• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Boşanmalı mıyım?

Her okuduğum satır da kendime yapılmış gibi sinirlendim hepsini okuyamadım o derece. 😑 Bir de okumuş etmişsiniz meslek sahibi olduğunuz halde yıllarca sineye çekmişsiniz. Yazık geçip giden yıllarınıza daha bir de boşanmalı mıyım diye danışıyosunuz. Yok geri kalan ömründe de otur çek bu hayatı hayret birşeysiniz cidden 🙄🙄
Sineye çekmemin nedeni sorunu hep kendimde aramam, çünkü ona göre o gayet düzgün, herkes tarafından sevilen bir insanmış öyle diyor.
 
Burada madden manen çaresiz kadınlar yazıyor çok üzülüyorum,çıkış yolları da olmuyor mecburen adamı çekmek zorunda kalıyorlar.Ama sizin durumunuza hiç üzülmedim.Çalışan kazanan birikimi olan kadınsın,ailenden de olumsuz bahsetmedin.Kocanın bir tek iyi huyunu da göremedim.Sinek kadar kocam olsun başımda dursunculardansın.
yok aksine kocacı değildim bekarken, ben evlenmem diyordum benimki sadece insanlar üzülmesin diye susmak. Ama dışarıdan eşim iyi insan gibi bahsedilince hatta kendiside beni herkes sever der bu yüzden sorunu hep kendimde aradım, ailem bile benden çok seviyor acaba sorun hep bende mi dedim.
 
Kocanız genel yurdum erkeği. Sizi tüketene kadar alır, hiç düşünmez bu kadının ihtiyacı var mı? Çünkü sizi birey olarak değil, kendi uzantısı olarak görüyor. İstesen verirdim der geçer, zaten bir kadın olarak yapmam gerekiyordu düşünür. Ben size bir şey demeyeceğim, insan aşıkken gözü başka şeylere kapanıyor çoğu kez. Siz çocuk yaşta bu adamla tanışmışsınız. Bizim ülkemizde kadınlar kendileri için bir şeyler istemesi hep bencillik olarak görülür, bizde öyle şartlandırılarak büyürüz. Olanla yetinmenmiz ve yapıcı olmamız beklenir, anladığım sizin aileniz ekstra böyle. Mesela bugün bir erkek şöyle güzel biri istiyorum dese güler geçerler ama kadınlar bir maddi istekte bulunsa evleneceği kişiyle ilgili, önemli olan sevgi denir.Kadınlar bile inandırmış kendini. Kadınlar olarak aşk ve evlilik kurumu altında başka prangalarla bağlandığımızı düşünüyorum.
Ben sizin evliliğiniz hakkında yorum yapamam ama görünen köy kılavuzda istemiyor. Sizin aşkınız ve idare eden yapınız sayesinde adam baya mal varlığı elde etmiş. Üniversite meselesine değinmiyorum bile. İpleri çoktan eline vermişsiniz. Önce yavaş yavaş sınır koyun, bir anda sizi bastırmasın. Kendinize alan açın, paranızı eline saymayın mesela. Umarım iyi bir sonuç alırsınız.
 
Geçenlerde 2014-2015 civarı açılmış bir konu gördüm başlık evliliğinde mutsuz kadınlar gibi bir şeydi.Sayfalarca yazılmış kadınlar içlerini dökmüş dayak, aldatma, insan yerine koyulmama, sevgisizlik ne ararsan var.Bunları yazan kadınların sonraki açtığı konulara baktım o yıllardan bu yana hayatlarında ne değişmiş diye.Çoğu ya hamile kalmaya çalışıyordu ya da doğum yapmış aynı adamdan çocuk büyütüyor ama hala şikayetçiydi😅
 
O herifi değil koca kapımda amiyane tabirle it diye bile beslemem. Ona çorba değil yal yaparım. Yatakta değil ahırda yatırırım.

Kimsenin kahrını çekmedim de çekmem de. Sizin gibi kadınları okudukça yok artık diyorum ya inanılmaz. İnsan kendine bunu yapmaz. Çalış kazan kahır çek. İzin iste azar işit aşağılan. Oldu başka? Kabardı karadenizli damarım. Tek taşla onun başını yararım. Erkek kahrı çekenleri anlamıyoreeee. 😅
 
