• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Çocukların Da Kalbi Kırılır

Ne insanlar var...İnsan denirse tabii...Bizim bir komşumuz vardı benim yaşlarımda bir torunu vardı küçüktük bir gün markete girdik.Torununa pahalı bir çikolata alıp bana en uyduruğundan bir çikolata almıştı.Hiç unutamıyorum onu da.Ahh,yalan dünya biz küçükken de yalanmış daha neler göreceğim kim bilir...
Ayni cikolatadan bir tane daha alsa batardi çünkü. Rezil.
 
Hep kötü mü anlatacagiz bı tanee de iyi anlatayım bı gün apartmanın kapısında oturuyorum

Komşumuzun eşi geldi kafamı olsaydı o gün için 25000 liraydı sanırım bozuk para verdi

Öyle sevinmiştim ki pamko sakiz Çiko. Ne istedoysem alıp doya doya yemistim :KK70:
Ben de bir tane komik anlatayım gerçi trajikomik ama olsun.Ortaokulda bir öğretmenimiz vardı kadın aşırı dengesizdi.Bir dakika önce iyiyken bir dakika sonra esip gürleyebiliyordu.Bir gün bize şöyle dedi:Yarın molada yanıma gelin bahçede sizinle oturalım bir şeyler yeriz sohbet ederiz dedi.Biz de sevindik ne güzel iyi davranıyor filan dedik.Ertesi gün öğle paydosunda yanına gittiğimizde ne oldu dersiniz? "Siz utanmıyor musunuz beni öğle tatilimde rahatsız etmeye!" diye bizi kovdu.Bazen hatırlar gülerim
 
6, 7 yaşlarındaydım o zamanlar. Zayıf bi çocuktum. Bi keresin de komşumuz gülerek, “baban beslemiyor mu seni, ekmek vermiyor mu sana?” demişti. O çocuk aklımla kendimi çok kötü hissetmiştim. Hala çocuklar ve yetişkin insanlar için kullanılan beslemek kelimesinden, zayıf insanlara neden kilo almadığı sorulunca, babasının, eşinin, veya bi yakınının sırıtarak “ekmek vermiyoruz biz ona” demesinden nefret ederim...
 
Son düzenleme:
Evet maalesef. Bizim öğretmenlerde hangi öğrencinin annesiyle arkadaş olduysa o öğrenci hep en önde gözünün önünde otururdu. Biz üvey gibi. Hey gidi hey. Büyürken yaş atmıyor sadece işte. Kırıla döküle büyüyoruz.
Bak bu doğru benim kız öğretmen ayrım yapıyor vs diyordu üzülüyordu ne zamanki kendi öğretmeninden özel ders almaya başladı en ön sıraya oturtmuş ilgilenmeye başlamış çocukla
 
Canım benim kaç yıl önceki mevzu bunu mu dert ediyorsun?

Benim de bebeğime sokakta vs mutlaka küçük çocuklar gelir bakarlar ben de uyarım. Tabi bu şekilde azarlar gibi değil. Çocuk bu ne yapacağı belli olmaz. En basitinden gelir yüzüne hapsirabilir yani.

Benim yeğenim var çocuga tüm aile öksürürken hapşırırken ağzımızı kapatırız diye öğretmemize rağmen 6 yaşında hala kahvaltı sofrasında ağzını kapamadan öksüre öksüre yemek yerdi. Şimdi büyüdü kapıyor tabi.
 
Herkes bir anısını anlatmaya başlamış eksik kalmayayım. Fakirlikten ölüyoruz o derece. Kış gelmiş bana bot yok. Ben okula giderken üşüyorum o yüzden siyah mus çorabın altına bir çorap daha giyiyorum. Ama işte sabah evden çıkarken ne bulursam. Kahve rengi, yeşil, gri artık neyse. Saçma sapan bir görüntü gerçekten. Her sabah da fen hocası manyak kadın beni sıkıştırıyor. Çorap niye giyiyormusum. Kızıyor azarlıyor falan. Ama kadın yapıştı beni sürekli takipte. Ben o yüzde kadına yakalanmamak için okula geç gitmeye başlamıştım o derece. En sonunda dedim kadına botum yok ayağım üşüyor ne yapayım diye. Uyanmıştı pis kadın yaptığından. Kadın herhalde bir ergenin farklı tarz deneyisi sanıyordu benim o çorapları.
 
