Denklik meselesi

Eşimin arkadaşı astsubaymış önceden , eşi de sınıf öğretmeni. Adam hırslanıp subaylık sınavlarını kazanıyor, subay oluyor sonra yüksek lisansını yapıyor, yds puanını alıyor. Kademe atlaya atlaya şimdi yüzbaşı oldu mesela hop işler tersine döndü. Bu hayatın ne getireceği belli olmaz. Siz denk olmadığınıza dair şüpheliyseniz zaten biz ne dersek boş.
 
Dayım diyorsun bak dayım.
O dönemin lise eğitimi zaten farklı.
Şu zamanda zorunlu eğitimden öteye gidemeyen insanla bir mi Allah aşkına?
1919 doğumlu dedem köyde ilkokul eğitimi alan bir adam, anneannemde öyle. 1950li yıllarda şehire göç ediyor çocuklarını okutmak için. Ki o dönem için köyün en zenginlerinden. Sarıp savıp iş kuruyor sırf eğitim için.
Neticede oğlunu muhasebe, üç kızını öğretmen, biri kızını güzel sanatlara gönderiyor.
İlkokul mezunu adam eğitimin farkında 1900lü yıllarda.
2020lerde hala “ama okumayan da kendini geliştirir” diyenler var
 
Son düzenleme:
Siz suan calisiyor musunuz iyi bir yerde mi çalışıyorsunuz kariyerinizde ne durumdasiniz. Hani anlattiginiz kadariyla oyle ucurumlar yok ama suanki konumunuzu tam anlayamadim ona gore daha saglikli yorum yapabilirim
 
Tam da "bu" konu zaten. Omrunuz mustakbel es adayina "suna ahkam kesme buna ahkam kesme, baksaydin, ders verme, egitimim de egitimim vb vs" diyerek gececek. Cunku orta yolu bulma , hosgorulu olma, bilginizden faydalandirma, kirmadan yapici olma, ustunluk taslamayi gerektirmeyecek tevazu vb vasiflariniz gordum ki gelismemis. Kaldi ki blokzincir veya blokzinciri olarak yazmak ve birlesik veya ayrik yazmak konusunda memleketimizde bir mutabakat hala/henüz yok.
 
Ay ne alakası var herşey okullarda aldığımız öğretim demek değil.
Bu sadece mesleğimizi belirlemeye yarar tamam özgüven vs de artar da o kadar denksizlik ortaya çıkaracak bir durum değil.
Kaldı ki şu devirde öğretim seviyesine gelene kadar bakmamız gereken çok farklı doneler var merhamet gibi bu adamdan bana zarar gelir mi gelmez mi gibi.
Ne eğitimli doktorlar bilmem neler evde eşlerine ne eziyetler çektiriyor.
Kendini eğitebilmiş mi iyi yetiştirebilmiş mi iyi bir karakter oluşturabilmiş mi bunlar öncelikli.
4 yıllık ünv mezunuyum eşim 2 yıllık.
Maaş olarak benden çok kazanıyor ve karakter olarak kendini yetiştirebilmiş biri.
Defalarca üniversite okumuş devlette endüstri mühendisi olarak çalışan dayım eşimi elit buluyor öyle diyim.
Yolun kalbi güzel insanlara denk gelsin bebeğim gerisi o kadar boş ki evlilikte
 
Yok canım kusura bakma iki yıl okuyana üniversite kazanmış gözüyle bile bakılmamalı kanımca.

Bir söz var üniversite sınavında birinci olan zeki değildir ama bir milyonuncu olan gerizekalıdır diye. Ha bak o doğru işte
 
Eee, 10 kadın doğum uzmanı, "en az" bi de, boru mu
 
Aslinda kucuk gorulmuyor. Bu bir aciklama ve size diger seyleri ( engellediginiz halde size ulasmasi, 1 kere cicek gondermesi vb) farkettirme çabasi. Konuyu tek kayginiz egitimde denk olmayisiniz gibi actiginiz icin kisiyi egitimi sebebiyle kendinize denk gormediginiz ve gormeyeceginiz algisi olusuyor. Dusunulmesi gereken pek cok baska detay da varken egitim seviyelerinize takilip kalmissiniz gibi algilandiginiz icin de size Türk tipi izah yapiyorlar :) Bana verdiginiz cevap seklinizden de birazini hak ettiginizi dusunmuyor degilim.
 
