• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Buluşmaya zamanında gitmediğim için terkedildim?

Ben de evdeki birkaç işi yaptıktan sonra uyuyakalmışım.
Nasıl bu şekilde uyuyabilirsin ki ? Bi ara bi video vardı Uykum gelir diyip çat uyuyordu bu videonun vücut bulmuş hali değilse bence çok haklı. Ona verdiğiniz değer bu resmen umursamayıp her seferınde uyumussunuz unutmussunuz. Teknoloji çağındayız. Telefonunuza hatırlatma / alarm kurabılırdınız.
 
Sabah uykusunu çok severim.Haftasonları 10-12 saat uyurum.Ama 20 yıllık meslek hayatımda tek bir gün işe geç kalmadım.Randevum varsa alarma kurup erken kalkarım.Adam tartışmasız haklı.Buluşma saatini beklerken nasıl uyuyabilidin?İnsan heyecandan uyuyamaz.Ya hastasın ya da çok rahat bir insansın.
 
Valla karşımdaki insan bana sürekli böyle yapsa bahane uydurduğunu düşünürdüm, görüşmeyi keserdim ve nasıl unutkan olup uyuyakalabiliyorsunuz çok ilginç doğrusu. Ben yazdıklarınızı okurken bir rahatsızlığınız olabileceğini düşünmüştüm ama sizinkisi resmen karşısındakine saygısızlık ve sorumsuzlukmuş. Çocuk haklı bence yani size iyi bile dayanmış. Bunda anlayış gösterilecek bir şey yok. Buluşma saatine yakın bir alarm kurabilmek hiç mi aklınıza gelmedi pes doğrusu…
 
Pek derdimi kimseye anlatan biri değilim. Pek arkadaşım yok. İçimde bir huzursuzluk var bunu paylaşmak istedim.

Ben 26 yaşına girmek üzereyim. Manisa'da oturuyorum. Bundan 7 ay önce Haziran zamanı tek ders sınavımı vermek için Balıkesir'e gittim. Orada biriyle tanıştım. Tanışmadan sonraki ilk buluşmamızda burası kadınlar için güvenli bir ülke değil. Benden korkacağın bir şey olursa çalıştığım işten evime kadar seninle her şeyimi paylaşmaya hazırım. Görüşmeyi sonlandırmak istediğin an benden ayrılabilirsin dedi ve bu bana o zaman çok hoş gelmişti. Neyse icra memuruydu. Bana göre tuhaf ve zor bir işti. Yaptığı işleri ve anıları ilginç ve farklıydı. Her neyse bana genellikle iyi bir yaklaşım sergiledi. Tavırları netti. Düşündüğünü çat diye söyler alındığımı görünce de kendi düşündüğümü söylemeyeyim mi? diye savunurdu. Tırnaklarını yiyen biriydi, nefret ettiğim halde sigara içiyordu(astım ve bronşitim var) ama yine de eli yüzü düzgün yanımdayken küfretmemeye gayret eden sürekli telefonu çalan kılık kıyafeti ve şekil şemali düzgün traşlı ve saçına başına dikkat eden biriydi. Ayrıca hayatımda bir başkasından aldığım ilk çiçeği bana o almıştı.

Başlarda uzak mesafe diye zorlanırım diye düşündüğümü söyledim ona o da 140 km önemli bir mesafe değil ben sana gelirim diyerekten hemen her hafta 1-2 defa görüştük. Fiziksel temastan çok hoşlanıyordu. Omzuna yatmamı ve saçlarımla oynamayı istiyordu. Bu benim de hoşuma gidiyordu. Neyse Ailemin durumu da pek olmadığından ben de yeni çalışma hayatına başladığımdan geldiğinde mümkün mertebe çay kahve ısmarlamaya çalışıyordum. Ama o elimi pek cebime attırmıyor. Basit şeylere izin veriyordu. Birlikte zamanımız oldukça gezdik eğlendik.

