• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Çaresiz, eksik, yetersiz

Ben11 yılın sonunda tüp bebek yöntemi ile anne oldum maddi manevi zor bir süreç sizi anlıyorum öncelikle maddi ve psikolojik olarak kendinizi toparlayın .Yola tekrar cıkmaya karar verdiğinizde gücünüzü toplamış olun dr ismi veriliyor mu bundan bilmiyorum ama öneride bulunmak isterim
Özel mesaj olarak yazabilir misiniz rica etsem doktorun ismini
 
Başınız sağolsun çok üzücü yaşadıklarınız gerçekten. Yazdıklarınızı okuyunca aklıma evlat edinmeyi düşünmez misiniz diye sormak geldi. Tabi ki çok büyük bir karar ama sanırım sizin yerinizde olsam düşünebilirdim içinde bulunduğunuz yas sürecini atlattıktan sonra.
Evet düşünüyorum, eşimede açtım konuyu şuan bunları konuşmak için çok erken ama ilerleyen süreçlerde o da sıcak bakıyor. Teşekkür ederim 🙏🏻
 
Çok geçmiş olsun, başın sağ olsun. Ben de 2.5 ay kadar önce 5 aylık gebeliğimi sonlandırmak zorunda kaldım, hemen hemen aynı tarihlerde doğacaklarmış yaşasalarmış, o kadar zor bir süreç ki ancak çeken bilir. Seni çok iyi anlıyorum, gebelik sonlandırılırken yavrumla birlikte ölmek için dua ettim, zaman çok garip bir şey, sanki yıllar önce yaşadım o anları. Zamanla azalıyor gibi oluyor ama bir yandan da artıyor. Çünkü şimdi olsaydı doğuma şu kadar kalacaktı diye düşünüyor insan. Ama kendini çaresiz ve yetersiz hissetme, kim ister ki bunları yaşamayı, sen aksine çok güçlü birisin yaşayacağın bu azabı sırf yavrun yaşamasın diye sen üstlenmişsin. Ben de normalde çalışıyordum ama analık izni verdiler, bir şeylerle meşgul olmadıkça evde kaldıkça zihin tamamen buna odaklanıyor. 23 yaşında annemi kaybettim, şimdi 40 olmak üzereyim ama bu acı başka bir acıymış, evlat kaybının üstüne böyle bir kararı vermenin vicdani yükü de biniyor ama zorunluluktan doğan bir seçimdi :( ne zaman istersen konuşabiliriz, burada bana destek olan güzel arkadaşlar oldu, Allah sabrını artırsın inşallah diyelim.
Teşekkür ederim Allah razı olsun size de çok geçmiş olsun. Rabbim bu acıyı hiç kimseye yaşatmasın insanın kalbinde ömür boyu taşıyacağı bir acı.. Eşimin yengesi var 3 yaşında kızı vefat etmiş onun vefatından sonra doğan çocuğu 35 yaşında hala konu açılınca ağlıyor, 2 tane çocuğu olmasına rağmen.
 
