• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Boşanmalı mıyım?

Evet maalesef çoğu şeye ben göz yumdum. Ama annem, ananem, babannem çevremde bu şekilde gördüğüm için sanırım hep sustum. Boşanmada ben suçlu olmak istemediğim, sorun yaratan ben olmamak için sustum. İkimizinde ortak akrabaları var, duyulursa ne derler konusu var. Bir de çevremizze göre o kadar iyi insanlar ki öve öve bitiremiyorlar. İnsanların gözünde ben kötüyüm imajı olacak.
Kim ne düşünürse düşünsün. Bu eziyeti, zindan hayatını yaşayan onlar değil sizsiniz. Elalem ne der diye düşünmeye devam ederseniz ömrünüz bu evlilikte heba olup gidecek. 10 yıl fazlasıyla sabretmiş katlanmışsınız. Seçim sizin. Ya bu deveyi güdeceksiniz ya da bu diyardan gideceksiniz, boşanıp kendinize çocuğunuzla birlikte güzel bir hayat kuracaksınız.
 
Öncelikle burada agresif yorum yazanları anlamıyorum. Kendini anlatan birini yargılamak kimsenin haddine değil diye düşünüyorum. Fikir verilir, yaptıklarının yanlış, hata olduğunu söylenebilir. Ama bazen burada olan üslup beni gerçekten şaşırtıyor.

Konu sahibi size dönecek olursam da; Boşanmanız kendinizden önce çocuğunuz için iyi olacak bence. Çünkü çocuğunuz birçok şeye boyun eğen bir anne ve sürekli yasakları olan bir baba ile büyüyecek. Birkaç kişinin dediği gibi önce kendinize saygınızı kazanmanızı öneririm. Bu olmadan boşanmanızın da bir anlamı olacağını düşünmüyorum. Siz o evde benim bakış açımdan mahkum hayatı yaşıyorsunuz. Evet çocuk yapılmamalıydı bana göre de, ama artık bunu değiştiremeyeceğiniz için şimdiden sonra çocuğunuzu babası gibi ve hatta sizin gibi yetiştirmemek sizin elinizde. Çocuğunuz ya sizin gibi özgüvensiz olacak ya da babası gibi hükümdar zannedecek kendini.

"O kadar uyardım seni milletin içinde azarlama çocukta olsa onunda bi gururu var demiştim. "

Onun da bir gururu değil, çocuğunuz bir birey ve onu hiç kimsenin yanında azarlamalısınız.
 
Öncelikle burada agresif yorum yazanları anlamıyorum. Kendini anlatan birini yargılamak kimsenin haddine değil diye düşünüyorum. Fikir verilir, yaptıklarının yanlış, hata olduğunu söylenebilir. Ama bazen burada olan üslup beni gerçekten şaşırtıyor.

Konu sahibi size dönecek olursam da; Boşanmanız kendinizden önce çocuğunuz için iyi olacak bence. Çünkü çocuğunuz birçok şeye boyun eğen bir anne ve sürekli yasakları olan bir baba ile büyüyecek. Birkaç kişinin dediği gibi önce kendinize saygınızı kazanmanızı öneririm. Bu olmadan boşanmanızın da bir anlamı olacağını düşünmüyorum. Siz o evde benim bakış açımdan mahkum hayatı yaşıyorsunuz. Evet çocuk yapılmamalıydı bana göre de, ama artık bunu değiştiremeyeceğiniz için şimdiden sonra çocuğunuzu babası gibi ve hatta sizin gibi yetiştirmemek sizin elinizde. Çocuğunuz ya sizin gibi özgüvensiz olacak ya da babası gibi hükümdar zannedecek kendini.

"O kadar uyardım seni milletin içinde azarlama çocukta olsa onunda bi gururu var demiştim. "

Onun da bir gururu değil, çocuğunuz bir birey ve onu hiç kimsenin yanında azarlamalısınız.
yorumunuz için öncelikle teşekkür ederim beni çok iyi anladığınızı düşünüyorum. Çocuğumun ayrı büyümesi üzecek. eşim işten gelince hep oğluyla oynar, tv izletmez, ilgili bir baba diyebilirim. Çocuğumda bir boşluk olur mu acaba diye düşünüyorum
 
işin tuhafı çocukla zor katlanmaya başladım. çünkü çocuk üzerinde de otorite kurmaya çalışıyor. misafirlikte herkesin içinde azarladı çocuğu. O kadar uyardım seni milletin içinde azarlama çocukta olsa onunda bi gururu var demiştim. Çocuk yetiştirme konusunda da anlaşamıyoruz.
genelde çocuk için katlanıyorum diyorlar ama bazen de anneler öyle oluyor çocuk olunca daha cesur daha güçlü oluyor kendi için alamadığı kararları yapamadıklarını çocuk için yapabiliyor
 
yorumunuz için öncelikle teşekkür ederim beni çok iyi anladığınızı düşünüyorum. Çocuğumun ayrı büyümesi üzecek. eşim işten gelince hep oğluyla oynar, tv izletmez, ilgili bir baba diyebilirim. Çocuğumda bir boşluk olur mu acaba diye düşünüyorum

Emin olun sağlıksız bir evde büyümesi daha kötü. İleride çocuğunuz için bu evliliği sürdürürseniz, çocuğunuz size asla teşekkür etmeyecek. Keşke boşansaydın deme ihtimali daha yüksek hatta. O zaman ona ne cevap verirdiniz? Siz de muhtemelen sağlıksız bir ailede büyüdüğünüz için şuan bu haldesiniz. Hayatta bir birey olmaya ve nadir baş kaldırmalara yeni yeni başlamışsınız. Köklerime bağlı kalayım derken aslında kendinizi ve hayattan ne istediğinizi oturtamadan genç yaşta başka bir bireyde (yanlış bir bireyde) kök salmak istemişsiniz. Umarım kendinize daha fazla saygısızlık yapmaz ve hayatınızın bundan sonrasını istediğiniz şekilde yaşayabilirsiniz.
 
Emin olun sağlıksız bir evde büyümesi daha kötü. İleride çocuğunuz için bu evliliği sürdürürseniz, çocuğunuz size asla teşekkür etmeyecek. Keşke boşansaydın deme ihtimali daha yüksek hatta. O zaman ona ne cevap verirdiniz? Siz de muhtemelen sağlıksız bir ailede büyüdüğünüz için şuan bu haldesiniz. Hayatta bir birey olmaya ve nadir baş kaldırmalara yeni yeni başlamışsınız. Köklerime bağlı kalayım derken aslında kendinizi ve hayattan ne istediğinizi oturtamadan genç yaşta başka bir bireyde (yanlış bir bireyde) kök salmak istemişsiniz. Umarım kendinize daha fazla saygısızlık yapmaz ve hayatınızın bundan sonrasını istediğiniz şekilde yaşayabilirsiniz.
gözlerim doldu yazdıklarınızı okurken. Evet benim aile hayatımda sağlıklı değildi, babam eve gelmezdi hep başkalarının işlerine koştururdu. Sadece sevilmek ve değer görmek istemiştim.
 
genelde çocuk için katlanıyorum diyorlar ama bazen de anneler öyle oluyor çocuk olunca daha cesur daha güçlü oluyor kendi için alamadığı kararları yapamadıklarını çocuk için yapabiliyor
Haklısınız çocuğum olduktan sonra daha güçlü hissettim kendimi, eskiden küstüğünde oturur ağlardım. Şimdi ise oğluma sarılıyorum
 
Burada böyle boy boy kocanızı gömersiniz ama evde kocam da kocam.
Boşanmayıp adamı ailesini kötülemek de moda.
Asla boşanmayın ama çekirdek eşliğinde dedikodu yapın böyle eş ve aileyi gömün öyle deşarj oluyor senin gibiler 😀
 
