikram da çıkarmam çikolata kahve tamam. Akşam yemeğine gelenlerin de bin tane hediye ikram aldıklarına hiç şahit olmadım ben en fazla bir tatlı götürülür. Hatta samimi olduklarımızla artık sadece meze gibi kendi yaptıklarımızı götürüyoruz bir çeşit de bizden olsun diye.
Çevremdekilere şükür konusu oldu resmen ya
 
Eşim hariç kimseden benim için özen göstermesini beklemiyorum. Kimseye de kendimi yoracak kadar özenmiyorum. Bu hayatı zorlaştırmaktan başka bir şey değil. Gerekirse tek çeşit pastane tatlısıyla da ağırlar ya da ağırlanırım, gerekirse dışardan söyler öyle geçiştiririm. Canım isterse, maddi durumum elverirse en pahalı tatlıyı alırım, canım istemezse 3 tane eklerle ya da eli boş giderim. Mühim olan yediğimiz içtiğimiz değil nasıl karşıladığımız/karşılandığımız ve nasıl zaman geçirdiğimiz. Mahh gibi birinin evine gidip özenerek hazırlanmış sofraya oturacağıma hoş vakit geçireceğim, rahat edeceğim birinin evinde gazete kağıdı üzerinde ekmek peynir domates yemeyi tercih ederim. Hayatı zorlaştıran insanlardan hoşlanmıyorum ve bence yalnız kalmaya mahkumlar.
Arkadasimi rakiya aldim eve. Ilk kez geliyordu bana. Rakiyi, mezeleri hazirladim, masayi hazirladim. Normalde yapmam ama kiz ilk kez geliyor, rahat etsin diye kopekleri alt kata aldim salonda köpeksiz oturalim diye.

Benim koca raki soframa gelirken mezeciden 250 gr bir tane meze almis gelmis. "Hic gerek yoktu yahu masa dolu zaten, sagolasin düşünmen yeter" dedim aldim masaya koydum. Ne bileyim triplenmek aklima bile gelmedi yani niye birer kilo uc cesit meze getirmedi, ev hediyesi getirmedi diye. Benim icin onemli olan o aksam cok eglenmemiz oldu.


Konu sahibinin ozeni ve beklentisi fazla, cok kati yaklasiyor. Olabilir, tarzi budur kendi bilir. Ama bence sorun, hassas miyim diye konu acip neredeyse herkes tarafindan abartiyorsun, katisin denmesine ragmen bunu kabul etmeyip hala yaptığının normal oldugunu dusunmesi. "Ya evet hassasmisim, katiymisim tamam" diyemiyor.
 
Ben böyle aşırı kasan, özenen, milyon çeşit hazırlayan insanları mecburen kendi evime davet ettiğimde uyuzluğuna hiç özenmiyorum. Bir daha çağırmıyorlar zaten. İşim gücüm yokmuş, bütün hafta çalışırken canım çıkmıyormuş gibi saatlerce uğraşıp sofralar kuramam kimseye. Evim de pis, çocuklar halıma koltuğuma mıçsa da umurumda olmaz. Sanatsal bir çalışma oldu, içindeki öfkeyi halıya yansıttı der gülerim 😂
Bunu ben de bir arkadaşıma yapıyorum.temizlik hastalığı var sürekli temizlikten bahseder bıktım artık muhabbetinden. O geleceği zaman inadına temizlik yapmıyorum evi dağınık bırakıyorum
Bir gün kahvaltıya davet etti beni, evi kırklıycam diye kahvaltıyı hazırlayamamış zaten 12 ye doğru gittim yani niye çağırıyorsun o zaman. Sorun kahvaltıyı hazırlamaması değil de ayy canım temizlik yapmaktan kahvaltıyı yetiştiremedim demesiydi. bıktım valla senin temizlik takıntından ben senin evine pis mi temiz mi diye kontrole gelmiyorum bak bu yaptığın kibire giriyor(dindar biri) desem de yok ya iflah olmuyor.
 
Arkadasimi rakiya aldim eve. Ilk kez geliyordu bana. Rakiyi, mezeleri hazirladim, masayi hazirladim. Normalde yapmam ama kiz ilk kez geliyor, rahat etsin diye kopekleri alt kata aldim salonda köpeksiz oturalim diye.

Benim koca raki soframa gelirken mezeciden 250 gr bir tane meze almis gelmis. "Hic gerek yoktu yahu masa dolu zaten, sagolasin düşünmen yeter" dedim aldim masaya koydum. Ne bileyim triplenmek aklima bile gelmedi yani niye birer kilo uc cesit meze getirmedi, ev hediyesi getirmedi diye. Benim icin onemli olan o aksam cok eglenmemiz oldu.