Öncelikle merhabalar, zor bir dönemden geçiyorum, geçecek mi bilmiyorum. 36 gün önce 6 aylık gebeliğim bebekte olan ağır bir hastalık sebebiyle sonlandırıldı. Tüp bebekti, yaklaşık 4 sene olacak hiç kendiliğimden gebe kalmadım. Bu da 3. Denememizdi. Kaybıma çok üzülüyorum, o benim can parçam, hep ilk bebeğim olacak. Bunları yazarken bile gözümden yaşlar süzülüyor. Şimdi bazı testler verdik sonraki gebelik için hem anne baba hem bebek o testlerin sonucuna göre olumlu çıkarsa aynı normal tüp bebek yapılacak ya da ayriyeten doğal yolla gebelik için deneme yapmamızda bir sakınca görülmeyecek. Allah korusun farklı bir durumda tüp bebekte embriyoya ileri test yöntemi öneriyorlar. (Normal tüp bebeğe göre maliyet olarak oldukça yüksek, meşakatli ve uzun) 3. İhtimal Allah korusun bu testin sonucu belirsizde çıkabiliyormuş diğer gebelikte risk ne var ne yok olarak. Anne olmak çok istiyorum bende büyük bir korku travma oluştu hamilelik dönemine karşı bebeğin hastalığını öğrendiğimiz ile sonlandırma kararının verildiği gün arasında 10 gün vardı o 10 gün çok kötüydü. Karnımdaki bebekle sağlığıyla bakımıyla ilgili her şeyi 10 gün boyunca korkular içinde düşündüm. Bu olaylar olup bitince bu gebeliğimde dert etmediğim eşimin hastalığınıda dert etmeye başladım. Eşim kas hastası durumu kötü değil çok şükür çalışıyor her işini kendisi görüyor. Biz ilk bebek düşündüğümüzde doktora gittik bebeğe geçmemesi için genetik testli tüp bebek yaptıralım dedik(tabi o zaman gebe kalma konusunda zorlanacağımızdan haberimiz yok) Eşim detaylı gen analizi yaptırdı. Sonuç olarak bu gen embriyoda tespit edilemez dendi %50 sağlıklı bebek %50 eşimin hastalığı geçer dediler Allah korusun geçse bile aşağı yukarı durumu babaya benzer olur dediler. Bizde tamam dedik madem yapılacak bir şey yok doğal yolla denedik bir süre ee tık yok hamile kalamıyorum bu sefer hamile kalamamaktan tüp bebeğe yöneldik. Bu gebeliğimi sonlandırma sebebindeki hastalık kas hastalığı değildi. Şimdi diyorumki verdiğimiz diğer testler olumlu gelip o hastalık elense bile eşimin rahatsızlığı ihtimali hep var. Onuda çok kafama takıyorum. Maddi durumumuz ortanın altı, tek maaşız eşim çalışıyor. Bende hamile olmadan çalışıyordum şikayet oldu iş yerim kapandı. Şimdi tekrar açmak istiyoruz yeniden açmak çok maliyetli tüp bebeğe yıllarca para döktük. Eşimin olduğu ameliyatı çatlatma tedavilerini söylemiyorum bile. Borcumuz çok o yüzden açma gücümüz yok. Başka yerlere iş başvurusu yaptım henüz olumlu bir dönüş olmadı. Anne olmak istiyorum ama hamilelik yolculuğundan çok korkuyorum. Eşimle mutlu olmaya odaklanmaya çalışıyorum 2 gün iyi oluyorum sonra yine darmadağın. Her ihtimali düşünüyorum sağlıklı bir çocuk ihtimalini, anne olma veya olamama ihtimalini. Çok çaresiz ve yorgun hissediyorum. Genel olarak toplum 2 kişiyi aile olarak görmüyor. Biliyorum benim elimde değil ama sağlıkla bir çocuk doğuramadığım için kendimi çok eksik ve yetersiz hissediyorum. Allah korusun çocuksuz nasıl olunur ilerisi nasıl olur vs vs düşünüp duruyorum. Okul öncesi öğretmeniyim çocukları çok çok seviyorum. Hep eşimin baba benim anne olduğumu hayal ediyordum. Etrafımda herkesin ama herkesin çocuğu var. İnstagramda, gerçek hayatta yolda vs çocuk bebek görmeye dayanamıyorum o acıyı yeniden yaşıyorum veya ben bir gün böyle olabilecek miyim diye üzülüyorum. Çocuklu kişilerle görüşmek istemiyorum ya çocuğu büyük olup yaşı büyük olanlarla görüşüyorum ya da evli olmayanlarla. Akşama kadar evin içinde bütün günüm düşüncelerle boğuşarak geçiyor. Dışarıya çıkıyorum arkadaşlar gezmek iyi geliyor ama eve girince yine başlıyor aynı düşünceler. Çok çaresiz, eksik, başarısız ve yetersiz hissediyorum. Psikolog ile görüşüyorum bu arada. Çocuğa odaklanmadan eşimle nasıl mutlu olurum bu konuyu düşünmeyi nasıl bırakırım? Hayattan yeniden nasıl zevk alabilirim ? Kimse beni anlamıyor hiç kimse sadece yazmak istedim belki birinin bir cümlesi bir önerisi bana dokunur dedim. Kendinize dua ederken bu kardeşinizde aklınızdan geçerse Allah rızası için dua beklerim…
insanın hayatında bir kolu eksik olunca hayat o bir koldan ibaret oluyor
bir kolunuz yoksa yaşamınız anlamsız gibi geliyor
sizin için o bir kol çocuk sahibi olmak olmuş durumda
o yüzden hayatın diğer güzel yanlarını göremiyorsunuz
eşinizle mutlu musunuz ?
huzurunuz yerinde mi ?
aile bireyleriniz sağ ve yanınızda mı ?
odak noktanızı biraz değiştirmeyi deneyin
hayat sadece bebek sahibi olmaktan ibaret değil
olmayan şeylerde de bazen hayır aramak gerekir
hem ayrıca çocuk sahibi olmak illa biyolojik olarak birini doğurmak demek değil
evlat edinme, koruyucu aile gibi pek çok seçenek var
çocuğum olmazsa ileriki yaşlarda ne yapacağım düşüncesi de yanlış
çocuk ileriki yaşta sizinle ilgilenmesi için yapılmaz
 