Bu gece yine eski günler aklıma geldi komşumuz almanciydi 2 tane kızları vardı benle yaşıt bende ergenlige girmek üzereydim 13 14 yaşlarında varimdir çok güzel giyinirlerdi fakirdik hayranlıkla onları izlerdim birgün almanya ya giderken bana giydiği ayakkabıları vereceğini söyledi verdi ama ayakkabı renk turuncu topuklu 39 numara benim ayak numaram 36 kendi ayakkabısını vermedi yengesinin ayakkabısını vermiş
Aynı kişiler kardeşimi sürekli çarşıya yollar şunu getir bunu getir sana almanyadan futbol topu getireceğiz demişler kardeşim top sevinci ile onların hizmetçisi olmuş halen daha getirecekler kardeşim sürekli anlatır bu olayı
 
Bir tanede rahmetli dedemden güzel bir anı hatırladım şimdi. Yalova da pazara gittik gezerken bir tezgahta civciv satıyorlarDi. İlk kez gördüm istedim falan tabi. Sonra olmaz dediler götürdüler beni. Evde unuttum gitti. Dedem geldi sana limon aldım dedi kese kağıdını uzattı. Civcivler :D nasıl sevindim. Arka balkonda bana kafes yaptılar. 3 ay oynadım onlarla.
 
Halen öyledir sanırım fakirliği belli olan az sevilir çünkü süsü azdır ezikliğide vardır
Ama kardeşim öğretmen ve bu konuda çok duyarlı çocukların evine ziyarete gidiyormuş aile durumu iyi olmayan ve çocuğun odası olmayan çocuklara extra iyi not verdiğini söyledi
Ne güzel dünyaya böyle bireyler lazım
 
Ne insanlar var...İnsan denirse tabii...Bizim bir komşumuz vardı benim yaşlarımda bir torunu vardı küçüktük bir gün markete girdik.Torununa pahalı bir çikolata alıp bana en uyduruğundan bir çikolata almıştı.Hiç unutamıyorum onu da.Ahh,yalan dünya biz küçükken de yalanmış daha neler göreceğim kim bilir...
Çok benzer bir olay yaşamıştım, sizin yine komşunuzmuş. Benim babamın babasıydı, nam-ı diğer dedem. Köye onları ziyarete gitmiştik, evde amcamın çocukları, diğer kuzenlerim de vardı. Bizim orada olduğumuzu biliyordu, çünkü giderken kaç kere arayıp bir şey lazım mı diye sormuştuk. Ki gidince de aramıştık, dışarıdaydı, biz geldik sen de gel haydi diye. Gelirken amcamın çocuklarına çikolata almış. Geldiği gibi kimse görmüyormuş gibi onların çikolatalarını dolaba koydu, yanına çağırıp onlar gidince yersiniz dedi. Öyle dışlanmış hissettim ki. Olay çikolata değildi çünkü. Benim onun tarafından ilk dışlanışım da değildi. Bir de onun tek kız torunuyum bu arada. İyi insanların hürmetine dönüyor dünya, yoksa bu insanların içindeki cehennem hepimizi yakmaya yeter.
 
1996 yılbaşı gecesi bizimtv bozuldu yılbaşı eğlencesi izleyemiycez rahmetli babaannemler o dönem gazeteden kuponla tv almıştı küçüktü ve koli içindeydi bi gece için istedim vermeiler neymiş kızının çeyizineymiş eşi kullanılmış tv mi getirdin demesin diye vermedi buarada kızıda evden kaçmıştı
 
30 yaşındayım çocukluktaki kırıklıklarımı hatırlamak istemiyorum beni tamamen dibe çekiyor hala düzeltmek için uğraşıyorum. geçen gün kardeşim annemin telefonundan bana şaka yapmak istemiş arada da yavrum demiş. görür görmez annemin yazmadığını anladım. içim o kadar garip oldu ki 30 yaşında değil 3-5 yaşında falandım o an öyle hissettim. kalbim kırıldı çok yalnız ve annesiz hissettim.korunmak istedim sevilmek istedim kardeşime norma gelen sözleri hayatım boyunca duymadığımı fark ettim çok değişik bir iki gün geçirdim uzun zamandır bu kadar zayıf kaldığımı fark etmemiştim. anlatmak istedim nedense.
 