Merhaba herkese,
Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliykende çok tartışırdık. Sevgiliyken, üniversite kazandım okumamı istemedi. Küstü aylarca konuşmadı, gönlünü alarak okumaya gittim. Zaten amcamlarda kaldım, ona sürekli rapor veriyordum "indim, bindim, geldim vs." Zaten sosyal hayat sıfır, arkadaşlarımla dışarda buluşmam, gezmeme karşıydı. Neyse okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi daha var. Birisi kendi ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi sadece 5 dklık mesafede. Ben ailesiyle birlikte oturmak istemedim, ama o zamanında yaşanan babasının rahatsızlığından dolayı duygu sömürüsü yaparak aynı binada oturmak istedi. Babamda "otursunlar ne olacak sanki" dedi. Sevdiğim için kabul ettim. İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaatlerde bulundu "ben gelinime, ev araba telefon alacağım" diye. Ama bir bindallı bile almadılar. Görümcemle gitmiştik bindallı kiralamaya 2016 yılı 500 tl için çok fazla dedi. Bende yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim. Babamda zaten alışverişe gideceğimde tembihliyordu, birşey aldırma, masrafa sokma diye. Düğün gecesi gelip bütün takılarımı aldılar, ne kadar takıldı neyim vardı onu bile bilmiyorum. Babası bankada kasa açtırmış kendi adına oraya koydular. Balayından geldik. Kayınvalidem bana " bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile bende geleceğim" dedi. 22 yaşındaydım o zaman, saftım, susup oturuyordum. Annesi bir gün bana misafirin mi vardı dedi yok anne dedim. Salonun ışığı yanıyordu dedi. Salonun ışığını nerden gördün dedim. "Karşı binanın camının yansımasından baktım" dedi.
Eşimin bir pazar günü tatili var. Ama babasının ehliyeti ve arabası olmadığı için gidecekleri yere birlikte gidiyorduk. Düğünleri hiç bitmezdi, günde iki düğüne gittiğimizi biliyorum. Bir gün dayısına gideceğiz annesigille, masada havlu gördüm. "işlemesi ne kadar güzelmiş" dedim. Anneside bana "bunu senin annenin yapması gerekiyordu ama ben yaptım" dedi. Annem annesine "amca, dayı, hala bunlara ne sen bana bohça yap ne de ben sana sadece aile içine yapalım demişti, öyle de oldu. Annem bohça yapmadığı için bana laf söylüyor.
Eşimle ilk market alışverişine gittik ben yağ, salça alıyorum. Eşim bana napıyorsun dedi yemeklik malzeme alıyorum dedim. "Niye alıyorsunki, biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz" deyince bir şok yaşadım. Ama yine susup oturdum. O işten gelmeden önce aşağı iniyordum, annesiyle onun işten gelmesini bekliyordum. Ben çok yemek yapmayı bilmediğimden annesi yapıyordu. Yardım ederdim hatta misafirleri gelir, çağırırdı. Özellikle akraba gelince bizim kendi evimizde oturmamız mümkün değildi, onlara giderdik. Zaten göremiyorum eşimi, evdeykende bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu. Ben ilgi isteyincede "sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" derdi bana.
Birkaç ay sonra bana takılarla arsa almak istediğini söyledi. Tamam dedim, sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi, buna karşı çıktım. Kendi üstüne yaptı arsayı. Takılardan bana hiç birşey kalmamıştı, tamı tamına nasıl yetti nasıl denk geldi o da şaşırtıcı.
Arkadaşlarımla görüşmek isterdim "dışarı çıkma, arkadaşların eve gelsin" derdi. Haftada bir annemlere giderdim "sen ne kadar çok annenlere gidiyorsun" derdi. Zaten ailemde yatılı kalmama asla izin vermezdi.
Evlendikten 2 sene sonra babamın vesilesiyle iş buldum. Bana maaşını sakın elleme, biriksin, ben sana harçlık veririm dedi. Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyor, harcamaya kıyamıyordum. Arabasını sattı yeni araba almak için, babamın arabasını aldık. 55.000 tl o zaman parasıyla kendi hesabımdan 35.000 tl verdim, yine kendi üstüne yaptı.
Eve oturttular ama sadece mutfak dolabı yaptırıldı evlenmeden önce. Ben çalışmaya başladıktan sonra, parkesi, pimapeni, cam balkonu yaptırdık. Evinde sorunları bitmiyor tam 5 kere mutfak borusu patladı. Taşınalım dedim, istemedi.
Sosyal hayatımız yok, yemek, içmek, gezmek bi yerlere gitmek. Kışın hele hep evdeyiz. 5 sene tatile gitmediğimiz oldu.
Evlendikten 4 sene sonra da çocuğumuz oldu, geç oldu çünkü iş sebebiyle biraz beklemem gerekti. Çocuğa babasının ismini koymak istedi, babama haksızlık olacağını düşünerek kabul etmedim. Kulağına ezan okunmasını babası olarak eşimin yapmasını istedim, ama o babasını istedi, babası okudu. Çocuk olunca iyice bi mesafe oluştu aramızda. 3 aylıkken bırakıp işe geldim, özel sektör. Uykusuz geceler, iş yerinde süt sağma telaşı. İş yerinde mobing. Yöneticilerimin usulsüz işler yaptığını gördüm, bunları şikayet ettim. Bana çok karşı geldi yanımda olmadı. Sen ne karışıyorsun diye. Şu an mahkemelik oldu yöneticiler, yeni yönetimde bana sözleşme yapıp, maaşımı iyileştirdi.
Kocamdan görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başlamıştım. Saf, koşulsuz sevgi. Kıskanmaya başladı, oğlum beni sevdikçe o da biraz ilgi göstermeye başladı. Bu sefer o sevgisizlikten yakınmaya başladı bende ona bana yıllar önce dediğini dedim " sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" dedim.
Sürekli sorun yaratıyor, Sigara içtiğimi biliyordu sevgili olmadan önce, bırakacaksın dedi tamam dedim ama bırakamadım, gizli gizli içiyordum. Bir gün birşey saklamak istemediğim için söyledim. Sinirlendi, duvarı yumrukladı, birşeyler fırlattı evde "çocuğu ne yapacağımızı konusalım" dedi. Kızgınlığı geçince gönlünü aldım. Sakız sevmez ama işyerinde sigara içtiğimden kokusunu alsın diye sadece ağzımda bulundururdum, farketti ve bana "sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun" dedi. Kendi soyadımı kullanmak istedim, bi ton laf etti ama kullanıyorum. Geçenlerde ablasının kimliğini gördüm, o da kendi soyadını kullanıyor. Eşime söyledim bak ablanda kendi soyadını kullanıyormuş dedim. "keşke benim soyadımı hiç almasaydın" dedi.
Çocuk olduktan sonra kendi paramı harcamaya başladım. Çocuk masrafları kıyafetleri, maması, bezi vs. Kreşe başladı, okul masrafları, kendime harcadıklarım. Her sene kurban parasını benden alır kendi adına keser. Geçen sene yurtdışı bağış uygun ya kendi adımada keseyim dedim, gerek yok dedi. Çocuk sıkılıyor oyun parklarına götürüyorum, oraya harcama yapıyorum. Yıllardır robot süpürge istedim, karşı çıktı. Sonunda ikna ettim sen öde dedi. Kahve makinesi aldım, sen öde dedi. Yeri geldi annesine bile hamur yoğurma makinesi aldım. Yeğenlerine, annesine, babasına hediye alırım. Ailesi çocuğumuza bakıyor diye yemek kartını onlara ver dedim, market alışverişi oradan yapsınlar dedim.
Birikim yapıyoruz. Aldığımız altınları babasının kasasına koyuyoruz. Ben altın hesabı açtım, artık kendi hesabımda biriktiriyorum. Otomatik vites araba istedim, oda istedi ama arabayı satalım iyi birşey alalım dedi. Bende araba dursun, ben acemiliğimi atana kadar bir araba alalım sonra ikisinide satar, iyi birşey alırız dedim. Tamam dedi ama her arabaya bahane buldu. hevesim kırıldı. İstemedim.
Seviyorum diyor, ama hissettirmiyor ki. Nodüllerim var ve 3 kere biyopsi yapıldı, başka birşey için dudağımdan biyopsi, alındı. Hiç birinde yanımda olmadı. İşten izin alamıyorum dedi. Geçen annesi gözü rahatsızlandı, babasıyla birlikte hastaneye götürdüler. Sabahtan öğlene kadar annesinin yanındaydı. Tabiki olsun, ama benimde yanımda olabilirdi demekki.
Geçenlerde sigara paketini buldu çantamda. Küstü, tavır yaptı. Ben yanaştıkça uzaklaştı. Bende artık tüm yaşadıklarımdan dolayı sanırım kaldıramadım. Sonuçta o sevmiyor diye yanında içmiyorum ama bi paket buldu diye surat bir karış. Annemlere götür beni boşanalım dedim, zaten oğlumu annemlere bırakacaktık annesigilin hastane işi vardı, eşyaları topladım, oğlumu annemlere bıraktık. İş için yolda ayrılırken çocuğun çok öksürüğü olursa sabah hastaneye götürelim beni ara dedi. Bizi düşünme dedim, gözlerim doldu, sarıldı barıştık.
Geçenlerde çocuğun okulun parasını yatırır mısın dedim. Senin paran yok mu dedi? Ben altın hesabına yatırdım dedim. Anca kendine yatırım yapıyorsun, araba almaya gelince vermiyorsun dedi. Babanın kasasındakileri al işte orda fazlasıyla para var. Hem deprem, sel felaket olsa babanı nerden bulcaz, o bankayı nerden bulacağız, -kasanın anahtarı babasında ve babası olmadan altınları vermiyorlar- oradakileri alman daha mantıklı değil mi? dedim. Onlar oğlumuzun birikimi demedik mi diyor? Sen biriktirdiğini bana vermeyeceksen, bana faydası yoksa hesabında durmasının ne anlamı var dedi? Ben eve harcadığımdan birikim yapamıyorum diyor. Zaten aman aman bir market alışverişi yok, araba yakıtı ve doğalgaz. Ben ondan çok harcıyorumdur. Tartıştık, yine küstük.
Geçenlerde boşanalım dediğim için mi altınlarımı istiyor acaba hani olmasa neyse oradaki de bizim biriktirdiğimiz sonuçta.
Sanki ben artık yorulmuşum gibi. Siz olsanız ne yapardınız?
Bir çocuk daha yap belki düzelir diyeceğim de neyse, konu sahibi eşiniz 10 yıldır aynı ve değişmeyecek, bu şekilde yaşamayı seviyorsanız devam edin tabi ki asla ayrılmayın. Bura da biz boşanın diyince çemkiriyorlar tek yol boşanmak mı diye korkar olduk yani. Daha ne kadar söndürüleceksiniz ben bilmem ama eşiniz bulmuş sizi bir de vurmuş sondajı Allah ne verdiyse pardon bsrgngr4 ne verdiyse demiş ve devam ediyor. İster boşanın ister boşanmayın eşiniz ve ailesi tam bir kene
 