Mesele lisans önlisans lise mezunu tartışmasına dönmüş de ben başka bir şey söyleyeceğim. Bugün zaten bir çok lisans mezunu astsubay var hatta konu sahibinin mezun olduğu okullardan mezun olup asker olmayı tercih etmiş olanlar da var ama şu su götürmez bir gerçek ki artık o kadar çok torpil oynuyor ki ve o kadar haksız yere yerleşenler var ki insanlar bu kurumlardan uzaklaştırıldı ve soğutuldu. Çoğu yerde olduğu gibi. Eğer ortada bir denklik sıkıntısı varsa bu yüzdendir. Bir taraf tırnağını kazıyarak bir yere gelmiş diğer taraf iki senelik okuldan sonra tanıdık vasıtasıyla yerleşmiş. İnsanın içi almaz bir kere.
Bir de bu kadar ısrarcı olunması aşırı itici.
 
Bir de şunu söyleyeyim bu adam genelinde söylemedim belki hakkıyla girmiş azınlıktandır orasını bilemem. Denklik meselesi de aslında kişiyle alakalıdır. Kendini kiminle denk görüyorsan onunla denksin. Bugün lise mezunu esnafla evlenen doktor da var CERN'de çalışan mühendisle evlenen mühendis de var yani. Kimseye bu anlamda iyi ki şu okuldan mezun olmuşsun iyi ki bi lisans mezunusun edebiyatı yapmak bana saçma geldi. Kız demek ki bir noktada karşıdakini yetersiz görmüş. Denk hissetmiyorum diyor. Öyleyse önereceğim şey iletişimi kesin bir sekilde koparıp atmak olacaktır.
 
Diploma var ama çalışıyor musunuz?gelir durumunuz ne mesela
 
Bence açık arıyorsunuz. Neyin orta yolunu bulacağım afedersiniz henüz mutabıklık yok kusura bakmayın hanımefendi yanlış mı yazdım demeliyim? Ki yanlış bile değil. Yanlış olmayan şeyi düzeltip sonrasında da manipüle ediyorsunuz.
 
Aslında astsubay olması değil mesele. Önlisans mezunu olması. Torpili var mı bilmiyorum. Hiç de aklıma gelmemişti ama zor bir işi var zaten. Sürekli göreve vs gidiyor bildiğim kadarıyla.
 
Diploma var ama çalışıyor musunuz?gelir durumunuz ne mesela
Evet çalışıyorum. Aşağı yukarı aynıdır diye tahmin ediyorum gelir olarak. Ancak yazılım sektöründe güncelde 10 sene tecrübesi vs olanlar var çevremde baya yüksek gelirleri var. Gelir durumu da bi süre sonra değişecek diye düşünüyorum.
 
Tavsiyem alintiladiginiz üye ile konu sahibi aynı üye mi bir bakıp düşünüp öyle yargı dağıtın :)
 
Israrla aynı şeyi savunuyorsunuz. İnsan bilip bilmeden bu kadar atıp tutar mı, hayret ettim vallahi. Eğitim kişinin kültürel tercihleri üzerinde de etkilidir. Eğitim ile öğretimi idrak edin önce. Bunun etkisini iyi bir üniversitede okusanız anlardınız. Okumadığınız için habire boş duyar kasıyorsunuz.