Mesajları okudukça içim burkuldu çocukluğum geldi gözümünün önüne Amcamlarla biz aynı binada oturuyorduk amcam yengem uzun boylu kızlarıda uzun benim annem babam kısa haliyle bizde kısayız 160 boyumdayım 15 yaşlarındayken annem bana topuklu ayakkabı almiştı o aralar sivriburun botlar modaydı yengem hele getirde ananın aldığı ayakkabıya bakayım dedi bende hevesle koştum getirdim baktı sonra dediki anan seni selvi boylu yapmaya çalışıyor herhalde üstüne amcamla kahkaha attılar dalga geçtiler üstüne kızlarını övüp Benide ezdikçe ezmişti bu yüzden onu hiç sevmem
Anneniz 15 yaşındayken size sivri burun topuklu cizme mi aldi ?
 
Ya arkadaşlar eminim hepiniz çok yararlanmışsınız da okudukça benim ağzım açık kalıyor. Kiminiz su vermedi diye komsuya kizmis. Kiminiz tek basina yemek vakti arkadasinin evinde cocuk basina. Birinin kocasi tanimadigi cocuklara hediye aliyor. Bunlar sadece birkaci.baskasina şu içmeye gidilmez. Bana da gelse bir çocuk vermem çünkü yarin bundan cesaret alip baska kapiyi da çalar ve açan kotu niyetli olabilir. Annesinin almasina izin vermedigi ya da almak istemedigi herhangi bir seyi kardesinin cocuguna bile alman yanlış bir hareket. Markette hiç tanımadığınız bir çocuğa alıp hediye etmek çok çok yanlış. Başka ülkede olsa çocuk tacizinden içeri alırlar. Küçük çocuk tek başına başkasının evine gönderilmez. Başkasının sofrasına da oturmaz. O yemeklerin içinde çocuğa alerji yapabilecek bir şeyler olabilir. Yani o travmalarin asıl sebebi aileleriniz. Bari siz kendi çocuklarınıza yapmayın.
 
4-5 yaşlarındaydım.Tek çocuktum,hala da öyle.Bu yüzden içimde hep bir kardeş özlemi vardı.Annemle birlikte bir arkadaşının bebeğini görmeye gidecektik.Nasıl da heyecanlanmıştım bebek göreceğim diye.Gittik.Zaten uslu bir çocuktum.Oturdum sakince annemin yanında.Sonra bebeğin beşiğinin yanından geçerken merak ettim yaklaşıp yüzünü seyrettim.Sadece seyrettim ama.O sırada sert bir sesle uyarıldım.Bebeğin anneannesiydi.Çekil bakayım çocuğun başından!dedi.Daha başka azarlar da savurdu.Ne dediğini çok hatırlamıyorum ama kalbimin çok kırıldığını hatırlıyorum.Hatta başka bir kadın daha vardı o da benim ağlamaklı olduğumu görünce teselli etmeye filan çalıştı.Hiç unutmuyorum.Sonra gittim,annemin yanına oturdum ve bir daha bebeğin beşiğinin kenarından bile geçmedim.Annem üzgün olduğumu görünce ne oldu diye sordu,hiçbir şey söylemedim.O kadar net hatırlıyorum ki.Hani bazı çocukluk anıları vardır ya bu da benim her hatırladığımda içimi cızlatır.Nedense çok etkilemiş beni.O çocuk halimle benim kendi kardeşim olsaydı keşke diye çok üzülmüştüm.Bazı insanlar ne acımasız...Şimdi düşünüyorum da ben o minicik halimle ne yapabilirdim ki?Sadece yanına gidip seyretmişim.Yanımda başka insanlar da vardı zaten,hatırlıyorum.Çocuk da olsa her insanın bir kalbi var...
benim de aklımda böyle bazı anlar var çocukluktan kalan sizin gibi, hep aklıma gelince hırslanıyorum Allah nasip eder de çocuklarım olursa öyle bir yetiştireceğim ki benim gibi ezilip büzülmeyecekler
 