Merhaba herkese,
Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliykende çok tartışırdık. Sevgiliyken, üniversite kazandım okumamı istemedi. Küstü aylarca konuşmadı, gönlünü alarak okumaya gittim. Zaten amcamlarda kaldım, ona sürekli rapor veriyordum "indim, bindim, geldim vs." Zaten sosyal hayat sıfır, arkadaşlarımla dışarda buluşmam, gezmeme karşıydı. Neyse okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi daha var. Birisi kendi ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi sadece 5 dklık mesafede. Ben ailesiyle birlikte oturmak istemedim, ama o zamanında yaşanan babasının rahatsızlığından dolayı duygu sömürüsü yaparak aynı binada oturmak istedi. Babamda "otursunlar ne olacak sanki" dedi. Sevdiğim için kabul ettim. İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaatlerde bulundu "ben gelinime, ev araba telefon alacağım" diye. Ama bir bindallı bile almadılar. Görümcemle gitmiştik bindallı kiralamaya 2016 yılı 500 tl için çok fazla dedi. Bende yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim. Babamda zaten alışverişe gideceğimde tembihliyordu, birşey aldırma, masrafa sokma diye. Düğün gecesi gelip bütün takılarımı aldılar, ne kadar takıldı neyim vardı onu bile bilmiyorum. Babası bankada kasa açtırmış kendi adına oraya koydular. Balayından geldik. Kayınvalidem bana " bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile bende geleceğim" dedi. 22 yaşındaydım o zaman, saftım, susup oturuyordum. Annesi bir gün bana misafirin mi vardı dedi yok anne dedim. Salonun ışığı yanıyordu dedi. Salonun ışığını nerden gördün dedim. "Karşı binanın camının yansımasından baktım" dedi.
Eşimin bir pazar günü tatili var. Ama babasının ehliyeti ve arabası olmadığı için gidecekleri yere birlikte gidiyorduk. Düğünleri hiç bitmezdi, günde iki düğüne gittiğimizi biliyorum. Bir gün dayısına gideceğiz annesigille, masada havlu gördüm. "işlemesi ne kadar güzelmiş" dedim. Anneside bana "bunu senin annenin yapması gerekiyordu ama ben yaptım" dedi. Annem annesine "amca, dayı, hala bunlara ne sen bana bohça yap ne de ben sana sadece aile içine yapalım demişti, öyle de oldu. Annem bohça yapmadığı için bana laf söylüyor.
Eşimle ilk market alışverişine gittik ben yağ, salça alıyorum. Eşim bana napıyorsun dedi yemeklik malzeme alıyorum dedim. "Niye alıyorsunki, biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz" deyince bir şok yaşadım. Ama yine susup oturdum. O işten gelmeden önce aşağı iniyordum, annesiyle onun işten gelmesini bekliyordum. Ben çok yemek yapmayı bilmediğimden annesi yapıyordu. Yardım ederdim hatta misafirleri gelir, çağırırdı. Özellikle akraba gelince bizim kendi evimizde oturmamız mümkün değildi, onlara giderdik. Zaten göremiyorum eşimi, evdeykende bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu. Ben ilgi isteyincede "sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" derdi bana.
Birkaç ay sonra bana takılarla arsa almak istediğini söyledi. Tamam dedim, sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi, buna karşı çıktım. Kendi üstüne yaptı arsayı. Takılardan bana hiç birşey kalmamıştı, tamı tamına nasıl yetti nasıl denk geldi o da şaşırtıcı.
Arkadaşlarımla görüşmek isterdim "dışarı çıkma, arkadaşların eve gelsin" derdi. Haftada bir annemlere giderdim "sen ne kadar çok annenlere gidiyorsun" derdi. Zaten ailemde yatılı kalmama asla izin vermezdi.
Evlendikten 2 sene sonra babamın vesilesiyle iş buldum. Bana maaşını sakın elleme, biriksin, ben sana harçlık veririm dedi. Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyor, harcamaya kıyamıyordum. Arabasını sattı yeni araba almak için, babamın arabasını aldık. 55.000 tl o zaman parasıyla kendi hesabımdan 35.000 tl verdim, yine kendi üstüne yaptı.
Eve oturttular ama sadece mutfak dolabı yaptırıldı evlenmeden önce. Ben çalışmaya başladıktan sonra, parkesi, pimapeni, cam balkonu yaptırdık. Evinde sorunları bitmiyor tam 5 kere mutfak borusu patladı. Taşınalım dedim, istemedi.
Sosyal hayatımız yok, yemek, içmek, gezmek bi yerlere gitmek. Kışın hele hep evdeyiz. 5 sene tatile gitmediğimiz oldu.
Evlendikten 4 sene sonra da çocuğumuz oldu, geç oldu çünkü iş sebebiyle biraz beklemem gerekti. Çocuğa babasının ismini koymak istedi, babama haksızlık olacağını düşünerek kabul etmedim. Kulağına ezan okunmasını babası olarak eşimin yapmasını istedim, ama o babasını istedi, babası okudu. Çocuk olunca iyice bi mesafe oluştu aramızda. 3 aylıkken bırakıp işe geldim, özel sektör. Uykusuz geceler, iş yerinde süt sağma telaşı. İş yerinde mobing. Yöneticilerimin usulsüz işler yaptığını gördüm, bunları şikayet ettim. Bana çok karşı geldi yanımda olmadı. Sen ne karışıyorsun diye. Şu an mahkemelik oldu yöneticiler, yeni yönetimde bana sözleşme yapıp, maaşımı iyileştirdi.
Kocamdan görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başlamıştım. Saf, koşulsuz sevgi. Kıskanmaya başladı, oğlum beni sevdikçe o da biraz ilgi göstermeye başladı. Bu sefer o sevgisizlikten yakınmaya başladı bende ona bana yıllar önce dediğini dedim " sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" dedim.
Sürekli sorun yaratıyor, Sigara içtiğimi biliyordu sevgili olmadan önce, bırakacaksın dedi tamam dedim ama bırakamadım, gizli gizli içiyordum. Bir gün birşey saklamak istemediğim için söyledim. Sinirlendi, duvarı yumrukladı, birşeyler fırlattı evde "çocuğu ne yapacağımızı konusalım" dedi. Kızgınlığı geçince gönlünü aldım. Sakız sevmez ama işyerinde sigara içtiğimden kokusunu alsın diye sadece ağzımda bulundururdum, farketti ve bana "sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun" dedi. Kendi soyadımı kullanmak istedim, bi ton laf etti ama kullanıyorum. Geçenlerde ablasının kimliğini gördüm, o da kendi soyadını kullanıyor. Eşime söyledim bak ablanda kendi soyadını kullanıyormuş dedim. "keşke benim soyadımı hiç almasaydın" dedi.
Çocuk olduktan sonra kendi paramı harcamaya başladım. Çocuk masrafları kıyafetleri, maması, bezi vs. Kreşe başladı, okul masrafları, kendime harcadıklarım. Her sene kurban parasını benden alır kendi adına keser. Geçen sene yurtdışı bağış uygun ya kendi adımada keseyim dedim, gerek yok dedi. Çocuk sıkılıyor oyun parklarına götürüyorum, oraya harcama yapıyorum. Yıllardır robot süpürge istedim, karşı çıktı. Sonunda ikna ettim sen öde dedi. Kahve makinesi aldım, sen öde dedi. Yeri geldi annesine bile hamur yoğurma makinesi aldım. Yeğenlerine, annesine, babasına hediye alırım. Ailesi çocuğumuza bakıyor diye yemek kartını onlara ver dedim, market alışverişi oradan yapsınlar dedim.
Birikim yapıyoruz. Aldığımız altınları babasının kasasına koyuyoruz. Ben altın hesabı açtım, artık kendi hesabımda biriktiriyorum. Otomatik vites araba istedim, oda istedi ama arabayı satalım iyi birşey alalım dedi. Bende araba dursun, ben acemiliğimi atana kadar bir araba alalım sonra ikisinide satar, iyi birşey alırız dedim. Tamam dedi ama her arabaya bahane buldu. hevesim kırıldı. İstemedim.
Seviyorum diyor, ama hissettirmiyor ki. Nodüllerim var ve 3 kere biyopsi yapıldı, başka birşey için dudağımdan biyopsi, alındı. Hiç birinde yanımda olmadı. İşten izin alamıyorum dedi. Geçen annesi gözü rahatsızlandı, babasıyla birlikte hastaneye götürdüler. Sabahtan öğlene kadar annesinin yanındaydı. Tabiki olsun, ama benimde yanımda olabilirdi demekki.
Geçenlerde sigara paketini buldu çantamda. Küstü, tavır yaptı. Ben yanaştıkça uzaklaştı. Bende artık tüm yaşadıklarımdan dolayı sanırım kaldıramadım. Sonuçta o sevmiyor diye yanında içmiyorum ama bi paket buldu diye surat bir karış. Annemlere götür beni boşanalım dedim, zaten oğlumu annemlere bırakacaktık annesigilin hastane işi vardı, eşyaları topladım, oğlumu annemlere bıraktık. İş için yolda ayrılırken çocuğun çok öksürüğü olursa sabah hastaneye götürelim beni ara dedi. Bizi düşünme dedim, gözlerim doldu, sarıldı barıştık.
Geçenlerde çocuğun okulun parasını yatırır mısın dedim. Senin paran yok mu dedi? Ben altın hesabına yatırdım dedim. Anca kendine yatırım yapıyorsun, araba almaya gelince vermiyorsun dedi. Babanın kasasındakileri al işte orda fazlasıyla para var. Hem deprem, sel felaket olsa babanı nerden bulcaz, o bankayı nerden bulacağız, -kasanın anahtarı babasında ve babası olmadan altınları vermiyorlar- oradakileri alman daha mantıklı değil mi? dedim. Onlar oğlumuzun birikimi demedik mi diyor? Sen biriktirdiğini bana vermeyeceksen, bana faydası yoksa hesabında durmasının ne anlamı var dedi? Ben eve harcadığımdan birikim yapamıyorum diyor. Zaten aman aman bir market alışverişi yok, araba yakıtı ve doğalgaz. Ben ondan çok harcıyorumdur. Tartıştık, yine küstük.
Geçenlerde boşanalım dediğim için mi altınlarımı istiyor acaba hani olmasa neyse oradaki de bizim biriktirdiğimiz sonuçta.
Sanki ben artık yorulmuşum gibi. Siz olsanız ne yapardınız?
Boşanmak için neyi bekliyorsun? Daha ne olsun mesela
 