insanın hayatında bir kolu eksik olunca hayat o bir koldan ibaret oluyor
bir kolunuz yoksa yaşamınız anlamsız gibi geliyor
sizin için o bir kol çocuk sahibi olmak olmuş durumda
o yüzden hayatın diğer güzel yanlarını göremiyorsunuz
eşinizle mutlu musunuz ?
huzurunuz yerinde mi ?
aile bireyleriniz sağ ve yanınızda mı ?
odak noktanızı biraz değiştirmeyi deneyin
hayat sadece bebek sahibi olmaktan ibaret değil
olmayan şeylerde de bazen hayır aramak gerekir
hem ayrıca çocuk sahibi olmak illa biyolojik olarak birini doğurmak demek değil
evlat edinme, koruyucu aile gibi pek çok seçenek var
çocuğum olmazsa ileriki yaşlarda ne yapacağım düşüncesi de yanlış
çocuk ileriki yaşta sizinle ilgilenmesi için yapılmaz
‘çocuğum olmazsa ileriki yaşlarda ne yapacağım düşüncesi de yanlış
çocuk ileriki yaşta sizinle ilgilenmesi için yapılmaz’
Bu dediğinize katılıyorum. Evet odak noktamı değiştirmeliyim, farkındayım. Sadece bunu başarabilmem hayatın güzelliklerini görmem için zamana ihtiyacım var. Yaşadığım yas süreci sebebiyle beynim olumsuzu algılamaya şuan daha müsait. Ama inanıyorum ve biliyorum geçici bir süreç ve geçecek 🙏🏻
 
zaten bakılabiliyor

FSHD ymiş eşinizdeki hastalık. 4. kromozomdaki bir genle ilişkili ve
özellikle bu kromozomu , onun da ilgili bölgesini dizileyince ne olup olmadığı anlaşılır gayet de mümkün şu anki tıpla da. aşağıdaki makalede gebelikten sonra sıvı alıp bakmışlar ama bunun ABD makalesini bulsam embriyoya PGT aşamasında bakan da olmuştur tahminim.

zorun şu ki bu "özel" dizilemeyi yaptırmak bir maliyet- belki üniversite hastanesinde bu hastalığı çalışan bir hocanın targeted (hedefe yönelik) dizileme kiti olur, ancak o yapar vs.

tüp bebek merkezlerimiz sadece standart rutin PGT testlerini yapıyorlar. burada bakılabilen hastalıklar sınırlı yani ne var ne yok tüm dizi analizi ya da belli bir hastalık için "özel dizi analizi" yapmıyorlar.

devlet neden yapmıyora gelince FSHD yaşamla bağdaşmayan bir hastalık değil yani -diyelim var bebekte- sonlandırma çıkmaz oradan bizde.