Çok benzer bir olay yaşamıştım, sizin yine komşunuzmuş. Benim babamın babasıydı, nam-ı diğer dedem. Köye onları ziyarete gitmiştik, evde amcamın çocukları, diğer kuzenlerim de vardı. Bizim orada olduğumuzu biliyordu, çünkü giderken kaç kere arayıp bir şey lazım mı diye sormuştuk. Ki gidince de aramıştık, dışarıdaydı, biz geldik sen de gel haydi diye. Gelirken amcamın çocuklarına çikolata almış. Geldiği gibi kimse görmüyormuş gibi onların çikolatalarını dolaba koydu, yanına çağırıp onlar gidince yersiniz dedi. Öyle dışlanmış hissettim ki. Olay çikolata değildi çünkü. Benim onun tarafından ilk dışlanışım da değildi. Bir de onun tek kız torunuyum bu arada. İyi insanların hürmetine dönüyor dünya, yoksa bu insanların içindeki cehennem hepimizi yakmaya yeter.
Çok benzer bir olay yaşamıştım, sizin yine komşunuzmuş. Benim babamın babasıydı, nam-ı diğer dedem. Köye onları ziyarete gitmiştik, evde amcamın çocukları, diğer kuzenlerim de vardı. Bizim orada olduğumuzu biliyordu, çünkü giderken kaç kere arayıp bir şey lazım mı diye sormuştuk. Ki gidince de aramıştık, dışarıdaydı, biz geldik sen de gel haydi diye. Gelirken amcamın çocuklarına çikolata almış. Geldiği gibi kimse görmüyormuş gibi onların çikolatalarını dolaba koydu, yanına çağırıp onlar gidince yersiniz dedi. Öyle dışlanmış hissettim ki. Olay çikolata değildi çünkü. Benim onun tarafından ilk dışlanışım da değildi. Bir de onun tek kız torunuyum bu arada. İyi insanların hürmetine dönüyor dünya, yoksa bu insanların içindeki cehennem hepimizi yakmaya yeter.
Ayy içim parçalandı ya...
 
Ya arkadaşlar eminim hepiniz çok yararlanmışsınız da okudukça benim ağzım açık kalıyor. Kiminiz su vermedi diye komsuya kizmis. Kiminiz tek basina yemek vakti arkadasinin evinde cocuk basina. Birinin kocasi tanimadigi cocuklara hediye aliyor. Bunlar sadece birkaci.baskasina şu içmeye gidilmez. Bana da gelse bir çocuk vermem çünkü yarin bundan cesaret alip baska kapiyi da çalar ve açan kotu niyetli olabilir. Annesinin almasina izin vermedigi ya da almak istemedigi herhangi bir seyi kardesinin cocuguna bile alman yanlış bir hareket. Markette hiç tanımadığınız bir çocuğa alıp hediye etmek çok çok yanlış. Başka ülkede olsa çocuk tacizinden içeri alırlar. Küçük çocuk tek başına başkasının evine gönderilmez. Başkasının sofrasına da oturmaz. O yemeklerin içinde çocuğa alerji yapabilecek bir şeyler olabilir. Yani o travmalarin asıl sebebi aileleriniz. Bari siz kendi çocuklarınıza yapmayın.

O akşam yemeği diğer çocuğu sofraya davet etmemek emin ol ki çocuğun alerjisi olabilir mantığı değil.
 