Merhaba herkese,
Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliykende çok tartışırdık. Sevgiliyken, üniversite kazandım okumamı istemedi. Küstü aylarca konuşmadı, gönlünü alarak okumaya gittim. Zaten amcamlarda kaldım, ona sürekli rapor veriyordum "indim, bindim, geldim vs." Zaten sosyal hayat sıfır, arkadaşlarımla dışarda buluşmam, gezmeme karşıydı. Neyse okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi daha var. Birisi kendi ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi sadece 5 dklık mesafede. Ben ailesiyle birlikte oturmak istemedim, ama o zamanında yaşanan babasının rahatsızlığından dolayı duygu sömürüsü yaparak aynı binada oturmak istedi. Babamda "otursunlar ne olacak sanki" dedi. Sevdiğim için kabul ettim. İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaatlerde bulundu "ben gelinime, ev araba telefon alacağım" diye. Ama bir bindallı bile almadılar. Görümcemle gitmiştik bindallı kiralamaya 2016 yılı 500 tl için çok fazla dedi. Bende yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim. Babamda zaten alışverişe gideceğimde tembihliyordu, birşey aldırma, masrafa sokma diye. Düğün gecesi gelip bütün takılarımı aldılar, ne kadar takıldı neyim vardı onu bile bilmiyorum. Babası bankada kasa açtırmış kendi adına oraya koydular. Balayından geldik. Kayınvalidem bana " bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile bende geleceğim" dedi. 22 yaşındaydım o zaman, saftım, susup oturuyordum. Annesi bir gün bana misafirin mi vardı dedi yok anne dedim. Salonun ışığı yanıyordu dedi. Salonun ışığını nerden gördün dedim. "Karşı binanın camının yansımasından baktım" dedi.
Eşimin bir pazar günü tatili var. Ama babasının ehliyeti ve arabası olmadığı için gidecekleri yere birlikte gidiyorduk. Düğünleri hiç bitmezdi, günde iki düğüne gittiğimizi biliyorum. Bir gün dayısına gideceğiz annesigille, masada havlu gördüm. "işlemesi ne kadar güzelmiş" dedim. Anneside bana "bunu senin annenin yapması gerekiyordu ama ben yaptım" dedi. Annem annesine "amca, dayı, hala bunlara ne sen bana bohça yap ne de ben sana sadece aile içine yapalım demişti, öyle de oldu. Annem bohça yapmadığı için bana laf söylüyor.
Eşimle ilk market alışverişine gittik ben yağ, salça alıyorum. Eşim bana napıyorsun dedi yemeklik malzeme alıyorum dedim. "Niye alıyorsunki, biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz" deyince bir şok yaşadım. Ama yine susup oturdum. O işten gelmeden önce aşağı iniyordum, annesiyle onun işten gelmesini bekliyordum. Ben çok yemek yapmayı bilmediğimden annesi yapıyordu. Yardım ederdim hatta misafirleri gelir, çağırırdı. Özellikle akraba gelince bizim kendi evimizde oturmamız mümkün değildi, onlara giderdik. Zaten göremiyorum eşimi, evdeykende bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu. Ben ilgi isteyincede "sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" derdi bana.
Birkaç ay sonra bana takılarla arsa almak istediğini söyledi. Tamam dedim, sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi, buna karşı çıktım. Kendi üstüne yaptı arsayı. Takılardan bana hiç birşey kalmamıştı, tamı tamına nasıl yetti nasıl denk geldi o da şaşırtıcı.
Arkadaşlarımla görüşmek isterdim "dışarı çıkma, arkadaşların eve gelsin" derdi. Haftada bir annemlere giderdim "sen ne kadar çok annenlere gidiyorsun" derdi. Zaten ailemde yatılı kalmama asla izin vermezdi.
Evlendikten 2 sene sonra babamın vesilesiyle iş buldum. Bana maaşını sakın elleme, biriksin, ben sana harçlık veririm dedi. Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyor, harcamaya kıyamıyordum. Arabasını sattı yeni araba almak için, babamın arabasını aldık. 55.000 tl o zaman parasıyla kendi hesabımdan 35.000 tl verdim, yine kendi üstüne yaptı.
Eve oturttular ama sadece mutfak dolabı yaptırıldı evlenmeden önce. Ben çalışmaya başladıktan sonra, parkesi, pimapeni, cam balkonu yaptırdık. Evinde sorunları bitmiyor tam 5 kere mutfak borusu patladı. Taşınalım dedim, istemedi.
Sosyal hayatımız yok, yemek, içmek, gezmek bi yerlere gitmek. Kışın hele hep evdeyiz. 5 sene tatile gitmediğimiz oldu.
Evlendikten 4 sene sonra da çocuğumuz oldu, geç oldu çünkü iş sebebiyle biraz beklemem gerekti. Çocuğa babasının ismini koymak istedi, babama haksızlık olacağını düşünerek kabul etmedim. Kulağına ezan okunmasını babası olarak eşimin yapmasını istedim, ama o babasını istedi, babası okudu. Çocuk olunca iyice bi mesafe oluştu aramızda. 3 aylıkken bırakıp işe geldim, özel sektör. Uykusuz geceler, iş yerinde süt sağma telaşı. İş yerinde mobing. Yöneticilerimin usulsüz işler yaptığını gördüm, bunları şikayet ettim. Bana çok karşı geldi yanımda olmadı. Sen ne karışıyorsun diye. Şu an mahkemelik oldu yöneticiler, yeni yönetimde bana sözleşme yapıp, maaşımı iyileştirdi.
Kocamdan görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başlamıştım. Saf, koşulsuz sevgi. Kıskanmaya başladı, oğlum beni sevdikçe o da biraz ilgi göstermeye başladı. Bu sefer o sevgisizlikten yakınmaya başladı bende ona bana yıllar önce dediğini dedim " sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" dedim.
Sürekli sorun yaratıyor, Sigara içtiğimi biliyordu sevgili olmadan önce, bırakacaksın dedi tamam dedim ama bırakamadım, gizli gizli içiyordum. Bir gün birşey saklamak istemediğim için söyledim. Sinirlendi, duvarı yumrukladı, birşeyler fırlattı evde "çocuğu ne yapacağımızı konusalım" dedi. Kızgınlığı geçince gönlünü aldım. Sakız sevmez ama işyerinde sigara içtiğimden kokusunu alsın diye sadece ağzımda bulundururdum, farketti ve bana "sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun" dedi. Kendi soyadımı kullanmak istedim, bi ton laf etti ama kullanıyorum. Geçenlerde ablasının kimliğini gördüm, o da kendi soyadını kullanıyor. Eşime söyledim bak ablanda kendi soyadını kullanıyormuş dedim. "keşke benim soyadımı hiç almasaydın" dedi.
Çocuk olduktan sonra kendi paramı harcamaya başladım. Çocuk masrafları kıyafetleri, maması, bezi vs. Kreşe başladı, okul masrafları, kendime harcadıklarım. Her sene kurban parasını benden alır kendi adına keser. Geçen sene yurtdışı bağış uygun ya kendi adımada keseyim dedim, gerek yok dedi. Çocuk sıkılıyor oyun parklarına götürüyorum, oraya harcama yapıyorum. Yıllardır robot süpürge istedim, karşı çıktı. Sonunda ikna ettim sen öde dedi. Kahve makinesi aldım, sen öde dedi. Yeri geldi annesine bile hamur yoğurma makinesi aldım. Yeğenlerine, annesine, babasına hediye alırım. Ailesi çocuğumuza bakıyor diye yemek kartını onlara ver dedim, market alışverişi oradan yapsınlar dedim.
Birikim yapıyoruz. Aldığımız altınları babasının kasasına koyuyoruz. Ben altın hesabı açtım, artık kendi hesabımda biriktiriyorum. Otomatik vites araba istedim, oda istedi ama arabayı satalım iyi birşey alalım dedi. Bende araba dursun, ben acemiliğimi atana kadar bir araba alalım sonra ikisinide satar, iyi birşey alırız dedim. Tamam dedi ama her arabaya bahane buldu. hevesim kırıldı. İstemedim.
Seviyorum diyor, ama hissettirmiyor ki. Nodüllerim var ve 3 kere biyopsi yapıldı, başka birşey için dudağımdan biyopsi, alındı. Hiç birinde yanımda olmadı. İşten izin alamıyorum dedi. Geçen annesi gözü rahatsızlandı, babasıyla birlikte hastaneye götürdüler. Sabahtan öğlene kadar annesinin yanındaydı. Tabiki olsun, ama benimde yanımda olabilirdi demekki.
Geçenlerde sigara paketini buldu çantamda. Küstü, tavır yaptı. Ben yanaştıkça uzaklaştı. Bende artık tüm yaşadıklarımdan dolayı sanırım kaldıramadım. Sonuçta o sevmiyor diye yanında içmiyorum ama bi paket buldu diye surat bir karış. Annemlere götür beni boşanalım dedim, zaten oğlumu annemlere bırakacaktık annesigilin hastane işi vardı, eşyaları topladım, oğlumu annemlere bıraktık. İş için yolda ayrılırken çocuğun çok öksürüğü olursa sabah hastaneye götürelim beni ara dedi. Bizi düşünme dedim, gözlerim doldu, sarıldı barıştık.
Geçenlerde çocuğun okulun parasını yatırır mısın dedim. Senin paran yok mu dedi? Ben altın hesabına yatırdım dedim. Anca kendine yatırım yapıyorsun, araba almaya gelince vermiyorsun dedi. Babanın kasasındakileri al işte orda fazlasıyla para var. Hem deprem, sel felaket olsa babanı nerden bulcaz, o bankayı nerden bulacağız, -kasanın anahtarı babasında ve babası olmadan altınları vermiyorlar- oradakileri alman daha mantıklı değil mi? dedim. Onlar oğlumuzun birikimi demedik mi diyor? Sen biriktirdiğini bana vermeyeceksen, bana faydası yoksa hesabında durmasının ne anlamı var dedi? Ben eve harcadığımdan birikim yapamıyorum diyor. Zaten aman aman bir market alışverişi yok, araba yakıtı ve doğalgaz. Ben ondan çok harcıyorumdur. Tartıştık, yine küstük.
Geçenlerde boşanalım dediğim için mi altınlarımı istiyor acaba hani olmasa neyse oradaki de bizim biriktirdiğimiz sonuçta.
Sanki ben artık yorulmuşum gibi. Siz olsanız ne yapardınız?
Erkek anneleri böyle çocuk yetiştiriyor ne diyeyim.Yaşlısı -genci- çok çekeni -çekmeyeni hepsi aynı.Evlilik müessesi rehabilitasyon merkezi değildir.Kimseyi iyileştiremezsiniz.Sadece idare edip edememek mesele.Buna da en iyi siz karar verirsiniz.
 