Marmara mezunuyum. Eğitim fakültesinde okudum. Erhan Afyoncu’nun derslerine girdim. Bir kere orada farklı ülkelerden gelen kişi sayısı taşradakilere göre daha fazla olduğu için bu insana farklı bakış açısı kazandırıyor. Birçok yabancı arkadaşımız oldu, onlarla takılırken elbette bir lise mezununa göre daha fazla şey öğrendik. Müzik kültürleri de dahil olmak üzere. Konferanslar, sergiler, kulüpler, festivaller asla bitmez, çünkü orası İstanbul. Seçenek her zaman boldur ve mutlaka gidersin. Ben ayrıca bir vakfın da gençlik kollarındaydım. Bursiyeriydim. İlber Ortaylı, Gülçin Çandarlıoğlu, Oktay Sinanoğlu, Ahmet Taşağıl’la yemekler yerdik sohbet eşliğinde. Onların tartışmalarını dinlerdik, fikirlerimizi söylerdik. Kulüp olarak birçok sanatçıyı getirtip öğrencilerle buluşturduk. Tiyatroya gitmek, müze gezmek hayatın doğal akışında bir aktiviteydi. Hocamın birinin yüreklendirmesiyle Kelime Oyunu yarışmasına katılmıştım. O bile güzel anılar bıraktı, yeni insanlar tanıttı bana. Bu atmosferde yaşayan gençlerle o bahsettiğiniz insanların kültürel bakış açısı aynı olabilir mi Allah aşkına? Ben istesem de istemesem de çevremden edebiyatla, müzikle, sanatla ilgili bir şeyler öğrendim, bazılarını sevdim. Maruz kaldık çünkü. Olay bu kadar basit.
 
Ben burada konulari uzatmayi sevmem ama nedense size takilmak hosuma gitti. Son sözüm doktorasi olmayanla gorusmeyin dahi. Sizi o paklar :)
 
Daha önce de benzer bir konuya yazmıştım, eğitim ve kültür seviyesi benzer olmadıktan sonra olmuyor, oldurulmuyor. Ben de oldurmaya çalıştım, aşk sevgi olduktan sonra kendini de geliştirmiş dedim eninde sonunda patlak verdi. Ben doktorum, ex eşim astsubaydı. Bi yerden sonra erkek kişisinde aşağılık kompleksi oluşmaya başlıyor, bu sefer kendi yükselemedikçe karşısındakini ezip bastırmaya çalışıyor. 2.5 sene oldurmaya çalıştım olmuyor, kimse romantik güzellemeler de yapmasın. Eskilerin dediği doğru davul bile dengi dengine. Ha istisnalar vardır ama o da kaideyi bozmuyor. Konu sahibesinin karşısındaki kişinin de aynı olduğunu düşünüyorum, bence hiç görüşmeyin konuşmayın bile.
 
Denklik çooook önemli. Sadece eğitim değil. Eğitimli ve akıllıysan, analitik zekan yüksekse asla ama asla yetmeyecek uzun vadede. Sen A diyeceksin o bilmem neyin neresi olarak anlayacak. Sen 3 adım ötesini düşüneceksin konuşmak isteyeceksin, o daha ilk adımı anlamayacak. Burada sadece eğitim değil, zeka da önemli. Ben bir kere söylediğimi anlamayan insana tahammül edemiyorum mesela.

43 senelik deneyim ve eskiden ay denkliğin ne önemi var, iyi insan, iyi baba, iyi eş olabilir insan kendini geliştirebilir diyen biri olarak yazıyorum bunu. Tüm deneyimlerim düşüncelerimi değiştirdi. Sana yeterse böyle bir insan evlenmende sorun yok. Ama bana yetmedi hiçbir zaman. Sonunda sürekli kendini anlatmaya çalışan ve karşısındaki insanın iq seviyesini sorgulayam bir duruma düştüm .

Ayrıca eskiden kibirli olmamalı insan derdim. E bu kibir değilmiş. Mutlu olmanın anahtarlarından biriymiş. İlk anahtar yukarıda saydıklarım, diğer anahtar ise karakteriymiş. Seçici olmazsan hayat sana bunu zorla öğretir.
 
`