Konu sahibinin ozeni ve beklentisi fazla, cok kati yaklasiyor. Olabilir, tarzi budur kendi bilir. Ama bence sorun, hassas miyim diye konu acip neredeyse herkes tarafindan abartiyorsun, katisin denmesine ragmen bunu kabul etmeyip hala yaptığının normal oldugunu dusunmesi. "Ya evet hassasmisim, katiymisim tamam" diyemiyor.
Biz cumartesi bir arkadaşa gittik. Gelin çiğ köfte yapayım size dedi. Masada sadece çiğ köfte, yeşillik ve uyduruk iki meze vardı. Biz de elimizi kolumunuzu sallayarak gittik. Mis gibi de doyduk, güzel zaman geçirdik. Yeni taşındıkları halde ev hediyesi almadım çünkü zaten bir sene önce taşındıklarında almıştım. Yarın öbür gün gözüme bir şey çarpar aaa x’e şunu alayım beğenir dersem alırım. Neyse işalla arkamdan konuşmamışlardır karı koca 😂
 
Ya gerçekten benim için de komik. Ben altı ekler alıp gitmeyi kendime yakıştıramam yani. Hani usulen en kötü bunun oranı bir kilo falan olması gerekmiyor mu? Hani koca kutu düşünün içinde altı tane ekler duruyor. Bu arada gerçekten aç gözlülükten demiyorum ben zaten spora gidiyorum ve takıntım olduğu için tatlı hamur falan yemiyorum. Porsiyonum maks yarım dilim baklava falandır. Tatlıya aşık olsam da kendi kendime alabilirim çok şükür hani millet getirsin diye beklemem zaten. Ama benim o görüntüye layık bulunmam beni düşündürdü ben anlatamıyorum mu bilemedim yani hiç getirmese daha iyi değil miydi?
Alışkanlık diyeyim. Arakadaşlarımla öyleydik. Akrabalarımla öyleyiz. Nefret ettiğim akrabam bile bize adam akıllı bir şey ile gelir ben adam akıllı bir şey ile giderim. Ya nasıl anlatsam zaten görgü kuralı bu değil midir ben yanlış mı yaşadım bu olayı anlamadım. Hani tamam on çeşit tatlı almazsın ama temiz bir yerden bir kilo tatlı alıp gidersin en kötü böyle olmaz mı?
Bir de insan kendi değerini belirler diye bir şey var ya nasıl anlatsam ben ekonomik durumum berbatken, cehennemi yaşarken bile böyle bir şey alacaksam iyisini kalitelisini alan biriyim. Şimdi çalışıyorum ve herkes ne kullanırım ne kullanmam biliyor herkes konusu geçince bile söylüyorlar yani. Hani en azından benim hassas davranışıma karşılık bu kız bu eski şeyi asla kullanmaz ayıp olmasın diye aklından bir geçirmesini beklemek çok büyük bir şey mi oluyor gerçekten karar veremedim.
Dışarıda kahve içmiştik kaç defa bir konu açıldı söz vermiş bulundum. Ondan dolayı.
Takmissin bir kilo tatlıya gözün doysun oyyyy
 
Takmissin bir kilo tatlıya gözün doysun oyyyy

Bir de sürekli tatlı yemem diyor. Yemediğin şey gelsin diye neden deliriyorsun ki bu kadar 😂
Bizim verdiğimiz örneklere de eminim enayilere bak, değer görmüyorlar diyordur eminim.😂😂
Değer verildiğini çöpe tatlı atarak göstermek gerekiyormuş
 
Hani bin yıl düşünsem işteki yaşı büyük iş arkadaşlarımı eve davet etmem. Bu yaşına kadar hiç mi arkadaşın olmadı? Herkes aynı olmak zorunda değil böyle insanlarla görüşeceğime hiç görüşmem eve gelen arkadaşlarıma makarna yapmışlığım var
 