Merhaba herkese,
Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliykende çok tartışırdık. Sevgiliyken, üniversite kazandım okumamı istemedi. Küstü aylarca konuşmadı, gönlünü alarak okumaya gittim. Zaten amcamlarda kaldım, ona sürekli rapor veriyordum "indim, bindim, geldim vs." Zaten sosyal hayat sıfır, arkadaşlarımla dışarda buluşmam, gezmeme karşıydı. Neyse okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi daha var. Birisi kendi ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi sadece 5 dklık mesafede. Ben ailesiyle birlikte oturmak istemedim, ama o zamanında yaşanan babasının rahatsızlığından dolayı duygu sömürüsü yaparak aynı binada oturmak istedi. Babamda "otursunlar ne olacak sanki" dedi. Sevdiğim için kabul ettim. İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaatlerde bulundu "ben gelinime, ev araba telefon alacağım" diye. Ama bir bindallı bile almadılar. Görümcemle gitmiştik bindallı kiralamaya 2016 yılı 500 tl için çok fazla dedi. Bende yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim. Babamda zaten alışverişe gideceğimde tembihliyordu, birşey aldırma, masrafa sokma diye. Düğün gecesi gelip bütün takılarımı aldılar, ne kadar takıldı neyim vardı onu bile bilmiyorum. Babası bankada kasa açtırmış kendi adına oraya koydular. Balayından geldik. Kayınvalidem bana " bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile bende geleceğim" dedi. 22 yaşındaydım o zaman, saftım, susup oturuyordum. Annesi bir gün bana misafirin mi vardı dedi yok anne dedim. Salonun ışığı yanıyordu dedi. Salonun ışığını nerden gördün dedim. "Karşı binanın camının yansımasından baktım" dedi.
Eşimin bir pazar günü tatili var. Ama babasının ehliyeti ve arabası olmadığı için gidecekleri yere birlikte gidiyorduk. Düğünleri hiç bitmezdi, günde iki düğüne gittiğimizi biliyorum. Bir gün dayısına gideceğiz annesigille, masada havlu gördüm. "işlemesi ne kadar güzelmiş" dedim. Anneside bana "bunu senin annenin yapması gerekiyordu ama ben yaptım" dedi. Annem annesine "amca, dayı, hala bunlara ne sen bana bohça yap ne de ben sana sadece aile içine yapalım demişti, öyle de oldu. Annem bohça yapmadığı için bana laf söylüyor.
Eşimle ilk market alışverişine gittik ben yağ, salça alıyorum. Eşim bana napıyorsun dedi yemeklik malzeme alıyorum dedim. "Niye alıyorsunki, biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz" deyince bir şok yaşadım. Ama yine susup oturdum. O işten gelmeden önce aşağı iniyordum, annesiyle onun işten gelmesini bekliyordum. Ben çok yemek yapmayı bilmediğimden annesi yapıyordu. Yardım ederdim hatta misafirleri gelir, çağırırdı. Özellikle akraba gelince bizim kendi evimizde oturmamız mümkün değildi, onlara giderdik. Zaten göremiyorum eşimi, evdeykende bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu. Ben ilgi isteyincede "sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" derdi bana.
Birkaç ay sonra bana takılarla arsa almak istediğini söyledi. Tamam dedim, sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi, buna karşı çıktım. Kendi üstüne yaptı arsayı. Takılardan bana hiç birşey kalmamıştı, tamı tamına nasıl yetti nasıl denk geldi o da şaşırtıcı.
Arkadaşlarımla görüşmek isterdim "dışarı çıkma, arkadaşların eve gelsin" derdi. Haftada bir annemlere giderdim "sen ne kadar çok annenlere gidiyorsun" derdi. Zaten ailemde yatılı kalmama asla izin vermezdi.
Evlendikten 2 sene sonra babamın vesilesiyle iş buldum. Bana maaşını sakın elleme, biriksin, ben sana harçlık veririm dedi. Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyor, harcamaya kıyamıyordum. Arabasını sattı yeni araba almak için, babamın arabasını aldık. 55.000 tl o zaman parasıyla kendi hesabımdan 35.000 tl verdim, yine kendi üstüne yaptı.
Eve oturttular ama sadece mutfak dolabı yaptırıldı evlenmeden önce. Ben çalışmaya başladıktan sonra, parkesi, pimapeni, cam balkonu yaptırdık. Evinde sorunları bitmiyor tam 5 kere mutfak borusu patladı. Taşınalım dedim, istemedi.
Sosyal hayatımız yok, yemek, içmek, gezmek bi yerlere gitmek. Kışın hele hep evdeyiz. 5 sene tatile gitmediğimiz oldu.
Evlendikten 4 sene sonra da çocuğumuz oldu, geç oldu çünkü iş sebebiyle biraz beklemem gerekti. Çocuğa babasının ismini koymak istedi, babama haksızlık olacağını düşünerek kabul etmedim. Kulağına ezan okunmasını babası olarak eşimin yapmasını istedim, ama o babasını istedi, babası okudu. Çocuk olunca iyice bi mesafe oluştu aramızda. 3 aylıkken bırakıp işe geldim, özel sektör. Uykusuz geceler, iş yerinde süt sağma telaşı. İş yerinde mobing. Yöneticilerimin usulsüz işler yaptığını gördüm, bunları şikayet ettim. Bana çok karşı geldi yanımda olmadı. Sen ne karışıyorsun diye. Şu an mahkemelik oldu yöneticiler, yeni yönetimde bana sözleşme yapıp, maaşımı iyileştirdi.
Kocamdan görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başlamıştım. Saf, koşulsuz sevgi. Kıskanmaya başladı, oğlum beni sevdikçe o da biraz ilgi göstermeye başladı. Bu sefer o sevgisizlikten yakınmaya başladı bende ona bana yıllar önce dediğini dedim " sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" dedim.
Sürekli sorun yaratıyor, Sigara içtiğimi biliyordu sevgili olmadan önce, bırakacaksın dedi tamam dedim ama bırakamadım, gizli gizli içiyordum. Bir gün birşey saklamak istemediğim için söyledim. Sinirlendi, duvarı yumrukladı, birşeyler fırlattı evde "çocuğu ne yapacağımızı konusalım" dedi. Kızgınlığı geçince gönlünü aldım. Sakız sevmez ama işyerinde sigara içtiğimden kokusunu alsın diye sadece ağzımda bulundururdum, farketti ve bana "sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun" dedi. Kendi soyadımı kullanmak istedim, bi ton laf etti ama kullanıyorum. Geçenlerde ablasının kimliğini gördüm, o da kendi soyadını kullanıyor. Eşime söyledim bak ablanda kendi soyadını kullanıyormuş dedim. "keşke benim soyadımı hiç almasaydın" dedi.
Çocuk olduktan sonra kendi paramı harcamaya başladım. Çocuk masrafları kıyafetleri, maması, bezi vs. Kreşe başladı, okul masrafları, kendime harcadıklarım. Her sene kurban parasını benden alır kendi adına keser. Geçen sene yurtdışı bağış uygun ya kendi adımada keseyim dedim, gerek yok dedi. Çocuk sıkılıyor oyun parklarına götürüyorum, oraya harcama yapıyorum. Yıllardır robot süpürge istedim, karşı çıktı. Sonunda ikna ettim sen öde dedi. Kahve makinesi aldım, sen öde dedi. Yeri geldi annesine bile hamur yoğurma makinesi aldım. Yeğenlerine, annesine, babasına hediye alırım. Ailesi çocuğumuza bakıyor diye yemek kartını onlara ver dedim, market alışverişi oradan yapsınlar dedim.
Birikim yapıyoruz. Aldığımız altınları babasının kasasına koyuyoruz. Ben altın hesabı açtım, artık kendi hesabımda biriktiriyorum. Otomatik vites araba istedim, oda istedi ama arabayı satalım iyi birşey alalım dedi. Bende araba dursun, ben acemiliğimi atana kadar bir araba alalım sonra ikisinide satar, iyi birşey alırız dedim. Tamam dedi ama her arabaya bahane buldu. hevesim kırıldı. İstemedim.
Seviyorum diyor, ama hissettirmiyor ki. Nodüllerim var ve 3 kere biyopsi yapıldı, başka birşey için dudağımdan biyopsi, alındı. Hiç birinde yanımda olmadı. İşten izin alamıyorum dedi. Geçen annesi gözü rahatsızlandı, babasıyla birlikte hastaneye götürdüler. Sabahtan öğlene kadar annesinin yanındaydı. Tabiki olsun, ama benimde yanımda olabilirdi demekki.
Geçenlerde sigara paketini buldu çantamda. Küstü, tavır yaptı. Ben yanaştıkça uzaklaştı. Bende artık tüm yaşadıklarımdan dolayı sanırım kaldıramadım. Sonuçta o sevmiyor diye yanında içmiyorum ama bi paket buldu diye surat bir karış. Annemlere götür beni boşanalım dedim, zaten oğlumu annemlere bırakacaktık annesigilin hastane işi vardı, eşyaları topladım, oğlumu annemlere bıraktık. İş için yolda ayrılırken çocuğun çok öksürüğü olursa sabah hastaneye götürelim beni ara dedi. Bizi düşünme dedim, gözlerim doldu, sarıldı barıştık.
Geçenlerde çocuğun okulun parasını yatırır mısın dedim. Senin paran yok mu dedi? Ben altın hesabına yatırdım dedim. Anca kendine yatırım yapıyorsun, araba almaya gelince vermiyorsun dedi. Babanın kasasındakileri al işte orda fazlasıyla para var. Hem deprem, sel felaket olsa babanı nerden bulcaz, o bankayı nerden bulacağız, -kasanın anahtarı babasında ve babası olmadan altınları vermiyorlar- oradakileri alman daha mantıklı değil mi? dedim. Onlar oğlumuzun birikimi demedik mi diyor? Sen biriktirdiğini bana vermeyeceksen, bana faydası yoksa hesabında durmasının ne anlamı var dedi? Ben eve harcadığımdan birikim yapamıyorum diyor. Zaten aman aman bir market alışverişi yok, araba yakıtı ve doğalgaz. Ben ondan çok harcıyorumdur. Tartıştık, yine küstük.
Geçenlerde boşanalım dediğim için mi altınlarımı istiyor acaba hani olmasa neyse oradaki de bizim biriktirdiğimiz sonuçta.
Sanki ben artık yorulmuşum gibi. Siz olsanız ne yapardınız?
Gerçekten aynı hayatı yaşıyoruz diyebilirim . Ameliyat oldum başımda teyzem durdu eşim arabada uyuyordu :) ve boşanıyoruz
 
