Merhaba herkese,
Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliykende çok tartışırdık. Sevgiliyken, üniversite kazandım okumamı istemedi. Küstü aylarca konuşmadı, gönlünü alarak okumaya gittim. Zaten amcamlarda kaldım, ona sürekli rapor veriyordum "indim, bindim, geldim vs." Zaten sosyal hayat sıfır, arkadaşlarımla dışarda buluşmam, gezmeme karşıydı. Neyse okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi daha var. Birisi kendi ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi sadece 5 dklık mesafede. Ben ailesiyle birlikte oturmak istemedim, ama o zamanında yaşanan babasının rahatsızlığından dolayı duygu sömürüsü yaparak aynı binada oturmak istedi. Babamda "otursunlar ne olacak sanki" dedi. Sevdiğim için kabul ettim. İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaatlerde bulundu "ben gelinime, ev araba telefon alacağım" diye. Ama bir bindallı bile almadılar. Görümcemle gitmiştik bindallı kiralamaya 2016 yılı 500 tl için çok fazla dedi. Bende yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim. Babamda zaten alışverişe gideceğimde tembihliyordu, birşey aldırma, masrafa sokma diye. Düğün gecesi gelip bütün takılarımı aldılar, ne kadar takıldı neyim vardı onu bile bilmiyorum. Babası bankada kasa açtırmış kendi adına oraya koydular. Balayından geldik. Kayınvalidem bana " bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile bende geleceğim" dedi. 22 yaşındaydım o zaman, saftım, susup oturuyordum. Annesi bir gün bana misafirin mi vardı dedi yok anne dedim. Salonun ışığı yanıyordu dedi. Salonun ışığını nerden gördün dedim. "Karşı binanın camının yansımasından baktım" dedi.
Eşimin bir pazar günü tatili var. Ama babasının ehliyeti ve arabası olmadığı için gidecekleri yere birlikte gidiyorduk. Düğünleri hiç bitmezdi, günde iki düğüne gittiğimizi biliyorum. Bir gün dayısına gideceğiz annesigille, masada havlu gördüm. "işlemesi ne kadar güzelmiş" dedim. Anneside bana "bunu senin annenin yapması gerekiyordu ama ben yaptım" dedi. Annem annesine "amca, dayı, hala bunlara ne sen bana bohça yap ne de ben sana sadece aile içine yapalım demişti, öyle de oldu. Annem bohça yapmadığı için bana laf söylüyor.
Eşimle ilk market alışverişine gittik ben yağ, salça alıyorum. Eşim bana napıyorsun dedi yemeklik malzeme alıyorum dedim. "Niye alıyorsunki, biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz" deyince bir şok yaşadım. Ama yine susup oturdum. O işten gelmeden önce aşağı iniyordum, annesiyle onun işten gelmesini bekliyordum. Ben çok yemek yapmayı bilmediğimden annesi yapıyordu. Yardım ederdim hatta misafirleri gelir, çağırırdı. Özellikle akraba gelince bizim kendi evimizde oturmamız mümkün değildi, onlara giderdik. Zaten göremiyorum eşimi, evdeykende bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu. Ben ilgi isteyincede "sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" derdi bana.
Birkaç ay sonra bana takılarla arsa almak istediğini söyledi. Tamam dedim, sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi, buna karşı çıktım. Kendi üstüne yaptı arsayı. Takılardan bana hiç birşey kalmamıştı, tamı tamına nasıl yetti nasıl denk geldi o da şaşırtıcı.
Arkadaşlarımla görüşmek isterdim "dışarı çıkma, arkadaşların eve gelsin" derdi. Haftada bir annemlere giderdim "sen ne kadar çok annenlere gidiyorsun" derdi. Zaten ailemde yatılı kalmama asla izin vermezdi.
Evlendikten 2 sene sonra babamın vesilesiyle iş buldum. Bana maaşını sakın elleme, biriksin, ben sana harçlık veririm dedi. Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyor, harcamaya kıyamıyordum. Arabasını sattı yeni araba almak için, babamın arabasını aldık. 55.000 tl o zaman parasıyla kendi hesabımdan 35.000 tl verdim, yine kendi üstüne yaptı.
Eve oturttular ama sadece mutfak dolabı yaptırıldı evlenmeden önce. Ben çalışmaya başladıktan sonra, parkesi, pimapeni, cam balkonu yaptırdık. Evinde sorunları bitmiyor tam 5 kere mutfak borusu patladı. Taşınalım dedim, istemedi.
Sosyal hayatımız yok, yemek, içmek, gezmek bi yerlere gitmek. Kışın hele hep evdeyiz. 5 sene tatile gitmediğimiz oldu.
Evlendikten 4 sene sonra da çocuğumuz oldu, geç oldu çünkü iş sebebiyle biraz beklemem gerekti. Çocuğa babasının ismini koymak istedi, babama haksızlık olacağını düşünerek kabul etmedim. Kulağına ezan okunmasını babası olarak eşimin yapmasını istedim, ama o babasını istedi, babası okudu. Çocuk olunca iyice bi mesafe oluştu aramızda. 3 aylıkken bırakıp işe geldim, özel sektör. Uykusuz geceler, iş yerinde süt sağma telaşı. İş yerinde mobing. Yöneticilerimin usulsüz işler yaptığını gördüm, bunları şikayet ettim. Bana çok karşı geldi yanımda olmadı. Sen ne karışıyorsun diye. Şu an mahkemelik oldu yöneticiler, yeni yönetimde bana sözleşme yapıp, maaşımı iyileştirdi.