Ben biraz unutkan biriyim ve uyumayı da çok seviyorum. Bu konuda onunla tartışırdık. Genelde hafta sonu buluşacağımız zamanı kararlaştırırdık. Ben bazen buluşacağımız zamanı unuturdum. uyuyakalırdım bazen de evden izin almak zor olurdu falan neyse birkaç ay önce buluşma zamanı uyuduğum için bana kızdı ve benimle görüşmeyi kesti. Verilen en basit bir sözün bile tutulması konusunda hassastı. Yine de olur insanlık hali değil mi? uyuyakalamaz mıyım? Beni böyle kabul etmesi lazım. Ben yine de içim içimi yedi bir ay sonra aradım telefonu heyecanla açtı senin fotoğrafına bakarken beni aradın dedi ve içim bir hoş oldu yine görüşmeye başlamıştık. Yılbaşından birkaç gün önce bana hediye aldığını ve yılbaşında görüşmek istediğini söyledi. Ben de olur dedim saat 12-13 uygun mu dedim. O da sen uyanamazsın 13te buluşalım ama söz ver daha öncekiler gibi beni bekletme uyuma dedi. Tamam dedim yılbaşı günü sabah erken kalktım. 10-11 gibi yazışıyorduk her şey güzel. Yola çıktığını söyledi. Ben de evdeki birkaç işi yaptıktan sonra uyuyakalmışım. Saat 13:30 gibi aradı. Uyandım açtım toparladım kendimi. Sen uyudun mu dedi? Hayır falan dedim ama ses tonundan olacak anlamış olmalı. Bana yine sözünü tutmadın saat ikiye kadar geliyorsan gel gelmiyorsan gidiyorum dedi. Sinirlendim biraz konuştuk sonra başladı bağırıp çağırmaya çok sinirliydi ben de sonra görüşelim dedim. Ben ta nerden geldim sen 5 dakikalık yolu bile gelemiyorsun beni sakinleştirmen gereken yerde görüşmeyi kesiyorsun. Sana hakkımı helal etmiyorum. Bir daha görüşmeyelim dedi. Aradım açmadı. Sonra ben de sesli mesajla ağzıma geleni söyledim ve engelledim. Ara ara engeli kaldırıp bakıyorum ama yine de herhangi bir çabası yok sizce ben haksız mıyım? ne olmuş yani uyuyakaldıysam. Olamaz mı insanlık hali değil mi? Bunu anlayışla karşılaması gerekmez miydi? Kaç gün oldu halen çabalamıyor? Onu içimden bir türlü atamadım ne yapmalıyım.
Valla adam hakli.. randevuyu unutmak da uyumak da sizi ona karsi heycansiz gosteriyor. İnsana kendini onemsiz hissetticek davranislar. Kani kaynayan birini tercih ederim ben olsam.
 
Pek derdimi kimseye anlatan biri değilim. Pek arkadaşım yok. İçimde bir huzursuzluk var bunu paylaşmak istedim.

Ben 26 yaşına girmek üzereyim. Manisa'da oturuyorum. Bundan 7 ay önce Haziran zamanı tek ders sınavımı vermek için Balıkesir'e gittim. Orada biriyle tanıştım. Tanışmadan sonraki ilk buluşmamızda burası kadınlar için güvenli bir ülke değil. Benden korkacağın bir şey olursa çalıştığım işten evime kadar seninle her şeyimi paylaşmaya hazırım. Görüşmeyi sonlandırmak istediğin an benden ayrılabilirsin dedi ve bu bana o zaman çok hoş gelmişti. Neyse icra memuruydu. Bana göre tuhaf ve zor bir işti. Yaptığı işleri ve anıları ilginç ve farklıydı. Her neyse bana genellikle iyi bir yaklaşım sergiledi. Tavırları netti. Düşündüğünü çat diye söyler alındığımı görünce de kendi düşündüğümü söylemeyeyim mi? diye savunurdu. Tırnaklarını yiyen biriydi, nefret ettiğim halde sigara içiyordu(astım ve bronşitim var) ama yine de eli yüzü düzgün yanımdayken küfretmemeye gayret eden sürekli telefonu çalan kılık kıyafeti ve şekil şemali düzgün traşlı ve saçına başına dikkat eden biriydi. Ayrıca hayatımda bir başkasından aldığım ilk çiçeği bana o almıştı.