Merhaba herkese,
Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliykende çok tartışırdık. Sevgiliyken, üniversite kazandım okumamı istemedi. Küstü aylarca konuşmadı, gönlünü alarak okumaya gittim. Zaten amcamlarda kaldım, ona sürekli rapor veriyordum "indim, bindim, geldim vs." Zaten sosyal hayat sıfır, arkadaşlarımla dışarda buluşmam, gezmeme karşıydı. Neyse okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi daha var. Birisi kendi ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi sadece 5 dklık mesafede. Ben ailesiyle birlikte oturmak istemedim, ama o zamanında yaşanan babasının rahatsızlığından dolayı duygu sömürüsü yaparak aynı binada oturmak istedi. Babamda "otursunlar ne olacak sanki" dedi. Sevdiğim için kabul ettim. İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaatlerde bulundu "ben gelinime, ev araba telefon alacağım" diye. Ama bir bindallı bile almadılar. Görümcemle gitmiştik bindallı kiralamaya 2016 yılı 500 tl için çok fazla dedi. Bende yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim. Babamda zaten alışverişe gideceğimde tembihliyordu, birşey aldırma, masrafa sokma diye. Düğün gecesi gelip bütün takılarımı aldılar, ne kadar takıldı neyim vardı onu bile bilmiyorum. Babası bankada kasa açtırmış kendi adına oraya koydular. Balayından geldik. Kayınvalidem bana " bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile bende geleceğim" dedi. 22 yaşındaydım o zaman, saftım, susup oturuyordum. Annesi bir gün bana misafirin mi vardı dedi yok anne dedim. Salonun ışığı yanıyordu dedi. Salonun ışığını nerden gördün dedim. "Karşı binanın camının yansımasından baktım" dedi.
Eşimin bir pazar günü tatili var. Ama babasının ehliyeti ve arabası olmadığı için gidecekleri yere birlikte gidiyorduk. Düğünleri hiç bitmezdi, günde iki düğüne gittiğimizi biliyorum. Bir gün dayısına gideceğiz annesigille, masada havlu gördüm. "işlemesi ne kadar güzelmiş" dedim. Anneside bana "bunu senin annenin yapması gerekiyordu ama ben yaptım" dedi. Annem annesine "amca, dayı, hala bunlara ne sen bana bohça yap ne de ben sana sadece aile içine yapalım demişti, öyle de oldu. Annem bohça yapmadığı için bana laf söylüyor.
Eşimle ilk market alışverişine gittik ben yağ, salça alıyorum. Eşim bana napıyorsun dedi yemeklik malzeme alıyorum dedim. "Niye alıyorsunki, biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz" deyince bir şok yaşadım. Ama yine susup oturdum. O işten gelmeden önce aşağı iniyordum, annesiyle onun işten gelmesini bekliyordum. Ben çok yemek yapmayı bilmediğimden annesi yapıyordu. Yardım ederdim hatta misafirleri gelir, çağırırdı. Özellikle akraba gelince bizim kendi evimizde oturmamız mümkün değildi, onlara giderdik. Zaten göremiyorum eşimi, evdeykende bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu. Ben ilgi isteyincede "sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" derdi bana.
Birkaç ay sonra bana takılarla arsa almak istediğini söyledi. Tamam dedim, sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi, buna karşı çıktım. Kendi üstüne yaptı arsayı. Takılardan bana hiç birşey kalmamıştı, tamı tamına nasıl yetti nasıl denk geldi o da şaşırtıcı.
Arkadaşlarımla görüşmek isterdim "dışarı çıkma, arkadaşların eve gelsin" derdi. Haftada bir annemlere giderdim "sen ne kadar çok annenlere gidiyorsun" derdi. Zaten ailemde yatılı kalmama asla izin vermezdi.
Evlendikten 2 sene sonra babamın vesilesiyle iş buldum. Bana maaşını sakın elleme, biriksin, ben sana harçlık veririm dedi. Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyor, harcamaya kıyamıyordum. Arabasını sattı yeni araba almak için, babamın arabasını aldık. 55.000 tl o zaman parasıyla kendi hesabımdan 35.000 tl verdim, yine kendi üstüne yaptı.
Eve oturttular ama sadece mutfak dolabı yaptırıldı evlenmeden önce. Ben çalışmaya başladıktan sonra, parkesi, pimapeni, cam balkonu yaptırdık. Evinde sorunları bitmiyor tam 5 kere mutfak borusu patladı. Taşınalım dedim, istemedi.
Sosyal hayatımız yok, yemek, içmek, gezmek bi yerlere gitmek. Kışın hele hep evdeyiz. 5 sene tatile gitmediğimiz oldu.
Evlendikten 4 sene sonra da çocuğumuz oldu, geç oldu çünkü iş sebebiyle biraz beklemem gerekti. Çocuğa babasının ismini koymak istedi, babama haksızlık olacağını düşünerek kabul etmedim. Kulağına ezan okunmasını babası olarak eşimin yapmasını istedim, ama o babasını istedi, babası okudu. Çocuk olunca iyice bi mesafe oluştu aramızda. 3 aylıkken bırakıp işe geldim, özel sektör. Uykusuz geceler, iş yerinde süt sağma telaşı. İş yerinde mobing. Yöneticilerimin usulsüz işler yaptığını gördüm, bunları şikayet ettim. Bana çok karşı geldi yanımda olmadı. Sen ne karışıyorsun diye. Şu an mahkemelik oldu yöneticiler, yeni yönetimde bana sözleşme yapıp, maaşımı iyileştirdi.
Kocamdan görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başlamıştım. Saf, koşulsuz sevgi. Kıskanmaya başladı, oğlum beni sevdikçe o da biraz ilgi göstermeye başladı. Bu sefer o sevgisizlikten yakınmaya başladı bende ona bana yıllar önce dediğini dedim " sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" dedim.
Sürekli sorun yaratıyor, Sigara içtiğimi biliyordu sevgili olmadan önce, bırakacaksın dedi tamam dedim ama bırakamadım, gizli gizli içiyordum. Bir gün birşey saklamak istemediğim için söyledim. Sinirlendi, duvarı yumrukladı, birşeyler fırlattı evde "çocuğu ne yapacağımızı konusalım" dedi. Kızgınlığı geçince gönlünü aldım. Sakız sevmez ama işyerinde sigara içtiğimden kokusunu alsın diye sadece ağzımda bulundururdum, farketti ve bana "sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun" dedi. Kendi soyadımı kullanmak istedim, bi ton laf etti ama kullanıyorum. Geçenlerde ablasının kimliğini gördüm, o da kendi soyadını kullanıyor. Eşime söyledim bak ablanda kendi soyadını kullanıyormuş dedim. "keşke benim soyadımı hiç almasaydın" dedi.
Çocuk olduktan sonra kendi paramı harcamaya başladım. Çocuk masrafları kıyafetleri, maması, bezi vs. Kreşe başladı, okul masrafları, kendime harcadıklarım. Her sene kurban parasını benden alır kendi adına keser. Geçen sene yurtdışı bağış uygun ya kendi adımada keseyim dedim, gerek yok dedi. Çocuk sıkılıyor oyun parklarına götürüyorum, oraya harcama yapıyorum. Yıllardır robot süpürge istedim, karşı çıktı. Sonunda ikna ettim sen öde dedi. Kahve makinesi aldım, sen öde dedi. Yeri geldi annesine bile hamur yoğurma makinesi aldım. Yeğenlerine, annesine, babasına hediye alırım. Ailesi çocuğumuza bakıyor diye yemek kartını onlara ver dedim, market alışverişi oradan yapsınlar dedim.
Birikim yapıyoruz. Aldığımız altınları babasının kasasına koyuyoruz. Ben altın hesabı açtım, artık kendi hesabımda biriktiriyorum. Otomatik vites araba istedim, oda istedi ama arabayı satalım iyi birşey alalım dedi. Bende araba dursun, ben acemiliğimi atana kadar bir araba alalım sonra ikisinide satar, iyi birşey alırız dedim. Tamam dedi ama her arabaya bahane buldu. hevesim kırıldı. İstemedim.
Seviyorum diyor, ama hissettirmiyor ki. Nodüllerim var ve 3 kere biyopsi yapıldı, başka birşey için dudağımdan biyopsi, alındı. Hiç birinde yanımda olmadı. İşten izin alamıyorum dedi. Geçen annesi gözü rahatsızlandı, babasıyla birlikte hastaneye götürdüler. Sabahtan öğlene kadar annesinin yanındaydı. Tabiki olsun, ama benimde yanımda olabilirdi demekki.
Geçenlerde sigara paketini buldu çantamda. Küstü, tavır yaptı. Ben yanaştıkça uzaklaştı. Bende artık tüm yaşadıklarımdan dolayı sanırım kaldıramadım. Sonuçta o sevmiyor diye yanında içmiyorum ama bi paket buldu diye surat bir karış. Annemlere götür beni boşanalım dedim, zaten oğlumu annemlere bırakacaktık annesigilin hastane işi vardı, eşyaları topladım, oğlumu annemlere bıraktık. İş için yolda ayrılırken çocuğun çok öksürüğü olursa sabah hastaneye götürelim beni ara dedi. Bizi düşünme dedim, gözlerim doldu, sarıldı barıştık.
Geçenlerde çocuğun okulun parasını yatırır mısın dedim. Senin paran yok mu dedi? Ben altın hesabına yatırdım dedim. Anca kendine yatırım yapıyorsun, araba almaya gelince vermiyorsun dedi. Babanın kasasındakileri al işte orda fazlasıyla para var. Hem deprem, sel felaket olsa babanı nerden bulcaz, o bankayı nerden bulacağız, -kasanın anahtarı babasında ve babası olmadan altınları vermiyorlar- oradakileri alman daha mantıklı değil mi? dedim. Onlar oğlumuzun birikimi demedik mi diyor? Sen biriktirdiğini bana vermeyeceksen, bana faydası yoksa hesabında durmasının ne anlamı var dedi? Ben eve harcadığımdan birikim yapamıyorum diyor. Zaten aman aman bir market alışverişi yok, araba yakıtı ve doğalgaz. Ben ondan çok harcıyorumdur. Tartıştık, yine küstük.
Geçenlerde boşanalım dediğim için mi altınlarımı istiyor acaba hani olmasa neyse oradaki de bizim biriktirdiğimiz sonuçta.
Sanki ben artık yorulmuşum gibi. Siz olsanız ne yapardınız?
Üni ye gitmemi istemedi ??? Sozyal hayatım yoktu istemezdi ??? Bunlardan sonra pek okumaya gerek duymadım bile bile lades demişsiniz bir erkek sevdigi kadının hayallerini gerçekleştirmesine başarılı olmasına gurur duyacağı yere neden küser ki sorunun cevabını bir dusunun derim
 