Eşim hariç kimseden benim için özen göstermesini beklemiyorum. Kimseye de kendimi yoracak kadar özenmiyorum. Bu hayatı zorlaştırmaktan başka bir şey değil. Gerekirse tek çeşit pastane tatlısıyla da ağırlar ya da ağırlanırım, gerekirse dışardan söyler öyle geçiştiririm. Canım isterse, maddi durumum elverirse en pahalı tatlıyı alırım, canım istemezse 3 tane eklerle ya da eli boş giderim. Mühim olan yediğimiz içtiğimiz değil nasıl karşıladığımız/karşılandığımız ve nasıl zaman geçirdiğimiz. Mahh gibi birinin evine gidip özenerek hazırlanmış sofraya oturacağıma hoş vakit geçireceğim, rahat edeceğim birinin evinde gazete kağıdı üzerinde ekmek peynir domates yemeyi tercih ederim. Hayatı zorlaştıran insanlardan hoşlanmıyorum ve bence yalnız kalmaya mahkumlar.
Bence ne demek istediğimi anlamamışsınız. Bunlar hoş vakit geçirmeye engel değil, insan özenilmiş bir sofrada da sohbet ettiğinde hoş vakit geçirebilir. Ya da güzel hediye götürülen bir arkadaş ile de güzel zaman geçirilir. Sanki özenmek, iyi karşılanmaya hoş sohbete engel gibi bir yorum yapmışsınız ama engel değil.
Tabii ki tek çeşit pastane tatlısı ile de ağırlanılabilirsiniz ama sizin özenerek sofralar kurduğunuz kişiler sizi tek çeşit pastane tatlısı ile ağırlarsa bu o kişilerin size verdiği/vermediği değeri de ifade eder.
Ben de her ziyaretimde müthiş özenilmiş bir hediye götürmem ya da sofra beklemem ama bir iftar yemeğine çağırılmışsam normal bir gün yemeğinden daha özenli bir sofra beklerim. Ya da ilk evlerine gidişim ise kıyıda köşede kalmış demode bir bardak götürmektense güzel bir fincan/kupa/pasta tabağı seti götürmeyi tercih ederim ya da dışarıda görüşüp anlaştığım bir aileyi evime ilk davet ediyorsam kızıma bir kitap (küçük bir hediye ) almalarını beklerim.
Mesela evi pis olan insanların evine de en fazla iki şans veririm eğer beni kirli evde ağırlamaya devam ederse görüşmeyi keserim. (Dağınıklık değil bahsettiğim durum)
Sizinle beklentilerimiz farklı olabilir sonuçta herkesin hayatı farklı. Ben genel hayatımı özenli yaşamayı seven bir insanım arkadaş seçimlerimi de buna göre yaparım bu yüzden bugüne kadar hiç beklediğim gibi olmayan bir tanışma ya da ziyaretim olmadı. Sonuçta herkes kendi gibi olan kişileri arkadaş çevresine seçiyor. Bu yüzden bir sorun da yok.
 
36 yaşımdayım, bugüne kadar bir çok misafir ağırlamışımdır yemekli olsun yemeksiz olsun. Ama şimdiye kadar bir kez bile elleri boş ya da dolu gelmeleri dikkatimi çekmemiştir. Yahu aklıma bile gelmez şunu getirdiler bunu getirdiler demek. Hatta buna takılan kişilerin olduğunu da bu platform sayesinde öğrendim. O derece önemsiz benim gözümde. Ben davet etmişim zaten, nezaketen bir şey getirdilerse ne ala, getirmedilerse de zerre sorun değil. Hayatı bu kadar zorlaştırmayın kendinize, önemli olan geçirilen güzel vakit.
 
Ayy evet çok şükür
Onlar benim birlikte yıllardır çalıştığım insanları kırk yılda bir yemeğe davet etmem ile kendi kapı komşusuna günlük kahveye gitmelerini kıyaslayıp linç etme telaşına girince duygusal bir tatmin yaşıyorlar, ben tedavilik durumdayım ama bu tatmini yaşayanlar elbette çok sağlıklı.
O arkadaşınız kızınıza binlerce liralık harçlık bıraksaydı o özenli hediyesi yerine bence böyle hoşunuza gitmeyecekti.
Anlatmaya çalışıyorum hâlâ kankama kahveye dedikoduya gittim eli boş gittim yazan oluyor.
Ben bu ablaya teşekkür için farklı yerlerden onu orada düşünüp özenle hediye almışım. Tamam teşekkür ettim o da bana teşekkür etti bitti gitti. Fazlaca ince ve romantik bir davranıştı karşılığını istemiyorum zaten. O gün yıllardır çalıştığım insanları davet etmişim öznenmişim emek harcamışım. Bininci kez söylüyorum benim onların hediyesine tatlısına ihtiyacım yok onların da benimkine yok çok şükür. Ama ben bana geçmişte ve bugün bu kadar özenli ve hassas düşünmüş birine kullanmayacağını ve beğenmeyeceğini bile bile o bardağı alıp gitmem yani. Bir özen ve düşünce eksikliği var bunu anormal bulduğumu anlatmaya çalışıyorum.
Abi delireceğim, at çöpe gitsin getirdiği bardakları beğenmediysen. Ülke sorunu oldu mübarek bardaklar .
 