Merhaba herkese,
Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliykende çok tartışırdık. Sevgiliyken, üniversite kazandım okumamı istemedi. Küstü aylarca konuşmadı, gönlünü alarak okumaya gittim. Zaten amcamlarda kaldım, ona sürekli rapor veriyordum "indim, bindim, geldim vs." Zaten sosyal hayat sıfır, arkadaşlarımla dışarda buluşmam, gezmeme karşıydı. Neyse okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi daha var. Birisi kendi ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi sadece 5 dklık mesafede. Ben ailesiyle birlikte oturmak istemedim, ama o zamanında yaşanan babasının rahatsızlığından dolayı duygu sömürüsü yaparak aynı binada oturmak istedi. Babamda "otursunlar ne olacak sanki" dedi. Sevdiğim için kabul ettim. İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaatlerde bulundu "ben gelinime, ev araba telefon alacağım" diye. Ama bir bindallı bile almadılar. Görümcemle gitmiştik bindallı kiralamaya 2016 yılı 500 tl için çok fazla dedi. Bende yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim. Babamda zaten alışverişe gideceğimde tembihliyordu, birşey aldırma, masrafa sokma diye. Düğün gecesi gelip bütün takılarımı aldılar, ne kadar takıldı neyim vardı onu bile bilmiyorum. Babası bankada kasa açtırmış kendi adına oraya koydular. Balayından geldik. Kayınvalidem bana " bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile bende geleceğim" dedi. 22 yaşındaydım o zaman, saftım, susup oturuyordum. Annesi bir gün bana misafirin mi vardı dedi yok anne dedim. Salonun ışığı yanıyordu dedi. Salonun ışığını nerden gördün dedim. "Karşı binanın camının yansımasından baktım" dedi.
Eşimin bir pazar günü tatili var. Ama babasının ehliyeti ve arabası olmadığı için gidecekleri yere birlikte gidiyorduk. Düğünleri hiç bitmezdi, günde iki düğüne gittiğimizi biliyorum. Bir gün dayısına gideceğiz annesigille, masada havlu gördüm. "işlemesi ne kadar güzelmiş" dedim. Anneside bana "bunu senin annenin yapması gerekiyordu ama ben yaptım" dedi. Annem annesine "amca, dayı, hala bunlara ne sen bana bohça yap ne de ben sana sadece aile içine yapalım demişti, öyle de oldu. Annem bohça yapmadığı için bana laf söylüyor.
Eşimle ilk market alışverişine gittik ben yağ, salça alıyorum. Eşim bana napıyorsun dedi yemeklik malzeme alıyorum dedim. "Niye alıyorsunki, biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz" deyince bir şok yaşadım. Ama yine susup oturdum. O işten gelmeden önce aşağı iniyordum, annesiyle onun işten gelmesini bekliyordum. Ben çok yemek yapmayı bilmediğimden annesi yapıyordu. Yardım ederdim hatta misafirleri gelir, çağırırdı. Özellikle akraba gelince bizim kendi evimizde oturmamız mümkün değildi, onlara giderdik. Zaten göremiyorum eşimi, evdeykende bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu. Ben ilgi isteyincede "sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" derdi bana.
Birkaç ay sonra bana takılarla arsa almak istediğini söyledi. Tamam dedim, sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi, buna karşı çıktım. Kendi üstüne yaptı arsayı. Takılardan bana hiç birşey kalmamıştı, tamı tamına nasıl yetti nasıl denk geldi o da şaşırtıcı.
Arkadaşlarımla görüşmek isterdim "dışarı çıkma, arkadaşların eve gelsin" derdi. Haftada bir annemlere giderdim "sen ne kadar çok annenlere gidiyorsun" derdi. Zaten ailemde yatılı kalmama asla izin vermezdi.
Evlendikten 2 sene sonra babamın vesilesiyle iş buldum. Bana maaşını sakın elleme, biriksin, ben sana harçlık veririm dedi. Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyor, harcamaya kıyamıyordum. Arabasını sattı yeni araba almak için, babamın arabasını aldık. 55.000 tl o zaman parasıyla kendi hesabımdan 35.000 tl verdim, yine kendi üstüne yaptı.
Eve oturttular ama sadece mutfak dolabı yaptırıldı evlenmeden önce. Ben çalışmaya başladıktan sonra, parkesi, pimapeni, cam balkonu yaptırdık. Evinde sorunları bitmiyor tam 5 kere mutfak borusu patladı. Taşınalım dedim, istemedi.
Sosyal hayatımız yok, yemek, içmek, gezmek bi yerlere gitmek. Kışın hele hep evdeyiz. 5 sene tatile gitmediğimiz oldu.
Evlendikten 4 sene sonra da çocuğumuz oldu, geç oldu çünkü iş sebebiyle biraz beklemem gerekti. Çocuğa babasının ismini koymak istedi, babama haksızlık olacağını düşünerek kabul etmedim. Kulağına ezan okunmasını babası olarak eşimin yapmasını istedim, ama o babasını istedi, babası okudu. Çocuk olunca iyice bi mesafe oluştu aramızda. 3 aylıkken bırakıp işe geldim, özel sektör. Uykusuz geceler, iş yerinde süt sağma telaşı. İş yerinde mobing. Yöneticilerimin usulsüz işler yaptığını gördüm, bunları şikayet ettim. Bana çok karşı geldi yanımda olmadı. Sen ne karışıyorsun diye. Şu an mahkemelik oldu yöneticiler, yeni yönetimde bana sözleşme yapıp, maaşımı iyileştirdi.
Kocamdan görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başlamıştım. Saf, koşulsuz sevgi. Kıskanmaya başladı, oğlum beni sevdikçe o da biraz ilgi göstermeye başladı. Bu sefer o sevgisizlikten yakınmaya başladı bende ona bana yıllar önce dediğini dedim " sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" dedim.
Sürekli sorun yaratıyor, Sigara içtiğimi biliyordu sevgili olmadan önce, bırakacaksın dedi tamam dedim ama bırakamadım, gizli gizli içiyordum. Bir gün birşey saklamak istemediğim için söyledim. Sinirlendi, duvarı yumrukladı, birşeyler fırlattı evde "çocuğu ne yapacağımızı konusalım" dedi. Kızgınlığı geçince gönlünü aldım. Sakız sevmez ama işyerinde sigara içtiğimden kokusunu alsın diye sadece ağzımda bulundururdum, farketti ve bana "sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun" dedi. Kendi soyadımı kullanmak istedim, bi ton laf etti ama kullanıyorum. Geçenlerde ablasının kimliğini gördüm, o da kendi soyadını kullanıyor. Eşime söyledim bak ablanda kendi soyadını kullanıyormuş dedim. "keşke benim soyadımı hiç almasaydın" dedi.
Çocuk olduktan sonra kendi paramı harcamaya başladım. Çocuk masrafları kıyafetleri, maması, bezi vs. Kreşe başladı, okul masrafları, kendime harcadıklarım. Her sene kurban parasını benden alır kendi adına keser. Geçen sene yurtdışı bağış uygun ya kendi adımada keseyim dedim, gerek yok dedi. Çocuk sıkılıyor oyun parklarına götürüyorum, oraya harcama yapıyorum. Yıllardır robot süpürge istedim, karşı çıktı. Sonunda ikna ettim sen öde dedi. Kahve makinesi aldım, sen öde dedi. Yeri geldi annesine bile hamur yoğurma makinesi aldım. Yeğenlerine, annesine, babasına hediye alırım. Ailesi çocuğumuza bakıyor diye yemek kartını onlara ver dedim, market alışverişi oradan yapsınlar dedim.
Birikim yapıyoruz. Aldığımız altınları babasının kasasına koyuyoruz. Ben altın hesabı açtım, artık kendi hesabımda biriktiriyorum. Otomatik vites araba istedim, oda istedi ama arabayı satalım iyi birşey alalım dedi. Bende araba dursun, ben acemiliğimi atana kadar bir araba alalım sonra ikisinide satar, iyi birşey alırız dedim. Tamam dedi ama her arabaya bahane buldu. hevesim kırıldı. İstemedim.
Seviyorum diyor, ama hissettirmiyor ki. Nodüllerim var ve 3 kere biyopsi yapıldı, başka birşey için dudağımdan biyopsi, alındı. Hiç birinde yanımda olmadı. İşten izin alamıyorum dedi. Geçen annesi gözü rahatsızlandı, babasıyla birlikte hastaneye götürdüler. Sabahtan öğlene kadar annesinin yanındaydı. Tabiki olsun, ama benimde yanımda olabilirdi demekki.
Geçenlerde sigara paketini buldu çantamda. Küstü, tavır yaptı. Ben yanaştıkça uzaklaştı. Bende artık tüm yaşadıklarımdan dolayı sanırım kaldıramadım. Sonuçta o sevmiyor diye yanında içmiyorum ama bi paket buldu diye surat bir karış. Annemlere götür beni boşanalım dedim, zaten oğlumu annemlere bırakacaktık annesigilin hastane işi vardı, eşyaları topladım, oğlumu annemlere bıraktık. İş için yolda ayrılırken çocuğun çok öksürüğü olursa sabah hastaneye götürelim beni ara dedi. Bizi düşünme dedim, gözlerim doldu, sarıldı barıştık.
Geçenlerde çocuğun okulun parasını yatırır mısın dedim. Senin paran yok mu dedi? Ben altın hesabına yatırdım dedim. Anca kendine yatırım yapıyorsun, araba almaya gelince vermiyorsun dedi. Babanın kasasındakileri al işte orda fazlasıyla para var. Hem deprem, sel felaket olsa babanı nerden bulcaz, o bankayı nerden bulacağız, -kasanın anahtarı babasında ve babası olmadan altınları vermiyorlar- oradakileri alman daha mantıklı değil mi? dedim. Onlar oğlumuzun birikimi demedik mi diyor? Sen biriktirdiğini bana vermeyeceksen, bana faydası yoksa hesabında durmasının ne anlamı var dedi? Ben eve harcadığımdan birikim yapamıyorum diyor. Zaten aman aman bir market alışverişi yok, araba yakıtı ve doğalgaz. Ben ondan çok harcıyorumdur. Tartıştık, yine küstük.
Geçenlerde boşanalım dediğim için mi altınlarımı istiyor acaba hani olmasa neyse oradaki de bizim biriktirdiğimiz sonuçta.
Sanki ben artık yorulmuşum gibi. Siz olsanız ne yapardınız?
Enteresan bir hikaye, bir şekilde de lafınızı dinletiyorsunuz bana ilginç geldi okurken iyice ezileceksiniz falan diye düşündüm çalıştınız kazandınız biriktirdiniz e sonunda boşanmak kaldı bence sizi assla haketmiyor
 