Merhaba herkese,
Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliykende çok tartışırdık. Sevgiliyken, üniversite kazandım okumamı istemedi. Küstü aylarca konuşmadı, gönlünü alarak okumaya gittim. Zaten amcamlarda kaldım, ona sürekli rapor veriyordum "indim, bindim, geldim vs." Zaten sosyal hayat sıfır, arkadaşlarımla dışarda buluşmam, gezmeme karşıydı. Neyse okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi daha var. Birisi kendi ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi sadece 5 dklık mesafede. Ben ailesiyle birlikte oturmak istemedim, ama o zamanında yaşanan babasının rahatsızlığından dolayı duygu sömürüsü yaparak aynı binada oturmak istedi. Babamda "otursunlar ne olacak sanki" dedi. Sevdiğim için kabul ettim. İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaatlerde bulundu "ben gelinime, ev araba telefon alacağım" diye. Ama bir bindallı bile almadılar. Görümcemle gitmiştik bindallı kiralamaya 2016 yılı 500 tl için çok fazla dedi. Bende yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim. Babamda zaten alışverişe gideceğimde tembihliyordu, birşey aldırma, masrafa sokma diye. Düğün gecesi gelip bütün takılarımı aldılar, ne kadar takıldı neyim vardı onu bile bilmiyorum. Babası bankada kasa açtırmış kendi adına oraya koydular. Balayından geldik. Kayınvalidem bana " bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile bende geleceğim" dedi. 22 yaşındaydım o zaman, saftım, susup oturuyordum. Annesi bir gün bana misafirin mi vardı dedi yok anne dedim. Salonun ışığı yanıyordu dedi. Salonun ışığını nerden gördün dedim. "Karşı binanın camının yansımasından baktım" dedi.
Eşimin bir pazar günü tatili var. Ama babasının ehliyeti ve arabası olmadığı için gidecekleri yere birlikte gidiyorduk. Düğünleri hiç bitmezdi, günde iki düğüne gittiğimizi biliyorum. Bir gün dayısına gideceğiz annesigille, masada havlu gördüm. "işlemesi ne kadar güzelmiş" dedim. Anneside bana "bunu senin annenin yapması gerekiyordu ama ben yaptım" dedi. Annem annesine "amca, dayı, hala bunlara ne sen bana bohça yap ne de ben sana sadece aile içine yapalım demişti, öyle de oldu. Annem bohça yapmadığı için bana laf söylüyor.
Eşimle ilk market alışverişine gittik ben yağ, salça alıyorum. Eşim bana napıyorsun dedi yemeklik malzeme alıyorum dedim. "Niye alıyorsunki, biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz" deyince bir şok yaşadım. Ama yine susup oturdum. O işten gelmeden önce aşağı iniyordum, annesiyle onun işten gelmesini bekliyordum. Ben çok yemek yapmayı bilmediğimden annesi yapıyordu. Yardım ederdim hatta misafirleri gelir, çağırırdı. Özellikle akraba gelince bizim kendi evimizde oturmamız mümkün değildi, onlara giderdik. Zaten göremiyorum eşimi, evdeykende bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu. Ben ilgi isteyincede "sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" derdi bana.
Birkaç ay sonra bana takılarla arsa almak istediğini söyledi. Tamam dedim, sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi, buna karşı çıktım. Kendi üstüne yaptı arsayı. Takılardan bana hiç birşey kalmamıştı, tamı tamına nasıl yetti nasıl denk geldi o da şaşırtıcı.
Arkadaşlarımla görüşmek isterdim "dışarı çıkma, arkadaşların eve gelsin" derdi. Haftada bir annemlere giderdim "sen ne kadar çok annenlere gidiyorsun" derdi. Zaten ailemde yatılı kalmama asla izin vermezdi.
Evlendikten 2 sene sonra babamın vesilesiyle iş buldum. Bana maaşını sakın elleme, biriksin, ben sana harçlık veririm dedi. Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyor, harcamaya kıyamıyordum. Arabasını sattı yeni araba almak için, babamın arabasını aldık. 55.000 tl o zaman parasıyla kendi hesabımdan 35.000 tl verdim, yine kendi üstüne yaptı.
Eve oturttular ama sadece mutfak dolabı yaptırıldı evlenmeden önce. Ben çalışmaya başladıktan sonra, parkesi, pimapeni, cam balkonu yaptırdık. Evinde sorunları bitmiyor tam 5 kere mutfak borusu patladı. Taşınalım dedim, istemedi.
Sosyal hayatımız yok, yemek, içmek, gezmek bi yerlere gitmek. Kışın hele hep evdeyiz. 5 sene tatile gitmediğimiz oldu.
Evlendikten 4 sene sonra da çocuğumuz oldu, geç oldu çünkü iş sebebiyle biraz beklemem gerekti. Çocuğa babasının ismini koymak istedi, babama haksızlık olacağını düşünerek kabul etmedim. Kulağına ezan okunmasını babası olarak eşimin yapmasını istedim, ama o babasını istedi, babası okudu. Çocuk olunca iyice bi mesafe oluştu aramızda. 3 aylıkken bırakıp işe geldim, özel sektör. Uykusuz geceler, iş yerinde süt sağma telaşı. İş yerinde mobing. Yöneticilerimin usulsüz işler yaptığını gördüm, bunları şikayet ettim. Bana çok karşı geldi yanımda olmadı. Sen ne karışıyorsun diye. Şu an mahkemelik oldu yöneticiler, yeni yönetimde bana sözleşme yapıp, maaşımı iyileştirdi.
Kocamdan görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başlamıştım. Saf, koşulsuz sevgi. Kıskanmaya başladı, oğlum beni sevdikçe o da biraz ilgi göstermeye başladı. Bu sefer o sevgisizlikten yakınmaya başladı bende ona bana yıllar önce dediğini dedim " sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" dedim.
Sürekli sorun yaratıyor, Sigara içtiğimi biliyordu sevgili olmadan önce, bırakacaksın dedi tamam dedim ama bırakamadım, gizli gizli içiyordum. Bir gün birşey saklamak istemediğim için söyledim. Sinirlendi, duvarı yumrukladı, birşeyler fırlattı evde "çocuğu ne yapacağımızı konusalım" dedi. Kızgınlığı geçince gönlünü aldım. Sakız sevmez ama işyerinde sigara içtiğimden kokusunu alsın diye sadece ağzımda bulundururdum, farketti ve bana "sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun" dedi. Kendi soyadımı kullanmak istedim, bi ton laf etti ama kullanıyorum. Geçenlerde ablasının kimliğini gördüm, o da kendi soyadını kullanıyor. Eşime söyledim bak ablanda kendi soyadını kullanıyormuş dedim. "keşke benim soyadımı hiç almasaydın" dedi.
Çocuk olduktan sonra kendi paramı harcamaya başladım. Çocuk masrafları kıyafetleri, maması, bezi vs. Kreşe başladı, okul masrafları, kendime harcadıklarım. Her sene kurban parasını benden alır kendi adına keser. Geçen sene yurtdışı bağış uygun ya kendi adımada keseyim dedim, gerek yok dedi. Çocuk sıkılıyor oyun parklarına götürüyorum, oraya harcama yapıyorum. Yıllardır robot süpürge istedim, karşı çıktı. Sonunda ikna ettim sen öde dedi. Kahve makinesi aldım, sen öde dedi. Yeri geldi annesine bile hamur yoğurma makinesi aldım. Yeğenlerine, annesine, babasına hediye alırım. Ailesi çocuğumuza bakıyor diye yemek kartını onlara ver dedim, market alışverişi oradan yapsınlar dedim.
Birikim yapıyoruz. Aldığımız altınları babasının kasasına koyuyoruz. Ben altın hesabı açtım, artık kendi hesabımda biriktiriyorum. Otomatik vites araba istedim, oda istedi ama arabayı satalım iyi birşey alalım dedi. Bende araba dursun, ben acemiliğimi atana kadar bir araba alalım sonra ikisinide satar, iyi birşey alırız dedim. Tamam dedi ama her arabaya bahane buldu. hevesim kırıldı. İstemedim.
Seviyorum diyor, ama hissettirmiyor ki. Nodüllerim var ve 3 kere biyopsi yapıldı, başka birşey için dudağımdan biyopsi, alındı. Hiç birinde yanımda olmadı. İşten izin alamıyorum dedi. Geçen annesi gözü rahatsızlandı, babasıyla birlikte hastaneye götürdüler. Sabahtan öğlene kadar annesinin yanındaydı. Tabiki olsun, ama benimde yanımda olabilirdi demekki.
Geçenlerde sigara paketini buldu çantamda. Küstü, tavır yaptı. Ben yanaştıkça uzaklaştı. Bende artık tüm yaşadıklarımdan dolayı sanırım kaldıramadım. Sonuçta o sevmiyor diye yanında içmiyorum ama bi paket buldu diye surat bir karış. Annemlere götür beni boşanalım dedim, zaten oğlumu annemlere bırakacaktık annesigilin hastane işi vardı, eşyaları topladım, oğlumu annemlere bıraktık. İş için yolda ayrılırken çocuğun çok öksürüğü olursa sabah hastaneye götürelim beni ara dedi. Bizi düşünme dedim, gözlerim doldu, sarıldı barıştık.
Geçenlerde çocuğun okulun parasını yatırır mısın dedim. Senin paran yok mu dedi? Ben altın hesabına yatırdım dedim. Anca kendine yatırım yapıyorsun, araba almaya gelince vermiyorsun dedi. Babanın kasasındakileri al işte orda fazlasıyla para var. Hem deprem, sel felaket olsa babanı nerden bulcaz, o bankayı nerden bulacağız, -kasanın anahtarı babasında ve babası olmadan altınları vermiyorlar- oradakileri alman daha mantıklı değil mi? dedim. Onlar oğlumuzun birikimi demedik mi diyor? Sen biriktirdiğini bana vermeyeceksen, bana faydası yoksa hesabında durmasının ne anlamı var dedi? Ben eve harcadığımdan birikim yapamıyorum diyor. Zaten aman aman bir market alışverişi yok, araba yakıtı ve doğalgaz. Ben ondan çok harcıyorumdur. Tartıştık, yine küstük.
Geçenlerde boşanalım dediğim için mi altınlarımı istiyor acaba hani olmasa neyse oradaki de bizim biriktirdiğimiz sonuçta.
Sanki ben artık yorulmuşum gibi. Siz olsanız ne yapardınız?
Çocuğa üzüldüm.Sizin boşanmaya niyetiniz yok artık alışmışsınız.
 