Ya arkadaşlar eminim hepiniz çok yararlanmışsınız da okudukça benim ağzım açık kalıyor. Kiminiz su vermedi diye komsuya kizmis. Kiminiz tek basina yemek vakti arkadasinin evinde cocuk basina. Birinin kocasi tanimadigi cocuklara hediye aliyor. Bunlar sadece birkaci.baskasina şu içmeye gidilmez. Bana da gelse bir çocuk vermem çünkü yarin bundan cesaret alip baska kapiyi da çalar ve açan kotu niyetli olabilir. Annesinin almasina izin vermedigi ya da almak istemedigi herhangi bir seyi kardesinin cocuguna bile alman yanlış bir hareket. Markette hiç tanımadığınız bir çocuğa alıp hediye etmek çok çok yanlış. Başka ülkede olsa çocuk tacizinden içeri alırlar. Küçük çocuk tek başına başkasının evine gönderilmez. Başkasının sofrasına da oturmaz. O yemeklerin içinde çocuğa alerji yapabilecek bir şeyler olabilir. Yani o travmalarin asıl sebebi aileleriniz. Bari siz kendi çocuklarınıza yapmayın.
Dediklerinizde sizin açınızdan bakınca haklısınız ancak bu yemeğe çağırmama, su vermeme benzeri olaylar genellikle sizin gibi ince düşünenler tarafından değil, başkasının çocuğu, istenmeyen misafir sıfatıyla yaftalandıkları için gerçekleşiyor. Bir de geçmişte yaşanmış olaylar bunlar, komşulukların daha samimi olduğu zamanlar. Bilgisayarımız yoktu mesela, eğer surat asıp yüz çevirselerdi bazı ödevlerimi hiç yapamamış olacaktım belki de. Yaşıtım çocuğu olan iki komşumuz vardı, her gidişime de muhakkak kendi çocuklarına yaptıklarından bana da ikram ederlerdi. Bunu misafirperverlik çerçevesinde değerlendiriyorum. Bu varsayımım da ailelerin birbirini tanıyor olduğuna dayanarak, kesinlikle.
Gerçi şimdiki zamana göre ele alırsak söylediklerinizin hepsinde çok haklısınız. Şu dönemde kim kime güvenebilir? Aileyi tanıyor bile olsak, bunca acı haberler arasında kim karşısındakinin duygularının dürüstlüğüne inanabilir? Özellikle bizim korumamıza muhtaç bir çocuk varken ortada. En basitinden önceleri sadece sevgi göstergesiyken çocuğun başını okşamak, şimdi ne denli ürkütüyor.
 
Benim de bir arkadaşımın ablası anlatmıştı.Lisedeyken sevgilileriyle okuldan kaçıp deniz kenarına gitmişler.İki kız iki erkeklermiş.İki tane çift yani.Sonra bir adam bunları bıçakla kovalamış.Siz nasıl kızlı erkekli gezersiniz diye.Canımızı zor kurtardık diyor.Hatta diğer arkadaşımın erkek arkadaşı kaçtı bir benimki kaldı adamla boğuşmada diyor.Şu an evli onunla.Gülüyorlar anlatıyorlar ama tam bir trajikomik aslında...

Bizi de lisedeyken bir dede sopayla kovalamıştı aklıma geldi de:KK70: Şimdi evliyiz iki çocuğumuz var:KK23:
 
O akşam yemeği diğer çocuğu sofraya davet etmemek emin ol ki çocuğun alerjisi olabilir mantığı değil.
Tabii ki değil farkındayım. Benim anlatmak istediğim çocuğun annesi en başta kızının komsuya tek gitmesine hele de yemek vakti gitmesine izin vermemeliydi. Yanı yazayım da burada dursun. Çocuklarınızın konudan komşudan birşey istemesine, siz yanında değilken bir şey almasına izin vermeyin. Hele şu eşi bakkalda çocuklara hediye dağıtan arkadaş, uya eşini yaptığı çok yanlış. Hem çocuğun ailesiyle olan ilişkisine balta vuruyor, annenin çocuk üzerindeki otoritesini baltalıyor hem de o çocuklardan bir tanesi bunu başka biriyle dener, başka birinden bir şey ister de başına bir iş gelirse vebalin altından kalkamaz.
 
Back
X