Başlarda uzak mesafe diye zorlanırım diye düşündüğümü söyledim ona o da 140 km önemli bir mesafe değil ben sana gelirim diyerekten hemen her hafta 1-2 defa görüştük. Fiziksel temastan çok hoşlanıyordu. Omzuna yatmamı ve saçlarımla oynamayı istiyordu. Bu benim de hoşuma gidiyordu. Neyse Ailemin durumu da pek olmadığından ben de yeni çalışma hayatına başladığımdan geldiğinde mümkün mertebe çay kahve ısmarlamaya çalışıyordum. Ama o elimi pek cebime attırmıyor. Basit şeylere izin veriyordu. Birlikte zamanımız oldukça gezdik eğlendik.

Ben biraz unutkan biriyim ve uyumayı da çok seviyorum. Bu konuda onunla tartışırdık. Genelde hafta sonu buluşacağımız zamanı kararlaştırırdık. Ben bazen buluşacağımız zamanı unuturdum. uyuyakalırdım bazen de evden izin almak zor olurdu falan neyse birkaç ay önce buluşma zamanı uyuduğum için bana kızdı ve benimle görüşmeyi kesti. Verilen en basit bir sözün bile tutulması konusunda hassastı. Yine de olur insanlık hali değil mi? uyuyakalamaz mıyım? Beni böyle kabul etmesi lazım. Ben yine de içim içimi yedi bir ay sonra aradım telefonu heyecanla açtı senin fotoğrafına bakarken beni aradın dedi ve içim bir hoş oldu yine görüşmeye başlamıştık. Yılbaşından birkaç gün önce bana hediye aldığını ve yılbaşında görüşmek istediğini söyledi. Ben de olur dedim saat 12-13 uygun mu dedim. O da sen uyanamazsın 13te buluşalım ama söz ver daha öncekiler gibi beni bekletme uyuma dedi. Tamam dedim yılbaşı günü sabah erken kalktım. 10-11 gibi yazışıyorduk her şey güzel. Yola çıktığını söyledi. Ben de evdeki birkaç işi yaptıktan sonra uyuyakalmışım. Saat 13:30 gibi aradı. Uyandım açtım toparladım kendimi. Sen uyudun mu dedi? Hayır falan dedim ama ses tonundan olacak anlamış olmalı. Bana yine sözünü tutmadın saat ikiye kadar geliyorsan gel gelmiyorsan gidiyorum dedi. Sinirlendim biraz konuştuk sonra başladı bağırıp çağırmaya çok sinirliydi ben de sonra görüşelim dedim. Ben ta nerden geldim sen 5 dakikalık yolu bile gelemiyorsun beni sakinleştirmen gereken yerde görüşmeyi kesiyorsun. Sana hakkımı helal etmiyorum. Bir daha görüşmeyelim dedi. Aradım açmadı. Sonra ben de sesli mesajla ağzıma geleni söyledim ve engelledim. Ara ara engeli kaldırıp bakıyorum ama yine de herhangi bir çabası yok sizce ben haksız mıyım? ne olmuş yani uyuyakaldıysam. Olamaz mı insanlık hali değil mi? Bunu anlayışla karşılaması gerekmez miydi? Kaç gün oldu halen çabalamıyor? Onu içimden bir türlü atamadım ne yapmalıyım.
Yok sorumsuz boş beleş bi tip olduğun için terk edildin bu ne be sürekli uzanmışım uyuyakalmışım hayatsız gibi ben asla böyle biriyle olmak istemem adam sana hediye almış seni aramış vermek için sende eşek değilsen kazık kadar insansın hediyeleşme karşılıklı olur bilirsin iki dk zıbarma da kalk bi mekan bul güzelce giyin hazırlan erken git adama ufak da olsa bi kravat bi kol düğmesi bişi al gerçekten çok boş bi tipsin ya iyi olmuş
 
Bana kızmayın ama böyle uykuya aşırı düşkün insanlara sinir oluyorum ben. :KK53: Ya hu geçen gün bir saatlik ilçe otobüsünde bile uyuyan gördüm. Arkadaş, bulduğunuz her köşede nasıl uyuyorsunuz? Ne uykuymuş arkadaş, ölünce bol bol uyunacak zaten. Yaşarken kalkın şu yataktan be ya hu. :KK53:
Bana fazla uyumak hayatı kaçırmak gibi geliyor. Ki bakın konuda da nolmuş? Konu sahibi 1 saat uyuyacağım diye sevgilisinden olmuş. Hah değdi mi bari?
Eskiden toplu taşımada uyuyanlara hayret ederdim. Bir 10 yıl kadar önce rüya görecek şekilde uyumaya başladım. Bu aralar nadiren de olsa uyuyorum. Büyük konuşmamak gerekirmiş.
 