yakın arkadaşınız, kız kardeşiniz vs. size böyle bir konu ile gelse ne tavsiye verirsiniz Allah aşkına ya? Ta en başından sonuna kadar herşeye susmuşsunuz hani daha ne olması gerekiyor sesinizin çıkması için? aileniz sizi hiç mi sevmedi de sevilmediğiniz yerde durmaya devam ediyorsunuz? Boşan desek yapabileceğinizi sanmıyorum. Tükenmeye devam.
 
Hala aklamaya çalışmayın yok babam çok seviyordu yok aslında dışarıdan bakınca iyi biridir. Çocuğunuzu biraz olsun düşünüyorsanız bu adamdan çocuk büyümeden boşanmanız lazım. Size uyguladığı yasakları çocuğuna da uygulayacak ve çocuğunuz mutsuz olacak büyüyünce sizi suçlayacak bunu mu istiyorsunuz? Para konularında da düğünde takılan altınları neden kayınpeder alıyor ki sizin eşinizle hakkınız? Sürekli her şeyi kendi üzerine yapması sizi hiç düşünmemesi bunlar onur kırıcı hiç mi görmüyorsunuz? Birikiminizi alın, aileniz mis gibi de bakar oğlunuza, mahkemede de ortak biriktirdiğiniz altınların yarısını ve düğünde takılanların yarısını isteyin derim.
 
Arkadaşlar çok rahat konuşmuşlar bekara koca boşamak kolay tabi.Bazen artı eksi karşılaştırması yapıyorsun öyle şak diye boşamak olmuyor.Yok onu dedi boşan yok bilmem ne.Seni kandırmışlar küçüksünüz diye her şeyi yaptırmışlar.Senin ailende onlara çok yüz vermiş maalesef tavrını koymamış.Birde para harcatma diye sana tutturmuş.Gelinin altınları alınır mıymış? Bende boşan diyorum ama hakkını onlara bırakma.Malın yarısı senin altınlarınıda verme sakın
 
Konu sahibi naptınız _?
 