Burada madden manen çaresiz kadınlar yazıyor çok üzülüyorum,çıkış yolları da olmuyor mecburen adamı çekmek zorunda kalıyorlar.Ama sizin durumunuza hiç üzülmedim.Çalışan kazanan birikimi olan kadınsın,ailenden de olumsuz bahsetmedin.Kocanın bir tek iyi huyunu da göremedim.Sinek kadar kocam olsun başımda dursunculardansın.
 
Merhaba herkese,
Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliykende çok tartışırdık. Sevgiliyken, üniversite kazandım okumamı istemedi. Küstü aylarca konuşmadı, gönlünü alarak okumaya gittim. Zaten amcamlarda kaldım, ona sürekli rapor veriyordum "indim, bindim, geldim vs." Zaten sosyal hayat sıfır, arkadaşlarımla dışarda buluşmam, gezmeme karşıydı. Neyse okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi daha var. Birisi kendi ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi sadece 5 dklık mesafede. Ben ailesiyle birlikte oturmak istemedim, ama o zamanında yaşanan babasının rahatsızlığından dolayı duygu sömürüsü yaparak aynı binada oturmak istedi. Babamda "otursunlar ne olacak sanki" dedi. Sevdiğim için kabul ettim. İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaatlerde bulundu "ben gelinime, ev araba telefon alacağım" diye. Ama bir bindallı bile almadılar. Görümcemle gitmiştik bindallı kiralamaya 2016 yılı 500 tl için çok fazla dedi. Bende yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim. Babamda zaten alışverişe gideceğimde tembihliyordu, birşey aldırma, masrafa sokma diye. Düğün gecesi gelip bütün takılarımı aldılar, ne kadar takıldı neyim vardı onu bile bilmiyorum. Babası bankada kasa açtırmış kendi adına oraya koydular. Balayından geldik. Kayınvalidem bana " bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile bende geleceğim" dedi. 22 yaşındaydım o zaman, saftım, susup oturuyordum. Annesi bir gün bana misafirin mi vardı dedi yok anne dedim. Salonun ışığı yanıyordu dedi. Salonun ışığını nerden gördün dedim. "Karşı binanın camının yansımasından baktım" dedi.
Eşimin bir pazar günü tatili var. Ama babasının ehliyeti ve arabası olmadığı için gidecekleri yere birlikte gidiyorduk. Düğünleri hiç bitmezdi, günde iki düğüne gittiğimizi biliyorum. Bir gün dayısına gideceğiz annesigille, masada havlu gördüm. "işlemesi ne kadar güzelmiş" dedim. Anneside bana "bunu senin annenin yapması gerekiyordu ama ben yaptım" dedi. Annem annesine "amca, dayı, hala bunlara ne sen bana bohça yap ne de ben sana sadece aile içine yapalım demişti, öyle de oldu. Annem bohça yapmadığı için bana laf söylüyor.
Eşimle ilk market alışverişine gittik ben yağ, salça alıyorum. Eşim bana napıyorsun dedi yemeklik malzeme alıyorum dedim. "Niye alıyorsunki, biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz" deyince bir şok yaşadım. Ama yine susup oturdum. O işten gelmeden önce aşağı iniyordum, annesiyle onun işten gelmesini bekliyordum. Ben çok yemek yapmayı bilmediğimden annesi yapıyordu. Yardım ederdim hatta misafirleri gelir, çağırırdı. Özellikle akraba gelince bizim kendi evimizde oturmamız mümkün değildi, onlara giderdik. Zaten göremiyorum eşimi, evdeykende bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu. Ben ilgi isteyincede "sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" derdi bana.
Birkaç ay sonra bana takılarla arsa almak istediğini söyledi. Tamam dedim, sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi, buna karşı çıktım. Kendi üstüne yaptı arsayı. Takılardan bana hiç birşey kalmamıştı, tamı tamına nasıl yetti nasıl denk geldi o da şaşırtıcı.
Arkadaşlarımla görüşmek isterdim "dışarı çıkma, arkadaşların eve gelsin" derdi. Haftada bir annemlere giderdim "sen ne kadar çok annenlere gidiyorsun" derdi. Zaten ailemde yatılı kalmama asla izin vermezdi.
Evlendikten 2 sene sonra babamın vesilesiyle iş buldum. Bana maaşını sakın elleme, biriksin, ben sana harçlık veririm dedi. Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyor, harcamaya kıyamıyordum. Arabasını sattı yeni araba almak için, babamın arabasını aldık. 55.000 tl o zaman parasıyla kendi hesabımdan 35.000 tl verdim, yine kendi üstüne yaptı.
Eve oturttular ama sadece mutfak dolabı yaptırıldı evlenmeden önce. Ben çalışmaya başladıktan sonra, parkesi, pimapeni, cam balkonu yaptırdık. Evinde sorunları bitmiyor tam 5 kere mutfak borusu patladı. Taşınalım dedim, istemedi.
Sosyal hayatımız yok, yemek, içmek, gezmek bi yerlere gitmek. Kışın hele hep evdeyiz. 5 sene tatile gitmediğimiz oldu.