Benim yoğun, sevgiliminse çok yoğun olduğu bir dönemimiz vardı, sadece haftada 1 kez sabah 6-8 arası buluşabilirdik hem de kış soğuğu ve karanlığında. Uyanınca mesajdan günaydınlaştık, sonra ben buluşma noktasına geldim bekliyorum yok, arıyorum açmıyor. Meğer geri uyumuş istemsizce, kendisi de uykuyu çok sever. O an sinirlenip triplenmiştim ama sonra günlerin yorgunluğunu düşününce hak verdim. Sonraki haftalar buluştuk neyse ki:halay:

Yani adamın hassasiyetini bildiğin halde alarm kurmaman, kendine çeki düzen vermemen, tekrar aynı şeyi yaşatman vs hoş değil. Bence hafife alınabilir bir sebep de değil çünkü o kadar yol gelmiş ve ciddiye alınmayarak değersiz hissetmiş doğal olarak. Özel bir durum olur o zaman uyuyakalma konusunda anlayış gösterilir ama öylesine bir durum için insanlık hali demekten ziyade sorumsuzluk diyebiliriz.
 
Ay ne kadar ayıp ya. Adam Balıkesir'e Manisa'ya gidiyor bu poposunu devirip uyuyor.
 
Bana kızmayın ama böyle uykuya aşırı düşkün insanlara sinir oluyorum ben. :KK53: Ya hu geçen gün bir saatlik ilçe otobüsünde bile uyuyan gördüm. Arkadaş, bulduğunuz her köşede nasıl uyuyorsunuz? Ne uykuymuş arkadaş, ölünce bol bol uyunacak zaten. Yaşarken kalkın şu yataktan be ya hu. :KK53:
Bana fazla uyumak hayatı kaçırmak gibi geliyor. Ki bakın konuda da nolmuş? Konu sahibi 1 saat uyuyacağım diye sevgilisinden olmuş. Hah değdi mi bari?
Lohusa halimle artık pek uyuyamazken bu bakış açısı içimi açtı teşekkürler 😂
 
Kanka gerizekalı mısın 😂😂 ne uyumasi sinir oldum okudukca valla seni alana Allah sabırlar versin git bir kanını vitaminini neyini ölçtür bide uyuyakalamazmiyim ? Diyor 😂 bizde buluşmadan günler önce hazırlanmaya başlayalım 😂
 
Pek derdimi kimseye anlatan biri değilim. Pek arkadaşım yok. İçimde bir huzursuzluk var bunu paylaşmak istedim.

Ben 26 yaşına girmek üzereyim. Manisa'da oturuyorum. Bundan 7 ay önce Haziran zamanı tek ders sınavımı vermek için Balıkesir'e gittim. Orada biriyle tanıştım. Tanışmadan sonraki ilk buluşmamızda burası kadınlar için güvenli bir ülke değil. Benden korkacağın bir şey olursa çalıştığım işten evime kadar seninle her şeyimi paylaşmaya hazırım. Görüşmeyi sonlandırmak istediğin an benden ayrılabilirsin dedi ve bu bana o zaman çok hoş gelmişti. Neyse icra memuruydu. Bana göre tuhaf ve zor bir işti. Yaptığı işleri ve anıları ilginç ve farklıydı. Her neyse bana genellikle iyi bir yaklaşım sergiledi. Tavırları netti. Düşündüğünü çat diye söyler alındığımı görünce de kendi düşündüğümü söylemeyeyim mi? diye savunurdu. Tırnaklarını yiyen biriydi, nefret ettiğim halde sigara içiyordu(astım ve bronşitim var) ama yine de eli yüzü düzgün yanımdayken küfretmemeye gayret eden sürekli telefonu çalan kılık kıyafeti ve şekil şemali düzgün traşlı ve saçına başına dikkat eden biriydi. Ayrıca hayatımda bir başkasından aldığım ilk çiçeği bana o almıştı.