Merhaba herkese,
Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliykende çok tartışırdık. Sevgiliyken, üniversite kazandım okumamı istemedi. Küstü aylarca konuşmadı, gönlünü alarak okumaya gittim. Zaten amcamlarda kaldım, ona sürekli rapor veriyordum "indim, bindim, geldim vs." Zaten sosyal hayat sıfır, arkadaşlarımla dışarda buluşmam, gezmeme karşıydı. Neyse okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi daha var. Birisi kendi ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi sadece 5 dklık mesafede. Ben ailesiyle birlikte oturmak istemedim, ama o zamanında yaşanan babasının rahatsızlığından dolayı duygu sömürüsü yaparak aynı binada oturmak istedi. Babamda "otursunlar ne olacak sanki" dedi. Sevdiğim için kabul ettim. İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaatlerde bulundu "ben gelinime, ev araba telefon alacağım" diye. Ama bir bindallı bile almadılar. Görümcemle gitmiştik bindallı kiralamaya 2016 yılı 500 tl için çok fazla dedi. Bende yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim. Babamda zaten alışverişe gideceğimde tembihliyordu, birşey aldırma, masrafa sokma diye. Düğün gecesi gelip bütün takılarımı aldılar, ne kadar takıldı neyim vardı onu bile bilmiyorum. Babası bankada kasa açtırmış kendi adına oraya koydular. Balayından geldik. Kayınvalidem bana " bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile bende geleceğim" dedi. 22 yaşındaydım o zaman, saftım, susup oturuyordum. Annesi bir gün bana misafirin mi vardı dedi yok anne dedim. Salonun ışığı yanıyordu dedi. Salonun ışığını nerden gördün dedim. "Karşı binanın camının yansımasından baktım" dedi.
Eşimin bir pazar günü tatili var. Ama babasının ehliyeti ve arabası olmadığı için gidecekleri yere birlikte gidiyorduk. Düğünleri hiç bitmezdi, günde iki düğüne gittiğimizi biliyorum. Bir gün dayısına gideceğiz annesigille, masada havlu gördüm. "işlemesi ne kadar güzelmiş" dedim. Anneside bana "bunu senin annenin yapması gerekiyordu ama ben yaptım" dedi. Annem annesine "amca, dayı, hala bunlara ne sen bana bohça yap ne de ben sana sadece aile içine yapalım demişti, öyle de oldu. Annem bohça yapmadığı için bana laf söylüyor.
Eşimle ilk market alışverişine gittik ben yağ, salça alıyorum. Eşim bana napıyorsun dedi yemeklik malzeme alıyorum dedim. "Niye alıyorsunki, biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz" deyince bir şok yaşadım. Ama yine susup oturdum. O işten gelmeden önce aşağı iniyordum, annesiyle onun işten gelmesini bekliyordum. Ben çok yemek yapmayı bilmediğimden annesi yapıyordu. Yardım ederdim hatta misafirleri gelir, çağırırdı. Özellikle akraba gelince bizim kendi evimizde oturmamız mümkün değildi, onlara giderdik. Zaten göremiyorum eşimi, evdeykende bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu. Ben ilgi isteyincede "sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" derdi bana.
Birkaç ay sonra bana takılarla arsa almak istediğini söyledi. Tamam dedim, sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi, buna karşı çıktım. Kendi üstüne yaptı arsayı. Takılardan bana hiç birşey kalmamıştı, tamı tamına nasıl yetti nasıl denk geldi o da şaşırtıcı.
Arkadaşlarımla görüşmek isterdim "dışarı çıkma, arkadaşların eve gelsin" derdi. Haftada bir annemlere giderdim "sen ne kadar çok annenlere gidiyorsun" derdi. Zaten ailemde yatılı kalmama asla izin vermezdi.
Evlendikten 2 sene sonra babamın vesilesiyle iş buldum. Bana maaşını sakın elleme, biriksin, ben sana harçlık veririm dedi. Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyor, harcamaya kıyamıyordum. Arabasını sattı yeni araba almak için, babamın arabasını aldık. 55.000 tl o zaman parasıyla kendi hesabımdan 35.000 tl verdim, yine kendi üstüne yaptı.
Eve oturttular ama sadece mutfak dolabı yaptırıldı evlenmeden önce. Ben çalışmaya başladıktan sonra, parkesi, pimapeni, cam balkonu yaptırdık. Evinde sorunları bitmiyor tam 5 kere mutfak borusu patladı. Taşınalım dedim, istemedi.
Sosyal hayatımız yok, yemek, içmek, gezmek bi yerlere gitmek. Kışın hele hep evdeyiz. 5 sene tatile gitmediğimiz oldu.
Evlendikten 4 sene sonra da çocuğumuz oldu, geç oldu çünkü iş sebebiyle biraz beklemem gerekti. Çocuğa babasının ismini koymak istedi, babama haksızlık olacağını düşünerek kabul etmedim. Kulağına ezan okunmasını babası olarak eşimin yapmasını istedim, ama o babasını istedi, babası okudu. Çocuk olunca iyice bi mesafe oluştu aramızda. 3 aylıkken bırakıp işe geldim, özel sektör. Uykusuz geceler, iş yerinde süt sağma telaşı. İş yerinde mobing. Yöneticilerimin usulsüz işler yaptığını gördüm, bunları şikayet ettim. Bana çok karşı geldi yanımda olmadı. Sen ne karışıyorsun diye. Şu an mahkemelik oldu yöneticiler, yeni yönetimde bana sözleşme yapıp, maaşımı iyileştirdi.
Kocamdan görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başlamıştım. Saf, koşulsuz sevgi. Kıskanmaya başladı, oğlum beni sevdikçe o da biraz ilgi göstermeye başladı. Bu sefer o sevgisizlikten yakınmaya başladı bende ona bana yıllar önce dediğini dedim " sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" dedim.
Sürekli sorun yaratıyor, Sigara içtiğimi biliyordu sevgili olmadan önce, bırakacaksın dedi tamam dedim ama bırakamadım, gizli gizli içiyordum. Bir gün birşey saklamak istemediğim için söyledim. Sinirlendi, duvarı yumrukladı, birşeyler fırlattı evde "çocuğu ne yapacağımızı konusalım" dedi. Kızgınlığı geçince gönlünü aldım. Sakız sevmez ama işyerinde sigara içtiğimden kokusunu alsın diye sadece ağzımda bulundururdum, farketti ve bana "sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun" dedi. Kendi soyadımı kullanmak istedim, bi ton laf etti ama kullanıyorum. Geçenlerde ablasının kimliğini gördüm, o da kendi soyadını kullanıyor. Eşime söyledim bak ablanda kendi soyadını kullanıyormuş dedim. "keşke benim soyadımı hiç almasaydın" dedi.
Çocuk olduktan sonra kendi paramı harcamaya başladım. Çocuk masrafları kıyafetleri, maması, bezi vs. Kreşe başladı, okul masrafları, kendime harcadıklarım. Her sene kurban parasını benden alır kendi adına keser. Geçen sene yurtdışı bağış uygun ya kendi adımada keseyim dedim, gerek yok dedi. Çocuk sıkılıyor oyun parklarına götürüyorum, oraya harcama yapıyorum. Yıllardır robot süpürge istedim, karşı çıktı. Sonunda ikna ettim sen öde dedi. Kahve makinesi aldım, sen öde dedi. Yeri geldi annesine bile hamur yoğurma makinesi aldım. Yeğenlerine, annesine, babasına hediye alırım. Ailesi çocuğumuza bakıyor diye yemek kartını onlara ver dedim, market alışverişi oradan yapsınlar dedim.
Birikim yapıyoruz. Aldığımız altınları babasının kasasına koyuyoruz. Ben altın hesabı açtım, artık kendi hesabımda biriktiriyorum. Otomatik vites araba istedim, oda istedi ama arabayı satalım iyi birşey alalım dedi. Bende araba dursun, ben acemiliğimi atana kadar bir araba alalım sonra ikisinide satar, iyi birşey alırız dedim. Tamam dedi ama her arabaya bahane buldu. hevesim kırıldı. İstemedim.
Seviyorum diyor, ama hissettirmiyor ki. Nodüllerim var ve 3 kere biyopsi yapıldı, başka birşey için dudağımdan biyopsi, alındı. Hiç birinde yanımda olmadı. İşten izin alamıyorum dedi. Geçen annesi gözü rahatsızlandı, babasıyla birlikte hastaneye götürdüler. Sabahtan öğlene kadar annesinin yanındaydı. Tabiki olsun, ama benimde yanımda olabilirdi demekki.
Geçenlerde sigara paketini buldu çantamda. Küstü, tavır yaptı. Ben yanaştıkça uzaklaştı. Bende artık tüm yaşadıklarımdan dolayı sanırım kaldıramadım. Sonuçta o sevmiyor diye yanında içmiyorum ama bi paket buldu diye surat bir karış. Annemlere götür beni boşanalım dedim, zaten oğlumu annemlere bırakacaktık annesigilin hastane işi vardı, eşyaları topladım, oğlumu annemlere bıraktık. İş için yolda ayrılırken çocuğun çok öksürüğü olursa sabah hastaneye götürelim beni ara dedi. Bizi düşünme dedim, gözlerim doldu, sarıldı barıştık.
Geçenlerde çocuğun okulun parasını yatırır mısın dedim. Senin paran yok mu dedi? Ben altın hesabına yatırdım dedim. Anca kendine yatırım yapıyorsun, araba almaya gelince vermiyorsun dedi. Babanın kasasındakileri al işte orda fazlasıyla para var. Hem deprem, sel felaket olsa babanı nerden bulcaz, o bankayı nerden bulacağız, -kasanın anahtarı babasında ve babası olmadan altınları vermiyorlar- oradakileri alman daha mantıklı değil mi? dedim. Onlar oğlumuzun birikimi demedik mi diyor? Sen biriktirdiğini bana vermeyeceksen, bana faydası yoksa hesabında durmasının ne anlamı var dedi? Ben eve harcadığımdan birikim yapamıyorum diyor. Zaten aman aman bir market alışverişi yok, araba yakıtı ve doğalgaz. Ben ondan çok harcıyorumdur. Tartıştık, yine küstük.
Geçenlerde boşanalım dediğim için mi altınlarımı istiyor acaba hani olmasa neyse oradaki de bizim biriktirdiğimiz sonuçta.
Sanki ben artık yorulmuşum gibi. Siz olsanız ne yapardınız?
ne kadar sömürebilirse o kadar sömürüyor. kusura bakmayın ama hayat arkadaşlığı bu değil ve önce kendinize odaklanın. ben bekarım annem bana evlenirsen eşin bile bilmesin ne kadar paran vb. var der.

her şeyin en güzelini yaşamak hakkınız. bir kez geliyoruz hayata ve hiç kimse için yıpranmaya değmez. kendinizi seçin hep
 
ne kadar sömürebilirse o kadar sömürüyor. kusura bakmayın ama hayat arkadaşlığı bu değil ve önce kendinize odaklanın. ben bekarım annem bana evlenirsen eşin bile bilmesin ne kadar paran vb. var der.

her şeyin en güzelini yaşamak hakkınız. bir kez geliyoruz hayata ve hiç kimse için yıpranmaya değmez. kendinizi seçin hep. herkese de anladığı dilden. ailenizle görüşmeniz çok ya da az kime ne. herkes haddini bilmeli
 
Böyle biriyle baştan evlenmezdim, daha sevgiliyken okumak için bile onun rızasını almışsınız, arkadaşlarınıza sosyal hayatınıza karışmış, o yasak bu yasak. Siz bunları niye kabul ettiniz?
Kimsesi yok diye mi acaba? Aileniz arkanızda durmadı mı?
 