İtalya'da 52 çifti analiz etmişler mesela, orada demek yasal sıkıntı yok mutasyonu + çıkanlarda isteyen gebeliğini sonlandırmış.

Bu konularda bilgilisiniz sanırım o yüzden size sormak istedim biz genetik ayrıştırmalı tüp bebek yaptırıyoruz daha başındayız eşimde marfan sendromu var ve emriyolara bakılıcak fbn1 geni olan ayrılacak ama doktor eşimin ailesinde bir kişiye daha marfan sendromu var mı diye baktırmak istiyor eşimin abisi kan vericek daha kolay ayrıştırma olacakmış ayrıştırma benim anlamadığım zaten fbn1 geni hertürlü ayrıştırılıcak bu zaten aileden gelen genetik bir hastalık eşimin abinsinde olup olmaması neyi değiştiricek bir türlü anlamıyorum
 
Bu konularda bilgilisiniz sanırım o yüzden size sormak istedim biz genetik ayrıştırmalı tüp bebek yaptırıyoruz daha başındayız eşimde marfan sendromu var ve emriyolara bakılıcak fbn1 geni olan ayrılacak ama doktor eşimin ailesinde bir kişiye daha marfan sendromu var mı diye baktırmak istiyor eşimin abisi kan vericek daha kolay ayrıştırma olacakmış ayrıştırma benim anlamadığım zaten fbn1 geni hertürlü ayrıştırılıcak bu zaten aileden gelen genetik bir hastalık eşimin abinsinde olup olmaması neyi değiştiricek bir türlü anlamıyorum
merhaba
şundan:

şayet ailede başka kişi(ler)de aynı fbn1 geni (ya da herhangi bir x geni) mutasyonu varsa o zaman kalıtımsal (annesinden ya da babasından gelen) bir mutasyondur, -bir de başka bir testle DNA'nın hangi zincirinde bu mutasyon olduğunu tespit edebiliyoruz.
böyle nokta atışı bildiğimiz, ailesel, daha önce başklarında da çok benzerleri görülmüş mutasyonlar genelde daha önceden de iyi araştırılmış oluyor ve etkisini filan daha iyi biliyoruz. ve de genetik testlerde yakalamak da daha kolay oluyor

bazı hastalıklarda çok net tek bir tanecik mutasyon vardır. ne yazık ki Marfan dahil başka hastalıklarda ise çeşit çeşit, aynı gen ama herkeste başka türlü bozulmuş. bu "bozulma"nın her çeşidini yakalamak başka türlü bir test gerektirebiliyor.

diğer yandan
anneden-babadan geçen değil de ilk kez eşinizde başlayan bir mutasyon da olabilir biz buna yeni/rasgele "spontan gen mutasyonu" diyoruz. sizin anahtar kelimeniz (araştırmak isterseniz) bu "spontan"

şöyle düşünün tüm hastalıklar 29856. kuşaktır (sayıyı abarttım, yani nesilden nesile) aktarılmıyor, öyle bişey olsa hepimiz sadece Hz. Ademdeki hastalıkları taşıyor olurduk öyle düşünebilirsiniz.

bazı genler daha ailede ilk kez olarak 1 kişide bozuluyor (bozulma= mutasyon) belki bu 1. kişi eşiniz olabilir.
sonra mutasyon sonraki kuşaklara aktarılabiliyor. böyle ilk kez başlayan mutasyonu tespit edebilmek biraz daha ayrıntılı ve/veya farklı çalışma gerektirebiliyor.

geçmiş olsun.
 
merhaba
şundan:

