Denklik meselesi

İyi bir üniversitedeki eğitimle önlisans eğitimi arasında dağlar kadar fark var.
Orada okuyanların girdiği dersler, konferanslar, kulüpler var. Ve bu hayat vizyonuna da çok etkisi olan bir şey.
Oturması , kalkması, görgüsü, konuşma tarzı bile fark ediyor.
Kusura bakmayın ama arada bariz bir fark gözle görünür şekilde oluyor.
Lisede hedefi olup disiplinle çalışan iyi bir yer kazanan ve kendi gibi iyi eğitim almış insanlarla eğitim alan bir insanla liseden sonra ancak önlisansa yerleşen biri denk değil. Ki bu gözle görülür bir şekilde fark demek.
 
+1000
Tam olarak bu.
Kimse lisans mezunları çok üstün seviyede, harika karaktere sahip insanlar demiyor ayrıca. Neyin kıyası bu anlamadım.
 
+1000
Tam olarak bu.
Kimse lisans mezunları çok üstün seviyede, harika karaktere sahip insanlar demiyor ayrıca. Neyin kıyası bu anlamadım.
Kendilerini kötü hissettikleri için hemen savunma moduna geçiyorlar.
 
Bağlaçları doğru yazalım lütfen eğitimli hanımefendi lol
 
+1000
Tam olarak bu.
Kimse lisans mezunları çok üstün seviyede, harika karaktere sahip insanlar demiyor ayrıca. Neyin kıyası bu anlamadım.
Bir de “on üniversite mezunu edecek lise mezunları” olur hep bu konularda. Nedense ben hiç düzenli kitap okuyan, tiyatroya sinemaya giden profilde bir lise mezununa denk gelmedin henüz. O “kendini geliştirmiş lise mezunları” nedense hep hayali arkadaş gibi anlatılır bu konularda
 
Bir de eğitimi, denkliği savunanlar sanki insanlığa önem vermiyor gibi demagoji ve rollenmelere girmeleri
“on üniversite mezunu edecek lise mezunları”
Bu yine iyi, geçen biri bi konuda haklı çıkmak için diyor ki "en az 10 tane kadın doğum uzmanı tanıdığım var" kendisi sağlıkçı değildi bu arada, öyle biliyorum yani
 

Okulda eğitim almakla ve kültür-edebiyat-müzik ilgisi farklı şeylerdir. Bahsettiğin profilde lise mezunu olup düzenli kitap okuyan, edebiyat bilgisi olan sayısız insan var. Bunlara denk gelmemekte çok ilginç ve imkansız.

İtü-odtü mezunu mühendis birisi veya çapa mezunu birisi evet alanında iyi teknik eğitim alır, işini öğrenir, yabancı dili vardır ama bu kendisini kültür-edebiyat-müzik alanında geliştirir demek değildir. Veya geliştirmek dışında ilgisi olur demek değildir.

Fakültelerde eğitim ve müzik-sanat-edebiyat ilgisi arasında bir bağ asla söz konusu olamaz. Elektrik devreleri kurulurken veya diş hekimleri stajda diş çekerken ordan bir plak koyup Türk sanat müziği mi dinliyorlar.
 
Hıhı evet, tüm sanata aşık, kültürlü insanlar eğitimsiz kalmayı tercih ederken eğitim alanlar ot
Eğitimi bu kadar aşağı görmek de sın on senenin işi. Malum iktidarın etkisiyle olan bir şey daha ziyade.
Fakat üniversiteler sadece mesleki eğitimin verildiği yerler de değildir. Ben mezun olalı çok oldu gerçi de okuduğum dönemde tüm sanat festivallerini takip ederdik arkadaşlarla. Uçan süpürge, if gibi.
Aynı şekilde eğitime önem verip şartlar gereği okumayan insanlar istisnadır. Geneli okumayı sevmediği için okumaz. Bu kadar basit.
Kitap alımı da üniversite mezunlarında daha fazladır.
İstatistik olarak bakarsanız iyi okullarda okuyan insanlar daha kendini geliştirmiş olur. İstisnai üç beş örnek bunu değiştirmez.
 
Lise mezunu olup kendini geliştirmeye çalışan, okuyan kadın gördüm de erkekler nerede tam olarak? Bu bahsettiğim kadınlarda yaşça daha büyük, zamanında aile,çevre faktörlü okuyamamış olanlar.

Cidden soruyorum yani şöyle çok düşünmeden birebir tanıdığınız ve lise mezunu, dediğiniz tarzda kaç erkek var?
Burada okuyorum ama bana şehir efsanesi gibi geliyor, okumadan kendini yetiştiren erkek modeli. Zaten okumaya, kendini geliştirmeye kadınlar daha yatkın bizim toplumda. Erkeklerin okumamışının ortalaması da belli.

Her üniversite okuyan kültür, sanat konularına meraklı değilse de, kültür sanata merakı olanların çoğu eğitimli insanlardır. Mesele sadece kültür sanat da değil tabi.
İstisnalar üzerinden yüksek lisans mezunu bir mühendisle, önlisans mezunu birinin denk olduğunu iddia etmek çok zorlama.
 



Ben üniversitelerle ilgili bakış açımı yukarıda paylaşımda açıklamıştım, tekrar alıntıladım. Ve tekrar aynı şeyi yazıyorum: Fakültelerdeki eğitim ve müzik-sanat-edebiyat ilgisi arasında bir bağ asla söz konusu olamaz. Çok iyi, hatta çok iyinin bir tık altı üniversiteler donanımlı birey yetiştirir bu donanım sanatla ilgili asla değildir, bu bireyin tercihi, merakı ile alakalıdır.