Evlendikten 4 sene sonra da çocuğumuz oldu, geç oldu çünkü iş sebebiyle biraz beklemem gerekti. Çocuğa babasının ismini koymak istedi, babama haksızlık olacağını düşünerek kabul etmedim. Kulağına ezan okunmasını babası olarak eşimin yapmasını istedim, ama o babasını istedi, babası okudu. Çocuk olunca iyice bi mesafe oluştu aramızda. 3 aylıkken bırakıp işe geldim, özel sektör. Uykusuz geceler, iş yerinde süt sağma telaşı. İş yerinde mobing. Yöneticilerimin usulsüz işler yaptığını gördüm, bunları şikayet ettim. Bana çok karşı geldi yanımda olmadı. Sen ne karışıyorsun diye. Şu an mahkemelik oldu yöneticiler, yeni yönetimde bana sözleşme yapıp, maaşımı iyileştirdi.
Kocamdan görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başlamıştım. Saf, koşulsuz sevgi. Kıskanmaya başladı, oğlum beni sevdikçe o da biraz ilgi göstermeye başladı. Bu sefer o sevgisizlikten yakınmaya başladı bende ona bana yıllar önce dediğini dedim " sen sürekli sevmek, sevilmek istiyorsun" dedim.
Sürekli sorun yaratıyor, Sigara içtiğimi biliyordu sevgili olmadan önce, bırakacaksın dedi tamam dedim ama bırakamadım, gizli gizli içiyordum. Bir gün birşey saklamak istemediğim için söyledim. Sinirlendi, duvarı yumrukladı, birşeyler fırlattı evde "çocuğu ne yapacağımızı konusalım" dedi. Kızgınlığı geçince gönlünü aldım. Sakız sevmez ama işyerinde sigara içtiğimden kokusunu alsın diye sadece ağzımda bulundururdum, farketti ve bana "sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun" dedi. Kendi soyadımı kullanmak istedim, bi ton laf etti ama kullanıyorum. Geçenlerde ablasının kimliğini gördüm, o da kendi soyadını kullanıyor. Eşime söyledim bak ablanda kendi soyadını kullanıyormuş dedim. "keşke benim soyadımı hiç almasaydın" dedi.
Çocuk olduktan sonra kendi paramı harcamaya başladım. Çocuk masrafları kıyafetleri, maması, bezi vs. Kreşe başladı, okul masrafları, kendime harcadıklarım. Her sene kurban parasını benden alır kendi adına keser. Geçen sene yurtdışı bağış uygun ya kendi adımada keseyim dedim, gerek yok dedi. Çocuk sıkılıyor oyun parklarına götürüyorum, oraya harcama yapıyorum. Yıllardır robot süpürge istedim, karşı çıktı. Sonunda ikna ettim sen öde dedi. Kahve makinesi aldım, sen öde dedi. Yeri geldi annesine bile hamur yoğurma makinesi aldım. Yeğenlerine, annesine, babasına hediye alırım. Ailesi çocuğumuza bakıyor diye yemek kartını onlara ver dedim, market alışverişi oradan yapsınlar dedim.
Birikim yapıyoruz. Aldığımız altınları babasının kasasına koyuyoruz. Ben altın hesabı açtım, artık kendi hesabımda biriktiriyorum. Otomatik vites araba istedim, oda istedi ama arabayı satalım iyi birşey alalım dedi. Bende araba dursun, ben acemiliğimi atana kadar bir araba alalım sonra ikisinide satar, iyi birşey alırız dedim. Tamam dedi ama her arabaya bahane buldu. hevesim kırıldı. İstemedim.
Seviyorum diyor, ama hissettirmiyor ki. Nodüllerim var ve 3 kere biyopsi yapıldı, başka birşey için dudağımdan biyopsi, alındı. Hiç birinde yanımda olmadı. İşten izin alamıyorum dedi. Geçen annesi gözü rahatsızlandı, babasıyla birlikte hastaneye götürdüler. Sabahtan öğlene kadar annesinin yanındaydı. Tabiki olsun, ama benimde yanımda olabilirdi demekki.
Geçenlerde sigara paketini buldu çantamda. Küstü, tavır yaptı. Ben yanaştıkça uzaklaştı. Bende artık tüm yaşadıklarımdan dolayı sanırım kaldıramadım. Sonuçta o sevmiyor diye yanında içmiyorum ama bi paket buldu diye surat bir karış. Annemlere götür beni boşanalım dedim, zaten oğlumu annemlere bırakacaktık annesigilin hastane işi vardı, eşyaları topladım, oğlumu annemlere bıraktık. İş için yolda ayrılırken çocuğun çok öksürüğü olursa sabah hastaneye götürelim beni ara dedi. Bizi düşünme dedim, gözlerim doldu, sarıldı barıştık.
Geçenlerde çocuğun okulun parasını yatırır mısın dedim. Senin paran yok mu dedi? Ben altın hesabına yatırdım dedim. Anca kendine yatırım yapıyorsun, araba almaya gelince vermiyorsun dedi. Babanın kasasındakileri al işte orda fazlasıyla para var. Hem deprem, sel felaket olsa babanı nerden bulcaz, o bankayı nerden bulacağız, -kasanın anahtarı babasında ve babası olmadan altınları vermiyorlar- oradakileri alman daha mantıklı değil mi? dedim. Onlar oğlumuzun birikimi demedik mi diyor? Sen biriktirdiğini bana vermeyeceksen, bana faydası yoksa hesabında durmasının ne anlamı var dedi? Ben eve harcadığımdan birikim yapamıyorum diyor. Zaten aman aman bir market alışverişi yok, araba yakıtı ve doğalgaz. Ben ondan çok harcıyorumdur. Tartıştık, yine küstük.
Geçenlerde boşanalım dediğim için mi altınlarımı istiyor acaba hani olmasa neyse oradaki de bizim biriktirdiğimiz sonuçta.
Sanki ben artık yorulmuşum gibi. Siz olsanız ne yapardınız?
Her okuduğum satır da kendime yapılmış gibi sinirlendim hepsini okuyamadım o derece. 😑 Bir de okumuş etmişsiniz meslek sahibi olduğunuz halde yıllarca sineye çekmişsiniz. Yazık geçip giden yıllarınıza daha bir de boşanmalı mıyım diye danışıyosunuz. Yok geri kalan ömründe de otur çek bu hayatı hayret birşeysiniz cidden 🙄🙄
 