şayet ailede başka kişi(ler)de aynı fbn1 geni (ya da herhangi bir x geni) mutasyonu varsa o zaman kalıtımsal (annesinden ya da babasından gelen) bir mutasyondur, -bir de başka bir testle DNA'nın hangi zincirinde bu mutasyon olduğunu tespit edebiliyoruz.
böyle nokta atışı bildiğimiz, ailesel, daha önce başklarında da çok benzerleri görülmüş mutasyonlar genelde daha önceden de iyi araştırılmış oluyor ve etkisini filan daha iyi biliyoruz. ve de genetik testlerde yakalamak da daha kolay oluyor

bazı hastalıklarda çok net tek bir tanecik mutasyon vardır. ne yazık ki Marfan dahil başka hastalıklarda ise çeşit çeşit, aynı gen ama herkeste başka türlü bozulmuş. bu "bozulma"nın her çeşidini yakalamak başka türlü bir test gerektirebiliyor.

diğer yandan
anneden-babadan geçen değil de ilk kez eşinizde başlayan bir mutasyon da olabilir biz buna yeni/rasgele "spontan gen mutasyonu" diyoruz. sizin anahtar kelimeniz (araştırmak isterseniz) bu "spontan"

şöyle düşünün tüm hastalıklar 29856. kuşaktır (sayıyı abarttım, yani nesilden nesile) aktarılmıyor, öyle bişey olsa hepimiz sadece Hz. Ademdeki hastalıkları taşıyor olurduk öyle düşünebilirsiniz.

bazı genler daha ailede ilk kez olarak 1 kişide bozuluyor (bozulma= mutasyon) belki bu 1. kişi eşiniz olabilir.
sonra mutasyon sonraki kuşaklara aktarılabiliyor. böyle ilk kez başlayan mutasyonu tespit edebilmek biraz daha ayrıntılı ve/veya farklı çalışma gerektirebiliyor.

geçmiş olsun.
Teşekkür ederim
 
merhaba
şundan:

şayet ailede başka kişi(ler)de aynı fbn1 geni (ya da herhangi bir x geni) mutasyonu varsa o zaman kalıtımsal (annesinden ya da babasından gelen) bir mutasyondur, -bir de başka bir testle DNA'nın hangi zincirinde bu mutasyon olduğunu tespit edebiliyoruz.
böyle nokta atışı bildiğimiz, ailesel, daha önce başklarında da çok benzerleri görülmüş mutasyonlar genelde daha önceden de iyi araştırılmış oluyor ve etkisini filan daha iyi biliyoruz. ve de genetik testlerde yakalamak da daha kolay oluyor

bazı hastalıklarda çok net tek bir tanecik mutasyon vardır. ne yazık ki Marfan dahil başka hastalıklarda ise çeşit çeşit, aynı gen ama herkeste başka türlü bozulmuş. bu "bozulma"nın her çeşidini yakalamak başka türlü bir test gerektirebiliyor.

diğer yandan
anneden-babadan geçen değil de ilk kez eşinizde başlayan bir mutasyon da olabilir biz buna yeni/rasgele "spontan gen mutasyonu" diyoruz. sizin anahtar kelimeniz (araştırmak isterseniz) bu "spontan"

şöyle düşünün tüm hastalıklar 29856. kuşaktır (sayıyı abarttım, yani nesilden nesile) aktarılmıyor, öyle bişey olsa hepimiz sadece Hz. Ademdeki hastalıkları taşıyor olurduk öyle düşünebilirsiniz.

bazı genler daha ailede ilk kez olarak 1 kişide bozuluyor (bozulma= mutasyon) belki bu 1. kişi eşiniz olabilir.
sonra mutasyon sonraki kuşaklara aktarılabiliyor. böyle ilk kez başlayan mutasyonu tespit edebilmek biraz daha ayrıntılı ve/veya farklı çalışma gerektirebiliyor.

geçmiş olsun.
İşte eşimin fshd hastalığı içinde set-up kurulamaması sebebini ailede başka bir bireyse bu hastalığın belirgin bir şekilde gözükmemesini sebep göstermişlerdi. Anne babasına detaylı gen analizi istemişlerdi ama anne babada da bir şey çıkmayabilirde demişlerdi o zaman için kişi başı 20 bin TL’ydi
 