Başlarda uzak mesafe diye zorlanırım diye düşündüğümü söyledim ona o da 140 km önemli bir mesafe değil ben sana gelirim diyerekten hemen her hafta 1-2 defa görüştük. Fiziksel temastan çok hoşlanıyordu. Omzuna yatmamı ve saçlarımla oynamayı istiyordu. Bu benim de hoşuma gidiyordu. Neyse Ailemin durumu da pek olmadığından ben de yeni çalışma hayatına başladığımdan geldiğinde mümkün mertebe çay kahve ısmarlamaya çalışıyordum. Ama o elimi pek cebime attırmıyor. Basit şeylere izin veriyordu. Birlikte zamanımız oldukça gezdik eğlendik.

Ben biraz unutkan biriyim ve uyumayı da çok seviyorum. Bu konuda onunla tartışırdık. Genelde hafta sonu buluşacağımız zamanı kararlaştırırdık. Ben bazen buluşacağımız zamanı unuturdum. uyuyakalırdım bazen de evden izin almak zor olurdu falan neyse birkaç ay önce buluşma zamanı uyuduğum için bana kızdı ve benimle görüşmeyi kesti. Verilen en basit bir sözün bile tutulması konusunda hassastı. Yine de olur insanlık hali değil mi? uyuyakalamaz mıyım? Beni böyle kabul etmesi lazım. Ben yine de içim içimi yedi bir ay sonra aradım telefonu heyecanla açtı senin fotoğrafına bakarken beni aradın dedi ve içim bir hoş oldu yine görüşmeye başlamıştık. Yılbaşından birkaç gün önce bana hediye aldığını ve yılbaşında görüşmek istediğini söyledi. Ben de olur dedim saat 12-13 uygun mu dedim. O da sen uyanamazsın 13te buluşalım ama söz ver daha öncekiler gibi beni bekletme uyuma dedi. Tamam dedim yılbaşı günü sabah erken kalktım. 10-11 gibi yazışıyorduk her şey güzel. Yola çıktığını söyledi. Ben de evdeki birkaç işi yaptıktan sonra uyuyakalmışım. Saat 13:30 gibi aradı. Uyandım açtım toparladım kendimi. Sen uyudun mu dedi? Hayır falan dedim ama ses tonundan olacak anlamış olmalı. Bana yine sözünü tutmadın saat ikiye kadar geliyorsan gel gelmiyorsan gidiyorum dedi. Sinirlendim biraz konuştuk sonra başladı bağırıp çağırmaya çok sinirliydi ben de sonra görüşelim dedim. Ben ta nerden geldim sen 5 dakikalık yolu bile gelemiyorsun beni sakinleştirmen gereken yerde görüşmeyi kesiyorsun. Sana hakkımı helal etmiyorum. Bir daha görüşmeyelim dedi. Aradım açmadı. Sonra ben de sesli mesajla ağzıma geleni söyledim ve engelledim. Ara ara engeli kaldırıp bakıyorum ama yine de herhangi bir çabası yok sizce ben haksız mıyım? ne olmuş yani uyuyakaldıysam. Olamaz mı insanlık hali değil mi? Bunu anlayışla karşılaması gerekmez miydi? Kaç gün oldu halen çabalamıyor? Onu içimden bir türlü atamadım ne yapmalıyım.

adam başka şehirden geliyorken uyuyup kalmak üstelik sürekli terbiyesizlik yani.
hayır birde kalkıp evde işlerinizi halledip nasıl uyuyakalabiliyorsunuz bu kadar tembih edilmişken. bunun tek açıklaması ayakta uyuma özelliğinizin olması olur.
 
Gelen tepkiler beni üzdü. Ağladım biraz ama galiba haklısınız. Uyumayı seviyorum bilerek olan bişey değildi zaten Ama hiç değilse anlamadan dinlemeden kızmak yerine bir beni anlamaya çalışsaydı istedim.

nasıl bilerek olan birşey değil?
kalkıp yazışıyorsunuz evde birkaç iş halledip sonra yatağa kendi rızanızla yatmıyormusunuz?
birden olduğunuz yerde mesela makineye çamaşır atarken uykuya mı dalıyorsunuz?
bu kadar saçma bir savunmada görmemiştim bilerek olan birşey değilmiş.
 
Back
X