Kocamdan görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başlamıştım. Saf, koşulsuz sevgi. Kıskanmaya başladı, oğlum beni sevdikçe o da biraz ilgi göstermeye başladı. Bu sefer o sevgisizlikten yakınmaya başladı bende ona bana yıllar önce dediğini dedim " sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" dedim.
Sürekli sorun yaratıyor, Sigara içtiğimi biliyordu sevgili olmadan önce, bırakacaksın dedi tamam dedim ama bırakamadım, gizli gizli içiyordum. Bir gün birşey saklamak istemediğim için söyledim. Sinirlendi, duvarı yumrukladı, birşeyler fırlattı evde "çocuğu ne yapacağımızı konusalım" dedi. Kızgınlığı geçince gönlünü aldım. Sakız sevmez ama işyerinde sigara içtiğimden kokusunu alsın diye sadece ağzımda bulundururdum, farketti ve bana "sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun" dedi. Kendi soyadımı kullanmak istedim, bi ton laf etti ama kullanıyorum. Geçenlerde ablasının kimliğini gördüm, o da kendi soyadını kullanıyor. Eşime söyledim bak ablanda kendi soyadını kullanıyormuş dedim. "keşke benim soyadımı hiç almasaydın" dedi.
Çocuk olduktan sonra kendi paramı harcamaya başladım. Çocuk masrafları kıyafetleri, maması, bezi vs. Kreşe başladı, okul masrafları, kendime harcadıklarım. Her sene kurban parasını benden alır kendi adına keser. Geçen sene yurtdışı bağış uygun ya kendi adımada keseyim dedim, gerek yok dedi. Çocuk sıkılıyor oyun parklarına götürüyorum, oraya harcama yapıyorum. Yıllardır robot süpürge istedim, karşı çıktı. Sonunda ikna ettim sen öde dedi. Kahve makinesi aldım, sen öde dedi. Yeri geldi annesine bile hamur yoğurma makinesi aldım. Yeğenlerine, annesine, babasına hediye alırım. Ailesi çocuğumuza bakıyor diye yemek kartını onlara ver dedim, market alışverişi oradan yapsınlar dedim.
Birikim yapıyoruz. Aldığımız altınları babasının kasasına koyuyoruz. Ben altın hesabı açtım, artık kendi hesabımda biriktiriyorum. Otomatik vites araba istedim, oda istedi ama arabayı satalım iyi birşey alalım dedi. Bende araba dursun, ben acemiliğimi atana kadar bir araba alalım sonra ikisinide satar, iyi birşey alırız dedim. Tamam dedi ama her arabaya bahane buldu. hevesim kırıldı. İstemedim.
Seviyorum diyor, ama hissettirmiyor ki. Nodüllerim var ve 3 kere biyopsi yapıldı, başka birşey için dudağımdan biyopsi, alındı. Hiç birinde yanımda olmadı. İşten izin alamıyorum dedi. Geçen annesi gözü rahatsızlandı, babasıyla birlikte hastaneye götürdüler. Sabahtan öğlene kadar annesinin yanındaydı. Tabiki olsun, ama benimde yanımda olabilirdi demekki.
Geçenlerde sigara paketini buldu çantamda. Küstü, tavır yaptı. Ben yanaştıkça uzaklaştı. Bende artık tüm yaşadıklarımdan dolayı sanırım kaldıramadım. Sonuçta o sevmiyor diye yanında içmiyorum ama bi paket buldu diye surat bir karış. Annemlere götür beni boşanalım dedim, zaten oğlumu annemlere bırakacaktık annesigilin hastane işi vardı, eşyaları topladım, oğlumu annemlere bıraktık. İş için yolda ayrılırken çocuğun çok öksürüğü olursa sabah hastaneye götürelim beni ara dedi. Bizi düşünme dedim, gözlerim doldu, sarıldı barıştık.
Geçenlerde çocuğun okulun parasını yatırır mısın dedim. Senin paran yok mu dedi? Ben altın hesabına yatırdım dedim. Anca kendine yatırım yapıyorsun, araba almaya gelince vermiyorsun dedi. Babanın kasasındakileri al işte orda fazlasıyla para var. Hem deprem, sel felaket olsa babanı nerden bulcaz, o bankayı nerden bulacağız, -kasanın anahtarı babasında ve babası olmadan altınları vermiyorlar- oradakileri alman daha mantıklı değil mi? dedim. Onlar oğlumuzun birikimi demedik mi diyor? Sen biriktirdiğini bana vermeyeceksen, bana faydası yoksa hesabında durmasının ne anlamı var dedi? Ben eve harcadığımdan birikim yapamıyorum diyor. Zaten aman aman bir market alışverişi yok, araba yakıtı ve doğalgaz. Ben ondan çok harcıyorumdur. Tartıştık, yine küstük.
Geçenlerde boşanalım dediğim için mi altınlarımı istiyor acaba hani olmasa neyse oradaki de bizim biriktirdiğimiz sonuçta.
Sanki ben artık yorulmuşum gibi. Siz olsanız ne yapardınız?