Öncelikle merhabalar, zor bir dönemden geçiyorum, geçecek mi bilmiyorum. 36 gün önce 6 aylık gebeliğim bebekte olan ağır bir hastalık sebebiyle sonlandırıldı. Tüp bebekti, yaklaşık 4 sene olacak hiç kendiliğimden gebe kalmadım. Bu da 3. Denememizdi. Kaybıma çok üzülüyorum, o benim can parçam, hep ilk bebeğim olacak. Bunları yazarken bile gözümden yaşlar süzülüyor. Şimdi bazı testler verdik sonraki gebelik için hem anne baba hem bebek o testlerin sonucuna göre olumlu çıkarsa aynı normal tüp bebek yapılacak ya da ayriyeten doğal yolla gebelik için deneme yapmamızda bir sakınca görülmeyecek. Allah korusun farklı bir durumda tüp bebekte embriyoya ileri test yöntemi öneriyorlar. (Normal tüp bebeğe göre maliyet olarak oldukça yüksek, meşakatli ve uzun) 3. İhtimal Allah korusun bu testin sonucu belirsizde çıkabiliyormuş diğer gebelikte risk ne var ne yok olarak. Anne olmak çok istiyorum bende büyük bir korku travma oluştu hamilelik dönemine karşı bebeğin hastalığını öğrendiğimiz ile sonlandırma kararının verildiği gün arasında 10 gün vardı o 10 gün çok kötüydü. Karnımdaki bebekle sağlığıyla bakımıyla ilgili her şeyi 10 gün boyunca korkular içinde düşündüm. Bu olaylar olup bitince bu gebeliğimde dert etmediğim eşimin hastalığınıda dert etmeye başladım. Eşim kas hastası durumu kötü değil çok şükür çalışıyor her işini kendisi görüyor. Biz ilk bebek düşündüğümüzde doktora gittik bebeğe geçmemesi için genetik testli tüp bebek yaptıralım dedik(tabi o zaman gebe kalma konusunda zorlanacağımızdan haberimiz yok) Eşim detaylı gen analizi yaptırdı. Sonuç olarak bu gen embriyoda tespit edilemez dendi %50 sağlıklı bebek %50 eşimin hastalığı geçer dediler Allah korusun geçse bile aşağı yukarı durumu babaya benzer olur dediler. Bizde tamam dedik madem yapılacak bir şey yok doğal yolla denedik bir süre ee tık yok hamile kalamıyorum bu sefer hamile kalamamaktan tüp bebeğe yöneldik. Bu gebeliğimi sonlandırma sebebindeki hastalık kas hastalığı değildi. Şimdi diyorumki verdiğimiz diğer testler olumlu gelip o hastalık elense bile eşimin rahatsızlığı ihtimali hep var. Onuda çok kafama takıyorum. Maddi durumumuz ortanın altı, tek maaşız eşim çalışıyor. Bende hamile olmadan çalışıyordum şikayet oldu iş yerim kapandı. Şimdi tekrar açmak istiyoruz yeniden açmak çok maliyetli tüp bebeğe yıllarca para döktük. Eşimin olduğu ameliyatı çatlatma tedavilerini söylemiyorum bile. Borcumuz çok o yüzden açma gücümüz yok. Başka yerlere iş başvurusu yaptım henüz olumlu bir dönüş olmadı. Anne olmak istiyorum ama hamilelik yolculuğundan çok korkuyorum. Eşimle mutlu olmaya odaklanmaya çalışıyorum 2 gün iyi oluyorum sonra yine darmadağın. Her ihtimali düşünüyorum sağlıklı bir çocuk ihtimalini, anne olma veya olamama ihtimalini. Çok çaresiz ve yorgun hissediyorum. Genel olarak toplum 2 kişiyi aile olarak görmüyor. Biliyorum benim elimde değil ama sağlıkla bir çocuk doğuramadığım için kendimi çok eksik ve yetersiz hissediyorum. Allah korusun çocuksuz nasıl olunur ilerisi nasıl olur vs vs düşünüp duruyorum. Okul öncesi öğretmeniyim çocukları çok çok seviyorum. Hep eşimin baba benim anne olduğumu hayal ediyordum. Etrafımda herkesin ama herkesin çocuğu var. İnstagramda, gerçek hayatta yolda vs çocuk bebek görmeye dayanamıyorum o acıyı yeniden yaşıyorum veya ben bir gün böyle olabilecek miyim diye üzülüyorum. Çocuklu kişilerle görüşmek istemiyorum ya çocuğu büyük olup yaşı büyük olanlarla görüşüyorum ya da evli olmayanlarla. Akşama kadar evin içinde bütün günüm düşüncelerle boğuşarak geçiyor. Dışarıya çıkıyorum arkadaşlar gezmek iyi geliyor ama eve girince yine başlıyor aynı düşünceler. Çok çaresiz, eksik, başarısız ve yetersiz hissediyorum. Psikolog ile görüşüyorum bu arada. Çocuğa odaklanmadan eşimle nasıl mutlu olurum bu konuyu düşünmeyi nasıl bırakırım? Hayattan yeniden nasıl zevk alabilirim ? Kimse beni anlamıyor hiç kimse sadece yazmak istedim belki birinin bir cümlesi bir önerisi bana dokunur dedim. Kendinize dua ederken bu kardeşinizde aklınızdan geçerse Allah rızası için dua beklerim…
Ara ara banada böyle oluyor ama onlarda kullandığım hormon ilaçlarından dolayı sen çok kafaya takıyorsun anlaşılan o kadar takma bence
 