Küçük çocuğu anlatır gibi anlatıyorum inşallah anlayacaksınız. Bebeğin altını değiştirmek için yanında alt değiştirme örtüsü taşımak bir okb davranışı değildir tam tersi yirmi - yirmi beş yıl önce küçük bir şehirde doğup yetişmiş ortaokul mezunu annemin akıl edebileceği kadar sıradan, standart bir davranıştır. Keza ben temiz biri olmasam bile bir anne olsam canım bebeğimi gidip pat temiz mi kirli mi olduğunu bilmediğim bir yere yatırmam, belki ben o halıya ayakkabı ile bastım.
Doktor iş kıyafetini giyiyor, eldivenini takıyor muayene ediyor sonra o eldiveni çıkartıp atıyor iş kıyafeti de hastanede bilmem kaç derecede yıkanıyor. Sonra o temiz hayatına devam ediyor. Banyo yapmamış kişinin mikrobunu cebine koyup evine taşımıyor ya da ekstra ekstra hijyen sorunu olan birini evine getirip bir de orada muayene etmiyor. Benim on yılda bir eve davet ettiğim insanları günlük kahveye gittiği komşusu ile kıyaslayanlar ne kadar mantıklı ise doktoru örnek vermeniz o kadar mantıklı işte.
Buna da gülüyorum . Doktor akraba arkadaşlarım var hemşire var neredeymiş o hijyen hastanelerde?
 
Daha önceden şöyle bir konu açmıştım ARKADAŞ NASIL BULABİLİRİM? TAVSİYELERİNİZE ÇOK İHTİYACIM VAR
Orada çoğu kişi yaşa, medeni duruma falan çok takıldığımı söylemişti. Ben de bunu biraz düşündüm ve daha esnek davranmalıyım o zaman dedim. Ve birlikte çalıştığım benden yirmi yaş kadar büyük evli çocuklu bir ablayı ve birkaç yaş büyük evli bebekli bir iş arkadaşımı akşam yemeğine davet ettim. Abla çok sevdiğim bir abladır gerçekten. İşle ilgili büyük sıkıntılar yaşadığımda da bana çok yardımcı olmuştu, başım sıkıştığında da destek olur. Kendisini gerçekten severim. Diğer arkadaş da iyi anlaştığım, sohbeti güzel biri.
Şimdi şöyle ki benim evim 1+1 eşyalı küçük öğrenci evi tarzı bir ev. Bir de onları davet ettiğim gün sular kesildi. Ona rağmen içme suları ile güzel bir menü hazırladım. Ana yemeği kendi fırınımda bile pişirmedim, ekmek fırınına götürdüm sırf daha güzel olsun diye. Ve el lezzetim de güzeldir bir de malzemeyi bol koyup özenli yapınca güzel yemekler çıkartıyorum, bunu da herkes söylüyor. Titiz de bir insanım, hani öncesinde halılardan pencerelere her yeri silmiştim hatta şöyle söyleyeyim yıkanmış temiz bardak tabağı bile bulaşık makinesi olmamasına rağmen baştan yıkadım aman tozlanmış ya da yıkarken kirli kalmış olmasın ayıp olmasın diye. Tabi bu temizlik aşamalarını normalde de yapıyorum hani normalde de temizlik seven biriyim onlar gelmeden de yapmış bulundum. Kendi evim kendi eşyam olmamasına rağmen pür paktı evim yani. Bunları şunun için anlatıyorum bir özen gösterdim ben.
İlk olay abla oğlunu da getirdi. Bu normal mi bilmiyorum çünkü çocuk büyük, ortaokul öğrencisi ve evde babası abisi de var. Hani bir öğrenci evi için kendisinin gelmeyi istemesi de bana garip geldi. Ben olsam odamda takılmayı tercih ederdim o yaşlarda böyle bir seçenek durumunda. Çocuk da zaten küçücük evde haklı olarak sürekli sıkıldı, annesinden telefonunu istedi falan.
Diğer olay getirdikleri. Abla muz ve eski tarz bir kahve yanı bardağı getirmişti bir de turşu bir tabak. O bana işle ilgili bir sıkıntıda çok destek oldu diye ben ona yazın gittiğim üç farklı şehirden oranın meşhur olan üç farklı hediyesini oralarda onu düşünerek alıp hediye kutusu yapıp hediye etmiştim. Hani bardağın modelini internetten aratınca çıkmıyor muhtemelen yeni bile değil. Onun benim hediyeme asla ihtiyacı yok asla muhtaç değil ben de karşılık bekleyen aç gözlü biri gerçekten değilim yanlış anlaşılmak gerçekten istemiyorum ama eski bir bardağa layık bulunmam gerçekten normal mi? Hani benim ki bir tık romantik kaçıyor onu geçmiş bir örnek olarak yazdım bir ev ziyareti için bu kadar romantik hediyeler de beklemiyorum tabi ki ama ben birinin evine gidince en kötü dört beş çeşit meyve ya da birkaç çeşit tatlı alıp gidiyorum kıymet verdiğim anlaşılsın diye. Ve onlar ilk defa geldiler. Diğer arkadaş da altı tane ekler getirmiş. Hani neden altı hiç bilmiyorum . Eli boş gitmeyeyim ama çok da önemli değil demişler gibi hissettim. Bu arada bu şekilde yazıyorum ama gerçekten kimseden bir şey istediğimden bir şey beklediğimden değil hani ben mi abartıyorum bu işin normali mi böyle gerçekten anlamadım.
Diğer arkadaş bebeğini getirmişti. Bebek gerçekten çok tatlıydı, çok sevdim huysuzluk yapmasına asla takılmadım çünkü çocuk bu yani tabi ki yapacak. Ve bebekli birini davet ederken tabi ki de bunu bilerek davet ediyoruz sonuçta. Ben de zaten sürekli bir şey olmaz ben sonra toplarım temizlerim tarzı konuştum. Ama annesi çocuğun altını pat halının üstünde açınca bir şok oldum. Bundan yirmi yıl önce bile annemin alt değiştirme örtüsü vardı kardeşime kullandığı, halı koltukla falan asla temas ettirmezdi. O halıyı defalarca çeşit çeşit malzeme ile silmiştim ben gerçekten bu normal bir davranış mı? Hani fark etsem ben hemen bir örtü bulup uzatırdım ser diye ama sonradan gördüm.
Bu konuyu açtım çünkü acaba ben mi fazla hassas ve özenli düşünüyorum yoksa gerçekten değer mi görmüyorum açıkçası bunu merak ettim.