Çocuk yaşta hayatının iplerini kocanın ellerine vermişsin. Sonra da kocana ailesi de katılmış. ömrün bir kukla gibi onların elinde vicdanında solup gitmiş. Boşanmaya cesaretin mecalin var mı? Bir kaç yıla kalmaz onlara çocuğun da katılır ve senin boşanmamak için bir argümanın da böylece hazır olur.
Kesinlikle boşanmalısın ama burda da kocan olur dediğinde değil sen karar verecek harekete geçeceksin
 
Teşekkür ederim konu sahibinin emeği boşa gitsin istemedim.

Çoğu siteye eklenti geldi. Şikayet var'a bile geldi.

"İmla kuralları ekle, Paragraflara ayır, emojiyle destekle ve yorum katma" şeklinde bir ai eklentisi fikri ilerde buraya gelir diye düşünüyorum
Bu yorumu yazan kişi sizi övememiş ki. İroni yapmış.
 
Haklısınız çocuğum olduktan sonra daha güçlü hissettim kendimi, eskiden küstüğünde oturur ağlardım. Şimdi ise oğluma sarılıyorum
Arsa ve araba eşinizin üzerine ise tedbir koydurun ve altınların kasada olduğuna dair mesaj vs bir şeyler elde edin lütfen. Eşiniz korkunç biri.
 
Aşağıda metni düzelttim ve yalnızca senin anlattığını netleştirdim.


---

🌸 Merhaba herkese,

Eşimle 10 yıllık evliyiz. Severek evlendik ama sevgiliyken de çok tartışırdık.
Üniversiteyi kazandığımda okumamı istemedi. Küstü, aylarca konuşmadı. Gönlünü alarak okumaya gittim. Amcamların yanında kaldım ve ona sürekli rapor veriyordum:
“İndim, bindim, geldim…”

📌 Sosyal hayatım neredeyse sıfırdı.
Arkadaşlarımla dışarı çıkmamı, gezmemi istemezdi.


---

🎓 Okul bitti, hemen geldiler istemeye.
Babasının 3 dairesi vardı. Biri ailesinin oturduğu apartmanda, diğer ikisi 5 dakikalık mesafedeydi.

Ben ailesiyle aynı binada oturmak istemedim ama babasının rahatsızlığını gerekçe göstererek duygu sömürüsü yaptı. Babam da “Otursunlar, ne olacak sanki?” dedi. Sevdiğim için kabul ettim.