Çocuk için önce MADDİ durum olacak.

Olmadan da bi şekilde büyüse de potansiyelini ortaya çıkaramayan, çeşitli bağımlılıkları olan, anne babasına düşman bir birey olur.

Öyle rıskıyla gelmiyor.

Rıskıyla gelen tek şey anne sütü, ki onun bile gelmesi maddiyata bağlı.

Bezi var ayda 20 bin tl. Eskiden anneler elleriyle yıkarmış elleri berbat olurmuş tabi.

Maması var 900 tl iki gün anca gidiyor. Eskiden çaya ekmek doğrayıp verirlermiş.

Bisürü kıyafeti ayakkabısı var,Eskiden sosyal medya yokmuş bir iki kıyafetle eskiyen küçülenlerle idare ederlermiş.

Hastane masrafları var aşısı hastalığı, eskiden olmadı ö*yormuş bebek, suç da değilmiş.

Kaybınıza üzülmenizi anlıyorum, başınız saolsun. Ama inanın Allah’ın var bir bildiği.

Ki genetik rahatsızlığı da %50 olacakmış. Çocuk sahibi olmanız o çocuk için büyük imtihan olurdu.

Toplum baskısını ciddiye almayın eve gidip sizi düşündükleri yok. Laf olsun diye.

Arkadaşlarınız da çocuklarıyla hep mutluluk içinde değillerdir. Toplum gazıyla yapıyor çoğu ebeveyn, pişmanlar ama dile getiremiyorlar.

Sosyal medyada bebek çocuk görüyodum diyorsunuz. Sosyal medyada bebek çocuk istismarı o. Kendi bebeklerini sergileyerek prim kasıyorlar. Bebeklerinin son kullanım tarihi dolduğunda yenisini yapıyorlar. Ben tiksiniyorum çocuklarıyla prim yapan pedofiliye kapı aralayan ebeveynleri. Sizin de farkındalığınız olsun.

İnşallah güzel bir iş bulursunuz eşinizin de maddi durumu artar, sağlıklı bir bebeğiniz olur ama oluyorsa bir hayır olmuyorsa bin hayır vardır diye bakın olaylara.
 
Konudaki genetik hastalik kismina yorum yapacak bilgi ve hadde hissetmiyorum kendimi, @migrenimsi genetik muhendisi diye biliyorum, o zaten elinden geldigince bilgilendirmede bulunmus, bana halt yemek duser.