Merhaba herkese,
Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliykende çok tartışırdık. Sevgiliyken, üniversite kazandım okumamı istemedi. Küstü aylarca konuşmadı, gönlünü alarak okumaya gittim. Zaten amcamlarda kaldım, ona sürekli rapor veriyordum "indim, bindim, geldim vs." Zaten sosyal hayat sıfır, arkadaşlarımla dışarda buluşmam, gezmeme karşıydı. Neyse okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi daha var. Birisi kendi ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi sadece 5 dklık mesafede. Ben ailesiyle birlikte oturmak istemedim, ama o zamanında yaşanan babasının rahatsızlığından dolayı duygu sömürüsü yaparak aynı binada oturmak istedi. Babamda "otursunlar ne olacak sanki" dedi. Sevdiğim için kabul ettim. İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaatlerde bulundu "ben gelinime, ev araba telefon alacağım" diye. Ama bir bindallı bile almadılar. Görümcemle gitmiştik bindallı kiralamaya 2016 yılı 500 tl için çok fazla dedi. Bende yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim. Babamda zaten alışverişe gideceğimde tembihliyordu, birşey aldırma, masrafa sokma diye. Düğün gecesi gelip bütün takılarımı aldılar, ne kadar takıldı neyim vardı onu bile bilmiyorum. Babası bankada kasa açtırmış kendi adına oraya koydular. Balayından geldik. Kayınvalidem bana " bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile bende geleceğim" dedi. 22 yaşındaydım o zaman, saftım, susup oturuyordum. Annesi bir gün bana misafirin mi vardı dedi yok anne dedim. Salonun ışığı yanıyordu dedi. Salonun ışığını nerden gördün dedim. "Karşı binanın camının yansımasından baktım" dedi.
Eşimin bir pazar günü tatili var. Ama babasının ehliyeti ve arabası olmadığı için gidecekleri yere birlikte gidiyorduk. Düğünleri hiç bitmezdi, günde iki düğüne gittiğimizi biliyorum. Bir gün dayısına gideceğiz annesigille, masada havlu gördüm. "işlemesi ne kadar güzelmiş" dedim. Anneside bana "bunu senin annenin yapması gerekiyordu ama ben yaptım" dedi. Annem annesine "amca, dayı, hala bunlara ne sen bana bohça yap ne de ben sana sadece aile içine yapalım demişti, öyle de oldu. Annem bohça yapmadığı için bana laf söylüyor.
Eşimle ilk market alışverişine gittik ben yağ, salça alıyorum. Eşim bana napıyorsun dedi yemeklik malzeme alıyorum dedim. "Niye alıyorsunki, biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz" deyince bir şok yaşadım. Ama yine susup oturdum. O işten gelmeden önce aşağı iniyordum, annesiyle onun işten gelmesini bekliyordum. Ben çok yemek yapmayı bilmediğimden annesi yapıyordu. Yardım ederdim hatta misafirleri gelir, çağırırdı. Özellikle akraba gelince bizim kendi evimizde oturmamız mümkün değildi, onlara giderdik. Zaten göremiyorum eşimi, evdeykende bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu. Ben ilgi isteyincede "sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" derdi bana.
Birkaç ay sonra bana takılarla arsa almak istediğini söyledi. Tamam dedim, sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi, buna karşı çıktım. Kendi üstüne yaptı arsayı. Takılardan bana hiç birşey kalmamıştı, tamı tamına nasıl yetti nasıl denk geldi o da şaşırtıcı.
Arkadaşlarımla görüşmek isterdim "dışarı çıkma, arkadaşların eve gelsin" derdi. Haftada bir annemlere giderdim "sen ne kadar çok annenlere gidiyorsun" derdi. Zaten ailemde yatılı kalmama asla izin vermezdi.
Evlendikten 2 sene sonra babamın vesilesiyle iş buldum. Bana maaşını sakın elleme, biriksin, ben sana harçlık veririm dedi. Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyor, harcamaya kıyamıyordum. Arabasını sattı yeni araba almak için, babamın arabasını aldık. 55.000 tl o zaman parasıyla kendi hesabımdan 35.000 tl verdim, yine kendi üstüne yaptı.
Eve oturttular ama sadece mutfak dolabı yaptırıldı evlenmeden önce. Ben çalışmaya başladıktan sonra, parkesi, pimapeni, cam balkonu yaptırdık. Evinde sorunları bitmiyor tam 5 kere mutfak borusu patladı. Taşınalım dedim, istemedi.
Sosyal hayatımız yok, yemek, içmek, gezmek bi yerlere gitmek. Kışın hele hep evdeyiz. 5 sene tatile gitmediğimiz oldu.
Evlendikten 4 sene sonra da çocuğumuz oldu, geç oldu çünkü iş sebebiyle biraz beklemem gerekti. Çocuğa babasının ismini koymak istedi, babama haksızlık olacağını düşünerek kabul etmedim. Kulağına ezan okunmasını babası olarak eşimin yapmasını istedim, ama o babasını istedi, babası okudu. Çocuk olunca iyice bi mesafe oluştu aramızda. 3 aylıkken bırakıp işe geldim, özel sektör. Uykusuz geceler, iş yerinde süt sağma telaşı. İş yerinde mobing. Yöneticilerimin usulsüz işler yaptığını gördüm, bunları şikayet ettim. Bana çok karşı geldi yanımda olmadı. Sen ne karışıyorsun diye. Şu an mahkemelik oldu yöneticiler, yeni yönetimde bana sözleşme yapıp, maaşımı iyileştirdi.
Kocamdan görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başlamıştım. Saf, koşulsuz sevgi. Kıskanmaya başladı, oğlum beni sevdikçe o da biraz ilgi göstermeye başladı. Bu sefer o sevgisizlikten yakınmaya başladı bende ona bana yıllar önce dediğini dedim " sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" dedim.
Sürekli sorun yaratıyor, Sigara içtiğimi biliyordu sevgili olmadan önce, bırakacaksın dedi tamam dedim ama bırakamadım, gizli gizli içiyordum. Bir gün birşey saklamak istemediğim için söyledim. Sinirlendi, duvarı yumrukladı, birşeyler fırlattı evde "çocuğu ne yapacağımızı konusalım" dedi. Kızgınlığı geçince gönlünü aldım. Sakız sevmez ama işyerinde sigara içtiğimden kokusunu alsın diye sadece ağzımda bulundururdum, farketti ve bana "sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun" dedi. Kendi soyadımı kullanmak istedim, bi ton laf etti ama kullanıyorum. Geçenlerde ablasının kimliğini gördüm, o da kendi soyadını kullanıyor. Eşime söyledim bak ablanda kendi soyadını kullanıyormuş dedim. "keşke benim soyadımı hiç almasaydın" dedi.
Çocuk olduktan sonra kendi paramı harcamaya başladım. Çocuk masrafları kıyafetleri, maması, bezi vs. Kreşe başladı, okul masrafları, kendime harcadıklarım. Her sene kurban parasını benden alır kendi adına keser. Geçen sene yurtdışı bağış uygun ya kendi adımada keseyim dedim, gerek yok dedi. Çocuk sıkılıyor oyun parklarına götürüyorum, oraya harcama yapıyorum. Yıllardır robot süpürge istedim, karşı çıktı. Sonunda ikna ettim sen öde dedi. Kahve makinesi aldım, sen öde dedi. Yeri geldi annesine bile hamur yoğurma makinesi aldım. Yeğenlerine, annesine, babasına hediye alırım. Ailesi çocuğumuza bakıyor diye yemek kartını onlara ver dedim, market alışverişi oradan yapsınlar dedim.
Birikim yapıyoruz. Aldığımız altınları babasının kasasına koyuyoruz. Ben altın hesabı açtım, artık kendi hesabımda biriktiriyorum. Otomatik vites araba istedim, oda istedi ama arabayı satalım iyi birşey alalım dedi. Bende araba dursun, ben acemiliğimi atana kadar bir araba alalım sonra ikisinide satar, iyi birşey alırız dedim. Tamam dedi ama her arabaya bahane buldu. hevesim kırıldı. İstemedim.
Seviyorum diyor, ama hissettirmiyor ki. Nodüllerim var ve 3 kere biyopsi yapıldı, başka birşey için dudağımdan biyopsi, alındı. Hiç birinde yanımda olmadı. İşten izin alamıyorum dedi. Geçen annesi gözü rahatsızlandı, babasıyla birlikte hastaneye götürdüler. Sabahtan öğlene kadar annesinin yanındaydı. Tabiki olsun, ama benimde yanımda olabilirdi demekki.
Geçenlerde sigara paketini buldu çantamda. Küstü, tavır yaptı. Ben yanaştıkça uzaklaştı. Bende artık tüm yaşadıklarımdan dolayı sanırım kaldıramadım. Sonuçta o sevmiyor diye yanında içmiyorum ama bi paket buldu diye surat bir karış. Annemlere götür beni boşanalım dedim, zaten oğlumu annemlere bırakacaktık annesigilin hastane işi vardı, eşyaları topladım, oğlumu annemlere bıraktık. İş için yolda ayrılırken çocuğun çok öksürüğü olursa sabah hastaneye götürelim beni ara dedi. Bizi düşünme dedim, gözlerim doldu, sarıldı barıştık.
Geçenlerde çocuğun okulun parasını yatırır mısın dedim. Senin paran yok mu dedi? Ben altın hesabına yatırdım dedim. Anca kendine yatırım yapıyorsun, araba almaya gelince vermiyorsun dedi. Babanın kasasındakileri al işte orda fazlasıyla para var. Hem deprem, sel felaket olsa babanı nerden bulcaz, o bankayı nerden bulacağız, -kasanın anahtarı babasında ve babası olmadan altınları vermiyorlar- oradakileri alman daha mantıklı değil mi? dedim. Onlar oğlumuzun birikimi demedik mi diyor? Sen biriktirdiğini bana vermeyeceksen, bana faydası yoksa hesabında durmasının ne anlamı var dedi? Ben eve harcadığımdan birikim yapamıyorum diyor. Zaten aman aman bir market alışverişi yok, araba yakıtı ve doğalgaz. Ben ondan çok harcıyorumdur. Tartıştık, yine küstük.
Geçenlerde boşanalım dediğim için mi altınlarımı istiyor acaba hani olmasa neyse oradaki de bizim biriktirdiğimiz sonuçta.
Sanki ben artık yorulmuşum gibi. Siz olsanız ne yapardınız?
Buna 10 yıl nasıl katlandınız? Niye katlandınız?
 
Back
X