👩‍🦳 İstemeye geldiklerinde annesi bir sürü vaat verdi:
“Gelinime ev alacağım, araba alacağım, telefon alacağım…”
Ama bir bindallı bile almadılar.


---

👗 2016’da bindallı kiralamaya gittik.
500 TL’ye “çok pahalı” dediler.
Sonunda yengemin komşusunun akrabasının bindallısını giydim.

👨‍👧 Babam alışverişe giderken bile tembihlerdi:
“Bir şey aldırma, masrafa sokma.”

💍 Düğün gecesi tüm takılarımı aldılar.
Ne kadar takı takıldı, ne vardı bilmiyorum.
Babası bankada kendi adına kasa açtırdı, takıları oraya koydular.


---

✈️ Balayından geldikten sonra kayınvalidem:
“Bu balayı diye seslenmedim ama bir sonraki tatile ben de geleceğim,” dedi.

👀 Bir gün bana:
“Misafirin mi vardı?” dedi.
“Yok,” dedim.
“Salonun ışığı yanıyordu.”
“Nereden gördün?” dedim.
“Karşı binanın camından yansımasını gördüm,” dedi.

O zaman 22 yaşındaydım, saftım, susup oturuyordum.


---

🕰️ Eşimin haftada sadece bir gün izni vardı.
Babası ehliyetsiz ve arabasız olduğu için her yere birlikte giderdik.
Bazen günde iki düğün gezdiğimizi bilirim.

🧵 Bir gün dayılarına gidecektik. Masada bir havlu vardı.
“İşlemesi çok güzelmiş,” dedim.
Annesi:
“Bunu senin annen yapmalıydı ama ben yaptım,” dedi.

Annem en baştan demişti:
“Bohça yapmayalım, sadece aile içinde kalsın.”
Ama annem bohça yapmadı diye bana laf sokuldu.


---

🛒 İlk market alışverişimizde yağ, salça alıyordum.
Eşim:
“Ne yapıyorsun?” dedi.
“Yemeklik alıyorum,” dedim.
“Niye alıyorsun? Biz yemekleri annemlerde yiyeceğiz,” dedi.

😳 Şok oldum ama yine sustum.

O işten gelmeden önce aşağı iner, annesiyle birlikte onu beklerdim.
Yemekleri genelde annesi yapardı. Ben yardım ederdim.
Misafir gelince kendi evimizde oturamazdık, onlara giderdik.

📺 Evdeyken de bir elinde kumanda, bir elinde telefon olurdu.
İlgi istediğimde:
“Sen sürekli sevilmek istiyorsun,” derdi.


---

🏡 Birkaç ay sonra takılarla arsa almak istedi.
Sonra arsayı babamın üstüne yapalım dedi. Kabul etmedim.
Kendi üstüne yaptı.

Takılardan bana hiçbir şey kalmadı.


---

👭 Arkadaşlarımla görüşmek isterdim.
“Dışarı çıkma, eve gelsinler,” derdi.
Haftada bir annemlere giderdim.
“Ne çok gidiyorsun,” derdi.
Yatılı kalmama asla izin vermezdi.


---

💼 Evlendikten 2 yıl sonra babam sayesinde işe girdim.
“Maaşına dokunma, biriksin. Sana harçlık veririm,” dedi.
Kabul ettim ama nakit para çabuk bitiyordu.

🚗 Arabasını sattı. Babamın arabasını aldık.
55.000 TL idi.
Kendi hesabımdan 35.000 TL verdim, yine kendi üstüne yaptı.


---

🏠 Evde sadece mutfak dolabı vardı.
Ben çalışmaya başladıktan sonra parke, pimapen, cam balkon yaptırdık.
Ama evde sorun bitmedi.
5 kere mutfak borusu patladı.
Taşınalım dedim, istemedi.


---

🌧️ Sosyal hayat yoktu.
Yemek, gezme, tatil…
5 yıl tatile gitmediğimiz oldu.


---

👶 4 yıl sonra çocuğumuz oldu.
Babası çocuğa kendi babasının adını koymak istedi. Kabul etmedim.
Ezanı eşimin okumasını istedim, babası okudu.

Çocuk olunca aramızdaki mesafe daha da arttı.

🍼 3 aylıkken işe döndüm.
Uykusuzluk, süt sağma, mobbing…

Yöneticilerin usulsüzlüklerini şikâyet ettim.
Eşim yanımda olmadı.
Şimdi dava var, yeni yönetim sözleşme yaptı, maaşımı iyileştirdi.


---

💔 Eşimden görmediğim sevgiyi oğlumdan görmeye başladım.
Koşulsuz sevgi…
Beni kıskanmaya başladı.
O zaman ilgi göstermeye başladı.

Bir gün bana:
“Sen sürekli sevilmek istiyorsun,” dediği için,
Ben de ona aynı cümleyi kurdum.


---

🚬 Sigara içtiğimi biliyordu.
Bırak dedim, bırakamadım.
Bir gün söyledim, sinirlendi.
Duvar yumrukladı, eşyalar fırlattı.
“Çocuğu ne yapacağımızı konuşalım,” dedi.

Bir gün sakız yüzünden:
“Sokak karısı gibi sakız çiğniyorsun,” dedi.

👩‍⚖️ Kendi soyadımı kullanmak istedim, laf etti.
Ablasının da kendi soyadını kullandığını gördüm.
Söyledim.
“Keşke benim soyadımı hiç almasaydın,” dedi.


---

💸 Çocuktan sonra kendi paramı harcamaya başladım.
Masraflar, okul, kreş…
Her sene kurban parasını benden alır.
Robot süpürge, kahve makinesi…
Hep “sen öde” dedi.

🎁 Ailesine hediye alırım.
Altınları babasının kasasına koyarız.
Ben artık kendi altın hesabımda biriktiriyorum.


---

🚗 Otomatik vites araba istedim.
Bahaneler bitmedi.
Hevesim kırıldı, vazgeçtim.


---

💔 “Seni seviyorum,” diyor ama hissettirmiyor.
3 kez biyopsi oldum.
Hiçbirinde yanımda olmadı.

Annesini hastanede saatlerce bekledi.
Benim yanımda olmadı.


---

📦 Geçenlerde sigara paketi buldu.
Küstü.
Ben yaklaşınca uzaklaştı.

“Boşanalım,” dedim.
Eşyaları topladım.
Sonra sarıldı, barıştık.


---

💰 Okul parasını isteyince:
“Senin paran yok mu?” dedi.
Altın meselesi yüzünden yine tartıştık.


---

😔 Sanki artık çok yorulmuşum gibi…
Gerçekten çok yoruldum.

❓ Siz olsanız ne yapardınız?
bunu neden yapıyorsunuz
okuduğumuzu anlıyoruz çok şükür
anlamıyorsak da bizim sorunumuz
anlatamıyorsa konu sahibinin
 
Çocuk yaşta hayatının iplerini kocanın ellerine vermişsin. Sonra da kocana ailesi de katılmış. ömrün bir kukla gibi onların elinde vicdanında solup gitmiş. Boşanmaya cesaretin mecalin var mı? Bir kaç yıla kalmaz onlara çocuğun da katılır ve senin boşanmamak için bir argümanın da böylece hazır olur.
Kesinlikle boşanmalısın ama burda da kocan olur dediğinde değil sen karar verecek harekete geçeceksin
Eşim dışarıdan iyi biri gibi gözüküyor, mesela babannem vefat etti, babam talep etmemesine rağmen gitmiş babamın arabasını fullemiş köye gideceğiz diye cenazede de koşturdu o kadar ama bana sadece el gibi başın sağolsun dedi. Beni suçluyor sen ilgilenmiyorsun, bana sevgi göstermiyorsun diye. Eşim narsist biri olabilir mi diye düşünüyorum bazen beni manipüle ederek vicdanını mı rahatlatıyor acaba
 
Back
X