Önümüzdeki yıla kadar ayrı eve çıkma hevesim vardı. Aile evinden ayrı kendi evim olacak, arkadaşlarımı misafir edeceğim diye hayaller kuruyordum. 🙈🥲 Bu konuyu okuduktan sonra şimdi misafir varmış misafir varmış diyerek vazgeçtim ayrı ev hayalimden. Benzer bir olayı yaşayamam hiç.

Beni büyük bir masraftan kurtardın mahh tşkler.
 
Okb ciddi zor bir hastalık . Metroya bindin diyelim. Bizden önce yüzlerce kişi oturduğumuz koltuğa oturuyor tutunma yerlerine tutunuyor kabanımız değiyor. Pantolon çorap eve dönünce ben de hemen yıkamaya atıyorum ama yün mantoyu mesela her dışarı çıkışımdan sonra yıkasam 1 haftaya ürün çöp olur. Banka vs hiç mi oturmuyoruz dışarda? Çocuklarımız kaydıraktan vs kaymıyorlar mı? Köpek kedi vs de seviyoruz görünce . Bu temizlik takıntısı hastalık değilse, şov geliyor bana kimse kusura bakmasın .
 
Arkadasimi rakiya aldim eve. Ilk kez geliyordu bana. Rakiyi, mezeleri hazirladim, masayi hazirladim. Normalde yapmam ama kiz ilk kez geliyor, rahat etsin diye kopekleri alt kata aldim salonda köpeksiz oturalim diye.

Benim koca raki soframa gelirken mezeciden 250 gr bir tane meze almis gelmis. "Hic gerek yoktu yahu masa dolu zaten, sagolasin düşünmen yeter" dedim aldim masaya koydum. Ne bileyim triplenmek aklima bile gelmedi yani niye birer kilo uc cesit meze getirmedi, ev hediyesi getirmedi diye. Benim icin onemli olan o aksam cok eglenmemiz oldu.


Konu sahibinin ozeni ve beklentisi fazla, cok kati yaklasiyor. Olabilir, tarzi budur kendi bilir. Ama bence sorun, hassas miyim diye konu acip neredeyse herkes tarafindan abartiyorsun, katisin denmesine ragmen bunu kabul etmeyip hala yaptığının normal oldugunu dusunmesi. "Ya evet hassasmisim, katiymisim tamam" diyemiyor.
Hah bende bunu diyecektim çıkıpta hala bu kadar kişi bunu söylüyor acaba normal olmayan ben miyim demiyor 10 kişiden biri hak verince ordan başlıyor bize sallamaya tedavi şart
 
Back
X