Ancak şunu demek istiyorum, maddi durumunuzun ozellikle tup bebekten sonra kotuye gittigini yazmissiniz, bir anne olarak diyebilecegim, bebekler hem gebelige dek hem gebelik sonrasi cidden cok masrafli varliklar, Allah eksikliklerini yasatmasin, dileyen herkesin kucagi cocukla dolsun ama maddiyat sorunluyken bebek cidden cok zorlayici oluyor, psikolojik olarak cok yoruyor, bitiriyor insani.

Bu kisim icin onerim, yasinizda daha gencmis, maddiyatinizi tekrar duze cikarip, bebegin dogum oncesi sonrasi masraflari icin birikiminizi toparlayip oyle adim atmaniz yonunde olur, anne olamamak gebe kalamamak bir basarisizlik degil, gecilmesi gereken bir sınav, bunu lutfen basarisizlik olarak gormeyin, size sıkı sıkı sariliyorum.

Su an hem maddi hemde basiniz sagolsun bir bebek kaybi sebebiyle manevi olarak duzlukte hissedememeniz normal, dedigim gibi maddiyati duzeltirken esinizle hayatiniza dort elle sarilarak maneviyatinizida iyilestirirsiniz hemde boylece mustakbel kuzunuza saglikli bir ruh haliyla kavuşursunuz. Emin olun bir annenin ruh hali bebegin tum gelecegini insaa ediyor, ruh hali iyi olmayan bir annenin cocuklari yitip gidiyor.

Bir konuya daha deginmek istiyorum, haddim olmayarak ben bir gokkusagi cocugum, yani annemin benden once bir kaybi var, 7 aylikken dogup sadece 2 ay yasayan bir abim var, o 2 ayinda tamami hastane yogun bakimlarinda gecmis, iste o donemki imkanlara ne kadar yogun bakim denilebilirse, doktoru gelip gidip dua edin ölsün, bu sekilde saglikli bi hayat surmesi mumkun degil diyerek teselli etmisler (80'lerde insanlar daha net daha empatiden yoksunmus)

Ben abimin kaybindan sonra 6.senede dogmusum ve inanın annem hala aşmiş degil abimi (40 yaşındayım) hala daha aramizdadir, şurda olsa yegenlerini cok severdi, burda olsa kesin soyle yapardi boyle yapardi diye diye anıyor, haksiz bulmuyorum, evlat acisi gecmiyor, gecemiyor ama ben hep tum omrum boyunca annemin kalbindeki eksikligi doldurmaya calisarak buyudum, mezun oldum, annem tebrik etti, abin olsa o da su an liseden mezun olurdu diyerek sarildi mesela. Benim bebekligime dair tek bir hatirasi yok ama abimin o 2 aylik kisacik omrunun her saniyesi aklinda, bebeklik kiyafetlerimden tek bir eldiveni saklamamis ama abimin eldivenlerini saklar hala, onun kokusu var diye. Ben bu konuda asla anneme karsi bi haset, kiskanclik ya da kotu bir his beslemedim ama hicbir zamanda o eksik sevgiyi tamamlayamadim. Sizde ileride anne oldugunuzda bir gokkusagi evladiniz olacak, o yuzden var olan evlat acinizi dogacak cocugunuza hic hissettirmeyin olur mu? Biliyorum cok zor, buyuk bir yara bir anne icin, Allah acinizi tez vakitte sifalandirsin ama ben anneligi anladigim gun annemle neden aramizda hep bir bosluk olduğunu kavrayip cok uzulmustum, oncesinde benim icin saygiyla anilmasi gereken bir surecken anne olduktan sonra benden alinan o sevgi tanelerinin acisini yasadigimi, icimdeki boslugun ne oldugunu idrak etmistim.


Allah yureginize ferahlik, akliniza sabir versin, sabriniz eksilmesin, kaderinizde annelik yaziliysa zaten gun gelip mucizevi bi sekilde gebe oldugunuzu goreceksiniz, Rabb'im sizi bir daha boyle bir aciyla sinamasin.💕
 
Back
X