Senin çevrende hiç düzenli kitap okuyan sanatla ilgilenen lise mezunu insan olmaması bu senin kendi sınırlı çevrenle yaptığın bir basit genelleme.

Bu ülkede yakın zamanda değil ama tiyatrolar köylere bile giderdi. Okul imkanı sınırlı insanların talebi olduğu için sayısız gösteri köy yerinde yapıldı. Yani sanat ilgisi hiçbir zaman sadece “okumuşlukla” sınırlı olmadı.

Bir insan sanatla ilgiliyse bu ilgisi üniversitede başlamaz, lise döneminde başlar. Üniversite okurken birkaç etkinliğe gitmek kimseyi sanatla ilgili kişi yapmaz. Sanatla ilgilenmek öyle bir şey değildir.



Tahin Helva, senin ve diğer üyelerin doğrusu bu kadar sınırlı çevreleriniz olmasına çok şaşırdım bu konudaki mesajlarda.

Benim dedem ilkokul mezunu bile değil, dayılarım akşam lisesi mezunu, örgün öğretimin bir parçası olmayan insanlar. Dedem özellikle Türk sanat müziğine, Türk edebiyatına çok ilgilidir. Üç dayım ise, edebiyata ve sinemaya çok meraklıdır, üçü de yaşları olmadan ellerine para geçtikçe yurtdışına gittiler, gezmedikleri müze kalmamıştır, buna uzakdoğu dahil. Ki bunlar doğulu erkekler.

Bir başka tanıdığım var lise mezunu, bankadan emekli oldu adam şuan 65 yaşında vardır, adam mezun olunca resim kursuna yazıldı, koroya gidiyor hatta.

Kendi sınırlı çevrenizden basit genellemeler yapıyorsunuz bunlar yanlış bakış açısı taşır. Bugün belediyelerin kursları koroları ne dolu sanıyorsunuz.

Kültür sanat ilgisi ile diploma arasında bağ kurulmamalı.
 
Hadi ya, tıp fakültelerinde TSM, hukuklarda bale eğitimi zorunlu diye biliyordum ben, yanlış mı biliyormuşum, tüh.

Dam başında saksağan vur beline kazmayı. Konuyla bağlantısı nedir bu yazdıklarınızın? Herkes biliyor zaten fakültelerdeki eğitimin içeriğini, amacını...

Israrla anlatmaya çalışılan ama sizlerin ısrarla anlamadığı şey şu,

Lisans, yüksek lisans, doktora eğitimi almak yalnızca mesleki yeterlilik, yetkinlik kazandırmakla sınırlı değil. Kişiye bir bakış açısı kazandırarak, düşünme, olayları anlama, kavrama, sebep sonuç ilişkisi kurma, değerlendirme yapma... gibi kişisel becerilerini geliştirme imkanı da tanıyor. Böylece kişilerin hayatın farklı yönlerini keşfetmesi, farklı disiplinlere merak salması daha olası hale geliyor. Kısacası hayatın farklı güzellikleriyle tanışmak, onları merak edebilmek için bir basamak görevi de görüyor eğitim.

Konuyu sadece sanata, tiyatroya, sinemaya indirgeyerek saptırıyorsunuz. İnsanların anlattığı şey bambaşka.
 


Alıntıladığın mesajım lise mezunu olup asla sanatla ilgilenen birini görmediğini iddia eden kişiye cevaptı. Üstelik benim cevaplarımın hepsi, lise mezunları sanatla ilgilenmez genellemesi yapanlara eleştiri.

En üste üniversitelerle ilgili bakış açımı yazmıştım. Senin yazdığın gibi üniversiteler evet farklı ilgi alanlarına ilgi duyulmasını olası hale getirir ama mutlak değildir, olasıdır, bireyin ilgisine merakına bağlıdır.
 
Bahsettiğin profilde lise mezunu olup düzenli kitap okuyan, edebiyat bilgisi olan sayısız insan var.

hayır yok. hepimiz 30lu 40lı yaşlarda hanımlarız burada, genç de değiliz tecrübesiz olalım.

belki uzak bir kuzey ülkesinde olabilir. ama Türkiyede yok.
 

kesinlikle, süper tespit. erkekler "telefonunu çıkar yeenim" dayıları tamamen. kadınlar okuyor, onlar da zaten geçmişte imkanı olsa yüksek öğrenim almış olacak olan insanlar.
 
blokzincir :) ...blokzincirdi...
 
vakti zamanında görücü usulü görüştürüldüğüm bir "yüksek mühendis" vardı onu hatırladım. ben 25, o 35 falandı. adam rahat rahat utanmadan "kitap okumam hiç sevmem" demişti, bunu bu kadar rahat söylemesine inanılmaz şaşırmıştım. e yükseği nasıl yaptınız dedim, yaptık bir şekilde dedi. gururla. meğer başka yüksek yerlerle bağlantılıymış. o zaman aklım almadıydı, şimdi haberlerden öğreniyoruz nasıl yapıldığını bu işlerin.

erkeğin "okumuşu" bile böyleyken, lise mezununa niye baksın bu kız ya.
 
Konuyu hatırladım vajina mı vulva mı tartışmasıydı hanımefendiyi dış genital bölgenin vulva olduğuna ikna edemedik. Bir kadın doğumcu üye ile birlikte vulva olduğunu savunduk ama onun 10 tane kadın doğumcu tanıdığı varmış galip geldi
 
blokzincir :) ...blokzincirdi...
Yapmayın Allah aşkına çalıştığım konuda bari ahkam kesmeyin. 3 tane profesör vardı savunmamda onlar bi şey demedi ama siz mükemmel İngilizcenizle burada ders veriyorsunuz öyle mi? Yazmadan önce bari gidip bi baksaydınız neymiş Türkçesi.
 
`